logo
07 TEMMUZ 2026

Yarının Türkiye'sine notlar-2-

07.07.2026 00:00:00
 
Dün, Afyonkarahisar'da düzenlenen Geleneksel Gençlik Kampı'nın fikrî temellerinden söz etmiştik. Bugün ise o fikirlerin gençlerin dünyasında nasıl karşılık bulduğunu, kamp alanındaki ilk gözlemlerimiz ışığında değerlendirmek istiyorum.

Kamp alanına adım attığınız andan itibaren farklı şehirlerden gelen yüzlerce gencin aynı heyecan etrafında buluştuğuna şahit oluyorsunuz. Kimisi Karadeniz'den, kimisi Doğu Anadolu'dan, kimisi Ege'den, kimisi Akdeniz'den... Farklı kültürler, farklı hayat hikâyeleri ve farklı yaşanmışlıklar... Ancak bütün farklılıkların üzerinde birleşen ortak bir payda var: Aynı ülkeye karşı hissedilen sorumluluk duygusu ve aynı geleceğe dair kurulan umut.

Bugün toplum olarak en çok ihtiyaç duyduğumuz değerlerden biri, hiç şüphesiz birlikte hareket edebilme iradesidir. Son yıllarda insanlar aynı apartmanda yaşadığı komşusunu tanımakta zorlanırken, gençler farklı şehirlerden gelerek birkaç saat içinde kardeşlik hukuku kurabiliyor. Demek ki mesele sadece aynı mekânda bulunmak değil; aynı ideale inanabilmektir.

Kamp boyunca dikkatimi çeken en önemli hususlardan biri de gençlerin birbirini dinleme konusundaki samimiyetiydi. Hiç kimse fikrini kabul ettirme telaşında değildi. Herkes önce anlamaya, sonra anlatmaya çalışıyordu. Oysa günlük hayatımızda bunun tam tersini yaşıyoruz. Konuşan çok, dinleyen ise oldukça az. Belki de toplumsal huzurun ilk şartı, birbirimizi gerçekten dinlemeyi yeniden öğrenmektir.

Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği çağımızda gençler, bilgiye ulaşmakta hiç olmadığı kadar avantajlı; fakat aynı zamanda yalnızlık, gelecek kaygısı ve kimlik arayışı gibi ciddi sorunlarla da karşı karşıya. Sanal dünyada binlerce kişiye ulaşabilen bir genç, gerçek hayatta derdini paylaşacağı birkaç dost bulmakta zorlanabiliyor. İşte bu tür buluşmaların en kıymetli tarafı da tam burada ortaya çıkıyor. İnsanlar birbirini sadece ekranlardan değil, gözlerinin içine bakarak tanıyor; aynı sofrayı, aynı sevinci ve aynı ideali paylaşıyor.

Şunu da ifade etmek gerekir ki, gençliği yalnızca geleceğin yöneticileri olarak görmek eksik bir değerlendirme olur. Gençlik, bugünün vicdanıdır. Eğer bir toplum gençlerinin gönlüne dokunabiliyor, onların fikir üretmesine imkân tanıyor ve sorumluluk almalarını teşvik ediyorsa, aslında kendi geleceğini inşa ediyor demektir. Yıllar önce Prof. Dr. Haydar Baş'ın temellerini attığı bu anlayışın bugün de canlılığını koruması, bunun en somut örneklerinden biridir.

Afyonkarahisar'da geçirdiğimiz ilk gün bize bir gerçeği daha hatırlattı: Millet olmanın yolu sadece aynı topraklarda yaşamaktan değil, ortak idealler etrafında kenetlenebilmekten geçiyor. İşte bu kampın en büyük kazanımı da gençlere tam olarak bunu hissettirebilmesidir.

Yarın, bu ortak idealin gençlerle nasıl buluştuğunu ve Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın gençlerle kurduğu samimi iletişimin kamp atmosferine nasıl yansıdığını birlikte değerlendireceğiz.

(Devam edecek…)



 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.