logo
26 TEMMUZ 2026

Korku ve ümit

11.01.2006 00:00:00
 
Rüyamda, mescide benzer bir yerde bulundum. Orada, herşeyden elini çekmiş insanlar vardı. Kendi kendime, bir zatı kasdederek şöyle dedim: "Eğer o bunlar arasında olsaydı; bu hallerini ıslah ederdi..." O cemaat etrafıma toplandı. Bana: "Niçin konuşmuyorsun?" Diye sordu, ben de şöyle dedim: "Eğer konuşmaya razı ederseniz konuşurum." Sonra onlara şöyle bir konuşma yaptım: "Halkı bırakıp Hak yolu tuttuğunuz zaman halktan dilinizle birşey istemeyin." Devam ettim: "Buna muvaffak olursanız, kalbinizle de birşey istemeyin. Çünkü kalble istemek, dille istemek gibidir... Biliniz ki Allah-ü Teala her an bir iş yapar, bozar, yeniden yapar... Yükseltir, alçaltır... Bir kısım velileri en yüksek dereceye çıkarır, diğer bir kısmı en aşağı tabakaya indirir... Yüksektekilerin korkusu aşağıya düşmektir... İstedikleri de, bulundukları halde kalmaktır... Aşağıdakilerin korkusu da, bulundukları halin devam etmesidir... İstedikleri ise, daha yüksek makamlara çıkmaktır..." Bunları söyledim; sonra uyandım...

TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek

Genel Kurul'da öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşülecek

26.07.2026 15:40:00 / Güncelleme: 26.07.2026 15:46:02
AA
 
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM'de öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren teklif görüşülecek
TBMM Genel Kurulu'nda, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlanacak.

Haftalık çalışmalarına 28 Temmuz Salı günü başlayacak Genel Kurul, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

Teklifle, teorik ve uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya tamamlamamış ya da başarısız değerlendirilmiş olanlara, uygulamalı ya da intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak.

Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.

Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans ve lisansüstü öğrenimi görürken belli sebepler dışında ilişiği kesilenlerden daha önce "öğrenci affından" faydalanmayanlar, başvuruda bulunması halinde 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilecek.

Türkiye'deki devlet yükseköğretim kurumları, Cumhurbaşkanı kararıyla yurt dışında yerleşke, akademik birim, program ve bu kapsamda ihtiyaç duyulan diğer tesisleri kurabilecek.

Kişisel emeği ve akademik birikimi dışında ücretli veya ücretsiz olarak kısmen yahut tamamen başkalarına yazdırdığı tez, makale, kitap veya yaptırdığı proje gibi çalışmalarla önlisans, lisans veya lisansüstü diploma derecesi ya da akademik ünvan alan kişiler üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak, bu yolla kazanılan akademik derece ve ünvanlar geri alınacak.

Tıpta uzmanlık eğitimi kontenjanlarında ortaya çıkan araştırma görevlisi kadro ihtiyacı başta olmak üzere yükseköğretim kurumlarının öğretim elemanı kadro ihtiyacının karşılanması amacıyla 48 üniversiteye profesör, doçent, doktor öğretim üyesi, araştırma görevlisi kadroları ihdas edilecek.

Vakıf yükseköğretim kurumlarının personel ücretlerinden kesilen gelir vergisinin iade edilmesine yönelik teşvikten yararlanabilmesi için aranan toplam öğrenci sayısının en az yüzde 50'sinin tezli yüksek lisans ve doktora öğrencilerinden oluşması şartı kaldırılacak.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!


 
Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. 

25.07.2026 23:36:00
MURAT ÇORBACI
 
Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!
Güneş koruyucu kremlere çok da güvenmeyin!

Yaz aylarında güneş ışınlarına maruz kalma süresinin artmasıyla birlikte ciltte güneş yanıkları, lekelenmeler, erken yaşlanma belirtileri ve bazı alerjik reaksiyonlar daha sık görülüyor. Özellikle ultraviyole (UV) ışınları cilt hücrelerinin DNA yapısında hasara yol açarak, uzun vadede cilt kanseri riskini artırabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü'ne bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'nın (IARC) 2022 yılı verilerine göre, dünya genelinde 1.5 milyondan fazla yeni cilt kanserleri teşhis edildi. Üstelik, eskiden daha ileri yaşlarda görülen cilt kanserleri artık 30'lu ve 20'li yaşlardaki bireylerde de daha sık karşımıza çıkıyor. Bu artışta kontrolsüz güneşlenme alışkanlıkları ve çocukluk dönemindeki yoğun ultraviyole ışınlarına maruz kalma önemli rol oynuyor.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneşin zararlı etkilerinden korunmamızda güneş koruyucu ürünlerin kilit bir rol üstlendiğini belirterek, "Koruyucu ürünler ultraviyole ışınlarının cilt üzerindeki zararlı etkilerini azaltarak hem erken yaşlanma sorunlarına hem de cilt kanseri riskine karşı önemli bir koruma sağlar. Ancak etkin koruma için doğru ürün seçimi ve doğru kullanım büyük önem taşır. En sık yapılan üç hata; güneş koruyucuyu yetersiz miktarda sürmek, gün içinde yenilememek ve koruyucuya güvenerek uzun süre güneş altında kalmaktır" dedi.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Ceyda Çaytemel, güneş koruyucularda dikkat etmemiz gereken bazı kuralalrı anlattı.

1. "İstediğim kadar güneşlenebilirim" hatasına düşmeyin!
2. SPF 50 altı ürünler yetersiz kalabilir.

3. Sadece SPF tek başına yeterli değil. Ambalaj üzerinde 'Broad Spectrum', 'UVA/UVB Koruması' veya UVA logosu bulunan ürünleri tercih etmeniz cilt sağlığınız için çok önemli.
4. Her güneş koruyucu her cilt tipi için uygun olmayabiliyor.

5. Yüz ve vücudunuza aynı ürünü kullanmayın.
6. 20-30 dakika kuralına dikkat! Kimyasal filtreli ürünlerin cilt üzerinde etkili koruma oluşturabilmesi için dışarı çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce uygulanması gerekiyor.

7. Cildinizde yeterince sürdüğünüzden emin olun.
8. Gün içinde her 2 saatte bir yenileyin.

Elit sporcular 40 yaşından sonra da nasıl başarılı oluyor?


 
FIFA Dünya Kupası, yalnızca goller değil, futbolcu performansları ile de sıklıkla konuşuluyor. Sahalarda genç yıldızlar kadar yaşları ilerlemesine rağmen üst düzey performans sergileyen futbolcuların sırrı merak ediliyor.
 

25.07.2026 22:18:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Elit sporcular 40 yaşından sonra da nasıl başarılı oluyor?
Elit sporcular 40 yaşından sonra da nasıl başarılı oluyor?

Cristiano Ronaldo, 2026 FIFA Dünya Kupası'na 41 yaşında katılarak turnuvanın en deneyimli oyuncuları arasında yer aldı. 39 yaşındaki Lionel Messi ise yıllardır yalnızca yeteneğiyle değil, ilerleyen yaşına rağmen sürdürdüğü üst düzey performansıyla modern futbolun en dikkat çekici örneklerinden biri. Bu Dünya Kupası'nda da 8 gol atarak, en çok gol atan ikinci oyuncu oldu. Her iki futbolcu normal şartlarda jübilesini yapabilecek yaşlardayken hâlâ sahada en üst seviyede mücadele ediyor.

Yaş almanın, doğru yönetildiğinde performans kaybı anlamına gelmediğini belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Yaş almak sadece doğum tarihinin ilerlemesi değildir. Özellikle futbol söz konusu ise kas kütlesi azalabilir, toparlanma süresi uzayabilir, patlayıcı güç düşebilir ve sakatlık riski artabilir. Ancak doğru yönetilen antrenman, beslenme, uyku ve toparlanma stratejileriyle bu süreci yavaşlatmak mümkün. Performansı belirleyen yalnızca yaş değil, bedeninizi yıllar boyunca nasıl yönettiğinizdir" dedi.

Başarının sırrı akıllı çalışmakta

Elit futbolcularda fiziksel performansın genellikle 17-26 yaş arasında zirve yaptığı biliniyor ancak bazı sporcular bu düşüşü belirgin şekilde yavaşlatabiliyor. Bu süreci yavaşlatmanın sırrının daha fazla antrenman yapmakla açıklanamayacağını ifade eden Dr. Halil Ertürk, "Önemli olan antrenmanı, uykuyu, beslenmeyi, hidrasyonu, toparlanmayı, stres yönetimini ve sakatlık önleme stratejilerini tek bir sistem içinde yönetebilmek. Modern spor biliminde performansı belirleyen yalnızca sahada geçirilen süre değil; antrenman sonrası toparlanmanın ne kadar doğru planlandığıdır. Longevity yaklaşımı da tam olarak bu anlayışı günlük yaşama taşıyor" değerlendirmesinde bulundu.


Sıradan insanların da uygulayabileceği 7 alışkanlık

Uzun yıllar üst düzey performans gösterilmesini sağlayan prensipler yalnızca profesyonel sporcular için değil; sağlıklı yaş almak isteyen herkes için önemli ipuçları sunuyor. İşte Dr. Halil Ertürk'ten sahadan günlük yaşama taşınabilecek 7 longevity alışkanlığı…

1. Kas kütlenizi koruyun

Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas gücü doğal olarak azalmaya başlıyor. Futbolcular için bu durum kas kütlesini korumak hız, denge ve sakatlıklardan da korunma anlamına gelirken; günlük yaşamda merdiven çıkabilmek, düşme riskini azaltmak ve metabolik sağlığı koruyabilmek açısından büyük önem taşıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "40 yaşından sonra kas yapmak estetik bir hedef değil, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir" diyor.

2. Yeterli ve kaliteli uykuyu performansın bir parçası haline getirin

Elit sporcular için uyku, antrenmanın devamı olarak kabul ediliyor. Çünkü kas onarımı, bağışıklık sistemi, hormon dengesi ve zihinsel performans büyük ölçüde uyku sırasında destekleniyor. Dr. Halil Ertürk, "İyi bir uyku, hem sporcular hem de günlük yaşamda aktif kalmak isteyen herkes için en güçlü toparlanma yöntemlerinden biridir" ifadelerini kullanıyor.

3. Çok değil, doğru egzersiz yapın

Futbolda performansı belirleyen unsur yalnızca yoğun antrenman yapmak değil; antrenman ile dinlenme arasındaki dengeyi doğru kurabilmek. Günlük yaşamda da haftada bir gün aşırı spor yapmak yerine düzenli ve sürdürülebilir fiziksel aktivite çok daha faydalı oluyor. "Vücut istikrarı sever. En iyi egzersiz programı, sürdürebildiğiniz programdır" diyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, hareketin bir yaşam alışkanlığı haline getirilmesi gerektiğini vurguluyor.

4. Tabağınızı kaslarınızı koruyacak şekilde planlayın

Futbolcular için beslenme yalnızca enerji almak değil, toparlanmayı hızlandırmak ve kas dokusunu korumak anlamına geliyor. Günlük yaşamda da kaliteli protein, liften zengin besinler, sağlıklı yağlar ve yeterli sıvı tüketimi sağlıklı yaşlanmanın temelini oluşturuyor. Dr. Halil Ertürk, "Kasınızı korumak istiyorsanız tabağınızda mutlaka kaliteli protein ve gerçek gıdalar yer almalı" dedi.

5. Kalbinizi de formda tutun

Sahada performansı belirleyen yalnızca kas gücü değil, kalp ve damar sisteminin kapasitesi. Günlük yaşamda ise yürüyüş kapasitesi, merdiven çıkabilmek ve çabuk yorulmamak kalp sağlığının önemli göstergeleri arasında yer alıyor. Dr. Halil Ertürk, "Takvim yaşınızdan çok kalbinizin yaşı, uzun ve sağlıklı yaşam konusunda daha belirleyicidir" değerlendirmesinde bulundu.

6. Güçlenirken kendinizi yıpratmayın

Profesyonel futbolcular yaş aldıkça daha bilinçli antrenman yapıyor; mobilite, denge, esneklik ve toparlanmaya daha fazla önem veriyor. Aynı yaklaşım günlük yaşam için de geçerli. "Egzersizin amacı bedeni yormak değil, onu daha dayanıklı hale getirmektir" diyen Dr. Halil Ertürk, özellikle 40 yaş sonrası egzersizlerin kişiye uygun planlanması gerektiğini belirtti.

7. Performansın sırrı bedenin yanı sıra zihni de yönetmektir

İleri yaşta performansını koruyan futbolcuların en önemli avantajlarından biri de deneyimlerini doğru kullanmaları. Gereksiz efordan kaçınmak, enerjiyi doğru yönetmek ve doğru zamanda doğru hamleyi yapmak performansı uzatıyor. Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Sağlıklı yaş almak da aynı anlayışla mümkün. Hedef her şeyi daha fazla yapmak değil; doğru şeyi, doğru zamanda ve sürdürülebilir şekilde yapabilmektir" dedi.

İstanbul'da bir fabrikada kimyasal tepkime nedeniyle işçiler tahliye edildi

Eyüpsultan'daki bir fabrikada kimyasal maddelerin tepkimeye girmesi nedeniyle çalışanlar tedbir amaçlı tahliye edildi

25.07.2026 11:50:00 / Güncelleme: 25.07.2026 12:33:49
İHA / AA
 
İstanbul'da bir fabrikada kimyasal tepkime nedeniyle işçiler tahliye edildi
İstanbul'da bir fabrikada kimyasal tepkime nedeniyle işçiler tahliye edildi

İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde bir kimya fabrikasında bulunan 10 tonluk tank içerisindeki kimyasal maddelerin tepkimeye girmesi sonucu çevreye yoğun kokulu duman yayılmaya başladı. Fabrikada çalışan işçiler hızla tahliye edilirken, bölgeye çok sayıda polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Özel koruyucu kıyafet ve maskelerle fabrikaya giren itfaiye ekipleri, tank içerisindeki kimyasal maddeyi güvenli şekilde boşaltarak tepkimenin sona ermesini sağladı. Olayda yaralanan ya da dumandan etkilenen olmadı.



Olay, Eyüpsultan Kemerburgaz Mahallesi Kemerburgaz Cendere Yolu Caddesi üzerinde bulunan Molekül Yapı Kimyasalları fabrikasında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, fabrika içerisinde bulunan yaklaşık 10 ton kapasiteli kimyasal tankındaki maddeler henüz bilinmeyen bir nedenle tepkimeye girdi. Tepkimenin ardından tanktan çevreye yoğun kokulu duman yayılmaya başladı.

Fabrikada oluşan kimyasal madde paniği üzerine çalışanlar hızla binadan tahliye edilirken, ihbar üzerine olay yerine çok sayıda polis, itfaiye, sağlık ve AFAD ekibi sevk edildi. Polis ekipleri fabrikanın çevresinde geniş güvenlik önlemi alırken, yoğun koku nedeniyle ekiplerin de maske kullanarak görev yaptığı görüldü.



İtfaiye ekipleri özel kıyafetlerle fabrikaya girdi

Kimyasal tepkimenin meydana geldiği tankın bulunduğu bölüme itfaiye ekipleri özel koruyucu kıyafetler ve maskelerle girdi. İtfaiyeye ait kimyasal maddelere müdahale için kullanılan özel araçlar da fabrika çevresinde hazır bekletilirken, ekipler tank içerisindeki kimyasal maddenin güvenli şekilde tahliye edilmesi için çalışma başlattı.

Uzun süren çalışmaların ardından tank içerisindeki yaklaşık 10 tonluk kimyasal madde güvenli şekilde boşaltılarak tepkimenin sona ermesi sağlandı. Bölgede herhangi bir yaralanma ya da dumandan etkilenme yaşanmazken, kimyasal maddeden kaynaklanan yoğun kokunun fabrika çevresinde geniş bir alanda hissedildiği öğrenildi.



Öte yandan polis, itfaiye ve AFAD ekiplerinin fabrika çevresindeki çalışmaları ile kimyasal müdahale araçları dron kamerasıyla havadan görüntülendi.

Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem


 
1966 Trabzon doğumlu olan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapılan ölçümlerde Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en kilolu bölgesi olarak belirlendiğine işaret ederek, "Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim. Bu konuda eskiden sabah kahvaltısında kuymak yiyip tütün tarlasına giden annelerimiz, ninelerimiz gibi değil, maalesef masada oturan insanlar olmuş durumdayız" dedi.

25.07.2026 11:16:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem
 Trabzonlu bakandan Trabzon halkına siem

Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, yapım çalışmaları devam eden Trabzon Şehir Hastanesi'nde incelemelerde bulundu. Trabzon Şehir Hastanesi'nde bütün tedavileri yapabilecek, dünyanın en ileri teknoloji cihazlarını kullanabilecek fiziki yapıyı gerçekleştirdiklerini dile getiren Memişoğlu, "Hekimlerimiz de bu konuda yeterli. İnşallah bölgenin merkezi olacak. Sadece bölgeye değil, esasında Gürcistan'dan İran'a her türlü yabancı hastaya da hizmet edebilecek bir binadayız. Herkese hayırlı olsun. Emeği geçenlere çok teşekkür ederim" dedi. Memişoğlu, 2023'te başlayan inşaat çalışmalarında sona gelindiğini ifade ederek, yaklaşık 265 bin metrekarelik alanda deprem izolatörü kullanıldığını vurguladı.

Bazı hastaneler taşınacak

Trabzon'da diğer hastanelerin taşınması konusuna değinen Memişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kemik Hastanesi ve Göğüs Hastalıkları Hastanesi'ni buraya taşıyacağız. Kanuni Hastanemiz aynı şekilde doğu bölgesinde sağlık hizmeti eğitim araştırma olarak devam edecek. Bunun yanında Numune Hastanesi'nin sağlık hizmetini de buraya taşıyacağız. Fatih Hastanemizde de hizmetlere devam edeceğiz. İnşallah Fatih Hastanesi'ni yenileyerek merkezde de bir hastanemizin yeni bir şekilde hizmetine devam etmesini sağladık. Ben bütün Trabzon halkına hayırlı olmasını diliyorum."



Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda

Trabzon'da doğduğunu ve şehirde geçmiş sağlık hizmetlerini bildiğini dile getiren Memişoğlu, "Şu anda Türkiye ve Trabzon sağlık anlamında geçmişe göre çok çok iyi yerlerde. Her bir vatandaşımız bugün sağlıktan yılda 12,2 kez hizmet alıyor. Sağlığa ulaşım çok kolaylaşmış durumda. Yalnız toplumumuzdan en çok istediğim de sağlıklı olmalarını sağlamak. Yani esas hedefimizin sağlıklı kalmak olması, kötü alışkanlıklardan, kötü beslenmeden, hareketsizlikten uzak durmamız lazım. Onun için sigara dediğimiz, alkol dediğimiz kötü alışkanlıklardan herkesin uzak durmasını, egzersiz yapmasını ve kilolarına dikkat etmesini istiyorum" diye konuştu.

Bu kilolar niye?

Memişoğlu, yapılan ölçümlerde Karadeniz Bölgesi'nin Türkiye'nin en kilolu bölgesi olarak belirlendiğine işaret ederek, "Onun için kuymağı yiyelim, sütlacı yiyelim ama lütfen hareket edelim. Bu konuda eskiden sabah kahvaltısında kuymak yiyip tütün tarlasına giden annelerimiz, ninelerimiz gibi değil, maalesef masada oturan insanlar olmuş durumdayız. Sağlıklı hayat merkezlerine ve aile hekimliklerine giderek bu konuda bedenimize nasıl bakacağımızı, nasıl sağlıklı kalacağımızı öğrenelim" ifadelerini kullandı. 

Çalıştığı döviz büfesini soydu


 
Fatih'te çalıştığı döviz bürosunda elektrik kesintisini fırsat bilerek 300 tam altın çaldığı belirlenen şüpheli gözaltına alındı.

25.07.2026 11:12:00
AA
 
Çalıştığı döviz büfesini soydu
Çalıştığı döviz büfesini soydu

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, 22 Temmuz'da Fatih'te faaliyet gösteren döviz bürosunda elektrik kesintisinin yaşandığı sırada 300 tam altının çalınmasına ilişkin çalışma başlattı.

Hırsız banko elemanı çıktı

Saha araştırması ve teknik takip çalışmaları sonucunda, iş yerinde bankocu olarak görev yapan İ.K'nin elektrik kesintisinden faydalanarak hırsızlığı gerçekleştirdiği belirlendi. Şüpheli, dün düzenlenen operasyonla gözaltına alındı. Operasyonda 282 tam altın ile altınların satışından elde edildiği değerlendirilen 90 bin lira ele geçirildi.

İlk icraatı değilmiş

Soruşturmayı derinleştiren ekipler, şüphelinin daha önce de iş yerinden 100 gram altın çaldığını, son hırsızlığında da 18 tam altını kuyumcuda bozdurup 100 grama çevirdikten sonra iş yerine bıraktığını tespit etti.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan İ.K, adliyeye sevk edildi.
Şüphelinin son çaldığı altınları kuyumcuda bozdurması ve iş yerinden daha önce çaldığı altınları yerine koyması güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Vali Sonel'in eşi tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel tutuklandı

25.07.2026 02:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Vali Sonel'in eşi tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Vali Sonel'in eşi tutuklandı

Doku soruşturması kapsamında adliyeye sevk edilen ve savcılık sorgusu tamamlanan Handan Sonel, çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliğince "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan tutuklandı.

Korucubaşı Y.A. ise savcılık sorgusunun ardından sevk edildiği hakimlikçe adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Böylelikle soruşturmada bugüne kadar tutuklanan zanlı sayısı 15 oldu.

14 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 30 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Karpuzun tarladaki fiyatı şok etti


 
Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, karpuzun tanesinin tarlada 5 liradan satıldığını belirterek, "Karpuz tüketenler Bafra karpuzunu tercih etsin. Her şeyi mükemmel, kabuk inceliği, lezzeti" diye konuştu.
 

25.07.2026 00:57:00
HABER MERKEZİ/AA
 
 Karpuzun tarladaki fiyatı şok etti
 Karpuzun tarladaki fiyatı şok etti

Samsun'un Bafra ilçesinde yaklaşık 12 bin 500 dekar alanda yetiştirilen karpuzun hasadı devam ediyor. Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, Bafra Ovası'nda yaklaşık 12 bin 500 dekar alanda karpuz üretimi yapıldığını söyledi.

Tanesi ortalama 7-8 kilo

Nisan ayında örtü altı olarak ekilen karpuzda 15 Temmuz'dan itibaren hasada başladıklarını aktaran Tosuner, "Bafra karpuzu Türkiye'de kilogramı en düşük karpuzdur. Bafra karpuzunun en büyüğü 12 kilogram gelir. Bunun nedeni ise Bafra'nın yüzde 90'ının kara toprak üzerine kurulu bir ovaya sahip olmasıdır" dedi. Tosuner, ovada dekar başına verimin 7-8 ton civarında olduğunu belirterek, "Bafra karpuzunun 12 kilogram olanı, yüzde 1'i bulmaz. Genelde 7-8 kilogram arasındadır. Buradan Ankara, İstanbul ve Karadeniz'in tamamına karpuz sevkiyatı oluyor. Bunun yanında Gürcistan'a da gönderiliyor" ifadelerini kullandı.

Kilosu 1 liranın altında

Karpuzun tanesinin tarlada 5 liradan satıldığını anlatan Tosuner, "Karpuz tüketenler Bafra karpuzunu tercih etsin. Her şeyi mükemmel, kabuk inceliği, lezzeti" diye konuştu.

Sudan bayağı bayağı ucuz

İstanbul'da 5 litrelik Munzur su 75, Erikli su 69, Abant su 36, Kardelen su 32.5 liraya satılıyor. Karpuzun kilosu ise marketlerde 9.9 TL ile 40 TL arasında değişiyor. 

Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:

Fatih Altaylı: "Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan pişmanlık duyuyorum"

24.07.2026 19:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı:
Ahbap soruşturması kapsamında ifade veren Fatih Altaylı, "2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında Ahbap'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum" dedi.

Ahbap soruşturması kapsamında gazeteci Fatih Altaylı ifade verdi. Haluk Levent isimli şahsı ilk olarak 2021 yılında yapmış olduğum bir programda tanıdığını söyleyen Altaylı, "Kendisiyle ilk tanışıklığım bu program vesilesiyle oldu. Daha önce mesleğim itibariyle tabi ki kendisini bilirdim. Ama kendisinin bende olumsuz bir intibası bulunmaktaydı. Çünkü kendisinin kumarbaz, dolandırıcılıktan hapse girmiş bir adam olarak bilirdim.

Açıkçası kendisine de çok güvenmezdim. 2017 yılında Ahbap isimli bir dernek kurdu. Bu dernekle ben para topladığını bilmiyordum. Bu dernek vasıtasıyla hayırseverleri ihtiyaç sahipleri ile buluşturup bu insanlara da konser, etkinlik vb. gibi programlar düzenliyor olarak beliyordum. 2020 yılında ülke genelinde gerçekleşen orman yangınlarında AHBAP'ın ve Haluk Levent'in büyük çabaları oldu. Helikopter, uçak kiralayıp yangın söndürme faaliyetlerine fiilen katılıp çaba gösterdiler. Bu durum hem benim nazarımda hem de kamuoyunda Ahbap derneğine bir sempati oluşturdu. Toplum nazarında güven kazandı" dedi.

"Güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir"



Altaylı "En son 6 Şubat depremlerinde bu dernek vasıtasıyla yardımlar yapmaya başladı. Ancak benim bu dönemde de Haluk Levent ile ilgili şahsen soru işaretlerim devam etmekteydi. Kamuoyunda ve şahsen benim nazarımda hem orman yangınlarında yapmış olduğu çalışmalar hem de depremin yaşandığı ilk andan itibaren yaptıkları ile bu kişiler hakkında bir güven ortamı oluştu. Bu güven ortamı ile birlikte benim de Ahbap ile ilgili olumlu yönde söylemlerim olmuş olabilir. Ama bununla birlikte ben kesinlikle bu adamın geçmişinde kumar, mali suçlar gibi yüz kızartıcı olaylar bulunması hasebiyle bu derneğin kesinlikle çok iyi denetlenmesi gerektiğini savundum. Hatta bu konuda 'Haluk çuvallamamalısın, süt gibi lekesiz görünmek zorundasın' minvalinde yazılar kaleme aldım.

Bunun üzerine Haluk Levent benimle irtibatı kesti. Telefonlarıma cevap vermemeye başladı. Ben de bu süreçten sonra derneğin ve Haluk'un bağımsız kuruluşlarca denetlenmesini her platformda söylemeye devam ettim. Son olarak birkaç ay önce Haluk Levent'in tekrardan gündeme gelmesi ile bir yazı daha kaleme aldım. Bu yazıda internet sitende hesap vermiyorsun, acilen uluslararası kuruluşlarca denetlenmen gerekiyor diyerek İçişleri Bakanlığını da göreve çağırdım. Bu yazıdan sonra Haluk Levent bana 'çok çok haklısın abim, 10 ay kadar önce denetim geçirmiştik. Düzenli denetleniyoruz. Denetim sonrası canlı yayınlarda tek tek kuruşuna kadar hesap vereceğim, sözüm söz bu mesaj da burada kalsın' şeklinde mesaj attı. Ben de kendisine bu iş böyle olmaz. Büyük denetim firmaları ile çalışmalısın. Her şeyi açık ve net bir şekilde yayınlamalısın dedim ve bundan bir süre sonra kendisi gözaltına alındı. Süreci bende herkes gibi medyadan takip ettim" ifadelerini kullandı.

"Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum"

6 Şubat depremlerinden sonra yüzyılın en büyük afetlerinden olması nedeniyle puslu bir hava olduğunu söyleyen Fatih Altaylı, "Herkes bir şeyin ucundan tutup birbirine yardım etme derdindeydi. Kayıplar o kadar çoktu ki insanlara yetişilemiyordu. Böyle bir ortamda bizde yardım eden herkese destekleyici ve elimizden geldiğince bu faaliyetleri duyurmaya çalışarak sürece katkı sağlamaya çalıştık. Bunu da programlarımda defaatle dile getirdim. Daha sonra istenirse de programın kaydını da dosyanıza sunabilirim. Bir programda Kızılay'ın ya da AFAD'ın karalanmaya çalışılması sırasında AFAD'ı ve Kızılay'ı savunup bu tür söylemlerin manasız olduğunu söylemişimdir.

Biz o dönem oluşan havada Ahbap'ı ve taşın altına elini sokan herkese vesile olmaya çalıştık. Benim Ahbap derneğine veyahut Haluk Levent'e maddi olarak herhangi bir yardımım söz konusu değildir. Kendisine para göndermedim. Ahbap derneğinin topladığı paraları da daha sonra bu yardımların ilgililerine ulaşıp ulaşmadığı konusunda açıkçası araştırma yapamadım. Elimde o dönem bu denetlemeyi yapabilecek yetki ve kabiliyet bulunmamaktaydı. Sadece yazılarımda ve Youtube videolarımda bu işin profesyonelce denetlenmesi gerektiğini ve denetim raporlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini savundum.

Elimden gelen bu kadardı. Daha sonra yaşanan süreçte Haluk Levent'in huyundan vazgeçmediğini hep beraber görmüş olduk. Ben o süreçte her insan ikinci bir şansı hak eder ve insanların yardımına koşan herkesi destekleme düşüncesi ile bu yayınları yaptım ve tweetleri attım. Ancak şu an görüyorum ki hak etmediği bir destek vermişim. Depremden sonra Türkiye bir genel seçim ve yerel seçim geçirdi. Yoğun gündem içerisinde bu işi yeterince takip edememiş olabiliriz. Zaten denetim yetkisi de bizde değildi. Ama gelinen aşamada Haluk Levent'e ve Ahbap derneğinin asla hak etmediği bir desteği vermiş olmaktan üzüntü hatta pişmanlık duyuyorum. Başkaca eklemek istediğim bir husus yoktur" dedi.
Fatih Altaylı ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından yaptığı açıklamada, Ayasofya'nın yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümüne ilişkin, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor" dedi. Erdoğan YENİ Parti hakkında konuşmadı

24.07.2026 16:40:00
AA
 
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Erdoğan cuma namazı sonrası konuştu
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Üsküdar'daki Hz. Ali Camisi'nde cuma namazının ardından gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

Bugün Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin yeniden ibadete açılışının 6. yıl dönümü olduğunun anımsatılması üzerine Erdoğan, şöyle konuştu:

"6. seneyi devriyesiyle müşerref olduğumuz Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni, hamdolsun yeniden ibadete açmak bize nasip oldu. Bundan dolayı da tabii çok çok mutluyuz. Üstat Necip Fazıl'la burada yapmış olduğumuz mitinglerde rahmetli, Ayasofya Camii Kebir'ini göstererek 'Ayasofya açılacak, Ayasofya bir gün açılacak.' derdi. Takdimini o zaman yapmak bana nasip olmuştu. Biz bırakın açmayı, onu şu anda alemi İslam'a kavuşturma şerefine nail olduk. Üstadın da o zaman söylemiş olduğu, gerçekten yüreğinden gelen o ifadeleri biz İslam alemine, hamdolsun kavuşturduk. Bundan dolayı da ayrıca mutluyuz."

Erdoğan, camide restorasyon ve renovasyon çalışmaları yapmaya devam ettiklerini belirterek, "Gerek İslam dünyasına gerekse tüm insanlığa, Hristiyan, Müslüman hepsine kapılarını açan Ayasofya Camii Kebir'i tabii ki hepimizi çok çok mutlu ediyor. Şu anda da onun mutluluğu içerisinde bizler gerçekten gururluyuz. Bu mabet mimari özellikleriyle olsun, dünyadaki konumuyla olsun çok çok farklı bir eser, çok çok farklı bir mabet. Bundan dolayı da alemi İslam'ın içinde Türkiye'nin lideri olarak bu süreci yaşamak bizlere nasip oldu. Bundan dolayı da Rabbimize hamdediyoruz. Tüm alemi İslam'a en kalbi selam, sevgi, saygılarımızı gönderiyoruz." ifadelerini kullandı.

"(NATO Zirvesi) geri dönüşler çok çok olumluydu"

Ankara'da gerçekleşen NATO Liderler Zirvesi'ne ilişkin geri dönüşlerin nasıl olduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

"Doğrusu geri dönüşler çok çok olumluydu. Sürekli gerek teşekkür telgrafları gerek telefonlar, bütün bunlarla beraber özellikle de o açılış gününde yaptığımız ikram, izzet bütün bunlar gelen misafirlerimizi hoşnut etti. Bundan dolayı da başta Donald Trump olmak üzere bütün liderler hakikaten çok farklı bir duygu içerisindeydiler. Bu duygularını da gerek yemekte gerek yemek sonrası, hatta eşleriyle gelenler eşimle birlikte yaptıkları defilede olsun, yemekte olsun onlar da mutluluklarını gerçekten çok farklı bir şekilde bizimle paylaştılar. Bu mutluluğu çifte yaşadık, bundan dolayı da ayrıca mutluyuz. Tabii 20 yıldan sonra İstanbul, arkadan bu Ankara'daki zirve her ikisi de bizler için ayrı bir zenginlik, ayrı bir mutluluk vesilesi oldu. Bütün gelen misafirlerimize NATO Liderler Zirvesi'nden sonra doğrusu ben de teşekkür etmeyi bir borç biliyorum."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda İspanya'nın şampiyon olması üzerine İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'i arayarak tebrik etmesi ve bu zaferin Gazze'de de coşkuyla karşılanmasına ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine, Sanchez'in dünya şampiyonu bir ülkenin başbakanı olarak mutluluk yaşamasının en doğal hakkı olduğunu ifade ederek, "İnşallah bizlere de böyle bir şampiyonluk nasip olur, biz de böyle bir dünya şampiyonluğunu yakalarız. İyi başladık ama sonu iyi gelmedi. Bundan sonra önümüzde Avrupa şampiyonlukları olabilir, tekrar dünya şampiyonlukları olabilir. Bu tür şeyleri yakalayabilirsek bu da Türkiye'ye çok çok yakışır. İnşallah biz de buna hazırız." diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.