logo
28 EYLÜL 2026

Korona virüsle mücadelede ilaç hamlesi

İstanbul Üniversitesi heparin üzerinde yaptığı formülasyon çalışmaları sonrası dünyada ilk kez kullanıldığı belirtilen bir teknolojiyle nefes yoluyla uygulanan ilaçla Covid-19'a karşı olumlu sonuçlar elde etti

02.12.2021 12:36:00
 
Korona virüsle mücadelede ilaç hamlesi
Korona virüsle mücadelede ilaç hamlesi
Faz-2 çalışmaları tamamlanan yaygın kullanım için çalışmaları süren ilaca ilişkin İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek: 'Biz bilinen ilacı farklı bir yolla, farklı bir endikasyonla uyguladık. Mükemmel bir klinik çalışmayla bu bilgiye ulaşıldı ve dünyada ilk' derken çalışmanın formülasyonunu üstlenen Doç. Dr. Ayca Yıldız Peköz: 'Faz-2 klinik çalışmayı tamamladık, hastaların hepsi sağlıklı olarak evlerine döndüler. Faz-3 çalışma onayını alıp aynı başarıyı elde edersek, en geç 2022 ortaları gibi acil kullanım onayı alıp hastalara ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Türkiye'nin ilk orijinal ilacı olması yolunda azimle çalışmalarımıza devam edeceğiz' dedi.

Dünyayı etkisi altına alan Covid-19 pandemisiyle mücadele tüm dünyada aşılama ve ilaç çalışmalarıyla devam ederken İstanbul Üniversitesi'nden pandemiyle mücadelede çok önemli bir adım geldi. 16 kişilik bir ekiple gerçekleştirilen çalışmada düşük-molekül-ağırlıklı heparin maddesinin yumuşak buğu inhaler ile uygulanması halinde ilaç etkin maddesinin akciğerde gerekli tedavi edici etkiyi sağladığı görüldü. 2020 yılında pandeminin ortaya çıkmasıyla çalışmalarına başlayan ekip, Covid-19'a karşı heparinin dozajlarında yapılan çalışma sonrası dünyada ilk kez uygulandığı belirtilen teknolojiyle formüle edilen bir çalışma ortaya koydu. Çalışmayla başarılı sonuçlar elde edilmesi üzerine Sağlık Bakanlığı ile 'klinik etik onayı' süreci başladı. İlacın formülasyon çalışmalarını Avrupa Birliği Doktora derecesini Cardiff Üniversitesi'nden 2005'te akciğerlere ilaç hedeflemesi alanında yazdığı tezle alan, uzun yıllar akciğere ilaç hedeflemesi üzerinde çalışan İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayca Yıldız Peköz yürütürken bu yılın şubat ayında klinik çalışma onayı da alındı. Klinik çalışmalarını yapan Göğüs Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erelel önderliğinde ilaç, İstanbul Tıp Fakültesi'nde yatan korona virüs hastalarına uygulandı. Günde iki doz olarak yumuşak buğu yöntemiyle verilen ilaç 40 gönüllü Covid hastası üzerinde denenirken, 40 kişide de standart tedavi süreci sürdürüldü.



Kullanılan Covidli hastalarda iyileşme tespit edildi

Her iki grup hastalar da oksijen saturasyonu değerlendirmesine göre sürekli takip edilirken yeni yöntemin uygulandığı hasta grubunda, 10 günün sonunda oksijen saturasyonu değerlerinde ve diğer klinik bulgularda iyileşme gözlendiği ifade edildi. Özellikle daha kritik durumda olan hastalarda uygulama sonucunda belirgin iyileşme olduğu belirtildi. Geliştiren tedavi yönteminin uygulandığı 40 hasta tedavileri başarıyla tamamlanarak evlerine gönderilirken, standart tedavisi süren hastalarda yoğun bakım gerekliliği ve hayatını kaybeden kişiler olduğu görüldü. Tedavi sonuçlarında, çalışmanın Covid-19 virüsünün yol açtığı oksijen ihtiyacı problemini büyük oranda ortadan kaldırdığı ve bağışıklık direnci kazanan hastaların iyileşebildiği gösterildi.

Faz-3 sonuçları başarılı olursa 2022'de acil kullanım onayı gelebilir

Faz-2 çalışmaları tamamlanan ilaç geliştirme süreci için Faz-3 aşaması çalışmalarına geçilecek. Doç. Dr. Ayca Yıldız Peköz, Faz-2'de elde edilen başarılı bulguların Faz-3'te daha çok kişi üzerinde uygulanarak olumlu ilerlemeler kaydedilmesi halinde en geç 2022 ortalarında ilaç için, Acil Kullanım Onayı'na başvuru gerçekleştirilebileceğini belirtti. Çalışma ise dünyanın en prestijli dergilerinden hakemli Pharmaceutics dergisinde 'Early Effects of Low-Moleculer Weight Heparin Theraphy with Soft-Mist Inhaler for COVID-19-Induced Hypoxemia: A Phase IIb Trial' başlığı ile Ekim sayısında da yer aldı.

'Biz bilinen ilacı farklı bir yolla, farklı bir endikasyonla uyguladık'

Pandemi sürecinde yapılan çalışmaların önemine dikkat çeken İstanbul Üniversitesi- İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tufan Tükek: 'Korona virüse karşı akciğeri korumamız gerektiğini ve çok kolaylıkla akciğerde enfeksiyona neden olup ciddi sorunlar oluşturduğunu biliyoruz. Erken dönemde pnömoni, ARDS gibi ölüme götüren sebepler olabileceği gibi geç dönemde de fibrozis dediğimiz birtakım sorunlara yol açıyor, ki bu hasta için bir süre sonra ölüm demek. Geçen sene mart ayından itibaren heparin tedavisinin biz de uyguladığını zaten devamlı konuşuyoruz. Bu molekülü normalde damar ya da deri altına uyguluyoruz. Biz bilinen ilacı farklı bir yolla, farklı bir endikasyonla uyguladık. Nasıl uyguladık; ağız ve bronş üzerinden alınması ve direkt akciğere ulaşmasını sağlayarak akciğer dokusunda oluşacak olan fibrin molekülleri ya da bir takım katılaşmayı önlemek amacıyla inhaler şekline dönüştürüp uygulamayı sağladı' diye konuştu.

'Dünyada ilk, çok sevinçliyiz'

Çalışmanın hastalar üzerinde olumlu etkiler oluşturduğuna dikkat çeken Tükek: 'Yoğun, hastaneye yatmak zorunda olan ağır pnömoni geçiren kişilere inhaler yolla bu tedavi uygulandı. Sonuçta bakıldı ki hakikaten bu yolla tedavi uyguladığımız hastalar çok daha iyi hale geldi ve en azından daha kötü hale gitmediler. Bu da gerçekten sevindiriciydi böyle bir molekülün bu şekilde kullanılarak Covid'de faydalı olması, önemli kilometre taşlarından bir tanesiydi. Bu anlamda da çok sevinçliyiz. Mükemmel bir klinik çalışmayla bu bilgiye ulaşıldı ve yayın haline çevrildi. Dünya literatürüne kazandırıldı. Dünyada ilk benim bildiğim, Covid'de değil, başka alanlarda da ilk. Şu ana kadar heparinin bu şekilde uygulandığını ben duymadım. Sürecimizin bağımsız kurullar tarafından da olumlu kabul edilip yayın haline dönüşmesi bizi ayrıca mutlu etti' dedi.

'İlacı dünyada yeni olan bir teknolojiyle solunum yoluyla vermeyi başardık"

Çalışmanın klinik süreçlerini yürüten Göğüs Hastalıkları Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Erelel: 'Mevcut vermiş olduğumuz ilaçlardan bir tanesini; normalde kas, damar içerisine kullanılan ilacı farklı bir şekilde, dünyada yeni olan bir teknolojiyle solunum yoluyla vermeyi başardık. Bunun partikül çapları incelendi, hedef dokuya kadar gidip gitmediğine bakıldı ve başarılı sonuçlar alındıktan sonra gönüllü insanlarda biz bunun çalışmasını yaptık. Hastalık başladığı zaman oluşan bizim inflamasyon dediğimiz halk arasındaki tabirde 'akciğer filminde buzlu camlar oluştu, zatürre gelişti' diye tanımlanan bu safhada bu dönemi çok rahatlattığını gördük. Bu ilaç, bizim ön çalışmamızda o kadar etkili olarak ortaya çıktı ki biz ister istemez ilaç grubuna ağır hastaları aldık. Aslında biz eşit hasta ağırlığında çalışmaya almış olsaydık çok daha başarılı sonuçlarımız olurdu. Biz bu çalışma ilacında şunu gördük; hastanede ilk 10 günlük tedavi ile hastaların oksijen ihtiyacının ortadan kalktığını, yoğun bakıma gidiş oranının olmadığını ve ağırlıklı olan oksijen miktarlarının ve kullanılan cihaz ağırlık derecelerinin azaldığını gördük" diye konuştu.

'İnsanlığa kazandırmış olmanın verdiği mutluluğu yaşıyoruz'

Uygulanan tedavinin olumlu sonuçlarına dikkat çeken Prof. Dr. Mustafa Erelel: 'Hastaların hipoksemi dediğimiz oksijen değerlerini kısa sürede düzelttik ve daha erken dönemde taburcu olmalarına yardımcı olduk. Bu yaklaşık yüzde 75 hastamızda oldu. Kontrol grubu dediğimiz klasik tedaviyi alan grupta ise ne yazık ki yüzde 10 civarında hastamız yoğun bakıma gitmek zorunda kaldı. Biz erken dönem sonuçları üzerinde çalışıyorduk bu makaleyi yayına hazır hale getirdikten sonra dünyanın iyi dergilerinden birine gönderdik. Gururla, dünyada ilk olarak uygulanan bu tedaviyi Türkiye'de İstanbul Tıp Fakültesi'nde, Eczacılık Fakültesiyle beraber yapmış olduğumuz ortak çalışmayla topluma ve insanlığa kazandırmış olmanın verdiği mutluluğu yaşıyoruz. Bunlar bütün hastalarda uygulanabilir. Bu bizim Faz-2 dediğimiz bir çalışmanın ayağı, bunun ilaç haline gelip bütün topluma ulaştırılabilmesi için Faz-3 dediğimiz çalışmanın yapılması lazım. Eğer biz bu hastalara bu ilacı verdiğimiz zaman hastanelere yatış sürelerini kısaltır, yoğun bakım ihtiyacını azaltır, oksijen ihtiyacını azaltırsak ki öyle olduğu çalışmamızda gözüktü. Çok başarılı bir tedavi uyguladığımızı ve insanların kısa sürede toplumsal hayatına döndüklerini görebiliriz. Bazen zorluklarla bazen kolaylıklarla bu hale kadar getirdik. Çok ciddi finansal kaynakları kendi imkanlarımızla kullandık' dedi.

'Faz-2 klinik çalışmasını da tamamladık'

Çalışmanın yaklaşık 2 yıllık bir sürecin ürünü olduğuna dikkat çeken İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayca Yıldız Peköz: 'Bu çalışma mart 2020 yılında Covid pandemisi çıktığında başladı. Akciğerlere direkt solunum yollarından ilacı hedefliyoruz. Bu şekilde olduğunda çok daha küçük miktarlarda maddeyle biz akciğer hastalıklarını tedavi ediyoruz. Virüs solunum yollarına yerleşiyor ve oradan vücudumuzu bitiriyor. Tedavide var olan birtakım ürünleri taradık. Bunlardan bir tanesi de heparindi. Heparin aynı zamanda 15 sene önce Cardiff Üniversitesi'ndeki doktora tezimdi, akciğerlere heparin hedeflemiştik. Biz formülasyon kısmını özel aerosol formuna getirip çok yeni bir teknikle dünyada ilk kez bizim gerçekleştirdiğimiz bir teknikle geliştirdik ve hocamıza teslim ettik. Çok güzel, başarılı sonuçlarımız var, şu anda Faz-2 klinik çalışmayı tamamladık. Totalde 80 hastayla çalıştık, bizim tedavimizi alan hastaların hepsi sağlıklı bir şekilde evlerine döndüler ki ağır vakalardan oluşuyorlardı. Solunumu tek başına yapamayan, dışarıdan destekle solunum sağlanan hastalardı. Bu ilacı uygulamayıp standart tedavi alan hastalar da entübe hastalar ve kayıplar oldu' ifadelerini kullandı.

'Akciğerlerdeki lokalizasyonu yüzde 50'nin üzerinde'

Çalışmaya ilişkin bilgi veren ve Türkiye'de gerçekleştirmekten gurur duyduğunu ifade eden Doç. Dr. Ayca Yıldız Peköz: 'Solunum yoluyla alınan ürünler var piyasada bizim ki farklı bir dizayn, farklı bir uygulama sistemi. En yakını nebulizatörler ve Covid-19 pandemisinde İtalya'daki sağlık personeli kayıpları bu nebulizatörlerden oldu. Bizim çok daha farklı bir teknolojiyle akciğerlere eski tip teknolojiler dediğimiz nebulizatörlerden çok daha fazla oranda ilacı gönderebiliyoruz. Akciğerlerdeki lokalizasyonu yüzde 50'nin üzerinde oluyor bu da çok büyük bir gelişme. Biz hepimiz bu ülkenin çocuklarıyız ben burada devlet okullarda okudum. Türkiye'nin ilk orijinal ilacı olması yolunda azimle çalışmalarımıza devam edeceğiz. Her ne olursa olsun, şu ana kadar da çok kapılar kapandı yüzümüze ama bu azimle, sabırla ilerleyeceğiz. Bu büyük ekibin azmiyle ilk Türk malı orijinal ürünü tüm dünyaya biz çıkartacağız. Bizim başvurumuz Covid-19 semptomlarını gidermede aldığımız bir onaydı Sağlık Bakanlığı'ndan, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan Faz-2, ilerleyen günlerde bu onaylar da alınırsa diğer akciğer hastalıklarında da kullanılabileceğini düşünüyoruz' dedi.

'2022'de acil kullanım onayı alıp hastalara ulaşabileceğimizi düşünüyorum'

Faz-3 aşamasına yönelik konuşan Doç. Dr. Ayca Yıldız Peköz: 'Faz-3 çalışmaları zaten şu anda en takıldığımız kısımlardan biri şimdiye kadar tamamen kendi finansal kaynaklarımızla bu aşamaya getirdik. Faz-3'te biraz daha büyük bütçelere ihtiyaç var, 300, 500 kişi veya binli kişilerle çalışmamız gerekiyor. Burada birtakım desteklere ihtiyacımız olacak. O yüzden şu anda çok mutluyuz, gururluyuz. Eğer Faz-3 çalışma onayını alıp, klinik çalışmaları tamamlarsak ve onda da aynı başarıyı elde edersek 2022 yılının içerisinde bunu yapabileceğimizi düşünüyorum. 2022 belki ortaları gibi en geç, bence daha erken bile olabilir. Dolayısıyla acil kullanım onayı alıp hızlı bir şekilde hastalara ulaşabileceğimizi düşünüyorum. Biz yeni bir molekül bulmadık. Biz var olan tedavileri dozaj formunu değiştirip hastaya uyguladık ve bu Covid-19 endikasyonunda uyguladık. Tamamen yeni bir teknoloji, dünyada da ilk kez kullanılacak bir teknoloji. Makalemiz çok prestijli bir bilim dergisinde yayınlandı. Yaklaşık 7 impact faktörü olan bir dergide yayınlandı. Bu da ne demek oluyor; dünyada artık bu geliştirmiş olduğumuz ürünü tanıdı, rüştümüzü yurt dışında da ispat ettiğimizi düşünüyoruz' dedi.İHA

Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü

Osmaniye'de yeğeni tarafından görev yaptığı okulda silahla vurulan öğretmen hayatını kaybetti

28.09.2026 14:11:00 / Güncelleme: 28.09.2026 14:14:16
İHA
 
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Lisede korku dolu anlar: Silahla vurulan öğretmen öldü
Olay, merkez Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nde yaşandı.

Okulda görev yapan Edebiyat Öğretmeni Mehmet Bilgili, ilk bilgilere göre yeğeni olan A.B. tarafından silahla vuruldu.



İhbar üzerine bölgeye polis ve sağlık ekibi sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin kontrollerinde Bilgili'nin hayatını kaybettiği belirlendi.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar kapsamında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

28.09.2026 06:00:00
AA
 
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı
Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 45 firma ve 19 fon üzerindeki mal varlığı tedbiri kaldırıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin soruşturmalar sürüyor.

Soruşturma kapsamında Başsavcılığın ilgili kurumlara yazdığı müzekkerede kişi ve kurumların hesaplarında bulunan sermaye piyasası araçlarının dondurulmasının talep edildiği bildirildi.

Yazıda, ilgili kurumlar nezdinde mal varlığı ve para hareketlerine yönelik tedbir uygulanan firmalar ve fonlarla alakalı olarak, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) ve ilgili kurullar tarafından yeni değerlendirme ve bildirimlerin yapıldığı belirtildi.

Bu doğrultuda, söz konusu tedbirlerin ve mal varlığının dondurulması kararının kaldırılmasına karar verildiği kaydedildi.

Soruşturmada tedbir kararı kaldırılan 45 firma ile 19 fonun bulunduğu, gerçek kişiler üzerindeki tedbirin ise devam ettiği öğrenildi.

Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının MASAK'a 17 Eylül'de gönderdiği müzekkerede, Pusula Finans Holding AŞ, Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ, Hedef Holding AŞ ve Bulls Yatırım Menkul Değerler AŞ ile bunların alt şirketlerinin yöneticilerine ilişkin mali verilerin temini talep edilmişti.

Şirketlerin tüm yöneticilerinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilmesi, bunların 2024'ten bugüne kadar yurt dışına gerçekleştirdikleri para ve kripto varlık transferleri ile tüm para giriş-çıkışlarının ham veri halinde Başsavcılığa gönderilmesi istenmişti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturmada, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen, Tera Yatırım Holding Yönetim Kurulu Üyesi Emre Alkin, Tera Yatırım Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Alkin, Tera Portföy Genel Müdürü Alper Öztürk, Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Pusula Portföy Yönetimi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız, Namık Kemal Gökalp, Altunç Kumova ve İbrahim Bekçi tutuklanmıştı.

Gözaltına alınan Enver Çevik ve Kemal Akkaya, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan Doğa Sigorta Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Kırmızı, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ve Abdulkadir Özkan da adliyeye sevk edilmiş ve tutuklanmıştı.

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Furkan Baki, Murat Keçeci, Ramazan Erbey, İlhan Aygül, Salih Can Bülbül, Selçuk Kahya, Uğur Akkafa, Samet Çetinel, Celal Yarız, İsmail Ege, Mehmet Yıldırım, Lütfi Çetinel, Berkan Gülen ve Mehmet Erbey'in tutuklanmasına, 3 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmişti.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen 19 şüpheli tutuklanmış, 2 zanlı ise adli kontrol şartıyla salıverilmişti.

Devam eden soruşturmada 8 zanlı daha gözaltına alınmış, 6'sının tutuklanmasına hükmedilmişti.

Böylece soruşturmada tutuklananların sayısı 51'e ulaşmıştı.

Tera Portföy CEO'su Emir Münir Sarpyener'le birlikte hakkında yakalama kararı çıkarılan Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel de gözaltına alınmıştı. 

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.