logo
23 EYLÜL 2026

Limon üreticisinin gözü Rusya'da: Gemiler gitmeyince hasat yavaşladı

Türkiye'nin en önemli limon üretim merkezlerinden Adana'da limonun ihracat izni çıktı ancak Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle gemilerin Karadeniz'e gidememesi üretici ve tüccarı endişelendiriyor. Limon hasadı sürerken, geçmiş yıllara göre kesimin yavaş ilerlediği bölgede üreticiler alternatif ihracat rotalarının açılmasını bekliyor

23.09.2026 12:37:00
İHA
 
Limon üreticisinin gözü Rusya'da: Gemiler gitmeyince hasat yavaşladı
Limon üreticisinin gözü Rusya'da: Gemiler gitmeyince hasat yavaşladı
Türkiye'nin narenciye üretiminin yüzde 40'ını tek başına karşılayan Adana'da mayer cinsi limonda hasat 11 Eylül'de başladı. Turunçgil Kesim ve İhraç Tarihlerini Belirleme Komisyonu tarafından 21 Eylül'de ise ihraç tarihi açıklandı. Bu sene Adana genelinde 218 bin dönüm alanda dikili limon bulunurken 710 bin ton rekolte hedefleniyor.






İhracat için alternatif rota aranıyor

Limonun en çok ihraç edildiği ülkelerden olan Rusya ve Ukrayna'daki savaş nedeniyle şuanda gemi trafiğinin durması ise limon üreticilerini endişelendiriyor. Bölgede limon hasadı yavaş ilerlerken tüccarlar alternatif rota arıyor.








Arjantin ve Güney Afrika limonunun bitmesi bekleniyor

Ayrıca şu anda başta Avrupa ülkeleri olmak üzere birçok ülkeye Arjantin ve Güney Afrika ülkelerinden limon ihraç edilmesi nedeniyle yerli limona başka ülkelerden az talep geliyor. Ancak uzmanlar, Arjantin ve Güney Afrika limonlarının Eylül ayı sonu itibarıyla bitmesini, Ekim ayı itibarıyla limonun ihracatının hızlanabileceğini belirtiyor.

Konuyla ilgili İHA muhabirine konuşan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, üreticinin alıcı beklediğini söyledi. Doğan, ovada geçmiş yıllardaki gibi çok sayıda servis, kamyon ve taşıma aracı görülmediğini ifade ederek, "Limonun hasadı yapılıyor ama geçmiş yıllara göre hızlı bir kesim yok. Şu an limon hasat olgunluğuna erişti. Yurt dışından talep az ancak Ekim ayı itibarıyla talebin hızlanacağını düşünüyoruz. Çünkü Güney Afrika ve Arjantin limonlarının bitmesi gerekiyor. Bu ay sonunu bekliyoruz. Halen piyasada geçen yıldan kalan yatak limonlar var. O limonlar da şu an toptan 25-30 liradan piyasaya giriyor" dedi.








"Alıcı bekliyoruz, alıcılar yok"

Üreticinin maliyetlerinin de yükseldiğini belirten Doğan, "Bu limonun şu anda tek makas kesimi 8-10 lira arasında satılan fiyatlarla piyasaya sürülüyor. Bunun buradan çıkıp paketleme tesisine gidip çıkması 18-20 lira maliyet. Bir de ürün fiyatını eklediğinizde 28-30 lirayı buluyor. Şu anda alıcı bekliyoruz, alıcılar yok" diye konuştu.








"En büyük pazar Rusya, savaş nedeniyle ürün gönderilemiyor"

Rusya ve Ukrayna'daki savaş nedeniyle Karadeniz'de gemi trafiğinin durmasının Adana limonunun ihracatını olumsuz etkilediğini aktaran Doğan, alternatif güzergahlar üzerinde çalışmalar yapıldığını anlatarak şunları söyledi:

"Şu anda Karadeniz'de gemi trafiği hiç yok. Karayoluyla da ürün gönderme şansımız yok. Bu gemi trafiğinin açılması da şu an gözükmüyor. Ancak İskenderun ve Mersin'den Saint Petersburg, Leningrad'a ürün gitmesi için 17 günlük bir süre gerekiyor. Şu an bakanlıklar bu konuda çalışma yapıyor, Cumhurbaşkanlığımız görüşmeler yapıyor ama henüz açılmadı" ifadelerini kullandı.








Avrupa'ya talep var ancak diğer ülkelerin limonları bekleniyor

Avrupa ülkelerinden limona talep bulunduğunu ancak piyasada halen Güney Afrika ve Arjantin menşeli limonların bulunmasının talebi sınırladığını belirten Doğan, bu ürünlerin bitmesiyle birlikte ihracatın hızlanmasını beklediklerini anlatarak, "Polonya'ya ve diğer Avrupa ülkelerine ürün gitmekte ama en büyük pazarımız Rusya, Ukrayna. Maalesef oraya şu anda ürün gönderemiyoruz. Avrupa'dan talep var ama diğer limonların bitmesi gerekiyor. Güney Afrika ve Arjantin limonlarının bu ay sonu itibarıyla bitmesini bekliyoruz. Ekim ayı itibarıyla limon ihracatının hızlanmasını bekliyoruz" dedi.

Öte yandan, Başkan Doğan, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı'ndan bu yıl özellikle Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu'nun (DFİF) verilmesini istedi.

Üretici İzzet Tekin ise fiyatların düşük seyrettiğini anlatarak, "550 ağacımız var. 20 dönüm yerde 50-60 ton civarı ürün bekliyoruz. Fiyatlar tam olarak ederinde değil" diye konuştu.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu

20.09.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Baydaş, ilçede ciddi altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar meydana geldiğini belirterek, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından yaraların hızlı şekilde sarılacağını söyledi.






Rize'de evvelsi gün etkili olan yoğun yağışın ardından kent genelinde incelemeler sürüyor. Yağıştan en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Pazar ilçesinde de ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. İlçeyi ziyaret eden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, özellikle ilçe merkezindeki çarşıda yoğun su baskını yaşandığını ifade etti.

"Can kaybımız yok"

Yaşanan yağışın ardından il genelinde herhangi bir can kaybının bulunmadığını belirten Vali Baydaş, "Evvelsi gün yaşanan yoğun yağıştan en fazla etkilenen yerler arasında birisi de Pazar merkez. Burada iki deremizin akışındaki tıkanıklık sebebiyle ilçe merkezinin yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Özellikle ilçe merkezindeki çarşının yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Şükürler olsun ki burada da il genelinde de herhangi bir can kaybımız yok. Ama ciddi manada bir altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar mevcut" dedi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarına başladığını kaydeden Baydaş, çalışmalar tamamlandıktan sonra hasarların giderilmesine hızlı şekilde başlanacağını söyledi.








"Derelerin güzergahı ile ilgili yeniden çalışma yapmamız gerekiyor"

Pazar ilçesindeki derelerin akış güzergahlarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Baydaş, "Burada esasen iki derede de o derelerin güzergahı ile ilgili öyle görünüyor ki yeniden bir çalışma yapmamız gerekiyor. Tabii derelerin bu tür durumlarda ana dereye ve Pazar Deresi'ne veya menfezlerle denize ulaşması gerekiyor. Buraların tıkalı olmaması lazım. Buralarla ilgili tespitlerimizi yaptık. Hem Devlet Su İşleri ekiplerimiz hem de İller Bankası ekiplerimiz hem de Pazar Belediyesi ekibimiz koordinasyonla bir hazırlık yapacaklar. Arkadaşlarımıza söyledik, geçişi rahatlatacak hızlı birkaç tedbiri hemen şimdi arkadaşlarımız yapacaklar" diye konuştu.







"Acil yardım ödeneklerini pazartesiden itibaren vermeye başlayacağız"

Hasar tespit çalışmalarının ardından vatandaşlara yönelik desteklerin hızlı şekilde başlatılacağını ifade eden Baydaş, "Hasar tespit çalışmaları yapılanların hemen hızlıca pazartesiden itibaren acil yardım ödenekleri vermeye başlayacağız. Altyapı hasarları ile ilgili onların da acil olanlarını çok hızlı bir şekilde yapacağız. Plan proje gerektirenlerin de çalışmalarına başlayacağız" ifadelerini kullandı.







Yaklaşık 40 noktada tedbir uygulandı

Yağış nedeniyle vatandaşların başka bölgelere sevk edilmediğini belirten Baydaş, bazı evlerin tedbir amacıyla boşaltıldığını söyledi. Baydaş, "Başka yerlere sevk edilen herhangi bir kimse yok. Etkilenen vatandaşlar tercih etmiyor, çoğu merkezde etkilenen vatandaşımızın köyde de evi olmuş oluyor. Yaklaşık 40 civarında yerde bu tedbiri uygulamıştık. Boşalttığımız evler var, alt kısımları hasar gören evler var" dedi.

Ulaşım açısından herhangi bir sorun yaşanmadığını kaydeden Baydaş, çalışmaların sürdüğü bölgeler hakkında da bilgi verdi.

"En fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz"

İyidere'de çalışmaların devam ettiğini, Derepazarı ilçe merkezinin de kısmen etkilendiğini belirten Baydaş, "Ulaşım yönünden sıkıntı yaşadığımız herhangi bir yer yok. İlçe merkezi itibarıyla İyidere'de çalışmalarımız devam ediyor. Derepazarı'nın kısmen merkezi etkilenmiş durumda ancak ilçe merkezi olarak en fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz. Büyük oranda artık temizliğe de başlamış durumdayız" şeklinde konuştu.

Hasar tespit çalışmalarında ortaya çıkacak rakamların hafta içerisinde netleşeceğini ifade eden Baydaş, "Hasar tespiti ile ilgili rakamlar hafta içi belli olacak. Çünkü ekipler bugün de çalışmaya devam ediyorlar. Onu da ilerleyen süreçte paylaşacağım" dedi.

"Vatandaşlarımızı uyardık"

Yoğun yağış sonrası içme suyu konusunda da vatandaşlara uyarıda bulunduklarını belirten Baydaş, özellikle çeşme suyu ve yerel bağlantılarla şebeke suyu kullanan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Baydaş, "Çeşme suyu kullanan, yerelde küçük bağlantılarla şebeke suyu kullananlar ile ilgili; elbette yoğun yağışlarda bu sular bulanıklaşabiliyor. Başka sular karışabiliyor buraya. Bu yüzden vatandaşlarımıza uyarıda bulunduk" ifadelerini kullandı.

Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü

Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Kuzayca köyünde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış sele dönüştü. Yaklaşık 2 saat süren yoğun yağışın ardından köyde tarım arazileri, bahçeler ve bazı evler sel sularından zarar görürken, köyün merkez camisinin alt katını da su bastı. Sel nedeniyle köy yolunda seyir halinde bulunan beton mikseri ise şarampole devrildi.

19.09.2026 19:24:00
İHA
 
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Kuzayca köyünde dün öğle saatlerinden itibaren etkisini artıran yağış, kısa sürede sele dönüştü. Şiddetli yağış nedeniyle köy içerisindeki bazı yollar ve kaldırımlar zarar görürken, bahçe duvarları yıkıldı, tarım arazileri ve tarım ekipmanları sel sularının altında kaldı








Köyün merkez camisinin alt katını su bastı

Selden köyün merkez camisinin alt katı da etkilendi. Caminin morg ve kadınlar Kur'an kursunun bulunduğu bölümlere sel suları doldu. Vatandaşlar camide biriken suyu tahliye etmek için çalışma başlatırken, selin ardından geride kalan çamur ve balçığın temizlenmesi için yetkililerden destek istendi.
Sel sularının tahliyesine yardım eden Yalçın Dursun, köyün yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bize bir yardım lazım. Bize bir destek lazım. Burayı temizleyebilmemiz için buranın suyunu siz çektirir, atarız ama ondan sonra çamuru, milek içindeki eşyalar berbat oldu, nasıl olacak' Yani görevlilerin, yetkililerin lütfen buraya ilgilenmeleri, bakmaları, bir gelip bakmaları lazım." dedi.








"Bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı yerle bir etti"

Sel nedeniyle tarım ekipmanları ve yaşam alanlarının zarar gördüğünü belirten Mehmet Karaca ise yaşanan mağduriyeti anlattı.
Karaca, "Kuzayca köyü vatandaşlarındanım. İki saatlik yağan yağmurla meydana gelen doğal afet bizim bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı tamamen yerle bir etti. Mevcut yaşam alanlarımızı sel bastı. Mağduruz." ifadelerini kullandı.
 
 







Beton mikseri şarampole devrildi

Öte yandan sağanak yağışın ardından köy yolunda seyir halinde bulunan bir beton mikseri de kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Sel sularının etkisiyle köy yollarında da hasar meydana gelirken, bazı kaldırım taşlarının yerinden söküldüğü ve arazi yollarının kullanılamaz hale geldiği belirtildi.







"Evlerimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama camiye devletin el atmasını istiyoruz"

Köy sakinleri, selin ardından özellikle caminin temizlenmesi ve hasarların giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini ifade etti.
Köy sakinlerinden biri, "Burada dün ikiden beri yoğun yağış oldu ve afet oldu. Burası merkez camimiz, köyümüzün camisi. Camimizin içi, morg ve bayanlar Kur'an kursunun içi su oldu. Bir de tır devrilmesi oldu. Ondan sonra arazi yolları tüm berbat oldu. Kaldırım taşları falan yerinden söküldü. Duvarlar uçtu. Yani bu camiye biz daha önem veriyoruz. Çünkü evimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama devletin bu camiye el atmasını istiyoruz." diye konuştu.
 
Köy sakinleri, selin ardından hasar tespit çalışmalarının yapılmasını ve zarar gören yaşam alanları, tarım arazileri, ekipmanlar ve caminin temizlenerek yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için yetkililerden destek bekliyor.

Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde dün akşam saatlerinden itibaren başlayan şiddetli yağış Rize'nin sahil kesimindeki ilçelerinden etkili oldu. İyidere ilçesi gibi Pazar ilçesi de yağışlardan en fazla nasibini alan yerlerden biri oldu

19.09.2026 11:40:00
İHA
 
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Dün akşam saatlerinde bölgede başlayan şiddetli yağış Trabzon'un ardından Rize'yi de vurdu. Rize'nin İyidere ve Pazar ilçeleri yağışlardan olumsuz etkilendi.






Her iki ilçede de derelerden gelen sel suları denize ulaşamadan ilçe merkezini doldurdu. İlçe merkezleri göle dönerken, çok sayıda iş merkezi sular altında kaldı. 






Pazar ilçe merkezinde sular yavaş yavaş çekilmeye başlarken, suların çekildiği iş yerlerinde ise temizlik çalışmaları başladı. 






Vatandaşların milyonlarca lira zarara uğradığı öğrenilirken, ilçe merkezlerindeki temizlik çalışması ise sürüyor.




















Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor


 
Bayburt'ta alternatif turizm arayanların rotasında yer alan Doğu Karadeniz'deki Soğanlı Dağları, yaylaları, dereleri, gölleri ve dik yamaçlarıyla ziyaretçilerine her mevsim görülmeye değer manzaralar sunuyor.
 

19.09.2026 01:20:00
AA
 
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor
Dünyanın en tehlikeli yolu doğa tutkunlarını ağırlıyor

Doğa sporlarına elverişli Soğanlı Dağları, yılın belirli dönemlerinde kamp, yürüyüş ve tırmanış tutkunlarını ağırlıyor. 3 bin metre rakımlı Soğanlı Dağları'nın zirveleri, Bayburt, Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere ülkenin dört bir yanından doğa tutkunları ve dağcıların ilgisini çekiyor. Günübirlik turlarla bölgeye gelen ziyaretçiler, doğa gezisine katılıyor.







Dünyanın en tehlikeli yolu orada

Gümüşhane Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü (GÜDAK) ile Gümüşhane İzcilik Doğa ve Spor Kulübü işbirliğinde düzenlenen geziye ülkenin dört bir yanından katılan 75 kişi, son yıllarda Bayburt Valiliğince yürütülen tanıtım çalışmalarıyla kentte ekoturizm kapsamındaki en önemli rotalardan biri haline gelen Soğanlı Dağları'nın eşsiz manzarasında rehberler eşliğinde önce dünyanın en tehlikeli yolu olarak bilinen Derebaşı Virajları'na daha sonra ise Kırklar Mescidi'ne 18 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdi. Zorlu geçen yolculuğun sonunda zirveye ulaşan grup, bölgenin eşsiz güzelliğini fotoğrafladı.
GÜDAK üyesi Fatma Cebeci, önce dünyanın en zorlu virajları arasında gösterilen Derebaşı'nı, daha sonra da kentin en yüksek noktalarından birindeki Kırklar Mescidi'ni görme fırsatı bulduklarını söyledi.







Denizi bile gördüler

Yaklaşık 18 kilometrelik parkur boyunca güzel manzaralarla karşılaştıklarını anlatan Cebeci, son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduklarını ifade etti. Cebeci, çok güzel yaylaları, dağları fotoğrafladıklarını dile getirerek, "Çok uzaktan denizi görebilme imkanımız oldu. Bu yüzden son derece etkileyici kareler yakalama imkanı bulduk. Bu coğrafya bu anlamda özel bir konumda. Hem Derebaşı Virajları hem de Kırklar Mescidi kesinlikle görülmesi gereken bir yer. O yüzden bütün doğaseverleri Bayburt'a bu güzellikleri görmeye davet ediyoruz" dedi.

Ali Kahraman da çok güzel bir rotada yürüyüş gerçekleştirdiklerini, parkurun çok daha fazla doğasever tarafından keşfedilmesi gerektiğini ifade etti. Doğaseverlerden İrem Yasa ise Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu'nun iklimsel olarak ayrıldığı bir coğrafyada çok güzel bir etkinlik yaptıklarını kaydetti.

Yasa, zaman zaman zorlu ve uzun süren yürüyüş boyunca birçok güzellikle karşılaştığını, eylül olmasına rağmen bölgede buzul parçalarını görebilme fırsatı bulduklarını anlattı.
Ceylan Vargün de güzel hava şartlarında keyifli bir etkinlik gerçekleştirdiklerini, bölgenin manzarasına hayran kaldıklarını belirtti.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.