logo
28 EYLÜL 2026

Maradona neden Real'e gidemedi?

Maradona'nın Real Madrid'e gerçekleşmeyen transferinin öyküsü

07.03.2017 00:00:00
 
Real, Barcelona'nın yolunu tutmadan evvel, Napoli'de oynarken Arjantinli efsaneyi transfer etmeyi çok istiyordu. Peki neden bu iş olmadı?

Şimdi bakınca insana imkansız geliyor. Diego Maradona'nın 1980'lerde ve 90'lardaki ünlü Avrupa kariyeri Barcelona'da başladı, Napoli'de tepeye çıktı ve Sevilla'da sona erdi. Fakat bazı küçük detaylar başka türlü gelişse, Real Madrid formasını da giyebilirdi. Argentinos Juniors'da başlayıp 1981'de Boca Juniors'a terfi etmişti. Barça ta o zamandan bu yana zaten yetenekli orta sahayı Avrupa'ya getirmek istiyordu zaten ve ta o zaman Boca'da oynayacağını açıkladığı bir röportajda Katalan kulübüne gidip gitmeyeceği sorusu kendi sorulmuştu. Bu transfer daha sonra gerçekleşecekti ama Madrid ekibi Maradona'nın aklını çelmek için elinden gelen her şeyi yapmıştı. Alfredo Di Stefonao'nun Santiago Bernabeu çimlerine teknik direktör olarak döndüğü 1982 yazında Real, Arjantinli efsanesinin Diego'nun fikrini değiştirip Barcelona'dan vazgeçmesini sağlayacağını düşünüyordu. Mayıs 1982'de Di Stefano "Ne yapabileceğimize bir bakacağız" dedi.

Barça, Maradona'yla ön protokole imza atmıştı bile ama Blaugrana'yı giymeden önce İspanyol başkentinde ülkenin iki deviyle de görüşecekti. O günleri beklenmedik bir isim, İspanyol şarkıcı Francisco geçtiğimiz yıl AS gazetesine anlattı: "Maradona ve ilk menajeri Jorge Czysterpiller'le Buenos Aires'te buluştuk. 1982'de Madrid'e Barça'ya transferi için görüşmeye geldiler. Santiago Bernabeu'ya çok yakında bulunan benim evimde kaldılar. "Ama Real Madrid araya girdiği için tereddütleri vardı ve kimin daha çok para vereceği meselesi önem kazanmıştı. İlk seçeneği Barcelona'ya imza atmaktı tabii ama Czysterpiller iki kulüple de görüşüyordu! Real Madrid'le gizli görüşüyordu. Yani kimsenin haberi yoktu. Gel gör ki takımın stadından 500 metre ötede, benim evimdeydi!" Ancak Madrid o dönemin dünyada en çok heyecan yaratan oyuncusunu elinden kaçırmış. "Czysterpiller sonunda benim evimi satın aldı" diye devam ediyor Francisco, "Ama Maradona'nın imzasını kapan takım da Barça oldu. Çünkü daha iyi para teklif etmişlerdi."

Diego Maradona Napoli 1989
Maradona, Barcelona'da geçirdiği iki sezonun ardından kariyerinin zirvesine çıkacağı Napoli'nin yolunu tuttu. Fakat Blaugrana'nın formasıyla da akılda kalan işler yapmıştı. Copa del Rey şampiyonluğu yaşamış, Madrid'e karşı oynanan bir derbide Santiago Bernabeu'nun çimlerine yatırdığı kaleci Agustin'i geçtikten sonra kale çizgisinde savunmacı Juan Jose'yi bekleyip onu da çalımladıktan sonra yakın mesafeden topu ağlara göndermişti örneğin. O maç 2-2 sonuçlanmış ancak Barça, Camp Nou'daki ikinci maçı 2-1 kazanarak Copa de La Liga'yı evine götürmeyi başarmıştı. 1983'te Maradona'lı Barcelona'nın kazandığı üç kupadan biri bu olsa da ikinci sezon Athletic Bilbao'lu Andoni Goikoetxea'nın yaptığı meşhur ve gaddar müdahale yüzünden sakatlıkla gölgelenecek, Arjantinli efsanenin Katalan kulübünde geçirdiği dönem kötü hatıralarla ve 1984'te Athletic'e karşı oynanan Copa del Rey finali iki takım oyuncularının da karıştığı dev bir kavgaya sahne olacak ve Maradona'nın Barça kariyeri de tartışmalı bir şekilde sona erecekti. Josep Lluis Nunez'le Arjantinli oyuncu arasındaki bitmek bilmez tartışmalar ve o maçta Maradona'nın Athletic'li Miguel Sola'ya kafa atıp diğer iki Basklı oyuncuya da adeta daldığı o kavganın ardından gitmesinin zamanı gelmişti. Barça yönetiminin patronu daha sonra "Maradona'nın o anlarını ve sonrasında yaşanan kaosu onunla daha fazla yola devam edemeyeceğimizi fark ettim" diyecekti.

Maradona'nın bir sonraki durağı Napoli oldu ve İtalyan ekibiyle kariyerinin en iyi futbolunu oynadı, kulüp taraftarlarının kalbinde asla dolmayacak bir yer edindiği yıllarda mavi-beyazlı ekibe iki İtalya Ligi şampiyonluğu, bir de UEFA Kupası kazandırdı. Ayrıca, Arjantin'le de Dünya Kupası'nı kaldırdı. Fakat tüm bu olaylara, karmaşaya ve kaosa rağmen Real Madrid'in Maradona'ya olan ilgisi azalmamıştı. Aralık 1986'da Maradona henüz Napoli'yle hiçbir kupa kazanmamışken, Arjantinli futbolcu Los Blancos'a gidebileceğini açıkça söylemişti: "Beni bugün gelip alabilirler" diyordu o günlerde, "Napoli beni satmak istiyorsa bunu hemen yapabilir. Zaten satmasalar bile kontratım bittiği gün Real Madrid Başkanı Ramon Mendoza gelip beni alacaktır" diye de gözdağı veriyordu kulübüne. El Pais'ye göre Maradona o günün parasıyla 1.500 milyon Peseta'ya yani bugünün parasıyla 9 milyon Euro'ya Real Madrid'e gidecekti. Diego "Evet, çok para. Ama hiçbir şey imkansız değil. Yalnızca Real Madrid ve Juventus'ta bu kadar parayı verebilecek güç var ve Napoli, Juventus'a gitmeme izin vermez, ben de zaten oraya gitmek istemem" diyordu. Mendoza, Maradona'yı 1986'da Bernabeu'ya bir maç izlemeye davet etti. Maradona o gün tanıştığı Madrid'in patronunu "Müthiş bir adam, çok sakin ve yapacağı işi düzgün bir şekilde yapmaya özen gösteriyor" diye anlattı. Aynı yılın Aralık ayında "Kariyerimi ülkemde bitirmek istiyorum. Ama Avrupa'nın en büyük takımlarından, örneğin Real Madrid'den teklif gelirse bilemem. Gelmezse de İngiltere'den uzun süre önce aldığım bir teklife yeşil ışık yakacağım" diyerek başkentin devine göz kırpıyordu.

Mendoza da bu işe sıcak bakıyordu. Maradona'nın büyük bir oyuncu, Madrid'in de büyük bir kulüp olduğunu belirtmiş, "Birbirine uygun iki taraf birleşebilir. İhtimallere bakıyoruz" demişti. Dünya Kupası sahibi bir oyuncunun transferini finanse etmek ise o kadar kolay değildi. Real'in oyunucunun hem bonservisini hem de maaşlarını ödeyebilmek için sponsor desteğine ihtiyacı vardı. Maradona'nın da tuzu kuruydu: "Ben transfer meraklısı değilim. Ne futbola ne paraya muhtaç değilim. Sponsor bulması gereken kulüpler" diyordu. İtalya'da 1986-87 sezonu Maradona ve Napoli için her şeyi değiştirdi. Serie A ve İtalya kupası şampiyonluğunu kazandı ama Real bu kez de sonraki yaz oyuncuyla kulüp arasında sözleşme konusundaki bir anlaşmazlığı fırsat bilip transferi yeniden bitirmeye çalıştı. Maradona'nın sözleşmesi 1989'a kadar devam ediyordu ve 1993'e kadar devam edecek yeni bir anlaşma imzalamak istiyordu. Ama İtalyan kulübü yalnızca tek yıllık bir anlaşma istiyordu ve Maradona bu konuda hiç memnun değildi. Ama doping yüzünden aldığı 15 aylık cezanın da etkisiyle Napoli de kaldı. 1992'de ayrıldığında Mendoza onu Bernabeu'ya getirmeyi tekrar düşündü. Ama davranışlarıyla ilgili endişeler ve ceza sonrası performansıyla ilgili belirsizlik yüzünden Madrid transferinden vazgeçti ve Maradona, Sevilla'ya milli takımdan hocası Carlos Bilardo'nun yanına gitti. Kısacası birçok kez anlaşmanın ucundan dönülmesine, hem kulüp hem de oyuncu istemesine rağmen efsanenin Madrid'e yolculuğu bir türlü gerçekleşmedi. İşe bakın ki Salı gecesi çok sevdiği Napoli'yi desteklemek için seyirci olarak Bernabeu tribünlerinde olacak. (goal)

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!

Fenerbahçe, FIFA’nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı

26.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe’ye FIFA’dan 3 dönem transfer yasağı!
Fenerbahçe, FIFA'nın resmi transfer yasağı kayıtlarında 3 transfer dönemini kapsayan yaptırımla yer aldı. İlk duyurulduğunda ayrıntıları bilinmeyen kararın, kulübün 2024-2025 sezonunda kadrosuna kattığı Youssef En-Nesyri'nin bonservis ödemesine ilişkin bir dosyadan kaynaklandığı açıklandı. Fenerbahçe, gerekli ödemenin yapılmasının ardından yasağın kaldırılacağını bildirdi.

FIFA KAYDINDA 3 DÖNEMLİK YASAK

FIFA'nın resmi Registration Bans sisteminde Fenerbahçe adına 3 dönemlik transfer kısıtlaması görüldü. FIFA, kayıt yasağını kulüpler hakkında uygulanabilen ve yeni oyuncuların ulusal veya uluslararası düzeyde tescil edilmesini engelleyen bir yaptırım olarak tanımlıyor.

Ancak FIFA'nın kendi açıklamasına göre böyle bir yasak, kulübün belirli bir yükümlülüğü yerine getirmesi halinde FIFA tarafından kaldırılabiliyor. Dolayısıyla sistemde "3 dönem" yazması, her durumda yasağın üç transfer döneminin tamamında uygulanacağı anlamına gelmiyor.

DOSYANIN ARKASINDAN EN-NESYRİ ÇIKTI

Fenerbahçe'nin bugün yaptığı açıklamaya göre dosyanın kaynağı, Sevilla'dan transfer edilen Youssef En-Nesyri'nin bonservis bedeline ilişkin ödeme.

Kulübün açıklamasına göre, 30 Nisan 2026 tarihinde ödenmesi gereken bonservis taksitinin zamanında ödenmemesi üzerine ilgili kulüp FIFA nezdinde başvuruda bulundu.

Fenerbahçe yönetimi, göreve geldikten sonra geciken taksitin ödendiğini belirtti. Ancak dosyayı FIFA'ya taşıyan kulübün bir sonraki taksitin de ödenmesini talep ettiği, Fenerbahçe'nin ise bu konuda FIFA'nın kararını beklediği aktarıldı.

PAZARTESİ ÖDEME YAPILACAK

Fenerbahçe, FIFA'nın kararında hükmedilen ödemenin 28 Eylül Pazartesi günü, yani ilk mesai gününde gerçekleştirileceğini açıkladı.

Kulüp, ödemenin ardından FIFA nezdindeki bürokratik işlemlerin tamamlanmasıyla 3 dönemlik transfer yasağının kaldırılacağını duyurdu.

Bu nedenle mevcut tablo, Fenerbahçe'nin önündeki üç transfer döneminin otomatik olarak transfer yapamayacağı anlamına gelmiyor. Yaptırımın kaldırılması için FIFA kararında belirtilen mali yükümlülüğün yerine getirilmesi gerekiyor.

"3 DÖNEM" KAYDI NEDEN ÖNEMLİ?

FIFA'nın sistemindeki kayıt, yaptırımın mevcut durumda üç transfer dönemini kapsayacak şekilde tanımlandığını gösteriyor. Ancak FIFA, kayıt yasağının belirli şartların yerine getirilmesiyle kaldırılabileceğini açıkça belirtiyor.

Bu nedenle haberin ilk aşamasında ortaya çıkan "Fenerbahçe 3 dönem transfer yapamayacak" algısı ile kulübün açıkladığı son durum arasında önemli bir fark bulunuyor:

Yasak FIFA sisteminde mevcut; ancak kulüp ödeme yükümlülüğünü yerine getirerek yasağın kaldırılmasını sağlayabilecek.

MALİ TABLO GENEL KURULDA GÜNDEME GELECEK

Fenerbahçe yönetimi ayrıca geçmiş döneme ilişkin mali tablo ve yükümlülüklerin 27 Eylül 2026'daki Olağan Genel Kurul'da kongre üyeleri ve kamuoyuyla paylaşılacağını açıkladı. Böylece FIFA dosyasının yanı sıra kulübün geçmiş dönem mali yükümlülüklerinin de genel kurul gündeminde ayrıntılı biçimde ele alınması bekleniyor.

Fenerbahçe'nin ayrıca 30 Haziran 2026 tarihli KAP bildiriminde UEFA'nın finansal sürdürülebilirlik kriterleri kapsamında futbol takımı maliyetlerinin ilgili gelirlerin yüzde 70'lik sınırına karşılık yüzde 84 seviyesinde gerçekleştiğini ve bu nedenle 7 milyon avroluk UEFA finansal disiplin cezası uygulandığını açıkladığı görülüyor. Bu dosya FIFA'daki transfer yasağından ayrı bir UEFA finansal yaptırımıdır.

SONUÇ: YASAK VAR, ANCAK KALICI DEĞİL

FIFA kayıtlarında Fenerbahçe için 3 dönemlik transfer yasağı bulunuyor. Ancak kulübün açıklamasına göre yaptırımın nedeni En-Nesyri transferine ilişkin mali yükümlülük ve ödeme 28 Eylül Pazartesi günü yapılacak.

Ödemenin ardından FIFA'daki bürokratik sürecin tamamlanmasıyla yasağın kaldırılması bekleniyor. Dolayısıyla mevcut durumda Fenerbahçe açısından kritik nokta, üç transfer döneminin tamamında transfer yasağı uygulanması değil, FIFA kararında belirtilen ödemenin yapılarak yaptırımın sistemden kaldırılması.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.