logo
08 ŞUBAT 2026

Medine’den izlenimler

17.08.2012 00:00:00
Peygamberimizi ziyaret ve Ramazan umresi yapmak üzere Hicaz topraklarındayız. Burada her milletten ve devletten insanlar yoğun olarak var. Her fırsatta bu insanlarla karşılaşmanız mümkün. İşte onlardan birkaç tablo.
Medine’de iftar sofrasındayız. Hayır sahipleri Mescid-i Nebevi merkezli, boş buldukları her yere yer sofraları açıyorlar. Hurma ve zemzem başta olmak üzere muhtelif yiyecekler ile sofra bezenmiş durumda. İftar saati yaklaştıkça sofralarda oturacak yer neredeyse kalmıyor. Biz de bir iftar sofrasındayız. Sağımızda solumuzda daha önce hiç görmediğimiz insanlar var. Selam veriyor ve oturuyorlar. Akşam ezanının okunması ile herkes orucunu açıyor; kendi kısmetine düşeni afiyetle yiyor ve dua edip gidiyor. Hep birlikte yaşanan manevi haz, anlatılmaz ancak yaşanır türden.
Namaz saatlerinde Peygamberimizin mescidi içindeki yoğunluk izdiham seviyesine çıkıyor. Namaz kılmak için neredeyse yer bulmak imkânsız. İşte böyle bir ortamda hiç tanımadığınız kişiler ile seccadenizi paylaşıyorsunuz. Lisanlarını anlamasanız bile gönül diliyle karşılıklı anlaşabiliyorsunuz.
Mescid-i Nebi hayatın merkezi durumunda. Yüz binlerce insan buraya doğru akıyor. İnsanlar cana yakınlar. İlk söz ve son söz Allah’ın selamı oluyor. Burada en çok kullanılan selamlaşma sözleri. Asansörde karşılaştığınızda, otel lobisinde, alışveriş merkezlerinde kısacası nerede olursanız olun bir selam cümlesi sizi birbirinize yaklaştırıyor.
Bunlar bütün İslam ülkelerinden gelen insanlar. Yetmedi dünyanın dört bir tarafında gelen müminler bunlar. Bu insanları birbirine yaklaştıran dost ve kardeş yapan husus inandığı Allah’ın birliği, Peygamberimiz, kitabımız Kuran’ı Kerim… Ez cümle imanda bir olmamız. Peki, nasıl oluyor da İslam âlemi kendi içinde birbirine zarar verebiliyor, hatta Arap Baharı örneğinde olduğu gibi birbirini katledebiliyor.
İslam âleminde ki ayrılıklar ve kavga kimin işine yarıyor. Yaşanan bu kaos Müslümanların işine yaramıyor. Ekonomik, sosyal, siyasi olarak insan hakları olarak her geçen gün daha çok hak kaybına uğruyorlar. Yeraltı ve yer üstü zenginlikleri yabancıların eline geçiyor, kısacası bir işgal süreci yaşanıyor.
Ahir zamanı yaşıyoruz. Deccal’in temel özelliklerinden birisi müminleri bölüp parçalamak; Hz. Mehdi’nin ise en temel özelliklerinden bir tanesi ise Müslümanlar arasında birliği temin etmek olacaktır. Herkes kendini bu aynada izlesin. Yaptıkları Müslümanların arasını mı açmak yoksa Müslümanların birliğine ve beraberliğine mi hizmet etmek olduğuna baksın. O zaman Deccal’in mi yolundan yoksa Hz. Mehdi’nin mi yolundan gidildiği net olarak anlaşılacaktır.
Deccalin yolunda gidenlerin vay haline. Onların hali dünyada da ahirette de pişmanlık ve azap olacaktır. 
 
Prof. Dr. Ahmet H. Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.