logo
04 NİSAN 2026

Dünya Milli Ekonomi Modelini konuşuyor

08.02.2026 00:00:00
Konuşmak zorunda. Çünkü dünya, katil ABD'nin sapık yöneticilerinin sömürüsünden, aşağılamasından, ayar vermesinden bıktı.

ABD, dünyayı, insanlığı nasıl sömürüyor? Dolar ile faiz ile serbest piyasa ekonomisi ile. Demek doları, faizi, serbest piyasa adlı sömürü sistemini devre dışı bırakırsan dünya kurtulacak, insanlık kurtulacak.

İşte insanlığı kurtaracak ekonomi sistemini Merhum Prof. Dr. Haydar Baş 21 yıl önce insanımızın, iktidar ve muhalefetin ve de insanlığın önüne koydu.

İşe bak ki! Elin Rus'u geldi. Çinlisi, Hintlisi, Avrupalısı, Amerikalısı, Avustralyalısı geldi bu tezi inceledi, görüş belirtti. Şuan ABD'nin korkulu rüyası olan BRİCS'in temeli bu model oldu.

İyi bir ekonomist olan Sayın Erdoğan dönüp bakmadı bile. 'Atatürk'ün partisiyiz' diyen CHP baktı ama 'bakma' emriyle geri döndüler. MHP'nin zaten ekonomi diye bir derdi yok.

Anlamadığım ise bu kadar ekonomist var, 50 ülkeden 500'den fazla akademisyenin görüş belirttiği Milli Ekonomi Modeli hakkında hiç konuşmamalarıdır.

İnsan en azından der ki, 'bu model şu şu sebeplerden ötürü uygulanamaz. Şu şu iddiaları gerçeklerle bağdaşmıyor' gibi eleştiriler getirir.

Diğer taraftan ilahiyat eğitimi almış bir insanın ekonomiye bu kadar nasıl vakıf olduğunu hiç mi merak etmezler?

Aynı şekilde ilahiyatçı bir insanın dünyanın gündemine giren bir ekonomi anlayışını nasıl kaleme aldığını hiç mi düşünmezler?

Haydar Baş hangi ilimle 'Milli Para' gerçeğini ortaya koydu? Hiç mi akıl etmezler?

Milli Paralarla ticareti neden siyasiler ve ekonomistler değil bir ilahiyatçı ortaya koydu? Bunu da düşünmediler.

Ne siyasetçiler ne de ekonomistler bunların hiçbirini akıl etmedi. Etmediler ama insanımıza da 'para basarsan enflasyon olur, bu modeli uygulatmazlar' fitnesini de yaydılar. 

Enflasyon hiç bitmedi. Okyanus ötesinden emirlerde hiç bitmedi, bitmiyor.

Hafta sonu Viyana'da 11. Kez hem ülkemize hem de insanlığa bu sömürü sistemine Milli Ekonomi Modeli ile karşı duralım. Sömürüyü bitirelim, bağımsızlığımızı kazanalım, çağrısı yapıldı.

Duyanlar kurtulur, duymayanlar ABD'nin köleliğine devam ederler…

Benim anladıklarım

Bana göre Milli Ekonomi Modeli: Kula, kulluğun olmadığı, güçlünün zayıfı ezmediği, ezemediği, herkesin hakkını aldığı bir hayat biçimidir.

Diğer ifade ile iki kapak arasına yazılmış kurallar manzumesi değil Yüce Allah'ın emrettiği, istediği Resulullah'ın, Hz. Yusuf'un ve İmam Ali'nin uyguladığı ekonomi uygulama ve kurallarının, bugünün kavramlarıyla ispatlı olarak anlatımıdır.

Birkaç örnek verirsek! Nahl Suresi 18. ayet; "Allah'ın nimetlerini saymakla bitiremezsiniz."

Milli Ekonomi Modeli; "Kaynaklar sınırsız, ihtiyaçlar sınırlıdır."

Bakara Suresi 278. ayet; "Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve artık faizin peşini bırakın, eğer gerçekten müminler iseniz."

Milli Ekonomi Modeli sıfır faiz yani faizsiz bir sistemdir.

Hz. Muhammed (s.a.a.v); "İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz."

Milli Ekonomi Modeli; "Asgari ücret yani bir insanın yeme-içme-giyinme-barınma gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacağı ücret bugün fakirlik sınırı diye adlandırılan rakamın üstünde olacak."

İmam Ali (a.s); "Yoksulluk cisim olsaydı onu öldürürdüm."

MEM'in sahibi Prof. Dr. Haydar Baş; "Bunlar yardım edilmiş yoksullar topluluğu istiyor. Biz ise yoksulluğu yok ediyoruz. Var mısınız?"

Ekonomi politikalarının olmazsa olmazları

1) Gelir dağılımında denge,

2) Sürekli büyümenin yakalanması,

3) Tam istihdamın sürekli sağlanması.

Peki, bugünkü dünyanın sorunu nedir? Bu 3 başlık. Demek ki, kapitalizm bu başlıklara bırak çare olmayı bu sorunların kaynağı olmuştur.

İşte Milli Ekonomi Modeli'nin hedefi bu başlıkları hayata geçirmektir.

Nasıl mı?

Cevap modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'tan:

*Milli Ekonomi Modeli'nde devlet sadece alan el değil, aldığından daha fazlasını verebilme kudretinde olan iradedir.

*Kapitalist anlayışlar ise devleti, global sermayenin faizle sattığı parasını koruyan ve faiz gelirlerini karşılamak için halkından, vergi toplayan bir irade konumuna getirmiştir.

*Oysa Milli Ekonomi Modelimizde devlet, vatandaşının emeğini yine halkına hizmet olarak sunan iradedir.

*Serbest piyasa, kaynakların ve gelirlerin belli ellerde toplanmasından başka bir şey değildir. Piyasalar, serbestlik adı altında birkaç global sermaye grubunun kontrolüne terk edilmektedir.

Kapitalist anlayışın hedefi, belli bir azınlık grubun refahı olduğu için, serbest piyasa adı altında kaynakların ve elde edilen gelirlerin bu kesime aktarılmasını istemesi son derece normaldir.

Devlet, bu tekelleşmenin önünde engel olarak görüldüğü için, devletin güçlenmesi ve piyasaları kontrol etmesi istenmemektedir.

Paranın, faizle birlikte piyasalardan çekilerek stoklanması, paranın asıl vazifesini ifa etmesine engel olduğu gibi, parayı elinde tutanları piyasalara hâkim kılmaktadır.

Bu sebeple faiz, Milli Ekonomi Modeli'nde bir hastalık olarak tanımlanmıştır. Faiz, gelir dağılımdaki dengeyi bozduğu gibi üretim ile tüketimi de engeller.

Milli Ekonomi Modeli ise kaynakların ve paranın tekelleşmelerini engelleyerek, herkesin rahatlıkla ulaşacağı bir ortamın oluşmasını sağlamaktadır.

Paranın serbest dolaşımı, proje sahibi herkesin üretim yapabileceği bir zemini oluşturduğu gibi, bireylerin kabiliyetlerinin açığa çıkmasına da imkan tanımaktadır.

Paranın ve kaynakların tekelleşmesinin önlenmesi, üretim ile tüketimin önündeki engelleri kaldırmakta, maliyetleri de aşağıya çekmektedir.

Paranın, maliyetsiz ve herkesin sahip olacağı bir hale getirilmesi Milli Ekonomi Modeli'nin en önemli unsurlarındandır.

*Kapitalizm, ekonomik olayları bir kavga mantığında ele almaktadır. İşçi ile işveren, zenginle fakir, çalışan kesim ile emekli olan kesim (örnekleri çoğaltabiliriz) arasında gelirin (kârın) bölüşümünde bir kavga mantığı hâkimdir.

*Oysa Milli Ekonomi Modeli'nde toplumun hiçbir kesimi bir diğerine karşı rakip olarak algılanmamış, toplumu oluşturan bireylerin tamamına fayda sağlayacak yaklaşımların önü açılmıştır.

Özellikle işçi ücretlerini, asgari geçim düzeyinde konumlandıran kapitalist anlayışlar yerine, gerçek ücret tanımı getiren Milli Ekonomi Modeli, hem işverenin, hem de işçinin hakkını sahibine vermektedir.

*Milli Ekonomi Modeli, para ile GSYİH arasındaki bağıntının izahını yaparken; ekonomilerde, piyasalarda bulunması gereken parasal hacmi matematiksel olarak tarif ederek piyasalarda kurulacak dengenin rakamsal açılımını ortaya koymuştur.

 
Akın Aydın / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.