logo
29 TEMMUZ 2026

Mehmet Okur da NBA'de

29.06.2001 00:00:00
 
Mirsad Türkcan ve Hidayet Türkoğlu'nun ardından, E.Pilsenli Mehmet Okur da NBA'de. NBA seçmelerine katılan Mehmet Okur, 2. tur 38. sıradan Detroit Pistons takımı tarafından draft edildi

Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) 2001 yılının draftı New York'da yapıldı. Mirsad Türkcan ve Hidayet Türkoğlu'ndan sonra Mehmet Okur, bir NBA takımı tarafından seçilen üçüncü Türk oyuncusu oldu. Mehmet Okur ikinci turda 38.sıradan Detroit Pistons tarafından tercih edildi.

Efes, NBA şubesi gibi

Efes Pilsen Kulübü Genel Menajeri Engin Özerhun, Mehmet Okur'un NBA'e draft edilmesinin kendilerini mutlu ettiğini ifade etti. NBA deyince, Türkiye'de adeta Efes Pilsen'in akla geldiğini belirten Özerhun, "Daha önce NBA'e seçilen iki oyuncu da Efes Pilsen forması giyiyordu. Şimdi Mehmet'in de seçilmesi bize gurur verdi. EfesPilsen, NBA'in Türkiye şubesi gibi oldu" diye konuştu.

Fiyatı 300 bin dolar

Detroit Pistons'ın Mehmet için nasıl bir strateji belirleyeceğinin henüz belli olmadığını kaydeden Özerhun, "Onlar ne yapacak, Mehmet'inkararı ne olacak, henüz bilmiyoruz. Biz her türlü kolaylığı göstermeye hazırız. Prosedür gereği Detroit Pistons, Mehmet'i isterse, bize 300 bin dolar ödemek zorunda. Bu konudaki maddeler çok açık" şeklinde konuştu.

Hidayet başarılı oldu

Mehmet'ten önce Efes Pilsenli Mirsad Türkcan, New York Knicks tarafından draft edilmiş ve bir sezon bu takımda forma giymişti. Yine Efes Pilsenli olan Hidayet Türkoğlu da, geçen sezon Sacremento Kings tarafından seçilmiş ve yeni takımında başarılı bir sezon geçirmişti.

Erdoğan'dan AHBAP hakkında ilk açıklama

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şurası'nda yaptığı açıklamalarda, depremi fırsat bilip siyasi ve ekonomik kazanç devşirenlerin yargı önünde hesap verdiğini belirterek, "Ucu nereye varırsa varsın; bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz" dedi

28.07.2026 22:00:00
AA
 
Erdoğan'dan AHBAP hakkında ilk açıklama
Erdoğan'dan AHBAP hakkında ilk açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığınca, ATO Congresium'da, "Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı" temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şurası'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmasına, İsrail tarafından Gazze'de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakarca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.

Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.

İki gün sürecek Şura'ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Erdoğan, şunları söyledi:

"İletişim Şura'mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şura'nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi."

"Şura'nın önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şura'nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Erdoğan, "Şura'nın gerek zengin katılımcı profili, gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir." diye konuştu.

Yeni medya araçları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti.

Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zeka modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin "algoritma faşizmi" denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.

Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.

Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı haline getirdiğine işaret eden Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.

"Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi"

Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu:

"Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı.

Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük."

"Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor"

Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.

"Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor." değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Suimisalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz.

Şurası da çok önemlidir, dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz."

"Dijital egemenliği temin ve tahkim etmek birinci öncelik"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askeri anlamda ne kadar güçlü, ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz." dedi.

Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.

Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkan ve araçlarını en etkili surette kullanmak, gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz."

"Kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz"

İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.

"Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir." diyen Erdoğan, "İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Halihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkanına sahibiz." diye konuştu.

Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihi ve milli değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık uluslararası kamuoyu Türkiye'yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır." değerlendirmesinde bulundu.

"Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, "Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı'nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikayeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye'nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum." diye konuştu.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şurayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu düşüncelerle 2. İletişim Şurası'nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şuraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şura neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık'ın Ayasofya tablosunu hediye etti.

Okulların açılacağı tarih belli oldu

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla illere gönderilen genelgeye göre, yeni eğitim öğretim yılı Eylül ayının ortasında ilk ders zilinin çalmasıyla başlayacak 

28.07.2026 14:40:00
Eyüp Kabil
 
Okulların açılacağı tarih belli oldu
Okulların açılacağı tarih belli oldu
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), milyonlarca öğrenci, veli ve öğretmeni yakından ilgilendiren yeni eğitim-öğretim yılı takvimini resmi bir genelgeyle tüm illere duyurdu. Yeni takvime göre, öğretmenlerin okullardaki mesleki çalışmaları 1 Eylül itibarıyla başlayacak. Öğrenciler için yaz tatilini bitirecek olan ilk ders zili ise 14 Eylül Pazartesi günü çalacak.

Eğitim hayatına yeni adım atacak olan okul öncesi (anaokulu) ve ilkokul 1. sınıf öğrencileri için ise her yıl olduğu gibi yine erken uyum haftası uygulanacak. Bu minikler, okula alışma süreçlerinin desteklenmesi amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında uyum eğitimlerine katılacak.

Açıklanan resmi takvime göre eğitim yılının ilk dönemi 22 Ocak Cuma günü karne dağıtımıyla sona erecek. Öğrencilerin nefes alacağı birinci dönem ara tatili ise kasım ayı ortasında gerçekleştirilecek. Sınav takvimleri ve tatil detayları okul yönetimleri tarafından bu genelge doğrultusunda planlanacak.

Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı

İçişleri Bakanlığı tarafından kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişinin yakalanarak Türkiye'ye getirildiği bildirildi

28.07.2026 11:24:00 / Güncelleme: 28.07.2026 11:26:40
İHA
 
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
Kırmızı bültenle aranan 27, ulusal seviyede aranan 38 kişi yakalandı
İçişleri Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan M.Y., İ.A., T.F., Ü.C., E.B., Ö.G., B.G., Ö.H., A.K., M.E., T.A., H.U., H.Y., M.Y., E.Ç., Ö.M.F., İ.H.K., H.K., M.Y., M.H.Ö., B.G., H.D., T.B., M.Y., İ.K., B.V. ve M.K. ile ulusal seviyede aranan N.K., M.A., H.Ö., A.A., Y.Ç., D.Ç., M.Ç., M.A.C., B.U., E.B., T.Ş., N.T., O.E., S.D., E.Ç., B.V., A.A., K.H., İ.C., H.E., T.T., S.A., M.Ç., E.K., U.Ş., U.K., F.Ö., B.Ç., Ü.D., Y.Ü., M.G., B.A., M.Ö., S.Ç., H.K., M.D., S.O. ve Ö.A.'nın yakalandığı belirtildi.



Aranan şahıslardan 51'inin Gürcistan'da, 7'sinin Almanya'da, 2'sinin Belçika'da, 1'inin Avusturya'da, 1'inin Bosna Hersek'te, 1'inin Ukrayna'da, 1'inin Yunanistan ve 1'inin Kuzey Makedonya'da yakalanarak Türkiye'ye geri getirildiği bildirildi. Bakanlık tarafından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi:

"EGM Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri, KOM, İstihbarat ve Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları, Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarınca yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahısların izini titizlikle sürdük.



İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle yürütülen ortak iş birliğiyle yakalanan şahısların ülkemize iadeleri sağlandı. Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aradığımız, organize suç örgütü üyelerini, zehir tacirlerini yakalayıp ülkemize geri getirmeye devam ediyoruz.

Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz."

Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, meslek seçiminin önemli olduğunu kaydederek, "Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli" dedi

28.07.2026 10:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
Üniversite tercihi yapacak öğrencilere öneri
ERÜ Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, üniversite tercihi yapacak öğrencilere önerilerde bulunarak, "Gençlerimiz çok önemli bir sınav maratonundan çıktı. Öncelikle sınava giren bütün öğrencilerimize 'geçmiş olsun' diyorum. Tercih dönemlerinde de bizler kendilerini yönlendirmek, tavsiyede bulunmak durumundayız. Erciyes Üniversitesi olarak 19 fakültemizle kendisinden söz ettiren, kurumsal olarak köklü bir geçmişi olan üniversiteyiz. Bugün sağlık alanından tutun da mühendisliğe, ziraattan tutun da veterinerlikten sosyal alanlara kadar güçlü bir üniversiteyiz. Sadece ulusal boyutta değil, uluslararası boyutta da kendisinden söz ettiren bir üniversiteyiz. Gençlerimizin tercihlerini yaparken bu üniversitelerin, bu geçmiş köklü süreçlerini de dikkate almalarını ben açıkçası tavsiye ediyorum" dedi.

"Dijital alanlar, yapay zeka ve yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler var"

Öğrencilerin uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmalarının önemli olduğunu dile getiren Altun, "Ancak dönüp dolaşıp herkes mesleği noktasında yoğunlaşır. Bir kere meslek seçimi önemlidir. Meslek seçiminden önce il önemlidir. Kayseri bu manada gerçekten 'öğrenci dostu bir şehir' olarak karşımıza çıkıyor. Öğrencilerimiz mutlaka kendi yeteneklerini biliyorlardır. Hangi alanlarda neler yapabileceklerini tahmin ediyorlardır.

Ancak son dönem eğilimlere baktığımız zaman özellikle dijital alanlarda, yapay zekadan tutun da yazılım süreçlerine kadar son derece öne çıkan meslekler olduğunu, dolayısıyla gençlerimizin de bunu dikkate almasında yarar olduğunu düşünüyorum. Bunu seçerken de gençlerimize tavsiyemiz; sevebileceğini ve o meslekle ilgili bilgi alsınlar. Bu bilgiyi sahada almaları bence çok önemli. Uygulamaya yönelik meslekler içerisinde olmaları son derece önemli. Bunları zaten alt alta topladıkları zaman kendileri de, 'Muhtemel benim şu meslekte olmam uygun olacaktır' diye yaklaşmaları lazım. Mezuniyet için 4 sene, 5 sene sonrasını planlamış oluyorlar. Kariyer planlamasında da bunu dikkate almalarını gençlerimize tavsiye ediyorum. İnşallah onlar için hayırlı güzel tercihler olur. Sağlık sıhhat içerisinde eğitim hayatlarına devam ederler diye ümit ediyorum" ifadelerini kullandı.

Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı

Daha bilinçli, işlevsel ve sürdürülebilir tüketim tercihleri, yaz alışverişinde ikinci el ürünleri öne çıkardı. Dolap verilerine göre plaj ve deniz ürünlerinin satışları yüzde 170 artarken, bu ürünlerin ortalama satış süresi bir haftanın altına indi. Düğün, nişan ve mezuniyet sezonunun en çok aranan ürünü olan abiye elbiselerin toplam siparişler içindeki payı ise yüzde 40'a ulaştı

28.07.2026 10:51:00 / Güncelleme: 28.07.2026 10:54:13
İhlas Haber Ajansı
 
Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı
Dolap'ta plaj ürünlerinde satışlar yüzde 170 arttı
Türkiye'nin önde gelen ikinci el alışveriş platformlarından Dolap'ın verileri, deniz ve plaj ürünleri ile özel günler için yapılan tercihlerde yeniden kullanım kültürünün yaz alışverişine güçlü biçimde yansıdığını ortaya koydu. Kullanıcılar yalnızca yeni ürünlere yönelmek yerine, kısa süre veya sınırlı sayıda kullanılacak ürünlerde ikinci el alternatifleri değerlendiriyor. Özellikle tatil, düğün, mezuniyet ve davet sezonlarında ihtiyaçların dönemsel olması, ikinci el alışverişi daha bilinçli ve sürdürülebilir bir seçenek haline getiriyor. Döngüsel ekonomi ile dijitalleşmeyi buluşturup ikinci el alışverişi erişilebilir bir modele dönüştüren Dolap'taki kullanıcıların yaz sezonu ürünlerinde yaptığı aramalarda, düğün, nişan ve mezuniyet elbiseleri ilk sırada yer aldı. Abiye elbiseleri şort ve bermudalar, terlik ve sandaletler, mayolar, deniz şortları, bikini takımları, pareolar ve plaj ürünleri izledi.

Yazlık ürünler Dolap'ta yeniden dolaşıma girdi

Dolap'taki alışverişlerde, plaj elbisesi, deniz şortu, mayo, bikini takımı, plaj çantası, pareo, mayokini, plaj havlusu gibi ürünlerdeki satışlar yüzde 170'lik bir artış kaydetti. Aynı kategorilerdeki sipariş adedi ise yüzde 140 yükseldi.

Dolap'taki kullanıcılar sandalet, terlik, şort ve bermuda gibi tatil sezonu ürünlerinin satışında da yüzde 70'lik bir artış elde etti.

Yaz sezonunun gözdesi abiye elbiseler

Düğün-mezuniyet sezonunun etkisiyle kullanıcıların favorisi haline gelen abiye elbiselerin satışları son iki ayda yüzde 20 arttı. Dolap'taki satıcıların yaz mevsiminin başlamasıyla verdiği 660 bin elbise ilanı göze çarparken, abiye elbiselerin tüm siparişler içindeki payı aynı dönemde artarak yüzde 40'a ulaştı.

Plaj ve deniz ürünleri bir haftadan kısa sürede satılıyor

Yazlık ürünlerdeki talep, satış hızına da yansıdı. Dolap'ta plaj ve deniz ürünlerinin yer aldığı kategoride ortalama satış süresi bir haftanın altında gerçekleşti.

Satıcılar ile alıcılar arasında güvenli, pratik ve sürdürülebilir bir alışveriş köprüsü kuran Dolap'taki satışlarda ilk beş şehir ise, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya olarak listelendi.

Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!


 
Yaz aylarında gerek yetişkinlerde gerekse çocuklarda boğaz enfeksiyonları daha sık görülüyor. Boğaz ağrısı, yutkunma güçlüğü, boğazda yanma hissi, ses kısıklığı, ateş, halsizlik ve boyunda lenf bezlerinde şişlik gibi belirtilerle ortaya çıkan enfeksiyonlar yaşam kalitesini düşürürken, tedavisi ihmal edildiğinde daha büyük sorunlara yol açabiliyor.

28.07.2026 10:45:00
MURAT ÇORBACI
 
Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!
Yazın 'boğaz'ınızdan çekmek istemiyorsanız, bu hatalara dikkat!


Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, boğaz enfeksiyonlarına virüsler ve bakterilerin yanı sıra yanlış alışkanlıkların da yol açtığını belirtirken, yazın vazgeçilmez lezzeti dondurmayı tüketirken de bazı kurallara dikkat etmek gerektiğini vurguluyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, yazın boğaz enfeksiyonuna yol açan 7 önemli hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu. 

Klimayı aşırı soğuk ayarda çalıştırmak

Yaz aylarında dışarıdaki yüksek sıcaklıkla klimalı ortamlar arasındaki ani sıcaklık değişimi, boğaz mukozasının kurumasına ve tahriş olmasına yol açabiliyor. Özellikle klimanın doğrudan yüz, boyun veya göğüs bölgesine üflemesi boğaz şikayetlerini artırabiliyor. Uzun süre çok soğuk ortamlarda bulunmaksa üst solunum yollarının doğal savunma mekanizmalarını olumsuz etkileyebiliyor. Bu nedenle klima sıcaklığının 22-24 derece arasında tutulması ve hava akımının doğrudan kişiye gelmemesi büyük önem taşıyor.

Yeterince su içmemek

Sıcak havalarda terlemeyle birlikte vücudun sıvı ihtiyacı artıyor. Yeterli su tüketilmediğinde boğaz mukozası kuruyabiliyor ve mikroplara karşı koruyucu bariyer zayıflayabiliyor. Kuruyan boğaz dokusu tahrişe daha açık hale gelirken enfeksiyon etkenlerinin yerleşmesi de kolaylaşabiliyor. Bu nedenle gün boyunca düzenli aralıklarla su içerek boğazın nemli kalması büyük önem taşıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde günlük sıvı ihtiyacının karşılanması, boğaz sağlığını korumanın en basit ama en etkili yollarından biri olarak öne çıkıyor.

Ortak alanlarda hijyene dikkat etmemek

Tatil bölgeleri, havuz kenarları, toplu taşıma araçları, alışveriş merkezleri ve kalabalık kapalı alanlar virüslerin kişiden kişiye yayılması için uygun ortam oluşturabiliyor. Ellerin sık temas ettiği yüzeylerden sonra ağız, burun veya gözlere dokunulması bulaş riskini artırabiliyor. El hijyenine özen göstermek, ortak kullanım alanlarında dikkatli davranmak ve gerekli durumlarda el dezenfektanı kullanmaksa yaz aylarında görülen enfeksiyonlara karşı önemli bir koruma sağlıyor.

Aşırı soğuk içecekleri hızlı tüketmek

KBB Uzmanı Prof. Dr. Kalaycık, "Özellikle yaz aylarının önde gelen lezzeti dondurma toplumdaki yaygın kanının aksine tek başına boğaz enfeksiyonuna neden olmaz. Burada sorun dondurmanın aşırı ve kontrolsüz tüketimidir. Soğuk içeceklerde olduğu gibi dondurmanın da çok hızlı ve aşırı miktarda tüketilmesi, boğazın ani sıcaklık değişimine maruz kalarak boğaz dokusunda tahrişe, boğaz ağrısı ve yanma hissine neden olabiliyor. O nedenle içecekleri çok soğuk ve hızlı tüketmemek, dondurmayı da ağızda ısıtmak ve üzerine bir bardak ılık su içmek fayda sağlayacaktır" dedi.

Uykusuzluk ve yoğun tempoda mola vermemek

Yaz tatilinde değişen uyku düzeni bağışıklık sistemini olumsuz etkileyebiliyor. Geç saatlere kadar uyanık kalmak ve yoğun tempoda mola vermemek vücudun enfeksiyonlara karşı savunma gücünü azaltabiliyor. Yeterli uyku alınmadığında yalnızca halsizlik ve dikkat dağınıklığı değil, üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskinde de artış görülebiliyor.

Islak mayo ve terli kıyafetleri değiştirmemek

Deniz veya havuz sonrası ıslak mayo ile uzun süre oturmak ya da terli kıyafetleri değiştirmeden saatler geçirmek, vücudun ani ısı değişimlerine maruz kalmasına neden olabiliyor. Bu durum üst solunum yollarında hassasiyeti artırarak bazı kişilerde boğaz ağrısı şikayetlerini tetikleyebiliyor. Bu nedenle yüzme sonrası mayo ya da bikiniyi, ayrıca terli kıyafetleri mutlaka değiştirmek gerekiyor.

Sigara dumanına maruz kalmak

Prof. Dr. Çiğdem Kalaycık, "Özellikle yaz aylarında klima kullanılan kapalı alanlar, kalabalık sosyal ortamlar ve yetersiz havalandırma nedeniyle sigara dumanına uzun süreli maruziyet (pasif içicilik) daha yoğun hale gelebiliyor. Tütün ürünleri ve elektronik sigara, boğaz ve solunum yollarını kaplayan koruyucu mukozayı tahriş ederek enfeksiyonlara karşı doğal savunma mekanizmalarını zayıflatabiliyor. Yapılan çalışmalara göre; bu tür zararlı alışkanlıkları olanlarda ve pasif içicilerde boğaz kuruluğu, tahriş ve öksürük gibi şikayetler daha kolay tetiklenebilirken, üst solunum yolu enfeksiyonları da daha sık görülüyor" şeklinde konuştu.

Kaş'taki orman yangını büyüyor


 
Antalya'nın Kaş ilçesinde gece saatlerinde orman yangını başladı. Yangına havadan ve karadan müdahale ediliyor.

28.07.2026 10:39:00 / Güncelleme: 28.07.2026 10:50:47
HABER MERKEZİ/AA
 
Kaş'taki orman yangını büyüyor
Kaş'taki orman yangını büyüyor

Antalya'nın Kaş ilçesinde çıkan orman yangınına havadan ve karadan müdahale ediliyor. Üzümlü Mahallesi'ndeki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı. İhbar üzerine bölgeye Antalya Orman Bölge Müdürlüğü ve itfaiye ekipleri yönlendirildi.

Yangına ilk etapta 6 helikopter, 3 uçak, 14 arazöz, 5 su ikmal aracı, 2 ilk müdahale aracı ve 135 orman işçisiyle müdahale ediliyor. Rüzgarın da etkisiyle büyüyen yangını kontrol altına almak için ekiplerin havadan ve karadan müdahalesi sürüyor.

Enerjisi düşürüldü
 
Orman Genel Müdürlüğünün sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamada, yangının enerjisinin düşürüldüğü belirtilerek, "Kaş'ta devam eden yangının enerjisini düşürdük. Yangını tamamen kontrol altına almak için havadan ve karadan mücadelemiz devam ediyor" ifadeleri kullanıldı.

Ticaret Bakanlığı'ndan tüketicilere uyarı


 
Ticaret Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Restoran, kafe ve benzeri işletmelerde servis, masa, kuver ücreti veya benzeri adlarla fiyat listesinde yer almayan ilave ücret talep edilemez, Açıkta satılan ürünlerde, ürünün konulduğu kap veya ambalajın ağırlığı (dara) fiyatlandırmaya dahil edilemez" denildi.

28.07.2026 09:43:00
HABER MERKEZİ/AA
 
Ticaret Bakanlığı'ndan tüketicilere uyarı
Ticaret Bakanlığı'ndan tüketicilere uyarı

Ticaret Bakanlığı, vatandaşların alışveriş ve hizmet alma süreçlerinde sık karşılaşabilecekleri uygulamalara ilişkin temel hususlara yönelik hatırlatmada bulunarak, restoran, kafe ve benzeri işletmelerde servis, masa, kuver ücreti veya benzeri adlarla, fiyat listesinde yer almayan ilave ücretin talep edilemeyeceğini bildirdi.
Bakanlıktan yapılan açıklamada, vatandaşların alışveriş süreçlerinde doğru bilgilendirilmesini sağlamak, haksız uygulamaların önüne geçmek ve şeffaf ticaret ortamını güçlendirmek amacıyla çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğü bildirildi.

Masa ve kuver ücreti almak yasak

Vatandaşların, alışveriş ve hizmet alma süreçlerinde karşılaşabilecekleri uygulamalara ilişkin temel hususlara yönelik bilgi verilen açıklamada, "Restoran, kafe ve benzeri işletmelerde servis, masa, kuver ücreti veya benzeri adlarla, fiyat listesinde yer almayan ilave ücret talep edilemez. Bahşiş ise tamamen tüketicinin kendi iradesine bağlı olup, gönüllülük esasına dayalıdır" ifadesi kullanıldı.
Açıklamada, menülerin "yalnızca" karekod (QR kod) ile sunulamayacağına işaret edilen açıklamada, işletmelerin, dijital erişimin yanında tüketicilerin görebileceği basılı fiyat listelerini de bulundurmakla yükümlü olduğu bildirildi.

Etiket fiyatı geçerli

Etiket fiyatıyla kasa fiyatının farklı olduğu durumlarda tüketici lehine olan, yani daha düşük fiyatın uygulandığı anımsatılan açıklamada, şunlar kaydedildi: "Açıkta satılan ürünlerde, ürünün konulduğu kap veya ambalajın ağırlığı (dara) fiyatlandırmaya dahil edilemez. Tüketici yalnızca satın aldığı ürünün net ağırlığı üzerinden ödeme yapar. Haklarını bilen tüketici, adil ticaretin en güçlü destekçisidir. Bakanlık olarak piyasalarda şeffaflığı, dürüst ticareti ve tüketici memnuniyetini esas alan denetim ve düzenlemelerimizle vatandaşlarımızın haklarını korumaya, tüketicilerimizin ekonomik menfaatlerini güvence altına almaya ve güvenilir ticaret ortamını güçlendirmeye devam ediyoruz."

Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı

28.07.2026 03:00:00
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı
Gülistan Doku soruşturmasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel farklı suçlardan da tutuklandı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, resen soruşturma kapsamında 4 farklı suçlamadan da tutuklandı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, tutuklu bulunan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde inceleme yapıldı.

Yapılan incelemelerde, Sonel ile soruşturma kapsamında tutuklu bulunan ihraç polis memuru Gökhan Ertok arasındaki yazışmalar, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme, kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, kasten yaralama, yağma ve bilişim sistemindeki verileri yok etme veya değiştirme suçları kapsamında değerlendirildi.

Bu kapsamda 23 Temmuz'da şüpheli E.E. ve S.K, Ankara'da eş zamanlı operasyonla gözaltına alındı.

Söz konusu iddiaların ardından eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, koruma polisi Şükrü Eroğlu, eski polis memuru Gökhan Ertok, tutuklu bulundukları cezaevinden alınıp sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Erzurum Şehir Hastanesine getirildi.

Sonel, Eroğlu ile Ertok, yoğun güvenlik önlemleri altında, soruşturmada ifadeleri alınmak üzere Erzurum Adliyesine sevk edildi.

4 farklı suçtan da tutuklandılar

Cumhuriyet savcısındaki ifadelerinin ardından Sonel, Eroğlu ile Ertok, "Nitelikli yağma", "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "Bilişim sistemlerine hukuka aykırı girme ve bozma" ve "Kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi" suçlarından tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Sonel, Eroğlu ile Ertok, sulh ceza hakimliğince bu suçlamalardan da tutuklandı.

Operasyonda gözaltına alınan ve adliyeye sevk edilen diğer şüphelilerden S.K. tutuklandı, E.E. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Böylelikle Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülen soruşturmada tutuklu sayısı 16'ya yükseldi.

- Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturmayla ilgili açıklama yapmıştı

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından konuyla ilgili yapılan açıklamada ise şunlar kaydedilmişti:

"Şüpheli Tuncay Sonel'in dijital materyallerinde yapılan teknik incelemelerde kamu gücünün kötüye kullanıldığı kanunsuz bir ilişki ağına ve Türk Ceza Kanunu'ndaki muhtelif suçlara temas eder mahiyetteki tesadüfi delil niteliğindeki fotoğraf, yazışma ve somut olgulara ulaşılmıştır. Elde edilen deliller doğrultusunda, olayla iltisaklı olduğu değerlendirilen 3'ü halen dosya kapsamında tutuklu toplam 5 şüpheliye yönelik Ankara'da bugün eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, cezaevinde bulunmayan 2 hedef şüpheli yakalanarak gözaltına alınmıştır."

15 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, yürütülen arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca, "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 32 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, eşi Handan Sonel ve oğulları Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer, Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu, güvenlik korucusu Fatih Özmen ve Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi Mehmet Aca tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, iş insanı O.Y, Y.A, F.K, A.Ş, H.K, E.E, M.Y, T.S, E.Y, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla, Y.S, M.P. ve Y.A. savcılık ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.

Kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'nın Manavgat ilçesinde minivanın uçuruma yuvarlandığı kazada yaşamını yitiren 5 kişinin cenazeleri Konya'da toprağa verildi

27.07.2026 14:32:00
Anadolu Ajansı
 
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi
Kazada can veren 5 kişinin cenazeleri defnedildi

Antalya'daki işlemlerin ardından memleketleri Konya'ya gönderilen aynı aileden Erol Arslan (48), Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12) ile Metehan Uğurlu'nun (4) cenazeleri, merkez Karatay ilçesindeki Aliyenler Mezarlığı'na getirildi.

Cenazeler, burada öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törende, Arslan ile Uğurlu ailelerinin yakınları gözyaşı döktü.

Hayatını kaybedenlerden Ebrar Arslan'ın, 2 gün sonra doğum günü olduğu öğrenildi.

Taşağıl-Derebucak Yolu Beydiğin Mahallesi'nde dün meydana gelen kazada kontrolden çıkan Erol Arslan (48) yönetimindeki 42 AKL 36 plakalı minivan, uçuruma yuvarlanmış, kazada sürücü ile araçta bulunan Ayla Arslan (46), İlayda Arslan (15), Ebrar Arslan (12), Metehan Uğurlu (4) hayatını kaybetmiş, yaralanan Abdurrahman (28) ve Hatice Uğurlu (23) hastaneye kaldırılmıştı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.