logo
29 TEMMUZ 2026

İsrail’in suni intifada hesabı ve işgalin yeni aşaması

29.07.2026 00:00:00
 

Orta Doğu'daki kriz, salt bir güvenlik tedbiri veya geçici askeri operasyonlar silsilesi olmaktan çoktan çıktı. 

İsrail yönetiminin Batı Şeria'da tırmandırdığı gerilim ile Gazze, Lübnan ve Suriye hattındaki tutumu birlikte değerlendirildiğinde, karşımıza sistemli bir yayılma ve mülksüzleştirme stratejisi çıkıyor. 

Tel Aviv yönetimi, bölgesel denklemde krizleri yatıştırmak yerine kışkırtmayı, diplomasi yerine ise kalıcı işgal alanları yaratmayı tek siyasi varlık koşulu olarak görüyor.

İsrailli milletvekilinden dikkat çeken 'intifada' iddiası

İsrailli Milletvekili Gilad Kariv'in, Başbakan Netanyahu ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in Batı Şeria'da bilinçli olarak "üçüncü bir intifada" patlak vermesini istediklerine dair açıklamaları son derece kritik bir gerçeği ifşa etmektedir. 

Smotrich'in açıkça dile getirdiği "Yahuda ve Samara'da savaş istiyorum" sözleri, hükümetin bölgesel tansiyonu düşürmek yerine kasten alevlendirdiğini belgeliyor.

Buradaki temel mekanizma son derece belirgindir: 

Önce yasa dışı Yahudi yerleşimciler Filistinli halka yönelik sistematik taşkınlıklar ve saldırılar gerçekleştirerek toplumsal bir patlamayı tetikliyor. 

Ardından yaşanan gerilim ve mukavemet gerekçe gösterilerek İsrail ordusu ile polisi devreye sokuluyor. 

"Önce yerleşimci, sonra devlet işgali" şeklinde işleyen bu döngü, Filistinlilerin meşru direnişini veya olası bir intifada eylemini, Batı Şeria'nın tamamını ilhak etmek ve bölgeyi Gazzeleştirme politikasının kılıfı haline getirmek amacını taşıyor.

Söylemde çekilme, eylemde kalıcı işgal

İsrail basınına yansıyan haberlerde, Netanyahu'nun ABD Başkanı Trump'ın Lübnan, Suriye ve Gazze'deki işgal edilmiş alanlardan çekilme talebine "şiddetle karşı çıkacağı" iddia ediliyor. 

Ancak Washington yönetiminden geldiği öne sürülen bu "çekilme baskısı" gerçekçi bir diplomatik duruştan ziyade, uluslararası kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir algı yönetiminden ibarettir.

Eğer ABD yönetimi söz konusu alanlardan çekilme konusunda samimi bir irade sergileyecek olsaydı; İsrail'e sağladığı askeri, ekonomik ve diplomatik koruma zırhını şartlara bağlar veya keserdi. 

Bu devasa yardım mekanizması kesintisiz işlediği sürece, Washington'ın "çekilme talebi" içi boş bir söylem olmaktan öteye gidemez. 

Netanyahu'nun "hayır" diyeceğini ilan etmesi ise İsrail'in en üst makamından, Gazze'nin yüzde 70'ini kapsayan işgal dâhil olmak üzere, Filistin, Lübnan ve Suriye'deki bölgesel yayılmacılıktan kesinlikle vazgeçilmeyeceğinin tescilidir.

Uluslararası İstikrar Gücü (ISF) ve Bosna travmasının tekrarı

İsrail kabinesinin Gazze'de konuşlandırılması planlanan Uluslararası İstikrar Gücü'ne (ISF) izin vermesi, dokunulmazlık tanıması ve bu gücün sınırlarını çizme biçimi, tehlikeli bir planı gözler önüne seriyor. 

Belirlenen şartlara göre ISF; yalnızca İsrail ile barış anlaşması bulunan ve Tel Aviv'in onayladığı kısıtlı ülkelerin temsilcilerinden oluşacak, İsrail ordusunun doğrudan işgal altında tuttuğu yüzde 70'lik alanda değil, Filistinlilerin sıkıştırıldığı yüzde 30'luk bölgede faaliyet gösterecek ve tamamen İsrail ordusunun koordinasyonunda çalışacak.

Bu tablo, uluslararası toplumun hafızasına kazınan tarihî trajedileri hatırlatmaktadır. 

Srebrenitsa'da BM Barış Gücü'nin tarafsızlık adı altında Silahlı Sırp güçlerinin katliamına göz yumması ve Boşnakları teslim etmesi hafızalardaki tazeliğini korurken; Gazze'deki ISF tasarımı da benzer bir işlev görme riski taşımaktadır. 

İsrail'in denetiminde ve onun adına güvenlik sağlayacak bir uluslararası güç, Filistin halkını korumak bir yana, işgalin meşrulaştırılmasına ve insani ablukanın perde arkasında sürdürülmesine hizmet eden bir taşeron yapıya dönüşebilir.

 
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.