logo
13 EYLÜL 2026

Mert Müdür saç baş yoldurdu

Semedo'nun yokluğunda Gençlerbirliği karşısında ilk 11'de sahaya çıkan Mert Müldür, ilk yarıdaki etkisiz performansıyla beklentilerin çok altında kaldı. Hücumda üretkenlikten uzak duran, dikine riske girmeyen ve savunmada düşük tempoda kalan milli futbolcunun maç verileri sağ kanattaki krizi gözler önüne serdi.
 

16.08.2026 20:23:00
Haber Merkezi
 
Mert Müdür saç baş yoldurdu
Mert Müdür saç baş yoldurdu
Gençlerbirliği mücadelesinin ilk yarısında görev yapan Mert Müldür'ün istatistikleri, modern bir bek oyuncusundan beklenen hücum katkısının oldukça gerisinde kaldığını gösterdi.






Mücadele boyunca ilk 45 dakikada 33 kez topla buluşan milli sağ bek, bu buluşmaların yalnızca 2'sinde topla ilerleme kaydedebildi. Toplam ilerleme mesafesinin 6.9 metrede kalması, sağ kanat aksiyonlarının tamamen durmasına ve hücumun kilitlenmesine yol açtı.

Semedo'nun yokluğunda sağ kanadı canlandırması ve takıma dikine hareketlilik kazandırması beklenen Mert Müldür, top taşıma ve çalım denemelerinde de risk almaktan kaçındı:
- İlk yarı boyunca hiç başarılı top sürme hamlesi gerçekleştiremedi (0/0).
- Toplam taşıma mesafesi yalnızca 12 metrede kaldı.
- 33 topla buluşmada 2 başarısız top kontrolü ve 4 top kaybı yaşadı.






Ayağındaki her 5 topun yaklaşık 1'inde hakimiyeti rakibe kaptıran milli oyuncu, Semedo'nun atletik ve dikine oyun temposuyla kıyaslandığında hücum organizasyonlarında büyük bir gedik açtı.

Savunma hattında yer tutuşuyla bazı sahipsiz topları toplasa da reaksiyon süresi ve ikili mücadele sertliği açısından oldukça yetersiz bir görüntü sergiledi:
- 5 kez sahipsiz top kazandı.
- 2 kez tehlike engelleme hamlesinde bulundu.
- İlk yarım saatlik ve 45 dakikalık dilimde hiç pas arası yapamadı (0).
- Yerde girdiği tek mücadeleyi kazansa da (1/1, %100), topa hamle sayısının azlığı ikili mücadele yoğunluğunun düşüklüğünü gösterdi. Hava toplarında ise çıktığı tek mücadeleyi kaybetti (0/1).






Semedo'nun yokluğunda şans bulan ancak bu fırsatı değerlendiremeyen Mert Müldür; üretkenlikten uzak, top sürme riski almayan ve takım arkadaşlarına pas opsiyonu yaratmakta zorlanan temposuz bir ilk yarı performansı ortaya koydu. Teknik heyetin sağ kanattaki bu tıkanıklığa hamlesi merakla bekleniyor.






İKİNCİ YARIDA DA FACİA DEVAM ETTİ

Fenerbahçe'de Gençlerbirliği mücadelesi sonrasında en çok tartışılan isim Mert Müldür oldu. Sağ bekte rotasyon şansı yakalayan milli futbolcu, sergilediği performansla beklentilerin oldukça altında kaldı. Karşılaşmayı 5.9 Sofascore reytingi ile tamamlayarak sahanın en düşük puanlı oyuncusu olan Mert Müldür'ün saha içi verileri, sarı-lacivertlilerin sağ kanatta yaşadığı üretim ve dinamizm krizini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.






Mert Müldür'ün Gençlerbirliği maçındaki hücum istatistikleri, pozisyonun gerektirdiği modern bek profilinden ne kadar uzak kaldığını gösteriyor. 90 dakika boyunca 2 kilit pas atıp 0.12 asist beklentisinde (xA) kalan milli oyuncu, skora katkı sağlama noktasında oldukça pasif kaldı.






Maç boyunca başarılı bir top sürme (0/0) imza atamaması, kanatta bire birde rakip eksiltemediğini ve oyuna genişlik kazandıramadığını kanıtladı. Bununla birlikte topla katettiği toplam mesafenin sadece 43.9 metrede, dikine ilerlemenin ise 31.8 metrede kalması; hücuma çıkarken riske girmeyen, yana ve geriye güvenli pasları tercih eden çekimser bir oyun anlayışını ortaya koydu.
Milli sağ bekin yetersizliği sadece hücum hattıyla sınırlı kalmadı. İkili mücadelelerdeki dirençsizlik, Fenerbahçe savunmasının sağ kanattan sık sık baskı yemesine yol açtı. Yer mücadelelerinde 2/1, hava toplarında ise 1/0 oranında kalan Mert Müldür, rakibin fiziksel sertliğine yanıt veremedi.






Ayrıca maç boyunca sadece 1 top çalma ve 1 tehlike engelleme yapabilmiş olması, tecrübeli oyuncunun savunma konsantrasyonu ile reaksiyon temposunun ne kadar düşük kaldığını net bir şekilde gösterdi.

Kâğıt üzerinde bakıldığında %86 pas isabeti ve rakip yarı sahada %87'lik başarı oranı olumlu bir tablo gibi görünse de detaya inildiğinde durumun farklı olduğu anlaşılıyor. Taşıma mesafesindeki düşüklük, bu pasların dikine veya yaratıcı aksiyonlardan ziyade risksiz ve enine paslardan oluştuğunu doğruluyor.

Bunun yanı sıra 66 topla buluşmada 10 top kaybı yapan ve 3 kez başarısız top kontrolü sergileyen Mert Müldür, takımı hücumda opsiyonsuz bırakırken rakibin tehlikeli geçiş hücumlarına da zemin hazırladı. Ele geçen rotasyon fırsatını değerlendiremeyen 27 yaşındaki futbolcu, çizgiye inme, atletizm ve mücadele sertliğinden uzak görüntüsüyle teknik heyetin güvenini boşa çıkardı.

İsmail Kartal ne zaman bırakacak?

İsmail Kartal’ın 'dönmemek üzere' gittiği, Aziz Yıldırım’ın 'dönecek' demesine rağmen dönmediği ancak ertesi gün idmana çıktığı süreçte Fenerbahçe’nin psikolojisi bozuldu. Oyuncular 'Bugün var, yarın var mı?' diye soruyor

13.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
İsmail Kartal ne zaman bırakacak?
Aziz Yıldırım ise kendisinin ikna edemediği Kartal'ın Cihan Kamer ve Oğuz Çetin tarafından ikna edilmesiyle karizmayı çizdirdi. Taraftar 'samimiyetsizlik' seziyor. Kartal ise ilk kötü sonuçta koltuğunun sallanacağından emin.






İsmail Kartal gitti, geldi. Gitti, yeniden geldi. Dün idmana çıkmayan Fenerbahçe Teknik Direktörü, bugün takımının başında Gaziantep maçı hazırlıklarına katıldı.
 
Kartal'ın "bir daha dönmemek üzere" gitmesine rağmen dönmesi; Aziz Yıldırım'ın "dönecek" demesine rağmen Kartal'ın dönmemesi ama kendisini Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'in ikna etmesi camiada, taraftarda ve futbolcular arasında değişik psikolojik bir ortam oluşturdu.







Bir gün önce "bir daha dönmemek üzere" veda edip antrenmana çıkmayan bir teknik adamın iki gün içinde geri dönmesinin, oyuncularda profesyonel güven kaybı yaratması muhtemel. Hoca ve oyuncular arasındaki otorite bağı zedelenirken, "Bugün var, yarın var mı?" düşüncesi takımdaki ciddiyeti ve odaklanmayı olumsuz etkileyebilir.






Yıldırım'ın "Dönecek" demesine rağmen hocanın ikna olmaması, ardından devreye Kamer ve Çetin gibi aracıların girmesiyle geri dönmesi, Yıldırım'ın otorite çatlağını ortaya çıkardı. Yönetimin kriz çözme becerisi bilmeden de olsa tartışmaya açıldı. Krizin farklı figürlerle çözülmesi iç dinamiklerdeki zafiyet olarak yansıdı.






Taraftar arasında tam bir "kaos ve samimiyetsizlik" havası hâkim. Bir yanda kulübe ve yönetime karşı derin bir güvensizlik oluşurken diğer yanda "kulübün profesyonellikle değil, hatır-gönül ve kişisel ilişkilerle yönetildiği" algısı pekişti. Bu da camiada umutsuzluk ve kutuplaşmayı artırdı.
 
İsmail Kartal ise karar alma süreçlerinde yönetimle zaman zaman görüş ayrılıkları yaşayarak hareket alanını daralttı. Sahaya çıktığında üzerindeki beklenti ve baskı çok daha yüksek olacak; olası bir puan kaybında bu yönetimsel süreçler yeniden gündeme gelecektir.

Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu

Camia böyle devam ederse Galatasaray'ın 'korkunç' şampiyonsuz 14 sezonluk rekorunun kırılmasından korkuyor… Ancak Fenerbahçe camiası da ezeli rakiplerinin 1968-69'dan 1986-87'ye geçen dönemde yaptığı hataları birebir tekrarlıyor.
 

13.09.2026 16:53:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Fenerbahçe'de "Galatasaray'ın durumuna düşersek" korkusu
Galatasaray 14 sezon üst üste şampiyon olamadı... Fenerbahçe için de bu süre hızla aktı. En son şampiyon olunan 2013-14 sezonundan bu yana 12 sezon geçti. Ezeli rakibin korkunç rekorunu kırmak artık işten bile değil.






İsmail Kartal'ın gidip gelmesi, Aziz Yıldırım'ın "beceremiyor" dendikten sonra "kurtarıcı" gibi dönmesi Fenerbahçe'nin içinde olduğu kaosun belki de en net anlatımı oldu.

Peki geçmiş yıllara bakarsak Galatasaray o korkunç sarmalda Fenerbahçe'nin bugününe benzer şeyler yaşadı mı?






Galatasaray, 1968-1969 sezonundaki şampiyonluğunun ardından 1986-1987 sezonuna kadar süren ve tam 14 sezonluk o meşhur şampiyonluk hasreti sırasında, İsmail Kartal'ın dönüp dolaşıp göreve gelmesi gibi, Coşkun Özarı, Turgay Şeren ve Fethi Demircan gibi isimleri defalarca göreve getirdi.






Galatasaray o yıllarda kadroda sık sık revizyon yaptı. Büyük umutlarla transfer edilen yıldız isimler kısa sürede gözden düşüp takımdan ayrıldı. Takım olgusu yaratmak yerine sürekli yenilenen kadrolarla sezona başlandı.






Şampiyonlukların kıl payı kaçtığı veya puan kayıplarının yaşandığı dönemlerde camia, başarısızlığın merkezine hakem kararlarını ve federasyon yönetimlerini koyan yoğun bir algı üretti.

10. yıldan sonra taraftar arasında "Ne yapsak olmuyor" düşüncesi hâkim oldu. Son haftalara yarışta girilse bile tribünlerde şampiyonluğun yine kaçacağına dair karamsar bir atmosfer oluştu.

Uğurcan Çakır korkutuyor!

Uğurcan şu ana kadar Galatasaray'a doğrudan maç kaybettirmedi; doğrudan gole sebebiyet veren büyük bir hatası da yok. Ancak 7.16'lık ortalama reytingi ve özellikle Sporting ile Çorum FK maçlarındaki düşük performansı, ritim kaybının Dünya Kupası'ndan beri sürdüğünü gösteriyor.
 

13.09.2026 16:50:00
Haber Merkezi
 
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır korkutuyor!
Uğurcan Çakır, geçen sezon transfer olduğu Galatasaray'da beklentilerin de üzerine çıkarak şampiyonlukta pay sahibi olmuştu. Ancak özellikle Dünya Kupası'nda kötü oynaması ve o dönemde başlayan performans düşüklüğü bu sezona da sirayet etti.






Uğurcan Çakır belki de şu ana kadar bariz hatalar yapmadı, Galatasaray'a maç kaybettirmedi; ancak bu sezon hiçbir maçta öne çıkıp maç kazandıran isim de olmadı.

Çıktığı maçlarda 11 şutun 4'ünü gol olarak kalesinde gördü. Kurtarış yüzdesinin %63.6 seviyesinde kalması, kalesine gelen neredeyse her üç şuttan birinin golle sonuçlandığını gösteriyor.






Engellenen gol beklentisi verisi -0.24 (diğer veride -1.23) olarak ölçülmüş. Bu tablo, Uğurcan'ın yememesi gereken veya çıkarabileceği pozisyonlarda ekstra bir hamle yapıp "maç kazandıran" kurtarış üretemediğini doğruluyor.

Kalesinde gördüğü 4 golün 2'si ceza sahası dışından. Üst düzey bir kalecinin ceza sahası dışı şutlarda bu oranda gol yemesi, konsantrasyon ve reaksiyon süresindeki düşüşe işaret ediyor.






Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi

Italiano'nun uyarısı doğrultusunda Orkun Kökçü, agresifliği daha kontrollü ve profesyonel bir boyuta taşıması gerektiğini kabul etti. Böylelikle Beşiktaş kırmızı kart riskini azaltacaktır
 

13.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi
Beşiktaş'ta Orkun Kökçü endişesi
Yönetim, Orkun'un bu hırsını ve hakemlerle çata çat mücadele eden, hak arayan profilini baskılamayı doğru bulmuyor; aksine saha içi güç dengesi içinde bunu korumayı tercih ediyor. Ancak Italiano'nun uyarısı doğrultusunda Orkun, bu agresifliği daha kontrollü ve profesyonel bir boyuta taşıması gerektiğini kabul etti. Böylelikle Beşiktaş hem sahada sesini çıkaracak hem de kırmızı kart riskini azaltacaktır.






Beşiktaş kaptanı Orkun Kökçü'nün son dönemde hakemlerle girdiği yüksek tansiyonlu diyaloglar ve teknik direktör Vincenzo Italiano'nun yaptığı uyarı niteliğindeki açıklama, kulüp içi dengeler ile saha içi dinamiklerinin çakışmasına neden oldu.






İtalyan teknik adam tecrübesiyle konuştu. Kaptanın hırsını takdir etmekle beraber, gereksiz bir kırmızı kartla eksik kalmanın takıma vereceği zararı da unutmuyor. Taktiksel disiplini ve soğukkanlılığı ön planda tutmayı tercih ettiğini ortaya koydu.






Orkun ise sahada liderlik rolünü üstlenen, hırslı ve takımı sahiplenen yapısıyla bu diyalogları bir "hak arama" ve takımı ateşleme mekanizması olarak görüyor. Ancak hocasının uyarısını dikkate alıp tepkilerini tamamen yok etmek yerine daha dozajlı hale getirmeyi hedefleyeceğinin sözünü verdi.






Yönetim açısından durum çift taraflı keskin bir kılıç. Bir yandan Beşiktaş'ın saha içinde pasif kalmamasını, "hakkının yenmemesini" ve agresif bir liderin hakem üzerinde baskı kurmasını istiyorlar. Diğer yandan ise gereksiz kartlar yüzünden oyuncunun cezalı duruma düşüp takımı yalnız bırakmasına karşı çıkıyorlar.

Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!

El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir
 

13.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Okan Buruk'a saldırıdan asla vazgeçmiyorlar!
Sezon başında Leipzig idmanlarının tamamını eksiksiz tamamlayan, hatta Almanya Kupası ilk maçında yer alan El Chadaille Bitshiabu aleyhine '3 kilo fazlası var' diyerek itibar suikastı yapıldı. 1.96 boyu olan 91 kiloluk Fransız stoperin 88 kiloya gerilemesi ise uzmanlara göre 'caydırıcı kütle avantajını' kaybetmesi anlamına gelir.






Galatasaray ve özellikle Okan Buruk'un yaptırdığı transferler üzerine oyunlar oynanmaya devam ediyor... Bu kez de yeni transfer El Chadaille Bitshiabu'nun kilolu olduğuna dair dedikodular üretilmeye başlandı. Bunu üretenler ise hafta içinde "Abdülkerim Bardakcı sakat, Sporting maçında oynamayacak" dedikodularını çıkaranlarla aynı cenahlar. Bu cenahlar, Okan Buruk'un kendilerini "sakat değil" diye yalanlamasının hemen ardından Sporting karşısına Ismail Jakobs'la çıkmasının intikamını "Bitshiabu'nun 3 kilo fazlası var" diyerek almaya çalışıyor.






Kongo DC asıllı Bitshiabu 1.96 boyunda olmasına rağmen şu anda 91 kilo... "Kilolu" denebilecek bir durumu yok. 1.96 m boyundaki modern bir stoper için 90-95 kg aralığı kilolu olmaktan ziyade atletik, kaslı ve kalıplı bir stoper fiziğini temsil eder. Bitshiabu iddia edildiği gibi 88 kiloya düşerse sırtı dönük top saklayan güçlü santrforlara (örneğin Lukaku ya da Vlahovic...) karşı omuz omuza mücadelelerde caydırıcı kütle avantajını yitirebilir.






PSG altyapısında oynarken henüz 13-14 yaşlarında 1.90 üzerine çıktı, devasa fiziğiyle dikkat çekti. O dönemde fiziki üstünlüğü ve hızlı büyümesi kamuoyunda "yaş tespiti" ve "erken fiziksel gelişim" tartışmalarına konu oldu; ancak kariyerinin hiçbir döneminde performansını olumsuz etkileyen veya tıbbi ya da disiplinsel anlamda bir "kilo" sorunu yaşamadı.






Leipzig'in sezon başı hazırlık kampı Donaueschingen'de yapıldı. Bitshiabu da Alman ekibinin sezon başı kamp dönemine eksiksiz katıldı, fiziksel ve taktiksel hazırlıklarını tamamladı. Sezonun ilk resmi mücadelesi olan DFB-Pokal karşılaşmasının maç kadrosunda da yer aldı, sonra Galatasaray'a geldi.

Galatasaray'a bu Musiala'yı getirmeye çalıştılar

Yaz transfer döneminde adı sık sık Galatasaray ile anılan ve hakkında çıkan iddialar nedeniyle bir gazetecinin ifade vermesine dahi yol açan Jamal Musiala'nın yaşadığı sağlık sorunları gündemden düşmüyor

13.09.2026 07:40:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'a bu Musiala'yı getirmeye çalıştılar
Galatasaray'a bu Musiala'yı getirmeye çalıştılar
Yaz transfer döneminin en çok konuşulan ve Türkiye'de geniş yankı uyandıran başlıklarından biri Jamal Musiala - Galatasaray iddialarıydı.






23 yaşındaki hücum oyuncusu Jamal Musiala, sezon öncesi hazırlık kampında ciddi nörolojik sorunlar yaşadı. Antrenmanlarda ve hazırlık karşılaşmalarında kısa süreler içinde sahadan uzak kalmak zorunda kalan genç yetenek, uzun süren bir tedavi ve rehabilitasyon sürecinin ardından kademeli olarak sahalara geri döndü.






Musiala, Şampiyonlar Ligi'nde FK Bodø/Glimt'e karşı alınan 5-0'lık galibiyette FC Bayern'in ilk 11'inde yer alarak sahalara güçlü bir dönüş yaptı. Maçın ardından Bayern Münih'in tecrübeli ismi Joshua Kimmich, Abendzeitung'a verdiği demeçte takım arkadaşının durumunu ve sahada ona nasıl özel bir hassasiyet gösterdiklerini anlattı.






Kimmich, Musiala'nın sahada benzer bir sağlık sorunu yaşaması ihtimaline karşı tüm takımın tetikte olduğunu belirterek, "Yanına gidip onu yere yatırmaya çalışıcağız. Sonra doktorlar ve fizyoterapistler gelip hemen ilgilenecekler" ifadelerini kullandı.

Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz

İstifa kararının arkasında duran İsmail Kartal'ın Aziz Yıldırım'ı değil de Cihan Kamer ile Oğuz Çetin'i dinlemesinin arkasında bambaşka bir sözün olduğu iddia edildi. İddiaya göre Kamer ve Çetin, Kartal'a, 'Başkan artık takıma karışmayacak' sözü verdi

12.09.2026 17:17:00 / Güncelleme: 12.09.2026 17:19:43
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
Aziz Yıldırım'dan İsmail Kartal'a şaşırtan söz
İsmail Kartal, AS Roma beraberliğinden sonra "Dönüş yok" dedi, bıraktı gitti. Aziz Yıldırım kendisiyle konuştu, "Gidemezsin" dedi. O anda bu işi tatlıya bağladığını sanıyordu. Ancak eski çamlar bardak olmuştu. Kartal'ın ne kadar kendisinden emin istifa ettiğinden habersizdi. Kartal dün idmana çıkmadı. Herkes Kartal'ın kararının arkasında durduğunu sanıyordu. Ancak yönetici Cihan Kamer ve eski takım arkadaşı Futbol Direktörü Oğuz Çetin evine kadar giderek İsmail Kartal'ı ikna etti.






Gelen bilgilere göre Kamer ve Çetin, Kartal'a yalnız olmadığı, yönetim kurulunun ve camianın arkasında duracağı yönünde güçlü güvenceler verdi. Kararlarında ve teknik konularda daha fazla özerklik verileceği, tesislerdeki ve takımdaki huzursuzluk yaratan unsurların giderileceği söylendi. Asıl bomba iddia ise Kamer ve Çetin'in, "Başkan işine karışmayacak" sözü vermesi oldu.






Aziz Yıldırım ile yaşanabilecek olası fikir ayrılıklarında Kamer ve Çetin'in tampon görevi üstleneceği ve Kartal'ı doğrudan baskılara karşı koruyacakları garantisi sunuldu.

İsmail Kartal sonrası Fenerbahçe'nin başına Antonio Conte geçecek

Fenerbahçe yönetimi İsmail Kartal'ın bugün idmana çıkacağını açıkladı...gerçekten çıktı da. Ancak İtalyan TMW dün gece geç saatlerde sarı-lacivertlilerle Antonio Conte arasında ilk görüşmenin yapıldığını iddia etti

12.09.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal sonrası Fenerbahçe'nin başına Antonio Conte geçecek
İsmail Kartal sonrası Fenerbahçe'nin başına Antonio Conte geçecek
Şampiyonlar Ligi'nde Roma ile berabere kalınmasının ardından görevinden ayrılan İsmail Kartal'ın bugün antrenmana çıkamasına rağmen, İtalya'dan gündemi sarsacak bir iddia geldi.

İtalyan spor portalı TuttoMercatoWeb (TMW), Fenerbahçe'nin dünyaca ünlü teknik direktör Antonio Conte ile resmen temas kurduğunu öne sürdü.






Sarı-lacivertli kulüpte İsmail Kartal'ın ayrılığı sonrası teknik direktör arayışları hız kazanırken, listenin başında Antonio Conte'nin yer aldığı belirtildi. İtalyan basınında yer alan habere göre iki taraf arasındaki ilk görüşmeler gerçekleşti.

Fenerbahçe yönetiminin Antonio Conte'nin durumunu ve şartlarını yakından takip ettiği, transfer sürecine dair gelişmelerin önümüzdeki saatlerde netleşeceği ifade ediliyor.

Fenerbahçe'de kaos erken başladı

İsmail Kartal cephesinde Roma maçında kafasına gelen su şişesiyle ipler tamamen kopmuşken, Aziz Yıldırım zoraki ve otoriter tutumuyla bu birlikteliği teknik olarak devam ettirmeye çalıştı… Fenerbahçe'de yaşanan süreç mental olarak kırılmış bir yapıyı işaret etmekte. 21 yıl başkanlık yapan Yıldırım'ın dönüşünde kaos çok erken başladı

11.09.2026 11:14:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
Fenerbahçe'de kaos erken başladı
Fenerbahçe, 18 yıl sonra döndüğü Şampiyonlar Ligi'nde AS Roma ile sahasında 1-1 berabere kaldı... İsmail Kartal maç sonunda "Bu akşam görevimi bıraktım. Kulübümün önünü açmak için ben böyle bir karar aldım. Yol yakınken istifa ettim, bir daha geri dönmemek kaydıyla..." diyerek rest çekti.






Başkan Aziz Yıldırım ise "İsmail Hoca aniden istifa etti, hiç beklemiyorduk ki. Siz yazıyorsunuz istifa edecek diye, siz yazmayın bakalım istifa edecek mi" diyerek faturayı başka yere çıkardı.

Ancak söylemler incelendiğinde bu tablo kesin bir geri dönüşten ziyade, krizi kontrol altına alma ve süreci İsmail Kartal ile götürme dayatması olarak öne çıktı.






Kartal'ın "bir daha geri dönmemek kaydıyla" ifadesi son derece net ve radikal. Yaşanan psikolojik yıpranmayı, stresi ve tepkileri ("İlaç alıyorum" vurgusu) gerekçe göstererek bağları tamamen kopardı.

Psikolojik ve sosyolojik olarak değerlendirildiğinde Yıldırım, Kartal'ın kararına taktiksel veya duygusal bir zeminde değil; patronaj ve büyüklük hiyerarşisi üzerinden müdahale etmek ("Ben onun büyüğüyüm, devam edeceksin dedim bitti", "Ben ayrılana kadar gidemez") istedi.






Burada Kartal'ın iradesinden ziyade başkanlık otoritesinin dayatması söz konusu. Yıldırım'ın temel amacı, sezon ortasında/kriz anında hocanın kendi kararıyla ayrılmasının kulüp otoritesini zayıflatmasını engellemek. Çünkü biliyor ki şimdi yapılacak bir teknik adam değişikliği yönetimini çok zor durumda bırakacak.

Yıldırım, dış unsurları (sosyal medya, basın, taraftar baskısı) suçlayarak içerideki krizi yatıştırmaya çalıştı. Kartal'ın görevde kalması "gönüllü bir birliktelik" veya uzun vadeli bir projenin başlangıcından çok, yönetimin yeni bir alternatif oluşturana veya süreci stabil hale getirene kadar kullandığı bir kalkan niteliğinde.

Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak

Fenerbahçe, Roma ile berabere kaldı, taraftar çıldırdı

11.09.2026 10:57:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak
Fenerbahçe'de asıl kıyamet bundan sonra kopacak
Fenerbahçe, Roma ile berabere kaldı, taraftar çıldırdı. Tepkiler sonrası teknik direktör İsmail Kartal'ın fevri istifasında Fenerbahçe'de Aziz Yıldırım üzerinden anlık bir 'yetki usulü' çözüm sağlanmış görünse de sorunun özü (taraftar baskısı, saha içi huzursuzluk ve hocanın psikolojik olarak görevi bırakma isteği) çözülmediği için camiayı bugünden çok daha fırtınalı bir süreç bekliyor.






Beşiktaş derbisinde alınan yenilginin ardından AS Roma karşısında yaşanan beraberlik ve "su şişesi" olayı, Fenerbahçe'nin yepyeni bir sürece girmesine neden oldu. İsmail Kartal, camianın evladı olarak kendisine su şişesi atılmasını kaldıramadı ve istifa etti. Aziz Yıldırım ise "Olmaz, ben varken gidemezsin." dedi. Stattan çıkarken de "Evine gidiyor, bir şey yok." ifadelerini kullandı.






Sadece Fenerbahçe taraftarı ve camiası değil, tüm futbol kamuoyu bundan sonra ne olacağını merak ediyor. Gazetemizin bu konuda bazı öngörüleri var:

İsmail Kartal, maça ve taraftara tepkili: Kafasına şişe atılması bardaktan taşan son damla oldu. İstifasından geri adım atmaya zorlanması, hoca üzerindeki stresi artıracak; özgüvenini ve karar alma yetisini olumsuz etkileyecek.







Soyunma odasındaki otorite zayıflayacak: Oyuncular "gitmek isteyen ama başkan tarafından tutulan" bir teknik adamla çalışmak zorunda kalacak. Bu durum soyunma odasındaki otoriteyi sarsacak.

Hiyerarşik baskı ve kriz riski: Aziz Yıldırım'ın durumdan haberinin olmadığını belirtmesi ve kararı doğrudan veto etmesi, kararların istişareden ziyade hiyerarşik bir baskıyla alındığını hissettiriyor. İsmail Kartal görevde kalsa bile taraftar veya medya baskısı altındaki ilk başarısızlıkta bu kriz daha şiddetli patlak verecek.







Yönetim ve tribün çatlağı: Aziz Yıldırım'ın sosyal medya ve taraftar baskısını sert şekilde eleştirmesi, tribün ve camia ile yönetim arasındaki çatlağı derinleştirdi.

Sürdürülebilirlik sorunu: İsmail Kartal'a yönelik protestoların devam etmesi durumunda, hocanın kulüpte kalması sürdürülebilir olmaktan çıkacak.







Kaçınılmaz ayrılık: Kartal, başkanı kırmamak adına birkaç maç daha sahaya çıksa da kafasında bitirdiği bir görevi yürütmekte zorlanacak ve ilk puan kaybında Aziz Yıldırım da ayrılığa onay vermek zorunda kalacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.