logo
28 EYLÜL 2026

'MHP ile el ele kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi inşa edeceğiz'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'yle el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz" dedi.

20.05.2026 16:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
'MHP ile el ele kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi inşa edeceğiz'
'MHP ile el ele kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi inşa edeceğiz'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İttifak ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi'yle el ele, omuz omuza verecek, her metrekaresinde huzurun, güvenliğin, refahın ve kardeşliğin olduğu bir Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz" dedi






Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde gerçekleştirilen grup toplantısında konuştu. Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.

Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı aralarında sporcuların da olduğu 200'ü aşkın genç ile Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kutladıklarını dile getirerek, "Öncesinde cumartesi günü Kocaeli Spor Stadyumu'nun içini ve dışını hınca hınç dolduran gençlerimizle bir araya geldik. 207 üniversitemizden. 81 vilayetimizden gelen gençlerimiz ile ülkemizde misafir olarak bulunan üniversiteli genç kardeşlerimizin heyecanına ortak olduk. Stadyumun içi kadar dışı da çok farklıydı, heyecan vericiydi. Her yaştan, her kökenden, her gelir grubundan ve farklı hayat tarzından 100 bin gencimiz adeta bir insan seli olup Kocaeli'ne akmıştı. Kocaelili kardeşlerimiz de misafirlerine başarıyla ev sahipliği yaptılar.

Türkiye'nin beceri hazinesinin zenginliğine orada bir kere daha şahitlik ettik. Başta CHP olmak üzere muhalefeti kıskandıran, muhalefetin gençlerle ilgili iddialarını tek tek çürüten bir şölene imza attık. Kocaeli'ndeki şölen bizim sadece gençlerin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz buluşmalarımızdan 14'üncüsüydü. Bunun dışında kongrelerimizde, sohbet toplantılarımızda, farklı etkinliklerde özellikle de gençlerimizle yüzlerce defa bir araya geldik. Bu programlarda gençlerle birlikte bütün vatandaşlarımıza gönlümüzün kapılarını açtık. Yunus'un 'Biz kimseye kin tutmazuz, kamu alem birdir bize' anlayışıyla bu ülkenin tüm gençlerini aynı samimiyetle bağrımıza bastık" diye konuştu.

Gençleri hafife alan, gençlere sırtını dönen bir hareketin başarı şansının olmadığını aktaran Erdoğan, gençlerin omuz vermediği bir mücadelenin zafere ulaşamayacağını, kalıcı olamayacağını kaydetti.









"Kurulduğumuz ilk günden itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduk"

AK Parti'nin kurulduğu ilk günden itibaren gençlerin en çok rağbet ettiği adres olduğunu belirten Erdoğan, "Sadece gençler için siyaset yapmadık. Siyaseti gençlerle birlikte yaptık. Üstenci, kibirli, yargılayan gençleri tedip ve tehdit eden söylemleri kapımıza hiçbir zaman yaklaştırmadık. Önce gençleri anlamaya çalıştık. Gençlerle empati kurmayı denedik. Ders vermek yerine gençlere kulak vermeyi tercih ettik. Gençlerimizin talep, beklenti ve sorunlarına yine gençlerimizle birlikte çözüm yolları geliştirdik.

Ortak akılla çözüm ürettik. Üniversitede fikir teri döken gençlerimizi önemsediğimiz kadar özellikle sanayide alın teri döken gençlerimize de ihtimam gösterdik. Başörtüleri dolayısıyla üniversiteye alınmayan gençlerimizin meseleleriyle ilgilendiğimiz kadar henüz ömrünün baharındayken hayatın zorluklarını göğüslemek zorunda kalan gençlerimizin dertleriyle de ilgilendik. Çamlıca Camii'nde hafızlık icazet merasimine katıldığımız çocuklarımız gibi AMATEM'lerde bağımlılık tedavisi gören yavrularımıza da şefkatle yaklaştık. İstiklal Marşı'mızı tüm dünyaya dinleten genç sporcularımızla iftihar ettiğimiz kadar başımıza icat çıkaran genç mühendislerimizle de iftihar ettik" ifadelerini kullandı.

Dün olduğu gibi bugün de gençlerin yargılanmadan önce dinlenmeyi, yaftalanmadan önce anlaşılmayı beklediğine dikkati çeken Başkan Erdoğan, gençlerin büyüklerden sadece kendilerine ders vermesini değil, aynı zamanda kendilerine değer verilmesini istediğine de vurgu yaptı.









"Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanının gençleri tahkir eden hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur"

Ön yargısız bir şekilde, açık bir kalp ve açık bir zihinle gençleri anlamaya, gençlerin ruh dünyalarının derinliklerine inmeye çalıştıklarını aktaran Erdoğan, "Gençlerimizi harflerle ayırıp, doğum yılına göre onları kategorize edenlerin, bizim ne yapmaya çalıştığımızı kavramakta zorlanmaları gayet doğaldır. Gençleri sarf malzemesi olarak yolsuzluklarını örtmek için bir istismar aracı olarak görenlerin, AK Parti'nin gençlerle kurduğu hasbi ve harbi ilişkiyi kıskanmalarına şaşırmamak gerekir.

Tilki uzanamadığı üzüme koruk dermiş. Bunlar da gençlik şölenimize çamur ve iftira atarak, kendi kifayetsizliklerini kapatmanın derdindedir. Hakareti siyaset zanneden CHP Genel Başkanı'nın gençleri tahkir eden, gençleri aşağılayan hezeyanlarının bizim nazarımızda hiçbir kıymeti yoktur. Çünkü bırakın stadyumda 100 bin gençle şölen yapmayı, bunlar salonları bile doldurmakta artık zorlanıyorlar. Bir senedir oradan oraya sürükledikleri CHP'li vatandaşlarımız da bunlardan umutlarını kesmeye, ortaya saçılan pislikler sebebiyle uzaklaşmaya başladı" açıklamasında bulundu.









"Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline dönüştü"

"Cumhuriyeti kurmakla övünen CHP, üç beş kifayetsiz muhterisin elinde seçmenini utandıran bir parti haline dönüştü" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Sokağa çıkmaya yüzleri yok. Vatandaşın, bilhassa da gençlerimizin yüzüne bakacak halleri yok. Tüm öfkeleri, bu hakikatin gençlerimiz tarafından da biliniyor olmasındandır. Gençlerimiz, ağızlarından liyakati düşürmeyenlerin, yönettikleri belediyeleri nasıl arpalığa çevirdiklerini çok net görüyor. Gençlerimiz, sürekli 'ahlaki üstünlükten' dem vuranların, nasıl bir ahlaksızlık batağına saplandıklarını çok net görüyor. Rüşvetsiz selam dahi almayanların içler acısı durumunu, bu ülkenin gençleri elbette görüyor, takip ediyor, bu açgözlülerle arasına mesafe koyuyor. Genel Başkan dâhil, CHP'nin rahatsızlığının temel sebebi işte budur.

Varsın beyefendiler rahatsız olsun. Biz, gençlere güvenmeye, gençlerimizin önünü açmaya devam edeceğiz. Milli ve manevi değerlerimiz ışığında, gençlerimizin en iyi, en donanımlı, en şuurlu şekilde yetişmeleri için elimizden gelen çabayı harcayacağız. Türkiye'nin aydınlık yarınlarının teminatı olacak Teknofest gençliğinin her alanda temayüz etmesi için seferberlik ruhuyla çalışmaya devam edeceğiz. Bu süreçte tabii ki yapıcı eleştirileri dikkate alacak, eksik varsa giderecek, gençlerimizle gönül bağımızı güçlendirmeye yönelik iyi niyetli teklif, tespit ve tenkitlerin gereğini yerine getirmekte, tereddüt göstermeyeceğiz."









"AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir"

Gençleri dinleyen, doğru anlayan, kıymet ve ehemmiyet veren bir iktidarın 23 buçuk yıldır iş başında olduğunu vurgulayan Erdoğan, "AK Parti ve Cumhur İttifakı'nın gözünde bu ülkenin gençlerinin tamamı birdir, eşittir; aynı derecede sevgiye, hizmete, muhabbete layıktır.

Sizin güvenliğinizi, istikbalinizi, huzur ve esenliğinizi her şeyden çok önemsiyoruz. Sizin sporda, sanatta, bilimde, ilimde, kültürde, siyasette, bürokraside hak ettiğiniz yere gelmenizi çok önemsiyoruz. Sizin hayallerinizi gerçekleştirecek her türlü imkana sahip olmanızı çok önemsiyoruz. Biz size inanıyoruz, size güveniyoruz. Türkiye Yüzyılı'nın inşasını inşallah sizler tamamlayacaksınız. Yazacağınız başarı hikayeleriyle hem ailelerinizin hem de milletimizin kıvanç kaynağı olacaksınız. Her karışında bir yiğidin yattığı bu mübarek topraklar sizin. Her şehri ayrı güzel, her köşesinden tarih fışkıran bu cennet vatan sizin. Dostlarına güven, düşmanlarına korku salan bu büyük devlet sizin.

Mazisi zaferler ve mücadelelerle dolu bu necip millet sizin. Rengini aziz şehitlerimizin kanından alan bu şanlı bayrak sizin. Yeni Türkiye sizin eseriniz olacak. Büyük ve güçlü Türkiye inşallah sizlerin omuzlarında yükselecek. Bunun için bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, hep birlikte büyük Türkiye'yi bu asrın parlayan yıldızı yapacağız" dedi.









"Bu hareket en başından itibaren millet davasıdır"

Erdoğan, yola çıkarken uzun bir yola, derin sulardan geçecekleri bir yola çıktıklarının idrakinde ve şuurunda olduklarını dile getirerek, "Kimse bize kolay olacak demedi. En başta, karşımızda merhum Menderes'in, merhum Polatkan'ın, merhum Zorlu'nun talihsiz hatıraları duruyordu. 27 Mayıs'ın, 12 Mart'ın, 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın tehditleri üzerimizde bir ağırlık olarak kendilerini hissettiriyordu.

Kimilerimiz işkencelerden geçti, kimilerimiz hapislerde yattı, partilerimiz kapatıldı, siyasi yürüyüşlerimiz engellendi, yok sayıldık, ötelendik, dışlandık; kendi öz yurdumuzda örselendik. Hiçbir zaman korkmadık, hiçbir zaman vazgeçmedik. Çünkü bu hareket, bir kişiye, bir gruba çıkar sağlama hareketi değildir. Bu hareket, kişisel rant peşinde koşan bir hareket değildir. Bu hareket, köksüz bir hareket değildir, saman alevi gibi parlayıp sönecek bir hareket hiç değildir. Bu hareket, en başından itibaren millet davasıdır, memleket davasıdır, büyük Türkiye davasıdır, bu hareket ümmet davasıdır" ifadelerine yer verdi.


Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.