logo
21 EYLÜL 2026

Milli devlet ve dış politika

Milli Devlet’te dış politika bağımsızlık, milli menfaatler, barış, karşılıklı çıkar temelleri ve kavramları üzerine oturmaktadır. Kısa da olsa bu temellere göz atalım

21.09.2026 05:56:00
Haber Merkezi
 
Milli devlet ve dış politika
Milli devlet ve dış politika
Milli Devlet'te dış politika bağımsızlık, milli menfaatler, barış, karşılıklı çıkar temelleri ve kavramları üzerine oturmaktadır. Kısa da olsa bu temellere göz atalım.

BAĞIMSIZLIK

Devletlerin dış politikalarında uygulayacakları politikalara elbette kendileri karar vermeleri gerekir. Gerek dış, gerekse iç lobilerin etkisinde uygulanacak bir dış politika asla olumlu netice vermeyecektir.

Globalleşme sürecinde ülkelerin içeride "dış destekli sivil toplum örgütleri, dışarıda ise uluslarüstü Örgütler tarafından kuşatıldığı görülmektedir.

Elbette devletler uluslararası örgütlere üye olarak birlikteliğe gitmelidir. Ama bunu kendi iradesi ile yapmalıdır; bu örgütlerde bazı kararların onlara dikte ettirilmemesi gerekmektedir.

Gerek GATT görüşmeleri gerekse BM'nin yapısı bağımsız dış politika anlayışlarına ters düşmektedir. GATT görüşmeleri esnasında global firmaların istediği kararlar alınarak, gelişmekte olan devletlere uygulatılmaktadır.

Bugünkü hali ile Birleşmiş Milletler de adeta ABD'yi dinlemek ve onun talep ettiği kararları düzenlemek zorunda olan milletler topluluğuna dönüşmüştür. AB süreci, ülkemiz açısından Milli Devlet tezimizin ortaya koyduğu bağımsız dış politika anlayışına ters düşmektedir.







MİLLİ MENFAATLER

Her ülkenin hükümet politikalarının üzerinde bir devlet politikası olmalıdır. Milli menfaatler hedef alınarak belirlenmesi gereken bu devlet politikası, hangi iktidar gelirse gelsin uymak zorunda olacağı gayeleri ortaya koyacaktır.

Hükümetler, bu hedeflere ulaşmada sahip oldukları farklı uygulamalar ile birbirlerinden ayrılacaklardır. Eğer iktidarların farkı, hedefler noktasında olursa; o devletin kısa zaman içerisinde bir ileri–bir geri adımlarla parçalanması kaçınılmazdır.

Milli menfaatlerin ve devlet politikasının belirlenmesi sadece siyasi kadroların da işi değildir. Bilakis devleti oluşturan bütün kurumların, başta asker olmak üzere her kesimin ortak mutabakatı ile, bu milli menfaatlerin belirlenmesi gerekmektedir. Hükümetlerin uygulayacağı dış politika ise, milli menfaatlere uymak zorundadır.







BARIŞ

Globalleşme süreci sömürgeci anlayışın bütün dünyayı talan etmesinden başka bir şey değildir. Liberal–kapitalist anlayışların yanlış kabulleri, ülkeleri ihtiraslarının kurbanı etmekte, başkasının elindekine yöneltmektedir.

Ayakta kalmak veya büyümek için sömürmenin ve başkasının elindekine göz dikmenin tek yol olduğunu ifade eden kapitalist düşünce, ister istemez dünyadaki kavganın da temellerini atmaktadır.

Oysa Sosyal Devlet/Milli Devlet yepyeni bir açılım getirmektedir. Ülkelerin büyümelerinin yolunun başkalarının elindekini almak veya göz dikmekten değil, bilakis başkalarına ikram etmekten ve vermekten geçtiğini ortaya koymaktadır.

Bunun teorik izahlarını Milli Ekonomi Modeli ile yapan Milli Devlet, varlığının devamını içeride kendi vatandaşlarına, dışarıda ise insanlığa ikram etmeye bağlamaktadır.

Atatürk'ün "Yurtta Sulh Cihanda Sulh" özdeyişiyle dikkat çektiği bu onurlu karakter, Milli Devlet'in dış politikasının temelleri arasında yer almaktadır.







KARŞLIKLI ÇIKAR

Kapitalist düşünce bir tarafın kazandığı, diğerinin ise kaybettiği bir modeldir. Milli Devlet ise, tarafların tamamının her sahada kazanacağı bir anlayışı benimsemektedir.
Günümüzde gelişmiş kabul edilen ülkeler ile diğer ülkeler arasındaki ilişki, tek taraflı bir kazanımı ortaya koymaktadır. Bu anlayış ise, dünyada hem milletlerarası husumeti tetiklemekte, hem de insan haklarına aykırı bir tabloyu ortaya çıkarmaktadır.

Milli Devlet dış politikada uluslararası karşılıklı kazanım zeminde kurulacak olan diyalogların ancak dünyada huzuru sağlayacağına inanmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu

20.09.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Baydaş, ilçede ciddi altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar meydana geldiğini belirterek, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından yaraların hızlı şekilde sarılacağını söyledi.






Rize'de evvelsi gün etkili olan yoğun yağışın ardından kent genelinde incelemeler sürüyor. Yağıştan en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Pazar ilçesinde de ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. İlçeyi ziyaret eden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, özellikle ilçe merkezindeki çarşıda yoğun su baskını yaşandığını ifade etti.

"Can kaybımız yok"

Yaşanan yağışın ardından il genelinde herhangi bir can kaybının bulunmadığını belirten Vali Baydaş, "Evvelsi gün yaşanan yoğun yağıştan en fazla etkilenen yerler arasında birisi de Pazar merkez. Burada iki deremizin akışındaki tıkanıklık sebebiyle ilçe merkezinin yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Özellikle ilçe merkezindeki çarşının yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Şükürler olsun ki burada da il genelinde de herhangi bir can kaybımız yok. Ama ciddi manada bir altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar mevcut" dedi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarına başladığını kaydeden Baydaş, çalışmalar tamamlandıktan sonra hasarların giderilmesine hızlı şekilde başlanacağını söyledi.








"Derelerin güzergahı ile ilgili yeniden çalışma yapmamız gerekiyor"

Pazar ilçesindeki derelerin akış güzergahlarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Baydaş, "Burada esasen iki derede de o derelerin güzergahı ile ilgili öyle görünüyor ki yeniden bir çalışma yapmamız gerekiyor. Tabii derelerin bu tür durumlarda ana dereye ve Pazar Deresi'ne veya menfezlerle denize ulaşması gerekiyor. Buraların tıkalı olmaması lazım. Buralarla ilgili tespitlerimizi yaptık. Hem Devlet Su İşleri ekiplerimiz hem de İller Bankası ekiplerimiz hem de Pazar Belediyesi ekibimiz koordinasyonla bir hazırlık yapacaklar. Arkadaşlarımıza söyledik, geçişi rahatlatacak hızlı birkaç tedbiri hemen şimdi arkadaşlarımız yapacaklar" diye konuştu.







"Acil yardım ödeneklerini pazartesiden itibaren vermeye başlayacağız"

Hasar tespit çalışmalarının ardından vatandaşlara yönelik desteklerin hızlı şekilde başlatılacağını ifade eden Baydaş, "Hasar tespit çalışmaları yapılanların hemen hızlıca pazartesiden itibaren acil yardım ödenekleri vermeye başlayacağız. Altyapı hasarları ile ilgili onların da acil olanlarını çok hızlı bir şekilde yapacağız. Plan proje gerektirenlerin de çalışmalarına başlayacağız" ifadelerini kullandı.







Yaklaşık 40 noktada tedbir uygulandı

Yağış nedeniyle vatandaşların başka bölgelere sevk edilmediğini belirten Baydaş, bazı evlerin tedbir amacıyla boşaltıldığını söyledi. Baydaş, "Başka yerlere sevk edilen herhangi bir kimse yok. Etkilenen vatandaşlar tercih etmiyor, çoğu merkezde etkilenen vatandaşımızın köyde de evi olmuş oluyor. Yaklaşık 40 civarında yerde bu tedbiri uygulamıştık. Boşalttığımız evler var, alt kısımları hasar gören evler var" dedi.

Ulaşım açısından herhangi bir sorun yaşanmadığını kaydeden Baydaş, çalışmaların sürdüğü bölgeler hakkında da bilgi verdi.

"En fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz"

İyidere'de çalışmaların devam ettiğini, Derepazarı ilçe merkezinin de kısmen etkilendiğini belirten Baydaş, "Ulaşım yönünden sıkıntı yaşadığımız herhangi bir yer yok. İlçe merkezi itibarıyla İyidere'de çalışmalarımız devam ediyor. Derepazarı'nın kısmen merkezi etkilenmiş durumda ancak ilçe merkezi olarak en fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz. Büyük oranda artık temizliğe de başlamış durumdayız" şeklinde konuştu.

Hasar tespit çalışmalarında ortaya çıkacak rakamların hafta içerisinde netleşeceğini ifade eden Baydaş, "Hasar tespiti ile ilgili rakamlar hafta içi belli olacak. Çünkü ekipler bugün de çalışmaya devam ediyorlar. Onu da ilerleyen süreçte paylaşacağım" dedi.

"Vatandaşlarımızı uyardık"

Yoğun yağış sonrası içme suyu konusunda da vatandaşlara uyarıda bulunduklarını belirten Baydaş, özellikle çeşme suyu ve yerel bağlantılarla şebeke suyu kullanan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Baydaş, "Çeşme suyu kullanan, yerelde küçük bağlantılarla şebeke suyu kullananlar ile ilgili; elbette yoğun yağışlarda bu sular bulanıklaşabiliyor. Başka sular karışabiliyor buraya. Bu yüzden vatandaşlarımıza uyarıda bulunduk" ifadelerini kullandı.

Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"

Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda 3 katlı bir binanın altındaki toprak kütlesi koptu

19.09.2026 19:31:00
İHA
 
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Doğu Karadeniz genelinde dün akşam saatlerinde başlayan kuvvetli yağış bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde aşırı yağışlar sonucu heyelan meydana geldi. Yamaçtan kopan dev toprak kütlesi, 3 katlı bir konutun alt kısmını boşaltarak yapının askıda kalmasına yol açtı.
 







Olay anında yaylada olduğunu ve haberi sonradan aldığını belirten ev sahibi Fatma Şimşek, "Dün akşam burada bir afet oldu, çok büyük bir yağmur yağdı. O an kimse bir şey duymadı. Evin altı tamamen koptu. Sabahleyin oğlum kalkıp çaya giderken evin dibinin çöktüğünü görmüş. Ben yayladaydım, beni aradığında şok oldum. Geldiğimde bu manzarayla karşılaştım" dedi.








Sabah saatlerinde çay biçmek için uyanan eşinin durumu fark etmesiyle dışarı çıktıklarını dile getiren Ayşe Şimşek ise "Sabah saat 05.00-05.30 sularıydı. Eşim çay biçmeye gitmek için kalkmıştı. Çocuğun üzerini örttükten sonra dışarıdaki yağmura bakmak için camdan başını uzattı. Toprağın kaydığını görünce hemen yanıma gelip 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı. Çocukları alelacele alıp panikle kendimizi dışarı attık" ifadelerini kullandı.
 







Önce muhtarı daha sonra AFAD'a durumu bildirdiklerini sözlerine ekleyen Ayşe Şimşek, "Ekipler binanın temelinde içeriye doğru bir çökme olmadığını, yağıştan dolayı zeminin daha fazla zarar görmemesi için kopan alana branda (naylon) serilmesi gerektiğini belirttiler. Şu an için tahliye kararı verilmedi ancak yağış durup hava açtığında ekipler daha kapsamlı bir teknik inceleme için tekrar gelecek" diye konuştu.

Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü

Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Kuzayca köyünde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış sele dönüştü. Yaklaşık 2 saat süren yoğun yağışın ardından köyde tarım arazileri, bahçeler ve bazı evler sel sularından zarar görürken, köyün merkez camisinin alt katını da su bastı. Sel nedeniyle köy yolunda seyir halinde bulunan beton mikseri ise şarampole devrildi.

19.09.2026 19:24:00
İHA
 
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Kuzayca köyünde dün öğle saatlerinden itibaren etkisini artıran yağış, kısa sürede sele dönüştü. Şiddetli yağış nedeniyle köy içerisindeki bazı yollar ve kaldırımlar zarar görürken, bahçe duvarları yıkıldı, tarım arazileri ve tarım ekipmanları sel sularının altında kaldı








Köyün merkez camisinin alt katını su bastı

Selden köyün merkez camisinin alt katı da etkilendi. Caminin morg ve kadınlar Kur'an kursunun bulunduğu bölümlere sel suları doldu. Vatandaşlar camide biriken suyu tahliye etmek için çalışma başlatırken, selin ardından geride kalan çamur ve balçığın temizlenmesi için yetkililerden destek istendi.
Sel sularının tahliyesine yardım eden Yalçın Dursun, köyün yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bize bir yardım lazım. Bize bir destek lazım. Burayı temizleyebilmemiz için buranın suyunu siz çektirir, atarız ama ondan sonra çamuru, milek içindeki eşyalar berbat oldu, nasıl olacak' Yani görevlilerin, yetkililerin lütfen buraya ilgilenmeleri, bakmaları, bir gelip bakmaları lazım." dedi.








"Bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı yerle bir etti"

Sel nedeniyle tarım ekipmanları ve yaşam alanlarının zarar gördüğünü belirten Mehmet Karaca ise yaşanan mağduriyeti anlattı.
Karaca, "Kuzayca köyü vatandaşlarındanım. İki saatlik yağan yağmurla meydana gelen doğal afet bizim bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı tamamen yerle bir etti. Mevcut yaşam alanlarımızı sel bastı. Mağduruz." ifadelerini kullandı.
 
 







Beton mikseri şarampole devrildi

Öte yandan sağanak yağışın ardından köy yolunda seyir halinde bulunan bir beton mikseri de kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Sel sularının etkisiyle köy yollarında da hasar meydana gelirken, bazı kaldırım taşlarının yerinden söküldüğü ve arazi yollarının kullanılamaz hale geldiği belirtildi.







"Evlerimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama camiye devletin el atmasını istiyoruz"

Köy sakinleri, selin ardından özellikle caminin temizlenmesi ve hasarların giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini ifade etti.
Köy sakinlerinden biri, "Burada dün ikiden beri yoğun yağış oldu ve afet oldu. Burası merkez camimiz, köyümüzün camisi. Camimizin içi, morg ve bayanlar Kur'an kursunun içi su oldu. Bir de tır devrilmesi oldu. Ondan sonra arazi yolları tüm berbat oldu. Kaldırım taşları falan yerinden söküldü. Duvarlar uçtu. Yani bu camiye biz daha önem veriyoruz. Çünkü evimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama devletin bu camiye el atmasını istiyoruz." diye konuştu.
 
Köy sakinleri, selin ardından hasar tespit çalışmalarının yapılmasını ve zarar gören yaşam alanları, tarım arazileri, ekipmanlar ve caminin temizlenerek yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için yetkililerden destek bekliyor.

Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan soğuk hava deposunda yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor

19.09.2026 19:11:00 / Güncelleme: 19.09.2026 19:41:58
İHA
 
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Edinilen bilgiye göre, saat 16.00 sıralarında Karaköy Mahallesi'nde, ihracata yönelik Bursa'nın meşhur siyah incirlerinin saklandığı soğuk hava deposunda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Olay yerine Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi. Siyah dumanlar kentin birçok noktasından görülürken, yangını söndürme çalışmaları sürüyor.




















Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda

Trafik kazası sebebiyle şehit olan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı

18.09.2026 15:44:00
İhlas Haber Ajansı
 
Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda
Şehidin eşi ve çocuğundan yürek yakan veda
Kırıkkale'de trafik kazası sebebiyle görev yaptığı yolda bir aracın çarpması sonucu şehit olan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya, düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandı. Törende şehidin eşi polis üniformasını giyerken, 7 yaşındaki oğlu da babasının şapkasını takıp Türk bayrağına sarılı tabuta sarılarak gözyaşı döktü.






Olay, 17 Eylül günü Kırıkkale'nin Bahşılı ilçesi Atadönmez Mahallesi Atatürk Bulvarı'nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ölümlü trafik kazasında olay yeri inceleme çalışması yapan polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya (38), başka bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Yüksek İhtisas Hastanesi'ne kaldırılan Sarıyalçınkaya, doktorların tüm müdahalesine rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.







Şehit polis memuru Batuhan Sarıyalçınkaya için Nur Camii'nde cenaze töreni düzenlendi. Türk bayrağına sarılı naaşının başında şehidin ailesi ve mesai arkadaşları gözyaşı döktü. Evli olan Sarıyalçınkaya'nın 2 yaşında Hasan Göktürk ve 7 yaşında Sabri Gökbörü isimli iki çocuğunun bulunduğu öğrenildi. Şehidin eşi Pembe Sarıyalçınkaya, törene eşinin polis üniformasını giyerek katılırken, 7 yaşındaki oğlu Sabri Gökbörü de babasının polis şapkasını taktı. Anne ve oğlu, tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Şehidin kardeşi Ahmet Doğukan Sarıyalçınkaya da dua ederek duygusal anlar yaşadı.







Evli ve iki çocuk babası olan Sarıyalçınkaya'nın naaşı, öğlen vakti kılınan cenaze namazının ardından Giresun'un Şebinkarahisar ilçesine gönderildi. Aslen Erzincanlı olan şehit polis memuru, eşinin memleketi olan ve polislik mesleğine ilk adımını attığı Şebinkarahisar'da toprağa verilecek.








27 Nisan 1988'de Erzincan'da dünyaya gelen Batuhan Sarıyalçınkaya, 23 Eylül 2016'da Giresun İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Şebinkarahisar İlçe Emniyet Müdürlüğünde göreve başladı. Daha sonra Ağrı İl Emniyet Müdürlüğünde görev yapan Sarıyalçınkaya, son olarak Kırıkkale İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünde görev yapıyordu.








Cenaze törenine Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, Garnizon ve Mühimmat Komutanı Tuğgeneral Mehmet Ali Durmuş, Belediye Başkanı Ahmet Önal, MHP Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk, İl Emniyet Müdürü Mustafa Işık, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Hasan Acar, il protokolü, şehidin mesai arkadaşları, ailesi ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen organizasyona yönelik İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere de yer verildi

18.09.2026 14:50:00
İHA
 
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, bazı şirketlerin sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden yüksek kazanç vaadi içeren forex ve kripto yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Bu reklamlar üzerinden ulaşılan kişilerin kişisel bilgilerinin CRM sistemlerine aktarıldığı, ardından farklı dilleri bilen çağrı merkezi çalışanlarının mağdurlarla iletişime geçerek yatırım yapmaya ikna ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Organizasyonu yöneten kişilerin farklı ülkelerde şirket kurulumu, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçleri planladığı, Türkiye'de de çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri adı altında yapılanmalar oluşturulduğu belirtildi.






Mağdurların konuştukları dile göre yönlendirme yapıldı

Çağrı merkezlerinde çalıştırılmak üzere farklı dilleri bilen kişilerin "conversion agent" ve "retention agent" olarak işe alındığı, çalışanlara eğitim verildiği ve mağdurlarla iletişim sırasında kullanılmak üzere kod ad ile sahte hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Çalışanların mağdurların uyruğu ve konuştuğu dile göre gruplandırılarak vardiyalı şekilde çalıştırıldığı, İbranice konuşmanın da yasak olduğu aktarıldı.








Mağdurlara sahte yatırım ekranı gösterildi

Şüphelilerin, mağdurları çeşitli yatırım platformları üzerinden yatırım yapmaya yönlendirdiği, ilk aşamada düşük miktarlı ödemeler aldıktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları konusunda ikna ettikleri iddia edildi. Mağdurların yatırdığı paraların ise şüphelilerin yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirtildi.

Mağdurlara, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında kazanç elde ettikleri yönünde sahte gösterimler yapıldığı, daha fazla para yatırmalarının sağlandığı öne sürüldü. Paralarını çekmek isteyen mağdurlardan ise hesaplarının bloke olduğu veya vergi ödemeleri gerektiği gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, sonrasında iletişimin kesildiği kaydedildi.









3 milyar doların üzerinde haksız kazanç iddiası

Soruşturma kapsamında Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerde bu şirket ve platformlar üzerinden dolandırıldığını bildiren yüzlerce mağdurun başvurusunun dosyaya eklendiği belirtildi. Savcılık açıklamasında, organizasyonun iki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu kaydedildi. Ayrıca Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere yer verildi.

191 şüpheli gözaltına alındı

Tespitlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile 239 şüphelinin 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese yönelik operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası, aile fertlerinden bazılarına tebligat gitmemesi sebebiyle 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi. Dava sonrası açıklamalarda bulunan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, "Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi" dedi

17.09.2026 13:01:00
İHA
 
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
26 Haziran 2026'da hayatını kaybeden usta sanatçı Kadir İnanır'ın vasiyetnamesinin açılma davası için aile fertleri bugün Beykoz Adliyesi'nde bir araya geldi. Saat 10.40'da başlayan davaya İnanır'ın aile fertleri ve ailelerin avukatı katıldı. Usta sanatçının bazı varislerine tebligat gitmemesi sebebiyle dava, 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi.

Dava çıkışında Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ve Avukat Hikmet Altunkalem gazetecilere açıklamalarda bulundu.






"Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış"

Süreç hakkında bilgi veren Avukat Hikmet Altunkalem, "Bugün vasiyetnamenin okunmasıyla ilgili duruşma yapıldı, celse yapıldı. Bu celsede bazı mirasçılardan birkaç tanesine tebligat yapılamadığı için tekrar yeniden tebligat yapılarak usul bakımından işlemlerin tamamlanması gerektiğinden duruşma 17 Aralık'a bırakıldı. 17 Aralık'ta vasiyetname okunacak, açıklanacak. Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış. Süreç bu tebligatlar tamamlandıktan sonra önümüzdeki celse 17 Aralık'ta vasiyetnamenin okunmasına geçilecek. Orada bütün mirasçılara vasiyetname okunacak. Kabul edenler kabul edecek, kabul etmeyenler de gerekli hukuki süreci başlatacaklar" dedi.

"17 Aralık'ta bu katılım tamamen sağlanacak, bulunamayanı da bulacağız"

Tebligat ulaşmaması nedenini söyleyen Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise, "Adres değişiklikleri olanlar var, tatilde olanlar var. O yüzden, yoksa bize katılmama gibi bir sebepten değil. Herkes onun varisi. Onun yeğenleri, onun yetimleri. Hepsi tamamlayacaktır 17 Aralık'a kadar bunu. Gerekirse biz takip edeceğiz. Bu katılım tamamen sağlanacak 17 Aralık'ta. Bulunamayanı da bulacağız. Bu bizim asli görevimiz. Rahmetli dayımıza son görevimiz olacak" ifadelerini kullandı.









"Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı, o yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil"

Kadir İnanır'ın irade sorunu olduğunu söyleyen Levent İnanır, "Herkesin bilmediği bir şey. Ben çok yakınında olduğum için 2018'den beri bu süreç devam ediyor. Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi. Çok direndi, çok savaştı. O yüzden bekleyeceğiz. Ne olduğunu hiç önemi yok, söylediğim gibi. Kadir dayım ağır tedavi ve ağır ilaçlar kullanıyordu. İrade sorunu vardı. Aralıklı yoğun bakımlar oldu, entübe dönemleri oldu. 7 yılda 3 kere pıhtı attı beyne. Kolay değil o süreç" şeklinde konuştu.









"İçerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var"

Vasiyetnamenin içeriğini bilmediklerini dile getiren İnanır, "Değiştiği doğru da içeriğini bilmiyoruz. İçeriğini işte şimdi hâkim hanımdan öğreneceğiz. Ama söylüyorum içerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var. 2015'te verdiği bir vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Biraz kafa karıştıran bir durum var. Dediğim gibi, irade sorunu vardı Kadir dayımın 68 yaşında yeğeni var burada. 25 yaşında yeğeni var, 23 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların. Ve onlar her zaman dayılarına veya amcalarına son derece biat etmiş insanlardır. 68 yaşında abimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım. Böyle bir saygı ve böyle bir biat kültürü var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur" değerlendirmesinde bulundu.
Vasiyetname değiştirme konusunda bilgi de veren Avukat Altunkalem, "2015'te yapmış olduğu vasiyetnameyi 2022'de iki tane vasiyetname düzenlemiş olduğu görülüyor ama şimdi 2015'teki vasiyetnameyi bu 2022'deki yapmış olduğu noterdeki düzenlemeyle iptal etmiş olabilir, değiştirmiş olabilir veya yeni bir vasiyetname düzenlemiş olabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilindedir" dedi.

Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı

Erzurum'un Palandöken ilçesi Kaymakamı Yunus Kızılgüneş ve korumasının "bir köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği" iddialarına yönelik görüntülere ilişkin idari ve adli inceleme başlatıldı

17.09.2026 01:00:00 / Güncelleme: 17.09.2026 01:02:33
İHA
 
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum Palandöken Kaymakamı ve korumasına soruşturma açıldı
Erzurum'da Palandöken Kaymakamı Yunus Kızılgüneş'in de ikamet ettiği sitenin güvenlik kameralarına yansıyan görüntülerde, bir vatandaşın köpeğini gezdirmeye çıkardığı, o esnada kendisini almaya gelen makamı aracına doğru yönelen Kaymakam Yunus Kızılgüneş'in köpeğe tekme attığı, sonrasından ise korumanın araçtan silahı alıp geldiği görülüyor. Görüntülerin kamuoyuna yansımasıyla Erzurum Valiliği ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.








Erzurum Valiliği konuyla ilgili yaptığı basın açıklamasında, "15 Eylül 2026 tarihinde bazı yazılı basın organları ile sosyal medya hesaplarında Palandöken Kaymakamı ve koruma görevlisi ile ilgili iddialara ve görüntülere yer verilmiştir. İddia ve görüntülerin tüm yönleriyle araştırılması ve olayın gerçek mahiyetinin ortaya çıkarılması amacıyla Valiliğimizce idari araştırma ve inceleme başlatılmıştır" denildi.








Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada da, gelişmelerle ilgili soruşturma açıldığı belirtilerek, "Kamuoyunun doğru ve eksiksiz şekilde bilgilendirilmesi amacıyla kamuoyuna yansıyan görüntülere ilişkin olarak aşağıdaki açıklamanın yapılması gereği hasıl olmuştur. Bir kısım haber siteleri ve sosyal medya platformlarında, 'Palandöken Kaymakamı'nın köpeğe tekme attığı ve korumasının silah çektiği' şeklinde yer alan haberlerdeki görüntülere ilişkin olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayın bütün yönleriyle ilgili 4 Eylül 2026 tarihinde soruşturma işlemlerine başlanmıştır. Soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü olarak devam etmektedir" denildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.