logo
28 EYLÜL 2026

"Milli formayı giymeyi çok isterdim"

Türkiye macerasına 14 yıl önce Fenerbahçe ile başlayan ve Beşiktaş dahil 3 farklı ligde giydiği 5 takımın formasıyla toplam 170 kez gol sevinci yaşayan Gençlerbirliği'nin yeni transferi Mert Nobre, "Milli formayı giymeyi çok isterdim ama hayat devam ediyor, kırgınlık yok" dedi

10.08.2018 00:00:00
 
Türkiye macerasına 14 yıl önce Fenerbahçe ile başlayan ve Beşiktaş dahil 3 farklı ligde 5 takımın formasını giyen Gençlerbirliği'nin yeni transferi Mert Nobre, yaşına rağmen iş disiplini ve fiziksel formuyla gençlere örnek oluyor.

Süper Lig'de 291 maçta 109 gol, Spor Toto 1. Lig'de 55 maçta 28 gol, Türkiye Kupası'nda 50 maçta 19 gol, TFF Süper Kupa'da 2 maçta 1 gol, TFF 2. Lig'de 29 maçta 13 gol atma başarısını gösteren ve forma giydiği takımlarla 11 kupa kaldıran 37 yaşındaki Brezilya asıllı Türk vatandaşı Nobre, kariyerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye'deki toplam 170 golüne Brezilya'da attıklarını da ekleyince kariyerinde yaklaşık 300 kez fileleri havalandırdığını dile getiren Nobre, "300 golün hepsi birbirinden farklı. Hepsinin anlamları da farklı. Bu kadar çok gol sevinci yaşayınca çok mutlu da bir kariyerim oldu. Kariyerim henüz bitmedi, daha atacaklarım var. Gol sayım ne olur bilmiyorum ama inşallah Gençlerbirliği ile bir kupa daha kazanırım. Kaç golle bitiririm bilmiyorum, şampiyonluk istiyorum." diye konuştu.

Kazandığı kupalar arasında, Fenerbahçe formasıyla Beşiktaş'ın çok gerisinden gelerek lig sonunda yaşadığı şampiyonluğun kendisindeki yerinin başka olduğunu dile getiren Nobre, "Hepsinin sevinci, mutluluğu bambaşka ama en farklısı, en mutlu olduğum şampiyonluk bu oldu. Geçen sezon Erzurum Büyükşehir Belediyespor'da da zor bir başarı elde ettik. Teknik direktörümüz Erkan Sözeri, rakibimiz Gazişehir Gaziantep'in başındaydı. 120 dakikadan sonra penaltılar, şampiyonluğumuz... İnanılmaz bir final." şeklinde konuştu.

Türkiye'de 3 farklı ligde forma giymesini kendisi için "şans" olarak değerlendiren Nobre, "Herkes geliyor 'Sen bütün ligleri biliyorsun' diyor, bu o çok önemli. Türkiye'de oyuncular diğer ligleri bilmiyor. Benim 14 senede 5. takımım ve çok mutluyum." ifadelerini kullandı.

"Gençlerbirliği Süper Lig ekibi"

Gençlerbirliği'ne 14 yıl içinde birçok kez rakip olduğunu belirten tecrübeli golcü, başkent kulübünün Spor Toto Süper Lig'de yer alması gerektiğini vurguladı. Kırmızı-siyahlı takım için "özel" nitelendirmesinde bulunan Nobre, şunları söyledi: "Ben 14 senedir Türkiye'deyim. Gençlerbirliği kuvvetli takım. Fenerbahçe, Beşiktaş ya da diğer takımlarda oynarken Gençlerbirliği ile karşılaşacağımız zaman 'zor maç' derdik. Çünkü her zaman genç, iyi oyunculardan kuruluydu. Gençlerbirliği, büyük takım, tesis, personel, her şeyi profesyonel. Maalesef geçen sene düştü ama bu sene inşallah çıkacağız."

"Vücut çok önemli"

Mert Nobre, profesyonel futbolcu için vücut, yemek, istirahat ve antremanın çok önemli olduğunu aktardı. "Profesyonel oyuncularız." diyen Nobre, şöyle devam etti: "Genç futbolculara her zaman söylüyorum, profesyonel futbolcu için vücut, yemek, istirahat, antreman çok önemli. Bazen oyuncular çok profesyonel davranmıyor. Onlara, 'istirahat çok önemli, en az 8 saat uyuyun, yemeğinize de dikkat edin' diyorum. Antrenmandan sonra her şey serbest diyorlar, hayır bizim vücuda her şey serbest değil. Bunlar ufak ama çok önemli noktalar, şeker, tuz, çikolata bunlar zararlı."

Formuna dikkat etme alışkanlığını Avrupa'da kazandığını belirten Nobre, "Brezilya, şimdi Avrupa gibi, daha profesyonel, ama eskiden şimdiki Türkiye gibiydi." diyerek Türkiye'deki sporcuların beslenmelerine özen göstermediklerine gönderme yaptı.

"Evde kontrol eşimde"

Mert Nobre, formunu korumasında eşinin uyguladığı "katı" sistemin de çok etkili olduğunu belirtti. Beslenme konusunda eşinin çok dikkatli ve sert olduğunu vurgulayan Nobre, "O çok dikkatli, evde herkese dikkat ediyor. Eşim ile 20 senedir beraberiz ve çok iyi yemek yapıyor. O yok, bu daha iyi, şu yok, tuz yok, şeker yok, bu yasak, şu yasak, çok katı yani. Çocuğumuz da aynı şekilde büyüdü. Evet, evde kontrol eşimde ve o biraz patron." esprisini yaptı.

Kahvaltı yapmaktan çok keyif aldığını dile getiren Nobre, "Türkiye'deki kahvaltı inanılmaz. Belki dünyada bu konuda bir tane, başka yoktur. Kahvaltıyı, çok sağlam ve çok iyi yapıyorum, çünkü kahvaltıda serbestim." dedi.

"Burada bir baba gibiyim"

Futboldan kazanılan parayı kenara koyup düşündüğünde de işini çok sevdiğini dile getiren Nobre, genç oyunculara saha dışında yardımcı olmanın kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti. Genç futbolculara ağabeylik yaparak kariyerleri konusunda uyarılarda bulunduğunu aktaran Nobre, sözlerini şöyle sürdürdü: "Futbolu çok seviyorum. Burada çok genç futbolcu var. Tecrübelerime göre 'Bak senin gidiş bu' diyorum. Burada bazen bir baba gibiyim. Zaten çocukların bazıları 18 yaşında, benim çocuğum ise 15 yaşında. Zaman zaman gençlere 'bak bu yol daha iyi, bu yol kötü, profesyonel ol, iyi antrenman yap, istirahat et' diyorum. Futbolcular Brezilya'da da çok hata yapıyor. Araba, şu, bu, falan... Ben 'sen profesyonelsin' diyerek güzel yolları göstermeye çalışıyorum. Bir ağabey gibi, bir baba gibiyim."

"Alex inanılmaz bir oyuncuydu"

Türk vatandaşı olduktan sonra milli takım formasını giymeyi çok istediğini ancak bunun olmadığını ifade eden Nobre, "Evet milli formayı giymeyi çok isterdim ama hayat devam ediyor kırgınlık yok." dedi. Birlikte oynamaktan en fazla keyif aldığı futbolcunun Brezilyalı Alex de Souza olduğunu, Türk futbolculardan Tuncay Şanlı ve Fatih Tekke'nin stilini beğendiğini kaydeden Nobre, şu görüşleri paylaştı: "Alex çok farklı, çok akıllı, inanılmaz bir oyuncuydu. Ben çok şanslıyım 3 sene beraber oynadık. Ben santrforum, o gol atmada benden daha iyi. O inanılmaz oyuncu ve bunu Türkiye'de herkes biliyor. Tuncay Şanlı, Fatih Tekke çok iyi golcü. Beni tutanlar arasında en çok zorlandığım Egemen Korkmaz oluyordu. Her zaman çok agresif, ne zaman maçımız var, bu kavga demek. Sahada başka dışarıda çok iyi insan."

Türkiye'de çalıştığı en iyi yerli antrenörün Mustafa Denizli, yabancı teknik adamın ise Alman Bernd Schuster olduğunu ifade eden Nobre, futbolculuk kariyerini tamamladıktan sonra kendisini teknik direktörlük için hazırlamaya başlayacağını dile getirdi. Futbolcu olarak belki de son sezonunu geçirdiğini kaydeden Nobre, sözlerini şöyle tamamladı: "Belki son bir sene daha sahada olacağım, sonra ön lisans alarak yavaş yavaş Türkiye'de antrenörlüğe hazırlanacağım. Görüştüğüm hocalar var. Hocalar, 'Nobre lütfen yeter, gel beraber çalışalım' diyor. Ben de 'Hocam son sene' diyorum, 'Nobre sen 5 senedir aynısın, son sene, son sene' diyorlar. Belki şimdi son sene ama kulübe, çok zor. Otur 90 dakika bekle. Saha daha iyi, orası stresli, burası sakin."

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı

Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

26.09.2026 00:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe, Euroleague'e galibiyetle başladı
Fenerbahçe Erkek Basketbol Takımı, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İtalyan ekibi Virtus Bologna'yı 78-68 mağlup ederek, sezona galibiyetle başladı.

Fenerbahçe Tarfin: Forrest 4, Horton-Tucker 13, Shields 12, Key 11, Sertaç Şanlı 5, Baldwin 12, Melli 4, Silva 3, Clyburn 8, Sargiunas 6



1. Periyot: 23-17

Devre: 39-38

3. Periyot: 59-55


Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.