logo
11 MART 2026


Milli tarih şuuru

26.12.2011 00:00:00
Fransa'nın ermeni soykırım yalanı ile ilgili aldığı son karar sonrasında yapılması gereken en önemli iş vatandaşlarımıza milli tarih şuurunu yeniden hatırlatmak olmalıdır. Çünkü tarihini unutan ve geçmişteki dostlarını düşmanlarını hatırından çıkaran ulusların gelecekte ayakta kalması zor belki de imkânsızdır. AB sürecinde bizi yönetenlerin kendi elleriyle yok etmeye çalıştıkları milli tarih şuurunun yeniden verilmesi, geleceğimiz açısından milletimizi ve devletimizi çok yakından ilgilendirmektedir. Milli tarih şuurunun gelişmesinde bir ülkenin milli kurtuluş günlerinin hatırlanması, en az kurtuluş mücadeleleri kadar önem arz etmektedir. Verilen mücadelenin yeni nesillere izah edilerek, kazanılan zaferlerin kıymetinin idraki sağlandığı takdirde; vatan topraklarının kıymeti daha iyi bilinecektir. Ama maalesef, biz milli tarih şuurunun aksine bir eğitimi tercih ettik ve okul çağından önce bile çocuklarımızın bilgi dağarcığında; tuttuğu takımın yabancı futbolcusunun adından tutun da, hangi TV kanalında hangi dizi filminin oynadığını öğrettik. Bu kadar bilgiye rağmen, aziz vatanımızın bize emanet edilmesinde canlarını veren şehitlerimizin, gazilerimizin, vatan kahramanlarımızın adını öğrenmesine gayret etmedik. Ders kitaplarımızdan şehit kavramını, hutbelerden "Allah katında tek din İslam" hükmünü kaldırdık.Üstüne üstlük bir de en doğal hakkımız olan kurtuluş mücadelesi anma törenlerine bile gereken önemi vermedik. AB li dostlarımızı(!) üzmemek için kurtuluş günlerimiz şuur vermek adına değil de sembolik birkaç programla sadece "dost bizi alışverişte görsün" mantığı sergileyerek kutladık.Verilen mücadelenin kimlere karşı verildiği, niçin verildiği genellikle hakkıyla anlatılmadı."Daha dün vatan topraklarımızı işgal eden,  uzaklardan gelip benim vatanımı işgal eden, çoluk çocuk demeden katleden bu barbarlarla nasıl birlikte olacağız?""Bu mu bizim birlikte olmak istediklerimiz?" denilmesinden ve oynanan oyunun bozulmasından korkulduğu için "milli tarih" şuurunun oluşması engellendi.Hâlbuki "Milli tarih" şuurunun gelişmesi demek, dün topraklarımızı işgal edenleri tanımak demektir.  AB nin himayesi altına girmenin, dolayısıyla mandacılığı kabul etmek olacağının; millet tarafından öğrenilmesi demekti.Çocukluk yıllarımdan hatırlıyorum, anne babalarımız bizi Kilis'in kurtuluş etkinliklerine yani "7 Aralık Kilis'in kurtuluşu" törenlerine götürür, "Bak oğlum! Fransız gâvuru şurada şunu yapmış, burada bunu yapmış" diye eski günleri anlatmaya çalışırdı. Biz de, milli duygularla coşkulu günler geçirirdik. Böylece, körpe dimağlarımız, vatan sevgisi ile donanırdı. Ama maalesef şimdi milletimiz bu duygulardan mahrum olarak yetişmektedir. Unutulmamalıdır ki; "Milli tarih" şuurundan yoksun yetiştirilen nesiller, vatanlarına gerektiği hassasiyetle sahip çıkamazlar. Tarihteki olayları hatırlatmak onlarla olan eski düşmanlıkları körüklemek amacına yönelik değildir. Sadece dostumuzu düşmanımızı tanıyıp, dost gibi görünüp bize yine düşmanlık edebileceklerini hatırlarımızdan çıkarmamak adınadır. Çünkü işgalci güçler genellikle vampir çehrelerini maskeler de gelirler. Kötünün zihniyeti budur. Dünya ne çektiyse bugün birlikte olmaya can attığımız batılı haçlılardan çekmektedir. Yaptıkları zulüm ve işgalleri, "insan haklarını temin etmek"(!) adı altında yapmaktadırlar.    Gerçeklerden kaçış olamaz. Dost düşman iyi bilinirse ona göre davranışlar sergilenir. Öyleyse, her fırsat değerlendirilip "milli tarih "şuurunun geliştirilmesine önem verilmelidir.Aksi takdirde sadece Fransa değil, topraklarımızda gözü olan başka başka milletlerin sürekli iştahını kabartır, üzerimizde kirli hesaplar yapmalarına imkân tanımış oluruz.
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.