logo
12 MART 2026


Epstein sopasıyla İran savaşı!

11.03.2026 00:00:00 / Güncelleme: 11.03.2026 01:34:17

Ortadoğu coğrafyasını yıllardır kan ve gözyaşına bulayan ABD-İsrail ikilisinin İran'a yönelik başlattıkları hukuksuz saldırı yine binlerce masum insanın ölümüne neden oldu. 

Cenevre'de müzakere masasına oturan ve birçok şartı da kabul etmeye hazır olan bir devletin lider kadrosu katledildi. Böyle bir eylemin uluslararası hukuka göre suç olduğunu ABD ve İsrail de dahil tüm ülkelerin yetkilileri biliyor.

Burada hukuku bilmeme değil, takmama sorunu yaşanıyor. Ve maalesef bugün bu insanlık dışı zihniyet tüm dünyaya hükmetmeye çalışıyor, yeniden adaletsizlik temelinde "tek kutuplu dünya" hayalleri kuruyor.

Barış havariliğine soyunan ve bundan dolayı Nobel Barış Ödülü'nü hak ettiğini bile düşünen ABD Başkanı Trump'ın İran'a bu denli bir saldırı macerasına nasıl yöneldiği hakkında ABD'den de dikkat çekici açıklamalar geliyor.

ABD eski Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, "İsrail Obama'yı İran'ı bombalamaya zorlamaya çalıştı, 'Sizinle veya siz olmadan İran'ı bombalayacağız' dedi, Obama ise buna direndi. Trump ise aynı taktiğe boyun eğdi. Çünkü Epstein'ın kayıtları onlarda" dedi.

ABD-İsrail ikilisinin İran'a saldırılarına yönelik saldırganlara desteğini esirgemeyen Fransa'dan da ilginç bir çıkış geldi.

Eski Fransa Başbakanı Dominique de Villepin, ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarının uluslararası hukukun ihlali olduğunu belirterek bu iki ülkeye yaptırım uygulanması çağrısında bulundu, ayrıca bu ülkelerin savaş tazminatı ödemesi gerektiğine işaret etti.

Villepin, "Gayrimeşru, yasa dışı bir müdahalede bulunan her ülke, yıktığı şeyi yeniden inşa etmenin bedelini ödemelidir. Yıkarsanız yaparsınız" diye konuştu.

ABD ve İsrail'in Orta Doğu'da "verdiği kararların somut ve mali sonuçlarının olması gerektiğini" vurgulayan Villepin, ülkesi kadar ABD'nin de Fransa'ya bağımlı olduğuna dikkati çekti ve yaptırımlar konusunda "Kabiliyetimizi azımsamayalım" dedi.

Donald Trump'ın başkanlık ettiği ABD'nin "sorumsuz kişilerin elinde" olduğu değerlendirmesinde bulunan Villepin, ABD'nin İran'a saldırmak için üslerini kullanmasına izin vermeyen İspanya Başbakanı Pedro Sanchez'in "Avrupa'nın onurunu koruduğunu" söyledi.

ABD'nin ve İsrail'in saldırgan politikalarına karşı dünyanın dört bir tarafından tepkiler yükselmeye devam ediyor. İletişimin güçlü olduğu günümüzün koşullarında bu tepkiler hızla yayılıyor. 

ABD'nin planı Türkiye ile İran'ı çarpıştırmak!

Malum, ABD'nin en önemli Büyük Ortadoğu Projesi planlarından birisi de Ortadoğu coğrafyasının en güçlü devletleri olan Türkiye ve İran'ı karşı karşıya getirmek.

1991 yılında ABD Irak'a yönelik Körfez Savaşı'nı başlattığında, "Asıl hedef Türkiye" diyen BTP'nin ebedi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, Eylül 2009'da Türkiye ve İran'ı çatıştırma planlarıyla ilgili de şu önemli tespitlerde bulunmuştu:

"Bu bölgede gözü olanların asıl hedefi, bölgenin iki güçlü devleti olan Türkiye ve İran'ı birbirine düşürerek ikisini de devre dışında bırakmaktır. Hedef Türkiye ile İran'ı vuruşturmaktır. Çünkü bunlar iki ülkeden korkuyorlar. Birisi Türkiye'dir ikincisi de İran'dır.

Bu bölgede iki büyük kutup aradan çıkarsa bunlar ellerini kollarını sallayarak istedikleri şekilde hareket edeceklerdir. Binaenalaleyh İran'la Türkiye'nin aradan çıkması lazım.

Siz hiç koç dövüşü seyrettiniz mi? Hiç vazgeçmezler ama ikisi de biter. Küt küt birbirlerine vururlar ikisi de bir anda biter. Koç dövüşünde mağlubiyet yoktur her ikisinin de ölümü vardır, helaki vardır. Bu coğrafyada İran'la Türkiye'yi karşı karşıya getirerek bizi böyle yapmak istiyorlar. 

Türk siyasetinin aklını başına alması lazım. Ve halkın siyaseti ayıktırması lazım. Sonra ne işimiz var bizim İran'la? Ne alıp veremediğimiz var?

Irak'ın devrik lideri Saddam Hüseyin Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere topyekun batının desteğiyle İran'a karşı tam 10 yıl savaştı. İran yine de pes etmedi. Ümmet arasında çıkan fitne her ikisinin helakiyle sonuç bulur. Az evvel söylediğim gibi galip çıkan bizleri bu oyuna getiren ecnebi güçler olur. Bunu iyi hesap edeceksin."

Evet, Türkiye'nin siyaseti ve Türk milleti, ayrıca İranlı yetkililer ve İran halkı Prof. Dr. Baş'ın yıllar önce uyardığı bu kirli tuzağa asla düşmemelidir.

Sınırımıza düşen füze parçaları neyin habercisi?

Malum, ABD-İsrail-İran savaşında önce Hatay, ardından da Gaziantep olmak üzere sınırın Türkiye tarafına balistik füze mühimmatı parçaları düştü. Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, bu parçaların, İran'dan ateşlenen füzeleri önleme amaçlı devreye giren NATO füzelerinin parçaları olduğu ifade edildi.

İran'dan peş peşe yapılan açıklamalarda, Türkiye'yi hedef alan hiçbir füze ateşlenmediği belirtildi. 

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hakan Fidan'a bu saldırıların arkasında İran'ın olmadığını vurguladılar.

Hatta Pezeşkiyan Erdoğan'a, "Yanlış anlaşılmaların giderilmesi için ortak ekip kurmaya hazırız" dedi. 

İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü İsmail Bekayi, İran Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye, Azerbaycan veya Kıbrıs'ı hedef almadığını, bu ülkelere karşı "İran topraklarından herhangi bir saldırı başlatılmadığını" belirtti. 

Bekayi, bildirilen saldırıların bazılarının "sahte" olabileceğini ima ederek, "Düşmanın, aramızda ve diğer ülkeler arasında ayrılık yaratmak için bazı sahte saldırı düzenleyebileceği konusunda defalarca uyarılarda bulunduk" dedi.

Türkiye, İran ve bölge ülkeleri, ABD-İsrail ikilisinin başlattığı bu kirli savaşın, özellikle de ABD'nin yazdığı senaryonun bir parçası olmamalıdır.

Bölge ülkeleri arasında, başta Türkiye İran arasında iletişim kanalları sürekli açık olmalı ve ikili ilişkilere üçüncü ülkeler, özellikle de ABD dahil edilmemelidir.

Emperyal üçüncü ülkelerin bölgesel ve küresel sömürü çıkarkarı, bölge ülkelerinin milli çıkarlarının önünde olmamalıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Yurtta sulh, cihanda sulh" politikası ve de Prof. Dr. Haydar Baş'ın, "Bölgesel sorunlar bölge devletlerinin ikili ilişkileri ile çözülmelidir" anlayışı acilen hayata geçirilmelidir.

Türk-Kürt kardeşliği, Şii-Sünni kardeşliği bölge ülkelerini parçalamak isteyen küresel iradelerin önünde bir kalkan olmalıdır.

 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.