Misyonerlerin anahtarı: Anadolu
Çünkü Anadolu, daha 19. yüzyılda, misyoner teşkilatları tarafından misyonerlik faaliyetleri açısından Asya'nın anahtarı olarak ilan edilmişti. Bütün bu gelişmelere rağmen, hakkında fazlaca konuşulmayan misyonerlik faaliyetleri, son zamanlarda yayında ve basında yer alan tartışma programları, paneller, yazılı ve sözlü yorum ve değerlendirmelerle birden bire ülke gündeminin ilk sıralarına oturdu. Ancak üzülerek ifade etmeliyiz ki halkı doğrudan ilgilendiren bu hassas konu, TV ekranlarında genellikle kavgalı tartışmalara dönüştürülerek reyting hazretlerine kurban edildi. TV ekranlarında boy gösteren -sözde- konunun uzmanlarının bağrışları arasında yapılan programlar, izleyicilerin zihninde konunun aydınlatılması bir tarafa, çoğunlukla daha da zihinlerin karışmasına yol açtı. Hatta, Müslüman-Türk kesimi temsil eden tartışmacıların ortaya koyduğu üsluba karşı bazı Hıristiyan katılımcıların takındığı saygılı, hoşgörülü ve alttan alıcı tavır, -bazı köşe yazarlarının da dikkatini çetktiği gibi- programları, Hıristiyanlığın ve misyonerliğin reklamını/propagandasını yapar bir görüntüye soktu. Yazılı ve görsel basında, misyonerlik faaliyetleriyle yakından irtibatlı olark tartışılan bir diğer konu, Yunanistan'ın özellikle Karadeniz bölgesinde yaptığı Pontusçuluk porpagandasıydı. Özellikle bu bağlamda Giresun Jandarma Komutanı Tuğgneral Baki Onurlubaş'ın son yıllarda Pontus idealini yeniden canlandırmak için yörede yapılan faaliyetlere dikkat çekerek gereken önlemlerin acilen alınmasını talep eden demeci basında büyük yankı buldu. Hatta bazı basın organları, konunun MGK gündemine geleceğini bile yazdılar. (...) Bu çalışmada temel hedefimiz misyonerlik ve Türkiye'deki misyonerlik faaliyetleri ile ilgili Türk kamuoyuna, konuyu genel hatlırayla tanıtıp bilgilendirmektir.


















































































