"Mucize malzeme" güvenlik güçlerine kalkan olacak
Türk savunma sanayisi bünyesinde yürütülen AR-GE projesiyle "mucize malzeme" olarak nitelendirilen grafen kullanılarak kurşun geçirmez plaka geliştirildi.





Bu kapsamda, 2020 yılında Grafen ile Güçlendirilmiş Hafif ve Mukavemetli Zırh Malzemelerinin Geliştirilmesi (GRAKOR) Projesi'ne başlandı.
Nanografi şirketi tarafından yürütülen projeyle grafen katkılanmış nanokompozitler, fiber kumaşlarla birleştirilerek grafenle güçlendirilmiş fiber takviyeli, personel korumaya yönelik polimer kompozit zırh malzemesi geliştirildi.
Piyasada yaygın olarak kullanılan zırh plakası örnekleri genellikle 1200 ila 1600 gram ağırlığa sahip olurken, proje kapsamında ilgili standarda göre üretilen ve atış testleri uygulanan prototipler ise 1580 grama karşılık geliyor. Proje kapanışının ardından yapılan iyileştirmelerle aksesuarsız zırh plakası ağırlığı 950 grama kadar düşürüldü.
SAHA Expo'da gelecek hafta görücüye çıkacak
Nanografi Üretim ve Mühendislik Direktörü Hüseyin Alagöz, AA muhabirine, 10 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren firmanın, temel olarak ileri malzeme teknolojilerine yönelik çalışmalar yaptığını söyledi.
Geleneksel endüstri ve fabrikaların artık gelenekselleşmiş, neredeyse her yerde üretimi olan bazı ham maddeleri kullandığını dile getiren Alagöz, "Biz ise uçan araçlar, uzay teknolojileri gibi özel durumlar için daha fazla fonksiyona sahip yeni nesil ham maddeler ortaya çıkarmaya çalışan bir firmayız, ileri malzeme teknolojisi derken kastettiğimiz bu. Yeni nesil, gelecek teknolojisinin ham maddelerini ortaya çıkarıyoruz." dedi.
Yerlilik artacak, maliyet daha da düşecek
Plakadaki en kıymetli katkılarının grafen malzemesi olduğunu vurgulayan Alagöz, şunları kaydetti:
"Malzemenin hafifliğinden yararlanarak daha hafif bir plaka elde edebileceğimizi öngörmüştük ki bunu da başardık. Bunun yanında bazı ithal tekstil ürünleri ve başka ham maddeler de mevcut. Tamamen grafenden bir ürün ortaya koymadık ancak grafen katkısıyla güçlendirilmiş ve daha hafif bir ürün elde edebildik. Hem ürün olarak bir yenilik ortaya koyduk hem de üretim prosesinde değişikliğe gittik. Her ikisiyle birlikte katma değeri yüksek bir ürün ortaya çıkarma şansı yakaladık. Maliyetlerin yükseleceğini öngörmüştük ancak yaptığımız çalışmalar sonucunda piyasadaki muadilleriyle neredeyse aynı maliyetlere sahip bir ürün elde ettik. İthal ettiğimiz bazı ham maddelerin artık yerli üreticileri de var. Hem yerlilik oranımız ciddi oranda yükselecek hem de muadilleriyle aynı seviyedeki maliyetlerimiz daha da aşağıya inecek."
Alagöz, ilk prototipin uluslararası standartlarda tanımlanmış tüm testleri başarıyla tamamladığını belirtti.











































































