logo
28 EYLÜL 2026

Musaba gitti! İkinci kurban kim?

Fenerbahçe’de Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu öncesi kadro operasyonu derinleşiyor: Sakatlığını atlatan Vedat Muriqi’i listeye ekleyip Levent Mercan’ı dışarıda bırakan İsmail Kartal, N’Golo Kante ve yoldaki yeni santrfor hamleleriyle iki ismi daha listeden çizmeye hazırlanıyor. Kadrodan çekilmesi beklenen ilk isim Anthony Musaba olurken; Archie Brown, Sidiki ve Oğuz Aydın arasındaki "ikinci kurban" bilmecesi salı akşamına kadar netlik kazanacak

03.08.2026 15:02:00
Haber Merkezi
 
Musaba gitti! İkinci kurban kim?
Musaba gitti! İkinci kurban kim?
Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turu maçı öncesinde Fenerbahçe'de sıcak gelişmeler yaşanıyor. Teknik Direktör İsmail Kartal, sakatlığı geçen Vedat Muriqi'i kadroya dahil ederken Levent Mercan'ı listeden çıkardı. Ancak Şampiyonlar Ligi listesindeki revizyon bununla sınırlı kalmayacak gibi duruyor.






BİR DEĞİL İKİ OYUNCU SİLİNEBİLİR

Takımla idmanlara başlayan N'Golo Kante'nin salı akşamına kadar listeye eklenme ihtimali bulunuyor. Bunun yanı sıra Başkan Aziz Yıldırım'ın müjdesini verdiği yeni santrfor transferinin de bitmesi halinde, kadroya bir yeni ismin daha girmesi daha gündeme gelecek. Bu durum, mevcut listeden bir değil iki oyuncunun üstünün daha çizilmesi anlamına geliyor.






SIDIKI VE BROWN TOPUN AĞZINDAKİLER

Gelecek yeni isimlerle birlikte liste dışında kalacak ilk adayın Anthony Musaba olduğu öne çıkıyor. Musaba'nın ardından gözden çıkarılacak ikinci ismin kim olacağı ise kulisleri hareketlendirmiş durumda.
İkinci kurban için en güçlü adaylar Archie Brown ve Sidiki Cherif olarak öne çıkıyor.






OĞUZ AYDIN'LA SÜRPRİZ OLUR MU?

Öte yandan teknik heyetin yapacağı son değerlendirmeye bağlı olarak, ihale sürpriz bir şekilde Oğuz Aydın'a da patlayabilir. Tüm gözler salı akşamına kadar yapılacak nihai kadro bildirimine çevrildi. Oğuz'un bir süredir takımdan ayrılacağı Trabzonspor ya da Beşiktaş'a gideceği konuşuluyordu.

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği

Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu yetenekli ve lig standartlarında fark yaratabilecek bir millî değer olsa da mevcut milyonlarca Euro net maaş yükü ve şu anki saha içi çıktısı teraziye konulduğunda, maddi karşılığını henüz veremediği net bir şekilde görülüyor

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Fenerbahçe'de Kerem Aktürkoğlu belirsizliği
Oyuncunun bu maaşın altındaki baskıyı kırabilmesi için düzenli ilk 11 oynayıp skoru sırtladığı bir döneme girmesi şart.

Fenerbahçe, geçen sezon başında Benfica kendilerini Şampiyonlar Ligi'nden eledikten sonra parayı bastırıp Kerem Aktürkoğlu'nu aldı... Millî futbolcunun sarı-lacivertli formayı giymesinde dönemin yöneticisi, daha sonra başkan adayı da olan Hakan Safi'nin büyük payı oldu.






Safi, Kerem'in sarı-lacivertli formayı giydiği sürece maaşının tamamını ödemeyi taahhüt etti. Geçen sezonun tamamını da ödedi. Ancak eylül başında Aziz Yıldırım'dan hesap sormak için (locası iptal edildiği için) geldiği kulüpten beklediğini alamadan ayrılan Safi, iddialara göre ödemeyi durdurdu.

Kulüpten gelen bilgilere göre Kerem'in maaşı artık Fenerbahçe yönetimi tarafından ödeniyor. Peki Kerem, yılda kazandığı milyonlarca Euro maaşı hak ediyor mu?






Geçen sezon 8 gol ve 7 asistle 15 gole etki eden Kerem, maç başına 12.5 top kaybı yaptı. Bu sezon bu oranı 7.2'ye düşürmüş görünse de bunda aldığı sürenin azalması etkili.

Geçen sezon 34.9 km/s maksimum hıza ulaşırken bu sezon 32.1 km/s seviyesinde kalmış. Sezon başı fiziki olarak hazır olmaması veya özgüven düşüklüğü göze çarpıyor.

Kerem, ceza sahası çevresinde topla buluştuğunda dikine giden, risk alan bir yapıda. Özgüveni düştüğünde ve skor üretemediğinde hücum akışını kesen top kayıpları taraftarın ve basının gözüne daha çok batıyor.

Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen

Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti

27.09.2026 17:16:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Sadece bu birkaç haftalık kısa veriler bile gösteriyor ki; Muriqi'in ceza sahası içi soğukkanlılığı ile Osimhen'in durdurulamaz atletizmi ve şut hacmi birleştiğinde, Süper Lig stoperlerinin bu ikiliyi durdurma şansı neredeyse sıfırdı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un istediği hücum hattı oluşturulabilseydi Süper Lig'in çok üzerinde bir skor üretkenliğine ulaşırlar, sezon erken biterdi.






Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti... Hatta o dönemde Okan Buruk, Rizespor'da beraber çalıştığı, hatta Fenerbahçe'ye gitmeden önce Galatasaray'a gelmesi için ikna ettiği Kosovalı oyuncuyu aradı. Muriqi de Galatasaray formasını giymeye "evet" dedi.






OAK BURUK ISRARLA İSTEDİ

Ancak o dönemde henüz Icardi'nin durumu belli değildi. Galatasaray, yabancı kısıtlamasındaki +4 kuralının değişeceğine inanıyordu. Buruk'un ısrarına rağmen Muriqi'ye "Biraz bekle," denildi. Ancak Muriqi, Mallorca ile İspanya 2. Ligi'nde oynamak istemediği için acele ediyordu.







AZİZ YILDIRIM İŞİ BİTİRDİ

Tam da o arada Aziz Yıldırım seçildi. Işık hızıyla Muriqi işi bitti. Kosovalı da Türkiye'deki yuvasına döndü. Akıllarda ise şu soru kaldı: Ya +4 kuralı değişseydi ve Galatasaray da Deniz Gül'ü değil de Vedat Muriqi'yi alsaydı ne olurdu? Sadece bu sezonun istatistikleri bile "Şimdiden sezon bitmişti," dedirtecek cinsten!







OSIMHEN - MURIQI İKİLİSİ YIKAR GEÇERDİ

İkilinin en büyük avantajı, birbirlerinin eksiklerini kusursuz tamamlayan özelliklere sahip olmaları... Zaten Okan Buruk da Muriqi'de ısrar etti.

Maç başına 11.5 pas (%81 isabet) ve geride top karşılama kabiliyetiyle Muriqi; sırtı dönük oyunda stoperleri üzerine çeken, uzun topları indiren ve takımı öne taşıyan klasik bir pivot santrfor.







Maç başına 34.5 km/h maksimum hız, 13.4 depar ve 8.8 şut gibi inanılmaz atletik verileri olan Osimhen ise Muriqi'in stoperleri bağladığı anlarda arkaya sarkacak, derinlemesine koşularla savunma dengesini bozacak tam bir patlayıcı güç.

Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi

İsmail Kartal'ın başarılı olduğu önceki üç dönemde de ortak payda, hücum hattında farklı profillerdeki iki güçlü golcünün yarattığı sinerjiydi. Muriqi pivot rolünü tek başına üst düzey oynasa da yanına hamle yapabileceği ikinci bir profildeki forvetin eksikliği, Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün idealindeki hücum esnekliğine tam olarak ulaşamadığını gösteriyor.

27.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Bu sezon yeniden seçilerek Fenerbahçe'de başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım; son dakika şapkadan adını çekerek takımın başına teknik direktör olarak getirdiği İsmail Kartal'ın eline unundan suyuna, tereyağından fıstığına kadar pek çok kaliteli malzemeyi verdi ve baklava yapmasını istedi. Ancak unuttuğu bir şey vardı: Kartal'ın baklava yapması için şekere de ihtiyacı vardı ama Yıldırım şekeri esirgedi.






Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın teknik direktörlük kariyerindeki forvet tercihlerine ve verilere bakıldığında; oyun sisteminin temelinde "tamamlayıcı forvet ikilisi" (pivot ve bağlantı oyuncusu + bitirici ve dinamik forvet) mantığıyla hareket ettiği görülüyor. Ancak bu sezon Aziz Yıldırım yönetimi, Kartal'a Vedat Muriqi ile pivot forveti verse de yanına bitirici ve dinamik bir forvet koymadı. Bugün Muriqi'nin yanında Ollie Watkins olsaydı çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.






2014-15 sezonunda Emmanuel Emenike (fiziksel gücüyle defansı yıpratan, kanat/pivot karakterli) ve Moussa Sow (ceza sahası içi bitiriciliği ve esnekliği yüksek golcü) ikilisi ortalığı yaktı.






2021-22 sezonunda 21. haftadan sonra Serdar Dursun (klasik pivot forvet, sırtı dönük oynayan, top tutan) ve Enner Valencia (savunma arkasına koşan, hareketli bitirici) takımı Şampiyonlar Ligi'ne taşıdı. Serdar'ın getirdiği fiziksel üstünlük Valencia'ya alan açmış ve Fenerbahçe ligin ikinci yarısına damga vurmuştu.






2023-24'teki 99 puanlık sezonda Edin Dzeko (dünya çapında bir pivot/bağlantı santrforu; 46 maçta 25 gol, 10 asist) ve Michy Batshuayi (dinamik, ceza sahası bitiricisi; 43 maçta 24 gol) ikilisi vardı. Dzeko oyunu akıtan ve stoperleri çeken rolü üstlenirken Batshuayi hamle oyuncusu veya ikinci bitirici olarak işi tamamladı.






Kartal, kariyeri boyunca tek bir baskın santrfora yük binmesinden ziyade, yanına savunma arkası koşuları yapacak veya skoru paylaşacak ikinci bir bitirici eklediğinde maksimum verimi aldı. Şu an Muriqi'nin yükünü hafifletecek, maçın gidişatına göre yanına geçecek ya da onu ikame edecek benzer kalitede bir partneri bulunmuyor.






Muriqi'nin 10 maçta 7 gollük performansı bireysel anlamda harika olsa da uzun bir lig maratonunda sakatlık, kart cezası veya form düşüklüğü yaşandığında B planının olmaması Kartal'ın elini zayıflatıyor.

Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?

Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi

27.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi. Taktiksel olgunluk ve zihinsel devamlılık kazanamadıkları takdirde, genç yaşta yüksek bonservislerle anılıp 24-25 yaşına geldiklerinde alt seviye takımlara kiralanan oyuncular kervanına katılmaya aday olduklarını Galatasaray'ın scout ve teknik ekibi göremedi. İşte yeni transfer için camiada konuşulan eleştiriler...






Para yönünden sıkıntısı olmayan Avrupa devleri, 17-18-19 yaşındaki çıtır oyuncular için 10-15-20 milyon euro'ları gözlerini kırpmadan verebiliyorlar... Çünkü bu yaşlarda aldıkları oyuncular kendi sistemlerine, dillerine, yemeklerine, ortamlarına ve idmanlarına dâhil hemen her duruma çabuk adapte oluyorlar.






Ancak Fenerbahçe'nin son dönemde daha düşük bütçelerle yaptığı Fayed, Emre Demir, Burak Kapacak, Mimovic, Tresor Doh ve Jin-ho gibi transferlerde olduğu gibi devler de bu oyuncular yüzünden karavana atıyor.

Galatasaray bu transfer döneminde Chelsea'ye kadar yükselen Ugochukwu ile PSG'den çıkan Bitshiabu'yu ciddi kiralama bedelleri ve ciddi satın alma opsiyonlarıyla kiraladı.






Ancak Ugochukwu son maçta girdikten 5 dakika sonra kırmızı gördü. Bitshiabu ise henüz sahalara teşrif etmedi.

Peki bu iki genç oyuncu "Çok para ödenip, 24-25 yaşına geldiğinde unutulacaklar" listesinde yerlerini mi alacaklar, yoksa kendilerinden beklenen patlamayı yapacaklar mı?






Ugochukwu'nun geçen sezon 35 maçlık Premier League'deki Burnley karnesi ilk bakışta etkileyici görünse de savunma ve oyun kurma becerilerindeki aksaklıkları açıkça ortadaydı.

Maç başına 6,1 top kaybı ve toplamda gördüğü 2 kırmızı kart (1'i doğrudan, 1'i çift sarıdan), oyuncunun baskı altında ve yüksek tempoda karar verme yetisinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu. Galatasaray'a geldikten hemen sonra 5 dakikada kırmızı görmesi tesadüf değil, bu sürekliliğin bir devamı.






Maç başına sadece 33,0 topla buluşma ve 18,8 isabetli pas, merkez orta saha ve ön libero oynayan bir oyuncu için oldukça düşük. Oyunu yönlendirmekten ziyade oyunun gerisinde kalıyordu.

Maç başına 1,5 top çalma ve 0,5 pas arası mütevazı kalırken; 1 gole neden olan hata ve 1 penaltıya neden olma istatistiği, kritik anlardaki konsantrasyon kaybını kanıtlıyordu.






Bitshiabu'nun Leipzig'deki 11 maçlık performansı, pas yüzdesiyle (%93) göz boyayan fakat gerçek bir stoper sertliğinden uzak bir profil çizdi.






1,96 m'lik boyuna rağmen maç başına kazandığı hava topu mücadelesi sadece 0,9 (%45). Toplam ikili mücadele kazanma oranı %47'de kaldı. Maç başına 0,7 top çalma yapabilen bir stoperin savunmada caydırıcılığından bahsetmesi zor. %93 pas isabeti ilk bakışta harika tınlasa da bu pasların 31,7'si kendi yarı sahasında risksiz, enine ve geriye yapılan paslar. Rakip yarı sahada yarattığı tehdit yok denecek kadar az (kilit pas 0,2, sıfır orta). 9,3 km koşu mesafesi ve 61 dakika ortalama süre, tempolu oyunlara uyum sağlamakta zorlandığını ve 90 dakikalık fiziksel devamlılığının henüz oluşmadığını gösteriyor.

FIFA'ya ültimatom

Dört büyük ligin ortak ültimatomu, küresel futbolun yönetim gücünü FIFA'dan sermaye sahiplerine kaydırma savaşıdır

27.09.2026 15:40:00
Haber Merkezi
 
FIFA'ya ültimatom
FIFA'ya ültimatom
Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A'nın yayımladığı ültimatom tadındaki bildiri basit bir protesto değil; futbolun yönetim mekanizmasındaki güç dengesini siyasi bürokratlardan (FIFA) sermaye sahiplerine (Ligler ve Kulüpler) kaydırma savaşı. FIFA doğrudan bir savaşı göze alamazsa, liglere yönetim kurullarında ve takvim planlamasında resmi söz hakkı tanıyacak tavizler vermek zorunda kalacaktır.






Dünya futbolunun en büyük 4 liginin (Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A) yayımladığı ültimatom tonundaki bildiri, Avrupa kulüp futbolunun FIFA yönetimine karşı açtığı doğrudan bir kurumsal ve hukuki savaşın resmi belgesi oldu.

Metnin diplomatik dili bir kenara bırakıldığında, verilmek istenen mesajlar çok net.






Yayın gelirlerinin, yıldız oyuncuların ve küresel futbol ekonomisinin %80'inden fazlasını elinde tutan ligler, FIFA'ya "Sektörü biz finanse ediyoruz ama kararları sen tek başına alıyorsun," diyor.

FIFA'nın hem turnuva düzenleyip devasa paralar kazanmasının hem de aynı zamanda kendilerini denetleyen bağımsız bir otorite gibi davranmasının çıkar çatışması olduğunu savundular.






Yaklaşan FIFA seçimleri ve Gianni Infantino yönetimi hedef alındı. Ligler, istedikleri reformların sözünü vermeyen adayı desteklemeyeceklerini ve meşruiyetini sorgulatacaklarını ilan etti.

Peki 4 büyüklerin istediği olmazsa bizi neler bekliyor?






FIFA takvimine girmeyen veya tek taraflı dayatılan turnuvalara (örneğin genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası) kulüplerin as kadrolarını göndermemesi veya oyuncuları serbest bırakmaması.

Kulüpler Birliği (ECA) ve Dünya Ligler Forumu ile birleşerek FIFA'dan bağımsız kendi uluslararası turnuva takvimlerini ilan edebilir ya da Uluslararası Maç Takvimi protokolünü imzalamayı reddedebilirler.






FIFA, bu ligleri "zengin Avrupa kulüplerinin çıkarını korumakla" ve "dünya futbolunun geri kalanının (Afrika, Asya, Güney Amerika) gelişmesini engellemekle" suçlayacak.

FIFA'nın güç üssü ligler değil, 211 üye ülke federasyonudur. Zayıf ve gelişmekte olan ülke federasyonlarına daha fazla para aktarma sözü vererek oy çokluğunu elinde tutmaya çalışacak.






Resmi cevabında "diyaloğa açığız" diyerek masaya oturmayı teklif edecek, ancak 100 günlük bağlayıcı ültimatomları sulandırmak için komisyonlar kuracak.

Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?

Altyapıdaki skor baskısı ve metodsuzluk yüzünden Türkiye, İskandinavya'nın aksine elit santrfor yetiştirmekte sınıfta kalıyor

27.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Fransa maçından sonra bir kez daha santrfor derdimiz ortaya çıktı. Türkiye'de yetenekli çocuk sıkıntısı yok... Bunun aksini iddia eden de yok. Ancak yeteneği işleme, doğru pozisyona evirme ve sabırla olgunlaştırma sistemimiz olduğunu iddia eden de yok. İsveç ve Norveç'in yaptığı gibi oyuncu fazlalığını değil, metodu ve sabrı organize ettiğimiz gün Türkiye'nin elinde de elit santrforlar olacak. Ancak bizde o sabır var mı?






"80 milyonluk ülkeden bir santrfor çıkmıyor" gibi sığ bir açıklama ile Türkiye'nin santrfor eksiği açıklanamaz... Çünkü o zaman birisi karşınıza çıkar; "Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan'ın tarihinde bir tane Dünya Kupası yok" der. "Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Çin'in bir tane elle tutulur futbolcusu yok" der. Bu kısır döngü de uzar gider.






Burada bizim belki de sormamız gereken; Norveç ve İsveç gibi dünya futbolundaki yerleri orta ve alt seviyeler olan ülkelerin nasıl bu kadar üst seviye forvetler çıkardıkları, bizim onlardan en azından gelecek nesillerde forvet çıkarmak için ne yapmamız gerektiği olabilir.






Norveç spor yasalarına göre 13 yaşına kadar çocuk liglerinde puan durumu tutulmaz, sıralama yapılmaz ve çocuk elenmez. Haaland, 15 yaşına kadar 40 kişilik homojen bir arkadaş grubuyla elenme korkusu olmadan futbol oynadı. Geç fiziksel gelişim gösteren çocukların sırf daha minyon diye sistem dışına itilmesi engellendi.






Haaland çocukken akranlarına göre oldukça çelimsizdi. Antrenörleri ona "fizikle ezmeyi" değil; kör nokta koşularını, vücut açısını ve topsuz alan sezgisini öğretti. Boyu ve fiziği 16-17 yaşından sonra patladığında, zaten elit seviyede bir "pozisyon alma aklına" sahipti.

İskandinav futbol altyapılarında santrforlar küçük yaştan itibaren ceza sahası içi bitiricilik ve dikey koşu şablonlarıyla büyür. Forvet oyuncusundan sadece top saklaması değil, arkaya koşu atması ve geçiş hücumunu tamamlaması beklenir.






Oyuncular sadece takım antrenmanı yapmaz. 12-14 yaşından itibaren pozisyona özel (santrforlar için kafa vurma açısı, ilk temas, tek dokunuş bitiriciliği) bireysel antrenörlerle çalışırlar.

Türkiye'de U12, U14 seviyelerinde bile antrenörler maç kazanmak ve şampiyon olmak ister. Bu yüzden teknik kapasitesine bakılmaksızın sadece erken ergenliğe girmiş, hızlı ve güçlü çocukları santrfor yaparlar. Bu çocuklar altyapıda fiziğiyle fark yaratır ancak A takıma çıktığında fiziksel üstünlüğü kaybolunca sıradanlaşırlar.






Süper Lig takımları ani başarı baskısı nedeniyle hazır, 30 yaş üstü yabancı santrforlara yönelir. Altyapıdan çıkan 19-20 yaşındaki bir santrforun 3 maç üst üste gol atamama kredisi yoktur; ilk hatasında kulübeye çekilir veya alt liglere kiralanır.

BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Denizli Gençlik Kolları, partinin kuruluşunun 25. yıl dönümünü anlamlı ve coşkulu bir etkinlikle kutladı

27.09.2026 13:43:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
Denizli İl Başkanı Turgay Urgan'ın da katılım gösterdiği program, gençlerin yoğun ilgisi ve yüksek enerjisine sahne oldu.






Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram öncülüğünde düzenlenen etkinlik, dostluk ve birlik mesajlarının verildiği bir halı saha maçıyla başladı. Sahadaki rekabetin ardından renkli görüntülere ev sahipliği yapan program, günün anısına kesilen 25. yıl pastasıyla devam etti.






"İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz"
 
Kutlama boyunca gençlerin birlik ve beraberliği dikkat çekerken, BTP Denizli teşkilatı bu özel günün gururunu hep birlikte yaşadı. İl Başkanı Turgay Urgan ve Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram, partinin köklü geçmişine vurgu yaparak gençlerin siyasetteki dönüştürücü gücüne olan inançlarını dile getirdiler.







Program, katılımcıların hatıra fotoğrafları çektirmesi ile coşku içinde sona erdi. BTP Denizli Gençlik Kolları, çeyrek asırlık bu anlamlı mirası aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacaklarını bir kez daha gösterdi.













Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor


 
Mert Günok kısa süre önce Milli Takım kariyerini noktaladığını açıklamıştı. 37 yaşındaki file bekçisinin aktif kariyeriyle ilgili kararını ise sezon sonuna doğru vermesi bekleniyor.

26.09.2026 18:32:00
Haber Merkezi
 
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor

37 kez A Milli Takım formasını giyen Mert Günok, geçen hafta yayınladığı açıklamayla birlikte Ay-Yıldızlı kariyerine nokta koyduğunu belirtmişti. Gözler, Fenerbahçe'deki durumuna çevrildi. 37 yaşındaki futbolcunun, Sarı-Lacivertli ekipteki kontratı 30 Haziran 2028 tarihine kadar devam ediyor. Mert, 37 kez milli olmuştu.







1 Mart'ta 38 olacak

1.96 boyundaki file bekçisi, 1 Mart 2027'de 38 yaşına girecek. Mert bu sezon Şampiyonlar Ligi Elemeleri'ndeki 4 karşılaşmada görev aldı. Süper Lig'de ise henüz siftah yapamadı. Fenerbahçe'nin mevcut kadrosundaki kaleci rotasyonu şöyle:
Ederson
Mert Günok
Tarık Çetin






Veda vakti yaklaşıyor

2001 yılında Kocaelispor altyapısından Fenerbahçe altyapısına geçiş yapan tecrübeli kaleci, 2026 kışında Sarı-Lacivertliler'e dönmüştü. Mert'in sezon sonuna doğru kariyeriyle ilgili önemli bir karar alması bekleniyor. Eğer futbolu bırakırsa, kontratının son senesi öncesinde yeşil sahalara veda etmiş olacak. Kalırsa, 30 Haziran 2028 tarihi; hem sözleşmesinin hem de kariyerinin sonu olacak.

Yiğit Efe Demir kayboldu gitti


 
Fenerbahçe'de Nathan Ake ve Kojo Oppong hamleleri sonrasında Yiğit Efe Demir adeta formayı unuttu. 22 yaşındaki savunmacının devre arasında kiralanabileceği konuşuluyor.

26.09.2026 18:22:00
Haber Merkezi
 
Yiğit Efe Demir kayboldu gitti
Yiğit Efe Demir kayboldu gitti

Kanarya'da bu sezon Yiğit Efe Demir hiç oynamadı. 22 yaşındaki savunmacı, ligde ve Avrupa'da bir dakika bile sahaya sürülmedi. Fenerbahçe, stoperde Nathan Ake ve Kojo Oppong'u kadosuna katmıştı. Skriniar'ın yeri ise zaten garantiydi. Bu koşullarda Yiğit'in işi çok zor gözüküyor. 1.94 boyundaki savunmacı daha önce Gençlerbirliği ve Karagümrük gibi takımlara kiralanmıştı. Devre arasında da benzer şekilde ayrılması bekleniyor. Yiğit Efe Demir'in Fenerbahçe'deki sözleşmesi 30 Haziran 2029'a kadar devam ediyor. Yani süre bakımından kiralanmasının önünde engel yok.

Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?


 
Uluslar Ligi'ne 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başladık. Birçok kişi, mağlubiyete rağmen takımın performansından memnun kaldı. Ancak Pazartesi günü de İtalya karşısında kötü bir sonuç gelirse, ortalık fena halde karışabilir...
 

26.09.2026 18:17:00
Haber Merkezi
 
Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?
Fansa'ya çok güzel yenilen Türkiye, İtalya'ya da kaybederse ne olacak?

Dünya Kupası'nda büyük bir hüsran yaşayan A Milli Futbol Takımı, gruptan çıkamamıştı. Dev organizasyonda başarısız olan birçok ülkede bazı isimlerin görevine son verildi. Bazıları ise istifa etti... Ancak biz yolumuza aynı kadroyla devam ettik. Uluslar Ligi'ne ise 1-0'lık Fransa yenilgisiyle başladık.







İki yenilen takım karşı karşıya

İç sahadaki Fransa mağlubiyetine rağmen takımın mücadelesi birçok insanı memnun etti. Ancak unutulmaması gereken önemli bir ayrıntı bulunuyor. Bu karşılaşma tarihe yenilgi olarak geçti. Pazartesi günü ise yine kendi evimizde sahasında Belçika'ya 2-0 kaybeden İtalya ile oynayacağız. Eğer o maçı da kötü bir sonuçla kapatırsak bu kez "kadro kalitesi" gibi şeylerden bahsetmek pek mümkün olmayacak.







Montella devam eder mi?

Vincenzo Montella, Dünya Kupası'ndaki kolay gruptan bile çıkamayan hoca olarak görevinin başında... İtalya'ya da kaybedersek, Uluslar Ligi'ne 2'de sıfırla başlayan teknik adam olarak da devam edecek mi bilinmiyor. İtalyan çalıştırıcının Türkiye Futbol Federasyonu'yla mukavelesi 31 Temmuz 2028'e kadar sürüyor...
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.