İbadet kulun Rabbine olan vazifelerinden en önemlisidir. Çünkü ibadet ve kulluk yaratılış gayemizdir. Yüce Kitabımız Kur'anı Kerim'de, "Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk(ibadet) etsinler diye yarattım." (Zariyat, 56) buyrulmaktadır. Öyleyse yapacağımız kulluk ve ibadetin Allah'ın emirlerine ve rızasına uygun yapılması gerekmektedir. Aksi taktirde yapılan emekler boşa gidecektir? Her önüne gelenin kafasına uyduğu şekilde birkaç davranış sergileyerek kendini kulluk ve ibadet çerçevesinde görmesi olsa olsa kişinin kendi nefisini aldatmaktan öte bir şey olamaz. Kulluk ama nasıl bir kulluk? İbadet ama nasıl bir ibadet? Bu soruların cevabını kitap ve sünnet rehberliğinde, bir de Ehli Beyt imamlarımızın ortaya koyduğu davranışlar şeklinde algılamak ve yaşamak zorundayız.İbadette rehber insanlar olan önce peygamberlerin, sonra onların yakın ashaplarının ve özellikle de Ehli Beyt'in yaşayış ve davranışları taklit ve tahkik edildiğinde işin aslına ve ruhuna vakıf olunmaktadır. Yoksa da sapık fikirler, dinin yozlaşmasına sebebiyet vermektedir. Hâlbuki bu konuda ayeti kerimeler çok açık bir şekilde İslam'dan başka dinin asla kabul edilmeyeceğini beyan etmiştir. "Allah nezdinde hak din İslâm'dır. Kitap verilenler, kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah'ın ayetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah'ın hesabı çok çabuktur" (Al-i İmran, 19). "Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahrette ziyan edenlerden olacaktır" (Al-i İmran, 85). "İman etmelerinden, Resul'ün hak olduğuna şahadet getirmelerinden ve kendilerine apaçık deliller gelmesinden sonra inkârcılığa sapan bir kavme Allah nasıl hidayet nasip eder? Allah zalimler topluluğunu doğru yola iletmez" (Al-i İmran, 86). Allah'ın yarattığı din anlayışı tevhit dini İslam olmasına rağmen yaşadığımız dünyada din adına çeşitliliklerin olması, dinden görünen ancak dinle alakası olmayan davranışların ibadet ve kulluk olarak algılanması, dinsizlik akımlarını ya da sapık din anlayışlarını hâkim kılmıştır. İşte fertlerin ve dolayısıyla toplumların aldanışları, sapıklıkları, bu noktada odaklanmaktadır. Kurtuluş; işin aslını arayıp, yaşayan rehber insanı bularak, taklit ve tahkik etmektedir.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- BTP’nin ‘birleşik muhalefet’ çağrısı toplumsal mutabakat çağrısıdır / 05.05.2026
- Dünya kaosa sürüklenirken: Sessizlik daha ne kadar sürecek? / 04.05.2026
- Kınama değil, caydırıcılık gerek / 03.05.2026
- Eski siyasetle yeni Türkiye kurulamaz / 02.05.2026
- Türkiye’nin ihtiyacı geleceği inşa etmektir / 01.05.2026
- Devletin varlıkları satılarak devlet ayakta kalamaz / 30.04.2026
- Milletin egemenliği ve “Baba Devlet” ihtiyacı / 29.04.2026
- Aidiyet bilincini yeniden kuşanmak zorundayız / 28.04.2026
- Rakamların söylediği, hayatın yalanladığı gerçek / 27.04.2026
- Sabrın fazileti hakkında / 26.04.2026
- Dünya kaosa sürüklenirken: Sessizlik daha ne kadar sürecek? / 04.05.2026
- Kınama değil, caydırıcılık gerek / 03.05.2026
- Eski siyasetle yeni Türkiye kurulamaz / 02.05.2026
- Türkiye’nin ihtiyacı geleceği inşa etmektir / 01.05.2026
- Devletin varlıkları satılarak devlet ayakta kalamaz / 30.04.2026
- Milletin egemenliği ve “Baba Devlet” ihtiyacı / 29.04.2026
- Aidiyet bilincini yeniden kuşanmak zorundayız / 28.04.2026
- Rakamların söylediği, hayatın yalanladığı gerçek / 27.04.2026
- Sabrın fazileti hakkında / 26.04.2026

























































