Nipah virüsü (Niv) gerçekten de ürkütücü
Tüm dünyada yeni bir pandemi mi geliyor sorularına neden olan Nipah virüsü (NiV) kaygıyla izleniyor. Meyve yarasaları ve domuz gibi hayvanlar tarafından taşınan virüs, ateş ve beyin iltihabına neden olabiliyor. Vaka ölüm oranı ise yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değişiyor.
04.02.2026 23:30:00 / Güncelleme: 04.02.2026 23:46:50
ÖNDER YILMAZ
ÖNDER YILMAZ






İstinye Üniversitesi Üyesi Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın, Nipah virüsü (NiV) ile ilgili merak edilenleri cevapladı. Fışgın'ın verdiği bilgilere göre, virüs vücuda girdikten sonra semptomların ortaya çıkması yaklaşık 4 ila 14 gün arasında değişiyor. En sık görülen belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi spesifik olmayan belirtiler yer alıyor. Vaka ölüm oranı ise yüzde 40 ile yüzde 75 arasında değişiyor.

Hayvanlardan insanlara bulaşan ve ciddi halk sağlığı riski taşıyan bir virüs olan Nipah virüsü (NiV), dünyada kaygı yaratmaya devam ediyor. Hindistan'da tespit edilen yeni Nipah virüsü vakaları, Asya'da da yakından izleniyor. Virüsün yayılım riskine karşı Tayland, Malezya ve Singapur gibi ülkeler, havalimanları ve sınır kapılarında tarama ve test uygulamalarını sıkılaştırdı
Prof. Dr. Nuriye Taşdelen Fışgın: Nipah virüsü ilk olarak 1999 yılında Malezya'daki domuz çiftçileri arasında bir salgın olarak ortaya çıktı. Daha sonra hastalık 2001 yılında Bangladeş'te de tespit edildi. Halen her yıl belli sayıda olgu saptanmakta. Hastalık ayrıca Doğu Hindistan'da da periyodik olarak ortaya çıkmakta. Bu yıl da Hindistan Sağlık Bakanlığı'nın açıklamalarına göre iki vakanın doğrulandığı ve yaklaşık 200'e yakın temaslının izlendiği bildirildi. Meyve yarasaları (uçan tilki) özellikle de Pteropus cinsine ait türler Nipah virüsünün doğal konakçıları konumunda. Virüslerin Afrika'daki Pteropodidae yarasalarının coğrafi dağılım alanında mevcut olabileceği biliniyor.

Hasta insanların salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabileceğini belirten Fışgın, şunları söyledi: "Virüsün insandan insana bulaştığı özellikle de enfekte hastaların aile üyeleri ve bakıcıları arasında saptandığı bildirilmiş. Hasta insanların salgıları ve dışkıları ile virüsü yayabileceği ve insandan insana bulaşta bunun önemli olduğu vurgulanmakta. Bu nedenle de sağlık çalışanları da hasta takibi açısından risk altında bulunuyor. Virüs vücuda girdikten sonra semptomların ortaya çıkması yaklaşık 4 ila 14 gün arasında değişmektedir. Bazı hastalarda bu sürenin 45 güne kadar uzadığı bildirililiyor. En sık görülen belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kusma ve boğaz ağrısı gibi spesifik olmayan belirtiler sayılabilir. Tanıda kullanılan başlıca testler, vücut sıvılarından gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT-PCR) ve enzim bağlantılı immünosorbent testi (ELISA) yoluyla antikor tespitidir. Ayrıca hücre kültürü yoluyla virüs izolasyonu da tanıda kullanılmakta."

Şu anda Nipah virusuna karşı herhangi bir ilaç veya aşının bulunmadığını belirten Prof. Dr. Fışgın, "Şiddetli solunum ve nörolojik komplikasyonların tedavisi için yoğun destekleyici tedavi önerilmekte. Seyahat edilecek bölgelerdeki riskli durumlar tanımlanmalı. Meyveler tüketilmeden önce iyice yıkanmalı ve mümkünse soyularak tüketilmeli. Şüpheli veya doğrulanmış enfeksiyonu olan hastalara bakım veren sağlık çalışanları, her zaman standart enfeksiyon kontrol önlemlerini uygulamalı. Son olarak ülkemizde bulunan yarasa türleri, virüsü taşıyan "Pteropus" (meyve yarasası) türünden farklıdır. Bu nedenle, virüsün ülkemizdeki yaban hayatında doğal bir döngü oluşturma ihtimali düşüktür. Şu ana kadar ülkemizde doğrulanmış bir Nipah virüsü vakası bulunmamaktadır. Ancak küresel seyahat hareketliliği nedeniyle 'ithal vakalara' karşı hazırlıklı olunması önemlidir" dedi.
























































