logo
28 EYLÜL 2026

Oğuzhan'dan sitem! "İki sene şampiyon olduktan sonra yeni transferleri oynattılar"

Beşiktaşlı futbolcu Oğuzhan Özyakup, kazandıkları şampiyonluk için, "Burada öyle bir aile ortamı var ki sakat olsan da olmasan da aynı şeyleri hissediyorsun. Bu seneki şampiyonluğun anahtarı buydu. Gerçekten bir aile ortamı vardı" dedi

23.05.2021 13:48:00
 
Oğuzhan'dan sitem! "İki sene şampiyon olduktan sonra yeni transferleri oynattılar"
Oğuzhan'dan sitem! "İki sene şampiyon olduktan sonra yeni transferleri oynattılar"
Beşiktaş'ın tecrübeli futbolcusu Oğuzhan Özyakup, şampiyonluğun sırrının aile ortamı olduğunu söyledi.

Oğuzhan, yaptığı açıklamada, "Burada öyle bir aile ortamı var ki sakat olsan da olmasan da aynı şeyleri hissediyorsun. Bu seneki şampiyonluğun anahtarı buydu. Gerçekten bir aile ortamı vardı. Bunu en son ilk şampiyonluğumda yaşamıştım." dedi. Süper Lig'in son haftasında Göztepe'yi yenerek şampiyonluğunu ilan eden Beşiktaş'ta karşılaşma sonrası özellikle tribünde yer alan oyuncuların sevinç gösterisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Oğuzhan, "O görüntü bu seneki ortamımızı, enerjimizi gösteriyor. Bunu daha önce de söyledim. Yanındaki arkadaşın için mutlu oluyorsun, kendin için mutlu oluyorsun. Hasic orada değnekleriyle öyle bir seviniyor ki o kadar içten ki değnekleri atıp yürüyebilse öyle yürüyecek." ifadelerini kullandı.

"İlkler her zaman bir tık farklıdır"

Beşiktaş'a 2011-2012 sezonunda transfer olan ve siyah-beyazlı formayla üçüncü şampiyonluğunu yaşayan Oğuzhan, yaşadığı ilklerin her zaman farklı olduğunu söyledi. Bu sezon elde ettikleri şampiyonlukla ilgili duygularını aktaran Oğuzhan, "İlkler her zaman bir tık farklıdır. İlk kez şampiyon oluyorsun. Bu Galatasaray, Fenerbahçe için de geçerli. Kovid-19 olan oyuncular, üç günde bir maç oynamak... Normalde ligimizde 18 takım vardı. Şimdi bunu artırdılar. Normal sezondan daha geç başlayıp erken bitirdik. Çok daha fazla maç oynadık. Taraftarlar yok. Bazı maçlar hazırlık maçı havasında geçiyor. Hiç ses yok. Bunlar sadece kamplarda, hazırlık maçlarında olur. Futbolcu için, hocalar için, taraftarlar için bile maçlara motive olmak çok zordu. İlk haftalarda kimse şampiyonluğu düşünmüyor. Son haftalara gelince o durum oluşuyor. Bu sezon gerçekten inanılmaz zordu. Biz daha önce bitirebilirdik sezonu. Böylesi daha stresli oldu. Böylesi belki daha güzel oldu. Galatasaray'ı da Fenerbahçe'yi de tebrik ederim. Gerçekten inanılmaz heyecanlı bir son 2-3 hafta oldu. Ben Türkiye'ye yani Beşiktaş'a 2012'de geldim. O sezondan beri üç büyük takımın şampiyonluk için savaştığını hatırlamıyorum." diye konuştu.

Sezonun son haftalarında önemli oyuncuların sakatlandığını hatırlatan Oğuzhan, "MKE Ankaragücü maçı öncesinde Cenk sakatlandı. Ondan önce Aboubakar sakatlandı. Hasic sakatlandı. MKE Ankaragücü maçında ben sakatlandım. Bir anda 6 ya da 7 sakat verdik. Bir de üstüne puan kaybı. Takımımızın ortamı çok güzel ve uyumlu, bunu da çabuk atlattık. Sadece bir iki güne ihtiyacımız oldu. Puan kaybediyoruz, takım telafi etmek için bir sonraki maçı bekliyor. Bunlar çok önemli şeyler. Güçlü, karakterli bir gruba sahibiz." ifadelerini kullandı.

Göztepe maçında sakatlığı nedeniyle tribünde yer alan Oğuzhan, sahadan uzak bir sevincin nasıl duygu olduğu sorusuna şu yanıtı verdi: "Oynamakla hiç alakası yok. Çünkü oynayınca o heyecan olmuyor. Tamam kazanmak istiyorsun ama zaten her maçı kazanmak için sahaya çıkıyorsun. Oynamadığın zaman her ihtimali düşünüyorsun. Tribünde diğer skorlara bakman gerekiyor. Telefon elimde sürekli diğer maçlara bakıyorum. Çünkü averaj durumu da vardı. Maç izlerken daha fazla heyecanlanıyorsun. Taraftar olmayı daha iyi anlıyorsun. Göztepe maçında penaltı olduğunda içeriye girdim. Televizyondan izledim, gol olduktan sonra tekrar tribüne çıktım. Kendi kendine totem yapıyorsun. En iyisi oynamak. Oynayınca biraz daha rahatsın."

"Parayla saadet olmuyor"

Siyah-beyazlı takıma 9 yıl önce geldiğini hatırlatan Oğuzhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "9 senede üçüncü şampiyonluğum. Son haftalarda şampiyonluğu kaybettiğimiz de oldu. Sezon başında bizim zor bir dönemimiz vardı. Atiba, Necip ve ben yani uzun yıllardır burada oynayan, şampiyonluk görmüş, şampiyonluğu son haftada vermiş oyuncular olarak her zaman olumlu olduk. İçimizden birileri bu duruma olumsuz yaklaşırsa o işin içinden çıkamayacaktık. O an Necip, ben, Atiba sürekli olumlu olduk. Sezon başında bir şeyleri değiştirebilirsiniz ancak sezon sonunda bu her zaman olmuyor. Bunları dile getirdik. İdmanlarda daha çok çalıştık. Şampiyonluğu o an hiç dile getirmedik. Çünkü o an çok uzak. Önümüzdeki maçı kazanmamız gerekiyordu. Biz elimizden geleni yaptık. İlk haftalarda bize çok insan inanmıyordu. Aramızda konuşuyorduk. Gerçekten böyle bir ortama şampiyonluk yakışırdı. Böyle bir ortamda şampiyonluk kazanmak daha yakın. İki sene üst üste şampiyon oldum. O şampiyonluklardan sonra çok daha büyük isimler geldi. Bana göre kalite olarak daha iyi kadromuz oldu. Birbirine sevgi saygı bu seviyede olmayınca şampiyonluk gelmiyor. Parayla saadet olmuyor. İlk şampiyon olduğumuzda o zamanki bütçemiz büyük değildi. Bu sene gibiydi. İki sene üst üste şampiyon olduk. Üçüncü dördüncü sene kadronun bütçesi biraz büyüdü."

Futbolcu için takım ortamının çok önemli olduğuna dikkati çeken Oğuzhan, "Burada kime sorsanız aynı şeyi söyleyecek. Özellikle 3 şampiyonluk yaşamış Cenk, Atiba, Necip veya ben, hepimiz aynı cevapları vereceğiz. Takım olunca bu duyguyu hissedebiliyorsun. Galatasaray'da, Fenerbahçe'de şampiyonluk yaşamış arkadaşlarım var. Mesela Ömer Bayram var. Çok yakın arkadaşım. Şampiyon olduğunda onlar da 'Takımda çok iyi ortam vardı' diyordu. Ben Çaykur Rizespor maçından sonra bunu söyledim. Bunu hissedebiliyorsunuz. Sonucunda şampiyonluk oldu. Şampiyonluk bana göre bizim hakkımızdı." diye konuştu.

Teknik direktör Sergen Yalçın'ın takıma çok şey kattığını vurgulayan Oğuzhan, "Futbolcunun halini bilen biri oldu mu çok farklı oluyor. Yardımcı hocaların hepsi de öyle. O enerji, ortam çok iyi oldu. Özellikle böyle bir dönemde futbolcuyu rahat bırakırsın." ifadelerini kullandı. Takımın sezon içindeki atmosferiyle ilgili Oğuzhan, "Biz her maç öncesinde tesiste kalıyoruz. Deplasmansa bir gün öncesinden deplasmana gidiyoruz. Sonra düşünüyoruz, 3 gün sonra maç var gece 2'de döneceğiz. Sabah antrenman var. Yine tesiste kalıyorsunuz. Bakıyorsunuz altı gecenin dördü tesiste geçiyor. Demek ki burada bulunmak istiyoruz. Ama bakıyorsunuz orada ortam böyle olmasa 'Evde kalayım' dersiniz. Burada ortam iyi olunca ha evde kalmışım ha burada fark etmiyor." değerlendirmesinde bulundu.

"Bizim ilk şampiyonluğumuzda idmanda tartışma, kavga çıkmazdı." diyen Oğuzhan, "İlk şampiyonluğun son iki üç haftasında sürekli kavga çıkmaya başladı. Ama hep birbirini seven kişiler. Kavga ediyorlar, sonra şakalaşıyorlar. Yine aynı olay oldu. Yine aynısı oldu. Tartışma oluyor. İdman bitmeden o kişi ona şaka yapıyor. Alttan alınıyor. Dokuz senede kimler kimlerle kavga etti. Ben de tartışmışımdır. Bunlar çok normal. Sonrası önemli. Tartışma uzuyor mu, devam ediyor mu, bunlar önemli. Bunlar sonrasında hiç olmadı." şeklinde konuştu.

"Hollanda'ya gidip gelmem iki taraf için de iyi oldu"

Geçen sezonun ikinci yarısını kiralık olarak Hollanda'da geçiren Oğuzhan, bu tercihin hem kendisi hem de Beşiktaş için iyi sonuç verdiğini dile getirdi. Geride kalan sezonlarda taraftarların kendisine yönelik tepkisiyle ilgili soruyu yanıtlayan Oğuzhan, "Hollanda'ya gidip gelmem iki taraf için de iyi oldu. Oraya gittikten sonra burada sevildiğimi gördüm. Özlendiğimi gördüm. Beşiktaş tarihinde 9 senede 3 şampiyonluk kaç futbolcu söyleyebilir?" ifadelerini kullandı.

Kimseye saygısızlık yapmadığını vurgulayan Oğuzhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ben kimseye saygısızlık yapmam. Beni tanıyanlar bunu bilir. Maç içerisinde o heyecanla bazı şeyler yaşanmıştır. Kimseye saygısızlık yapmam. Hele ki kendi taraftarıma asla. Kendi taraftarıma hiçbir zaman saygısızlık yapmadım. Bir tepki vardı, bir hareket vardı. O zaman da açıklamasını yaptım. Bunu bir grup kendi üzerine aldı. Ki ben açıklamamı yapmıştım. Bunları geride bıraktım. Benim orada üzüldüğüm şey; feda sezonunda buraya geldim. Kimsenin hiçbir beklentisi yoktu. Bizim hakkımızda neler söyleniyordu. Samet hoca zamanında devreyi lider bitirdik. Sonra adım adım geldik ve iki sene şampiyon olduk."

Şampiyon oldukları sezonların ardından yeni transferlerin yapıldığını aktaran Oğuzhan, şunları kaydetti: "Oyunculara yer aranıyor. Dışarıdan oyuncular geldi, onlara yer aranıyor. İki sene şampiyon olan oyuncular var. Kimse hiç düşünmüyor. Oğuzhan neden üzgün? Oğuzhan neden böyle? Kimse bunu sormuyor. Herkes yine farklı şeyler hedefliyor. Yeni oyuncular geldi, onlar oynayacak. Ben? İki sene şampiyon olduk. Bir anda ne değişti? Hemen onlar mı oynayacak? Takımı iki sene şampiyon yaptık. İyi de oynadık. Atiba ile ben her maç oynadık. Üçüncü sezon bir anda 'Oğuzhan 60'ta çıksın, Oğuzhan 60'ta çıksın'... Ben çok kötü oynadığım maçları çıkarırım. Hatta beni beğendiğiniz maçlarda bile kendimi beğenmemişimdir. 'Artık o oynamasın, artık o oynamasın'... O kadar şeyi biriktirdim, biriktirdim. Bu kadar mıydım? Duygusal bir kırılma yaşadım. 24-25 yaşındasın. Ne zaman biraz bağlanıyorsun, o daha çok yıpratıcı oluyor. Onun için sen işini yapacaksın. Çıkacak, topunu oynayacaksın."

Şampiyonlukların ardından yeni gelen oyunculara tepki verilmediğini kaydeden Oğuzhan, "En eski sensin. Bu tepki normal. O zaman normal karşılamıyorsun. Sevildiğini hissetmek istiyorsun. Biraz değerli hissetmek istiyorsun kendini. Benim bunları aramamam gerekiyordu. Taraftar seni en yakını görüyor. Haydi kalkın ayağa diyor. Ama o zaman öyle göremiyorsun. Aradan yıllar geçince sevildiğini görünce tekrar buraya geliyorsun. Bunları görünce 'Bazı şeyleri bir tık farklı yapabilirim' diye düşünebiliyorsun, tekrar yapıyorsun." değerlendirmesinde bulundu.

Oğuzhan, yaşananlara rağmen Beşiktaş'tan vazgeçmediğinin hatırlatılması üzerine "Asla" ifadesini kullandı. Beşiktaş için verdiklerinin çok fazla olduğunu anlatan Oğuzhan, "Diğer takımlarda benim yaşadığımın daha azını yaşayan oyuncuların nasıl tepkiler verdiğini gördük. Çabuk da vazgeçtiler. Bizim bu tesisler içerisinde ne yaşadığımızı, maç içerisinde neler yaşadığımızı, maddi ve manevi ne zorluklar çektiğimizi göremiyorsunuz. Bunları şu ana kadar hiç dile getirmedim. Bir sene boyunca maaş almadığım oldu. Necip hariç bu kadar uzun süre parasını almayan oyuncu yoktur. İstek geliyor erteleyelim. Sorun yok, bunları çok yaşadık. Beşiktaş için yapıyorsun. Diğer taraftan da bir hafta sonra maça çıkıyorsun, ıslıklanıyorsun. Sonra 'Ben neler yapıyorum' diyorsun. Bir sene maaş almayayım bu sorun değil. Ama o an 'Karşılığı bu mu?' diyorsun." değerlendirmesinde bulundu.

Yabancı oyuncudan fedakarlığın beklenemeyeceğini aktaran Oğuzhan, "(İşçiyim ben) diyor. Maaşımı bu zamanda alırım. Ki ona göre haklı. Hollanda'ya gittim orada günü gününe paranız yatıyor. Hatta pazara denk gelince cumadan yatıyor. Bizde durum farklı. Beşiktaş gibi camialarda bu kadar sene gecikince oynayınca bunu normal karşılıyorsun. Yeni yönetim geldikten sonra çok uğraşıldı. Maaşlar gününde yatsın diye uğraşıldı. Bir de çok zor bir dönemde geldiler. Ben feda sezonunda geldim maddi durumumuz o zaman da kötüydü. Yavaş yavaş bir şeylere ulaşıldı. İki sene şampiyon olduk. Sonra yavaş yavaş o başladığımız yere dönmeye başladık. Ahmet Nur Çebi başkanımız çok zor dönemde geldi. Rakiplerimiz de inanılmaz zorlandı. Süreç iyi yönetildi. Biz de elimizi taşın altına koyacağız, koyduk da. Bunu daha önce de yaptık. Bu takımı, bu ortamı yönetim sağladı." şeklinde konuştu.

Şampiyonlukta takımın dengeli olmasının çok önemli olduğuna dikkati çeken Oğuzhan, "Real Madrid, Barcelona, Machester United gibi ekipler hariç takımlarda 2-3 yıldız zarar verebilir, sanırım Ferguson demişti. Takım geldi inanılmaz sevgi, saygı var. Bizde öyle bir oyuncu yok. Böyle bir ortamdan şampiyonluk çıkar. Bakıyoruz inanılmaz oyuncularımız var. İlk haftalarda görmediniz ama biz her gün idman yapıyoruz. İdmanda yaptığını sahaya yansıtamıyorsun ama bu ayrı konu. Birbirine alışman gerekiyor. Burada iki üç sene birlikte oynayan bir takım yok. Ghezzal ve Rosier uzun zaman oynamamış geldi. 'Aboubakar sakat geldi' dendi. Sonuçta idmana bakıyorsun takım çok iyi. Maçlarda öz güven probleminiz var. Sonra bir galibiyet, iki galibiyet sonra yavaş yavaş geliyor." ifadelerini kullandı.

"Benim için huzurlu ve güzel bir sezon oldu"

Teknik direktör Sergen Yalçın'ın kendilerini iyi yönde motive ettiğini kaydeden Oğuzhan, "Hoca mental anlamda o rahatlığı sana veriyor. Senin neler yapabileceğini sana hatırlatıyor. İdmanda bazen iyi bir şey yapıyorsun 'Bunu maçta da yap' diyor. Kafan karışık olmuyor. Benim bu sene, ilk geldiğim zamanlardaki rahatlığım vardı. O rahatlık olmayınca sahada bazen zorlanabiliyorsun. Sakatlık, hastalık oldu. Bir yandan mutluyum. Benim için huzurlu ve güzel bir sezon oldu. Şampiyon oldum. Hollanda'ya gittim beş hafta oynadım. Pandemi yüzünden lig bitti. Bu da belki benim şansıma oldu. Her gün ailemle birlikteydim. Sonra böyle bir ortama geldim. Bu rahatlıkla geldim. Hocanın oyuncuya verdiği öz güven bir futbolcu için çok değerli." şeklinde konuştu.

İlk şampiyonlukta bu duygunun yavaş yavaş geldiğini anlatan Oğuzhan, "İkinci senede belki daha erken oldu. Şampiyon takımı tutmak çok önemli, o takımı tuttuk. Gidenlerin yerine aynı karakterler geldi mi bunu hissedebiliyorsun. Bu sezon 6 haftadan sonra arayı kapattığımız dönemde şampiyonluk hissi gelmeye başladı." ifadelerini kullandı. Salgın nedeniyle herkes için zor bir sezon olduğunu belirten Oğuzhan, "Taraftarlar için çok kötü. Futbolcular için de çok zor. Konsantrasyonu bozmak için çok uygun ortam. Maçın önemini unutabiliyorsun. Anadolu'da bazı maçlarda zorlanabiliyorsun. Taraftar olmayınca içeride sıkıntılı dışarıda rahat oluyorsun." diyerek sözlerini tamamladı.

İrlanda’dan İsrail maçında Gazze protestosu

UEFA Uluslar Ligi B Grubu 3. Grup'ta İsrail ile İrlanda Cumhuriyeti arasında oynanan karşılaşmaya, İrlandalı futbolcuların Gazze protestosu damga vurdu

28.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
İrlanda’dan İsrail maçında Gazze protestosu
İrlanda’dan İsrail maçında Gazze protestosu
UEFA Uluslar Ligi B Grubu 3. Grup'ta İsrail ile İrlanda Cumhuriyeti arasında oynanan karşılaşmaya, İrlandalı futbolcuların Gazze protestosu damga vurdu. Macaristan'ın Debrecen kentindeki Nagyerdei Stadı'nda oynanan mücadeleyi İrlanda 3-0 kazandı.

Milli marş sırasında başlarını öne eğdiler

İrlanda Milli Takımı oyuncuları, Gazze'de hayatını kaybeden Filistinlileri anmak amacıyla karşılaşmaya siyah kol bantlarıyla çıktı.

İsrail milli marşı okunurken İrlandalı futbolcular başlarını öne eğerek protestoda bulundu. Maç öncesindeki geleneksel el sıkışma seremonisi de yapılmadı. Takımlar yan yana gelerek birbirlerinin elini sıkmazken, kaptanlar arasında flama değişimi de gerçekleşmedi. Maçın ardından futbolcular forma değişimi de yapmadı.

İrlanda'nın üçüncü golünü atan Jack Moylan ise gol sevincinde siyah kol bandını çıkarıp öptü ve havaya kaldırdı.

Kaleci maçı protesto ederek kadrodan çekildi

Karşılaşma öncesinde İrlanda'da boykot tartışması da yaşandı. Kaleci Gavin Bazunu, İsrail'e karşı oynanacak maçlara katılmama kararı aldı. Bazunu, kararını masum insanların öldürülmesine karşı kişisel tutumuyla gerekçelendirdi.

İrlanda Teknik Direktörü Heimir Hallgrimsson da daha önce takımın İsrail karşısında sahaya çıkmasıyla ilgili rahatsızlığını dile getirerek, "Soykırımla oynamıyoruz, soykırıma karşı oynuyoruz" açıklamasını yapmıştı.

Maç öncesinde boykot çağrıları yükselmişti

İrlanda'da aylardır İsrail ile oynanacak karşılaşmaların boykot edilmesi yönünde kampanya yürütülüyordu. 160'tan fazla İrlandalı sporcu, İrlanda Futbol Federasyonu'na çağrı yapan açık mektubu imzaladı. Federasyon ise UEFA organizasyonundaki karşılaşmayı oynama kararı aldı.

İlk maçın Macaristan'da oynanmasının ardından İrlanda'nın "ev sahibi" olduğu rövanş karşılaşması da 4 Ekim'de Sırbistan'ın Bačka Topola kentinde ve seyircisiz oynanacak.

Sahada da İrlanda üstünlüğü

Protestoların gölgesinde başlayan karşılaşmada İrlanda ilk 25 dakika içinde üç gol bularak 3-0 öne geçti. Mücadele bu skorla tamamlandı.

Böylece Debrecen'deki karşılaşmada skordan çok İrlandalı futbolcuların Gazze protestosu öne çıktı.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.