logo
28 EYLÜL 2026

Ölüm ve sonraki hayat -1-

Allah’ın gönderdiği bütün şeriatlar, ahiret yurduna inanılması gerekliliğinde görüş birliği içerisindedirler

29.03.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Ölüm ve sonraki hayat -1-
Ölüm ve sonraki hayat -1-
Allah'ın gönderdiği bütün şeriatlar, ahiret yurduna inanılması gerekliliğinde görüş birliği içerisindedirler.

Bütün peygamberler, tevhide davet ederken mead ve ölümden sonraki hayattan bahsetmiş ve ahiret yurduna imanı, programlarının temeli kılmışlardır.

Bu esas üzerine, kıyamete inanmak İslam'a imanın temel rükünlerindendir. Kur'an-ı Kerim mead konusunun üzerinde ısrarla durmuş ve ayetlerinin büyük bir bölümünü ona ayırmıştır.

Örneğin yevmu'l-kıyâme=kıyamet günü, yevmu'l-âhire=ahiret günü, yevmu'l-hesab=hesap günü, yevmu'l- be's=diriliş günü vs...







Buna bu kadar önem verilmesinin nedeni, kıyamete inanmayan birinin iman ve dindarlığının hiçbir yararı olmayacağını vurgulamak içindir.

İslam filozofları ve mütekellimler, Kur'an-ı Kerim'den ilham alarak mead ve ölümden sonraki hayatın gerekliliği konusunda çeşitli deliller getirmişlerdir. İşte bu nedenle Kur'an-ı Kerim'in bazı delillerine değinmemiz uygun olacaktır:

a- Allah Teâlâ mutlak haktır; O'nun fiili de mutlak hak olup her türlü bâtıl ve boş işten münezzehtir. Amaçlı ve ebedî bir hayat olmaksızın, beşerin yaratılışı abes ve boş bir şeydir.

Nitekim Kur'an- ı Kerim, "Bizim sizi boş yere, bir oyun ve eğlence olarak yarattığımızı ve sizin bize döndürülüp getirilmeyeceğinizi mi sandınız?!" buyurmaktadır.







b- İlahî adalet, mükâfat ve ceza konusunda iyi kişilerle kötülere eşit davranılmamasını gerektirmektedir.

Buna rağmen dünya hayatında, mükâfatlandırma ve cezalandırma konusunda adaletin tam anlamıyla gerçekleşmesinin imkânsız olduğunu görmekteyiz.

Çünkü her iki grubun kaderi birbirine düğümlenmiştir ve bunların birbirinden ayrılması imkânsızdır.

Diğer bir taraftan, bazı iyi ve kötü işlerin, bu dünyanın kapasitesine sığmayacak kadar büyük mükâfat ve cezaları vardır; örneğin, biri ömür boyu Allah yolunda cihad ve mücadele ettikten sonra can veriyor ve diğeri çok sayıda hakperest mazlum kişileri öldürüyor.

Dolayısıyla, İlahî adaletin sonsuz imkânlar alanında gerçekleşmesi için başka bir âleme gerek vardır; nitekim Kur'an-ı Kerim şöyle buyuruyor:







"Yoksa Biz, inanıp iyi işler yapanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Yoksa korunanları yoldan çıkanlar gibi mi tutacağız?!"  

"Hepinizin dönüşü, O'nadır. Bu, Allah'ın gerçek olarak verdiği sözdür. O, yaratmağa başlar, sonra (öldürür ve) inanıp iyi işler yapanlara adaletle karşılık vermek için (yeniden yaratır). İnkâr edenlere gelince, küfürlerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içki ve acı bir azab vardır." 

c- Beşerin bu dünyada yaratılışı değersiz bir zerreden başlar ve tedricen cismi kemâl derecelerini kat eder.

Sonra, öyle bir noktaya varır ki, bedenine ruh üfürülür ve Kur'an-ı Kerim, bu seçkin varlığın yaratılışının mükemmelliğini göz önünde bulundurarak âlemin yaratıcısını, "yaratanların en güzeli" olarak adlandırır.

Sonra ölümün gelip çatmasıyla dünya evinden önceki merhalenin kemâli olan ahiret yurduna göçer. Kur'an-ı Kerim'de buna şöyle işaret edilmektedir:

"Sonra onu bambaşka bir yaratık yaptık. Yaratanların en güzeli Allah, ne yücedir. Sonra siz, bunun ardından öleceksiniz. Sonra siz kıyamet günü muhakkak dirileceksiniz." 

Ayetin akışı, beşerin değersiz bir zerreden yaratılışıyla tekrar dirilişi arasında bağlantı olduğunu gösteriyor.







Kur'an-ı Kerim'in nazil olduğu asırda, kıyameti inkâr edenler birtakım eleştirilerde bulunuyorlardı. Kur'an-ı Kerim çeşitli yerlerde bu eleştirileri reddederek kıyametin varlığının delillerini ortaya koşmuştur. Burada bunlardan bazılarına değiniyoruz.

a- Bazen Allah'ın mutlak gücüne dayanarak şöyle buyurulmaktadır: "Dönüşünüz Allah'adır. O, her şeyi yapacak güçtedir."
 
b- Bazen, insanlar ilk kez yaratmaya gücü yeten kimsenin, onları yeniden yaratmaya da âciz olmayacağına değinmektedir.

Örneğin, kıyameti inkâr edenleri, "Kim bizi (dünya hayatına) geri döndürecek, diyecekler" diye eleştirmekte ve sonra şöyle cevap vermektedir: "De ki: Sizi ilk defa yaratan (döndürür)." 

c- Bazı yerlerde, insanın dirilişini, yerin kış uykusuna daldıktan sonra ilkbaharda dirilişine benzeterek şöyle buyuruyor: "Yere su indirdiğimiz zaman, titreşir, kabarır ve güzel bitkiler bitirir."

Sürekli tekrarlanan bu doğal gerçeğe işaret ettikten sonra kıyameti söz konusu ederek şöyle buyuruyor: "O, ölüleri diriltir." 

d- "İnsanlar ölüp bedeni çürüyerek toprağa karıştıktan sonra, dağılan azaları tekrar nasıl tanınacak da önceki beden gibi bir beden oluşturacak" eleştirisine karşı Kur'an-ı Kerim, Allah Teâlâ'nın kapsamlı ilmine dayanarak buyuruyor ki: "Elbette yaratır. O, çok bilen yaratıcıdır." 

Başka bir yerde de kapsamlı ilimden şöyle bahseder: "Biz yerin, Onlar(ın cesetlerin)den ne eksilttiğini bilmişizdir. Yanımızda (her şeyi) zapteden bir kitap vardır." 







e- Bazen insanın, ölümden sonra çürüyerek toprağa dönüşecek olan, sadece cismi ve maddî uzuvlar mecmuası olduğu sanılmaktadır. Öyleyse, bu durumda, bu kişiyle, kıyamet günü dirilecek olan kişinin aynı insan olduğu nasıl söylenebilir? Başka bir tâbirle, bu iki bedenin birliğinin koruyucusu nedir?

Kur'an-ı Kerim kâfirlerin, "Biz yerde (toprağa karışıp) kaybolduktan sonra, yeni bir yaratılış içinde mi olacağız?"   dediklerini naklederek, onlara cevap olarak buyuruyor ki:

"De ki: Üzerinize vekil edilen ölüm meleği, canınızı alır, sonra Rabbinize döndürülürsünüz." 

Bu ayetteki "teveffa" kelimesi "almak" anlamındadır. Bu tâbirden, ölünce, yerde kalan ve toprağa defnedilen şey (beden) dışında, ölüm meleğinin aldığı başka bir şeyin (ruh) daha olduğu anlaşılmaktadır.







Bu durumda, Kur'an-ı Kerim'in cevabının anlamı şudur: Bu iki bedenin kişilik ve birliğini koruyacak olan şey (uzuvların birliği dışında) "dönüş"ün "başlangıç"ın aynısı olmasına neden olan, ölüm meleği tarafından alınan ruhtur.

Bu ve benzeri ayetlerden, kıyamet gününde haşredilen insanın, dünyadaki insanın bizzat kendisi olduğu, mükâfat ve cezanın, bunları hak eden kişiye ulaşacağı anlaşılmaktadır.







Başka bir ayette de Kur'an-ı Kerim bu birliği vurgulayarak şöyle buyurmaktadır: "De ki: Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratmayı bilir." 

Câfer-i Sâdık, "(Ölen kimse) ...Eğer Allah'ın yakın kullarından ise artık ona rahatlık, güzel bir rızık ve nimetlerle dolu bir cennet (naim cenneti) var"   ayetiyle ilgili şöyle buyurur:

"Rahatlık ve güzel rızıktan maksat; kabir (berzah) âlemindeki rahatlık ve sevinçtir. Nimetlerle dolu cennetten maksat ise; ahiret (kıyamet) cennetidir."  (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Cafer eserinden)

Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı

İstanbul Esenyurt'ta oto lastikçi dükkanında çıkan yangın, bitişikte bulunan 4 iş yeri ile bir yemek şirketine sıçradı. İtfaiye ekiplerinin yaklaşık 2 saatlik müdahalesiyle yangın kontrol altına alınarak söndürüldü

23.09.2026 07:00:00
İHA
 
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Esenyurt'ta lastikçi dükkanında çıkan yangın 5 iş yerine sıçradı
Yangın, Yeşilkent Mahallesi Nazım Hikmet Bulvarı üzerinde bulunan iş yerlerinde gece saat 2.30 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, bitişik nizamda bulunan iş yerlerinden oto lastikçi dükkanında henüz bilinmeyen nedenle alevler yükseldi.






Alevler kısa sürede büyüyerek 4 dükkana daha ve bir yemek şirketine sıçradı. Alevleri fark eden mahalle sakinleri durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine Esenyurt ve çevre ilçelerden çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. 






Ekipler yoğun çaba sonucunda alevleri 2 saat içerisinde kontrol altına aldı. İş yerlerinde ve yemek şirketinde soğutma çalışması sürerken çevrede geniş güvenlik önlemi alındı.



























Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.