logo
28 EYLÜL 2026

Onuachu Fenerbahçe'nin kapısından döndü

Fenerbahçe ve Beşiktaş’ın sezon başında kapısından dönen Paul Onuachu, sergilediği performansla parmak ısırtıyor. 

11.04.2026 11:06:00
Haber Merkezi
 
Onuachu Fenerbahçe'nin kapısından döndü
Onuachu Fenerbahçe'nin kapısından döndü
Ali Koç'un "Osimhen'in yedeği" diyerek veto ettiği, Beşiktaş'ın ise Abraham'ı tercih ederek vazgeçtiği Nijeryalı dev, bugün hem gol krallığında zirvede hem de Trabzonspor'un şampiyonluk umudu oldu.






Süper Lig'de gol krallığı yarışını domine eden ve Trabzonspor'u şampiyonluk yarışında tutan Paul Onuachu hakkında çarpıcı transfer gerçekleri gün yüzüne çıktı.






Sezon başında hem Fenerbahçe'ye hem de Beşiktaş'a önerilen yıldız golcünün, "veto" kurbanı olduğu anlaşıldı.






20 MİLYON EURO'YA JHON DURAN TERCİH EDİLDİ

Sezon başında menajerler aracılığıyla Fenerbahçe'ye önerilen Onuachu için istenen bonservis bedeli yaklaşık 7-8 milyon Euro seviyesindeydi. Geçtiğimiz sezon da piyasa değeri 8-10 milyon Euro bandındaydı. Onuachu için Başkan Ali Koç'un tavrı net oldu. Her iki sezonda da Koç transferi şu sözlerle reddetti:

- Onuachu'yu alırsak bunu taraftara anlatamayız. Osimhen'in yedeği olan bir adamı mı kadromuza katacağız?






Fenerbahçe hatırlanacağı üzere daha sonra 20 milyon Euro maaşla Jhon Duran'ı kiraladı. Genç oyuncu başarılı olamadı ve Rusya'nın yolunu tuttu.






SARAN İSTEDİ DOĞAN BIRAKMADI

Bu veto sonrası Fenerbahçe transferden tamamen çekildi. Ancak devre arasında işler değişti. Sarı-lacivertlilerde Sadettin Saran yönetimi gol yollarında sorun yaşayınca Nijeryalı dev için hamle yapsa da, bu kez Trabzonspor kulübü başkanı Ertuğrul Doğan oyuncuyu bırakmaya yanaşmadı.






BEŞİKTAŞ'IN TERCİHİ DE ABRAHAM OLDU

Onuachu'nun kapısından döndüğü bir diğer İstanbul devi de Beşiktaş oldu. Siyah-beyazlı yönetim, teknik heyetle yaptığı değerlendirmeler sonucunda Onuachu yerine tercihini Tammy Abraham'dan yana kullanarak Nijeryalı oyuncuyu veto etti.

Hakan Çalhanoğlu'nu Fenerbahçe'ye yaklaştıran teklif

Inter Yönetimi, mukavelesi sezon sonunda bitecek olan Hakan Çalhanoğlu'na yeni bir teklif önermeye hazırlanıyor. Ancak sunulacak para, milli futbolcuyu mutlu etmeyebilir...

28.09.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
Hakan Çalhanoğlu'nu Fenerbahçe'ye yaklaştıran teklif
Hakan Çalhanoğlu'nu Fenerbahçe'ye yaklaştıran teklif
Tutto Mercato'nun haberine göre; Inter Yönetimi, senelik 6.5 milyon euro net maaş alan Hakan Çalhanoğlu'na yeni sözleşme önerecek (vergilerle birlikte 11.1 milyon). Yeni teklifin seviyesi net 4.5 milyon euro olarak planlandı. Kontrat süresi 2 yıl olacak. Ayrıca mukavelede bazı bonus maddelerinin de bulunacağı belirtildi. Yani ana parada 2 milyonluk bir indirim söz konusu...






33 YAŞINA GİRECEK
 
32 yaşındaki tecrübeli orta saha oyuncusunun mevcut mukavelesi bu sezonun ardından bitecek. Bu arada Hakan 8 Şubat 2027'de de 33 yaşına girecek. Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi, seçimler öncesinde milli futbolcuyla anlaştıklarını açıklamıştı. Ancak yarışı Aziz Yıldırım'a kaybetti.







SAYILARI AZ DEĞİL
 
Safi'nin senelik maaş önerisi net olarak bilinmese de rakamın çok yüksek olduğu tahmin ediliyor... Hakan, Inter'in "indirimli" teklifine olumlu yanıt verirse İtalyan ekibinde kalacak. Fakat bu parayı geri çevireceğini söyleyenlerin sayısı da hiç az değil... Tecrübeli futbolcunun 2027 yazında Türkiye'ye dönme ihtimali artmış gözüküyor...







İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü

Galatasaray'da sakatlık sonrası forma şansı bulamayan İlkay Gündoğan, kulübün ayrılık kararı alması halinde devre arasında takımdan ayrılmaya hazırlanıyor

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
Galatasaray'da forma şansı bulmakta zorlanan İlkay Gündoğan konusunda henüz resmi bir gelişme yok. Ancak kulüpten kendisine ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli futbolcu seçeneklerini değerlendirecek.







Galatasaray 2025 yazında İlkay Gündoğan'ı Manchester City'den bedelsiz olarak kadrosuna kattı. Tecrübeli orta sahayla 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavele yapıldı. Aslında İlkay'ın Sarı-Kırmızılı kariyeri iyi başladı. Fakat sonrasında yaşadığı sakatlıkla birlikte her şey tersine döndü.






SÜRELERİ ORTADA

Bu sezon da durum pek parlak gözükmüyor. 35 yaşındaki futbolcu, Süper Lig'de 1 (6 dakika) ve Şampiyonlar Ligi'nde 1 maça (5 dakika) çıkabildi. Bazı Suudi Arabistan ekipleri uzun süredir İlkay'ın durumunu takip ediyor. Ara transferdeki ayrılık durumu ise tamamen Galatasaray'ın tavrına bağlı olacak.






ÇOK DAHA YÜKSEK

Kulüp tarafından İlkay'a ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli oyuncunun bütün seçeneklerini değerlendireceği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'e de İlkay'ın durumu sorulmuştu. Özbek bu konudaki kararın Teknik Direktör Okan Buruk'a ait olduğunu söyledi. Bugün itibarıyla İlkay'ın devre arasında gitme ihtimali, kalma şansından çok daha yüksek gözüküyor.

Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu

1-0 kaybettiğimiz Fransa maçı bize dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkının hâlâ belirgin şekilde devam ettiğini kanıtladı. Ancak Dünya Kupası'nda yaşadığımız hayal kırıklığının karamsarlığına kapılıp "alt seviye bir takımız" diyeceğimiz kadar da kötü değiliz

27.09.2026 18:16:00
Haber Merkezi
 
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Dünya Kupası'ndaki fiyaskonun ardından "Acaba kendimizi çok mu abartıyoruz?" diyorduk… Çünkü Paraguay ve Avustralya maçlarından sonra "dalga geçilen" katılımcı konumuna düşmüştük.






Öyle ki bazı sözü geçen yabancı otoriteler Türkiye'yi favori bile gösteriyordu. Dün gece Fransa'ya Kocaeli'de yenildik. Peki oyun bize ne anlattı? Dünya Kupası'nın gizli favorisi olacak kadar iyi olmadığımızı mı, yoksa Uluslar Ligi A Grubu'nda olmayı hak etmediğimizi mi?






Fransa karşısındaki 1-0'lık mağlubiyet ve ortaya konan istatistikler, Türkiye'nin ne "abartıldığı kadar büyük bir felaket" ne de "Dünya Kupası'nın gizli favorisi" olduğunu gösteriyor. Maçın rakamları ve oyunun analizi bize çok net üç temel gerçek sunuyor:






Hayır, Fransa gibi dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkı hâlâ belirgin. Fransa'nın %64'lük topla oynama oranı ve 560 isabetli pasına karşılık Türkiye 272 isabetli pas yapabildi. Fransa oyunu istediği tempoda tuttu ve Türkiye'yi kendi yarı sahasına hapsetti. Fransa ikili mücadelelerde (%57) ve özellikle top sürme başarısında (%76'ya %40) belirgin bir üstünlük kurdu. Baskı altından çıkma yeteneği ve fiziksel baskınlık, "favori" seviyesindeki takımların belirleyici farkıdır.






A Grubu'nda olmayı hak ediyoruz. Paraguay ve Avustralya maçlarındaki hayal kırıklığının yarattığı karamsarlığa rağmen Fransa maçındaki veriler alt seviye bir takıma ait değil. Türkiye 1.21 xG üretirken Fransa 1.17 xG üretti. İki taraf da ikişer büyük şans yakaladı ve toplam şut sayıları eşitti (12-12). Ceza sahası içinden çekilen 10 şut ve rakip sahaya girme sayılarının başa baş olması (55'e 56), Millî Takım'ın Fransa seviyesindeki bir savunmaya karşı dahi pozisyon üretebildiğini gösteriyor.
 
Maçı belirleyen unsur oyun farkı değil, bitiricilik ve detaylar oldu. Fransa bulduğu fırsatı Mbappé ile değerlendirirken Türkiye ürettiği 1.21 xG'den gol çıkaramadı ve maçı 10 kişi tamamladı.
 
Bu karşılaşma bize iki uçtaki abartılı yorumların da yanlış olduğunu kanıtlıyor. Türkiye, Dünya Kupası'nı kazanacak ya da turnuvalara damga vuracak bir dünya devi değil. Ancak Paraguay ve Avustralya maçlarının ardından yaratılan algıdaki gibi A Grubu'na ait olmayan, küçümsenecek bir takım da değil.







İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor

Thomas Reis'in elinde Mohamed Salah, Muçi ve Onuachu gibi bireysel yeteneği tavan yapmış bir hücum hattı var. Ancak takımdaki "hücum yıldızları" ile Alman teknik adamın talep ettiği yüksek eforlu pres, savunma disiplini ve koşu mesafeleri (Melih Kabasakal 10,9 km, Pina 18 depar) arasındaki dengeyi kurmak, 29 günde çıkılacak 8 zorlu maç öncesinde büyük bir sınav olacak

27.09.2026 16:35:00
Haber Merkezi
 
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Milli araya Galatasaray galibiyetiyle giren Trabzonspor'u dönüşte "deve dişi" gibi bir fikstür bekliyor. Bordo-mavililer, 10 Ekim'de Samsunspor deplasmanına gidecek; 15 Ekim'de Konferans Ligi'nde Finlandiya ekibi KuPS'a konuk olacak. 19 Ekim'de Beşiktaş'ı Papara Park'ta ağırlayacak olan Trabzonspor, 3 gün sonra —22 Ekim'de— Konferans Ligi'nde İskoç ekibi Hearts'ı konuk edecek.






26 Ekim'de Çaykur Rizespor deplasmanına çıkacak, 1 Kasım'da Gaziantep FK'yı sahasında ağırlayacak, 5 Kasım'da ise Konferans Ligi'nde Alman ekibi Freiburg'u konuk edecek. Bordo-mavililer, bu maçtan 3 gün sonra, 8 Kasım'daki Alanyaspor deplasmanıyla bu yoğun periyodu tamamlayacak.






Trabzonspor, 10 Ekim ile 8 Kasım arasındaki 29 günlük süreçte 8 resmi karşılaşmaya çıkacak ve yaklaşık 5 bin 74 kilometre yol kat edecek.






Bunun farkında olan teknik direktör Thomas Reis, milli ara öncesinde takımına izin verirken "Hepinize ihtiyacım olacak" uyarısında bulundu ve sağlık ekibinden sakatlığı bulunan isimlerin milli ara sonrasına yetiştirilmesini istedi.






Reis'ı bu 29 günlük 8 maçlık yoğun periyotta en fazla zorlayacak temel konu; takım savunması ve Salah'a bağlı skor üretiminin getirdiği dengesizlik olacak. 3 günde bir maça çıkılacak ve toplam 5.074 km yol kat edilecek bu süreçte, 30'lu yaşlarının ortasındaki bir ana yıldızın bu tempoyu fiziksel olarak kaldırması zor. 






Salah dinlendirildiğinde veya markaja alındığında hücum aksiyonlarındaki alternatif organizasyon eksikliği açığa çıkıyor. Diğer forvetler Onuachu ve Franculino'nun toplam gol katkısının sadece 3 olması sebebiyle Reis, bu iki oyuncusunu da acilen devreye sokmak zorunda kalacak.

Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi

İsmail Kartal'ın başarılı olduğu önceki üç dönemde de ortak payda, hücum hattında farklı profillerdeki iki güçlü golcünün yarattığı sinerjiydi. Muriqi pivot rolünü tek başına üst düzey oynasa da yanına hamle yapabileceği ikinci bir profildeki forvetin eksikliği, Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün idealindeki hücum esnekliğine tam olarak ulaşamadığını gösteriyor.

27.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Bu sezon yeniden seçilerek Fenerbahçe'de başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım; son dakika şapkadan adını çekerek takımın başına teknik direktör olarak getirdiği İsmail Kartal'ın eline unundan suyuna, tereyağından fıstığına kadar pek çok kaliteli malzemeyi verdi ve baklava yapmasını istedi. Ancak unuttuğu bir şey vardı: Kartal'ın baklava yapması için şekere de ihtiyacı vardı ama Yıldırım şekeri esirgedi.






Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın teknik direktörlük kariyerindeki forvet tercihlerine ve verilere bakıldığında; oyun sisteminin temelinde "tamamlayıcı forvet ikilisi" (pivot ve bağlantı oyuncusu + bitirici ve dinamik forvet) mantığıyla hareket ettiği görülüyor. Ancak bu sezon Aziz Yıldırım yönetimi, Kartal'a Vedat Muriqi ile pivot forveti verse de yanına bitirici ve dinamik bir forvet koymadı. Bugün Muriqi'nin yanında Ollie Watkins olsaydı çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.






2014-15 sezonunda Emmanuel Emenike (fiziksel gücüyle defansı yıpratan, kanat/pivot karakterli) ve Moussa Sow (ceza sahası içi bitiriciliği ve esnekliği yüksek golcü) ikilisi ortalığı yaktı.






2021-22 sezonunda 21. haftadan sonra Serdar Dursun (klasik pivot forvet, sırtı dönük oynayan, top tutan) ve Enner Valencia (savunma arkasına koşan, hareketli bitirici) takımı Şampiyonlar Ligi'ne taşıdı. Serdar'ın getirdiği fiziksel üstünlük Valencia'ya alan açmış ve Fenerbahçe ligin ikinci yarısına damga vurmuştu.






2023-24'teki 99 puanlık sezonda Edin Dzeko (dünya çapında bir pivot/bağlantı santrforu; 46 maçta 25 gol, 10 asist) ve Michy Batshuayi (dinamik, ceza sahası bitiricisi; 43 maçta 24 gol) ikilisi vardı. Dzeko oyunu akıtan ve stoperleri çeken rolü üstlenirken Batshuayi hamle oyuncusu veya ikinci bitirici olarak işi tamamladı.






Kartal, kariyeri boyunca tek bir baskın santrfora yük binmesinden ziyade, yanına savunma arkası koşuları yapacak veya skoru paylaşacak ikinci bir bitirici eklediğinde maksimum verimi aldı. Şu an Muriqi'nin yükünü hafifletecek, maçın gidişatına göre yanına geçecek ya da onu ikame edecek benzer kalitede bir partneri bulunmuyor.






Muriqi'nin 10 maçta 7 gollük performansı bireysel anlamda harika olsa da uzun bir lig maratonunda sakatlık, kart cezası veya form düşüklüğü yaşandığında B planının olmaması Kartal'ın elini zayıflatıyor.

Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?

Guendouzi, fiilî cezasının 1 maçını (Roma maçında) çekti. Kalan 2 maçlık cezası ise 1 yıl süreyle ertelendi. Bu sayede 14 Ekim 2026'daki Aston Villa karşılaşmasında ve sonraki maçlarda sahadaki yerini alabilecek. Önündeki 1 yıl boyunca UEFA maçlarında disiplinsizlik yapmazsa bu 2 maçlık cezayı hiç çekmeyecek. Peki Fenerbahçe, masadaki zaferi nasıl kazandı? İşte cevabı...

27.09.2026 15:29:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Lyon'un terbiyesiz taraftarlarının ailesine, çocuklarına varana kadar küfürler etmesi üzerine çıldıran Matteo Guendouzi, Fransa deplasmanında belki de haddini aşan hareketler yapmıştı. UEFA, Fransız oyuncuyu 2'si ertelenmeli 4 maçla cezalandırınca Fenerbahçe hemen harekete geçti. UEFA Disiplin Yönetmeliği'nin 11 ve 15. maddelerinin ihlal edilmediğini, eylemlerin yalnızca fiziksel bütünlüğü koruma amaçlı (orantılı tepki) gerçekleştiğini gösteren kamera kayıtlarını sundu.






Lyon'un kaleci antrenörü Ferreira'nın tüneldeki ilk fiziksel saldırısını ve rakibin Guendouzi'ye yönelik hakaretlerini iletti. "Haksız tahrik" maddesi uyarınca olası cezaların kaldırılmasını talep etti.






UEFA cezanın tamamını kaldırmadı; ancak ceza, 2'si bir yıllık denetim süresine tabi olmak üzere ertelenmiş toplam 3 maçlık men cezası olarak karara bağlandı. Fransız yıldız, 14 Ekim 2026 tarihinde oynanacak Aston Villa karşılaşmasında forma giyebilecek.






Karar tarihinden itibaren başlayacak 1 yıllık denetim süresi boyunca UEFA organizasyonlarında benzer bir disiplin ihlali yapmaması; sportmenliğe aykırı hareket, kural dışı sertlik veya hakem ile rakibi taciz etmekten kaçınması gerekiyor. 






Kırmızı kart görmese dahi maç içinde veya maç sonunda hakeme, rakip futbolculara, kulübede duran ekibe veya taraftara yönelik ciddi sportmenliğe aykırı hareket, fiziksel müdahale, kavga, hakaret ya da sözlü taciz veya provokasyon içinde olmaması gerek. 
 
Eğer bu 1 yıl içinde yeni bir ihlalde bulunmazsa ertelenmiş olan bu 2 maçlık ceza otomatik olarak tamamen silinecek.

Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?

Altyapıdaki skor baskısı ve metodsuzluk yüzünden Türkiye, İskandinavya'nın aksine elit santrfor yetiştirmekte sınıfta kalıyor

27.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Fransa maçından sonra bir kez daha santrfor derdimiz ortaya çıktı. Türkiye'de yetenekli çocuk sıkıntısı yok... Bunun aksini iddia eden de yok. Ancak yeteneği işleme, doğru pozisyona evirme ve sabırla olgunlaştırma sistemimiz olduğunu iddia eden de yok. İsveç ve Norveç'in yaptığı gibi oyuncu fazlalığını değil, metodu ve sabrı organize ettiğimiz gün Türkiye'nin elinde de elit santrforlar olacak. Ancak bizde o sabır var mı?






"80 milyonluk ülkeden bir santrfor çıkmıyor" gibi sığ bir açıklama ile Türkiye'nin santrfor eksiği açıklanamaz... Çünkü o zaman birisi karşınıza çıkar; "Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan'ın tarihinde bir tane Dünya Kupası yok" der. "Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Çin'in bir tane elle tutulur futbolcusu yok" der. Bu kısır döngü de uzar gider.






Burada bizim belki de sormamız gereken; Norveç ve İsveç gibi dünya futbolundaki yerleri orta ve alt seviyeler olan ülkelerin nasıl bu kadar üst seviye forvetler çıkardıkları, bizim onlardan en azından gelecek nesillerde forvet çıkarmak için ne yapmamız gerektiği olabilir.






Norveç spor yasalarına göre 13 yaşına kadar çocuk liglerinde puan durumu tutulmaz, sıralama yapılmaz ve çocuk elenmez. Haaland, 15 yaşına kadar 40 kişilik homojen bir arkadaş grubuyla elenme korkusu olmadan futbol oynadı. Geç fiziksel gelişim gösteren çocukların sırf daha minyon diye sistem dışına itilmesi engellendi.






Haaland çocukken akranlarına göre oldukça çelimsizdi. Antrenörleri ona "fizikle ezmeyi" değil; kör nokta koşularını, vücut açısını ve topsuz alan sezgisini öğretti. Boyu ve fiziği 16-17 yaşından sonra patladığında, zaten elit seviyede bir "pozisyon alma aklına" sahipti.

İskandinav futbol altyapılarında santrforlar küçük yaştan itibaren ceza sahası içi bitiricilik ve dikey koşu şablonlarıyla büyür. Forvet oyuncusundan sadece top saklaması değil, arkaya koşu atması ve geçiş hücumunu tamamlaması beklenir.






Oyuncular sadece takım antrenmanı yapmaz. 12-14 yaşından itibaren pozisyona özel (santrforlar için kafa vurma açısı, ilk temas, tek dokunuş bitiriciliği) bireysel antrenörlerle çalışırlar.

Türkiye'de U12, U14 seviyelerinde bile antrenörler maç kazanmak ve şampiyon olmak ister. Bu yüzden teknik kapasitesine bakılmaksızın sadece erken ergenliğe girmiş, hızlı ve güçlü çocukları santrfor yaparlar. Bu çocuklar altyapıda fiziğiyle fark yaratır ancak A takıma çıktığında fiziksel üstünlüğü kaybolunca sıradanlaşırlar.






Süper Lig takımları ani başarı baskısı nedeniyle hazır, 30 yaş üstü yabancı santrforlara yönelir. Altyapıdan çıkan 19-20 yaşındaki bir santrforun 3 maç üst üste gol atamama kredisi yoktur; ilk hatasında kulübeye çekilir veya alt liglere kiralanır.

BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Denizli Gençlik Kolları, partinin kuruluşunun 25. yıl dönümünü anlamlı ve coşkulu bir etkinlikle kutladı

27.09.2026 13:43:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
Denizli İl Başkanı Turgay Urgan'ın da katılım gösterdiği program, gençlerin yoğun ilgisi ve yüksek enerjisine sahne oldu.






Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram öncülüğünde düzenlenen etkinlik, dostluk ve birlik mesajlarının verildiği bir halı saha maçıyla başladı. Sahadaki rekabetin ardından renkli görüntülere ev sahipliği yapan program, günün anısına kesilen 25. yıl pastasıyla devam etti.






"İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz"
 
Kutlama boyunca gençlerin birlik ve beraberliği dikkat çekerken, BTP Denizli teşkilatı bu özel günün gururunu hep birlikte yaşadı. İl Başkanı Turgay Urgan ve Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram, partinin köklü geçmişine vurgu yaparak gençlerin siyasetteki dönüştürücü gücüne olan inançlarını dile getirdiler.







Program, katılımcıların hatıra fotoğrafları çektirmesi ile coşku içinde sona erdi. BTP Denizli Gençlik Kolları, çeyrek asırlık bu anlamlı mirası aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacaklarını bir kez daha gösterdi.













Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor


 
Mert Günok kısa süre önce Milli Takım kariyerini noktaladığını açıklamıştı. 37 yaşındaki file bekçisinin aktif kariyeriyle ilgili kararını ise sezon sonuna doğru vermesi bekleniyor.

26.09.2026 18:32:00
Haber Merkezi
 
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor

37 kez A Milli Takım formasını giyen Mert Günok, geçen hafta yayınladığı açıklamayla birlikte Ay-Yıldızlı kariyerine nokta koyduğunu belirtmişti. Gözler, Fenerbahçe'deki durumuna çevrildi. 37 yaşındaki futbolcunun, Sarı-Lacivertli ekipteki kontratı 30 Haziran 2028 tarihine kadar devam ediyor. Mert, 37 kez milli olmuştu.







1 Mart'ta 38 olacak

1.96 boyundaki file bekçisi, 1 Mart 2027'de 38 yaşına girecek. Mert bu sezon Şampiyonlar Ligi Elemeleri'ndeki 4 karşılaşmada görev aldı. Süper Lig'de ise henüz siftah yapamadı. Fenerbahçe'nin mevcut kadrosundaki kaleci rotasyonu şöyle:
Ederson
Mert Günok
Tarık Çetin






Veda vakti yaklaşıyor

2001 yılında Kocaelispor altyapısından Fenerbahçe altyapısına geçiş yapan tecrübeli kaleci, 2026 kışında Sarı-Lacivertliler'e dönmüştü. Mert'in sezon sonuna doğru kariyeriyle ilgili önemli bir karar alması bekleniyor. Eğer futbolu bırakırsa, kontratının son senesi öncesinde yeşil sahalara veda etmiş olacak. Kalırsa, 30 Haziran 2028 tarihi; hem sözleşmesinin hem de kariyerinin sonu olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.