logo
09 ŞUBAT 2026

Orman arazileri için referandum

14.07.2003 00:00:00
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hiç kimse ile siyasi kinlerinin olmadığını belirterek, "AK Parti olarak inanç, ırk ve bölgesel milliyetçilik yapmıyoruz" dedi. Erdoğan, AK Parti Mersin İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, kimse ile polemiğe girmediklerini, halkın mutluluğu için ne gerekiyorsa yaptıklarını bildirdi.

Kaynaklar

hortumculara akıyordu

Türkiye'de bugüne kadar ülkenin kaynaklarının hortumculara aktarıldığını vurgulayan Erdoğan, "Kapanacak daha çok vana var. Bize ne denirse denilsin, biz 22 ay önce yola çıkarken ne söylediysek şimdiuyguluyoruz. Bizim televizyonumuz, gazetemiz yok. Biz halkla yürüyoruzbu yollarda" dedi. AK Parti'yi kurarken zor bir yola çıktıklarını bildiklerini belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "Bu ülkede, hiç kimseye siyasi kinimiz yok. Alevisi, Sunnisi, Hıristiyanı, Musevisi ve Müslümanı ile her inanç sahibinin güvence altında olacağına söz verdik. Bu vaatlerle yola çıktık. AK Parti olarak inanç, ırk ve bölgesel milliyetçilik yapmıyoruz. Biz, (Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ortak paydasında 73 milyonu bütünleştireceğiz) dedik. Niye? Çünkü biz Yunus kültürü ile terbiye edilmişiz. Yaradanı severiz yaradandan ötürü."

Referandum sinyali

Orman özelliğini yitiren arazilerin satışı konusuna da değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türkiye'de şu anda 5 milyar metrekarelik arazinin üzerinde yapılar var. Vasfını yitirmiş arazilerin satışını yapıp buradan kazanılacak parayı halka hizmet olarak getirmek istiyoruz. Bu sayede borç faizi içinden kurtuluruz. Çünkü borç faizi bizim belimizi büken en önemli konu. Bu faizden kurtularak Türkiye sıçrama yapacak, halkın alım gücü artacak. Bunun için referanduma gidebiliriz. Referanduma giderek yine meydanlara çıkacağız. Bunun için bize yüzde 50 artı 1 lazım. Bunun için hazır mısınız?"

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı

Meteoroloji 15. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Uyarı Merkezi, Diyarbakır, Batman ve Siirt için sağanak yağmur ve kar yağışı uyarısında bulundu

09.02.2026 17:18:00
İhlas Haber Ajansı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Meteorolojiden 3 il için sağanak ve kar uyarısı
Bölge müdürlüğünden yapılan açıklamada, yapılan son değerlendirmelere göre 10 Şubat'ta Siirt il geneli, Diyarbakır'ın kuzeydoğusu (Kulp, Lice, Silvan, Hazro) ve Batman merkez ve kuzey ilçelerinde (Kozluk, Sason, Beşiri) sağanak yağmur ve karla karışık yağmur beklendiği belirtildi.

Açıklamada, "Yağışların 1700 metre rakım üzeri yükseklerde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışı şeklinde olması beklenmektedir. Ulaşımda aksamalar, yükseklerde tipi, yüksek kar örtüsüne sahip eğimli bölgelerde çığ riski gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı

08.02.2026 11:04:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da zeytinyağı tenekelerinden 100 bin uyuşturucu hap çıktı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında durdurulan araç içerisindeki zeytinyağı tenekelerinden 100 bin adet uyuşturucu hap çıktı.



İl Emniyet Müdürlüğü, Kırıkhan Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekiplerince yürütülen çalışmalar kapsamında, Kırıkhan ilçesinde bir araç durduruldu.

Durdurulan araçta narko köpek eşliğinde yapılan aramada, zeytinyağı tenekeleri içerisinde gizlenmiş halde toplam 15 kilo 772 gram ağırlığında captagon hap bulundu.



Olayla ilgili olarak K.K. ve A.K. isimli şüpheliler gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen şahıslar, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında Samsunspor ile karşılaşan Trabzonspor'un takım otobüsünü taşladıkları iddia edilen yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı

08.02.2026 00:25:00
AA
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı
Trabzonspor otobüsünü taşladıkları iddiasıyla 6 kişi gözaltına alındı

Trabzonspor, Trendyol Süper Lig'in 21. haftasında deplasmanda Samsunspor'u 3-0 yendi.

Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Spor Güvenliği Şubesi ekipleri, maç öncesi Samsun Yeni 19 Mayıs Stadyumu'na gelen Trabzonspor takım otobüsünün taşlanmasıyla ilgili çalışma başlattı.

Takım otobüsünü taşladıkları iddiasıyla maçın ardından stat çıkışında yaşları küçük 6 kişi gözaltına alındı.

Şüpheliler, kimlik tespiti ve ifade işlemleri için Çocuk Şube Müdürlüğüne götürüldü.

Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede


 
Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa’nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya’nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya’da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

07.02.2026 19:50:00
AHMET TURAN YİĞİT
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede
Japonya'nın en çok satan romanı nihayet Türkçede

Can Yayınları şubat ayı yayın programını açıkladı. Bu ayın programında da çağdaş, modern ve klasik edebiyattan nitelikli eserler yer alıyor. Yayınevinden bu ay çıkacak bazı kitaplar şunlar:

Laszlo Krasznahorkai, Yeşaya Geldi (çev. Leyla Önal)

2025 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi László Krasznahorkai imzalı "Yeşaya Geldi", yazarın insanlığın hiç bitmeyen savaşını ve yıkımı Savaş ve Savaş'ın başkahramanı György Korin'in iç sesiyle birleştirerek sarsıcı bir bekleyiş duygusuyla anlattığı karanlık bir eşik.

Gaye Keskin, İçimdeki Kilitleri Tek Tek

Gaye Keskin, ilk kitabında insanın kimi zaman kendiyle, kimi zaman yakın çevresiyle arasındaki girift ilişkileri, yabancılaşmayı ve yoksunluğu ele alıyor. İçimdeki Kilitleri Tek Tek, Madam Violet'ten Mümtaz'a, Eleni'den Neriman'a uzanan yolculukta okura yoğun, içten ve güçlü öyküler vaat ediyor.

Guido Morselli, İnsanlığın Sonu (çev. Leyla Tonguç Basmacı)

Guido Morselli'nin kendi hayatına son vermeden hemen önce tamamladığı ve insansız bir dünyayı tasvir ettiği romanı "İnsanlığın Sonu", modern insanın yalnızlık, varoluş, anlam ve özgürlük karşısındaki kırılganlığını sorgulayan sarsıcı bir kıyamet tablosu.

Jacqueline Harpman, Erkek Nedir Bilmeyen Ben (çev. S. İpek Ortaer Montanari)

Jacqueline Harpman, "Erkek Nedir Bilmeyen Ben" romanında uygarlığın çöküşünü, iktidarın doğasını ve cinsiyetler arasındaki görünmez sınırları yalın ama ürpertici bir dille sorgularken, distopyayla felsefi anlatıyı ustalıkla birleştiriyor.

Eiji Yoshikawa, Musashi: I. Kitap - Kılıç ve Delikanlı (çev.   Fatma Çelik İto)

Klasik Japon edebiyatını geniş kitlelerle buluşturan eserleri ve özgün romanlarıyla yüzyılın en önemli yazarları arasında yer alan Eiji (Eici) Yoshikawa'nın (Yoşikava) klasik epiğinin ilk cildi "Musashi: Kılıç ve Delikanlı" insanın kendine rağmen mükemmelin peşinden koşmasını anlatırken aynı zamanda Japonya'nın içsavaşlarla sarsıldığı Sengoku döneminin de çarpıcı bir portresini sunuyor. Eser, Japonya'da tüm zamanların en çok satan romanı konumunda.

Atiq Rahimi, Sakalar (çev. Soner Sezer)

Atiq Rahimi, Bamyan'daki Budaların yıkıldığı gün iki farklı şehirde iki Afgan erkeğinin kesişen hikâyesi üzerinden sürgünü, belleği ve inancı çağrışımlarla örülü, şiirsel bir dille anlatıyor. Sakalar'ın geçmişten kaçan karakterleri suyun doğasına benzer biçimde dönüp dolaşıp kendi özlerine varıyor. 

Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti


 
Kanserde tanı süreçleri artık günlerle değil, dakikalarla ölçülüyor. Yeni nesil moleküler ve genetik testler sayesinde, normalde yaklaşık bir ay süren analizler çok kısa sürede tamamlanarak tümörün temel biyolojik özellikleri ortaya konabiliyor.

07.02.2026 19:33:00 / Güncelleme: 07.02.2026 19:36:15
AHMET SAFA TERZİ
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti
Kanserde tanı hızlandı, tedavi kişiselleşti

Yeni gelişen teknolojiler sayesinde kanserde teşhis (tanı) süresi oldukça kısaldı. Tanı süreçlerindeki bu hız kazanımı, özellikle cerrahi sırasında alınan kararlar açısından hayati önem taşıyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, tanıya hız kazandıran bu teknolojilerin klasik patoloji anlayışını kökten değiştirmekte olduğunu belirtiyor. Tanı süreçlerinde gelinen bu ileri noktanın en çarpıcı örneklerinden biri beyin tümörleri alanında yaşanıyor. Artık yalnızca mikroskop altında görülen hücre yapıları değil, tümörün moleküler ve epigenetik imzası da tanının merkezine yerleşiyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) güncel sınıflamalarında da bu yaklaşımın benimsendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, beyin tümörlerinde tanının artık tek bir test ya da tek bir görüntüye dayanmadığını vurguluyor. Tümörün mikroskopik özellikleri, genetik yapısı, hastanın klinik bulguları ve MR görüntüleri birlikte değerlendiriliyor; böylece tanı doğruluğu artıyor ve hastaya en uygun tedavi planı oluşturulabiliyor.

Tümörün temel moleküler profili ortaya çıkarılıyor

Tanı hızlandıkça tedavi yaklaşımı da değişiyor. "Kansere dakikalar içinde tanı" ifadesi, tüm DNA'nın baştan sona analiz edilmesinden ziyade, hastalık açısından kritik genetik bilgilerin çok kısa sürede elde edilebilmesini ifade ediyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Yürütmekte olduğumuz projelerde, 'frozen-dondurulmuş' yöntemiyle ameliyat sırasında tümörden alınan doku örneklerinin anında dondurulup incelenmesiyle, dakikalar içinde tümörün temel moleküler profilini elde edebiliyoruz. Bu yaklaşım, günler sürebilen klasik testlere kıyasla klinik karar süreçlerinde büyük bir dönüşüm anlamına geliyor" dedi.

Hangi alanlarda kullanılıyor?

Moleküler testler bugün en yaygın olarak beyin tümörleri, akciğer kanseri, meme ve kolorektal kanserler ile hematolojik kanserlerde kullanılıyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, mikroskop altında birbirine çok benzeyen iki tümörün moleküler olarak tamamen farklı olabildiğini ve bunun hastanın alacağı tedaviyi kökten değiştirebildiğini belirterek, "Mikroskop altında aynı görünen tümörler biyolojik olarak çok farklı davranabiliyor. Bu fark bilinmeden uygulanan bir tedavi, hastayı yanlış bir yola sürükleyebilir. Özellikle akciğer kanseri gibi bazı tümörlerde, belirli genetik mutasyonlar saptandığında kemoterapi yerine hedefe yönelik akıllı ilaçlarla çok daha etkili sonuçlar elde edilebiliyor" dedi. Genetik testler artık yalnızca "Bu tümör nedir?" sorusuna değil, "Bu hastada hangi tedavi işe yarar?" sorusuna da cevap veriyor. Prof. Dr. Ayça Erşen Danyeli, "Bazı genetik değişiklikler, belirli ilaçlara duyarlılığı ya da direnç riskini önceden gösterebiliyor. Bu sayede hastalar etkisiz tedavilerden korunurken, en uygun tedaviye daha baştan yönlendirilebiliyor" ifadelerini kullandı. 

Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon

Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı

07.02.2026 10:45:00
İhlas Haber Ajansı
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Yıl 2026... Esnafı haraca bağlayan 'Dönmezler' örgütüne operasyon
Hatay'da esnafı haraca bağlayan, iş yerlerini dağıtan ve silah kaçakçılığı başta olmak üzere çeşitli suçlara karışan 'Dönmezler' suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli tutuklandı.

İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerince; yürütülen soruşturma kapsamında, örgütün alacak-verecek konularında tahsilatçılık yaptığı, haraç vermeyen eğlence mekanlarını tehdit ederek yağma ve mala zarar verme eylemlerinde bulunduğu, ayrıca çek ve senet tahsilatı, tefecilik ve silah kaçakçılığı faaliyetleri yürüttüğü tespit edildi.



Şüphelilerin bu kapsamda 11 ayrı suça karıştığı belirlendi. Soruşturmanın önceki aşamalarında, suç örgütü lideri ve yöneticileri ile birlikte 4 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. 'Dönmezler' suç örgütü yöneticisi ve üyeliği tespit edilen 35 şüpheliden 2'sinin yurt dışında bulunduğu, 7'sinin ise halen ceza infaz kurumunda tutuklu olduğu tespit edildi.



Özel Harekat polis ekiplerinin de yer aldığı operasyonla; 2 Şubat günü saat 06.30'da Hatay, İstanbul ve Kocaeli'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 23 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 17 ruhsatsız tabanca ve şarjörleri, 91 fişek, 2 ruhsatsız av tüfeği, 34 av tüfeği kartuşu, 74 boş senet, 1 yazılı senet, 1 hesap ajandası, 22 cep telefonu, 1 bilgisayar ve başkasına ait 1 kimlik ele geçirildi.



Gözaltına alınan şüphelilerden 16'sı adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturmanın sürdüğü bildirildi.

Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu

Kahramanmaraş'ta 6 Şubat'taki depremlerde yıkılan binanın altında kalan 16 yaşındaki kızının elini hiç bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, depremin 3'üncü yıl dönümünde kızının kabrini ziyaret etti

06.02.2026 15:21:00 / Güncelleme: 06.02.2026 15:29:10
İhlas Haber Ajansı
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
Enkaz altındaki kızının elini hiç bırakmayan baba konuştu
6 Şubat 2023'te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden vatandaşlar, depremin 3. yıl dönümünde Kapıçam Şehir Mezarlığı'nda bulunan yakınlarının kabirlerini ziyaret etti.

Depremde enkazın altında kalan kızının elini bırakmadığı fotoğrafla hafızalara kazınan Mesut Hançer, 3'üncü yılda da evladının mezarının başından ayrılmadı. Hançer, kızının kabrine karanfil bırakarak dua etti.



16 yaşındaki kızı Irmak Leyla Hançer'in mezarındaki fotoğrafa dokunan baba, "Onlar öldü, kurtuldular ama biz burada yaşayan bir ölü olduk" dedi.

Baba Hançer, "Acılar hiç geçmiyor, dün gibi gözümüzün önünde hiç geçmiyor. O manzarayı hiç tamir etmedik. Çünkü biz bir ümitle enkazın başına gittik. Sağ çıkarız veya yaralı falan çıkarız diye. Ama işte üçüncü günü rahmetli olmuş.

Hiç beklemediğimiz anda kaybettik. Ben o gece fırında çalışıyordum. Fırından ulaşamayınca oraya gittim. Ama işte gördüğümüz manzara felaket oldu bizim için. Çünkü her şey yerle bir olmuş. Dört çocuk vardı. En küçüğüm annemdeydi o gün. Cuma günü gezmeye gitmişti ama annemle beraber hepsi pazartesi geleceklerdi. Annem, ablalarım, yeğenlerim, yengem hepsi vefat ettiler.



En küçük kızım rahmetli oldu. Felaketten sonra işte tabii ki değişti. Her tarafımız yıkıldı. Yani onlar öldü, rahmetli oldular kurtuldular ama biz burada yani yaşayan bir ölü olduk onlarla beraber. Onlar toprağa gitti, biz toprağın içinde canlı ölüyüz yani. Çünkü onların ansızın gitmeleri, hepsinin birden gitmeleri çok felaket etti bizi" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.