logo
25 EYLÜL 2026

Osimhen'in lüks yaşamı göz kamaştırıyor

Galatasaray'dan yıllık 21 milyon euro kazanan Victor Osimhen, 15 milyon dolarlık özel jeti ve lüks Ferrari'siyle ülkesinde gündem oldu

25.09.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Osimhen'in lüks yaşamı göz kamaştırıyor
Osimhen'in lüks yaşamı göz kamaştırıyor
Galatasaray'dan yılda net 21 milyon euro kazanan Victor Osimhen'in Nijerya'ya gittiği özel uçağın fiyatı en az 15 milyon dolar... Daha da ötesinde, Nijeryalı yıldızın ülkesine varır varmaz bindiği özel Ferrari 296 GTB'nin Türkiye satış fiyatı ise 30-35 milyon TL aralığında.






Galatasaray'ın yıldızı Victor Osimhen adeta parayla oynuyor... Millî takımda olmamasına rağmen 5 günlük kısa tatilinde özel jetine atladığı gibi Nijerya'nın yolunu tuttu. Boş da gitmedi; Beşiktaş'ın parlayan yıldızı Olaitan'ı da kendi özel uçağıyla götürdü.






OSIMHEN'İN PARASI NİJERYA'DA GÜNDEM

İndiğinde ise özel Ferrari'si ile başkent Lagos sokaklarında havasını attı. Galatasaray'dan 21 milyon euro kazanan Osimhen'in zenginliği ülkesinde gündem maddesi oldu.






ÖZEL JET İLE YOLCULUK

İstanbul ile Lagos arasındaki mesafe yaklaşık 4 bin 600 km olup uçuş süresi jet modeline bağlı olarak 5,5-6 saat civarında sürüyor. Bu mesafeyi doğrudan katetmek için en az Super Midsize Jet (Challenger 350, Praetor 600 vb.) veya Heavy Jet (Gulfstream, Falcon vb.) sınıfı bir uçak kullanılması gerekiyor.






Bu tarz kıtalararası uçabilen özel jetlerin sıfır veya ikinci el piyasa satış fiyatları, modeline göre 15 milyon ile 40 milyon dolar seviyelerinde değişiyor.






JETTEN İNDİ FERRARİ'YE BİNDİ

Osimhen'in Lagos'a indikten sonra bindiği hibrit spor otomobil ise Ferrari 296 GTB. Standart opsiyonlarla fabrika çıkış / MSRP başlangıç fiyatı yaklaşık 340 bin ila 360 bin dolar civarında.






Aynı aracın Türkiye'deki yüksek ÖTV ve KDV oranları nedeniyle anahtar teslim satış fiyatı ise ortalama 30-35 milyon TL bandında yer alıyor.

Aziz Yıldırım devreye girdi: Azizsilin Ederson'u kendisine getirdi

Geçen sezon daha çekingen, hataya meyilli ve %70'in altında kurtarış yüzdesiyle oynayan Ederson, ünlü 'Azizsilin' etkisiyle bu sezon kalesinde adeta devleşti. Fenerbahçe'nin Brezilyalı file bekçisi; ceza sahasına hâkim, ayağıyla oyuna yön veren ve hatasız oynayan tam bir "maç kazandıran kaleci" kimliğine bürünmüş durumda

25.09.2026 11:54:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım devreye girdi: Azizsilin Ederson'u kendisine getirdi
Aziz Yıldırım devreye girdi: Azizsilin Ederson'u kendisine getirdi
Ederson ve Asensio geçen sezonun bitiminde takımdan ayrılma kararı almıştı... Günün sonunda Başkan Aziz Yıldırım hem Ederson'la hem de Asensio ile konuştu, ikna etti. İkisi de takımda kaldı. Kalmalarının en önemli nedenleri arasında ikisinin de Fenerbahçe'de kazandıkları rakamları başka herhangi bir takımda bulamayacak olmaları yer alıyor.






EDERSON ISINDI

Ederson beklentilerin üzerine çıktı. Geçen sezon tribünlere el kol hareketleri yapan Brezilyalı kaleci, bu sezon maç kurtaran kaleciye evrildi. Daha fazla konsantre, daha fazla takımın içinde. Eşinin artık eskisi kadar sesi yüksek çıkmıyor, Ederson da çocuklarını maçtan sonra sahaya indirmeye başladı.

-Geçen sezon %69,6 olan kurtarış başarısı, bu sezon %80,0 seviyesine çıktı. Maç başına yaptığı kurtarış sayısı 2,3'ten 3,2'ye yükseldi. Maç başına yenilen gol 1,0'den 0,8'e geriledi.






-Geçen sezon ceza sahası dışından 3 gol yerken, bu sezon kalesine ceza sahası dışından çekilen 10 şutun tamamını çıkardı.

-Geçen sezon 24 maçta 1 şuta neden olan hata ve 2 gole neden olan hata yapmışken; bu sezon çıktığı 5 maçta henüz hiç bireysel hata yapmadı. Bu da bahsedilen yüksek konsantrasyon ve saha içi sakinliğini doğrudan doğruluyor.






-Maç başına topla buluşma sayısı 33,8'den 44,0'e çıktı. Takım geriden oyun kurarken ona çok daha fazla güveniyor.

-Maç başına isabetli pas sayısı 19,4'ten 24,6'ya yükseldi. Hem kendi yarı sahasındaki isabetli pasları arttı hem de rakip yarı sahaya attığı isabetli pas yüzdesi City dönemlerine döndü.






-Maç başına başarılı kaleden çıkış sayısı 0,3'ten 1,4'e fırlamış durumda ve bunu %100 başarı oranıyla sürdürüyor.

İsmail Kartal 'gir' dedi, Asensio maça girmedi!

Herkes İsmail Kartal'a yükleniyor... 7-0 olmuş bir maçta sakatlıktan çıkan Asensio'yu neden sahaya atmadığını sorguluyor. Ancak gelen bilgilere göre Fenerbahçe'nin hocası İspanyol yıldızı sahaya atmak istedi. Matador ise zaten maç koptuğu için diğer arkadaşlarından rol çalmamak adına oyuna girmeyi reddetti. Ayrıca antrenman eksiği olduğu için birkaç dakikalığına bile olsa sahaya girip riske girmek istemedi

25.09.2026 11:49:00
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal 'gir' dedi, Asensio maça girmedi!
İsmail Kartal 'gir' dedi, Asensio maça girmedi!
Asensio geçen sezon sonunda Fenerbahçe'den ayrılmak istediğini Sadettin Saran yönetimine iletmişti… Saran yönetimi de İspanyol futbolcunun yüksek maaşı nedeniyle ayrılmak istemesine onay vermişti. Ancak daha sonra Aziz Yıldırım geldi. Ederson'da olduğu gibi Asensio'nun ayrılmasına da izin vermedi. Tabii ayrılığı etkileyen en önemli nedenler arasında Matador'u isteyen Sociedad ya da Betis gibi takımların maaşını ödeyecek geniş bütçelerinin olmamasıydı.






ASENSIO BELİRSİZLİĞİ

Asensio 22 Ağustos'tan beri sakat… Hatta sosyal medyaya yayılan "ameliyat olması gerekiyor" dedikodusu yüzünden kulüp yalanlama geçti. Matador da açıklama yapmak zorunda kaldı. Diz yan bağlarında bir sıkıntı yok... Sakatlığı sadece uyluk gerilmesi olarak basına servis edildi.

İSMAİL KARTAL OYUNA SÜRMEK İSTEDİ

Asensio'nun kas liflerinde kısmi yırtık vardı. Tam iyileşme, doku tamiri ve fizik tedavi genellikle 3 hafta sürer. Bu yüzden Eyüpspor maçında oynaması planlandı. Ancak iddia o ki teknik direktör İsmail Kartal sahaya sürmek istedi, Asensio ise kendisini riske etmedi. Çünkü uyluk kası sakatlıkları nüksetmeye son derece meyilli; oyuncu tam iyileşmeden %100 yük bindirirse sakatlığın kronikleşebileceği korkusu gündeme geldi. Ayrıca zaten skoru 7-0'a getirmiş arkadaşlarından rol çalmak istemedi.






TEK SEBEP MAÇ KONDİSYONU

Asensio'nun yaklaşık 1 ay takımdan uzak kalması, sağlık heyetinin süreci riske atmadan "tam iyileşme" protokolü uygulamasından kaynaklanıyor. Asensio sakatlıktan tamamen kurtulmuş olsa da Eyüpspor maçından sadece 1-2 gün önce takımla tam antrenmanlara başladı. Kas iyileşmiş olsa bile "maç kondisyonu" henüz hazır değildi.

KOPAN MAÇTA GİRMENİN ANLAMI YOK

Skor 5-0, 6-0 veya 7-0 gibi marjinal bir noktaya geldiğinde maça hamle yapmak anlamsızlaşır. Skor zaten garanti olduğu için teknik heyet, antrenman eksiği olan yıldız bir oyuncuyu birkaç dakikalığına bile olsa sahaya sürüp riske etmek istemedi.






SON ÇARE OLABİLİR

Futbolda bir oyuncunun maç kadrosunda (kulübede) yer alması her zaman "90 dakika veya 30 dakika oynamaya %100 hazır" olduğu anlamına gelmez.

Uzun süreli sakatlıktan dönen kilit oyuncular, soyunma odası havasını solumak, takımla maç rutinini tekrar yaşamak ve psikolojik olarak sahaya dönüş hissini tatmak için maça çıkmayacak olsalar bile kadroya dâhil edilirler. Kadroda bulunması, yalnızca maçın çok sıkışması veya ekstra bir hücum ihtiyacı doğması hâlinde "son 5-10 dakika acil koz" olarak kullanılması içindi.






EYÜPSPOR HİÇ ZORLAMADI

Eğer maç skor olarak kilitlenseydi, teknik ekip Asensio'nun bireysel yeteneklerine ve şut tehdidine ihtiyaç duyacağı için fiziksel eksikliğine rağmen son 10-15 dakikada risk alıp onu sahaya sürebilirdi. Maç skoru erken çözüldüğü için bu riski almaya hiçbir gerek kalmadı.

"Singo pratik olarak kronik sakat"

Tıbbi açıdan kronik sakatlığı bulunmayan Wilfried Singo, kas dengesizliği özel programlarla giderilmezse sürekli aynı sakatlık döngüsünü yaşamaya devam edebilir

25.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
"Singo pratik olarak kronik sakat"
"Singo pratik olarak kronik sakat"
Galatasaray'da Wilfried Singo'nun futbol hayatı bitmedi... ya da iddia edildiği gibi tıbbi açıdan "kronik sakat" değil. Ancak kulüp sağlık kurulu ve atletik performans antrenörleri bu kas dengesizliğini özel programlarla gidermezse, oyuncu sahaya her çıktığında aynı sakatlığı yaşamaya devam eder. Bu da pratik açıdan bakıldığında "kronik sakat" olarak kabul edilebilir.






Wilfried Singo, Galatasaray'ın son yıllarda yediği en büyük transfer kazıklarından biri olmak üzere... Geldiği günden bu yana birkaç maçta parlamak dışında hemen hemen hiç ortalarda görünmeyen Fildişili için son dönemde yeniden "kronik sakat" iddiaları ortaya atılmaya başladı.






SINGO'NUN DURUMU

Aslında gazetemiz, Singo'nun "kronik sakat" olmadığını, aslında yaşadığının ne olduğunu daha önce de yazmıştı... Bir kez daha hatırlatalım:






Ön üst adale (quadriceps) kasları, arka adale (hamstring) kaslarına göre çok daha güçlü. Bu dengesizlik nedeniyle hamstringler üzerinde aşırı yük oluşuyor. Kalça ve karın kaslarının zayıf olması, hamstringlerin üzerindeki yükü artırarak sakatlık riskini yükseltiyor.

Konunun uzmanı Dr. Halil İhsan Kotan, Singo'nun durumunu şu şekilde açıklıyor:






"Tıbbi açıdan kronik sakat değil... Kıkırdak aşınması, bağ kopması veya geçmeyen kemik ya da eklem problemleri için kronik denir. Singo'daki durum ise kas dengesizliği.






Pratik açıdan evet, kronik sakat bile diyebiliriz... Çünkü fonksiyonel bir sorun düzeltilmezse sürekli aynı bölgeden yırtık veya zorlanma yaşanır. Dışarıdan bakıldığında oyuncu 'sürekli sakat' görünür; ancak kök neden bağ ya da doku hasarı değil, kas kuvvet farkıdır."






Singo 3 hafta oynayıp 2 hafta sakatlanma döngüsüne girdi. Bu durum oyuncunun maç ritmini, fiziksel kondisyonunu ve özgüvenini tamamen sıfırladı.

Muriqi veya Lukaku Fenerbahçe'yi şampiyon yapar mı?

Muriqi veya Lukaku, geniş alan bulan ya da skoru bulmuş maçlarda (Eyüpspor maçı gibi) Fenerbahçe formasıyla harika işler çıkarabilir

25.09.2026 11:03:00
Haber Merkezi
 
Muriqi veya Lukaku Fenerbahçe'yi şampiyon yapar mı?
Muriqi veya Lukaku Fenerbahçe'yi şampiyon yapar mı?
Muriqi veya Lukaku, geniş alan bulan ya da skoru bulmuş maçlarda (Eyüpspor maçı gibi) Fenerbahçe formasıyla harika işler çıkarabilir. Ancak kapanan, sert ve fiziksel direnci yüksek takımlara karşı şampiyonluğu getirecek anahtar; daha hareketli, dar alanda çabuk şut çıkarabilen ve bitiricilik yüzdesi yüksek dinamik bir santrfor profili.






Vedat Muriqi, Eyüpspor'a 4 gol attı... Gol krallığı listesinde bir anda öne fırladı. Peki ilk 6 haftanın istatistiklerine bakınca Fenerbahçe, Muriqi-Lukaku ikilisi ile şampiyon olur diyebilir miyiz? İstatistiklere bakarsak bunun cevabı "evet" değil.






MURIQI VE LUKAKU'NUN SIKINTISI YÜKSEK TOPLAR

İstatistiklerdeki en çarpıcı zaaflardan biri, takımın hava topu mücadelelerinde %41,7 gibi oldukça düşük bir başarı oranında kalması ve 16 golün yalnızca 1'inin kafa golü olması. Kâğıt üzerinde Muriqi ve Lukaku "pivot" profilinde görünse de akan oyundaki ortalarda (%28,7 isabet) ve duran toplarda rakiplere hava üstünlüğü kurmakta zorlanan bir yapı var.







FENERBAHÇE KOŞMUYOR

Fenerbahçe maç başına 18,3 şut atıp 4,5 büyük şans üretmesine rağmen, ceza sahası içinden %16,9 gol dönüşümü yakalıyor ve maç başı 2,7 büyük şans kaçırıyor. Muriqi de Lukaku da ceza sahası çevresinde sırtı dönük oynamayı ve stoperlerle boğuşmayı seven isimler. Ancak takımın maç başı katettiği mesafe 100,9 km ile oldukça düşük bir seviyede. İki statik profille oynamak; topsuz alan koşularını ve geçiş hücumlarındaki dinamizmi kısıtlıyor.







KANARYA'NIN İHTİYACI BELLİ

Şampiyonluk yarışında kapanan Anadolu savunmalarını açmak ve derbi seviyesindeki dar alanlarda fark yaratmak için Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan ideal santrfor profili bambaşka:

-Defans arkasına ve ceza sahasına koşular yapabilen, sadece topu ayağına bekleyen değil, rakiplerin stoper hattını çekip kanatlara ve 10 numaraya alan açan, hareketli, çoğu zaman ikinci forvet gibi de oynayabilen bir santrfor.







-Maç başına kaçırılan 2,7 büyük şansı en aza indirecek, az pozisyonda maksimum verim sağlayacak birinci sınıf bir "ön direk ve altıpas içi" bitiricisi.

-Takımın 100,9 km'lik düşük koşu ortalamasını yukarı çekecek, rakip stoperlerin rahat top çıkarmasını engelleyecek bir ön alan presçisi.







-Boydan ziyade doğru zamanlama ve sıçrama yeteneğiyle kenar ortalarında (maç başı 19 orta yapıldığı düşünülürse) kafa golü tehdidi oluşturabilen bir golcü.

Barış Alper'e Ferdi Kadıoğlu teklifi

Okan Buruk’un bek pozisyonuna çekmek istediği Barış Alper Yılmaz, teknik özelliklerini ve pas kalitesini geliştirirse modern bir sağ beke dönüşebilir

25.09.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
Barış Alper'e Ferdi Kadıoğlu teklifi
Barış Alper'e Ferdi Kadıoğlu teklifi
Ferdi Kadıoğlu'nun en büyük farkı dar alandaki teknik becerisi ve pas trafiğini yönetebilmesi. Galatasaray'ın Milli yıldızı Barış Alper Yılmaz ise Ferdi gibi oyun kurucu bek olmaktan ziyade; atletizmi, gücü ve kulvarı komple kullanma yeteneğiyle daha çok klasik atletik ya da kanat bek profiline uygun. Bek pozisyonuna geçtiğinde pas ve orta isabetini geliştirir, top kayıplarını azaltırsa Barış Alper modern futbolun aradığı yüksek atletizmli ve fiziksel olarak dominant bir sağ bek olabilir.






Barış Alper Yılmaz'dan bir Ferdi Kadıoğlu çıkar mı?.. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un son olarak Rafael Leão'yu aldırması ve diğer kanatta da Leroy Sané'yi kullanması Barış Alper'i bir seçim yapma eşiğine getirdi.






BARIŞ ALPER YILMAZ'IN İŞLERİ RAST GİTMEDİ

Geçen sezon Neom'un teklifi reddedildiği için en büyük vurgunu yapmayı kaçıran Barış Alper'in hayali Dünya Kupası'nda patlamaktı. Ancak o da olmadı; turnuvanın en kötüleri arasına girdi.






OKAN BURUK'UN YENİ PLANI

Okan Buruk bir süredir Barış Alper'e 2023-24 sezonunu hatırlatıyor. Kendisini bek (özellikle sağ bek) olarak kullanmak istediğini iletiyor. Eğer kabul ederse sürpriz bir sonuç çıkabilir.






O sezon maç başına 6.4 kazanılan ikili mücadele (%50) ve 1.8 hava topu (%54) bir kanat oyuncusu için oldukça yüksek değerler. Bu fiziksel yıpratıcılık, bek pozisyonundaki ikili mücadelelerde rakiplere ciddi üstünlük kurmasını sağlar.






Maç başına 1.6 top çalma ve 3.9 topu geri kazanma sayıları, bir kanat oyuncusuna göre savunma reaksiyonunun ve pres gücünün yüksek olduğunu gösteriyor. Maç başına 1.8 başarılı top sürme (%56) ile arka alandan topu hücuma taşıma yeteneğine sahip.






6 asist ve 10 yaratılan büyük şans, beke evrildiğinde bindirmelerle rakip ceza sahasına yapacağı topsuz koşularda efektif olacağını gösteriyor.

Beşiktaş, Nicolas Raskin'i alsaydı ne olurdu?

Beşiktaş'ın transferin son günü Nicolas Raskin'i istediği haberleri yapıldı

25.09.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş, Nicolas Raskin'i alsaydı ne olurdu?
Beşiktaş, Nicolas Raskin'i alsaydı ne olurdu?
Beşiktaş rotasyonunda Orkun Kökçü, Ndidi, Miretti ve Salih Özcan gibi kaliteli ayaklar olsa da transfer edilmek istenen Nicolas Raskin; bu oyuncuların hepsinden farklı olarak koşu mesafesi yüksek olan, ceza sahası içine skor koşusu atan, ikili mücadele kazanan ve 34.8 km/h hızıyla geçiş savunmasını tek başına toparlayabilen modern bir "6/8 numara hibriti" sunacaktı.






Beşiktaş'ın transferin son günü Nicolas Raskin'i istediği haberleri yapıldı... Altı da boş değildi. Hatta Belçikalı oyuncu için Başkan Serdal Adalı A Spor'da yaptığı açıklamada, "Raskin'i üç transfer dönemidir kadromuza katmak istedik ancak her seferinde son anda bir sorun çıktı. Son görüşmelerin olduğu gün de maçı vardı ve oynatıldı. Transferin yetişip yetişmeyeceğini düşündük ama olmadı." dedi. Akıllara ise Raskin'in neden Beşiktaş orta sahası için bu kadar önemli olduğu sorusu düştü.






BEŞİKTAŞ NEDEN BU KADAR ISRAR ETTİ?

Beşiktaş'ın 6 maçlık verilerinde dikkat çeken ilk nokta, maç başına kat edilen 97.4 km mesafe. Modern futbol standartlarında bu koşu mesafesi oldukça düşük... Orta sahanın fiziksel direnç eksikliği dikkat çekiyor.







RASKIN ALINSAYDI NE OLURDU?

Raskin; 34.8 km/h maksimum hıza ulaşabilen, yüksek tempolu ve dinamik bir 8 ila 6 numara. Maç başına 2.5 top çalma, 4.5 top geri kazanma ve 6.4 ikili mücadele kazanma (%55 başarı) oranlarıyla hem merkezi parselleyen hem de takımı ileri taşıyan geçiş aksiyonlarında yüksek enerji sağlayan bir profil.







NDIDI VE SALİH ÖZCAN'LA BU KADAR

Beşiktaş'ın mevcut orta saha kurgusunda Ndidi ve Salih Özcan bulunsa da maç başına 122.5 top kaybı yapılması ve kalesinde 1.2 gol görmesi, savunma önündeki süpürücü rolünün yeterince verimli işlemediğini gösteriyor.

Raskin, maç başına 4.5 top geri kazanım ve 1.9 tehlike engelleme ile oynuyor. Hem zeminde (%55) hem de havada (%53) ikili mücadelelerin çoğunu kazanan yapısı, Beşiktaş'ın rakip yarı sahada kaybettiği topları anında geri kazanmasına ciddi katkı verecekti.







ORKUN'UN YÜKÜNÜ ALACAKTI

Beşiktaş merkez orta sahasında Orkun Kökçü ve Fabio Miretti gibi teknik ve pasör isimler yer alsa da merkezden ceza sahasına koşu yapıp skor üreten "box-to-box" oyuncu ihtiyacı hissediliyor. Raskin, 33 maçta 6 gol ve 7 asist yaparak toplam 13 doğrudan skor katkısı vermiş. 5.71 xG beklentisinden 6 gol, 5.05 xA beklentisinden 7 asist çıkararak pozisyonları yüksek verimle sonuçlandırmış.







6 golün 3'ünü kafa vuruşuyla kaydetmiş olması (178 cm boyuna rağmen) ceza sahası koşularındaki zamanlamasının ve hislerinin ne kadar kuvvetli olduğunu gösteriyor.

Beşiktaş, %62.7 topa sahip olma oranıyla oyunu domine etmek isteyen bir yapıda. Ancak pas temposunun düşmemesi için geriden topu alan oyuncunun baskı altında hata yapmaması gerekiyor.

Raskin, maç başına 73.8 topla buluşma ve %86 pas isabeti ile oynuyor. Kendi yarı sahasında %91, rakip yarı sahada ise %82 pas isabetine sahip.

Maç başına 1.4 kilit pas vermesi ve 12 büyük şans yaratması, onu sadece top kapan bir kesici değil, oyunu dikine öne ören bir oyun kurucu yapıyor.

Amed'in ünü dünyaya yayılıyor

Sınırlı bütçesiyle devleri geride bırakıp Süper Lig'in zirvesine yerleşen Amedspor’un tarihi başarısı, İtalyan basınında "futbol devrimi" olarak yorumlandı

24.09.2026 12:40:00
Haber Merkezi
 
Amed'in ünü dünyaya yayılıyor
Amed'in ünü dünyaya yayılıyor
Türkiye'de futbol gündemini sarsan Amedspor'un tarihi yükselişi ve Süper Lig'in zirvesine yerleşmesi, İtalyan basınında da geniş yer buldu. La Gazzetta dello Sport; Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor gibi yüksek bütçeli devlerin önünde yer alan Amedspor'un mücadelesini "Bir futbol devrimi" olarak tanımladı.






Türkiye'de gündem Amed'in yaptığı futbol devrimiyken, Diyarbakır ekibinin başarısı İtalya'da da gündem oldu... Dünyaca ünlü La Gazzetta dello Sport, harcadıkları milyonlarca euroya rağmen Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor'un geride kalmasını ele aldı.

İtalyan gazetesi, bunu başaran Amedspor'un sırları hakkında dikkat çekici ifadelerin yer aldığı bir haber yayımladı.






Haberde; Galatasaray'ın 400 milyon euroyu aşan, Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın ise 300 milyon euroya yaklaşan kadro değerlerine dikkat çekilerek, Amedspor'un sınırlı imkânlarla başardığı büyük iş vurgulandı.






Kulübün 27 milyon euro civarında mütevazı bir kadro değerine sahip olduğu hatırlatılırken; transfer döneminde kiralama ve bonservis masrafları dahil yalnızca 9 milyon euro harcayarak bu zirve yürüyüşünü gerçekleştirdiği ifade edildi.






Amedspor'un başarısının sadece sahada alınan sonuçlardan ibaret olmadığını belirten La Gazzetta dello Sport; kulübün mali yapısını güçlendirdiğini, altyapı yatırımlarına ağırlık verdiğini ve kurumsal büyüme planlarını hayata geçirdiğini kaydetti.






On yıllardır süren zorluklara ve engellere rağmen Amedspor'un yakaladığı bu ivme, hem Diyarbakır'da hem de tüm bölgede büyük bir tutku ve coşkuyla kutlanmaya devam ediyor.

Aziz Yıldırım ve Acun Ilıcalı yine karşı karşıya

Eski Asbaşkan Acun Ilıcalı sahibi olduğu Hull City'ye, kendisini Fenerbahçe'den uzaklaştırmak isteyen Başkan Aziz Yıldırım ise kendi takımına istiyor. Müthiş hızı, göz alıcı çalımları ve oyun görüşüyle Serie A'nın popüler yıldızı: Giorgi Kvernadze

24.09.2026 12:39:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım ve Acun Ilıcalı yine karşı karşıya
Aziz Yıldırım ve Acun Ilıcalı yine karşı karşıya
Aziz Yıldırım ile Acun Ilıcalı son dönemde sık sık karşı karşıya geliyor... Ancak bu kez ocak ayında Yıldırım, Fenerbahçe Başkanı olarak Acun'un elinden Serie A'nın yeni gözbebeği olan Giorgi Kvernadze'yi almak için transfer savaşı verecek.






Acun'un hedefi; sahibi olduğu Hull City'ye, İsmail Kartal'ın yerine düşündüğü Gürcü yıldızı kazandırabilmek olacak... Yıldırım ise Kerem Aktürkoğlu'nun bir türlü verim veremediği ve transferin son günlerinde de uzun uğraşlar verilmesine rağmen sonuç alınamayan sol kanat sorununu çözmek istiyor.






Müthiş hızı, göz alıcı çalımları ve oyun görüşüyle dikkat çeken 2003 doğumlu genç kanat oyuncusu, İtalya'da "yeni yıldız" olarak adlandırılıyor. Ligde ve İtalya Kupası'nda şu ana kadar 5 gol ve 2 asistlik katkı sağlayan Kvernadze'ye Napoli de talip.






İddialara göre Fenerbahçe'nin bir gözlemcisi Kvernadze'yi Frosinone'nin Como ile oynadığı maçta canlı gözle izledi. Frosinone yönetimi oyuncuyu ocak ayında elden çıkarmaya sıcak bakmıyor... Sezon sonuna kadar kadroda tutmak istiyor ancak gelen tekliflerin cazibesi bu kararı değiştirebilir.

Galatasaray'ın Oulai transferi mümkün mü?

Oulai, Galatasaray'a yazılıyor. İyi, hoş; ama bir de futbolun gerçekleri var. Fiorentina şu an için uçuk bir rakam olmadığı sürece Oulai'yi satmaz ve masaya oturmaz. Çünkü 26 milyon avroluk taze bir yatırımdan 2 ayda vazgeçmek, kulübün mali ve sportif stratejisine tamamen aykırı. Oyuncunun taktiksel gelişimi ve İtalyan futboluna adaptasyonu için sabredilmesi gerektiği, teknik heyet tarafından açıkça dile getirildi.

24.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın Oulai transferi mümkün mü?
Galatasaray'ın Oulai transferi mümkün mü?
Geçen sezon ocak ayında başladı Oulai'nin Galatasaray'a geleceği hikâyesi... Uzun süre devam etti, gazete manşetlerini süsledi. Sonunda Fildişili oyuncu, sezon başında konuşulan rakamların çok altında (26 milyon avro) bir bedelle Fiorentina'nın yolunu tuttu.






Oulai, hâlihazırda sadece 1.3 milyon avro fazlasına Stuttgart'tan alınan Nico González'den sonra Fiorentina tarihinin en pahalı oyuncusu. İtalyanların böylesine büyük bir yatırım yapmışken 2-3 ayda Oulai'den vazgeçeceği pek beklenmiyor.

Ancak milli arada, sosyal medyanın tıka ihtiyacı olduğu ortamda Oulai'yi Galatasaray'a yazmak oldukça iyi bir reyting aracı. Peki gerçekler neler?






Fiorentina'da teknik direktör Paolo Vanoli'nin göreve yeni gelmesi kadro istikrarı arayışını beraberinde getirdi. Oulai'yi "küçük bir Kanté" olarak nitelendiriyor. Fagioli'yi savunma önünde kullanarak önce sağlam bir omurga kurmaya çalışıyor. İtalyan futbolunun yüksek taktiksel disiplinine alışması gereken genç bir oyuncunun zamana, sabra ve maça ihtiyacı olduğunu biliyor.






Malù Mpasinkatu ve Luciano Bruni'nin analizlerinde dikkat çekildiği üzere, Fagioli'nin takımda kalması orta sahadaki süre dağılımını etkiledi. Ancak İtalya Kupası ve uzun lig maratonunda Vanoli'nin Oulai, Mandragora, Thorstvedt gibi alternatiflere ve rotasyona ihtiyacı var. Fagioli ile Oulai'nin şu an için yan yana oynamaması Oulai'nin gözden çıkarıldığı anlamına gelmiyor; Vanoli'nin farklı sistemlerde kullanabileceği esnek bir opsiyon olarak elinde tutuluyor.






İtalyan Labaroviola ve Radio FirenzeViola'da öne çıkan net görüşe göre; Fiorentina cephesinden bakıldığında ocak ayı transfer döneminde Oulai'nin kısa vadeli satışı veya kiralanması için hiçbir finansal zemin yok.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.