logo
11 EYLÜL 2026

Otomotivde umut Rusya

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Sabuncu, "2019 yılında Rusya'ya yönelik otomotiv ihracatımızın 500 milyon doların üzerine çıkmasını bekliyoruz." dedi.

01.09.2019 00:00:00
 
Otomotivde umut Rusya
Otomotivde umut Rusya
Türkiye otomotiv sektörünün ihracattaki tek temsilcisi olan Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB), Rusya'da gerçekleştirilen MIMS Automechanika Moskova Fuarı'na 52 Türk firmasıyla katıldı.
 
OİB'den yapılan açıklamaya göre, Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotiv endüstrisi, en önemli ticari partnerlerinden olan Rusya ile iş birliği fırsatlarını geliştirmek ve ihracata ivme kazandırmak için 26-29 Ağustos'ta gerçekleştirilen MIMS Automechanika Moskova Fuarı'na katıldı.
 
Türkiye otomotiv sektörünün ihracattaki tek temsilcisi olan OİB tarafından düzenlenen milli katılım organizasyonuyla otomotiv sektörünün önde gelen 52 Türk firması fuarda yer aldı.
 
Dünya otomotiv endüstrisinin en önemli fuarları arasında gösterilen MIMS Automechanika Moskova Fuarı'na katılan Türk firmaları, otomotiv yan sanayi ürünlerinden ticari araçlara, iç dizayndan güvenlik ekipmanlarına, motor aksamı ve parçalarından ses sistemleri ve telekomünikasyona kadar birçok ürün ve hizmetlerini tanıtma fırsatı buldu.
 
Ayrıca fuarla eş zamanlı olarak gerçekleştirilen Uluslararası Moskova Otomotiv Forumu etkinlikleri (IMAF) kapsamında OİB milli katılımla fuarda yer alan otomotiv firmaları, ikili iş görüşmeleri yaptı. Katılımcı Türk firmaları hem Rus alıcılarla hem de dünyanın dört bir yanından fuara katılan sektör temsilcileriyle bir araya gelerek yeni ticari bağlantıların oluşmasına imkan buldu.
 
Ticarette 100 milyar dolar hedefi
 
OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Orhan Sabuncu, IMAF etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen "Rus Otomotiv Endüstrisinin Geleceği" başlıklı panelde konuşmacı olarak yer aldı.
 
Açıklama görüşlerine yer verilen Sabuncu, fuara bu yıl 52 Türk firmasıyla katıldıklarını ancak gelecek yıl rekor bir katılımcıya ulaşmayı hedeflediklerini bildirdi.
 
Rusya ile Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerin gelişmesi neticesinde iki ülke arasındaki karşılıklı ticarette de artış yaşandığını belirten Sabuncu, şunları kaydetti:
 
"İki ülke arasında ticaret hacmi bugün 26 milyar dolarken bu rakamın 100 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Bildiğiniz gibi bu durum en son yapılan Liderler Zirvesi'nde de iki ülke lideri tarafından dile getirildi. Otomotiv endüstrisi hem Rusya hem de Türkiye için kritik sektörlerin başında yer alıyor.

Bu sebeple de Rusya ile karşılıklı birçok potansiyel iş birliği alanları var. Biz, bu iş birliklerini oluşturmak ve geliştirmek için yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Daha önce 1,2 milyar dolara ulaşan ülkemizin Rusya'ya yönelik otomotiv ihracatı, bir dönem gerileme yaşasa da son iki yıldır yeniden artışa geçmiş durumda. 2019 yılında Rusya'ya yönelik otomotiv ihracatımızın 500 milyon doların üzerine çıkmasını bekliyoruz."

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu

Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu

11.09.2026 14:10:00
AA
 
 Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu
 Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu
Bayraktar AKINCI Taarruzi İnsansız Hava Aracı (TİHA), İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile gerçekleştirdiği atış testinde hedefi tam isabetle vurdu.

Baykar'dan yapılan açıklamaya göre, şirket tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA, operasyonel yeteneklerini geliştirmeye ve uzun menzilli farklı mühimmat entegrasyonlarını artırmaya devam ediyor. Bu kapsamda yapılan testte ROKETSAN tarafından geliştirilen İHA-300 süpersonik balistik füzesi ile 250 kilometrenin üzerindeki menzilde yer alan hedef başarıyla vuruldu.

Test faaliyeti kapsamında Tekirdağ'da bulunan Çorlu Uçuş Eğitim ve Test Merkezi'nden kalkış yapan Bayraktar AKINCI, Karadeniz üzerindeki test sahasına intikal etti. Sinop açıklarında icra edilen testte deniz üzerindeki hedef, Bayraktar AKINCI'dan ateşlenen İHA-300 mühimmatı tarafından tam isabetle vuruldu. Atış testinin başarıyla sonuçlanmasının ardından Bayraktar AKINCI, planlanan rotayı takip ederek Çorlu'ya geri döndü.

Daha önce İHA-122 ve İHA-230 süpersonik füzelerinin Bayraktar AKINCI'ya entegrasyonu başarıyla tamamlanmıştı. İHA-300 füzesinin de başarılı entegrasyonu ile AKINCI'nın uzun menzilli ve yüksek etkili taarruz kapasitesi yeni bir seviyeye taşındı. Farklı görev ihtiyaçlarına yönelik çok çeşitli mühimmatları hem kara hem de hava hedeflerine karşı kullanabilen AKINCI, sahip olduğu geniş milli mühimmat yelpazesiyle stratejik görev kabiliyetini bir kez daha ortaya koydu.

Milli mühimmatlarla görev çeşitliliği
Bugüne kadar milli TİHA'nın geliştirme ve mühimmat entegrasyon faaliyetleri kapsamında MAM-L, MAM-L TV, MAM-T, MAM-T IIR/TV, MAM-C, TOLUN mühimmat ailesi, TEBER-81, TEBER-82, LAÇİN, LGK-81, LGK-82, HGK-82, GÖKÇE Güdüm Kiti, GÖZDE Güdüm Kiti, KGK-82-SİHA, İHA-230 Süpersonik Füze, TV arayıcı ve lazer arayıcı başlıklı İHA-122 Süpersonik Füze, ÇAKIR Seyir Füzesi ile EREN Yüksek Hızlı Çok Amaçlı Dolanan Mühimmat başarıyla entegre edildi.

Farklı menzil, güdüm ve harp başlığı seçeneklerine sahip bu mühimmat çeşitliliği sayesinde AKINCI, yakın mesafeden uzun menzile uzanan, farklı hedef türlerine karşı görev yapabilen katmanlı bir harekat ve taarruz kabiliyeti kazandı.

İhracat şampiyonu
Başlangıçtan bugüne tüm projelerini tamamen öz kaynakları ile yürüten Baykar, 2025 yılında da insansız hava aracı segmentinde dünyanın en büyük ihracatçısı olmaya devam etti. Son 3 yılda dünya SİHA pazarında liderliğini sürdüren Baykar, 2025 yılında ulaştığı 2,2 milyar dolarlık ihracat hacmiyle kendi rekorunu tazeledi.

Son yıllarda gelirlerinin yüzde 90'ını ihracattan elde eden Baykar, Türkiye'nin yüksek teknoloji ihracatının lokomotifi oldu.

2023, 2024 ve 2025 yıllarında Türkiye'deki tüm sektörlerde en çok ihracat yapan ilk 10 firma arasına girerek İhracatın Şampiyonları Ödülü alan Baykar, 2021, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre savunma ve havacılık sektörünün ihracat lideri oldu. 2023'te sektör ihracatının üçte birini tek başına yapan Baykar, 2024 yılında da savunma ve havacılık sektörü toplam ihracatının dörtte birini tek başına gerçekleştirerek Türkiye'yi küresel SİHA ihracat pazarında lider konuma taşıdı.

Dünyanın en büyük insansız hava aracı şirketi olan Baykar, Bayraktar TB2 SİHA için 36 ülkeyle, AKINCI TİHA için ise şimdiye kadar 16 ülke ile olmak üzere toplamda 39 ülkeyle ihracat anlaşması imzaladı.

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu

11.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
İBB'nin bina denetimleri, çürük binaları ortaya koydu. 40 bin binayı inceleyen ekipler, 20 bininin çok riskli olduğunu belirledi. En kötü durumdaki ilçeler belli oldu
17 Ağustos depreminin 27'nci yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bina denetim raporları ortaya çıktı. Temmuz 2020 ile Temmuz 2026 arasında vatandaşların talebi üzerine ekipler 40 bin binada inceleme yaptı. Karar gazetesinden Selin Işık'ın haberine göre gerçekleştirilen testler sonucunda 20 bin binanın 'yüksek' veya 'çok yüksek' riskli durumda olduğu belirlendi.
İncelenen 40 bin binanın 20 bininin yüksek veya çok yüksek riskli olduğu belirlendi. En kötü durumdaki ilçeler ise Avcılar ve Zeytinburnu oldu.

EN KÖTÜ YERLER AVCILAR İLE ZEYTİNBURNU
İBB verileri riskli binaların çoğunun 1999'dan önce yapıldığını gösterdi. Avcılar'da incelenen binaların yüzde 19,07'si, Zeytinburnu'nda yüzde 14,59'u yüksek riskli durumda. Bu oran Bağcılar'da yüzde 8,34, Küçükçekmece'de 7,8, Fatih'te 5,65, Esenyurt'ta 5,03. Bu ilçeleri Bahçelievler yüzde 3,79, Silivri 3.40, Bakırköy 3.27 ve Esenler 3,27 ile takip etti. Başvuru talebi en çok Kadıköy'den, en az ise Sultanbeyli'den geldi. 6 Şubat Depremleri sırasında inceleme talepleri artsa da bir süre sonra düşüş yaşanması dikkat çekti.

İSTANBUL'DA KENTSEL DÖNÜŞÜM ACİLİYETİ
Türkiye genelinde 6 milyon bağımsız birim risk altındayken, kentsel dönüşüm aciliyetinin en yüksek olduğu şehir, ülke genelindeki 2 milyon acil dönüşüm ihtiyacının yaklaşık üçte birini (600 bin bağımsız birim) tek başına barındıran İstanbul oldu.

Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, kentsel dönüşüm çalışmalarının 2012'de resmi olarak başlamasıyla 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünün tamamlandığını, 291 bin bağımsız bölümün dönüşümünün ise devam ederek toplam 1 milyon 298 bin bağımsız bölümün dönüştürüldüğünü açıkladı.

1999 ÖNCESİNE DİKKAT
Vatandaşların dijital ortamdaki ve yazılı başvuruları üzerine şimdiye kadar 142 bin bina ziyaret edildi. Çoğunluğu 6 Şubat depremlerinden sonra olmak üzere Hızlı Tarama yöntemi için toplam 173 bin 189 başvuru yapıldı. Hızlı Tarama Yöntemleri ile Bina İncelemesi Projesi, resmen 23 Temmuz 2020'de yapılan tanıtım toplantısıyla başlayarak, Avcılar ve Silivri pilot bölgeleriyle hayata geçti. Tam 6 yıl boyunca yapılan başvuru ve incelemelerin ardından Temmuz 2026 verileri de dahil olmak üzere İstanbul genelinde 40 bin binanın yarısının 'yüksek ve çok yüksek riskli' (D ve E sınıfı) kategorisinde yer aldığı görüldü. İBB'ye ait verilerde riskli yapıların çoğunun 1999'dan önce yapılmış olduğuna dikkat çekildi.

100 BİN KİŞİNİ TAHLİYESİ PLANLANIYOR
İBB'nin incelemelerindeki verilere göre öncelikli binalardan şimdiye kadar 2 bin 330 binanın (22 bin 527 bağımsız birimin) yıkımı gerçekleştirildi. Ayrıca 612 binada resmi işlem başlatıldığı belirtilirken bu binaların yıkılmasıyla da bağımsız birim sayısı 28 bin 263'e yükselecek. Bu dönüşüm kapsamında riskli binalardan tam 100 bin kişinin tahliye sürecinin gerçekleşmesi planlanıyor. Hızlı tarama yöntemine yapılan başvuruların yüzdeliklerin ilçe kapsamında dağılımına bakıldığında en çok başvuru Kadıköylülerden gelirken, en az talepte bulunan ilçe ise Sultanbeyli oldu.

EN RİSKSİZ BÖLGELER
Yine ilçelerin risk dağılım oranlarında Şile yüzde sıfır, Çekmeköy yüzde 0,6 ile en düşük riskli ilçeler arasında yer alırken şu ilçeler takip etti: yüzde 0,08 ile Beykoz, yüzde 0,27 ile Başakşehir ve Sarıyer, yüzde 0,30 ile Sancaktepe, yüzde 0,32 ile Adalar, yüzde 0,36 ile Çatalca ve Sultanbeyli, yüzde 0,37 ile Beşiktaş.

19 İLÇEDE RİSKLİ BİNA ORANI
Ümraniye: Yüzde 0,48
Ataşehir: Yüzde 0,52
Arnavutköy: Yüzde 0,57
Şişli: Yüzde 0,58
Eyüpsultan: Yüzde 0,64
Beylikdüzü: Yüzde 0,73
Tuzla: Yüzde 0,88
Kartal: Yüzde 0,89
Üsküdar: Yüzde 0,91
Kağıthane: Yüzde 0,94
Pendik: Yüzde 0,95
Kadıköy: Yüzde 0,10 (Yüzde 1,10)
Beyoğlu: Yüzde 1,17
Sultangazi: Yüzde 1,21
Maltepe: Yüzde 1,23
Gaziosmanpaşa: Yüzde 1,56
Bayrampaşa: Yüzde 2,09
Güngören: Yüzde 2,33
Büyükçekmece: Yüzde 2,58

18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı

İçişleri Bakanlığı, 18 ilde jandarma ekiplerince icra edilen göçmen kaçakçılığı operasyonunda yakalanan 52 göçmen kaçakçısı organizatöründen 43'nün tutuklandığını bildirdi

11.09.2026 12:15:00
İHA
 
18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı
18 ildeki kaçak göç operasyonunda 52 organizatör yakalandı
Bakanlıktan operasyonla ilgili yapılan açıklamada, "18 ilde 'Göçmen Kaçakçılığı ile Mücadele' kapsamında Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda 52 göçmen kaçakçılığı organizatörü yakalandı.

Şüphelilerden; 43'ü tutuklandı. 9'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı.

Jandarma Genel Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticareti ile Mücadele Daire Başkanlığı koordinesinde; İnsansız Hava Araçları (JİHA) ile havadan, İl Jandarma Komutanlıkları; asayiş, otoyol ve komando timlerince karadan yapılan çalışmalar sonucu 18 ilde düzenlenen operasyonlarda; 131 araç ile 20 bot ve bot motoru ele geçirildi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi

11.09.2026 12:00:00
AA
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar sonucu 6 faili meçhul cinayetin daha aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, hiçbir cinayetin karanlıkta kalmayacağını, faillerin adaletten kaçamayacağını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığıyla koordinasyon içerisinde Cumhuriyet başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü eş güdümüyle faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gitmeye devam edeceklerine işaret eden Gürlek, "Bakanlığımız bünyesinde 24 Nisan 2026'da kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasını daha aydınlattık. Böylece 46 dosyada, 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesini kaldırdık." ifadelerini kullandı.

Bursa'nın Mustafakemalpaşa ilçesinde 2020'de yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni'nin ölümüne ilişkin dosyada, olay yerindeki araç parçaları, PTS ve baz kayıtları ile yeni tanık beyanlarının birlikte değerlendirildiğini belirten Gürlek, şüpheli Erkan Edincik'in "ihmali davranışla kasten öldürme" suçundan tutuklandığını bildirdi.

Bakan Gürlek, Diyarbakır'ın Bismil ilçesinde ise 2014'te dere yatağında bulunan ve 12 yıldır kimliği belirlenemeyen kemiklerin, yapılan DNA incelemesiyle 2013'te kaybolan Dilek Kalkan'a ait olduğunun tespit edildiğini ifade ederek, dosyanın yeniden açılmasının ardından olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 şüpheliden 6'sının gözaltına alındığını, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

İzmir'in Torbalı ilçesinde de 8 Mart'ta evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla vurularak hayatını kaybeden Mehmet Köstekçi'nin dosyasında, kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi sonucu 8 şüphelinin tespit edildiğini duyuran Gürlek, şüphelilerin tamamının gözaltına alındığını belirtti.

Muş'un Hasköy ilçesinde 2011'de silahlı saldırıyla öldürülen Felemez Kulaç'ın dosyasında, 1988 yılına uzanan husumet ve olayın öncesi ile sonrasındaki hareketliliğin HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden ortaya konulduğunu vurgulayan Gürlek, olayla bağlantılı şüphelilere yönelik operasyonlarda 11 kişinin gözaltına alındığını, diğer şüphelilere yönelik adli işlemlerin devam ettiğini kaydetti.

"Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz"
Bakan Gürlek, aydınlatılan diğer cinayetlerle ilgili şu bilgileri verdi:

"Nevşehir Ürgüp'te 2008'de öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal'ın dosyası yeniden ele alındı. 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı, 7 şüpheli hakkında 'kasten öldürme' suçundan adli işlemler başlatıldı.

Siirt Baykan'da 2024'te kaybolan Mekiye Akyel'in dosyasında, 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandı, dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi. Soruşturma sonucu eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında 'töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlarından iddianame düzenlendi."

Gürlek, dosyaların aydınlatılması için büyük özveriyle çalışan kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz." açıklamasını yaptı.

Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi

11.09.2026 10:03:00 / Güncelleme: 11.09.2026 10:07:38
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin'de 10 günde 4 milyon 600 bin uyuşturucu hap ele geçirildi
Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde emniyet ve jandarmanın son 10 gün içerisinde yaptığı çalışmalarda piyasaya sürülmeye çalışılan 4 milyon 600 bin adetten fazla sentetik ve uyuşturucu hap, yaklaşık 4 milyon hap üretimindeki kullanılması planlanan ham madde ele geçirildi. Depoların tespit edildiği, 2 milyar liralık uyuşturucu piyasasının önüne geçildiği operasyonlarda aralarında satıcılarında olduğu 23 şüpheli yakalandı.

Türkiye'nin üretimden turizme kadar bir çok alanda ilk sıralarda yer alan Mersin'de gençlerin uyuşturucu madde ile zehirlenmesinin önüne geçilmesi için güvenlik güçleri Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde son 10 gün içerisinde önemli çalışmalar yaptı.



İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı'na bağlı Narkotik Şubesi ekipleri başta olmak üzere tüm güvenlik güçleri uyuşturucu ile mücadele de peş peşe operasyonlar gerçekleştirdi. Operasyonlarda depo olarak kullanılan asansörcüden, fırıncıya, turizm bölgelerinde piyasaya sürülmek için yazlıkta zulanan uyuşturucuya kadar bir çok adres belirlendi.

7'si büyük peş peşe yapılan operasyonlarda merkez ve ilçelerde adreslere baskınlar gerçekleştiren güvenlik güçleri 4 milyon 600 binden fazla uyuşturucu içerikli sentetik hap, yine 4 milyona yakın üretim yapılabilecek 1 ton 250 kilogram sentetik uyuşturucu ham maddesi, 6 milyon adet boş kapsül,19 kilo 225 gram esrar ile 65 bin adet ectacy ele geçirdi.

2 milyarlık uyuşturucu piyasası çökertildi

Polis ve jandarmanın çalışmasıyla yapılan 7 ayrı operasyonda yaklaşık 2 milyar liralık uyuşturucu piyasası çökertilirken, 10 gün içerisinde şuana kadar 23 şüphelinin yakalandığı öğrenildi. Yakalanan şüphelilerin bir kısmının yapılan işlemlerin ardından çıkarıldıkları mahkemece tutuklandığı, bazı şüphelilerin işlemlerinin devam ettiği, soruşturmanın ise derinleştirilerek sürdüğü bildirildi.

Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde polis ve jandarma ekipleri tarafından yapılan çalışmalarla uyuşturucuyla mücadelenin kararlılıkla devam edileceği mesajı verildi.

Maltepe'de kiracı dehşeti

Maltepe'de ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine kiracı Mehmet T., ev sahibi Osman A. (61) ile eşi Nursen A.'yı (61) öldürdü, olay yerindeki avukat Emir Ali S.'yi ise yaraladı. Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açan şüpheli, özel harekât polislerinin müdahalesiyle sağ olarak yakalandı

10.09.2026 21:00:00
İHA
 
Maltepe'de kiracı dehşeti
Maltepe'de kiracı dehşeti
Ev sahibi ile kiracı arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine 2 kişi öldü.

Olay, saat 13.10 sıralarında İstanbul'un Maltepe ilçesi Gülsuyu Mahallesi Taşocağı Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, ev sahibi Osman A. ile kiracısı Mehmet T. (63) arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Mehmet T., silahla ev sahibi Osman A., ev sahibinin eşi Nursen A. ve olay yerinde bulunan avukat Emir Ali S.'ye ateş etti.

Silahlı saldırıda Osman A. ile eşi Nursen A. olay yerinde hayatını kaybederken, avukat Emir Ali S. yaralandı. Yaralı avukat, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ve sağlık ekiplerine de ateş açtı

Saldırının ardından silahıyla bölgede bulunan Mehmet T., olay yerine sevk edilen polis ve 112 Acil Sağlık ekiplerine de ateş açmayı sürdürdü. Çevrede geniş güvenlik önlemi alınırken, bölgedeki hareketlilik dronla takip edildi.

Şüpheli Mehmet T., özel harekât polislerinin müdahalesiyle etkisiz hale getirilerek sağ olarak yakalandı. Gözaltına alınan Mehmet T.'nin tehdit ve hakaret suçlarından 3 kaydının bulunduğu öğrenildi.



"Abi beni kurtarın, diye bağırdı"

Görgü tanığı Akın Gümüşoğlu, "Annemle arabada sohbet ediyorduk, araba da çalışıyordu. Şu yukarıdan, sokaktan bağıra bağıra biri geldi. 'Abi beni kurtarın' diye. Arabaya atladı. "En yakın hastaneye götürdüm, Kartal Lütfi Kırdar'a. Adamı konuşturdum bayılmasın diye. Bana dedi ki; 'Benimle beraber toplam 3 kişi vardık. Ben kurtuldum, diğerlerini bilmiyorum' dedi. Sadece uyumasın diye, enerjisi bitmesin diye konuşturdum bayılmasın diye. Sonra kardeşleri geldi hastaneye. İfadesini falan aldılar orada" şeklinde konuştu.

"Ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti"

Mahalle sakini Yıldız Çiçek ise, olaydan önce kiracı ile ev sahibi arasında hakaret ve küfürlerin havada uçuştuğunu iddia etti.

Olayın tanığı olan mahalle sakini, tahliye süreci ve kavga anında yaşananları anlattı.

Olayın iki gündür süren bir gerginliğin ardından yaşandığını belirten 14 yıllık mahalle sakini Yıldız Çiçek, "Dün icra memurlarıyla dükkanlar boşaltıldı. Boşaltılmadan önce ufak bir tartışma oldu ve Mehmet Ağabey'e saldırı gerçekleşti. Mehmet Ağabey hiç elini kaldırmadı ama ölen beyefendi ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler etti. Bugün tekrar geldiler ve o kişi yine 'Terörist, hırsız, yerimi meşgul ediyorsun' diyerek bağırdı. Mehmet Ağabey 'Bak kanun var, işimizi halledelim, yapmayın' demesine rağmen çilingir çağırıp kepenkleri kaldırdılar" dedi.



"'Abi vurma' sesini duydum"

Tartışmanın büyümesi üzerine eve girdiğini ve kısa süre sonra silah sesleri duyduğunu aktaran Çiçek, "İçeri girmemden 5 dakika sonra 'Abi vurma' sesini duydum. Avukat olan kişinin bu tarafa kaçtığını gördüm. Sonra Mehmet Ağabey kadının arkasına doğru gitti, kadını da orada vurdu. Vururken görmedim ama sonradan gidip videosunu çektim, çok üzgünüm. Mahallece böyle bir şey yaşanmasını asla istemezdik ama Mehmet Ağabey'e çok fazla hakaret ve küfür edildi" diye konuştu.

Yağmur'un cinayetinde sanığa ağırlaştırılmış müebbet

Kayseri'de 17 yaşındaki Yağmur Çoban'ın ölümüyle ilgili görülen davada, eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen sanığa ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi

10.09.2026 18:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Yağmur'un cinayetinde sanığa ağırlaştırılmış müebbet
Yağmur'un cinayetinde sanığa ağırlaştırılmış müebbet
Kayseri'de 17 yaşındaki Yağmur Çoban'ın ölümüyle ilgili eski erkek arkadaşı olduğu iddia edilen sözleşmeli er F.D.'nin yargılanmasına devam edildi. 3 tanığın dinlendiği mahkemede savcılık makamı kadına ve çocuğu karşı kasten öldürme suçundan sanığının ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasını istedi. Yapılan yargılama sonucu mahkeme heyeti Yağmur Çoban'ın hayatını kaybettiği olayın intihar değil cinayet olduğuna hükmederek, F.D.'ye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verdi.

Olay

19 Ocak 2025 tarihinde Kocasinan ilçesine bağlı Şeker Mahallesi 5265 Sokak'ta meydana gelen olayda, iddiaya göre Yağmur Çoban ile sevgilisi sözleşmeli er F.D. konuşmak için bir araya geldi. İkili arasında çıkan tartışmanın ardından Yağmur Çoban, F.D.'ye ait olan silahla başından vurularak hayatını kaybetti. Olay sonrası yakalanan F.D. tutuklanarak cezaevine gönderildi.İ

TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı

TBMM, olası İç Tüzük değişikliği kapsamında Fransa, İtalya, Almanya, ABD ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerini inceledi. Hazırlanan çalışmada, muhalefete gündem belirleme, bakanlara doğrudan soru sorma ve komisyonların başkanlığını üstlenme gibi uygulamaların yer alması dikkat çekti

10.09.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
  TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı
TBMM Başkanlığı, Meclis İç Tüzüğü'nde yapılması gündeme gelebilecek değişikliklere yönelik farklı ülkelerdeki parlamento uygulamalarını mercek altına aldı. ABD, Fransa, İtalya, Almanya ve Güney Kore parlamentolarının çalışma usullerine ilişkin hazırlanan incelemeler kitaplaştırıldı.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, kitapların takdim bölümünde çalışmanın İç Tüzük ve anayasa tartışmalarına katkı sunacağını belirterek, "Bu çalışmaların parlamento usullerinin gelişmesine ve demokratik standartlarımızın ilerlemesine vesile olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Çalışmada Türkiye'deki muhalefetin Meclis gündemine ilişkin eleştirilerine karşılık Fransa'daki uygulamalara dikkat çekildi. Fransa'da muhalefet ve azınlık gruplarına ayda bir kez Meclis gündemini belirleme hakkı tanındığı belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefetin sunduğu gündem önerilerinin sıklıkla reddedilmesi ve soru önergelerine ilişkin yaşanan sorunlar, İç Tüzük'te değişiklik yapılması gerektiği yönündeki tartışmaların başlıca başlıkları arasında yer alıyor.

Fransa'daki uygulamada ayrıca parlamento ile hükümet arasında düzenli soru-cevap oturumları gerçekleştiriliyor. Hükümetin, haftada en az bir birleşimde milletvekillerinin sorularını yanıtladığı belirtilirken, vekillere soru sormaları için 2 dakika, bakanlara ise yanıt vermeleri için 2 dakika süre tanınıyor.

Her oturumda yaklaşık 15 sorunun yanıtlandığı belirtilen çalışmada, ilk soru sorma hakkının muhalefete verildiği de aktarıldı.

Fransa'daki bir başka uygulama da komisyon başkanlıklarına ilişkin oldu. Meclis hesaplarının incelenmesi ve ibra edilmesi amacıyla oluşturulan geçici komisyonda siyasi parti gruplarının güçleri oranında temsil edildiği, komisyon başkanının ise muhalefetten seçildiği belirtildi.

Türkiye'de ise muhalefet partileri, Meclis'teki komisyon başkanlıklarının iktidar partilerinin elinde olmasını eleştiriyor.

Güney Kore Parlamentosu'nda da milletvekillerinin hükümete yazılı soru yöneltebildiği kaydedildi. Hükümetin, yöneltilen sorulara 10 gün içinde yanıt vermesi gerekiyor. Bu süre içinde yanıt verilememesi halinde ise hükümetin neden cevap veremediğini ve yanıtın ne zaman verilebileceğini Meclis'e bildirmesi şartı bulunuyor.

İTALYA'DA ACİL SORULAR CANLI YAYINLANIYOR
İtalya'daki parlamento uygulamaları da çalışmada ayrı bir başlık altında incelendi. Hükümet tarafından hazırlanan kanun hükmünde kararnamelerin incelenmesi için oluşturulan yasama işleri komitesinde 5 iktidar ve 5 muhalefet temsilcisinin yer aldığı belirtildi.

İtalya Temsilciler Meclisi'nde ise haftanın bir birleşiminin genellikle acil sorulara ayrıldığı aktarıldı. Televizyondan canlı yayınlanan bu oturumlarda milletvekilleri, kamuoyunu ilgilendiren veya aciliyet taşıyan konularda hükümet üyelerine doğrudan soru yöneltebiliyor.

Çalışmada, hükümet üyelerinin de bu sorulara oturum sırasında doğrudan yanıt verme fırsatına sahip olduğu ifade edildi.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor

10.09.2026 15:00:00
AA
 
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
 Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en kapsamlı restorasyon projesinde yeni bir aşamaya geçiliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ana kubbedeki çalışmalar planlanan takvim doğrultusunda sürerken yapılan modelleme ve statik analizlerle güçlendirme ihtiyacı belirlenen doğu yarım kubbede de uygulamalar başlayacak. Çalışmalar için doğu yarım kubbeye güvenli erişim sağlayacak çelik platform kurulacak, ibadet ve ziyaret akışı ise oluşturulacak geçici düzenlemelerle devam edecek.

"Doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçiyoruz"
Açıklamada görüşlerine yer verilen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Ayasofya'daki çalışmaların planlanan takvim doğrultusunda ilerlediğini belirtti.

Ana kubbedeki güçlendirme ve konservasyon uygulamaları devam ederken doğu yarım kubbede yeni bir aşamaya geçileceğini aktaran Ersoy, şunları kaydetti:

"Mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon ile yapısal güçlendirme uygulamalarının güvenle yürütülebilmesi için doğu yarım kubbeye erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlıyoruz. Bilim Heyetimiz ve Koruma Kurulumuzun denetiminde ilerleyecek çalışmalar boyunca ibadet ve ziyaret akışı da gerekli geçici düzenlemelerle devam edecek. Her adımı bilimsel hassasiyetle atıyor, dünya kültür mirasının bu eşsiz eserini özgün dokusuyla koruyoruz."

Çalışmalar titizlikle yürütülüyor
Dünya kültür mirasının en nadide eserlerinden Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nin korunması ve gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla yürütülen restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmaları titizlikle sürdürülüyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından Bilim Heyeti ile Koruma Kurulunun karar ve denetimleri doğrultusunda yürütülen Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon projesinde ana kubbedeki uygulamalar devam ederken, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma süreci başlatılıyor.

Ana kubbe için kurulan çelik platform üzerinde mozaik konservasyonu sürdürülüyor. Kurulan çalışma iskelesinde toz temizliği ve mozaik yüzeylerini korumaya yönelik facing olarak adlandırılan mozaik yüzeylerinin geçici olarak bezle desteklenmesi uygulamaları gerçekleştiriliyor.

Ana kubbenin üzerinde geçici çelik çatı kurulumu tamamlanırken, kurşun kaplamaların kontrollü biçimde açılmasına yönelik çalışmalar da devam ediyor.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen modelleme ve statik analizlerde doğu yarım kubbenin güçlendirilmesi gerektiği belirlendi. Yapısal güçlendirme uygulamalarıyla birlikte yarım kubbenin iç yüzeyindeki mozaik ve kalem işi bezemelerde konservasyon çalışmaları yürütülecek.

Mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım yapılacak
Doğu yönündeki mihrap duvarında bulunan mermer yüzeylerde de temizlik, konservasyon ve onarım uygulamaları gerçekleştirilecek. Çalışmaların güvenli ve kontrollü biçimde yürütülebilmesi amacıyla doğu yarım kubbenin iç yüzeyine erişim sağlayacak çelik çalışma platformunun kurulumuna başlanacak.

Platform kurulumu öncesi çalışma alanının sınırları oluşturulacak ve yapının iç mekandaki görsel bütünlüğünün korunması amacıyla özel baskılı brandalar hazırlanacak. İbadet düzeninin devamı için geçici mihrap ve minber yerleştirilecek.

Çalışma alanındaki özgün mihrap ve minber başta olmak üzere tarihi mimari elemanlar fiziki koruma sistemleriyle güvence altına alınacak. Platform imalatının gerektirdiği sınırlı noktalardaki ahşap seki ve mermer döşemeler, uzman restoratörlerin gözetiminde kontrollü ve kısmi olarak sökülecek. Bölgede bulunan avizelerin sökümü de aynı hassasiyetle gerçekleştirilecek.

Özgün mermer döşemelerin yükten ve aşınmadan korunması için çok katmanlı yükseltilmiş döşeme sistemi oluşturulacak. Platform kurulumundan önce zemin yükleme ve titreşim testleri yapılarak uygulamanın güvenliği bilimsel verilerle kontrol edilecek.

Ek çelik sistemler kurulacak
Tüm hazırlıkların tamamlanmasının ardından Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu onaylı proje doğrultusunda ana platform sistemi kurulacak. Platform malzemelerinin taşınması ve montaj süreci, tarihi dokuya yönelik koruma tedbirleri gözetilerek uygun iş ekipmanlarıyla yürütülecek.

Çelik platformun tamamlanmasının ardından ikinci aşamaya geçilecek.

Platform üzerinde doğu yarım kubbe seviyesine güvenli erişim sağlayacak çalışma iskelesi ve restorasyon uygulamalarına yönelik ek çelik sistemler kurulacak.

Yapının iç estetiğinin muhafaza edilmesi amacıyla çalışma alanlarına cephe ve kubbe görsellerini taşıyan özel baskılı brandalar uygulanacak. Hazırlıkların tamamlanmasıyla doğu yarım kubbedeki yapısal güçlendirme çalışmaları ile mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerdeki konservasyon uygulamaları başlayacak.

Yarım kubbenin taşıyıcı sistemi güçlendirilecek, mermer yüzeylerde temizlik ve onarım yapılacak, uygun olmayan beton mermer dışlıklar yapıdan uzaklaştırılacak, mozaikler ise ayrıntılı biçimde belgelenerek konservasyon çalışmalarına alınacak.

Kurulacak platform sayesinde restorasyon uygulamaları güvenli çalışma alanında yürütülürken, ibadet ve ziyaret akışı da oluşturulacak geçici düzen içerisinde sürdürülecek.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu

10.09.2026 14:11:00
Haber Merkezi
 
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
 YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in üç ayrı konuşmasına açılan davada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödemesine karar verildi
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatı Hüseyin Aydın, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a 800 bin Türk lirası tazminat ödeyeceğini duyurdu.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi'nde bugün görülen davada Özel'in üç ayrı açıklaması için 800 bin lira tazminat ödemesine karar verildi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Aydın şu ifadeleri kullandı:

"Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef olan mesnetsiz iddiaları ve hakaretamiz sözleri nedeniyle aleyhine toplam 800 bin TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

Ankara 44. Asliye Mahkemesi, bugünkü duruşmada, Özgür Özel'in Marmara Cezaevi çıkışında 13.08.2025 tarihinde yapmış olduğu konuşması nedeniyle 200.000 TL, 13.08.2025 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin düzenlemiş olduğu ve İstanbul Bayrampaşa'da gerçekleştirilen Millet İradesine Sahip Çıkıyor Mitingi'nde yaptığı konuşma nedeniyle 300.000 TL ve 18.08.2025 tarihinde Aydın'da yapmış olduğu miting konuşması nedeniyle 300.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir."

ÖZGÜR ÖZEL NE DEMİŞTİ?
Özel 13 Ağustos 2025'te Silivri Cezaevi çıkışında yaptığı açıklamada Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun "Ya içeriye tıkıl ya AK Parti'ye katıl" tehdidiyle AKP'ye geçmeye zorlandığını ifade etmişti. Erdoğan'a seslenen Özel, "Bu vakitten sonra gerçekten insanın yastığa başını koyup da uyumadan önce bir iç huzuru olur ya... Bu vakitten sonra nasıl yastığa başını koyup da 'Namusluyum, insanım, ben uyumaya hazırım' falan diyebilirsin, 'İç huzurum var' diyebilirsin?" ifadelerini kullanmıştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.