logo
29 EYLÜL 2026

Ozan Tufan için Trabzon’da son karar

Gelecek sezonun kadro planlamasına şimdiden başlayan Trabzonspor yönetiminde gözler, sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Ozan Tufan’ın durumuna çevrildi

29.09.2026 10:44:00
Haber Merkezi
 
Ozan Tufan için Trabzon’da son karar
Ozan Tufan için Trabzon’da son karar
Gelecek sezonun kadro planlamasına şimdiden başlayan Trabzonspor yönetiminde gözler, sözleşmesi sezon sonunda bitecek olan Ozan Tufan'ın durumuna çevrildi. Yedek kalmayı sorun etmeyen tecrübeli ismin düşen istatistikleri yönetimi düşündürürken masadaki tek ihtimal, düşük maaşlı ve 1 yıllık "feda" anlamına gelecek kısa bir sözleşme.






Trabzonspor yönetimi hem bu sezonun kadro yapılanması üzerinde çalışıyor hem de gelecek sezon için planlamalar yapmaya devam ediyor. Sözleşmeleri biten yerli oyunculardan Mustafa Eskihellaç için yeni bir sözleşme hazır.

Cihan Çanak'a da yaşı nedeniyle yeni bir sözleşme verilmesi gündemde; ancak Okay, Umut, Metehan gibi isimlerin sözleşme yenileme durumları şu an için bulunmuyor. Hem formları hem de ilerleyen yaşları nedeniyle işleri zor.







OZAN TUFAN'IN SÖZLEŞMESİ BİTİYOR

Burada herkesin merak ettiği isim ise Ozan Tufan. Beklendiği gibi ilk 11 oyuncusu olamadı; ancak kendisinden negatif etki bekleyenleri de yanılttı. Kendisine ne zaman iş düşse gereğini yaptı, yedek beklemeyi de sorun etmedi. Ancak onun da sözleşmesi sezon sonunda bitiyor ve şu an için Ozan'ın sözleşmesinin uzatılması yönünde bir düşünce yok. Peki Ozan'ın istatistiklerine bakınca yönetim ne yapmalı?







BU SEZON SÜRE ALMAKTA ZORLANDI

Geçen yıl maç başına 58 dakika süre alırken bu sezon bu süre maç başına 38 dakikaya gerilemiş durumda. İlk 11 oyuncusu olmaktan ziyade "hamle oyuncusu" rolüne evrildi. İki sezonda toplam 31 maçta yalnızca 1 gol ve 3 asist üretti.







Hücum aksiyonlarında maç başına ortalama şut sayısı 0,2 - 0,5 seviyelerinde. Merkezde ofansif orta saha veya kanat varyasyonlarında oynayan bir isim için skor katkısı yok gibi. Oyunu yönlendirme veya temposunu belirleme konusundaki etkisi de azalıyor.

Sadece bu kadar değil; takıma savunma direnci veya ön alan baskısı anlamında da yüksek bir dinamizm katamıyor artık.







TRABZONSPOR YÖNETİMİ ŞARTLARI BELİRLEDİ

Yönetim, Ozan'ın yerli rotasyonundaki tecrübesinden ve sorun çıkarmayan yapısından faydalanmak istiyor. Mevcut maaşının belirgin şekilde altında, rotasyon oyuncusu şartlarını kabul ettiği 1 yıllık kısa bir sözleşme masaya gelecek gibi duruyor.

Sergen Yalçın ve Italiano'nun yolları böyle kesişti


 
Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı’nın transfer açıklamaları, teknik heyet ile yönetim arasındaki sistem çelişkisini akıllara getirdi. Önceki teknik direktör Sergen Yalçın’ın bireysel yeteneğe dayalı oyun anlayışı ile yeni hoca Vincenzo Italiano’nun yüksek tempolu ve pres odaklı katı sisteminin taban tabana zıt olmasına rağmen, hazırlanan ortak listenin Italiano’ya sunulması "Neler olmuş orada?" dedirtti.

29.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
Sergen Yalçın ve Italiano'nun yolları böyle kesişti
Sergen Yalçın ve Italiano'nun yolları böyle kesişti

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı enteresan bir çıkış yaptı... Bir gün önce Önder Özen'i transferler için överken ertesi gün Serkan Reçber'i es geçmedi. Açıklamasındaki, "Sergen Hoca'nın yaptığı liste, scout ekibimizin çalışmaları ve Önder Hoca'nın listesini birleştirdik, Italiano'ya verdik. 1-2 oyuncu için 'Bize uymaz' dedi. Diğer oyuncular hocanın kafasına yatan isimlerdi" ifadeleri kafa karıştırdı.







Oyun sistemleri farklı

Çünkü Yalçın ile Beşiktaş'ın aktüel teknik direktörü Italiano'nun oyun anlayışları birbirine taban tabana zıt.
Sergen Yalçın 4-1-4-1 ya da 4-3-3'ü tercih ediyor. Hücumda bireysel yeteneğe, doğaçlamaya ve oyuncu kalitesine yüksek özgürlük tanıyan bir sistemi benimsiyor. Kanatlarda skorer, içe kateden, bitirici veya tabela yapan isimleri (Ghezzal, Larin örnekleri gibi) çok seviyor. Yüksek eforlu ve katı alan presinden ziyade, topa sahip olunduğunda yetenekle fark yaratmayı ve geçiş hücumlarını hedefler. Temposu, Italiano'nun aşırı dinamik pres sistemine kıyasla daha yerleşiktir.







Italiano için hız önemli

Vincenzo Italiano ise 4-3-3 ya da 4-2-3-1'i tercih eden bir teknik adam. Katı pozisyonel sadakat, agresif ön alan presi, çok yüksek fiziksel tempo ve beklemeden dikey oynamayı tercih ediyor. Kanat oyuncularının ve beklerin sürekli çizgiye inip orta yapması veya pres eforu göstermesi şart. Defans hattı çok önde kuruluyor; stoperlerin çabuk ve topla hücuma çıkan yapıda olması gerekiyor. Statik veya pres yapmayan yıldız isimleri sistemine oturtmakta zorlanıyor. Bu sistemde Sergen'in onay verdiği isimlerden en fazla Salih Özcan olabilir. Ona da zaten yerli kısıtlaması nedeniyle Italiano'nun hayır deme ihtimali yok.

Aziz Yıldırım'dan Ali Koç'a 'unutmadım' mesajı

Aziz Yıldırım, geçmiş transferlerin ödenmeyen taksitlerini tek tek ifşa ederek Ali Koç yönetiminin "mali başarı" algısını stratejik bir hamleyle sarstı

29.09.2026 10:50:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'dan Ali Koç'a 'unutmadım' mesajı
Aziz Yıldırım'dan Ali Koç'a 'unutmadım' mesajı
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın önceki gün geldiği kürsüde yıllar öncesine dayanan transfer taksitlerini tek tek açıklaması, basit bir finansal bilanço okuması değil; Ali Koç döneminin "mali başarı" söylemine doğrudan bir bombardıman olarak yorumlandı. Detaylı rakamların arkasındaki stratejik hesapları ve Ali Koç'a gönderilen üstü kapalı mesajları gazetemiz deşifre etti.






Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın önceki gün kürsüde yaptığı açıklamalar arasında en dikkat çekicilerinden biri de 2022 yılının eylül ayında, yani tam 4 yıl önce Chelsea'den alınan Michy Batshuayi için Chelsea'ye hâlâ 500 bin Euro ödendiği açıklaması oldu.






AZİZ YILDIRIM'IN TRANSFER ELEŞTİRİLERİ

Modern futbolda büyük transferler zaten uzun zamandır tek seferde peşin ödenmiyor. Kulüpler 3, 4 ya da 5 yıla yayılan taksit planları yapıyorlar. Bu durum Ali Koç ya da Sadettin Saran yönetimine özgü değil. Ancak siyaseti çok iyi bilen Yıldırım'ın bu kadar detaylı rakamlar vererek yaptığı açıklamaların arka planındaki asıl stratejik hesapların ise bambaşka olduğu konuşuluyor.






ALİ KOÇ DÖNEMİ MERCEK ALTINDA

Ali Koç yönetimi, sık sık kulübün finansal durumunu toparladığını ve kulübe ciddi kaynak sağladığını dile getirirdi. Aziz Yıldırım ise bu açıklamasıyla "Kâğıt üstünde 'transfer yaptık, borcu ödedik' diyorsunuz ama arkada devasa bir taksit dağı bıraktınız" mesajı verdi. Camiada konuşulanlara göre kulübün görünmeyen, vadesi gelmemiş veya ertelenmiş borçlarını (gizli yükümlülükleri) ifşa ederek eski yönetimin "mali başarı" algısını kırmayı hedefliyor.






ESKİ TRANSFERLERİN TAKSİTLERİ

Yıldırım ayrıca, kendince "Bu oyuncuları transfer edip şov yaptınız ama paralarını ödemediniz; faturasını sonraki yönetimlere ve kulübün geleceğine kestiniz" diyerek camiaya kulüp kasasının sürekli geçmişin borçlarını kapatmakla meşgul olduğunu gösterdi.






TENCERE DİBİN KARA

Ali Koç ve ekibi, göreve geldiklerinde sık sık Aziz Yıldırım döneminden kalan borçlardan ve ağır mali yüklerden şikâyet etmişti. Yıldırım bu hamleyle, "Sadece benim dönemimde değil, sizin döneminizde de işler taksitle dönüyor ve borç birikiyor" diyerek mali bilançodaki meşruiyet dengesini eşitlemeye çalıştığı belirtiliyor.

Ugochuwku'da kim daha iyi biliyor?

Galatasaray taraftarının Ugochukwu'yu "yerden yere vurması" teknik heyette de rahatsızlık yarattı

29.09.2026 10:40:00
Haber Merkezi
 
Ugochuwku'da kim daha iyi biliyor?
Ugochuwku'da kim daha iyi biliyor?
Galatasaray taraftarının Ugochukwu'yu "yerden yere vurması" teknik heyette de rahatsızlık yarattı.

Teknik direktör Okan Buruk'a göre mesele; oyuncunun kalitesizliğinden ziyade oyun tarzının parıltısız olması ve Galatasaray'ın o pozisyondan beklentisiyle ilgili olduğu. Fransa U-21 Teknik Direktörü Baticle, Ugochukwu'yu bir yıldız adayı şovmen olarak değil, Magassa, Danois ve Coulibaly gibi yeteneklerin arkasını toplayan emniyet supabı olarak gördüğü için ilk 11'e yazıyor.







El Chadaille Bitshiabu kapalı kutu... PSG alt yapısından yetişmiş zamanında Leipzig de 20 milyon Euro vermiş... Ancak Galatasaray'da daha bir dakika bile oynamadı. O kısmı bir kenara, Fransa u-21 milli takımının geniş kadrosunda bile adı yok. 






Ancak tam tersine herkesin yerden yere vurduğu Lesley Ugochukwu, bırakın Fransa u-21 milli takımının geniş kadrosunda yer almayı, İzlanda maçında 90 dakika sahada kaldı. Hem de Galatasaray'ın almak için uğraştğı Kevin Danois'yi yedek bırakacak şekilde. Sadece o da değil; Aladji Bamba, Soungoutou Magassa, Rudy Matondo ve Mamadou Coulibaly gibi milyonlarca euro'luk Fransız futbolunun gelecekteki yıldız adaylarını da yedek bıraktı.






UGOCHUKWU'NUN ÖZELLİĞİ

Ugochukwu, sahanın görünmeyen, angarya işlerini yapan klasik bir çapa. Pozisyon alma, ikili mücadele kazanma, fiziki üstünlük sağlama ve pas trafiğini basit tutma üzerine kurulu bir oyunu var. Bu tarz oyuncular istatistik kâğıdında veya özet görüntülerde parlamaz.







GÖRÜNMEYEN KAHRAMAN

Türk futbol severi orta sahada dikine topla çıkan, kilit pas atan veya parıltılı çalımlar atan oyuncuları sevmeye meyillidir. Danois gibi teknik yeteneği öne çıkan ya da hücuma katkı veren profiller taraftarın gözüne daha çabuk girer. Ugochukwu "hata yapmayan ama ekstra da bir şey yapmayan" gibi algılandığı için kolayca eleştirilerin hedefi olabiliyor.







İZLANDA MAÇININ SIRRI

Fransa Genç Milli Takımı teknik heyeti için isimler veya bonservis bedelleri değil, takım dengesi ve taktiksel disiplin ön planda. Magassa, Coulibaly veya Danois gibi isimler bireysel potansiyeli yüksek, daha modern veya esnek oyuncular olsa da, İzlanda gibi fiziksel mücadele gerektiren maçlarda teknik direktör Baticle sahadaki direnci ve fiziksel hakimiyeti artırmak istiyor. Ugochukwu da tam olarak bu omurgayı sağladığı için 90 dakika sahada kalıyor.

Ağır hezimet karşısında bile istifaya yanaşmıyor


 
A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Vincenzo Montella, 4-1'lik İtalya hezimeti sonrasında, "Bu takım 2.5 sene önce C Ligi'ndeydi, benimle birlikte B Ligi'ni kazandık ve şu an A Ligi'ndeyiz. Yaptığım çalışmalara inanıyorum önemli fırsatlarım varken bile gitmedim, burada sürdürdüğümüz çalışmalarımız futbolcularıma inancımız sonuna kadar devam ediyor" dedi.

29.09.2026 02:13:00 / Güncelleme: 29.09.2026 02:22:21
Haber Merkezi
 
Ağır hezimet karşısında bile istifaya yanaşmıyor
Ağır hezimet karşısında bile istifaya yanaşmıyor

UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup ikinci maçında Bursa'da İtalya'ya 4-1 mağlup olan A Milli Futbol Takımı'nın teknik direktörü Vincenzo Montella, üç günde bir bu seviyelerde maç oynamaya alışık olmadıklarını ancak dersler çıkararak yola devam etmeleri gerektiğini söyledi.

Yüzüncü Yıl Atatürk Stadı'nda oynanan karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan Montella, "Bu takım 2.5 sene önce C Ligi'ndeydi, benimle birlikte B Ligi'ni kazandık ve şu an A Ligi'ndeyiz. Seviyeler tabii ki bu ligde farklı. Üç günde bir bu seviyede oynamak kolay değil, alışılmışın dışında bir seviyede oynuyoruz, bunu alışkanlık haline getirmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.







Piyasa değerleri farklıymış!

"TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ilk yarıda tribündeki yerini terk etti. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?" sorusuna şu cevabı verdi: "İki takımın piyasa değerlerine baktığınızda, İtalya 840 milyon Euro, bizim 417 milyon Euro. Maçtan önce kolay bir maç bizi bekliyor gibi bir hava vardı, futbolcularıma kolay bir maç olmayacağını söylemiştim. İlk 30 dakika maça çok kötü başladık, alışılmışın dışında bir milli takım seyrettirdik. Islıklanmayı hak ettiğimizi düşünüyorum. İkinci yarı reaksiyon gösterdik, 3-1'i yakaladık üzerine hemen 4-1 oldu. Böyle olunca da istediğimiz sonucu alamadık. Başkanla alakalı konuşmam gerekirse sadece galibiyetlerde değil mağlubiyetlerde de fikir alışverişi yaparız. Futbolcularımızın ve bizim buradan dersler alıp, öz güveni kaybetmeden yolumuza devam etmeliyiz."







Forvet yok!

"A Ligi'nde tam kadro bir şekilde mücadele etmek isterdim, futbolcularımızın sadece benim değil hepimizin desteğine ihtiyacı var" sözlerini kullanan Montella, şöyle devam etti: "Barış'ın performansıyla alakalı Kerem'i de katmak istiyorum, ikisi de kendi pozisyonlarının dışında oynuyorlar ve ellerinden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorlar. Benim elimde olsa bu kadar çok pozisyon dışında oynayan, fedakarlık yapan oyuncuya desteklerimi esirgemem, heykellerini bile dikesim geliyor. Herkesin milli takımımıza sahip çıkması gerektiğine inanıyorum. 2019'dan bu yana milli takım kadrosunda, kendi takımında sürekli oynayan ve gol krallığında listeye girebilen Türk forvet yok."

İtalyan teknik adam, kadroda yeni isimlere şans vermediği yönündeki bir eleştiri üzerine, "Yeni futbolcuları katmak bu seviyede çok kolay olmuyor, hemen atalım önünü kapatmaktansa kademeli entegre etmenin daha doğru olduğunu düşünüyorum. Kenan, Hakan, Mert Müldür yoktu ama sahada Orkun vardı. Uzun zamandır sakatlığı vardı her şeye rağmen kalıp fedakarlık yapmak istedi. Bu seviyede zorlamak yerine, günden güne entegrasyonu sağlayıp hazırlamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı.







Montella'dan istifa sorusuna cevap

Montella, "İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?" sorusuna, "Hayır, yaptığım çalışmalara inanıyorum önemli fırsatlarım varken bile gitmedim, burada sürdürdüğümüz çalışmalarımız futbolcularıma inancımız sonuna kadar devam ediyor. Yaptıklarımızdan daha fazlasını hak ettiklerini düşünüyorsanız bana suç atabilirsiniz ama futbolcularımın arkasında durmaya devam edeceğim, kesinlikle onlarla buralara kadar nasıl geldiysek, böyle bir durum söz konusu olursa öncelikle futbolcularımla konuşurum ama öyle bir gündemimiz yok" yanıtını verdi.

Oyuncularının ikinci yarıda gösterdiği reaksiyondan dolayı gurur duyduğunu aktaran Montella, şu ifadeleri kullandı:
"Islıklamalar olabilir ama Altay'ı hedef alıp ıslıklamaları ilk yediğimiz golde beni derinden üzdü. Futbol hatalar oyunu, herkes hata yapabilir, desteklemek yerine aşağıya çekmek ne kadar mantıklı. Şenol Güneş ve Fatih Terim'in C ve B Ligi'nde mücadele ettiğini söylediniz, böyle büyük iki hocanın o durumlarda mücadele vermesinden dolayı A'dan B'ye geçersek de kimse bana kızmaz diye düşünüyorum. Yaptığımız çalışmalara inanıyoruz, futbolcularımızın sonuna kadar arkasındayız ve sonuna kadar mücadele vereceğiz. Şunu net olarak görebiliyoruz, bu tarz seviyelerde oynadığınızda zihinsel rejenerasyonun fiziksel rejenerasyon kadar değerli olduğunu gördük. Bunun üzerinde durmamız gerekiyor. Bilinçaltınızda bu tarz maçlara yüzde yüz konsantre olmazsanız, bireysel olarak değil takım halinde bazı şeyleri eksik yapmaya başlıyorsunuz bazı müdahalelere geç kalıyorsunuz ve takım halinde etkileniyorsunuz. Bunu eksiklik olarak görüp ders çıkarıp daha iyisini yapabiliriz. Islıklanmayla alakalı ilk 30 dakikada hak ettiğimizi düşünüyorum ama ondan sonra biraz abartıldığını düşünüyorum. Herkesin ayaklarının yere basması gerekiyor. Bazen havaya girmememiz gerekiyor, bilinçaltını biraz daha iyi yönetebiliriz, bu stadyumda oluşabilecek tutkuyu biliyorduk. Kolay bir maç havası hiçbir zaman oluşturmamamız ve eksiklerimizi bilerek hareket etmemiz gerekiyor."

Aziz Yıldırım'ın Cherif sözleri İngiltere'yi salladı

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Olağan Mali ve İdari Genel Kurul Toplantısı'nda Sidiki Cherif'in Coventry City'ye nasıl satıldığını anlatmıştı

28.09.2026 17:23:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım'ın Cherif sözleri İngiltere'yi salladı
Aziz Yıldırım'ın Cherif sözleri İngiltere'yi salladı
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Olağan Mali ve İdari Genel Kurul Toplantısı'nda Sidiki Cherif'in Coventry City'ye nasıl satıldığını anlatmıştı. Ve bu sözler, İngiliz taraftarların hiç hoşuna gitmedi...






Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, "Sidiki Cherif'i sattık, evet sattık! Hasan Çetinkaya'ya, Cihan Kamer'e, Oğuz Çetin'e teşekkür ediyorum. Oyuncuyu, 'bu futbolcu' deyip gelip almadılar. Hasan'ın tanıdığı insan vasıtasıyla 25 milyon euroya sattık! Gittiği yerde de daha oynayamıyor! Yani olay 'Çok büyük oyuncuydu ondan sattınız' değil!" ifadelerini kullanmıştı.






BU BİR UTANÇ!

Coventry City taraftarları ise sosyal medyada çılgına döndü. "Yani onu sadece birileri birilerini tanıyor diye mi aldık? Bu bir utanç. Coventry Yönetimi açısından rezalet. Bu takımın transfer komitesi yok mu? Sadece bağlantılar sayesinde oyuncu alınıyorsa, scout veya başka bir şeye ihtiyacımız yok" şeklinde yorumlar yapıldı.







KÜME DÜŞME HATTINDA

Sidiki Cherif'in şu ana kadar Premier Lig'deki süreleri şöyle:

Arsenal: Kadroda yok
Hull City: Kadroda yok
Manchester City: Kadroda yok
Brighton: 30 dakika
Nottingham Forest: Kadroda ama oynamadı







Premier Lig'de 5 hafta geride kaldı. Coventry City 3 puanla küme düşme hattının içinde bulunuyor.

İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü

Galatasaray'da sakatlık sonrası forma şansı bulamayan İlkay Gündoğan, kulübün ayrılık kararı alması halinde devre arasında takımdan ayrılmaya hazırlanıyor

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
Galatasaray'da forma şansı bulmakta zorlanan İlkay Gündoğan konusunda henüz resmi bir gelişme yok. Ancak kulüpten kendisine ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli futbolcu seçeneklerini değerlendirecek.







Galatasaray 2025 yazında İlkay Gündoğan'ı Manchester City'den bedelsiz olarak kadrosuna kattı. Tecrübeli orta sahayla 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavele yapıldı. Aslında İlkay'ın Sarı-Kırmızılı kariyeri iyi başladı. Fakat sonrasında yaşadığı sakatlıkla birlikte her şey tersine döndü.






SÜRELERİ ORTADA

Bu sezon da durum pek parlak gözükmüyor. 35 yaşındaki futbolcu, Süper Lig'de 1 (6 dakika) ve Şampiyonlar Ligi'nde 1 maça (5 dakika) çıkabildi. Bazı Suudi Arabistan ekipleri uzun süredir İlkay'ın durumunu takip ediyor. Ara transferdeki ayrılık durumu ise tamamen Galatasaray'ın tavrına bağlı olacak.






ÇOK DAHA YÜKSEK

Kulüp tarafından İlkay'a ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli oyuncunun bütün seçeneklerini değerlendireceği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'e de İlkay'ın durumu sorulmuştu. Özbek bu konudaki kararın Teknik Direktör Okan Buruk'a ait olduğunu söyledi. Bugün itibarıyla İlkay'ın devre arasında gitme ihtimali, kalma şansından çok daha yüksek gözüküyor.

İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?

27.09.2026 19:32:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:47:50
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
Fenerbahçe'nin 6 maçlık istatistik tablosu "iyi bir top çevirme ve kontrol oyunu" oynadığını söylese de futbol "kriz çözme, fiziksel temasları kazanma ve ceza sahası hâkimiyeti" oyunu. Hava topu hâkimiyetinin kaybolması, kaleye gelen tehlikelerin artması ve geniş kadroya rağmen belirli mevkilerdeki yetersizlikler, istatistiksel tablonun altındaki çatlakları ve camiadaki huzursuzluğu açıklıyor.

İsmail Kartal'ın bu sezonki Fenerbahçe'si, 2023-24 sezonunda 99 gol atıp 99 puan alan Fenerbahçe'sine oranla pas kalitesini ve rakip yarı sahadaki top kontrolünü artırdı; daha az top kaybı yapıyor. Hücum üretkenliği de o sezonda olduğu gibi üst seviyede seyretmeye devam ediyor.






Peki, buna rağmen daha 6. hafta dolmadan İsmail Kartal'ın istifa etmesinin ve devre arasında bek, 8 numara, sol kanat oyuncusu ve santrfor transferlerinin konuşulmaya başlanması neden?

Yani hemen hemen takımın yüzde 40'ının değişmesi gerektiğinin Başkan Aziz Yıldırım tarafından bile kabul edildiğinin iddia edildiği dillendirilir oldu.

Taktiksel olarak istatistikler, zayıf rakiplere karşı domine edilen maçlarda çok yüksek. Ancak şampiyonluğu getiren; derbiler veya doğrudan rakiplerle oynanan kritik maçlardır. O maçlarda yaşanan aksamalar, taraftarın hafızasında istatistiklerden çok daha derin iz bırakır.






Kurtarış sayısındaki artış: Livakovic 1.9 kurtarıyordu, Ederson 2.8 kurtarıyor. Kalecinin maç başına yaptığı kurtarış sayısının artması, takımın kalesinde daha fazla ve daha net tehlikeler gördüğünün kanıtı.

Topu geri kazanmanın 58.4'ten 45.8'e düşmesi, takımın ön alandaki baskı şiddetinin azaldığını gösteriyor.
Hava topu kazanma oranının %55.6'dan %41.7'ye gerilemesi, duran toplarda ve rakibin uzun toplarla çıkışlarında takımı çok savunmasız bırakıyor.

Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu

1-0 kaybettiğimiz Fransa maçı bize dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkının hâlâ belirgin şekilde devam ettiğini kanıtladı. Ancak Dünya Kupası'nda yaşadığımız hayal kırıklığının karamsarlığına kapılıp "alt seviye bir takımız" diyeceğimiz kadar da kötü değiliz

27.09.2026 18:16:00
Haber Merkezi
 
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Dünya Kupası'ndaki fiyaskonun ardından "Acaba kendimizi çok mu abartıyoruz?" diyorduk… Çünkü Paraguay ve Avustralya maçlarından sonra "dalga geçilen" katılımcı konumuna düşmüştük.






Öyle ki bazı sözü geçen yabancı otoriteler Türkiye'yi favori bile gösteriyordu. Dün gece Fransa'ya Kocaeli'de yenildik. Peki oyun bize ne anlattı? Dünya Kupası'nın gizli favorisi olacak kadar iyi olmadığımızı mı, yoksa Uluslar Ligi A Grubu'nda olmayı hak etmediğimizi mi?






Fransa karşısındaki 1-0'lık mağlubiyet ve ortaya konan istatistikler, Türkiye'nin ne "abartıldığı kadar büyük bir felaket" ne de "Dünya Kupası'nın gizli favorisi" olduğunu gösteriyor. Maçın rakamları ve oyunun analizi bize çok net üç temel gerçek sunuyor:






Hayır, Fransa gibi dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkı hâlâ belirgin. Fransa'nın %64'lük topla oynama oranı ve 560 isabetli pasına karşılık Türkiye 272 isabetli pas yapabildi. Fransa oyunu istediği tempoda tuttu ve Türkiye'yi kendi yarı sahasına hapsetti. Fransa ikili mücadelelerde (%57) ve özellikle top sürme başarısında (%76'ya %40) belirgin bir üstünlük kurdu. Baskı altından çıkma yeteneği ve fiziksel baskınlık, "favori" seviyesindeki takımların belirleyici farkıdır.






A Grubu'nda olmayı hak ediyoruz. Paraguay ve Avustralya maçlarındaki hayal kırıklığının yarattığı karamsarlığa rağmen Fransa maçındaki veriler alt seviye bir takıma ait değil. Türkiye 1.21 xG üretirken Fransa 1.17 xG üretti. İki taraf da ikişer büyük şans yakaladı ve toplam şut sayıları eşitti (12-12). Ceza sahası içinden çekilen 10 şut ve rakip sahaya girme sayılarının başa baş olması (55'e 56), Millî Takım'ın Fransa seviyesindeki bir savunmaya karşı dahi pozisyon üretebildiğini gösteriyor.
 
Maçı belirleyen unsur oyun farkı değil, bitiricilik ve detaylar oldu. Fransa bulduğu fırsatı Mbappé ile değerlendirirken Türkiye ürettiği 1.21 xG'den gol çıkaramadı ve maçı 10 kişi tamamladı.
 
Bu karşılaşma bize iki uçtaki abartılı yorumların da yanlış olduğunu kanıtlıyor. Türkiye, Dünya Kupası'nı kazanacak ya da turnuvalara damga vuracak bir dünya devi değil. Ancak Paraguay ve Avustralya maçlarının ardından yaratılan algıdaki gibi A Grubu'na ait olmayan, küçümsenecek bir takım da değil.







Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?

Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti

27.09.2026 17:18:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray'ın çilesi ne zaman bitecek?
Galatasaray Seyrantepe'deki stadının çimlerinden çok çekti. Didier Drogba'lı Schalke maçındaki çamur deryasından, Belhanda'nın yönetimle yollarının ayrılmasına neden olan zemin isyanına kadar Yeni Sami Yen yüzünden birçok kriz yaşandı. 






Sık sık hibrit çimlendirmeye geçildi. Drenaj kanalları sil baştan yapıldı. Rulo çim takviyeleri uygulandı. Ancak köklerin stadın mikrokliması nedeniyle tabana tutunamıyor. Uzmanlara göre yine tutunamayacak.






Galatasaray'ın maçlarına ev sahipliği yapan Sami Yen Spor Kompleksi açıldığı 2011 yılından bu yana gündemden düşmeyen zemin, mimari ve konum tartışmalarının sürekli odağında kaldı.






Uzmanlara göre Sami Yen'de devam eden yenileme çalışmaları kapsamında rulo çim ekimin yeni tamamlandı... Ancak Başkan Özbek'in de dediği gibi "Çim denen olay canlı bir varlık. Günün koşullarına, şartlarına ve mekanına göre farklılık gösteren bir canlı." Yani iş bitmiyor aslında daha yeni başlıyor.






Her şey tam planlandığı gibi yolunda gitse bile konunun uzmanlarına göre Sami Yen'de en erken maç oynanma tarihi 15 Ekim. Böyle bir durumda Kasımpaşa maçının başka bir stada alınması gündemde. Ancak Başkan Özbek "5 Ekim itibarıyla Ali Sami Yen Rams Park çimleri hazır hale gelecek." dedi. Yine Başkan Özbek'in de itiraf ettiği gibi stadın mimari yapısı zorlukları gündeme getiriyor.






Stadın Seyrantepe'deki tepe konumuna inşa edilmesi nedeniyle, bölgenin sert rüzgârlara ve değişken hava koşullarına açık olduğu sıkça vurgulandı.

Yüksek konum yüzünden çim sahanın ihtiyaç duyduğu doğal hava sirkülasyonu ile nem dengesinin ideal oranlarda sağlanamadığı, bunun da köklerin yere tutunmasını zorlaştırdığı iddia edildi.

Stadın dik tribün yapısı ve yüksek çatı tasarımı, sahanın özellikle güney ve batı cephelerinin yeterince doğal güneş ışığı almasını engelliyor.







Yılın büyük bölümünde sahanın önemli bir kısmı gölgede kaldığı için çim canlılığını sürekli kaybediyor. Bu sorunu aşmak için milyonlarca euroluk yapay güneş ışığı cihazları ve havalandırma fanları satın alındı. ancak bu sistemler bile zaman zaman doğal ışığın ve rüzgârın yerini tutamıyor.

Stadyum projesinin mimarı Mete Arat ve ekibi, tasarım aşamasında Türkiye'nin iklim koşullarını ve futbol sahasının ihtiyaç duyduğu iklimlendirme parametrelerini yeterince dikkate almamakla suçlandı.







Çatı sahanın üzerine çok fazla kapanıyor. Güneş açısını kesiyor. Tribünlerin dik. Saha adeta çanak içerisinde kalarak "hava almayan bir kuyu" haline geliyor.

Stadyumun üstünün açılır-kapanır çatı olarak tasarlandı. Sonradan bu projeden vazgeçildi. Ancak mevcut mimari bu değişime göre havalandırma açısından revize edilmedi.

Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen

Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti

27.09.2026 17:16:00
Haber Merkezi
 
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Okan Buruk’un hayali gerçek olsaydı: Murıqı - Osımhen
Sadece bu birkaç haftalık kısa veriler bile gösteriyor ki; Muriqi'in ceza sahası içi soğukkanlılığı ile Osimhen'in durdurulamaz atletizmi ve şut hacmi birleştiğinde, Süper Lig stoperlerinin bu ikiliyi durdurma şansı neredeyse sıfırdı. Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk'un istediği hücum hattı oluşturulabilseydi Süper Lig'in çok üzerinde bir skor üretkenliğine ulaşırlar, sezon erken biterdi.






Okan Buruk'un ilk tercihi Vedat Muriqi'yi transfer etmekti... Hatta o dönemde Okan Buruk, Rizespor'da beraber çalıştığı, hatta Fenerbahçe'ye gitmeden önce Galatasaray'a gelmesi için ikna ettiği Kosovalı oyuncuyu aradı. Muriqi de Galatasaray formasını giymeye "evet" dedi.






OAK BURUK ISRARLA İSTEDİ

Ancak o dönemde henüz Icardi'nin durumu belli değildi. Galatasaray, yabancı kısıtlamasındaki +4 kuralının değişeceğine inanıyordu. Buruk'un ısrarına rağmen Muriqi'ye "Biraz bekle," denildi. Ancak Muriqi, Mallorca ile İspanya 2. Ligi'nde oynamak istemediği için acele ediyordu.







AZİZ YILDIRIM İŞİ BİTİRDİ

Tam da o arada Aziz Yıldırım seçildi. Işık hızıyla Muriqi işi bitti. Kosovalı da Türkiye'deki yuvasına döndü. Akıllarda ise şu soru kaldı: Ya +4 kuralı değişseydi ve Galatasaray da Deniz Gül'ü değil de Vedat Muriqi'yi alsaydı ne olurdu? Sadece bu sezonun istatistikleri bile "Şimdiden sezon bitmişti," dedirtecek cinsten!







OSIMHEN - MURIQI İKİLİSİ YIKAR GEÇERDİ

İkilinin en büyük avantajı, birbirlerinin eksiklerini kusursuz tamamlayan özelliklere sahip olmaları... Zaten Okan Buruk da Muriqi'de ısrar etti.

Maç başına 11.5 pas (%81 isabet) ve geride top karşılama kabiliyetiyle Muriqi; sırtı dönük oyunda stoperleri üzerine çeken, uzun topları indiren ve takımı öne taşıyan klasik bir pivot santrfor.







Maç başına 34.5 km/h maksimum hız, 13.4 depar ve 8.8 şut gibi inanılmaz atletik verileri olan Osimhen ise Muriqi'in stoperleri bağladığı anlarda arkaya sarkacak, derinlemesine koşularla savunma dengesini bozacak tam bir patlayıcı güç.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.