Türkiye'de özelleştirme sürecinin tehlikeli olmasının en önemli sebebi özelleştirmeyi gerçekleştiren siyasilerin beyinlerinin, çok daha önceden özelleştirilmiş olmasıdır.Alman Telekom Şirketi, bir Amerikan Telekom şirketi olan Voice Stream'i satın almak ister ve 24 milyar Dolar gibi büyük bir rakam teklif eder. Ancak Amerika'da yasalarla engellendiğinden bu satış gerçekleşemez. Türkiye'de siyasiler AKP'nin yaptığı gibi hemen yasayı değiştirip yumuşatma yoluna giderlerdi ama ABD'de böyle olmuyor. Bu Alman şirketinin talebi üzerine, yabancı devletlere veya şirketlere telekom işletme ruhsatı verilebilmesi engelleyen yasanın gelecekte yumuşatılması tehlikesini sezen ve böyle bir şey olabilme ihtimali bulunmasından bile son derece rahatsız olan Senatör Ernest Hollings, derhal yasanın yumuşatılma ihtimalini tamamen ortadan kaldıracak hukuki çalışmaları başlatır. Senatör Hollings'in bu çalışmaları neticesini verir ve Amerika telekom pazarlarını yabancılara tamamen kapatır.Yakın zamanda yine bir Amerikan petrol şirketi olan Chevron'un 18.5 milyar dolarla en fazla parayı öneren Çin firması CNOOC'a satılmasının gündeme gelmesi, ABD'de büyük tartışmalar başlattı. ABD'nin stratejik petrol rezervlerinin CNOOC'un eline geçmesine "ulusal güvenlik" kaygılarıyla bu şekilde engel olundu.Benzer bir olayda Fransa'da gerçekleşti. Fransız Danone firmasını, Amerikalı ünlü meşrubat grubu Pepsico satın almak istedi. Bu talepten sonra başlayan spekülasyonlar üzerine Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, "Önemli ulusal şirketlerimizi koruyacak tedbirleri güçlendirmeliyiz. Uzun dönemi düşünerek gerekli önlemleri gözden geçirmeliyiz" açıklamasını yaptı. Chirac'ın bu ifadeleri özelleştirmeye ihtiyatlı bakış açısının yansımasıydı. Ne hazin tecellidir ki, 1938 sonrası işbaşına gelen hükümetlerde bu ihtiyatlı bakış açısına rastlamak mümkün olmamıştır.Külhanbeyi tavrıyla "Babalar gibi satarım" şeklinde özeleştirme sürecini savunan ve özelleştirilecek olan bir şirketten bahsederken "bu şirketi tarihten sileceğiz" kelimelerini kullanan bir insanın Amerikalı senatörün davranışını ve Chirac'ın yaklaşımını anlamasını beklememek gerekir. Dolayısıyla Türkiye'nin en büyük problemi beyinleri özelleştirilmiş olmasıdır?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024

























































































