logo
28 EYLÜL 2026

Paolo Maldini Fenerbahçe'nin geleceğini planlıyor

Fenerbahçe'de başkan adayı Hakan Safi'nin özel davetlisi olarak İstanbul'a gelen AC Milan'ın efsanevi kaptanı Paolo Maldini'nin Ali Sami Yen Stadyumu'ndaki atmosfer için geçmişte söylediği "Beni orada sadece 25 bin kişi olduğuna kimse inandıramaz" sözleri akıllara geldi. Efsane savunmacı bu kez de Fenerbahçe ile AC Milan arasındaki çarpıcı tarihsel ve kültürel benzerliklere dikkat çekti

27.05.2026 12:21:00
Haber Merkezi
 
Paolo Maldini Fenerbahçe'nin geleceğini planlıyor
Paolo Maldini Fenerbahçe'nin geleceğini planlıyor
AC Milan'ın efsanevi kaptanı Paolo Maldini, başkan adayı Hakan Safi'nin misafiri olarak geldiği İstanbul'dan evine döndü. Efsane isim, Türk futbolu ve Fenerbahçe hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Oyunculuk döneminde sarı-lacivertli ekibe karşı mücadele ettiğini hatırlatan unutulmaz savunmacı ilginç ifadeler kullandı:
 
- Fenerbahçe, oyuncu olduğum dönemden beri bildiğim bir kulüp. Çok köklü bir camia. Milan ile çok benzer noktaları var. Çok ateşli bir taraftara sahip olduğunu biliyorum.







SAMİ YEN'E ÖVGÜLER DİZMİŞTİ
 
eçmişte Galatasaray'ın eski stadı Ali Sami Yen için söylediği "Beni kimse orada sadece 25 bin kişi olduğuna inandıramaz" sözleriyle Türk taraftarının tutkusuna olan hayranlığını gizlemeyen Maldini'nin işaret ettiği "Milan ve Fenerbahçe" benzerlikleri ise iki kulübün köklü tarihini ve ortak noktalarını yeniden gündeme getirdi.







AC MILAN VE FENERBAHÇE'NİN BENZER YANLARI
 
Her iki kulüp de kuruluş dönemlerinde şehirlerindeki ezeli rakiplerine karşı daha halkçı bir kimlikle özdeşleşti. Milano'da AC Milan daha çok işçi sınıfı tarafından desteklenirken, ezeli rakibi Inter burjuvaziyi temsil ediyordu.
 
Benzer şekilde Fenerbahçe, İstanbul'un Anadolu yakasında kurulup geniş halk kitlelerine yayılırken; rakibi Galatasaray daha çok lise kökenli ve elit bir tabana, Beşiktaş ise semt kültürüne dayanıyordu.







MALDİNİ'NİN HAYALİ ORTAYA ÇIKTI
 
Bu arada Il Giornale gazetesi, Maldini'nin şu anda tereddüt ettiğini, asıl hayalinin AC Milan'ın başına geri dönmek olduğunu, mevcut yönetimle bunun imkansız olduğunu ancak gelecekte ihtimal dışı olmadığını yazdı. Gazete ayrıca Maldini, İtalya Futbol Federasyonu'nun (FIGC) başına geçmesi durumunda Malago'nun ekibine katılma konusunda da ikna olmuş görünmüyor.

Klopp'un Sane'yi çağırmaması Galatasaray'a yaradı

Almanya Milli Takımı'nın başına geçen Jürgen Klopp, Galatasaray'dan Leroy Sane'yi aday kadroya davet etmemişti

28.09.2026 17:38:00
Haber Merkezi
 
Klopp'un Sane'yi çağırmaması Galatasaray'a yaradı
Klopp'un Sane'yi çağırmaması Galatasaray'a yaradı
Almanya Milli Takımı'nın başına geçen Jürgen Klopp, Galatasaray'dan Leroy Sane'yi aday kadroya davet etmemişti. Panzerler, Uluslar Ligi'ndeki 2 maçtan 1 puan çıkarabildi!






15 Ağustos 2026 tarihinde Jürgen Klopp, Almanya Milli Takımı'nın başına getirildi. Tecrübeli çalıştırıcıyla 31 Temmuz 2030'a kadar mukavele imzalandı. Sonra da Uluslar Ligi macerası başladı. Ve şu ana kadar işler hiç de iyi gitmiyor:

Hollanda 1-1 Almanya
Almanya 0-1 Yunanistan







RİTMİNİ BULAMADI

Klopp, Galatasaray'dan Leroy Sane'yi aday kadroya davet etmemişti. Bunun sebebi olarak da oyuncunun henüz ritmini bulamamasını gösterdi. Tecrübeli futbolcu, karardan dolayı üzgündü. Ancak Almanya'nın 2 maçta 1 puan toplamasının ardından Sane'nin şanslı olduğunu söylemek mümkün!







GÜNAH KEÇİSİ OLACAKTI

Leroy Sane'nin performansı senelerdir tartışma konusu... Eğer Hollanda ve Yunanistan karşılaşmalarında oynasaydı ve takım da aynı sonuçları alsaydı şu anda günah keçisi ilan edilecekti. Çünkü Alman basını, 30 yaşındaki kanat oyuncusunu her fırsatta eleştiriyor. Panzerlerin gruptaki diğer maçları ise şöyle:

Almanya-Sırbistan: 1 Ekim
Yunanistan-Almanya: 4 Ekim

Hakan Çalhanoğlu'nu Fenerbahçe'ye yaklaştıran teklif

Inter Yönetimi, mukavelesi sezon sonunda bitecek olan Hakan Çalhanoğlu'na yeni bir teklif önermeye hazırlanıyor. Ancak sunulacak para, milli futbolcuyu mutlu etmeyebilir...

28.09.2026 16:38:00
Haber Merkezi
 
Hakan Çalhanoğlu'nu Fenerbahçe'ye yaklaştıran teklif
Hakan Çalhanoğlu'nu Fenerbahçe'ye yaklaştıran teklif
Tutto Mercato'nun haberine göre; Inter Yönetimi, senelik 6.5 milyon euro net maaş alan Hakan Çalhanoğlu'na yeni sözleşme önerecek (vergilerle birlikte 11.1 milyon). Yeni teklifin seviyesi net 4.5 milyon euro olarak planlandı. Kontrat süresi 2 yıl olacak. Ayrıca mukavelede bazı bonus maddelerinin de bulunacağı belirtildi. Yani ana parada 2 milyonluk bir indirim söz konusu...






33 YAŞINA GİRECEK
 
32 yaşındaki tecrübeli orta saha oyuncusunun mevcut mukavelesi bu sezonun ardından bitecek. Bu arada Hakan 8 Şubat 2027'de de 33 yaşına girecek. Fenerbahçe başkan adayı Hakan Safi, seçimler öncesinde milli futbolcuyla anlaştıklarını açıklamıştı. Ancak yarışı Aziz Yıldırım'a kaybetti.







SAYILARI AZ DEĞİL
 
Safi'nin senelik maaş önerisi net olarak bilinmese de rakamın çok yüksek olduğu tahmin ediliyor... Hakan, Inter'in "indirimli" teklifine olumlu yanıt verirse İtalyan ekibinde kalacak. Fakat bu parayı geri çevireceğini söyleyenlerin sayısı da hiç az değil... Tecrübeli futbolcunun 2027 yazında Türkiye'ye dönme ihtimali artmış gözüküyor...







İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü

Galatasaray'da sakatlık sonrası forma şansı bulamayan İlkay Gündoğan, kulübün ayrılık kararı alması halinde devre arasında takımdan ayrılmaya hazırlanıyor

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
Galatasaray'da forma şansı bulmakta zorlanan İlkay Gündoğan konusunda henüz resmi bir gelişme yok. Ancak kulüpten kendisine ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli futbolcu seçeneklerini değerlendirecek.







Galatasaray 2025 yazında İlkay Gündoğan'ı Manchester City'den bedelsiz olarak kadrosuna kattı. Tecrübeli orta sahayla 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavele yapıldı. Aslında İlkay'ın Sarı-Kırmızılı kariyeri iyi başladı. Fakat sonrasında yaşadığı sakatlıkla birlikte her şey tersine döndü.






SÜRELERİ ORTADA

Bu sezon da durum pek parlak gözükmüyor. 35 yaşındaki futbolcu, Süper Lig'de 1 (6 dakika) ve Şampiyonlar Ligi'nde 1 maça (5 dakika) çıkabildi. Bazı Suudi Arabistan ekipleri uzun süredir İlkay'ın durumunu takip ediyor. Ara transferdeki ayrılık durumu ise tamamen Galatasaray'ın tavrına bağlı olacak.






ÇOK DAHA YÜKSEK

Kulüp tarafından İlkay'a ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli oyuncunun bütün seçeneklerini değerlendireceği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'e de İlkay'ın durumu sorulmuştu. Özbek bu konudaki kararın Teknik Direktör Okan Buruk'a ait olduğunu söyledi. Bugün itibarıyla İlkay'ın devre arasında gitme ihtimali, kalma şansından çok daha yüksek gözüküyor.

Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu

1-0 kaybettiğimiz Fransa maçı bize dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkının hâlâ belirgin şekilde devam ettiğini kanıtladı. Ancak Dünya Kupası'nda yaşadığımız hayal kırıklığının karamsarlığına kapılıp "alt seviye bir takımız" diyeceğimiz kadar da kötü değiliz

27.09.2026 18:16:00
Haber Merkezi
 
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Fransa maçı sonrası Türkiye'nin yeri belli oldu
Dünya Kupası'ndaki fiyaskonun ardından "Acaba kendimizi çok mu abartıyoruz?" diyorduk… Çünkü Paraguay ve Avustralya maçlarından sonra "dalga geçilen" katılımcı konumuna düşmüştük.






Öyle ki bazı sözü geçen yabancı otoriteler Türkiye'yi favori bile gösteriyordu. Dün gece Fransa'ya Kocaeli'de yenildik. Peki oyun bize ne anlattı? Dünya Kupası'nın gizli favorisi olacak kadar iyi olmadığımızı mı, yoksa Uluslar Ligi A Grubu'nda olmayı hak etmediğimizi mi?






Fransa karşısındaki 1-0'lık mağlubiyet ve ortaya konan istatistikler, Türkiye'nin ne "abartıldığı kadar büyük bir felaket" ne de "Dünya Kupası'nın gizli favorisi" olduğunu gösteriyor. Maçın rakamları ve oyunun analizi bize çok net üç temel gerçek sunuyor:






Hayır, Fransa gibi dünya futbolunun zirvesindeki takımlarla aramızdaki kalite, soğukkanlılık ve devamlılık farkı hâlâ belirgin. Fransa'nın %64'lük topla oynama oranı ve 560 isabetli pasına karşılık Türkiye 272 isabetli pas yapabildi. Fransa oyunu istediği tempoda tuttu ve Türkiye'yi kendi yarı sahasına hapsetti. Fransa ikili mücadelelerde (%57) ve özellikle top sürme başarısında (%76'ya %40) belirgin bir üstünlük kurdu. Baskı altından çıkma yeteneği ve fiziksel baskınlık, "favori" seviyesindeki takımların belirleyici farkıdır.






A Grubu'nda olmayı hak ediyoruz. Paraguay ve Avustralya maçlarındaki hayal kırıklığının yarattığı karamsarlığa rağmen Fransa maçındaki veriler alt seviye bir takıma ait değil. Türkiye 1.21 xG üretirken Fransa 1.17 xG üretti. İki taraf da ikişer büyük şans yakaladı ve toplam şut sayıları eşitti (12-12). Ceza sahası içinden çekilen 10 şut ve rakip sahaya girme sayılarının başa baş olması (55'e 56), Millî Takım'ın Fransa seviyesindeki bir savunmaya karşı dahi pozisyon üretebildiğini gösteriyor.
 
Maçı belirleyen unsur oyun farkı değil, bitiricilik ve detaylar oldu. Fransa bulduğu fırsatı Mbappé ile değerlendirirken Türkiye ürettiği 1.21 xG'den gol çıkaramadı ve maçı 10 kişi tamamladı.
 
Bu karşılaşma bize iki uçtaki abartılı yorumların da yanlış olduğunu kanıtlıyor. Türkiye, Dünya Kupası'nı kazanacak ya da turnuvalara damga vuracak bir dünya devi değil. Ancak Paraguay ve Avustralya maçlarının ardından yaratılan algıdaki gibi A Grubu'na ait olmayan, küçümsenecek bir takım da değil.







İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor

Thomas Reis'in elinde Mohamed Salah, Muçi ve Onuachu gibi bireysel yeteneği tavan yapmış bir hücum hattı var. Ancak takımdaki "hücum yıldızları" ile Alman teknik adamın talep ettiği yüksek eforlu pres, savunma disiplini ve koşu mesafeleri (Melih Kabasakal 10,9 km, Pina 18 depar) arasındaki dengeyi kurmak, 29 günde çıkılacak 8 zorlu maç öncesinde büyük bir sınav olacak

27.09.2026 16:35:00
Haber Merkezi
 
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Reis "Salah'sız Trabzonspor" için çare arıyor
Milli araya Galatasaray galibiyetiyle giren Trabzonspor'u dönüşte "deve dişi" gibi bir fikstür bekliyor. Bordo-mavililer, 10 Ekim'de Samsunspor deplasmanına gidecek; 15 Ekim'de Konferans Ligi'nde Finlandiya ekibi KuPS'a konuk olacak. 19 Ekim'de Beşiktaş'ı Papara Park'ta ağırlayacak olan Trabzonspor, 3 gün sonra —22 Ekim'de— Konferans Ligi'nde İskoç ekibi Hearts'ı konuk edecek.






26 Ekim'de Çaykur Rizespor deplasmanına çıkacak, 1 Kasım'da Gaziantep FK'yı sahasında ağırlayacak, 5 Kasım'da ise Konferans Ligi'nde Alman ekibi Freiburg'u konuk edecek. Bordo-mavililer, bu maçtan 3 gün sonra, 8 Kasım'daki Alanyaspor deplasmanıyla bu yoğun periyodu tamamlayacak.






Trabzonspor, 10 Ekim ile 8 Kasım arasındaki 29 günlük süreçte 8 resmi karşılaşmaya çıkacak ve yaklaşık 5 bin 74 kilometre yol kat edecek.






Bunun farkında olan teknik direktör Thomas Reis, milli ara öncesinde takımına izin verirken "Hepinize ihtiyacım olacak" uyarısında bulundu ve sağlık ekibinden sakatlığı bulunan isimlerin milli ara sonrasına yetiştirilmesini istedi.






Reis'ı bu 29 günlük 8 maçlık yoğun periyotta en fazla zorlayacak temel konu; takım savunması ve Salah'a bağlı skor üretiminin getirdiği dengesizlik olacak. 3 günde bir maça çıkılacak ve toplam 5.074 km yol kat edilecek bu süreçte, 30'lu yaşlarının ortasındaki bir ana yıldızın bu tempoyu fiziksel olarak kaldırması zor. 






Salah dinlendirildiğinde veya markaja alındığında hücum aksiyonlarındaki alternatif organizasyon eksikliği açığa çıkıyor. Diğer forvetler Onuachu ve Franculino'nun toplam gol katkısının sadece 3 olması sebebiyle Reis, bu iki oyuncusunu da acilen devreye sokmak zorunda kalacak.

Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?

Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi

27.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi. Taktiksel olgunluk ve zihinsel devamlılık kazanamadıkları takdirde, genç yaşta yüksek bonservislerle anılıp 24-25 yaşına geldiklerinde alt seviye takımlara kiralanan oyuncular kervanına katılmaya aday olduklarını Galatasaray'ın scout ve teknik ekibi göremedi. İşte yeni transfer için camiada konuşulan eleştiriler...






Para yönünden sıkıntısı olmayan Avrupa devleri, 17-18-19 yaşındaki çıtır oyuncular için 10-15-20 milyon euro'ları gözlerini kırpmadan verebiliyorlar... Çünkü bu yaşlarda aldıkları oyuncular kendi sistemlerine, dillerine, yemeklerine, ortamlarına ve idmanlarına dâhil hemen her duruma çabuk adapte oluyorlar.






Ancak Fenerbahçe'nin son dönemde daha düşük bütçelerle yaptığı Fayed, Emre Demir, Burak Kapacak, Mimovic, Tresor Doh ve Jin-ho gibi transferlerde olduğu gibi devler de bu oyuncular yüzünden karavana atıyor.

Galatasaray bu transfer döneminde Chelsea'ye kadar yükselen Ugochukwu ile PSG'den çıkan Bitshiabu'yu ciddi kiralama bedelleri ve ciddi satın alma opsiyonlarıyla kiraladı.






Ancak Ugochukwu son maçta girdikten 5 dakika sonra kırmızı gördü. Bitshiabu ise henüz sahalara teşrif etmedi.

Peki bu iki genç oyuncu "Çok para ödenip, 24-25 yaşına geldiğinde unutulacaklar" listesinde yerlerini mi alacaklar, yoksa kendilerinden beklenen patlamayı yapacaklar mı?






Ugochukwu'nun geçen sezon 35 maçlık Premier League'deki Burnley karnesi ilk bakışta etkileyici görünse de savunma ve oyun kurma becerilerindeki aksaklıkları açıkça ortadaydı.

Maç başına 6,1 top kaybı ve toplamda gördüğü 2 kırmızı kart (1'i doğrudan, 1'i çift sarıdan), oyuncunun baskı altında ve yüksek tempoda karar verme yetisinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu. Galatasaray'a geldikten hemen sonra 5 dakikada kırmızı görmesi tesadüf değil, bu sürekliliğin bir devamı.






Maç başına sadece 33,0 topla buluşma ve 18,8 isabetli pas, merkez orta saha ve ön libero oynayan bir oyuncu için oldukça düşük. Oyunu yönlendirmekten ziyade oyunun gerisinde kalıyordu.

Maç başına 1,5 top çalma ve 0,5 pas arası mütevazı kalırken; 1 gole neden olan hata ve 1 penaltıya neden olma istatistiği, kritik anlardaki konsantrasyon kaybını kanıtlıyordu.






Bitshiabu'nun Leipzig'deki 11 maçlık performansı, pas yüzdesiyle (%93) göz boyayan fakat gerçek bir stoper sertliğinden uzak bir profil çizdi.






1,96 m'lik boyuna rağmen maç başına kazandığı hava topu mücadelesi sadece 0,9 (%45). Toplam ikili mücadele kazanma oranı %47'de kaldı. Maç başına 0,7 top çalma yapabilen bir stoperin savunmada caydırıcılığından bahsetmesi zor. %93 pas isabeti ilk bakışta harika tınlasa da bu pasların 31,7'si kendi yarı sahasında risksiz, enine ve geriye yapılan paslar. Rakip yarı sahada yarattığı tehdit yok denecek kadar az (kilit pas 0,2, sıfır orta). 9,3 km koşu mesafesi ve 61 dakika ortalama süre, tempolu oyunlara uyum sağlamakta zorlandığını ve 90 dakikalık fiziksel devamlılığının henüz oluşmadığını gösteriyor.

FIFA'ya ültimatom

Dört büyük ligin ortak ültimatomu, küresel futbolun yönetim gücünü FIFA'dan sermaye sahiplerine kaydırma savaşıdır

27.09.2026 15:40:00
Haber Merkezi
 
FIFA'ya ültimatom
FIFA'ya ültimatom
Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A'nın yayımladığı ültimatom tadındaki bildiri basit bir protesto değil; futbolun yönetim mekanizmasındaki güç dengesini siyasi bürokratlardan (FIFA) sermaye sahiplerine (Ligler ve Kulüpler) kaydırma savaşı. FIFA doğrudan bir savaşı göze alamazsa, liglere yönetim kurullarında ve takvim planlamasında resmi söz hakkı tanıyacak tavizler vermek zorunda kalacaktır.






Dünya futbolunun en büyük 4 liginin (Premier Lig, Bundesliga, LALIGA ve Serie A) yayımladığı ültimatom tonundaki bildiri, Avrupa kulüp futbolunun FIFA yönetimine karşı açtığı doğrudan bir kurumsal ve hukuki savaşın resmi belgesi oldu.

Metnin diplomatik dili bir kenara bırakıldığında, verilmek istenen mesajlar çok net.






Yayın gelirlerinin, yıldız oyuncuların ve küresel futbol ekonomisinin %80'inden fazlasını elinde tutan ligler, FIFA'ya "Sektörü biz finanse ediyoruz ama kararları sen tek başına alıyorsun," diyor.

FIFA'nın hem turnuva düzenleyip devasa paralar kazanmasının hem de aynı zamanda kendilerini denetleyen bağımsız bir otorite gibi davranmasının çıkar çatışması olduğunu savundular.






Yaklaşan FIFA seçimleri ve Gianni Infantino yönetimi hedef alındı. Ligler, istedikleri reformların sözünü vermeyen adayı desteklemeyeceklerini ve meşruiyetini sorgulatacaklarını ilan etti.

Peki 4 büyüklerin istediği olmazsa bizi neler bekliyor?






FIFA takvimine girmeyen veya tek taraflı dayatılan turnuvalara (örneğin genişletilmiş Kulüpler Dünya Kupası) kulüplerin as kadrolarını göndermemesi veya oyuncuları serbest bırakmaması.

Kulüpler Birliği (ECA) ve Dünya Ligler Forumu ile birleşerek FIFA'dan bağımsız kendi uluslararası turnuva takvimlerini ilan edebilir ya da Uluslararası Maç Takvimi protokolünü imzalamayı reddedebilirler.






FIFA, bu ligleri "zengin Avrupa kulüplerinin çıkarını korumakla" ve "dünya futbolunun geri kalanının (Afrika, Asya, Güney Amerika) gelişmesini engellemekle" suçlayacak.

FIFA'nın güç üssü ligler değil, 211 üye ülke federasyonudur. Zayıf ve gelişmekte olan ülke federasyonlarına daha fazla para aktarma sözü vererek oy çokluğunu elinde tutmaya çalışacak.






Resmi cevabında "diyaloğa açığız" diyerek masaya oturmayı teklif edecek, ancak 100 günlük bağlayıcı ültimatomları sulandırmak için komisyonlar kuracak.

Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?

Guendouzi, fiilî cezasının 1 maçını (Roma maçında) çekti. Kalan 2 maçlık cezası ise 1 yıl süreyle ertelendi. Bu sayede 14 Ekim 2026'daki Aston Villa karşılaşmasında ve sonraki maçlarda sahadaki yerini alabilecek. Önündeki 1 yıl boyunca UEFA maçlarında disiplinsizlik yapmazsa bu 2 maçlık cezayı hiç çekmeyecek. Peki Fenerbahçe, masadaki zaferi nasıl kazandı? İşte cevabı...

27.09.2026 15:29:00
Haber Merkezi
 
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Fenerbahçe, Guendouzi için masadaki büyük zaferi nasıl kazandı?
Lyon'un terbiyesiz taraftarlarının ailesine, çocuklarına varana kadar küfürler etmesi üzerine çıldıran Matteo Guendouzi, Fransa deplasmanında belki de haddini aşan hareketler yapmıştı. UEFA, Fransız oyuncuyu 2'si ertelenmeli 4 maçla cezalandırınca Fenerbahçe hemen harekete geçti. UEFA Disiplin Yönetmeliği'nin 11 ve 15. maddelerinin ihlal edilmediğini, eylemlerin yalnızca fiziksel bütünlüğü koruma amaçlı (orantılı tepki) gerçekleştiğini gösteren kamera kayıtlarını sundu.






Lyon'un kaleci antrenörü Ferreira'nın tüneldeki ilk fiziksel saldırısını ve rakibin Guendouzi'ye yönelik hakaretlerini iletti. "Haksız tahrik" maddesi uyarınca olası cezaların kaldırılmasını talep etti.






UEFA cezanın tamamını kaldırmadı; ancak ceza, 2'si bir yıllık denetim süresine tabi olmak üzere ertelenmiş toplam 3 maçlık men cezası olarak karara bağlandı. Fransız yıldız, 14 Ekim 2026 tarihinde oynanacak Aston Villa karşılaşmasında forma giyebilecek.






Karar tarihinden itibaren başlayacak 1 yıllık denetim süresi boyunca UEFA organizasyonlarında benzer bir disiplin ihlali yapmaması; sportmenliğe aykırı hareket, kural dışı sertlik veya hakem ile rakibi taciz etmekten kaçınması gerekiyor. 






Kırmızı kart görmese dahi maç içinde veya maç sonunda hakeme, rakip futbolculara, kulübede duran ekibe veya taraftara yönelik ciddi sportmenliğe aykırı hareket, fiziksel müdahale, kavga, hakaret ya da sözlü taciz veya provokasyon içinde olmaması gerek. 
 
Eğer bu 1 yıl içinde yeni bir ihlalde bulunmazsa ertelenmiş olan bu 2 maçlık ceza otomatik olarak tamamen silinecek.

Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek

Türkiye, Fransa yenilgisi sonrası geçiş oyununun belirleyici olacağı kritik İtalya sınavında boyunun ölçüsünü alacak

27.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
İtalya maçı, Fransa maçına kıyasla topun iki kale arasında daha çok gidip geleceği, her iki takımın da net pozisyonlar bulabileceği ve geçiş oyununu daha iyi oynayanın kazanacağı bir "ölçü" maçı olacak. Fransa karşısında "en üst seviyenin uzağında" olduğumuz kanıtlandı... Ancak Türkiye, İtalya maçında 3. sınıf değil ama belki de 2. sınıfın iyileri arasında olduğunu gösterebilir.

Fransa seviyesinde değiliz... Belki daha fazla gol beklentisi yarattık, belki zaman zaman dişe diş oynadık ama Fransızlar bizi Kocaeli'de sahamıza hapsetti. Eğri oturup doğru konuşup eksiklerimizi görmemiz gerek.






Belki de bizim için sınav aslında İtalya maçıdır... Çünkü sahasında Belçika'ya 2-0 yenilen, son Dünya Kupası'na bile katılmayan İtalya'yı ağırlayacağımız maç bize boyumuzun ölçüsünü gösterecek.

Peki bizi İtalya karşısında nasıl bir maç bekliyor?

Fransa karşısında alınan 1-0'lık mağlubiyet ve maçın istatistikleri, Türkiye'nin tepe seviye takımlarla arasındaki farkı net bir şekilde özetledi.






Şut sayısı (12-12) ve gol beklentisi (1.21 - 1.17 xG) kâğıt üzerinde kafa kafaya görünse de topa sahip olma oranındaki ciddi fark (%36 - %64), atılan isabetli paslar (272 - 560) ve çalımlardaki ezici üstünlük (%40 - %76) Fransızların oyunu ve tempoyu tamamen kontrol ettiğini ortaya koydu.






İtalya'nın sahasında Belçika'ya 2-0 yenildiği maçın istatistikleriyle birlikte değerlendirdiğimizde, önümüzdeki Türkiye-İtalya maçı için bizi farklı dinamikler bekliyor olacak.






İtalya, Belçika karşısında %56 topa sahip olup 21 şut atmasına ve 1.70 xG üretmesine rağmen bitiricilik sorunu yaşadı ve kalesinde 2.76 xG vererek 2-0 kaybetti. Belçika'ya karşı maçı domine etmeye çalışan ama geçiş hücumlarında ciddi açıklar veren bir İtalya vardı. Bu durum, Türkiye karşısında reaksiyon göstermek isteyecek ve maça ön alanda yoğun baskıyla başlayacak bir rakibe işaret ediyor.






Fransa maçı gösterdi ki pasla çıkmaya çalışırken yaptığımız top kayıpları bizi sahamıza hapsetti. İtalya da ön alanda basacaktır; ilk baskıyı kırabilirsek İtalya savunmasını az adamla yakalama fırsatımız yüksek.






logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.