Birinci Dünya savaşında 1916-1918 yılları arasında Arapları Osmanlı İmparatorluğu'na karşı ayaklandıran ve Arabistanlı Lawrence adıyla bilinen İngiliz casusu T. E. Lawrence savaş bittikten sonra Ortadoğu için bir harita önerir. İngiliz casusa göre Kürtler ve Ermenilerin ayrı birer devlet olmaları İngiliz çıkarlarına hizmet edecektir. İngiltere ve Fransa'nın üzerinde anlaşarak şekillendirdikleri bugünkü Ortadoğu sınırları, aradan 80 yıldan fazla zaman geçince artık Batıyı tam olarak tatmin etmiyor olmalı ki, Lawrence'nin önerdiği devletlerin kurulması için her türlü yollar deneniyor.Son olarak Türk subaylarının da katıldığı bir seminerde NATO kolejinde Türkiye'nin 18 vilayetinin Kürt devleti sınırlarının içerisinde gösterilmesi hadisesi de Batının bu tatminsizliğinin yansıması.Bu haritalar, parçası oldukları planların Türkiye için çok daha tehlikeli şeyler içerdiklerinin de önemli birer göstergesi niteliğinde. Çünkü bu tür haritalar, bir planın yalnızca açığa çıkan küçük kısımlarıdır.Bu tür haritaların ortaya çıkması ABD'ye hayran ve ABD icazetli çevreleri şaşırtabilir ama bizce beklenmedik olmadığı için hiç şaşırtıcı değil. Çünkü ABD Türkiye'yi her zaman tehdit olarak algılamıştır. Bu bağlamda ABD Deniz Kuvvetlerinde çalışmış savunma stratejisti Thomas P.M. Barnett, 11 Eylül saldırısından sonra tehdit algılaması değişen Pentagon'un yenidünya haritasını 2004 yılında yayınlamıştı. Barnett'in, "Pentagon'un Yeni Haritası" adını verdiği kitabına göre; Türkiye, "küreselleşmeyi tehdit eden ülkeler" arasında yer alıyordu. Bu haritada Çin ve Hindistan ise tehdit olarak algılanmadığı ifade ediliyordu.Burada bir soru aklınıza takılabilir. ABD ile Türkiye müttefik değil mi? ABD Türkiye'yi tehdit olarak görüyorsa neden müttefik olarak ifade ediliyor?ABD Türkiye'yi müttefik olarak hiç görmemiştir. Hep Türkiye'den istifade etmiş ve sömürmüştür. AKP yetkilileri, "stratejik ortak" ifadesini dillerine pelesenk yaptıkları günlerde ABD'de Bush'a yakınlığıyla bilinen Cumhuriyetçi Heritage Vakfı'nın yayınladığı "değişen partnerler, ABD'nin yeni stratejik ve ekonomik ortakları kimlerdir" adlı raporunda ABD'nin birinci, ikinci ve üçüncü seviyede stratejik ortak olduğu ülkeler sayılıyordu. Bu raporda Türkiye'nin adına hiç yer verilmemişti. Bundan dolayı bu haritalar bizi hiç şaşırtmıyor. Bizi hayretleri içerisinde bırakan şey, son yaşadığımız harita vakasında da olduğu gibi ilk ve en sert tepki vermesi gereken Türkiye siyasetinin içler acısı duyarsız hali.ABD'nin Türklere olan bakış açısı hiç değişmemiştir. ABD'nin Türklere bakış açısını bakın ABD eski başkanı Roosevelt nasıl ortaya koymuş;"Birinci Dünya savaşı, Batı medeniyetine yabancı olan Osmanlı Türklerinin, Avrupa'dan kovulması ve Balkanlar'ın Müslümanlardan temizlenmesi için başlatıldı... Türkleri Avrupa'da bırakmak Batı medeniyetine karşı işlenmiş bir suçtur." (M. Özfatura İslam dergisi, 05/98)Son yaşanan harita vakasında da olduğu gibi ABD tarafı, bu tür olayların ardından olaya adı karışanların yaptıkları açıklamaların ABD yönetiminin görüşlerini yansıtmadığı gibi bir deli saçması açıklamalarla savuşturuyorlar. Çuval hadisesinde de benzeri açıklamalar duyduk. ABD tarafının haritanın öngördüğü manzarayı gerçekten desteklemiyorlarsa ABD Türkiye'nin bütün sınırlarını tanımaya hazır mıdır? Bildiğiniz gibi Lozan'a imza atmayan ABD, Türkiye'nin Güneydoğu sınırlarını halen tanımış değildir.
Orhan Dede / diğer yazıları
- PKK’nın yerini DEAŞ mı dolduracak? / 31.12.2025
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024
- Enerji masasında Türkiye neden yok? / 08.11.2025
- Çağdaş Nemrutların ateşinden hiç korkmadı! / 13.04.2025
- Ya Öcalan cumhurbaşkanı olursa... / 10.04.2025
- DEM Parti’ye mağdur rolü mü biçildi? / 05.11.2024
- Bin tane Öcalan’ın çağrısı terörü bitirir mi? / 29.10.2024
- Türkiye’nin refleksleri yok edildi / 24.10.2024
- Vatikan çok üzüldü… / 22.10.2024
- Bir savcı çok şeyi değiştirir / 20.10.2024
- Kaç Erdoğan var? / 19.10.2024


























































