logo
28 ŞUBAT 2026


Pazarlığa devam

20.12.2003 00:00:00
Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun yeni asgari ücreti belirleme çalışmaları sürüyor. Yeni ücretle ilgili işçi ve işveren kesimi farklı beklentiler içinde. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise tartışmalara yeni bir boyut kattı. Erdoğan, asgari ücretin en az, brüt 475 milyon lira olması gerektiğini ortaya attı. Merakla beklenen yeni asgari ücreti belirlemek için 25 Aralık'ta tekrar toplanacak olan komisyon, Devlet İstatistik Entitüsü'nün konuya ilişkin hesaplarını değerlendirecek. Komisyon, asgari ücretin, kişi başına milli geliri bin 500 dolar altında ve üstünde olan iller için farklı belirlenmesi önerisini benimsemeyerek, asgari ücretin daha önce olduğu gibi ülke düzeyinde tek tip olarak saptanmasını kararlaştırmıştı. Bunun için, asgari ücretin en az brüt 475 milyon lira olmasının gereğine işaret eden Erdoğan, bu yönde çaba sarfettiklerini ileri sürdü.

Taraflar ne istiyor?

Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nda işçi kesimini temsil eden Türk-İş, asgari ücretin belirlenmesinde çalışan işçi ile birlikte dört kişilik ailenin esas alınmasını, asgari ücretin kademeli olarak vergi dışı bırakılmasını ve asgari ücretin en düşük memur maaşı düzeyinde olmasını talep ediyor. Komisyona işveren kesimi adına katılan TİSK ise, asgari ücretin belirlenmesinde sadece çalışan işçinin kendisinin dikkate alınmasını, asgari ücretteki yaş ayrımının 20 yaş ve üstü olmasını ve asgari ücretin büyük bölümünün kademeli olarak vergi dışı bırakılmasını istiyor. Asgari ücret halen, 18 yaşından büyükler için brüt 306 milyon lira, net 225 milyon 999 bin lira olarak uygulanıyor.

Asgari ücretin yüzde 7.37'si eridi


 
TÜRK-İŞ, Şubatta 4 kişilik aile için 'açlık sınırı'nı 32 bin 365 lira, 'yoksulluk sınırı'nı 105 bin 425 lira olarak hesapladı. Açlık sınırı Şubatta yüzde 3.65, Ocak-Şubat döneminde ise yüzde 7.37 yükseldi. Böylece maaşların, özellikle de asgari ücretin alım gücü de iki ayda göçtü.

28.02.2026 01:57:00
ÖNDER YILMAZ
  Asgari ücretin yüzde 7.37'si eridi
  Asgari ücretin yüzde 7.37'si eridi

TÜRK-İŞ, çalışanların geçim şartlarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek için her ay yaptığı 'Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması'nın Şubat 2026 sonuçlarını açıkladı. Verilere göre, şubatta Ankara'da yaşayan 4 kişilik ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması tutarını ifade eden 'açlık sınırı' 32 bin 365 lira oldu. Gıda, giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer harcamaların toplam tutarına denk gelen 'yoksulluk sınırı' 105 bin 425 lira olarak hesaplandı. Bekar bir çalışanın 'yaşama maliyeti' aylık 41 bin 900 lira oldu.



Mutfak enflasyonu tam gaz

TÜRK-İŞ' e göre 'mutfak enflasyonu' verilerindeki değişim Şubat 2026 itibariyle şu şekilde gerçekleşti:
• Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin 'gıda için' yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 3.65 oranında gerçekleşti.
• On iki aylık değişim oranı yüzde 38.76'ya ulaştı.
• 2026'da iki aylık artış oranı ise yüzde 7.37 oranında oldu.

Et ve süt ürünleri fena zamlandı

• Araştırmaya göre Ocak ve Şubat aylarında süt, yoğurt ve peynir fiyatlarındaki hızlı fiyat artışı, tüketici alım gücünü ciddi şekilde zorladı.
• Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta kıyma ve kuşbaşı etin fiyatında artış oldu.
• Balık ürünleri fiyatlarında bir gerileme olduğu tespit edilen araştırmada, tavuk etinin kilogram fiyatında da geçen ay olduğu gibi bu ay da artış tespit edildi, Ocak ayında gerileyen yumurta fiyatlarında ise Şubat ayında yeniden artış olduğu görüldü.
• Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, yeşil ve kırmızı mercimek) grubunda Şubat ayında kuru fasulyenin kilogram fiyatında gerileme olduğu tespit edildi. Nohut fiyatında artış olduğu gözlemlenirken, yeşil ve kırmızı mercimeğin kilogram fiyatlarında ise bu ay önemli bir değişiklik görülmedi.

Maaşlar zamlar karşısında buzdan hızlı eriyor

TÜRK-İŞ'in araştırması, maaşların özellikle gıda enflasyonu karşısında hızla eridiğini gösteriyor. Türkiye'de asgari ücret 28 bin 75 TL, en düşük emekli maaşı ise 20 bin TL. Emeklilerin yüzde 96'sı 30 bin liranın altında maaş alıyor. Haliyle Türkiye'deki vatandaşların önemli bir bölümü resmen açlık sınırının altında bir gelirle yetinmek zorunda. Yoksulluk sınırının üstünde geliri olanların oranı ise sadece yüzde 10... Durum bu olunca bu yıl iki aylık dönemde mutfakta yaşanan yüzde 7.37'lik enflasyon ücretli kesimin hayat koşullarını iyice ağırlaştırdı. Fiyat artışlarının Mart ve Nisan da da devam etmesi bekleniyor.

Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı


Bahçelievler'de uyuşturucu satan şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı.

28.02.2026 01:46:00
Haber Merkezi/AA
Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı
Bahçelievler'de zehir tacirleri jandarmayı hedef aldı

Bahçelievler'de uyuşturucu madde sattığı belirlenen şüphelilerce açılan ateş sonucu 1 jandarma yaralandı, 2 şüpheli gözaltına alındı.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, uyuşturucu madde imal ve ticaretine yönelik Eyüpsultan İlçe Jandarma Komutanlığınca yürütülen çalışmalar kapsamında, uyuşturucu madde sattığı tespit edilen şüphelilerle Bahçelievler'de 27 Şubat'ta temas gerçekleştirildiği belirtildi.

Açıklamada, "Uyuşturucu madde alışverişi sırasında bölgede konumlanan JASAT ekiplerinin hareketlenmesi üzerine, şüpheli şahıslar tarafından görevlilere ateş açılmış, meydana gelen silahlı çatışmada Jandarma Uzman Çavuş B.B. kolundan yaralanmıştır. Şüphelilerden H.K. ve O.I. yakalanmış olup, üçüncü şüphelinin yakalanmasına yönelik kolluk çalışmaları devam etmektedir." ifadeleri kullanıldı.

Olayla ilgili olarak şüpheliler hakkında "görevli memura mukavemet", "6136 Sayılı Kanuna muhalefet" ve "kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı kaydedildi.

Ferdi Zeyrek davası 20 Mayıs'a ertelendi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in evinin havuzunda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetmesine ilişkin davanın ikinci duruşması görüldü. Mahkeme heyeti, beklenen ek bilirkişi raporunun henüz dosyaya sunulmaması nedeniyle davayı 20 Mayıs tarihine ertelerken, tutuksuz sanıkların adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasaklarını kaldırdı

27.02.2026 12:10:00 / Güncelleme: 27.02.2026 12:14:21
İHA
Ferdi Zeyrek davası 20 Mayıs'a ertelendi
Ferdi Zeyrek davası 20 Mayıs'a ertelendi
Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in, 6 Haziran 2025 tarihinde evinin havuzundaki arızayı kontrol etmek isterken akıma kapılarak hayatını kaybetmesiyle ilgili davanın görülmesine Manisa 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. 10 tutuksuz sanığın yargılandığı davanın ikinci oturumunda tanık beyanları alınırken, yargılama sürecindeki yeni gelişmeler kayda geçti.

"Makine dairesinde su vardı, sigorta inikti"

Duruşmada dinlenen tanık Ali Altınordu, olay günü sabah namazına giderken Başkan Zeyrek'in evinden su aktığını fark ettiğini belirterek, "Namaz sonrası Ahmet Bey ile birlikte çevreyi kontrol ettik. Makine dairesinde yaklaşık bir karış su olduğunu gördük. Tahliye borusunun çalışmadığını ve sigortanın inik olduğunu görünce müdahale etmeden oradan çıktık. Akşam eve geldiğimde ise Ferdi Bey'in acı olayını öğrendim. Sitede her malik kendi havuzunun bakımını yaptırırdı" dedi.

Sitede ikamet eden diğer tanıklar Muzaffer Esenkaya ve Ozan Özer ise sitenin yapım süreci ve havuz bakımları hakkında bildiklerini paylaştı. Tanık Esenkaya, inşaat aşamasında teknik konulara hakim olmadıklarını, kendi dairesinde de zaman zaman elektrik sorunları yaşandığını ifade etti. Tanık Ozan Özer de havuzun temizlik işleriyle Yalçın isimli görevlinin ilgilendiğini ancak teknik bir sorumluluğunun bulunmadığını dile getirdi.



Adli kontrol tedbirleri kaldırıldı

Duruşmada söz alan sanıklar ve müdafi avukatları, müvekkillerinin kusurlarının bulunmadığını savunarak beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, 9 Eylül Üniversitesi'nden beklenen ve havuzun elektrik tesisatı, akım koruma sistemleri ile yapı denetim süreçlerini aydınlatacak olan ek bilirkişi raporunun ulaştırılması için süre verilmesine hükmetti. Ayrıca mahkeme, tutuksuz yargılanan sanıklar hakkındaki adli kontrol tedbirleri ile yurt dışı çıkış yasaklarının kaldırılmasına karar vererek duruşmayı 20 Mayıs 2026 tarihine erteledi.

Olayın geçmişi

Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek, 6 Haziran 2025 gecesi evinin havuzundaki bir arızayı kontrol ettiği sırada elektrik akımına kapılmış, kaldırıldığı hastanede 3 günlük yaşam mücadelesini kaybederek 9 Haziran'da vefat etmişti. Olayla ilgili hazırlanan iddianamede sanıklar hakkında 'taksirle ölüme neden olma' suçlamasıyla dava açılmıştı.

Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı

Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında 2 metrobüsün çarpışması sonucu 4 kişi yaralandı. Yaralılar hastaneye kaldırılırken, tek yönlü duran seferler araçların olay yerinden çekilmesinin ardından normale döndü

27.02.2026 11:39:00 / Güncelleme: 27.02.2026 11:44:03
İHA
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Avcılar'da iki metrobüs çarpıştı: 4 yaralı
Edinilen bilgiye göre, kaza saat 10.30'da Avcılar'da İBB Sosyal Tesisleri durağında meydana geldi. Durağa yaklaşan iki metrobüs iddiaya göre, takip mesafini koruyamayınca kaza yaptı.

Arkadaki araç öndeki metrosübe çarptı. Araçlarda bulunanlar panik yaşarken, kazada 4 kişi yaralandı.



İhbar üzerine olay yerine sağlık, polis ekipleri sevk edilirken; kaza nedeniyle seferler tek yönlü durdu.

Yaralılar ambulansla hastaneye kaldırılırken, 2 sürücü ise polis merkezine götürüldü.

Araçların çekilmesinin ardından seferler normale döndü.

Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem

Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi

26.02.2026 21:50:00
İHA
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
Elbistan'da 4.7 büyüklükte deprem
AFAD verilerine göre, Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde 4.7 büyüklükte deprem meydana geldi.

Saat 20.17'de yerin 7 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, Sivas ve Adana'nın Kuzey ilçelerinden de hissedildi.

İlk belirlemelere göre deprem sonrası herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'

Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, 2025 yılında 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldığını, 71 bin 175 başvurunun ise sonuçlandırıldığını belirterek, "Yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti" dedi

26.02.2026 13:27:00 / Güncelleme: 26.02.2026 13:32:30
İHA
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
AYM Başkanı Özkaya: '2025 yılında 71 bin 175 başvuruyu sonuçlandırdık'
Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya, Anayasa Mahkemesinin 2025 yılı faaliyetlerinin değerlendirildiği iftar programına katıldı. Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen programda AYM Başkanvekili Basri Bağcı ile medya temsilcileri yer aldı. AYM Başkanı Özkaya, mahkemenin 2025 yılı faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. 2025 yılını geride bırakırken bireysel başvuru ve norm denetimi alanında hak ihlallerinin önlenmesi, anayasal ilkelerin hayata geçirilmesi ve hukuk devletinin güçlendirilmesi yolunda etkin ve verimli bir çalışma yürüttüklerini belirten Özkaya, 2026 yılında da aynı kararlılıkla çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

"İncelemelerde evrensel hukuk ilkeleri esas alınıyor"

Adaletin devleti ayakta tutan, bireyi güven içinde yaşatan ve topluma refah sağlayan asli dayanak olduğunu vurgulayan Özkaya, AYM'nin incelemelerinde uluslararası evrensel yaklaşımların, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarında kullanılan ilke ve standartların, diğer ülke anayasa mahkemelerinin kararlarının ve yüksek yargı organlarının içtihatlarının titizlikle araştırıldığını belirtti. Bireysel başvurularda dile getirilen ihlal iddialarının dinî, siyasi veya ideolojik kimliğe bakılmaksızın tamamen adalet odaklı bir yaklaşımla değerlendirildiğini ifade eden Özkaya, anayasal sınırlar içinde temel hak ve özgürlüklerin korunup geliştirilmesine hizmet edecek yorum ve yöntemlerin uygulandığını söyledi.

'Dosyalarda "ilk gelen ilk çıkar" ilkesi'

Dosyaların inceleme sırasına ilişkin Özkaya, "Mahkememiz norm denetimi kapsamındaki işlerin incelenmesinde 'ilk gelen ilk çıkar' ilkesine göre hareket etmektedir. Tabii burada özellikle mahkemelerden itiraz yoluyla gelen işlerde mümkün olduğu ölçüde 5 ay içinde karar vermeye büyük bir özen gösterilmektedir. Aynı şekilde bireysel başvurular da içtüzüğümüzün 'Başvuruların inceleme sırası' başlıklı maddesi uyarınca geliş sırasına göre incelenerek karara bağlanmaktadır" ifadelerini kullandı.

Bireysel başvuruların da geliş sırasına göre incelendiğini ancak başvuruların önemi ve aciliyeti dikkate alınarak Genel Kurul kararıyla belirlenen objektif kriterler çerçevesinde farklı bir sıralama yapılabildiğini belirten Özkaya, "Acil", "Pilot ve Öncü" ve "Çekirdek Haklar" gibi kategoriler oluşturulduğunu ifade etti. Başvurucuların kimliğinden veya niteliğinden dolayı herhangi bir dosyanın geciktirilmesinin söz konusu olmadığını vurgulayan Özkaya, önceliklendirmede tamamen belirlenen kriterlere göre hareket edildiğini söyledi. Yargı organları ve diğer kurumlarla iş birliğine önem verdiklerini dile getiren Özkaya, yüksek mahkemelerle çalıştay ve sempozyumların yanı sıra ortak çalışmalar yürüttüklerini belirtti. 2025 yılında birçok yüksek mahkeme ile görüş alışverişinde bulunduklarını kaydetti.

"6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık"

Uluslararası alanda da etkin rol üstlendiklerini ifade eden Özkaya, "32 farklı ülkenin yüksek mahkemeleriyle de bugüne kadar ikili iş birliği anlaşmaları imzalamış bulunmaktayız. Sadece 2025 yılında Mısır, Azerbaycan, Cezayir, Irak, Malezya ve Togo olmak üzere 6 ülkenin yüksek mahkemesiyle iş birliği anlaşması imzaladık. Ayrıca Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliğinin Eğitim ve İnsan Kaynakları Geliştirme Merkezi faaliyetleri kapsamında yaz okulu programlarımızın 13'üncüsünü geçtiğimiz ekim ayında düzenledik. Bu kapsamda bugüne kadar 41 farklı ülkeden 473 katılımcı misafir ettik. Bu etkinliklerde yapılan sunum ve değerlendirmeleri gerekli çeviriler yapılarak, ilgili ülke yüksek yargı organları ile paylaştık" dedi.

"2025 yılında 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı"

2025 yılı istatistiklerini paylaşan Özkaya, "2025 yılında mahkememize 64 bin 321 bireysel başvuru yapıldı. Buna karşılık 71 bin 175 başvuru sonuçlandırıldı. Yani yapılan başvuruları karşılama oranı yüzde 111 olarak gerçekleşti. Verilen karar sayısının yapılan başvuru sayısından fazla olduğunu ortaya koyan bu veriler, artan iş yüküne rağmen Anayasa Mahkemesinin büyük bir özveri ve gayretle çalıştığının göstergesidir. Mahkememize yapılan toplam başvuru sayısı ile sonuçlandırılan toplam başvuru sayısına da değinmek isterim. Uygulamaya girdiği 23 Eylül 2012 tarihinden 31 Aralık 2025'e kadar bireysel başvuru sistemi kapsamında 714 bin 774 başvuru yapıldı. Bunların yaklaşık 623 bin 88'i, yani yüzde 87,2'si karara bağlandı. 91 bin 686 başvuru ise derdest durumdadır" dedi.

"2025 en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu"

2025 yılında norm denetimi kapsamında 277 başvuru yapıldığını, 278 başvurunun karara bağlandığını ve 472 kuralın Anayasa'ya uygunluk denetiminin yapıldığını belirten Özkaya, "Böylelikle 2025 yılının norm denetimi kapsamında birleştirme kararları hariç olmak üzere bugüne kadar en fazla dosyanın sonuçlandırıldığı yıl oldu" diye konuştu.

Özkaya, siyasi partilere ilişkin mali denetim kapsamında ise 2025 yılında 164 dosyanın sonuçlandırıldığını, parti kapatma davalarına ilişkin 5 dosyanın derdest olduğunu ifade ederek, "Anayasa ile mahkememize verilen görevler arasında siyasi partilere ilişkin kapatma davalarını karara bağlamak da bulunmaktadır. 2025 yılı sonu itibarıyla parti kapatma davalarına ilişkin derdest dosya sayısının 5 olduğunu ifade etmek isterim" dedi.

Konuşmasının sonunda Ramazan ayının huzur ve bereket getirmesini temenni eden Özkaya, dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan zulümlerin ve insan hakları ihlallerinin son bulmasını diledi.

Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?

Terörsüz Türkiye süreci şeffaflıktan yoksun, aceleci ve geçmişteki başarısızlıkları tekrar etme riski taşıyor. PKK’nın somut silahsızlanma taahhüdü olmadan atılan adımlar, güvenlik zaafı yaratabilir ve kamuoyunda ‘taviz’ algısını güçlendirerek yeni bir hayal kırıklığına kapı aralayabilir

26.02.2026 10:56:00
Eyup Kabil
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Terörsüz Türkiye süreci ne pahasına?
Türkiye'nin en yoğun tartışılan konularından biri hâlâ "Terörsüz Türkiye" süreci. Teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın mesajları, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun raporu ve siyasi aktörlerin açıklamalarıyla ivme kazanan bu süreç, iktidar tarafından "tarihi fırsat" ve "devlet politikası" olarak sunulurken, muhalefet ve bağımsız gözlemciler tarafından eleştiriliyor.

Sürecin mevcut durumu

Komisyon raporu 18 Şubat'ta çoğunlukla kabul edildi (47 evet, 2 hayır, 1 çekimser). Rapor, PKK'nın silah bırakması ve örgütün tasfiyesi sonrası yasal düzenlemeleri (umut hakkı, demokratikleşme adımları vb.) tavsiye niteliğinde öneriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grup toplantısında "elimizi değil gövdemizi taşın altına koyduk" diyerek risk aldıklarını vurguladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek ise "kişiye özel düzenleme yok, terörün tamamen bitmesi şart" dedi.

Ancak süreç, somut adım eksikliği nedeniyle eleştiriliyor. PKK'nın fiili silah bırakma ilanı hâlâ net değil; Suriye'deki SDG anlaşması olumlu katkı olarak gösterilse de, Türkiye'nin talepleri (tam silahsızlanma ve dağılma) karşılanmadı. Irak'ın kuzeyindeki askeri operasyonlar ve üs genişletmeleri ise "çift başlı politika" algısını güçlendiriyor.

Kapalı kapılar ardında yürütülüyor

En ağır eleştirilerden biri, sürecin şeffaflıktan yoksun olması. Komisyon çalışmaları büyük ölçüde kapalı kapılar ardında yürütüldü.

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un "ramazan sonrası yasal düzenlemeler şart" çıkışı, acelecilik endişelerini artırıyor. Geçmiş Çözüm Süreci'nde (2013-2015) yaşanan hayal kırıklıkları hatırlatılıyor. Müzakereler sırasında güvenlik zaafı yaratıldığı, hendek olayları ve şehir çatışmalarıyla binlerce can kaybı yaşandığı, sürecin tek taraflı çökertildiği iddiaları hâlâ canlı. Muhalefet, "yine aynı senaryo mu oynanıyor?" sorusunu soruyor.

Güvenlik riskleri

Süreç, terörle mücadelede kararlılık ile barış arayışını dengelemeye çalışıyor gibi görünse de, eleştirmenler "güvenlik zaafı yaratma" riskine dikkat çekiyor. F-16 kazası gibi olaylar gündemdeyken, askeri hazırlıkların devam etmesi bir yandan "ciddi niyet" gösterirken, diğer yandan "müzakere masasında zayıf görünmeme" çabası olarak yorumlanıyor.

Bazı yorumculara göre süreç, bölgesel konjonktür (Suriye'deki yeni yönetim, İran-Irak dengeleri) nedeniyle hızlandırılıyor; ancak PKK'nın tam fesih ve silahsızlanma taahhüdü olmadan atılacak adımlar, "taviz" algısı yaratabilir. Kamuoyu yoklamalarında terörün bitmesi %95 destek görse de, "nasıl ve ne pahasına?" sorusu cevapsız kalıyor.

Ekonomik ve sosyal boyutun gölgesinde kalan sorular

Süreç başarılı olursa yatırımlar artar, ekonomik güven yükselir deniyor (şubatta endeks zaten artış gösterdi). Ancak kuraklık, su açığı, yüksek enflasyon ve yaşam maliyeti gibi acil sorunlar varken, sürecin bu konuların önüne geçirilmesi "gündem değiştirme" olarak eleştiriliyor. Şehit aileleri ve gazilerle iftar programları yapılırken, geçmiş mağduriyetlerin telafisi için somut adımlar hâlâ sınırlı.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti

25.02.2026 14:18:00 / Güncelleme: 25.02.2026 14:23:42
İHA
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere 'dikkat ve sabır' konusunda uyarılarda bulundu.



İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan'dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi.

"Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir"

İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu.



"Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz"

Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi ve komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet’in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulundu

25.02.2026 14:13:00
Ahmet Turan Yiğit
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Üniter yapıyı hedef alan rapora evet diyen CHP anayasa değişikliğine de evet der mi? Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'dan çarpıcı değerlendirme
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, Türkiye gündemindeki kritik gelişmeleri değerlendirdi. Komisyon raporu, anayasa değişikliği tartışmaları, Cumhuriyet'in üniter yapısı ve siyasi partilerin tutumu üzerine dikkat çeken açıklamalarda bulunan Yavuz, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini de değerlendirdi.
Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz, "CHP'nin komisyona katılımının siyasi sonuçlarını, iktidar ve muhalefetin anayasa sürecindeki pozisyonlarını, "üniter yapı" ve milli bütünlük tartışmalarını, Abdullah Öcalan'ın "siyasi aktör" olarak anılması meselesini, Türkiye'de olası "Lübnanlaşma" riskini ve seçmen tabanlarının milli hassasiyetleri ve siyasi kırılmaları ele aldı.

Emekli Tümgeneral Ahmet Yavuz'un konuşmasını izleyin:

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.