logo
28 EYLÜL 2026

"Performansımın artışı takımla doğru orantılı"

Kasımpaşa'nın tecrübeli kalecisi Ertuğrul Taşkıran, Süper Lig'de kendisini en çok zorlayan forvetin Trabzonspor'da iki sezon önce forma giymiş Alexander Sörloth olduğunu söyledi. Ertuğrul, ayrıca takım arkadaşı Umut Bozok'un da antrenmanlardaki şutlarıyla kendisine zor anlar yaşattığını belirtti

31.01.2022 11:40:00
 
"Performansımın artışı takımla doğru orantılı"
"Performansımın artışı takımla doğru orantılı"
Kasımpaşa'nın deneyimli file bekçisi Ertuğrul Taşkıran, kariyeri, Süper Lig'de görev alan genç kaleciler ve birçok konuyla ilgili özel açıklamalarda bulundu.

'Büyük takımdan puan aldığında farklı bir hava oluşuyor'

Beş maçlık galibiyet serisine kadar yaşadıkları inişli çıkışlı grafiği değerlendirerek sözlerine başlayan 32 yaşındaki eldiven, 'Sezon başladığında geçen sezondan ders alıp başladık. Çünkü geçen sezonun sonuna doğru iyi bir grafik yakalamıştık. Eğer onu yakalamasaydık sıkıntı yaşayacaktık son haftalarda. Bu doğrultuda iyi oyuncular da katıldı aramıza ama takım oyununda istediğimiz istikrarı yakalayamadık. Bu da sonuçlara yansıdı ama oyundan vazgeçmedik. Hiçbir oyunu bırakarak, farklı mağlubiyet alarak kaybetmedik. İstikrarlı bir oyunumuz vardı ama sonuca yansıtamadık. Nitekim hoca değişiklikleri de oldu bu doğrultuda. Bazı maçlarda çok iyi oyunlar sergiledik. Galibiyet alabileceğimiz maçlarda bazen özgüven eksikliği, bazen bireysel hatalar ile sonuçlar alamadık. Haftalar çok çabuk geçti. Ben Antalyaspor maçını oynadıktan sonra Altay maçına geldiğimizde, ligin son haftası artık, kazanmaktan başka hiçbir şansımız yoktu. Altay o maça bize göre daha rahat çıktı, üst sıralardaydı. Bizim lige ikinci devre tutunabilmemiz için kesin galibiyet almamız gerekiyordu. Oraya kadar bazı beraberlikler açıkçası bizim gözümüzü boyamış. Beşiktaş ile beraberlik aldık. Büyük takımdan puan aldığında farklı bir hava oluşuyor. İster istemez gerçeklerden uzaklaşabiliyorsun. Nitekim çok az galibiyet adlık, Giresun ve Malatya maçı var galip ayrıldığımız. O doğrultuda aradaki maçların hepsinde ben oynadım. Malatya maçında alt adalemden bir sakatlık yaşadım. 20. dakikada oyundan çıkmak zorunda kaldım. O maçtan sonra 6-7 maç oynayamadım. 5 haftası sakat geçti, 2 haftası da yedek oturdum. Sonrasında tekrar fırsat geldi ve takımın yükselişiyle beraber güzel bir grafik çıktı ortaya. Bütün arkadaşlarım oynayan oynamayan herkes çok mutlu. Güzel bir ortam yakaladık' şeklinde konuştu.

'Sami hoca vazgeçmememiz gerektiğini her konuşmada bize aşıladı'

Teknik Direktör Hakan Kutlu ile yolların ayrılmasının ardından takımın başına geçen Sami Uğurlu'nun büyük bir inanç ile göreve başladığının altını çizen Ertuğrul Taşkıran, 'Sami Hoca futbolculuktan gelen bir insan. Bizim neler yaşadığımızı çok iyi biliyor. Daha önceki hocaların ekiplerinde de bulundu. Bizi yakından tanıyor. Hoca kulübü de çok iyi biliyor. Camiayı da çok iyi biliyor. Oyuncuları da bire birde çok iyi tanıyor. Neler yapabileceğimizi en iyi bilenlerden bir tanesiydi. Bu doğrultuda inançlı bir şekilde başladı. Gerçekten kazansak da kaybetsek de oyundan vazgeçmememiz gerektiğini her defasında her antrenmanda her toplantıda bize aşıladı. Kendine çok inanıyordu, fırsat bekliyordu. Bu fırsatı da zor bir zamanda yakaladı. Üstesinden şu ana kadar çok iyi bir şekilde geldi. Bundan sonra da daha iyisini daha güzelini yapacaktır' cümlelerine yer verdi.

'Performansımın artışı takımla doğru orantılı'

Yükselen grafiğinin takımdaki dayanışma ile alakalı olduğunu da belirten başarılı file bekçisi, 'Konya'dan ayrıldıktan sonra birçok takımın ilgisi alakası oldu. Çok iyi şartlar sunan takımlar oldu. Kasımpaşa benim hep önceliğimdi. Nitekim o süre zarfında da bekledim. Çünkü burada bir kaleci rotasyonu olacaktı. Fatih'in Galatasaray'a gittiği dönemde Ramazan tek kalmıştı. Buraya çok istekli ve arzulu geldim. Çünkü yaptığım tüm plan programlarda burada olmayı istiyordum. Daha öncesinde burada oynayan yakın arkadaşlarım da vardı. Hem faydalı olabileceğimi hem de kariyerimde o istediğim ivmeyi yakalayabileceğim fırsatı burada bulacağıma inanıyordum. O inançla geldim. Geçen sezon da benim adıma iyi geçti. 20-21 maç oynadım. Bu sezon da şu ana kadar 15 tane maç var ve her maç takımıma katkı sağlamak için uğraşıyorum. Performansımın artışı takımla da doğru orantılı ama kulübü seviyorum, çok güzel bir ortamımız var ve sahiplendim. Bu da hem performansıma hem saha içi hem saha dışı duruşuma yansıyor. Bu da beni çok mutlu ediyor. Üzerine koyarak devam etmem gerekiyor. Bunun da farkındayım' diye konuştu.

'Trabzonspor maçı çok önemli'

Ertuğrul, Süper Lig'e verilen arada sıkı çalışarak Trabzonspor maçına hazırlandıklarını söyleyerek, 'Takımda hava gayet iyi. Şampiyonluk adayı takımlardan bir tanesiyle oynuyoruz. O açıdan çok önemli ama bizim için her maç çok önemli. Biz yaptığımız şu seride aradan bir tane maçı, Allah korusun kaybetmiş olsaydık işler şu anda bizim için çizilen bu tablo şeklinde olmayacaktı. Daha zor olacaktı. Bizim her maçtan puan çıkartmamız gerekiyor. Bu güce sahibiz. Oyuncular olarak biz buna inandık. Birçok takım kampa gitti. Bizim tesis imkanlarımız çok iyi. O yüzden antrenmanlarımıza burada devam ediyoruz. Sıkı çalışıyoruz. Sakat oyuncularımız var. Bu ara onların dönmesi için de iyi oldu. Aramıza katılan birkaç arkadaşımız oldu. Bizim adımıza güzel bir fırsat oldu. Bu bir ara ama bizim hiç ara vermemiş gibi aynı ciddiyetle, aynı istek ve arzuyla yolumuza devam etmemiz gerekiyor ve inşallah da böyle olacak' değerlendirmesinde bulundu.

'Altay, Uğurcan, Berke, Ersin ve İrfan Can Türk futboluna damga vurabilecek kaleciler'

Son dönemde Türk futbolunda yetişen genç kalecilerin Avrupa standartlarının üzerine çıkabileceğini savunan lacivert-beyazlı oyuncu, 'Gerçekten Türk futboluna damga vurabilecek isimler var; Altay, Uğurcan, Berke, Ersin, İrfan Can. Sayabileceğimiz birçok isim var aklıma gelmeyen. Alt liglerde de aynı şekilde güvenip oynatılan birçok kaleci var. Bu Türk kaleciler için çok büyük bir fırsat. Fırsat verildiğinde de bunun değerlendirilebileceğini gerçekten Avrupa standartları hatta Avrupa standartlarının üzerine çıkılabileceğini gösteren bir ivme bu' açıklamasını yaptı.

'Potansiyelli kalecilerimiz var, bunların Avrupa'da öne çıkması gerekiyor'

Türk kalecilerin Avrupa'ya açılmasına yönelik adımların atılması gerektiğini aktaran Taşkıran, yeni yetişen genç kalecilerin fizik kalitesine ilişkin de şunları söyledi: 'Bizim fizik standartlarımız çok iyi. Türkiye'deki kalecilerin özellikle son dönemde fizik kalitesinde muazzam bir artış oldu. Dünya standartlarının civarındayız. Ortalama 1.91 diye biliyorum kaleci standardı. Şu an Türkiye'deki kalecilerin boyutları çok iyi. Fizik kuvvetleri çok iyi. Bunu teknik ve oyun bilgisiyle birleştirdiğimizde başka seviyeye geleceğiz. Bunu yapan kaleciler üst seviye oldu. Büyük takımda oynamak zor, diğer takımlardaki gibi maç içinde 6-7 tane pozisyon gelmiyor. Sıcak kalman gerekiyor. Konsantrasyonunu bozmaman gerekiyor. Bunu başarabilenler de yukarıya doğru devam ediyor. Altay bunu başardı kalıcı oldu, Uğurcan bunu başardı kalıcı oldu. Benim temennim Ersin de dahil. Ersin'in Berke ile beraber daha gelişimine katabileceği zamanları da var. Fırsatları da var. İnşallah yerli kalecilerin yurt dışına açılmasıyla alakalı adımlar atılır. Bunu başarabilen kaleciler olur ve bunun devamı gelir. Gerçekten çok potansiyelli kalecilerimiz var. Fizik kalitemiz çok iyi. Bunun Avrupa'da bir şekilde öne çıkması gerekiyor. Umarım gerçekleşir.'

'Genç kaleciler faydalı eleştirileri dinleyip yoluna devam edecek'

Fenerbahçe'de Altay Bayındır'ın yokluğunda kaleyi devralan Berke Özer'e zaman zaman yöneltilen olumsuz eleştirilere de değinen 32 yaşındaki futbolcu, genç kalecilerin bu tür ağır eleştirilere takılmadan çalışarak devam etmeleri gerektiğinin altını çizip şöyle devam etti: 'Bu eleştirilerin olması normal. Büyük bir camia. Türkiye'nin en büyük camialarından bir tanesi. Ben de altyapısından yetiştim. Yaklaşık 10-11 yıl bu camianın içinde bulundum ve üzerimde o armayı taşıdım. Saha içi saha dışı sorumlulukları çok fazla. Bu bir gerçek. Başarı geldiğinde ödülü de çok büyük oluyor ama başarısızlık geldiğinde eleştiriler de bir bu kadar ağır oluyor. Berke ile zaten konuşuyoruz. Çok düzgün bir çocuk ama bunlara karşı duruşunuz ilerideki kariyerinizi belirleyecek. Övgülerde çok yükselmemeniz lazım. Bu tarz eleştirilerde de kendinizi düşürmemeniz lazım. Aynı çizgide devam etmek gerekiyor. Benim bütün kalecilere söyleyeceğim bu. Bir maçta yaptığın bir kurtarış seni göklere çıkartıyor. Aslında bu da gerçekçi değil. Yaptığın bir hatada da çok ağır eleştirilere maruz kalıyorsun. Bu da gerçekçi değil. O doğrultuda çok çalışacaksın. Kaleciliğin anahtarı bu, bitmiyor. Uğurcan 25-26 yaşında çok iyi kaleci. Ama bunu devam ettirmesi gerekiyor. Üzerine koyduğu sürece o çizgide devam ettiği sürece iyi kaleci olarak anılacak. Altay ve Ersin de öyle. Diğer kaleciler için de bu durum söz konusu. İstikrar gerekiyor. Genç kalecilerde özellikle inişler çıkışlar olması çok normal. Kalecilik tecrübeyle de doğru orantılı. Çok takılmadan doğru olanları sana faydası olan eleştirileri dinleyeceksin aynı şekilde çalışmaya devam edip yoluna bakacaksın.'

'Serdar Kulbilge ile çalışmak bizim için bir şans'

Lacivert-beyazlı eldiven, kaleci antrenörü Serdar Kulbilge'yle çok iyi çalıştıklarını da belirterek, 'Milli takım arasında bizi iyi yoruyor. Serdar hoca ben Fenerbahçe'de ilk altyapıdan A takıma çıktığımda çalışkanlığı ile örnek olacak bir isimdi. Nitekim o seviyede oynamasını da çalışkanlığına bağlıyor kendisi. Şimdi antrenörken de aynı şekilde. Hem farklı çalışmalar yaptırıyor, kendini geliştiriyor hem de yoğun tempoda çalıştırıyor bizi. O açıdan bizim için bir şans' diye konuştu.

'Futbol sonrası antrenörlük yaparım diyemiyorum'

Ertuğrul, aktif futbol yaşamının ardından kariyerini nasıl sürdüreceğine ilişkin sorulan soruya, 'Ben şu an 32 yaşındayım, kaç yaşına kadar oynarım' 3, 4, 5 sene, gidişata bağlı. 37-38 yaşıma kadar oynadığımda yine çalışmam gerekecek. Geçmişte yaptığım çalışmalar beni 36-37 yaşıma kadar götürmeyecek. Evet, oynadığım maçlar, gösterdiğim performanslar beni bir yere getirecek ama kalecilik çalışmayla birebir aynı doğrultuda ilerliyor. Uzun vadede şöyle yaparım, şu yaşa kadar oynarım diye bir şey söyleyemiyorum. Kendimi fit hissediyorum. Fiziğim el verdiği sürece sahaya adımı attığımda bugünkü gibi istekli giriyorsam, onu devam ettirdiğim sürece ben de devam edeceğim. Sonrası zor bir soru. Şu an futbol çok darboğazdan geçiyor. Kulüplerin çok ciddi maddi sıkıntıları var. Tesis sıkıntıları var, birçok kulübün. Yarın ne olacağını bilmiyorum. Futbol sonrasında antrenörlük yaparım dediğimde kendimi oraya koyamıyorum. Çünkü hala kaledeyim. Onun dışında yöneticilik, futbolcu temsilciliği gibi bir sürü seçenek var ama kendi adıma bunları değerlendirip, şunu yapacağım diyemiyorum. Benim zamanında Fenerbahçe'de beraber oynadığım Emre ağabey (Belözoğlu), Egemen ağabey (Korkmaz), Selçuk ağabey (Şahin) ve Volkan ağabey (Demirel) şu anda antrenörlük yapıyor. Doğal olarak onlarla iletişim halindeyiz. Belki futboldan sonra antrenörlüğe yönelebilirim veya daha farklı fikirler oluşabilir kafamda. Planlarım var ama net şekilde karar vermiş değilim' cevabını verdi.

'Çocukluğumuzda bizim dönemimizin efsanesi Rüştü ağabeydi'

Deneyimli eldiven, örnek aldığı kalecinin Rüştü Reçber ile Volkan Demirel olduğunu aktararak, 'Çocukluğumuzda bizim dönemimizin efsanesi Rüştü ağabeydi. Kendisiyle de tanışma fırsatı yakaladım, karşılıklı da oynadık. Bizim adımıza akla ilk o geliyordu. Çünkü benim çocukluğum onun çok başarılı olduğu döneme denk geldi. Ben hep kaleci olarak oynadım. Forvet, defans değildim. O yüzden Rüştü ile başlayan daha sonra Volkan ile devam eden bir süreç vardı. Önümüzde Volkan Demirel gibi bir gerçek vardı. Ve hep bize o söyleniyordu. Kariyerlerimiz bir şekilde bir araya geldi. Ben Fenerbahçe'ye transfer oldum A takıma çıktım. 2 sene de Volkan abiyle aynı odayı paylaştım. Rüştü ile başlayıp Volkan ile devam eden rol model oldu hayatımızda. Şu anda da ben gençlere yakınımda altyapıdan gelen gençlere örnek olabilmek için elimden geleni yapıyorum. Çünkü genelde Türk futbolunda kötü örnekler haylaz çocuklar göze geliyor ama çok doğru düzgün profiller de var. Ben de bunlardan biri olup gençlere örnek olabilmek adına elimden geleni yapıyorum. Onlara yardımcı olmaya çalışıyorum' şeklinde konuştu.

'Beni en çok zorlayan forvet Sörloth'tu'

Süper Lig'de kendisini en çok zorlayan forvet oyuncusunun iki sezon önce Trabzonspor'da forma giymiş olan Norveçli Alexander Sörloth olduğunu açıklayan Ertuğrul Taşkıran, 'Açıkçası Burak Yılmaz ağabey buradayken cevabım o olurdu. Sonrasında da Sörloth'tu. Çünkü adam hiçbir şekilde durdurulamıyor. Koşu atıyor, şut atıyor, kafa topu var. Mücadele ediyor. Defansa yardım ediyor. Şu anda aklıma güncel gelen isim yok ama en son Sörloth'tu. Kafa atıyor, koşuyor. Bütün özellikleri var. Beni en çok zorlayan forvet Sörloth diyebilirim. Şu an için 'beni çok zorluyor' diyebileceğim bir isim yok. Bizim Umut çok zorluyor, antrenmanlarda. (Gülerek) Daha rakip oynamadık ama Umut zorluyor diyebilirim' ifadalerini kullandı. İHA

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu

25.09.2026 22:51:00
İhlas Haber Ajansı
 
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Milli boksör Emrah Yaşar, Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, Bulgaristan'da düzenlenen 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda erkekler 90 kilo finalinde İspanyol rakibi Enmanuel Reyes Pla'yı mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen Avrupa Boks Şampiyonası'nda Türkiye'yi temsil eden Fenerbahçeli milli boksör Emrah Yaşar, 90 kilo final müsabakasında İspanyol Enmanuel Reyes Pla ile karşı karşıya geldi. Ringde sergilediği üstün performansla rakibine şans tanımayan milli sporcu, maçı kazanarak Avrupa şampiyonu unvanını elde etti ve ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdı.

Daha önce Kick Boks branşında da Avrupa şampiyonluğu bulunan genç boksörün kariyerinde ayrıca U22 ve U23 yaş kategorilerinde kazanılmış Avrupa şampiyonlukları da yer alıyor. Emrah Yaşar, aldığı bu zaferle başarılarına bir yenisini daha eklemiş oldu.

Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti

25.09.2026 22:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Busenaz Sürmeneli üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu
Fenerbahçeli milli boksör Busenaz Sürmeneli, 2026 Avrupa Boks Şampiyonası 70 kilo finalinde İngiliz rakibi Chantelle Reid'i 5-0 mağlup ederek altın madalyanın sahibi oldu ve üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti.

Bulgaristan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyonda ringe çıkan milli boksör Busenaz Sürmeneli, 70 kilo final müsabakasında İngiliz Chantelle Reid ile karşı karşıya geldi. Müsabaka boyunca rakibine karşı üstün bir oyun sergileyen milli sporcu, karşılaşmadan 5-0'lık net bir skorla galip ayrılarak şampiyonluğa uzandı.

Kariyerindeki ikinci Avrupa şampiyonluğunu kazanan Busenaz Sürmeneli, bu başarıyla birlikte organizasyondaki toplam madalya sayısını 4'e çıkardı. Milli boksörün Avrupa Şampiyonası kariyerinde 2 altın ve 2 bronz madalyası bulunuyor.

Büşra Işıldar gümüş madalya kazandı

Milli boksör Büşra Işıldar, ise 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda gümüş madalya kazandı. 75 kilo finalinde İrlandalı sporcu Aoife O'Rourke ile karşılaşan 24 yaşındaki sporcu, mücadeleden mağlup ayrılarak Avrupa ikincisi oldu. Gençler kategorisinde Dünya ve Avrupa şampiyonlukları bulunan Büşra Işıldar'ın, büyükler kategorisinde Dünya Şampiyonası'nda gümüş, Avrupa Şampiyonası'nda ise bronz madalyası var.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.