logo
24 EYLÜL 2026

Prof. Dr. Haydar Baş’ın İmam Ali eseri

Âlemlerin Rabbi olan Allah’a sonsuz hamd, O’nun son ve yegâne hak din olarak gönderdiği İslam’ın Yüce Peygamberine sayısız salât ve selam olsun

21.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Prof. Dr. Haydar Baş’ın İmam Ali eseri
Prof. Dr. Haydar Baş’ın İmam Ali eseri
Âlemlerin Rabbi olan Allah'a sonsuz hamd, O'nun son ve yegâne hak din olarak gönderdiği İslam'ın Yüce Peygamberine sayısız salât ve selam olsun.

İman ve İslam'ın bağırlarında yoğrulup insanlığa sunulduğu Ehl-i Beyt'in kutlu insanlarına ve onların işaret, istikamet ve sevgileriyle yol alan mü'minlere de selam olsun…

İslam, kuru iddialar veya mücerret mefhumlar yığını değildir; bilakis yaşanan bir hayattır.

"Canlı Kur'an" olan Resulullah'ın (s.a.v.) ailesi, İslam'ın yaşanan ve yaşayan özüdür.

Ehl-i Beyt, son peygamber Hz. Muhammed'in (s.a.v.) ve aile efradının şahsında Kur'an-ı Kerim'in ve İslam'ın yaşam modelidir, canlı hâlidir. Ehl-i Beyt, imanın ve İslam medeniyetinin çekirdeğidir.







Türk Milleti, Ehl-i Beyt yoluyla İslam'la şereflendiler; bu yolu hayatlarına geçirmede de "Asakir'ullah-Allah'ın askerleri" unvanına layık oldular.

Hacı Bektaş'lar, Ahmet Yesevi'ler, Mevlana'lar, Yunus'lar, zaman içerisinde Ehl-i Beyt'in müşahhas örnekleri olarak insanlığı aydınlattılar.

Bu kadronun yetiştirdiği Alperenler, Anadolu'yu ve bütün cihanı dantel gibi örmüş, insanların gönüllerinde İslam'ın çırağını yakmışlardır.

Elinizdeki 'İmam Ali' adlı çalışmamız, bu bağlamda kendi iman ve medeniyetimizin temellerini yeniden keşfetmeye yönelik bir gayret ve Ehl-i Beyt'e olan minnet borcumuzu acizane eda etmek çabasıdır.

İslam dininin yaşanmış ve yaşanacak olan her türlü yücelikleri, her türlü hüzün ve fırtınalarının bir örneği adeta "Hane-i Saadet'te" yaşanmıştır.







Yüce Allah'ın Kur'an-ı Kerim'inde "… Ey Ehl-i Beyt! Allah, sizden sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor" (Ahzab Sûresi, 33) diye muştulayıp tebcil ettiği "Hane-i Saadet"te nübüvvet nuru ve velayet nuru cem olmuştur.

Bir başka ifadeyle, Ehl-i Beyt'in yüce İmamı Hz. Ali'deki "velayet nuru", âlemlere rahmet Hz. Muhammed'in 'Risalet nurunun' devamıdır. Risalet ve velayet nurları, adeta aynı madalyonun iki yüzü gibidir.

Peygamberlerin ve risaletin şahı Hz. Muhammed'dir, velayetin şahı ise Ali'yyül Murteza'dır. Ancak, Resulullah'tan sonra artık peygamber yoktur.

Resulullah (s.a.v.), abasının altına Ali'yyül Murteza'yı, Fâtımâ'tüz- Zehra'yı, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'i alarak "Bunlar Benim Ehl-i Beyt'imdir" diyerek takdim etmiştir.







Ehl-i Beyt, Resulüllah'tan bir parçadır

Yüce Allah, âlemlerin Rabbi, Resulullah ise âlemlere rahmet peygamberdir. Resulüllah (s.a.v.) ilmin ve hikmetin şehri; Hz. Ali ise kapısıdır.

Allah'ın koruması ve ismeti altındaki Resulüllah'ın ilim şehrine giden yolların hepsi Ali kapısından geçer.

Hak yollar Ali kapısına çıkar. Ali kapısı ise Resulüllah şehrine açılır… Resulüllah'ın şehrinde ise Yüce Allah bulunur, orası tevhit şehridir.

Kıyamet sabahına kadar her kim ki, İslam'ın nuru ile tenvîr olur; onun, Allah'ın lütfu, Resulullah'ın şefaati ile Hz. Ali'den bir nasibi vardır.

Yani Peygambere açılan kapı, mutlak surette Ali'den geçer. Bir insan nebevî yoldan feyz almış bile olsa, mutlaka onun Hz. Ali'den bir nasibi vardır.







Elinizdeki eserde de göreceğiniz gibi Hz. Ali (k. veche), İslam'ın ilk gününden son nefesine kadar tevhit, iman, ibadet, hikmet, adalet, feragat, fedakarlık, şecaat ve cesaret timsali olarak Resulullah'ın adeta ikiz kardeşi gibidir.

Musa'ya nispetle Harun ne ise; Resulullah'a nispetle Hz. Ali O'dur.

Kıyamete kadar gelmiş ve gelecek olan Ümmet-i Muhammed'e, Hz. Ali'nin "kim olduğu"nu bizzat Resulüllah anlatıyor, takdim ediyor:

"Şüphesiz ki, Ali Bendendir; Ben de O'ndanım. O, Benden sonra her mü'minin velisidir" (Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 437-8; Tirmizi,X, 209).

Hz. Peygamber (s.a.v.), Hz. Ali'nin elini kaldırdı ve şöyle ilan etti: "Ali Bendendir, Ben de O'ndanım. Ali Benim velimdir, Benim namıma borcumu öder. Ben kimin mevlâsı isem Ali de onun mevlâsıdır. Ben, O'na dost olanın dostuyum, düşmanının da düşmanıyım. Allah'ım, Ali'yi seveni sev, düşman olana Sen de düşman ol. O'na yardım edene de yardım et!" (Nesai, Hasais, Hd. No. 66, 95, 96; İbn Kesir, Bidaye, V, 212; el Bezzar, III, 188; Tirmizi, X, 221, Tuhfe; Ahmed ibn Hanbel, Müsned, IV, 164-5 ve V, 3247)







Bera'a ibn-i Azib (r.a.) şöyle rivayet ediyor: Nebi (s.a.v.)'i gördüm; O, Hasan ibn Ali'yi (r. ahuma) omzuna alarak, "Allah'ım, Ben bunu seviyorum, bunu Sen de sev" buyurdu (Nesaî, Hasais, Hd. No, 139; Tirmizi, X, 273-4, Tuhfe; İbn Hibban, 2294).

Takdir edersiniz ki, insanlık âleminde iki yol vardır… Biri, hak ve hakikat yolu, diğeri de insanlığı karanlıklara sürükleyen bâtıl cehalet yolu! İslam'ın intişarından sonra her dönem ve devirde zulümât perdeleri, Ehl-i Beyt dünyasını zaman zaman imha etmeye ve de yok etmeye çalışmışlardır.

Hz. Ali'nin şehadeti, Hz. Hüseyin'in şehadeti, Ehl-i Beyt imamlarının 12'sinden 7'sinin şehadeti, bu anlattığımız hususun açık bir izahıdır.

Resulüllah'ın (s.a.v.) rıhletinden hemen sonra, bu pak nesle karşı bir sırt çevirme başlamış, gelişen acı olaylar Hz. Ali'nin ve Hz. Hüseyin Efendimizin şehadeti ile sonuçlanmıştır.







Öyle ki, Hz. Ali'ye direkt dil uzatamayan muhalifler, babasına, Hz. Ebu Tâlib Efendimize iftiralarla saldırma yoluna gitmiş, velayet nurunun sahibi olan Hz. Ali'nin ilahi makamını lekelemeye çalışmışlardır.

Türk milleti de, her dönemde İslam'a sarılmış olsa da; bilhassa Yavuz Sultan Selim döneminde "saltanat tehdit altına girecek" diye vehmedilmiş; Şia mezhebi ile yapılan mücadelede, maalesef Ehl-i Beyt'e gönül veren insanlara haksızlık yapılmıştır. Saltanat yanlıları, Ehl-i Beyt'e aşık olmalarına rağmen, bilerek ya da bilmeyerek, Ehl-i Beyt'e farkında olmadan sırtını dönmüştür.

Yalnız bunun faturası kader planında öyle bir tecelli ile cevap bulmuştur ki, Ehl-i Beyt'e sırtını dönen bu insanlar, gönüllerini Tanzimat'la birlikte batıya çevirmiş, Ehl-i Beyt'in eğitimi, öğretimi adeta unutulmuştur.

Tam da bu noktada batıya dönen gönüller, azınlık adı altında Ehl-i Salib'e gönlünü kaptırmış; onlara hak verelim derken, koskoca bir imparatorluk inkıraza uğramış ve heba olup gitmiştir.

Şayet aynı yanlışlar devam eder; milletimizin varlık sebebi olan Ehl-i Beyt'e hizmet edilmez, eğitim-öğretim ve ekonomik destek sağlanmaz ise; korkarım tarih tekerrür eder, varlığımızı tehdit edecek kader hesapları ile karşı karşıya kalabiliriz.







Bu bağlamda, İmam Ali'ye dair bu çalışmamızın, siyasi imkan bulmamız durumunda açmayı planladığımız Ehl-i Beyt Üniversitesi için temel olmasını diliyorum.

Elinizdeki eserde göreceğiniz gibi, Hz. Ali, Resulullah'ın ahirete rıhletinden sonra da her Müslüman'ın yârı ve yardımcısı olmuştur.

Kendinden önce hilafet makamında bulunan Hz. Ebu Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman'ın her halükârda akıl, hüküm ve hikmet aldıkları baş danışmandır.

Eseri okuduğunuzda, İslam medeniyet tarihinde, adaletli devlet idareciliğinin en güzel örneklerinin ve kurumlarının, her türlü dahili fitne ve zor şartlara rağmen Hz. Ali (k. veche) tarafından ortaya konduğunu göreceksiniz.

Velayetin şahı olarak Hz. Ali'yi hakkıyla tanımak ve tanıtmak, elbette beşerin takatini aşmaktadır. Ancak elinizdeki eseri okuduğunuzda, O'nun eşsiz bir iman, ibadet, idare-yönetim, ilim ve vakar abidesi olduğunu fark edeceksiniz.

Böylece medeniyetimizin dayandığı temellerin, gerçekte ne kadar yüce ve güçlü olduğunu idrak ederek, yüreğiniz kuvvet bulacaktır.

Söz buraya gelmişken deriz ki, gönlünde Hz. Ali sevgisi taht kuran Türk milleti, işte hakikate ve insanlığa hizmet asaletine bu vesile ile ulaşmıştır.

Bu manada hiçbir Müslüman yoktur ki, o, Alevî olmasın. Alevîlik, Ali'yi sevmekse, o halde bütün Müslümanlar Alevî'dir. Bu manada inşaallah elinizdeki eserimiz, milletimiz için "birlik ve dirlik iksiri" olacaktır.

Bu vesile ile eserin hazırlanmasında başta muhterem eşim olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyor; velayetin şahı İmam Ali'nin şefaatlerini talep ederek, hem dünya hayatımızda "birlik ve dirlik" içinde olmayı, hem de Resulüllah'ın Havz-ı Kevseri'nin başında hep beraber cem olmayı Yüce Allah'tan niyaz ediyorum.  Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri önsöz Trabzon / 2010

Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"

Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda 3 katlı bir binanın altındaki toprak kütlesi koptu

19.09.2026 19:31:00
İHA
 
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Doğu Karadeniz genelinde dün akşam saatlerinde başlayan kuvvetli yağış bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde aşırı yağışlar sonucu heyelan meydana geldi. Yamaçtan kopan dev toprak kütlesi, 3 katlı bir konutun alt kısmını boşaltarak yapının askıda kalmasına yol açtı.
 







Olay anında yaylada olduğunu ve haberi sonradan aldığını belirten ev sahibi Fatma Şimşek, "Dün akşam burada bir afet oldu, çok büyük bir yağmur yağdı. O an kimse bir şey duymadı. Evin altı tamamen koptu. Sabahleyin oğlum kalkıp çaya giderken evin dibinin çöktüğünü görmüş. Ben yayladaydım, beni aradığında şok oldum. Geldiğimde bu manzarayla karşılaştım" dedi.








Sabah saatlerinde çay biçmek için uyanan eşinin durumu fark etmesiyle dışarı çıktıklarını dile getiren Ayşe Şimşek ise "Sabah saat 05.00-05.30 sularıydı. Eşim çay biçmeye gitmek için kalkmıştı. Çocuğun üzerini örttükten sonra dışarıdaki yağmura bakmak için camdan başını uzattı. Toprağın kaydığını görünce hemen yanıma gelip 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı. Çocukları alelacele alıp panikle kendimizi dışarı attık" ifadelerini kullandı.
 







Önce muhtarı daha sonra AFAD'a durumu bildirdiklerini sözlerine ekleyen Ayşe Şimşek, "Ekipler binanın temelinde içeriye doğru bir çökme olmadığını, yağıştan dolayı zeminin daha fazla zarar görmemesi için kopan alana branda (naylon) serilmesi gerektiğini belirttiler. Şu an için tahliye kararı verilmedi ancak yağış durup hava açtığında ekipler daha kapsamlı bir teknik inceleme için tekrar gelecek" diye konuştu.

Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan soğuk hava deposunda yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor

19.09.2026 19:11:00 / Güncelleme: 19.09.2026 19:41:58
İHA
 
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Edinilen bilgiye göre, saat 16.00 sıralarında Karaköy Mahallesi'nde, ihracata yönelik Bursa'nın meşhur siyah incirlerinin saklandığı soğuk hava deposunda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Olay yerine Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi. Siyah dumanlar kentin birçok noktasından görülürken, yangını söndürme çalışmaları sürüyor.




















Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Trabzon'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle cadde ve sokaklar göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı, bir binanın istinat duvarı çöktü

19.09.2026 11:51:00
İHA
 
Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Kentte etkili olan sağanak nedeniyle birçok noktada su baskınları meydana geldi. Trabzon Havalimanı'nda bazı araçlar balçık içerisinde kalırken, ekipler bölgede çalışma başlattı.






Ortahisar ilçesine bağlı Yalıncak Mahallesi'nde Nadir Kent Sitesi'nin istinat duvarı sağanak nedeniyle çöktü. Tedbir amacıyla bina boşaltılırken, bölgede çalışma başlatılacağı öğrenildi. Yomra ilçesinde de yağış nedeniyle bazı iş yerlerini su bastı. Sabah saatlerinde dükkanlarını açan esnaf, iş yerlerinde temizlik çalışmalarına başladı. Kent genelinde ekipler tarafından yağışın neden olduğu olumsuzlukların giderilmesi amacıyla temizlik çalışmaları yürütülüyor.









"Her şey bir an da oldu"

Yomra ilçesinde esnaflık yapan Miraç Pulat, "Güzel bir yağmur yağdı. Allah beterinden korusun. Maddi hasarımız var. Sabahın ilk saatlerinden beri buradayız. Her şey bir an da oldu. Kimse bir şey anlamadı" ifadelerini kullandı.








Meteoroloji uyardı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Trabzon, Rize ve Artvin için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Yapılan değerlendirmede, sabah saatlerinde bölgede etkili olması beklenen yağışların yer yer kuvvetli ve çok kuvvetli olabileceği belirtildi.








Yağış miktarının Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinde metrekareye 21 ila 50 kilogram, yer yer ise 51 ila 100 kilogram arasında olması beklenirken, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, heyelan ve yağış sırasında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.