




71- "Ali, kardeşlerimin en iyisidir."
72- Enes b. Mâlik'ten şöyle rivayet ediliyor: Resulullah, beni Ebu Berze Eslemi'nin peşine gönderdi. (Huzuruna geldiğinde) ben de duyduğum halde şöyle buyurdu:
"Ey Eba Berze, Rabbim, Ali b. Ebi Tâlib hakkında Bana bir söz vermiş ve buyurmuştur ki, "Ali hidayet sancağı ve iman meşalesidir. O, Benim velilerimin imamı ve Bana itaat edenlerin hepsinin nurudur.
Ey Eba Berze, Ali b. Ebi Tâlib, kıyamet gününde Havz-ı Kevser'imin başında Benimle birlikte olacak, Benim sancağımı taşıyacak ve Benimle birlikte olup Rabbi'min Cennet hazinelerinin anahtarlarını elinde bulunduracaktır."

73- "Ali, Benim eminimdir (güvendiğim kimsedir.)"
74- "Ali, insanlar arasından Allah'ın ahdine en çok vefa eden/sadık kalan kimsedir."
75- Ömer b. Hattab'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.), Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: "Ya Ali, elin Benim elimde olacaktır. Kıyamet günü Ben nereye girersem Sen de gireceksin."
76- İmam Rıza'dan naklen Resulüllah (s.a.v.), Hz. Ali'ye şöyle buyurdu: "Sen, Haşimoğulları'nın yıldızısın."
77- "Allah indinde ümmetimin en üstünü Ali'dir."

78- Câbir b. Abdillah el-Ensari'den naklen Resulüllah buyurdu ki: "Hiç şüphesiz Allah, her gün Ali b. Ebi Tâlib ile mukarreb meleklere iftihar ediyor ve şöyle buyuruyor: "Ey Ali ne mutlu Sana, ne mutlu Sana!"
79- "Hiç şüphesiz Allah, Seninle yedi semanın ehline övünmektedir."
80- "Kıyamet gününde Adem, oğlu Şeys ile iftihar edecek; Ben de Ali b. Ebi Tâlib'le..."
81- Resulüllah'ın Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ya Ali, şüphesiz melekler Senin muhabbet ve velayetinle Allah'a yakınlaşıyorlar. Allah'a and olsun ki, gökte Seni sevenler, yerdekilerden fazladır."

82- "Hiç şüphesiz Ali b. Ebi Tâlib'in iki meleği, diğer meleklere Ali ile birlikte olduklarından dolayı iftihar etmektedirler. Zira Allah'ı gazaplandıracak bir ameli O'ndan Allah'a yükseltmemişlerdir."
83- Câbir b. Abdullah'tan rivayet edildiğine göre; Resulüllah (s.a.v.), Taif Gazvesi'nde Hz. Ali'yi yanına çağırarak O'nunla gizli konuştu.
İçlerinde Ebu Bekir ve Ömer'in de bulunduğu bir grup insan, "O'nunla gizli konuştu ama bizimle konuşmadı" dediklerinde; Allah Resulü kalkıp hutbe okumaya başladı. Allah'a hamd ü senâ ettikten sonra şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Sizler, Benim Ali'yle gizli konuştuğumu söylüyorsunuz (bunu eleştiriyorsunuz). Allah'a and olsun ki, O'nunla gizli konuşan Ben değilim, Allah'tı (Allah, nasıl vahyederse, Ben öyle konuşurum)."
84- Esma bint-i Ümeys'den nakledildiğine göre; bir gün Resulüllah, başını Hz. Ali'nin dizine koyarak uyudu. Güneş batıncaya kadar öylece kaldı. Öyle ki Hz. Ali, ikindi namazını kaçırdı.
Bunu gören Resulüllah şöyle dua etti: "Allah'ım, Ali Senin ve Resulü'nün itaatindedir. Güneşi O'nun için geri getir."
Esma diyor ki: "Vallahi ben güneşin batışını gördüm. O duanın ardından güneşin yeniden çıktığını ve bütün dağlara ve yere ışıdığını da gördüm." Bunun üzerine Ali, kalkıp abdest alarak namazını kıldı. Ardından güneş yeniden battı.

72- Enes b. Mâlik'ten şöyle rivayet ediliyor: Resulullah, beni Ebu Berze Eslemi'nin peşine gönderdi. (Huzuruna geldiğinde) ben de duyduğum halde şöyle buyurdu:
"Ey Eba Berze, Rabbim, Ali b. Ebi Tâlib hakkında Bana bir söz vermiş ve buyurmuştur ki, "Ali hidayet sancağı ve iman meşalesidir. O, Benim velilerimin imamı ve Bana itaat edenlerin hepsinin nurudur.
Ey Eba Berze, Ali b. Ebi Tâlib, kıyamet gününde Havz-ı Kevser'imin başında Benimle birlikte olacak, Benim sancağımı taşıyacak ve Benimle birlikte olup Rabbi'min Cennet hazinelerinin anahtarlarını elinde bulunduracaktır."

73- "Ali, Benim eminimdir (güvendiğim kimsedir.)"
74- "Ali, insanlar arasından Allah'ın ahdine en çok vefa eden/sadık kalan kimsedir."
75- Ömer b. Hattab'dan rivayet edildiğine göre, Resulullah (s.a.v.), Ali'ye hitaben şöyle buyurdu: "Ya Ali, elin Benim elimde olacaktır. Kıyamet günü Ben nereye girersem Sen de gireceksin."
76- İmam Rıza'dan naklen Resulüllah (s.a.v.), Hz. Ali'ye şöyle buyurdu: "Sen, Haşimoğulları'nın yıldızısın."
77- "Allah indinde ümmetimin en üstünü Ali'dir."

78- Câbir b. Abdillah el-Ensari'den naklen Resulüllah buyurdu ki: "Hiç şüphesiz Allah, her gün Ali b. Ebi Tâlib ile mukarreb meleklere iftihar ediyor ve şöyle buyuruyor: "Ey Ali ne mutlu Sana, ne mutlu Sana!"
79- "Hiç şüphesiz Allah, Seninle yedi semanın ehline övünmektedir."
80- "Kıyamet gününde Adem, oğlu Şeys ile iftihar edecek; Ben de Ali b. Ebi Tâlib'le..."
81- Resulüllah'ın Hz. Ali'ye hitaben şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Ya Ali, şüphesiz melekler Senin muhabbet ve velayetinle Allah'a yakınlaşıyorlar. Allah'a and olsun ki, gökte Seni sevenler, yerdekilerden fazladır."

82- "Hiç şüphesiz Ali b. Ebi Tâlib'in iki meleği, diğer meleklere Ali ile birlikte olduklarından dolayı iftihar etmektedirler. Zira Allah'ı gazaplandıracak bir ameli O'ndan Allah'a yükseltmemişlerdir."
83- Câbir b. Abdullah'tan rivayet edildiğine göre; Resulüllah (s.a.v.), Taif Gazvesi'nde Hz. Ali'yi yanına çağırarak O'nunla gizli konuştu.
İçlerinde Ebu Bekir ve Ömer'in de bulunduğu bir grup insan, "O'nunla gizli konuştu ama bizimle konuşmadı" dediklerinde; Allah Resulü kalkıp hutbe okumaya başladı. Allah'a hamd ü senâ ettikten sonra şöyle buyurdu:
"Ey insanlar! Sizler, Benim Ali'yle gizli konuştuğumu söylüyorsunuz (bunu eleştiriyorsunuz). Allah'a and olsun ki, O'nunla gizli konuşan Ben değilim, Allah'tı (Allah, nasıl vahyederse, Ben öyle konuşurum)."
84- Esma bint-i Ümeys'den nakledildiğine göre; bir gün Resulüllah, başını Hz. Ali'nin dizine koyarak uyudu. Güneş batıncaya kadar öylece kaldı. Öyle ki Hz. Ali, ikindi namazını kaçırdı.
Bunu gören Resulüllah şöyle dua etti: "Allah'ım, Ali Senin ve Resulü'nün itaatindedir. Güneşi O'nun için geri getir."
Esma diyor ki: "Vallahi ben güneşin batışını gördüm. O duanın ardından güneşin yeniden çıktığını ve bütün dağlara ve yere ışıdığını da gördüm." Bunun üzerine Ali, kalkıp abdest alarak namazını kıldı. Ardından güneş yeniden battı.





















































































