Planlı bir şekilde kaybedilen 2023 Cumhurbaşkanlığın seçimlerini de katarsak Türkiye'nin gündemi 3 yıldır CHP, CHP'yi yönetenler, CHP'li belediyeler.
Bölgemizde ABD-İsrail soykırıma devam ederken, İran Savaşı, Çin-ABD ekseninde plan üzerine planlar yapılırken ülkemizde CHP'nin gündemde tutulması öyle yolsuzluklar, parti içi seçimler vs. başlıkları ile izah edilemez.
Ülkemiz siyaseti, iktidar ve ittifakı lehine yeniden dizayn ediliyor. CHP'de her zamanki gibi kullanılıyor.
AKP iktidarı ve ittifakından kimler memnun?
ABD-İsrail memnun. AB-Vatikan memnun. İmralı-Kandil memnun. Barzani-Mazlum Abdi memnun. Rum Kesimi-Yunanistan memnun.
Neden memnunlar?
Irak, Libya ve Suriye gibi İsrail'i tehdit eden rejimlerin değişmesinde AKP aktif rol oynadı. Gazze soykırımında miting ve kınama dışında hiçbir icraatı olmadı.
'Bölgemizde 100 önceki paylaşım planları gerçekleştirilmek isteniyor' dedikleri halde İran savaşında, 'denge politikası' diyerek ABD yörüngesinde kalmaya devam etti, ediyor.
Masada 'Osmanlı ulus sistemi' var.
Masada 'Terörsüz Türkiye' başlığında özerklik-eyalet sistemi başlığı var.
Masada 'Ruhban Okulu' başlığında Türkiye'den 'Vatikan' benzeri bir yapı kurulma başlığı var.
Özetle masada 'Büyük Ortadoğu Projesi' var. Bu projenin başarıya ulaşması için Türkiye'de AKP iktidarı ve ittifakının iktidarda kalması şart.
Bunun gerçekleşmesi içinde Türkiye'de Amerikan varı iki partili sistemin olması lazım.
2010 referandumu, 15 Temmuz olayı ve 2017'deki rejim değişikliği ile bu plan büyük oranda gerçekleştirildi. Şimdi CHP üzerinden tamamı gerçekleştirilmek isteniyor.
İki partili sistem
ABD'nin bu kaftanı 2. Dünya savaşı sonrası biçti. 1950-60 arası Demokrat Parti-CHP başlığıyla uyguladı. Bu dönemde ülkemizin adeta bir ABD eyaleti haline geldiği malum. Akıbette malum.
2 bin yılında kadar pasif klan bu plan AKP iktidarı ile aktifleştirildi. Hatırlayın! Sayın Erdoğan, İBB Başkanı iken 'başkanlık sistemini akıl tutulması' olarak nitelendiriyordu. İktidar oldu, 'neden olmasın' dedi.
2011'de ise 'Evet, iki partili sistemi istiyorum' dedi.
Plan 1987'de yapılmıştı
CIA eski başkan yardımcısı, Türkiye ve Ortadoğu uzmanı, ABD devlet görevlisi, yazar, öğretim görevlisi, Türkiye ve Türk siyaseti üzerine birçok kitabı olan bir misyoner, ajanı olan Graham E. Fullar 1987'de başladığı sistem çalışmasını 2 bin yılında bizzat açıklamıştı.
Graham E. Fullar 2 bin yılında aynen şöyle diyordu;
"Türkiye, yakın bir gelecekte iki partili bir temsil sistemine gebe… Kökleri geçmişe dayanan ekonomik kriz, iktidardaki koalisyon (Bülent Ecevit liderliğindeki 57. Hükümet'ten söz ediyor) partilerinde büyük deprem yaratacak.
Fazilet Partisi'nden kopan bir grup ılımlı İslamcı, geniş tabanlı bir siyasi oluşuma gidecek. Bazı etkin siyasetçiler, partilerinden istifa ederek bu yeni oluşuma katılacak. Yeni oluşum kartopu gibi büyüyüp, gelişecek.
Türkiye'de yakın gelecekte ılımlı İslamcılar iktidara gelecek. Ilımlı İslamcıların yanında İslami söylemlere ters düşmeyen ılımlı sol bir parti de Meclis'e sokulacak" (Prof. Dr. Ümit Özdağ, Yeniçağ gazetesi 29.4.2004)
İtiraf
CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze'nin 2006'da Beyaz Saray'a sunduğu Türkiye raporda da aynı konuya dikkat çekilmiştir;
"Türkiye'nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis'i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.
Eğer Amerika'nın çıkarı Türkiye'de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi, Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz."
Plan devrede
İşte bugün Türkiye'de bir kişi üzerine bir yapı kuruldu. Bu yapının devam etmesi için CHP'nin malum başlıklarla gündem olması, birbirlerine düşmeleri, bölünmeleri lazım.
Bu plan CHP'nin, iktidara alternatif olduğu için değil. Ana muhalefet partisi olması hasebiyle 'iktidardan şikayetçi toplumun bütün katmanlarını bir araya getirebilir' riskinden dolayıdır.
Evet, İBB davasının, diğer CHP'li belediyelere yargı yoluyla yapılan operasyonların ve son 'Kayyum' kararının kanunlarla izahı olmadığı gibi bizzat Anayasa'ya aykırılığını hukukçular dile getiriyor.
Ama Türkiye'de yargının bağımsızlığının, kanunların herkese aynı mesafede olduğunun ve hukukun üstünlüğünün sadece kitaplarda ve demeçlerde olduğunu anlamıyorlar.
Onun için işin hukuki boyutunu konuşmaya bile gerek yok.
Siyasi boyutunda ise CHP'de herkes Atatürkçü. Hepsi öyle diyor. Gerçekte ise CHP, Atatürk'e sırt dönmenin bedelini ödüyor.
Ülkemizin geldiği nokta ortada. Sayın Erdoğan geçmişte çok kez 'böyle muhalefete can kurban' demişti. Herhalde aynı şeyleri düşünüyordur.
Bölgemizde ABD-İsrail soykırıma devam ederken, İran Savaşı, Çin-ABD ekseninde plan üzerine planlar yapılırken ülkemizde CHP'nin gündemde tutulması öyle yolsuzluklar, parti içi seçimler vs. başlıkları ile izah edilemez.
Ülkemiz siyaseti, iktidar ve ittifakı lehine yeniden dizayn ediliyor. CHP'de her zamanki gibi kullanılıyor.
AKP iktidarı ve ittifakından kimler memnun?
ABD-İsrail memnun. AB-Vatikan memnun. İmralı-Kandil memnun. Barzani-Mazlum Abdi memnun. Rum Kesimi-Yunanistan memnun.
Neden memnunlar?
Irak, Libya ve Suriye gibi İsrail'i tehdit eden rejimlerin değişmesinde AKP aktif rol oynadı. Gazze soykırımında miting ve kınama dışında hiçbir icraatı olmadı.
'Bölgemizde 100 önceki paylaşım planları gerçekleştirilmek isteniyor' dedikleri halde İran savaşında, 'denge politikası' diyerek ABD yörüngesinde kalmaya devam etti, ediyor.
Masada 'Osmanlı ulus sistemi' var.
Masada 'Terörsüz Türkiye' başlığında özerklik-eyalet sistemi başlığı var.
Masada 'Ruhban Okulu' başlığında Türkiye'den 'Vatikan' benzeri bir yapı kurulma başlığı var.
Özetle masada 'Büyük Ortadoğu Projesi' var. Bu projenin başarıya ulaşması için Türkiye'de AKP iktidarı ve ittifakının iktidarda kalması şart.
Bunun gerçekleşmesi içinde Türkiye'de Amerikan varı iki partili sistemin olması lazım.
2010 referandumu, 15 Temmuz olayı ve 2017'deki rejim değişikliği ile bu plan büyük oranda gerçekleştirildi. Şimdi CHP üzerinden tamamı gerçekleştirilmek isteniyor.
İki partili sistem
ABD'nin bu kaftanı 2. Dünya savaşı sonrası biçti. 1950-60 arası Demokrat Parti-CHP başlığıyla uyguladı. Bu dönemde ülkemizin adeta bir ABD eyaleti haline geldiği malum. Akıbette malum.
2 bin yılında kadar pasif klan bu plan AKP iktidarı ile aktifleştirildi. Hatırlayın! Sayın Erdoğan, İBB Başkanı iken 'başkanlık sistemini akıl tutulması' olarak nitelendiriyordu. İktidar oldu, 'neden olmasın' dedi.
2011'de ise 'Evet, iki partili sistemi istiyorum' dedi.
Plan 1987'de yapılmıştı
CIA eski başkan yardımcısı, Türkiye ve Ortadoğu uzmanı, ABD devlet görevlisi, yazar, öğretim görevlisi, Türkiye ve Türk siyaseti üzerine birçok kitabı olan bir misyoner, ajanı olan Graham E. Fullar 1987'de başladığı sistem çalışmasını 2 bin yılında bizzat açıklamıştı.
Graham E. Fullar 2 bin yılında aynen şöyle diyordu;
"Türkiye, yakın bir gelecekte iki partili bir temsil sistemine gebe… Kökleri geçmişe dayanan ekonomik kriz, iktidardaki koalisyon (Bülent Ecevit liderliğindeki 57. Hükümet'ten söz ediyor) partilerinde büyük deprem yaratacak.
Fazilet Partisi'nden kopan bir grup ılımlı İslamcı, geniş tabanlı bir siyasi oluşuma gidecek. Bazı etkin siyasetçiler, partilerinden istifa ederek bu yeni oluşuma katılacak. Yeni oluşum kartopu gibi büyüyüp, gelişecek.
Türkiye'de yakın gelecekte ılımlı İslamcılar iktidara gelecek. Ilımlı İslamcıların yanında İslami söylemlere ters düşmeyen ılımlı sol bir parti de Meclis'e sokulacak" (Prof. Dr. Ümit Özdağ, Yeniçağ gazetesi 29.4.2004)
İtiraf
CIA eski Türkiye şefi, Paul Bernard Henze'nin 2006'da Beyaz Saray'a sunduğu Türkiye raporda da aynı konuya dikkat çekilmiştir;
"Türkiye'nin bu şekliyle, Amerikan politikalarının yanında olacağından emin olamayız. Ülkeyi kuranlar, denetim mekanizmasını çok sıkı tutmuşlar. Hükümeti ikna ettiğimizde Meclis; Meclis'i ikna ettiğimizde, ordu; orduyu ikna ettiğimizde yargı karşımıza geçebiliyor.
Eğer Amerika'nın çıkarı Türkiye'de bir federal devlet kurulması ise mutlaka ve öncelikle yargı, ordu, Meclis ve hükümeti tek elde toplayan başkanlık rejimine geçilmelidir.
Bir kişiyi ikna etmek, birbirini denetleyen yapıyı ikna etmekten çok daha kolay olacaktır. Eğer o bir kişi, Amerikan çıkarlarını yardım etmek konusunda tereddüt ederse, bir kişi üzerine kurulmuş yapıyı yıkmak Amerika için sorun olmaz."
Plan devrede
İşte bugün Türkiye'de bir kişi üzerine bir yapı kuruldu. Bu yapının devam etmesi için CHP'nin malum başlıklarla gündem olması, birbirlerine düşmeleri, bölünmeleri lazım.
Bu plan CHP'nin, iktidara alternatif olduğu için değil. Ana muhalefet partisi olması hasebiyle 'iktidardan şikayetçi toplumun bütün katmanlarını bir araya getirebilir' riskinden dolayıdır.
Evet, İBB davasının, diğer CHP'li belediyelere yargı yoluyla yapılan operasyonların ve son 'Kayyum' kararının kanunlarla izahı olmadığı gibi bizzat Anayasa'ya aykırılığını hukukçular dile getiriyor.
Ama Türkiye'de yargının bağımsızlığının, kanunların herkese aynı mesafede olduğunun ve hukukun üstünlüğünün sadece kitaplarda ve demeçlerde olduğunu anlamıyorlar.
Onun için işin hukuki boyutunu konuşmaya bile gerek yok.
Siyasi boyutunda ise CHP'de herkes Atatürkçü. Hepsi öyle diyor. Gerçekte ise CHP, Atatürk'e sırt dönmenin bedelini ödüyor.
Ülkemizin geldiği nokta ortada. Sayın Erdoğan geçmişte çok kez 'böyle muhalefete can kurban' demişti. Herhalde aynı şeyleri düşünüyordur.
Akın Aydın / diğer yazıları
- CHP taktik kurbanı oldu / 26.05.2026
- Sermaye yanlısı değil devletçi bir iktidar hayalimiz / 25.05.2026
- Plan CHP’yi mi, Türkiye’ye mi? / 24.05.2026
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi / 19.05.2026
- ‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’ / 18.05.2026
- Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür / 17.05.2026
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026
- Sermaye yanlısı değil devletçi bir iktidar hayalimiz / 25.05.2026
- Plan CHP’yi mi, Türkiye’ye mi? / 24.05.2026
- Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar / 22.05.2026
- Varlık barışı ve kara para aklama / 21.05.2026
- Bilal Erdoğan’dan ‘gavur’ çıkışı / 20.05.2026
- Bir adım daha atma, geri dön dediler ama o dönmedi / 19.05.2026
- ‘Türkiye eğitim ve öğretimde 20 yılda devrim yaptı’ / 18.05.2026
- Kapitalizmin çöküşü ABD’nin çöküşüdür / 17.05.2026
- Ruhban Okulu'nun açılmasını kimler istiyor? / 15.05.2026

























































