logo
28 EYLÜL 2026

Savaş tarımda girdi maliyetlerini patlattı, çiftçiye üretimde bir darbe daha vuruldu

CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlediği basın toplantısında savaşın tarım sektörüne yansıyan etkilerini, gübre ve yem fiyatlarındaki sert artışı ve üreticinin karşı karşıya kaldığı ekonomik sorunları kapsamlı verilerle değerlendirdi. Gürer, tarımsal üretimde girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmaması durumunda hem üreticinin hem de tüketicinin çok daha büyük sorunlarla karşı karşıya kalacağını vurguladı.

13.03.2026 13:10:00 / Güncelleme: 13.03.2026 13:12:33
Haber Merkezi
 
Savaş tarımda girdi maliyetlerini patlattı, çiftçiye üretimde bir darbe daha vuruldu
Savaş tarımda girdi maliyetlerini patlattı, çiftçiye üretimde bir darbe daha vuruldu
"GÜBRE VE YEM FİYATLARI SON HAFTALARDA HIZLA ARTTI"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarım sektörüne doğrudan etki ettiğini belirterek, "Savaşın bölgemize olumsuz yansımaları tarım kesiminde şiddetle hissedilir hâle geldi. Özellikle gübre ve yem fiyatları son haftalarda önemli ölçüde arttı. Gübrede güncel fiyatlara bakıldığında amonyum sülfatın ton fiyatı 15 bin 750 lirayı gördü. Üre gübre 30 bin lira seviyesinde ancak satışı yok, piyasada kapalı durumda" dedi.

Üre gübrenin üretimde kritik bir öneme sahip olduğunu vurgulayan Gürer, "Üre gübre taban ve üst gübresi olarak kullanılan ve neredeyse tamamı ithal olan bir gübre. Özellikle İran'dan ticari anlamda gübre gelişi yoğun olduğundan bu süreçte onun da fiyatı arttı" diye konuştu.

CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'de üretilen DAP gübresinde de ciddi artış yaşandığını ifade ederek, "DAP gübre ise ülkemizde Mazıdağı fosfat madenlerinden elde edilen bir gübre ve 37 bin liraya çıkmış durumda. Son dönemdeki fiyat artışı neredeyse geçen yılın toplam artışını geçmiş durumda" dedi.






"STOK VAR DENİYOR AMA ÇİFTÇİ GÜBRE BULAMIYOR"

AKP İktidarının stokların yeterli olduğu yönündeki açıklamalarını da değerlendiren CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sahadaki durumun farklı olduğunu söyledi.

Gürer, "Bakanlar bu konuda açıklamalar yapıyor, önlemlerin alındığını ve stokların yeterli olduğunu söylüyorlar. Ancak gübreyi almaya gittiğinizde ya gübre bulunamıyor ya da fiyatı katlanmış durumda" dedi.

İRAN'DAN YEM VE GÜBRE İTHALATI

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye'nin İran ile olan tarımsal girdi ticaretine ilişkin verileri de paylaştı. Buna göre 2025 yılında İran'dan iki farklı yem grubunda ithalat yapıldığını belirten Gürer, "Hayvan gıdası olarak kullanılan diğer bitkisel maddeler, bitkisel döküntü, artık ve yan ürünler kapsamında 2 bin 883 ton ürün ithal edildi ve bunun karşılığında 223 bin 667 dolar ödeme yapıldı. Aynı yıl 6 bin 876 ton farklı yem ürünü ithal edildi ve bunun için 12 milyon 415 bin 151 dolar İran'a ödeme yapıldı" şeklinde konuştu.

Gübre ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, "2025 yılında İran'dan 6 milyon 114 bin 98 dolar değerinde azotlu ve kimyasal gübre ithalatı yapıldı. 2026 yılında ise ilk dönemde 428 bin 255 dolar tutarında ithalat gerçekleştirildi. Bu veriler İran'ın hem yem hem gübre konusunda Türkiye'nin ithalat yaptığı ülkelerden biri olduğunu gösteriyor" dedi.






"TÜRKİYE KENDİ KENDİNE YETERLİ OLMAK ZORUNDA"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, savaşın tarımda dışa bağımlılığın risklerini açık şekilde ortaya koyduğunu belirterek, "Gübre fabrikaları ve yem fabrikaları özelleştirilirken, 24 yıllık iktidar döneminde Türkiye'nin kendi kendine yeter hâle getirilmesi gerektiğini defalarca dile getirdik. Pandemiden ders çıkarılmadı, kuraklık ve don da ders alınması için yeterli olmadı," diye konuştu.
Gürer sözlerini şöyle sürdürdü: "Savaş ise girdi maliyetlerini artıran ürünlerin fiyatındaki artışla birlikte Türkiye'nin kendi kendine yeterli olmasının ne kadar gerekli olduğunu bir kez daha gösterdi."

"YANLIŞ TARIM POLİTİKALARI RAF FİYATLARINI DA ARTIRIYOR"

Tarım politikalarındaki eksikliklerin sadece üreticiyi değil tüketiciyi de etkilediğini belirten CHP'li Ömer Fethi Gürer, "Tarım politikalarındaki yanlışlar ve uygulamadaki eksiklikler raftaki ürünlerin fiyatının artmasına yol açıyor. Böylece fiyatlar yükseliyor ve vatandaş her gıdaya erişemiyor. Geçtiğimiz yıl Türkiye, 2002 yılının da altında hububat ve bakliyat üreten bir ülke konumuna geldi" dedi.
Girdi maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkileyeceğini belirten Gürer, "Girdi maliyetlerindeki bu artış yeterli gübrenin kullanılmasının önüne geçecek. Daha az gübre atılacak ve bu durum verim ve üretimde kayıplara yol açacak" ifadelerini kullandı.






"DESTEKLER ZAMANINDA ÖDENMELİ"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilere verilen desteklerin gecikmesinin üretimi zorlaştırdığını belirterek "2025 yılının destekleri 2026 yılında ödeniyor. Çiftçi zaten zor durumda. Desteklerin mazot ve gübre için iki taksitte verilmesi daha büyük sıkıntılar yaratacaktır. 2025'ten kalan desteklerin verilmesi yanında 2026 yılı desteklerinin de çiftçiye ulaştırılması gerekir" dedi.

"ÇİFTÇİNİN BANKA BORCU 1 TRİLYON 240 MİLYAR LİRA"

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çiftçilerin borç yükünün de üretimi zorlaştırdığını ve temel girdi kalemi olan yem ve gübre girdilerinde sübvansiyon sağlanması gerektiğini belirterek, "Çiftçilerin bankalara olan kredi borcu 1 trilyon 240 milyar liraya ulaşmış durumda. Bu nedenle büyük bir zorluk yaşıyorlar. İcra ve haciz işlemleri devam ediyor. Bu süreci aşmanın yollarından biri yem ve gübrede yüzde 50 oranında sübvansiyon sağlanmasıdır. Çiftçilere bu anlamda destek verilmelidir. Ayrıca borç yükünün hafifletilmesi için icra işlemleri durdurulmalı, üretimi sürdürebilmeleri için ek kredi destekleri verilmelidir. Borçlar ötelenmelidir" diye konuştu.






"TÜRKİYE ÜRETMEK ZORUNDADIR"

Tarımda üretimin stratejik önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, "Türkiye üretmek zorundadır. Üretimde yaşanacak her düşüş ülkenin sorunlarını daha da büyütecektir. Bu nedenle hem çiftçiye hem besiciye destek verilmesi gerekir" dedi.






Ömer Fethi Gürer " Çiftçiler borçlarını ödemekte sorun yaşıyor. Mutlak surette icralar durdurulmalıdır ve üretim yapmasını sağlayacak hem kredi desteği verilmeli hem de borçlar ötelenmelidir. Bu süreç devam ettiğinde stokta ürünün varlığı fiyatının düşmesine vesile olmuyor, fiyatın daha da artmasına neden oluyor. Bu konuda 'stoklar yeterli' diye açıklama yapan bakanların niye fiyatların arttığını da açıklaması gerekiyor. Savaş İran'da oluyor, Türkiye'de stoktaki ürünün fiyatı artıyor. Doğal olarak ithalat yapanlar gittiklerinde aynı fiyatta ürün getiremeyecekleri için şimdiden fiyatı güncelleyerek kendi kayıplarının önüne geçmeye çalışıyorlar. Oysa Türkiye'de gübreyle ilgili ithalat yapan da üretim yapan da AK Parti'nin yakın iş insanları. Bunların da eğer bakanın sözü yetmiyorsa Cumhurbaşkanı tarafından uyarılması gerekir. Türkiye üretmek zorundadır. Üretimdeki her düşme Türkiye'nin sorunlarını katlar. Onun için hem çiftçiye destek verilmeli hem besiciye destek verilmeli hem üretimi sürdürülebilecek oranda ek kredi desteklerinin yolu açılmalıdır. Girdi maliyetleri mutlak surette durdurulacak, gübre ve yemde sübvanse sağlanarak destek verecek yöntemler uygulamaya geçirilmelidir. Aksi takdirde savaşın bitmesine rağmen Türkiye'de fiyatlar geriye gelmediği için maliyetler artacaktır. Bunun üstüne düşük alım fiyatı uygulanırsa çiftçi oldukça zor bir noktaya gelecektir."" dedi.






LİMONDA İTHALAT ELEŞTİRİSİ

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, limon üretimine rağmen ithalatın sürmesini de eleştirerek, "Limonla ilgili olarak ithalat vergisinin yüzde 54'ten yüzde 10'a düşürüldüğü görülüyor. Oysa şu anda limon hasadı sona ermiş durumda ve üreticilerin elinde ciddi miktarda ürün bulunuyor. Yanlış politikalar nedeniyle tüccarın piyasaya girmemesi sonucunda limon fiyatı 5 liraya kadar düşmüştü. Doğru bir planlama yapılmış olsaydı limonlar bahçede kalmazdı" ifadelerini kullandı

Limon ithalatına ilişkin verileri de paylaşan Gürer, "2025 yılında limon ithalatı 2 bin 130 ton oldu ve bunun için 2 milyon 376 bin 276 dolar ödendi. 2024 yılında ise 2 bin 54 ton ithalat yapıldı ve 1 milyon 941 bin 609 dolar yurt dışına ödendi. Sadece bir ayda 705 ton limon ithal edildi ve bunun için 549 bin 344 dolar ödeme yapıldı" dedi.






"ÜRETİCİYİ KORUYAN POLİTİKALAR GEREKİYOR"

Türkiye'nin önemli bir narenciye üreticisi olmasına rağmen üreticinin yeterince korunmadığını belirten Gürer şu değerlendirmede bulundu:

"Türkiye önemli bir narenciye ülkesi olmasına rağmen üreticinin yaşadığı sorunlara yeterince sahip çıkılmıyor. Stokta ürün varken ithalatın yolu açılıyor. Dengeli, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir politika izlenmediği için limon da sorunlu ürünlerden biri hâline geldi. Bu sorunun çözümü doğru planlama ve üreticiyi koruyan politikaların hayata geçirilmesidir."

Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi

Sakarya'da etkisini gösteren kuvvetli sağanak yağış, yollarda su birikintilerine sebep oldu. Araçlar yollarda temkinli bir şekilde hareket etti

28.09.2026 13:57:00
İHA
 
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Sakarya'da sağanak yağış yolları gölete çevirdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün (MGM) yaptığı son tahminlerin ardından beklenen yağış, Sakarya'da şiddetli bir şekilde başladı.








Gök gürültüsüyle birlikte aniden bastıran sağanak, cadde ve sokaklarda su birikintilerine yol açarken, sürücüler ve yayalar yollarda ilerlemekte güçlük çekti. 






Su birikintilerinin yoğun olduğu bazı bölgelerde ise araçlar temkinli bir şekilde sürüş gerçekleştirdi. Yağışlar hafta boyunca sürmesi bekleniyor.




















Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.