logo
28 EYLÜL 2026

"Savunmacılar sakat belki ben oynarım"

Galatasaray teknik direktörü Tudor, Trabzonspor maçı öncesi verdiği röportajda sakatlıklara farklı bir yaklaşımda bulundu

14.03.2017 00:00:00
 
Galatasaray'ın 18 Mart Cumartesi günü Trabzonspor ile oynayacağı maç öncesinde beIN SPORTS'a özel bir röportaj veren Igor Tudor, takımı ve gündemi değerlendirdi. Tudor, "Benim futbola yaklaşımım farklı. Ben, kendi üzerimde bir baskı oluştururum" dedi ve Trabzonspor maçıyla ilgili olarak, "Trabzonspor'la oynayacağımız maç çok kolay olmayacak. Takımımdan her zaman oyunun hakimi olmalarını istiyorum." dedi. Takımdaki sakat oyunculara da değien Tudor, ilginç bir yaklaşımda bulunarak, "Takımda Sneijder, Bruma, Yasin savunma yapıyor... Savunma yapmak istiyorlar. Dört savunmacımız sakat. Belki de Trabzonspor maçında sahaya ben çıkmalıyım" dedi. İşte Tudor'un birbirinden önemli açıklamaları; 

"BU GÜNLERİ KOLAY KOLAY UNUTMAYACAĞIM"
Transfer süreci fantastik bir dönemdi. Galatasaray'dan teklif aldığım gün üçüncü kızım doğdu. İki taraftan büyük bir duygu yaşadım. Gerçekten harika bir periyottu. Her şey birkaç gün içinde oldu... Rize maçına hemen hazırlanmaya başladım. 2-3 gün fantastik geçti. Bu günleri kolay kolay unutmayacağım.

"BEN KENDİ BASKIMI OLUŞTURURUM"
Benim futbola yaklaşımım farklı. Ben kendi üzerimde bir baskı oluştururum. 16 yaşındaki çocuklarla çalışırken de böyle bir baskı yaratırdım. Oyuncuyken de böyleydi; şimdi de böyle. Bir maçı kazanırsınız ama 7 gün önce neler olduğunu kimse hatırlamaz. Her zaman kendinizi kanıtlamak zorundasınız. Her hafta bunun üzerine çalışmalısınız. Benim kendime uyguladığım baskı kadar kimse bana baskı uygulayamaz. Real Madrid hocası olsanız da başka bir kulüpte de olsanız yine aynı olacaktır. Bir taraftan bakınca Galatasaray'da olmak zor görünebilir, diğer taraftan ligde kalmaya çalışan bir takımı çalıştırmak da zordur...

"ZATEN KAZANMAYI HAK ETMİŞTİK"
Biz Antalya ve Gençlerbirliği maçlarında 10-15 dakika önce de o golleri atabilirdik. Ben son iki maçı bir geri dönüş olarak görmek istemiyorum. İlk yarıda daha iyi bir futbol oynayıp bu sonucu hak etmiştik. Takımda kaliteniz varsa, Selçuk, Sneijder, Yasin, Bruma, Podolski gibi oyuncular sonucu değiştirebilir? Selçuk fantastik bir gol attı ve maçı kazandık. Futbol bunun gibi detaylarla sonucu belirlenen bir spor. Maçı kazandığımız için mutluyum ama toplamda 95 dakikayı izlerseniz, kazanmayı hak etmiştik... Son iki maçı kazandık, bu bize güve veriyor. Daha sakin çalışabiliyorsunuz. Kaybedince hafta içi çalışmaların kalitesi düşüyor. İki sonuçta da çalışmanız gerekiyor.

"ÖNEMLİ OLAN OYUNU HAKİMİYETİNE ALMAK"
Trabzonspor büyük bir takım ve büyük oyuncuları var. Buraya 3 hafta önce geldim? Analiz yapıyorum. İyi ve kötü şeyleri görüyorum. Ama ben kendi takımıma daha çok odaklanıyorum. Benim her zaman; özellikle Galatasaray'da istediğim; oyunu kazanan, oyunu hakimiyetine alan bir takım olmak.

"TAKIMDAN KENDİMDEN BİR ŞEYLER GÖRÜYORUM"
Bu takımın yüzde kaçı benim; buna cevap veremem... Ama her maçta kendimden bir şeyler görüyorum. O frikiklerle 3 puanları kazanmadık. Anlayışımız değişti... Daha sıkı savunmaya yapmaya çalışıyoruz. Beşiktaş maçını kaybetmeyi hak etmedik. Frikikle kaybettik. Aynı şekilde biz de kazanabilirdik.  Takımımda pres gördüm, savunma yapma isteği gördüm. Bunlar çok önemli. Yüzde yüz benim istediklerimi görmek için fizik kondisyonun yüksek olması lazım. Oyuncularım bunu kafalarında anladılar. Ama bacakları henüz onları takip etmiyor. Oyun içindeki fiziki düşüşlerimizi görüyorsunuz. Uzun süre bu oyunu sürdüremiyoruz. Ama zeki oyunculara sahibim. İyi idman yapan çalışan oyuncularım var. Gelecek için umutluyum.

"OYUNCULAR DAHA FAZLA SAVUNMA YAPIYOR"
Dışarıdan nasıl göründüğümü bilemem... Ben çalışmaya inanırım; idmanlara inanırım; idman maçlarında bile kazanmak isterim. Bu belki de 8 yıl Juventus idmanlarında olmaktan geliyor. Zidane ve diğer arkadaşlarla idman yapmak bir maç gibiydi. Yine böyle olduğunu düşünüyorum. Bir hafta sert idman yapamazsınız nasıl Pazar günü iyi maç oynayacaksınız? Robot değilsiniz; parmak şaklatmasıyla işler değişmez. Hafta boyu çalışmalısınız, her oyunu kazanmak istemelisiniz ve yoğun idman yapmalısınız. Bunu da maçta görmelisiniz. Podolski, Sneijder, Yasin ve Bruma'nın daha fazla savunma yaptığını görüyoruz. Fizik olarak istediğimiz noktaya gelirsek daha yukarı çıkacağız.

"SİSTEM KONUŞMANIN PEK ÖNEMİ YOK"
3'lü savunma mı yoksa 4'lü savunma mı daha hücumcu sistem diye sorsanız yarı yarıya cevap alırsınız? 4'lü savunmada sağ beki ileri atarsanız 3'lü kalırsınız. Soldan atak yaparsanız sağ bek kalır yine üçlü olur. Bunun yerine sürekli 3 kişiyi orada bırakıyorum. Bir farkı yok aslında bunun. 4-4-2 ile harika oynayan da var kötü oynayan da. Bu her zaman teknik adam ve oyuncularla alakalı. Sistem önemli değil, ne olacak? Önemli olan anlayış, oyun tarzı ve nasıl felsefeye sahip olduğunuz. Artık bu otomatikleşmeye gitmek önemli. Geçen sezon Chelsea 4-4-2 oynayıp 10. oldu. Şimdi 3-5-2 ile ilk sırada... İnsanlar bunu konuşmayı seviyorlar ama günün sonunda bunun bu kadar önemi yok. İnsanların düşündüğü kadar önemi yok.

"POZİSYONLAR DEĞİL OYUNCULAR?"
Yasin hücumcu, Carole ise sol bek orjinli. Sol ve sağ bekler hücuma çıkınca forvet oluyorlar. Mesela Real'e karşı iki hücumcu kanat koymazsınız. 10 numara merkezde oynayan bir oyuncudur. 3-4-3'te iki 10 numaranız vardır. Önemli olan kaliteli oyunculara sahip olmak. Çok çabuk sürede adapte olurlar. Benim futbol görüşüm top bizde olduğunda her şey normal bir şekilde gelişemez.  Her şey oyuncularla ilgilidir aslında...

"OYUNCULARIM FAZLASINI VERMEK İSTİYOR"
"Teknik direktör geldi, sert idman yaptırıyor ayakta kalan oynuyor" diyecekler; hayır... Benden önce nasıl idman yapıldığını biliyorum. Oyuncularımı buna adapte etmeye çalışıyorum. Yüzde 16 yüzde 17'sini yaptırıyorum oyunculara. Yavaş yavaş geçmemiz lazım. Futbolculara önce tam olarak fikirlerinizi anlatmak lazım. Saha ile alakalı sorunlar yaşıyoruz. Oyuncularım yapmak istiyorlar. Bir önceki maçlara oranla daha iyiyiz gidiyoruz. Podolski ileri gidiyor, geri geliyor. Yasin de öyle... Selçuk da aynı şekilde. Bazı sonuçlar var iki üç sakatlığın sebebi bu da olabilir. Antalya sonrası sert idman programlamadık. Yumuşak idman koydum. Buna rağmen sakatlık oldu. Oyuncular maç içinde var olandan fazlasını vermeye çalışıyor. İdmanda hazır olmadan tamamını vermek istiyorlar ya; bununla alakalı... Trabzon maçında belki de ben oynamalıyım. 4 savunmacının aynı anda sakat olduğunu görmemiştim. 10 kişiyle savunma yapma felsefesini uygulayamam. Oyuncularım birlikte çıkıp birlikte geri gelmeye çalışıyorlar. Zamanla daha iyi olacaklar.

"KOŞU KALİTENİZ ÖNEMLİ"
Her antrenörün bir felsefesi vardır. Aynı hocalarla çalışamazsınız. Benim felsefem çok fazla koşmayı barındırıyor. Hep koşarsınız ama yoğun koşmanız lazım... 115 km koşabilirsiniz ama kaç tane depar attığınız önemli. Koşu kaliteniz önemli. Topu kaybettiğimizde kazanmak istiyoruz. Felsefemin bir parçası bu. Bazı şeyleri değiştirmek istiyoruz ama kolay değil. Son 7 ayda hep pas odaklı oynamaya çalışıyorlardı. Benim felsefemde ise top birindeyse pas ver ve koş... Her oyuncunun koşmasını istiyorum. Diğer felsefenin kötü olduğunu düşünmüyorum. Ben topsuz koşuların çok önemli olduğun düşünüyorum. Geriden oyunu kurarak oyunu kontrol etmek istiyorum. Sadece uzun toplarla değil... Bu kolay değil; bu uzun süreli bir felsefe. Oyuncularımın bu felsefeyi anlama hızından çok memnunum.

"İLETİŞİM HER ŞEYİN ÖNÜNDE"
Herkes kendisi olmalı. Yumuşak biriyseniz sert olamazsınız. Sert bir karakter iseniz yumuşak görünmezsiniz. Ancelotti ve Capello'ya yakın olmak, onları anlamak önemli. Oyunculara yakın olmak önemli ama bir yandan da mesafe koymanız ve lider olduğunuz göstermeniz lazım. En önemlisi bilgi sahibi olmanızı ve bu bilginizin kazanmaya yardımcı olacağını anlatmanız lazım. Kazandıkça oyuncular size saygı duyar. İletişim bence her şeyin önünde.

"EREN İLE ÖDEŞTİK"
Eren Derdiyok ile ödeştik. Galatasaray-Karabük maçı sonrası çok üzgündüm. Şimdi ise çok mutluyum. Maç 90 - 95 dakika. Eren'i kendi takımımda görmek çok güzel; o çok kaliteli bir oyuncu ve önemli bir santrofor. 

"EN İYİ OYNUMUZU OYNAMALIYIZ"
Galatasaray her maçı kupayı kazanmak zorunda bunu biliyorum. Cumartesi günü bir maç var ben buna odaklanmalıyım.  "7 maç kazanırız, bir beraberlik alırız" dersek bunlar hep vakit kaybı. Cumartesi günü en iyi oyunu oynamamız lazım.

"İDMANDA ODAKLANMAYAN OYUNCU İSTEMEM"
Ben aç ve motive oyuncuları isterim. Geçmişte ne kazandıklarının önemi olmasın, daha fazla kazanmak istesin. Cumartesi kazanalım değil, Salı bir daha kazansın, limiti olmasın istiyorum. Fedakarlık yapan oyuncuları istiyorum. Hafta içinde yaptığınız her şeyin hafta sonu göründüğünü düşünürüm. Aç oyuncu kaliteli değilse bu işe yaramaz. Buraya geleli kısa bir süre oldu. Oyuncuların beni görmeleri ve tanımaları lazımdı. İdmanda gördüğüm şeylerle bir sorunum yok. İyi bir iletişim var, oyuncularım da yeni bir teknik adama ve yeni kurallara adapte oluyorlar. İyi bir ilişkimiz var; en önemlisi bu. Dışarıda da hep söylerim. Saha dışında da her şeyi sorabilirler şakalaşabiliriz ama idman başladığında odaklanmamız lazım. Orası iş. Odaklanmayan oyuncu istemem. İdmanda her şeyi görürüm. Bir köşede baskı yapmıyorsa, hemen oraya gider düzeltmeye çalışırım. Oyuncularımdan mutluyum. Zevkli ve fedakarca çalışan oyuncularım var. Zamana ihtiyacım var. Her maçı kazanmamız ve Başakşehir ile Beşiktaş'ın kaybetmesi lazım. Hafta içi idmanlara odaklanmak çok önemli.

"İLK SEFERDE ATTILAR"
Bu benim karakterim. Bazen çok fazla yapıyor olabilirim ama ben duygularımla yaşıyorum. Bazen biraz düşürmem lazım. Duygularla yaşarsanız odağını kaybedebilirsiniz. İlk kez oyundan atıldım. Bir dahaki sefere "Yapma hoca yavaş ol" diyebilirlerdi ama neyse önemli değil. Beni ilk seferde attılar.

"UZUN YILLAR KALMAK İSTİYORUM"
Teknik direktörlüğü başladığımda ne olacağımı düşünmedim. Herkes dünyanın en iyi takımlarında çalışmak ister. Bana inanın; Galatasaray'da yıllarca kalmak istiyorum. Burası çok büyük bir kulüp. Burada iyi sonuçlar almak; taraftar ve kulübü mutlu etmek istiyorum. Şu ana odaklanmanız lazım. Şimdi yaptığını şey; geleceğinizi belirler ve keyif almanız lazım. 'Ne olacak ne olacak' diye düşünürseniz olmaz... Galatasaray hocasıyım ve bundan keyif alıyorum. Değiştirebileceğim tek şey idmanlar. Daha iyi idmanlarla daha iyi takım haline gelmek? Tek düşündüğüm "Keyfini çıkar, iyi takımın varsa iyi sonuçlar gelir." Önemli olan bugünü yaşamak... Her teknik direktörü Şampiyonlar Ligi kupası kazanmak ister... Galatasaray ile ligi kazanmak öncelikle fantastik olur. Gençlerbirliği maçı sonrası 2 çocuğum ve kız kardeşimin çocuklarıyla oynadım. İyi bir baba olduğumu düşünüyorum. İyi bir arkadaş olduğuma inanıyorum. Ama bu başkalarının yapması gereken bir değerlendirme. Ailem Spilt'te yaşıyor. İnsanlar bunu düşünmez ama bu çok zor. Ailenizden uzak yaşamak çok zor. Yazın ne yapacağımızı göreceğiz; belki onları buraya getiririm. Tek başına yaşamak çok kolay değil. Bu da bu işin gerektirdiği fedakarlıklar?

"SABRİ BU KULÜBÜN EFSANESİ"
Sabri bu kulübün efsanesi. İyi bir insan. Burada olmasından dolayı mutluyum. Onunla karşılaştığımda 'Hala burada mısın' diyerek şaka yapmıştım.  Taraftara gelince; harika bir taraftarımız var. Umarım onları hayal kırıklığına uğratmam.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı

Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

26.09.2026 00:21:00
İhlas Haber Ajansı
 
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'e mağlubiyetle başladı
Beşiktaş, Euroleague'in ilk haftasında sahasında İspanyol ekibi Valencia Basket'e 96-94 mağlup oldu.

Beşiktaş: Eugene Omoruyi 17, Jaylen Nowell 17, Ante Zizic 4, David DeJulius 4, DaQuan Jeffries, Anthony Brown 7, Scottie Wilbekin 12, Devon Dotson 9, Conor Morgan 15, Wenyen Gabriel 6, Berk Uğurlu 3



1. Periyot: 27-28

Devre: 51-54

3. Periyot: 71-81

Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men

Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde

22.09.2026 22:21:00
Haber Merkezi
 
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Muhammed Salah’a 6 ay İcardi’ye 3 yıl men
Futbol dünyasının iki yıldız ismi Mauro Icardi ve Muhammed Salah, trafik ihlalleri nedeniyle uygulanan yaptırımlarla gündemde. Arjantin'de Icardi'nin ehliyetine el konulurken, İngiltere'de Trabzonspor'un yeni yıldızı Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı ve para cezası verildi.

Icardi'ye 2029'a kadar trafikten men

Arjantin'de Mauro Icardi hakkında dikkat çeken bir trafik yaptırımı uygulandı.

Buenos Aires Eyalet Ulaştırma Bakanlığı, Icardi'nin araç kullanırken görüntülendiği bir videoyu yayımladı. Bakanlık açıklamasında, futbolcunun süresi dolmuş ehliyetle araç kullandığı, araçta bulunan China Suarez'in emniyet kemerini çıkardığı ve Icardi'nin seyir halindeyken pencereden dışarı sarktığı belirtildi.

Açıklamaya göre Icardi'nin ehliyetine tedbir amacıyla el konuldu. Futbolcunun yeniden ehliyet alabilmesi için araç kullanmaya uygun olup olmadığının değerlendirilmesi gerekiyor.

Arjantin basınında yer alan haberlere göre ise Icardi hakkında uygulanan trafikten men kararının 2029 yılına kadar geçerli olduğu öne sürüldü.

Salah'a 6 ay direksiyon yasağı

Sezon başında Süper Lig devi Trabzonspor'a transfer olan Mohamed Salah ise İngiltere'de hız sınırını aşması nedeniyle mahkeme tarafından cezalandırıldı.

Salah'a 6 ay araç kullanma yasağı verilirken, ayrıca 660 sterlin para cezası uygulandı.

Mahkeme kararında Salah'ın ayrıca 120 sterlin mahkeme masrafı ve 264 sterlin mağdur ek ücreti ödemesine hükmedildi.

Salah'ın daha önce de trafik ihlali nedeniyle ceza aldığı ortaya çıktı. Mısırlı yıldız, 2022 yılında Stockport'ta hız sınırını aşması nedeniyle 200 sterlin para cezasına çarptırılmış ve ehliyetine 3 ceza puanı işlenmişti.

İki yıldız, iki farklı yaptırım

Icardi hakkında açıklanan yaptırım, ehliyetin tedbiren alınması ve yeniden ehliyet için sürüş uygunluğunun değerlendirilmesini içerirken, Salah hakkında mahkeme tarafından 6 aylık araç kullanma yasağı uygulanması dikkat çekti.

Bir tarafta 2029'a kadar uzandığı bildirilen men kararı, diğer tarafta 6 aylık direksiyon yasağı...

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.