logo
05 MAYIS 2026

Sayın Başbakan, Size Çözüm Sunan Hiç mi Yok?

26.04.2007 00:00:00
Başbakan Erdoğan yaklaşan seçimler öncesi, milletimizin ekonomik sıkıntılardan dolayı yükselen feryatlarını yatıştırmak için bir takım söylemler geliştiriyor.Bunların en önemlisi de, "Türkiye'de biz şunları şunları yaptık, muhalefet bizi eleştireceğine bize yol göstersin, önümüze çözüm sunsun, şu ana kadar böyle bir şey olmadı" mealindeki açıklamaları?Yani Sayın Başbakan özetle, "çözüm olsaydı biz uygulardık" demeye getiriyor.Gerçekten de Sayın Başbakan'ın önüne bugüne kadar çözüm koyan hiç olmadı mı? Herkes Başbakanı ve politikalarını sadece eleştirdi mi, hiç mi yapıcı bir şeyler konulmadı?Başbakan Erdoğan'ın kendisi de çok iyi bilir ki, okuduğu şiir sebebiyle cezaevindeyken, ülkenin ekonomik problemlerinin nasıl çözülebileceği önüne konuldu. Çıkış için nasıl bir milli çözüm uygulanmalı, IMF ile bu işin olmayacağı kendisine söylendi.Taa o günlerde önünde iki seçenek vardı, ya IMF ya da milli ekonomi.Sayın Erdoğan, çiçeği burnunda Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün ifadesiyle, "Biz IMF politikalarını kamçısız yerine getireceğiz" yöntemini tercih etti.Daha cezaevindeyken Erdoğan'ın önüne çözümü sunan, ülkemizin ekonomik ve siyasi bağımsızlığı için kendisini adamış, o sıralarda siyasi çalışmaları olmayan Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosundan başkası değildi.Sayın Baş, sadece Erdoğan'a değil, o dönemde sağ-sol ayrımı yapmadan bütün siyasi parti liderlerine "Gelin ülkemizi milli projelerle kalkındıralım, IMF'nin ve yabancıların boyunduruğundan ülkemizi hep birlikte kurtaralım"  mesajları gönderiyordu.Hatta o dönemlerde İstanbul Çağlayan'da, Trabzon Atatürk meydanında ve Ankara Tandoğan'da yapılan mitinglerde, Sayın Baş, milletimizi de şahit tutarak şunları söylüyordu:"Ülkemizin problemlerini çözebilecek milli ekonomik çözümlerimiz var, gelin siz baş olun biz ayak olmaya hazırız, siz uygulayın biz her türlü desteği sağlayalım, bu ülkeyi düze çıkaralım"Bütün siyasiler, hepsi yönlerini AB'ye ve IMF'ye çevirmişlerdi ve milli olan çözümlere pek sıcak bakmıyorlardı.Çünkü birilerinin desteğini alarak iktidara kolaylıkla gelmek varken, zor olan, milletin icazetiyle iktidara gelme yöntemini tercih etmiyorlardı.Neticede iktidara geldiler ve bedelini ödediler ve hala ödüyorlar. Ne zamana kadar? Unutmayalım ki belirli bir bedel karşılığı iktidara gelenler, onları getirenler deliğe süpürene kadar iktidarda kalabilirler. Ya son kullanım tarihi geçtiğinde? Saddam örneğini vermek istemiyorum.Peki, zor yolu tercih edenler, milletinin icazetiyle iktidara gelenler?Atatürk'ü hiç unutabiliyor muyuz? Ne kadar takdir ediyoruz değil mi? Dost zaten takdir ediyor, düşman ise takdir etmek zorunda kalıyor. İşte milletine aşık, milletinin de gönlünde taht kuranların hali.Prof. Dr. Haydar Baş baktı ki siyasilerin eğilimi hep dışarıdan icazet almada, kendisi gibi vatana ve millete gönülden bağlı olan arkadaşlarıyla demokratik olarak "milletin iradesini meclise taşıma" görevini üstlendiler.Ülkenin refahı için devlet-millet, asker-sivil tek bilek tek yürek olmalıydı, yabancıların boyunduruğundan kurtulup her sahada milli bir egemenlik hakim olmalıydı.Sayın Baş milli çözümlerini birleştirdi ve Milli Ekonomi Modeli tezini ortaya koydu. Bir taraftan siyasi çalışmalar bütün hızıyla devam ederken, kurduğu Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Türk milletinin gönlünde hızla taht kurarken, diğer taraftan da Milli Ekonomi Modeli (MEM) bilimsel bir zemine taşındı.Yapılan 3 adet uluslararası kongrede MEM 450'yi aşkın bilimadamı tarafından "değil sadece Türkiye'yi, dünyayı kurtarır" onayını aldı. MEM'e dünyanın her tarafından bilimadamları takdir ediyordu, çünkü MEM, asırlardır sistemi merkeze oturtan ekonomik modellerli tarihin çöplüğüne atıyor, merkeze insanı koyuyordu.Bütün bilimadamları MEM'de aradıklarını bulmuşlardı, çünkü MEM'de sisteme göre insan değil, insana göre sistem anlayışı vardı. Sistemler, insanların barış ve huzur içinde yaşamaları için, yani insan için olmalıydı.İşte MEM bu anlayışı ortaya koyuyordu.Artık Prof. Dr. Haydar Baş ve modeli uluslar arası, bilimsel bir markaydı.Daha şimdiden görüşleri tez olarak üniversitelerde araştırılmaya, yabancı internet ansiklopedilerinde bir model olarak ifade edilmeye başlandı. Kapitalizm, sosyalizm? ve "National Economy Model", yani Milli Ekonomi Modeli. Model dünya iktisat tarihindeki yerini almıştı, hem de bilimsel arenada diğerlerini devre dışı bırakarak.Çözümün bu kadar yakın olduğu bir ülkenin Başbakanı burnunun dibindeki, hatta bir dönem kendisinin önüne konulan bu çözüm projesini nasıl görmezlikten gelir? üstelik ardından "herkes eleştiriyor, çözüm sunan yok" diyerek?Dünyanın bir ucundaki bir insan bu modeli biliyor ve takdir ediyor da, sen bu kadar yakınsın, senin ülkenden çıkmış, neden göremiyorsun?Köylerimizdeki başını işten kaldıramayan tarım köylüsü bile Sayın Baş'ın modelini madde madde biliyor da, sen çözümü bulmakla mükellef, görevi bu olan Sayın Başbakan, Haydar Baş ve Milli Ekonomi Modeli gerçeğini nasıl görmezsin?
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.