logo
28 EYLÜL 2026

Serdal Adalı, El-Bilal Toure'yi böyle bitirecek

Beşiktaş Başkanı Serdal Adalı kısa süre önce "tanıdıklar çıktı" diyerek El-Bilal Toure'nin sözleşmesinde indirim alabileceğine yönelik umutlu ifadeler kullanmıştı.

25.04.2026 11:26:00
Haber Merkezi
 
Serdal Adalı, El-Bilal Toure'yi böyle bitirecek
Serdal Adalı, El-Bilal Toure'yi böyle bitirecek
Başkan Adalı'nın bahsettiği ismin Atalanta Başkanı Antonio Percassi'nin Türkiye'de de faaliyet gösteren şirketinin üst düzey yöneticisi Doruk Cenkçi olduğu ortaya çıktı.
Cenkçi, Başkan Adalı'nın kız kardeşinin oğlu. Yani yeğeni.






Beşiktaş'ta El-Bilal Toure transferini çözecek isim belli oldu: Başkan Serdal Adalı'nın kız kardeşinin oğlu; Doruk Cenkçi. Cenkçi, Malili oyuncunun bonservisini elinde bulunduran Atalanta kulübünün Başkanı Antonio Percassi'nin sahibi olduğu KIKO Milano markasının Türkiye'deki en üst düzey yöneticisi.






BAHSETTİĞİ TANIDIK AKRABASI

Başkan Serdal Adalı kısa süre önce bir isim vermeden El-Bilal'i "tanıdık" bir isim sayesinde daha makul bir rakama transfer etmek istediklerini açıklamıştı:






- El Bilal Toure beğendiğimiz ve umut bağladığımız bir oyuncu. Atalanta başkanı zor bir adam. Birkaç ortak tanıdığımız çıktı. Oturup konuşacağız. Hoca da ben de kalmasını istiyoruz.






40 MİLYON EURO'LUK MADDE

El-Bilal'in sözleşmesinde yer alan maddeye göre 15 gol atarsa satın alma opsiyonu devreye giriyor. Beşiktaş istediği anda bu opsiyonu daha önce de kullanabilir. Opsiyon bedeli 15 milyon euro. Opsiyonun kullanılmasının ardından Malili oyuncunun sözleşmesine 40 milyon euro'luk çıkış maddesi eklenecek.






Başkan Adalı'nın hedefi Cenkçi aracılığıyla gelecek hafta içinde Percassi ile görüşmek. Toure'nin bonservis bedelini 10 milyon euro'nun altına çekmek.






ADALI MALDINI'Yİ DE İSTEYECEK

Başkan Adalı bu görüşmede Atalanta'dan bir kaç oyuncu için daha Başkan Percassi ile görüşmesi planlanıyor. Serkan Reçber'in ismini verdiği Sergen Yalçın'ın da onayladığı oyuncular şöyle:

-10 numara Daniele Maldini
-Ön libero Ibrahim Sulemana

İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü

Galatasaray'da sakatlık sonrası forma şansı bulamayan İlkay Gündoğan, kulübün ayrılık kararı alması halinde devre arasında takımdan ayrılmaya hazırlanıyor

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
İlkay Gündoğan için yolun sonu gözüktü
Galatasaray'da forma şansı bulmakta zorlanan İlkay Gündoğan konusunda henüz resmi bir gelişme yok. Ancak kulüpten kendisine ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli futbolcu seçeneklerini değerlendirecek.







Galatasaray 2025 yazında İlkay Gündoğan'ı Manchester City'den bedelsiz olarak kadrosuna kattı. Tecrübeli orta sahayla 30 Haziran 2027 tarihine kadar mukavele yapıldı. Aslında İlkay'ın Sarı-Kırmızılı kariyeri iyi başladı. Fakat sonrasında yaşadığı sakatlıkla birlikte her şey tersine döndü.






SÜRELERİ ORTADA

Bu sezon da durum pek parlak gözükmüyor. 35 yaşındaki futbolcu, Süper Lig'de 1 (6 dakika) ve Şampiyonlar Ligi'nde 1 maça (5 dakika) çıkabildi. Bazı Suudi Arabistan ekipleri uzun süredir İlkay'ın durumunu takip ediyor. Ara transferdeki ayrılık durumu ise tamamen Galatasaray'ın tavrına bağlı olacak.






ÇOK DAHA YÜKSEK

Kulüp tarafından İlkay'a ayrılması yönünde bir istek gelirse, tecrübeli oyuncunun bütün seçeneklerini değerlendireceği belirtildi. Geçtiğimiz günlerde Galatasaray Başkanı Dursun Özbek'e de İlkay'ın durumu sorulmuştu. Özbek bu konudaki kararın Teknik Direktör Okan Buruk'a ait olduğunu söyledi. Bugün itibarıyla İlkay'ın devre arasında gitme ihtimali, kalma şansından çok daha yüksek gözüküyor.

İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?

27.09.2026 19:32:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:47:50
Haber Merkezi
 
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
İsmail Kartal'ın bu takımı mı güçlü, 99 puan 99 gollük takımı mı?
Fenerbahçe'nin 6 maçlık istatistik tablosu "iyi bir top çevirme ve kontrol oyunu" oynadığını söylese de futbol "kriz çözme, fiziksel temasları kazanma ve ceza sahası hâkimiyeti" oyunu. Hava topu hâkimiyetinin kaybolması, kaleye gelen tehlikelerin artması ve geniş kadroya rağmen belirli mevkilerdeki yetersizlikler, istatistiksel tablonun altındaki çatlakları ve camiadaki huzursuzluğu açıklıyor.

İsmail Kartal'ın bu sezonki Fenerbahçe'si, 2023-24 sezonunda 99 gol atıp 99 puan alan Fenerbahçe'sine oranla pas kalitesini ve rakip yarı sahadaki top kontrolünü artırdı; daha az top kaybı yapıyor. Hücum üretkenliği de o sezonda olduğu gibi üst seviyede seyretmeye devam ediyor.






Peki, buna rağmen daha 6. hafta dolmadan İsmail Kartal'ın istifa etmesinin ve devre arasında bek, 8 numara, sol kanat oyuncusu ve santrfor transferlerinin konuşulmaya başlanması neden?

Yani hemen hemen takımın yüzde 40'ının değişmesi gerektiğinin Başkan Aziz Yıldırım tarafından bile kabul edildiğinin iddia edildiği dillendirilir oldu.

Taktiksel olarak istatistikler, zayıf rakiplere karşı domine edilen maçlarda çok yüksek. Ancak şampiyonluğu getiren; derbiler veya doğrudan rakiplerle oynanan kritik maçlardır. O maçlarda yaşanan aksamalar, taraftarın hafızasında istatistiklerden çok daha derin iz bırakır.






Kurtarış sayısındaki artış: Livakovic 1.9 kurtarıyordu, Ederson 2.8 kurtarıyor. Kalecinin maç başına yaptığı kurtarış sayısının artması, takımın kalesinde daha fazla ve daha net tehlikeler gördüğünün kanıtı.

Topu geri kazanmanın 58.4'ten 45.8'e düşmesi, takımın ön alandaki baskı şiddetinin azaldığını gösteriyor.
Hava topu kazanma oranının %55.6'dan %41.7'ye gerilemesi, duran toplarda ve rakibin uzun toplarla çıkışlarında takımı çok savunmasız bırakıyor.

İlkay Gündoğan'ın derdi ne?

İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? 

27.09.2026 17:05:00
Haber Merkezi
 
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
İlkay Gündoğan'ın derdi ne?
Galatasaray'da geçen sezon 24 maçta 15 kez ilk 11 başlayan İlkay Gündoğan'ın, bu sezon yedek kulübesine çekilmesi ve sadece maç sonlarında hamle oyuncusu olarak kullanılması; Okan Buruk'un, Alman milli takımının eski kaptanının fiziksel temposunu Süper Lig ve Avrupa yoğunluğu için yetersiz bulduğunu gösteriyor.






İlkay Gündoğan yaşlandı mı? Galatasaray'ın sistemine mi uymuyor? Yoksa Okan Buruk'la mı arası bozuk? Alman milli takımının kaptanlığını yapan, Man City'de yıllarca Guardiola'nın prensi olan, bir sezon oynadığı Barcelona'da istatistikleri parçalayan İlkay, Galatasaray kariyerine başladığı günden beri düşüşte. Peki bunun sırrını istatistikler nasıl açıklıyor?






İLKAY GÜNDOĞAN'IN BÜYÜK DÜŞÜŞÜ

İlkay, Barcelona döneminde maç başına 79,3 topla buluşma ile oyunun merkezindeki ana orkestra şefiydi. Manchester City'de de bu oran 59,5 seviyesindeydi. Galatasaray'da ise topla buluşma sayısı önce 51,2'ye, bu sezon başında ise maça sonradan dahil olduğu kısıtlı sürelerde 17,0'ye kadar geriledi. Okan Buruk'un direkt, hızlı ve geçiş hücumlarına dayalı oyunu, İlkay'ın temposunu ayarladığı sabırlı set oyunlarından oldukça farklı.







GALATASARAY'IN HIZINA ULAŞAMADI

Barcelona ve City dönemindeki fiziki gücünden sonra Galatasaray'daki geçen sezonunda 34,5 km/h hıza ulaşsa da bu sezonki fiziksel ölçümü 25,6 km/h seviyesinde kalmış durumda.







OKAN BURUK'UN SİSTEMİNE UYMUYOR

Ilımlı bir krizin varlığı teknik tercihlerle doğrulanıyor. Okan Buruk, orta sahada tempolu, ikili mücadele kazanan ve çabuk dikey geçiş yapan oyuncuları tercih ediyor. İlkay ise pozisyon alan, pas temposunu düşürüp organize eden bir profile sahip.







YAŞLILIĞA BAĞLI GERİLEME

İstatistikler, İlkay'ın kalitesini kaybetmediğini; ancak yaşa bağlı fiziksel gerileme ve Galatasaray'ın pres odaklı oyun sistemi yüzünden maçın merkezinden uzaklaştığını kanıtlıyor.

Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi

Italiano; ön alanda pres, yüksek topa sahip olma oranı, rakip yarı alana yerleşme ve üretkenlik konularında Barcelona felsefesini Beşiktaş'a başarıyla kopyalamış durumda. Eksik kalan ve "çalamadığı" tek şey ise Barça'nın top kaybettiği andaki kusursuz savunma mekanizması ve stoperlerin arkaya sarkıtılan toplardaki pozisyon hatasını sıfıra indirme becerisi.
 

27.09.2026 16:25:00
Haber Merkezi
 
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş "Barcelona efsanesini" Türkiye'ye getirdi
Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano büyük bir dürüstlük gösterdi. "Barcelona'ya yıllardır hayranım." dedi. Hatta daha da ileri gitti: "Ara sıra bir şeyler çalmaya çalışıyorum ama onların zihniyetini kopyalamak ve yeniden üretmek zor." itirafında bulundu.






Italiano'nun bahsettiği "Barcelona zihniyeti ve felsefesi" ile Beşiktaş'ın bu sezon Süper Lig'de 6 maçlık seride ortaya koyduğu istatistik verileri incelendiğinde bazı hırsızlıklar net şekilde rakamlara yansıdı.






Barcelona felsefesinin temeli, maçı ve tempoyu topla kontrol etmektir (Cruyff & Guardiola öğretisi). %62,7'lik topla oynama oranı ve %87,7'lik pas isabeti, Italiano'nun Beşiktaş'a rakibi topla yıpratan, oyunu domine eden bir hükmetme kimliği kazandırdığını gösterdi.






Italiano'nun takımı kendi sahasında pas çevirip vakit geçirmek yerine oyunu rakip yarı sahaya yıkıyor. İsabetli pasların yarısından fazlasının (245 pas) rakip yarı alanda gerçekleşmesi ve orada bile %82,2 gibi yüksek bir başarı oranına ulaşılması, Barça'nın meşhur "iki üçüncü bölge yerleşimi" stratejisiyle birebir örtüştü.






Barcelona'nın topla oynama yüzdesinin gizli kahramanı, top kaybedildiği anda yapılan 5 saniyelik agresif prestir. Maç başına yapılan 52,5 top geri kazanımı ve 111,2 depar, Italiano'nun oyuncularına topu kaptırdıkları an hücum bölgesinde boğucu pres yaptırdığını doğruladı.






Barça modeli, ceza sahası çevresinde sürekli hareketlilik ve opsiyon yaratma üzerine kuruludur. Maç başına 17,8 şut ve 8,3 korner, takımın rakip ceza sahasına yerleşip sürekli bir baskı dalgası ürettiğinin kanıtı. 13 ceza sahası içi gol de bu baskının doğal bir sonucu.

Italiano'nun "Kopyalamak zor, tamamen yapamıyoruz." dediği noktalar da var.






Stoperleri orta sahaya kadar çıkararak oynamak, rakibe arkada geniş alanlar bırakır. 6 maçta yenilen 7 gol ve yenilen gole sebep olan 3 bireysel hata, savunma çizgisini çok önde kurmanın ödenen bedeli.
122,5 top kaybı, takımın sıkışık alanda sürekli dikine ve riskli paslar denediğini gösteri.

Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi

İsmail Kartal'ın başarılı olduğu önceki üç dönemde de ortak payda, hücum hattında farklı profillerdeki iki güçlü golcünün yarattığı sinerjiydi. Muriqi pivot rolünü tek başına üst düzey oynasa da yanına hamle yapabileceği ikinci bir profildeki forvetin eksikliği, Fenerbahçe Teknik Direktörü'nün idealindeki hücum esnekliğine tam olarak ulaşamadığını gösteriyor.

27.09.2026 16:20:00
Haber Merkezi
 
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Aziz Yıldırım, İsmail Kartal'dan baklava istedi, şekeri esirgedi
Bu sezon yeniden seçilerek Fenerbahçe'de başkanlık koltuğuna oturan Aziz Yıldırım; son dakika şapkadan adını çekerek takımın başına teknik direktör olarak getirdiği İsmail Kartal'ın eline unundan suyuna, tereyağından fıstığına kadar pek çok kaliteli malzemeyi verdi ve baklava yapmasını istedi. Ancak unuttuğu bir şey vardı: Kartal'ın baklava yapması için şekere de ihtiyacı vardı ama Yıldırım şekeri esirgedi.






Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal'ın teknik direktörlük kariyerindeki forvet tercihlerine ve verilere bakıldığında; oyun sisteminin temelinde "tamamlayıcı forvet ikilisi" (pivot ve bağlantı oyuncusu + bitirici ve dinamik forvet) mantığıyla hareket ettiği görülüyor. Ancak bu sezon Aziz Yıldırım yönetimi, Kartal'a Vedat Muriqi ile pivot forveti verse de yanına bitirici ve dinamik bir forvet koymadı. Bugün Muriqi'nin yanında Ollie Watkins olsaydı çok daha farklı şeyler konuşuyor olabilirdik.






2014-15 sezonunda Emmanuel Emenike (fiziksel gücüyle defansı yıpratan, kanat/pivot karakterli) ve Moussa Sow (ceza sahası içi bitiriciliği ve esnekliği yüksek golcü) ikilisi ortalığı yaktı.






2021-22 sezonunda 21. haftadan sonra Serdar Dursun (klasik pivot forvet, sırtı dönük oynayan, top tutan) ve Enner Valencia (savunma arkasına koşan, hareketli bitirici) takımı Şampiyonlar Ligi'ne taşıdı. Serdar'ın getirdiği fiziksel üstünlük Valencia'ya alan açmış ve Fenerbahçe ligin ikinci yarısına damga vurmuştu.






2023-24'teki 99 puanlık sezonda Edin Dzeko (dünya çapında bir pivot/bağlantı santrforu; 46 maçta 25 gol, 10 asist) ve Michy Batshuayi (dinamik, ceza sahası bitiricisi; 43 maçta 24 gol) ikilisi vardı. Dzeko oyunu akıtan ve stoperleri çeken rolü üstlenirken Batshuayi hamle oyuncusu veya ikinci bitirici olarak işi tamamladı.






Kartal, kariyeri boyunca tek bir baskın santrfora yük binmesinden ziyade, yanına savunma arkası koşuları yapacak veya skoru paylaşacak ikinci bir bitirici eklediğinde maksimum verimi aldı. Şu an Muriqi'nin yükünü hafifletecek, maçın gidişatına göre yanına geçecek ya da onu ikame edecek benzer kalitede bir partneri bulunmuyor.






Muriqi'nin 10 maçta 7 gollük performansı bireysel anlamda harika olsa da uzun bir lig maratonunda sakatlık, kart cezası veya form düşüklüğü yaşandığında B planının olmaması Kartal'ın elini zayıflatıyor.

Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?

Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi

27.09.2026 16:15:00
Haber Merkezi
 
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın yeni transferlerini kim beğendi?
Galatasaray'ın Chelsea'ye çıkmış diyerek aldığı Ugochukwu ile PSG'den yetişmiş diye getirdiği Bitshiabu, istatistiklerin detayına inildiğinde temel futbol gereksinimlerinde ciddi gedikleri olan isimlerdi. Taktiksel olgunluk ve zihinsel devamlılık kazanamadıkları takdirde, genç yaşta yüksek bonservislerle anılıp 24-25 yaşına geldiklerinde alt seviye takımlara kiralanan oyuncular kervanına katılmaya aday olduklarını Galatasaray'ın scout ve teknik ekibi göremedi. İşte yeni transfer için camiada konuşulan eleştiriler...






Para yönünden sıkıntısı olmayan Avrupa devleri, 17-18-19 yaşındaki çıtır oyuncular için 10-15-20 milyon euro'ları gözlerini kırpmadan verebiliyorlar... Çünkü bu yaşlarda aldıkları oyuncular kendi sistemlerine, dillerine, yemeklerine, ortamlarına ve idmanlarına dâhil hemen her duruma çabuk adapte oluyorlar.






Ancak Fenerbahçe'nin son dönemde daha düşük bütçelerle yaptığı Fayed, Emre Demir, Burak Kapacak, Mimovic, Tresor Doh ve Jin-ho gibi transferlerde olduğu gibi devler de bu oyuncular yüzünden karavana atıyor.

Galatasaray bu transfer döneminde Chelsea'ye kadar yükselen Ugochukwu ile PSG'den çıkan Bitshiabu'yu ciddi kiralama bedelleri ve ciddi satın alma opsiyonlarıyla kiraladı.






Ancak Ugochukwu son maçta girdikten 5 dakika sonra kırmızı gördü. Bitshiabu ise henüz sahalara teşrif etmedi.

Peki bu iki genç oyuncu "Çok para ödenip, 24-25 yaşına geldiğinde unutulacaklar" listesinde yerlerini mi alacaklar, yoksa kendilerinden beklenen patlamayı yapacaklar mı?






Ugochukwu'nun geçen sezon 35 maçlık Premier League'deki Burnley karnesi ilk bakışta etkileyici görünse de savunma ve oyun kurma becerilerindeki aksaklıkları açıkça ortadaydı.

Maç başına 6,1 top kaybı ve toplamda gördüğü 2 kırmızı kart (1'i doğrudan, 1'i çift sarıdan), oyuncunun baskı altında ve yüksek tempoda karar verme yetisinin ne kadar zayıf olduğunu gösteriyordu. Galatasaray'a geldikten hemen sonra 5 dakikada kırmızı görmesi tesadüf değil, bu sürekliliğin bir devamı.






Maç başına sadece 33,0 topla buluşma ve 18,8 isabetli pas, merkez orta saha ve ön libero oynayan bir oyuncu için oldukça düşük. Oyunu yönlendirmekten ziyade oyunun gerisinde kalıyordu.

Maç başına 1,5 top çalma ve 0,5 pas arası mütevazı kalırken; 1 gole neden olan hata ve 1 penaltıya neden olma istatistiği, kritik anlardaki konsantrasyon kaybını kanıtlıyordu.






Bitshiabu'nun Leipzig'deki 11 maçlık performansı, pas yüzdesiyle (%93) göz boyayan fakat gerçek bir stoper sertliğinden uzak bir profil çizdi.






1,96 m'lik boyuna rağmen maç başına kazandığı hava topu mücadelesi sadece 0,9 (%45). Toplam ikili mücadele kazanma oranı %47'de kaldı. Maç başına 0,7 top çalma yapabilen bir stoperin savunmada caydırıcılığından bahsetmesi zor. %93 pas isabeti ilk bakışta harika tınlasa da bu pasların 31,7'si kendi yarı sahasında risksiz, enine ve geriye yapılan paslar. Rakip yarı sahada yarattığı tehdit yok denecek kadar az (kilit pas 0,2, sıfır orta). 9,3 km koşu mesafesi ve 61 dakika ortalama süre, tempolu oyunlara uyum sağlamakta zorlandığını ve 90 dakikalık fiziksel devamlılığının henüz oluşmadığını gösteriyor.

Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?

Altyapıdaki skor baskısı ve metodsuzluk yüzünden Türkiye, İskandinavya'nın aksine elit santrfor yetiştirmekte sınıfta kalıyor

27.09.2026 15:20:00
Haber Merkezi
 
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Türkiye santrafor sorununu ne zaman çözecek?
Fransa maçından sonra bir kez daha santrfor derdimiz ortaya çıktı. Türkiye'de yetenekli çocuk sıkıntısı yok... Bunun aksini iddia eden de yok. Ancak yeteneği işleme, doğru pozisyona evirme ve sabırla olgunlaştırma sistemimiz olduğunu iddia eden de yok. İsveç ve Norveç'in yaptığı gibi oyuncu fazlalığını değil, metodu ve sabrı organize ettiğimiz gün Türkiye'nin elinde de elit santrforlar olacak. Ancak bizde o sabır var mı?






"80 milyonluk ülkeden bir santrfor çıkmıyor" gibi sığ bir açıklama ile Türkiye'nin santrfor eksiği açıklanamaz... Çünkü o zaman birisi karşınıza çıkar; "Dünyanın en kalabalık ülkesi Hindistan'ın tarihinde bir tane Dünya Kupası yok" der. "Dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi Çin'in bir tane elle tutulur futbolcusu yok" der. Bu kısır döngü de uzar gider.






Burada bizim belki de sormamız gereken; Norveç ve İsveç gibi dünya futbolundaki yerleri orta ve alt seviyeler olan ülkelerin nasıl bu kadar üst seviye forvetler çıkardıkları, bizim onlardan en azından gelecek nesillerde forvet çıkarmak için ne yapmamız gerektiği olabilir.






Norveç spor yasalarına göre 13 yaşına kadar çocuk liglerinde puan durumu tutulmaz, sıralama yapılmaz ve çocuk elenmez. Haaland, 15 yaşına kadar 40 kişilik homojen bir arkadaş grubuyla elenme korkusu olmadan futbol oynadı. Geç fiziksel gelişim gösteren çocukların sırf daha minyon diye sistem dışına itilmesi engellendi.






Haaland çocukken akranlarına göre oldukça çelimsizdi. Antrenörleri ona "fizikle ezmeyi" değil; kör nokta koşularını, vücut açısını ve topsuz alan sezgisini öğretti. Boyu ve fiziği 16-17 yaşından sonra patladığında, zaten elit seviyede bir "pozisyon alma aklına" sahipti.

İskandinav futbol altyapılarında santrforlar küçük yaştan itibaren ceza sahası içi bitiricilik ve dikey koşu şablonlarıyla büyür. Forvet oyuncusundan sadece top saklaması değil, arkaya koşu atması ve geçiş hücumunu tamamlaması beklenir.






Oyuncular sadece takım antrenmanı yapmaz. 12-14 yaşından itibaren pozisyona özel (santrforlar için kafa vurma açısı, ilk temas, tek dokunuş bitiriciliği) bireysel antrenörlerle çalışırlar.

Türkiye'de U12, U14 seviyelerinde bile antrenörler maç kazanmak ve şampiyon olmak ister. Bu yüzden teknik kapasitesine bakılmaksızın sadece erken ergenliğe girmiş, hızlı ve güçlü çocukları santrfor yaparlar. Bu çocuklar altyapıda fiziğiyle fark yaratır ancak A takıma çıktığında fiziksel üstünlüğü kaybolunca sıradanlaşırlar.






Süper Lig takımları ani başarı baskısı nedeniyle hazır, 30 yaş üstü yabancı santrforlara yönelir. Altyapıdan çıkan 19-20 yaşındaki bir santrforun 3 maç üst üste gol atamama kredisi yoktur; ilk hatasında kulübeye çekilir veya alt liglere kiralanır.

Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek

Türkiye, Fransa yenilgisi sonrası geçiş oyununun belirleyici olacağı kritik İtalya sınavında boyunun ölçüsünü alacak

27.09.2026 15:00:00
Haber Merkezi
 
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
Türkiye'nin yerini İtalya belirleyecek
İtalya maçı, Fransa maçına kıyasla topun iki kale arasında daha çok gidip geleceği, her iki takımın da net pozisyonlar bulabileceği ve geçiş oyununu daha iyi oynayanın kazanacağı bir "ölçü" maçı olacak. Fransa karşısında "en üst seviyenin uzağında" olduğumuz kanıtlandı... Ancak Türkiye, İtalya maçında 3. sınıf değil ama belki de 2. sınıfın iyileri arasında olduğunu gösterebilir.

Fransa seviyesinde değiliz... Belki daha fazla gol beklentisi yarattık, belki zaman zaman dişe diş oynadık ama Fransızlar bizi Kocaeli'de sahamıza hapsetti. Eğri oturup doğru konuşup eksiklerimizi görmemiz gerek.






Belki de bizim için sınav aslında İtalya maçıdır... Çünkü sahasında Belçika'ya 2-0 yenilen, son Dünya Kupası'na bile katılmayan İtalya'yı ağırlayacağımız maç bize boyumuzun ölçüsünü gösterecek.

Peki bizi İtalya karşısında nasıl bir maç bekliyor?

Fransa karşısında alınan 1-0'lık mağlubiyet ve maçın istatistikleri, Türkiye'nin tepe seviye takımlarla arasındaki farkı net bir şekilde özetledi.






Şut sayısı (12-12) ve gol beklentisi (1.21 - 1.17 xG) kâğıt üzerinde kafa kafaya görünse de topa sahip olma oranındaki ciddi fark (%36 - %64), atılan isabetli paslar (272 - 560) ve çalımlardaki ezici üstünlük (%40 - %76) Fransızların oyunu ve tempoyu tamamen kontrol ettiğini ortaya koydu.






İtalya'nın sahasında Belçika'ya 2-0 yenildiği maçın istatistikleriyle birlikte değerlendirdiğimizde, önümüzdeki Türkiye-İtalya maçı için bizi farklı dinamikler bekliyor olacak.






İtalya, Belçika karşısında %56 topa sahip olup 21 şut atmasına ve 1.70 xG üretmesine rağmen bitiricilik sorunu yaşadı ve kalesinde 2.76 xG vererek 2-0 kaybetti. Belçika'ya karşı maçı domine etmeye çalışan ama geçiş hücumlarında ciddi açıklar veren bir İtalya vardı. Bu durum, Türkiye karşısında reaksiyon göstermek isteyecek ve maça ön alanda yoğun baskıyla başlayacak bir rakibe işaret ediyor.






Fransa maçı gösterdi ki pasla çıkmaya çalışırken yaptığımız top kayıpları bizi sahamıza hapsetti. İtalya da ön alanda basacaktır; ilk baskıyı kırabilirsek İtalya savunmasını az adamla yakalama fırsatımız yüksek.






BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Denizli Gençlik Kolları, partinin kuruluşunun 25. yıl dönümünü anlamlı ve coşkulu bir etkinlikle kutladı

27.09.2026 13:43:00
Hasan Gündoğdu
 
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
BTP Denizli Gençliği 25. kuruluş yıl dönümünü halı saha etkinliğiyle kutladı
Denizli İl Başkanı Turgay Urgan'ın da katılım gösterdiği program, gençlerin yoğun ilgisi ve yüksek enerjisine sahne oldu.






Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram öncülüğünde düzenlenen etkinlik, dostluk ve birlik mesajlarının verildiği bir halı saha maçıyla başladı. Sahadaki rekabetin ardından renkli görüntülere ev sahipliği yapan program, günün anısına kesilen 25. yıl pastasıyla devam etti.






"İstikbal Biziz, Biz Geleceğiz"
 
Kutlama boyunca gençlerin birlik ve beraberliği dikkat çekerken, BTP Denizli teşkilatı bu özel günün gururunu hep birlikte yaşadı. İl Başkanı Turgay Urgan ve Gençlik Kolları Başkanı Murat Bayram, partinin köklü geçmişine vurgu yaparak gençlerin siyasetteki dönüştürücü gücüne olan inançlarını dile getirdiler.







Program, katılımcıların hatıra fotoğrafları çektirmesi ile coşku içinde sona erdi. BTP Denizli Gençlik Kolları, çeyrek asırlık bu anlamlı mirası aynı kararlılıkla geleceğe taşıyacaklarını bir kez daha gösterdi.













Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor


 
Mert Günok kısa süre önce Milli Takım kariyerini noktaladığını açıklamıştı. 37 yaşındaki file bekçisinin aktif kariyeriyle ilgili kararını ise sezon sonuna doğru vermesi bekleniyor.

26.09.2026 18:32:00
Haber Merkezi
 
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor
  Mert Günok, Fenerbahçe'yi de vedaya hazırlanıyor

37 kez A Milli Takım formasını giyen Mert Günok, geçen hafta yayınladığı açıklamayla birlikte Ay-Yıldızlı kariyerine nokta koyduğunu belirtmişti. Gözler, Fenerbahçe'deki durumuna çevrildi. 37 yaşındaki futbolcunun, Sarı-Lacivertli ekipteki kontratı 30 Haziran 2028 tarihine kadar devam ediyor. Mert, 37 kez milli olmuştu.







1 Mart'ta 38 olacak

1.96 boyundaki file bekçisi, 1 Mart 2027'de 38 yaşına girecek. Mert bu sezon Şampiyonlar Ligi Elemeleri'ndeki 4 karşılaşmada görev aldı. Süper Lig'de ise henüz siftah yapamadı. Fenerbahçe'nin mevcut kadrosundaki kaleci rotasyonu şöyle:
Ederson
Mert Günok
Tarık Çetin






Veda vakti yaklaşıyor

2001 yılında Kocaelispor altyapısından Fenerbahçe altyapısına geçiş yapan tecrübeli kaleci, 2026 kışında Sarı-Lacivertliler'e dönmüştü. Mert'in sezon sonuna doğru kariyeriyle ilgili önemli bir karar alması bekleniyor. Eğer futbolu bırakırsa, kontratının son senesi öncesinde yeşil sahalara veda etmiş olacak. Kalırsa, 30 Haziran 2028 tarihi; hem sözleşmesinin hem de kariyerinin sonu olacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.