logo
28 EYLÜL 2026

Serdal Adalı: Sergen Yalçın'ın akrasındayız

Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, hizmet etmek için yönetime geldiklerini ve bu görevi kendisinden daha iyi yapacak biri çıktığı noktada hak verip görevini teslim edebileceğini söyledi.

05.11.2025 09:28:00
İhlas Haber Ajansı
 
Serdal Adalı: Sergen Yalçın'ın akrasındayız
Serdal Adalı: Sergen Yalçın'ın akrasındayız
Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, geçtiğimiz pazar günü gerçekleşen 2025 Yılı Olağan İdari ve Mali Genel Kurul toplantısında usulsüzlük yapıldığına dair iddialara ilişkin Tüpraş Stadyumu'nda basın toplantısı düzenledi.



"Hayatımda en çok emek verdiğim şey Beşiktaş'tır"
Başkan Adalı, hayatında Beşiktaş'tan daha çok emek verdiği bir şeyin bulunmadığını belirterek, "Bugün karşınıza üzülerek ama aynı zamanda gururla çıkıyorum. Üzülerek, çünkü Beşiktaş gibi koca bir camianın enerjisi; son günlerde, birkaç kişinin organize ettiği asılsız iddialarla boşa harcanıyor. Ben 15 senedir, ister yönetimde olayım ister olmayayım, Beşiktaş sevdasından vazgeçemedim. Bu koltuğun sorumluluğu ağırdır; ben o sorumluluğu taşımak için buradayım, kaçmak için değil. Onurumla, gururumla, tertemiz bir şekilde buralara geldim ve bu saatten sonra da kirlenmeye niyetim yok. Hayatımda en çok emek verdiğim şey Beşiktaş'tır. O yüzden kimse kusura bakmasın; ben bu emeğin üstüne kimsenin gölge düşürmesine izin vermem. Ama gururla konuşuyorum, çünkü bu 10 aylık süreçte tüm zorluklara rağmen biz Beşiktaş'a yakışır işler yaptık" ifadelerini kullandı.




"Bu iddialar Beşiktaş'ın aklına, vicdanına, ortak değerlerine hakarettir"
Genel kurulda 11 Mayıs - 31 Mayıs 2025 tarihleri arasındaki faaliyetlerin idari ve mali yönden ibrası sırasında yaşananlara da açıklık getiren Serdal Adalı, "Bugün burada bu '20 günlük ibra masalının' aslını anlatacağım. Kısaca bilmeyenler için özetleyeyim; kongrede önce faaliyet raporu, denetim raporu ve mali tablolar okundu. Hatta yönetimimizin 11 Mayıs 2025'e kadar olan dönemi de yine çoğunlukla ibra edildi. Ancak sıra 11 Mayıs - 31 Mayıs 2025 arasındaki o kısa 20 günlük dönemin oylamasına geldiğinde, bir anda ortalık karıştı. Asıl tartışma da işte bu 20 günlük dönem üzerinden oluşturuldu. Ben mazbatamı 13 Mayıs'ta aldım. Yani bahsi geçen o 20 günlük dönem, zaten görevde olduğum ikinci dönemin ilk günleriydi. Ama o süreçte ne bir yönetim kurulu kararı alındı, ne bir sözleşme imzalandı, ne de bir harcama yapıldı. Yine de bugün kalkıp bu 20 günü sanki başlı başına bir dönemmiş gibi gösterip algı oluşturuyorlar. O gün sahnede 40'a yakın kişi vardı. Denetim Kurulu, Divan Kurulu, Kongre Divanı.. Bu insanların yarısı avukat, hukuk insanı. Orada, herkesin gözünün önünde, hukuksuzluk yapılacak öyle mi' Böyle bir şey mümkün mü' Kimi neyle suçluyorsunuz' O sahnede bulunan insanlar, Beşiktaş için karşılıksız çalışan, kulübün itibarını korumak için orada duran insanlar. Bu insanlar böyle bir şeye müsaade eder mi' Bir camianın onurunu korumak için yıllardır emek veren insanlar, göz göre göre böyle bir yanlışa ortak olur mu' Bu iddialar Beşiktaş'ın aklına, vicdanına, ortak değerlerine hakarettir" cümlelerine yer verdi.

Söz konusu tarihler arasındaki ibra sürecinde yaşananların ve ortaya atılan iddiaların yargıya taşındığına dikkat çeken siyah-beyazlı kulübün başkanı, "Bizim yargıda eksik dosyamız bir bu kalmıştı bu rezilliği de yaşayalım, önemli değil. Bizim hiç kimseden, hiçbir şeyden çekincemiz yok. Beşiktaş'a hizmet edenin alnı ak olur, biz de alnımız açık şekilde bu süreci yürütürüz, önemli değil. Yaşata yaşata bu rezillikleri tüketeceksiniz, Beşiktaş'a gücünüz yetmeyecek" açıklamasını yaptı.

"Hedef Beşiktaş değil, Beşiktaş'ın imkanları"
Serdal Adalı, mali genel kurulda yaşananların organize olduğunu savundu. Başkan Adalı, "Ama bu yeni bir şey değil; bu camia daha önce de çok gördü bu bindirilmiş kıtaları, blok oyları, önceden ayarlanmış alkışları, Süleyman Seba'dan alındığı iddia edilen işaretleri. Bu sefer iş daha da planlıydı. Günler öncesinden başlayan sosyal medya kampanyaları, koordineli paylaşımlar, aynı anda yükselen hashtag'ler; her şey önceden kurgulanmıştı. Yıllardır aynı oyun, farklı oyuncular. Ama unuttukları bir şey var: Beşiktaş seyirci değildir, bu oyunu çoktan ezberledi. Bu iş bir tesadüf değil. Bu bir plan, bir operasyon. Amaç Beşiktaş'ı yeniden seçime götürmek, istikrarı bozmak. Beşiktaş'ın ekonomik özgürlüğe kavuşmasını engellemek, kulübü kendi çıkarlarına muhtaç bırakmak istiyorlar. Bizim geliştirdiğimiz gayrimenkul projelerinde gözleri var. Üzerine her türlü algıyı yaptıkları sermaye artırımı sürecinde Beşiktaşımıza kazandırdığımız hisselerin peşindeler. Amacı Beşiktaş'ın büyümesi değil; amacı, Beşiktaş'ın kaynaklarının kimlerin elinde olacağını kontrol etmek. Yani hedef Beşiktaş değil, Beşiktaş'ın imkanları. Ama biz buna izin vermeyeceğiz" diye konuştu.

"Kim başkan olmak istiyorsa buyursun çıksın"
Başkanlık görevini daha iyi yapacağını düşünen ve ortaya vizyon koyan bir başkan adayı olduğu takdirde görevi devretmeye hazır olduğunun altını çizen Adalı, "Kim başkan olmak istiyorsa buyursun çıksın, vizyonunu anlatsın. Ama camiasını karıştırarak, iftirayla, perde arkasından manipülasyonla siyaset yapmasın. Beşiktaş kimsenin kariyer basamağı değil. Biz buraya hizmet etmeye geldik, kavgaya değil. Ben bu görevi benden daha iyi yapacak bir insan çıktığı noktada hak verip görevimi teslim ederim. Bu bir bayrak değişimidir; görev teslimi onurlu olur. 'Ben koltuğu kaybettim' diyerek, 'benim hakkım yendi' diyerek camiayı karıştırmakla olmaz bu işler. Gerçek Beşiktaşlı görevi 'ben kaybettim' duygusuyla değil, 'ben görevimi tamamladım' anlayışıyla bırakır. Bütün şeffaflığımla söylüyorum, burayı temiz kalbiyle yönetecek, geçmişle ve gelecekle hesabı olmayan, yani Beşiktaş'ı şahsi beklentiler için kullanmayacak, ilk başkan adayını ben destekleyeceğim. O gün geldiğinde, Beşiktaş'ı borçsuz şekilde ona devredeceğim" şeklinde konuştu.

"Beşiktaş'ı sizlerin hesap kitaplarına, ihtiraslarına malzeme ettirmeyeceğiz"
"Buradan bu operasyonları yapanlara sesleniyorum" diyerek sözlerine devam eden Serdal Adalı, şunları dile getirdi:
"Ben sizin gibi yapmadım, onlar gibi de yapmadım. 15 senedir önümde o kadar çok 'orta' açıldı ki, vursam belki üç yönetim devrilirdi. Ama bir kez bile yapmadım. Çünkü ben gerçek Beşiktaş terbiyesine sahip bir insanım. Bugün olduğu gibi kendime zarar veririm ama Beşiktaş'a zarar vermem. Ama bu arkadaşlar öyle değil. Kalpleri kötü, kalpleri çirkin. Ne olursa olsun, gerekirse Beşiktaş iflas etsin ama 'benim olsun' gözüyle bakıyorlar. İşte bu zihniyet, bu kulübü yıllarca geriye götürdü. Sizi ne rahatsız etti' Tamamen erozyona uğramış bir sorumluluk sistemini yeniden çerçevelemem mi' Yıllardır kağıt üzerinde kalan kuralları gerçekten uygulamaya koymam mı' Yoksa bundan sonra gelecek her başkan ve yönetim kurulunun harcamalarından şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olmasını teklif etmem mi rahatsız etti' Yönetimlerin keyfine göre değil, hesap verebilir şekilde çalışacak bir sistemi önermem mi' Yoksa Beşiktaş'ta yıllardır kimsenin dokunamadığı kurumsal yapıyı değiştirmeye başlamam mı' Ya da yönetimlerin görev sürelerini 3 yıldan 2 yıla indirmemizden mi rahatsızlık duydunuz' Beşiktaş'ı 2 yılda başarıya ulaştıramayan gider diye mi endişe ediyorsunuz' Biz tüzüğe bu maddeyi ekleyerek aslında en geç önümüzdeki sezon sportif başarı taahhüdü de vermiştik. Beşiktaş'ın bu kadar hızlı bir şekilde başarıya, istikrara, güçlü bir organizasyona kavuşması zorunuza mı gidiyor, tekerinize çomak mı sokuyor' Beşiktaş kongrelerini iş alanı haline, sektör haline getirdiniz, bu düzenin bozulacağından mı korkuyorsunuz' Korkun. Beşiktaş'ı sizlerin hesap kitaplarına, ihtiraslarına malzeme ettirmeyeceğiz."

"Toplamda 9.3 milyar TL'lik ödeme gerçekleştirdik"
Başkan Adalı, Beşiktaş'ı şeffaf, hesap verebilir, kurumsal bir yapıya kavuşturduklarına değinerek, "Artık 'ben yaptım oldu' devri bitti. 'Beşiktaş'ın menfaati ne ise, o olur' devri başladı. Tartışmalı o 20 günü bile sanki koca bir dönemmiş gibi anlatıyorlar. Ne yapmışım o 20 günde' Kulübü mü satmışım. Geçen 10 ayda neler yaptık; 1.4 milyar TL tutarında, kulüp tarihinin tek seferdeki en büyük borç ödemesini yaptık. Ayrıca geçmiş yükümlülükler de dahil olmak üzere toplamda 9.3 milyar TL'lik ödeme gerçekleştirdik. Kurumsal yapı reformunu başlattık. Artık her süreç kayıt altında, her karar izlenebilir. Beşiktaş'ta kimse dokunulmaz değil. Futbolda da rasyonel, sürdürülebilir ve ekonomik bir model kurduk. Artık Beşiktaş günü kurtaran değil, geleceğini planlayan bir kulüp. Biz 10 ayda bunları yaptık. Dönün bakın, karşılaştırın, Beşiktaş tarihinde kim ilk 10 ayında bu kadar çok icraat yapabilmiş' Kimin döneminde bu kadar dosya kapatılmış, bu kadar proje hayata geçmiş' Söz değil, iş ürettik" değerlendirmesinde bulundu.

"'Şampiyonluk' kelimesini fazla erken kullandım"
Görevde oldukları süreçte iletişim hataları yaptıklarını da söyleyen siyah-beyazlıların başkanı, taraftar yanının bazen yöneticiliğinin önüne geçtiğini belirtti. Adalı, "Heyecana kapıldım, 'şampiyonluk' kelimesini fazla erken kullandım. Belki o dönemlerde olduğu gibi yapılanma sürecini daha çok vurgulasaydım, bugün bu kadar tartışma yaşanmazdı. Ama beni de anlayın, Beşiktaş Başkanı katıldığı her kulvarda şampiyonluktan başka hedef söyleyemez. Ama hedefle gerçek farklı şeylerdir. Bizim hedefimiz her zaman kupa; ama gerçeğimiz, temeli sağlam bir yapılanmadır" dedi.

"Ne korkuya, ne tehdide, ne de iftiraya boyun eğmeyeceğiz"
Camianın geçmişte iftiralar, oyunlar, operasyonlar, kavgalar gibi birçok şey gördüğünü ama hiçbirinde pes etmediğini dile getiren Serdal Adalı, "Çünkü biz Beşiktaş'ız. Biz yıkıldığımız yerden daha güçlü kalkan bir camiayız. Bugün tartışılan şey o 20 günlük ibra meselesi değil. Asıl tartışılan; Beşiktaş'ta değişen düzen. Artık ayrıcalığın değil, hesabın verildiği bir düzen. Artık 'ben yaptım oldu' devrinin değil, şeffaflığın dönemi. İşte bazılarını rahatsız eden de tam olarak bu. Ben buradayım, dimdik ayaktayım. Beşiktaş'ın tek kuruşuna, tek santimine, tek değerine sahip çıkmaya devam edeceğim. Bizim mücadelemiz koltuk için değil, Beşiktaş'ın geleceği için. Ben buradan giderim, problem değil. Benim gitmem mesele değil. Mesele, bu koltuklara aşk değil, çıkar sevdasıyla sarılanlar. Siz bu kötülükleri Beşiktaş'a yapıyorsunuz, bana değil. Bu yaptıklarınız, okula üzgün giden çocuklara, gelecek hayalleri olan gençlere zarar veriyor. Yapmayın. Günah. Hak yemeyin, altından kalkamazsınız. Çünkü biz size teslim olmayacağız. Ne korkuya, ne tehdide, ne de iftiraya boyun eğmeyeceğiz. Beşiktaş'ı karanlığa çekmek isteyenlere karşı dimdik duracağız" açıklamasını yaptı.

"Beşiktaş camiasıyla benim aramda asla güven sorunu olamaz"
Başkan Adalı, Beşiktaş camiasının kendisine güvendiğini ve bu güveni de boşa çıkarmayacağını yineleyerek, "Biz 29 Aralık 2024 tarihinde, kulüp tarihinin en yüksek oyunu alarak göreve geldik. 11 Mayıs tarihli seçimli genel kurulumuzda yüzde 90'ın üzerinde bir oy oranıyla bu göreve yeniden seçildik. 22 Haziran tarihli yetki kongremizde, başta Dikilitaş Projesi olmak üzere yetki istediğimiz tüm hususlarda genel kurulumuzdan açık ara destek gördük. Görevde henüz 1 yılımız dolmadan girdimiz 3 genel kuruldan da hiçbir tartışmaya mahal vermeyecek çok büyük farklarla ayrıldık. Bugün Beşiktaşlıların bizi eleştirdiği noktalar, hatalarımız, daha iyi yapmamız gereken şeyler olabilir. Ama Beşiktaş camiasıyla benim aramda asla bir güven sorunu olamaz. Camianın bana duyduğu güveni, Beşiktaş'taki konumum ne olursa olsun hep hissettim, bu dönemde de tereddütsüz hissediyorum. Buradan camiama açıkça söylüyorum; ben söz veriyorum. Beşiktaş'ın birliğini de itibarını da adaletini de sonuna kadar koruyacağım. Beşiktaş artık geçmişin kavgalarıyla değil, geleceğin başarılarıyla anılacak. Bu kulübü kimsenin şahsi hesaplarının, küçük oyunlarının içine sokmayacağım. Beşiktaş yeniden güçlü, şeffaf ve özgür olacak. Ben sözümü veriyorum; siz yeter ki inanın. Biz bu mücadeleyi onurumuzla vereceğiz, Beşiktaş'ı hak ettiği yere taşıyacağız. Ayrıca az önce tamamlanan yönetim kurulu toplantısında aldığımız bir kararı da sizlere aktarmak isterim" şeklinde konuştu.

"Hocamız görevinin başındadır"
Bir futbol komitesi oluşturduklarından söz eden Adalı, "Asbaşkanımız Murat Kılıç, yine asbaşkanımız Kaan Kasacı ve Futbol A.Ş. Üyemiz Melih Aydoğdu'nun içinde olduğu bir Futbol Komitesini hayata geçirdik. Sergen hocamızla ilgili de birçok şey söyleniyor. Hocamız da görevinin başındadır" diye konuştu.

"Yılbaşına kadar bir tüzük tadil kongresi gerçekleştirileceğiz"
Yılbaşına kadar Tüzük Tadil Kongresi yapmayı planladıklarının da altını çizen Başkan Serdal Adalı, "En kısa zamanda değiştirilecek maddeleri fazla genişletmeden yılbaşına kadar bir tüzük tadil kongresi gerçekleştirileceğiz. İnşallah genel kurulumuz kabul eder. 3 senelik süreyi 2 seneye düşürüyoruz. Bundan sonra gelecek yönetimlerin yaptığı bütçe dışı tüm ödemelerden sorumlu olacağı, kendi mal varlıklarıyla bunu karşılayacağının taahhütünü tüzüğe yazarak gelecek yönetimlerin bütçeye bağlı daha düzgün yönetim olmasını planlıyoruz" dedi.

Serdal Adalı, bugün Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamanın kapsamına dair ise, "Yeni sermaye artışı için elimizdeki hisselerin satışı istedik SPK'dan. Hisse satma gibi bir planımız yok. Olsa da bu paralar banka borçlarına gidecek" ifadelerini kullandı.

"İstediğimiz; 25 dakikalık oyunu 90 dakikaya yaymak"
Yönetim kurulu toplantısında Fenerbahçe derbisine dair de konuştuklarını belirten Adalı, "Maalesef artık iş şanssızlıklar seviyesine bağlanmış oldu. Geçtiğimiz hafta kaçan penaltı, bu hafta Orkun'un talihsiz kırmızı kartı... Sergen Yalçın'ın haftalardır oynatamaya çalıştığı bir sistem var. Bunu kırmızı karta kadar da gördük. İstediğimiz; 25 dakikalık oyunu 90 dakikaya yaymak. Bu oyun 90 dakikaya yayıldığında mağlubiyet görme şansımız olmaz" şeklinde konuştu.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

11 günde 4 milli maç

Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor

21.09.2026 22:20:00
Haber Merkezi
 
11 günde 4 milli maç
11 günde 4 milli maç
Ay-Yıldızlılar tarihinde ilk kez UEFA Uluslar Ligi A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin ilk sınavı 25 Eylül'de Fransa karşısında. Grupta Fransa, İtalya ve Belçika bulunuyor.

A Milli Futbol Takımı için yeni milli mesai başlıyor. Türkiye, 2026-27 UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ilk maçında Fransa'yı ağırlayacak. Karşılaşma 25 Eylül Cuma günü saat 21.45'te Kocaeli Stadyumu'nda oynanacak.

TÜRKİYE İLK KEZ A LİGİ'NDE

Ay-Yıldızlı ekip, UEFA Uluslar Ligi tarihinde ilk kez A Ligi'nde mücadele edecek. Türkiye'nin grubunda Avrupa futbolunun önemli ekiplerinden Fransa, İtalya ve Belçika yer alıyor.

Türkiye'nin bulunduğu A Ligi 1. Grup'ta şu anda tüm takımlar 0 puanda. Dolayısıyla Fransa karşılaşması, grubun ilk puan mücadelesi olacak.

İLK İKİ MAÇ TÜRKİYE'DE

Milli Takım, gruptaki ilk iki karşılaşmasını kendi sahasında oynayacak:

25 Eylül Cuma

Türkiye – Fransa
21.45 | Kocaeli Stadyumu

28 Eylül Pazartesi

Türkiye – İtalya
21.45 | Bursa Yüzüncü Yıl Atatürk Stadyumu

Ardından milliler peş peşe iki deplasmana çıkacak. 2 Ekim'de Belçika, 5 Ekim'de ise İtalya ile deplasmanda karşılaşacak.

SON İKİ MAÇ KASIMDA

Türkiye'nin grup aşamasındaki son iki maçı ise kasım ayında oynanacak. Ay-Yıldızlılar 12 Kasım'da Belçika'yı İzmir'de, 15 Kasım'da ise Fransa'yı deplasmanda karşılayacak.

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.