logo
04 EYLÜL 2026

SGK tecillerinde 31 Ağustos 2026'ya kadar geçerli kolaylıklar

Sosyal Güvenlik Kurumu'nun tecillerinde 31 Ağustos 2026'ya kadar geçerli kolaylıklarda son günler

17.08.2026 14:17:00
İHA
 
SGK tecillerinde 31 Ağustos 2026'ya kadar geçerli kolaylıklar
SGK tecillerinde 31 Ağustos 2026'ya kadar geçerli kolaylıklar
SGK'nın 19.06.2026 tarihli 2026/15 sayılı Genelgesi ile 6183 sayılı Kanunun 48. maddesi kapsamında yapılan tecil işlemlerinde önemli değişiklikler yapıldı. Azami tecil süresi 36 aydan 72 aya çıkarıldı. Likidite durumuna göre daha uzun vadeli ödeme planları yapılabilecek. Teminat aranmaksızın tecil yapılabilecek borç tutarı 10 milyon TL oldu. Bir SGK il müdürlüğü veya merkezine olan toplam borç 10 milyon TL'yi aşmıyorsa teminat istenmeyecek.






16.06.2026-31.08.2026 arasında yıllık tecil faizi yüzde 29 uygulanacak. Normal yüzde 39 yerine avantajlı oran getirildi. Başvurular 31.08.2026'ya kadar yapılabilecek. İlk taksit en geç 31.08.2026 tarihinde ödenecek. İlk taksit ödendiğinde tecil işlemi başlayacak.








Kapsama giren borçlar

2026 Haziran ayı ve öncesi sigorta primleri, işsizlik sigortası primleri, kesinleşmiş idari para cezaları, bunlara ait gecikme cezası ve gecikme zamları.

İlk taksit ödendikten sonra haciz, takip ve satış işlemleri durdurulacak. Araçlar üzerindeki yakalama şerhleri kaldırılabilecek. Satış aşamasındaki mallar için satış işlemleri iptal edilebilecek. Belediyeler ve bağlı şirketler için bazı kesintiler uygulanmayacak.






04.06.2026 tarihinden önce başvurmuş ve tecili devam eden borçlular yeni düzenlemelerden yararlanabilecek. Talep halinde mevcut tecil sürelerine ek süre verilebilecek. 16.06.2026 tarihinden sonraki dönem için yüzde 29 tecil faizi uygulanacak.






Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.

Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor

Karadeniz'de küresel ısınma, kirlilik ve aşırı avcılığın etkisiyle deniz ekosistemindeki dengeler değişirken, balıklar ve diğer deniz canlılarının hayatını sürdürebildiği oksijence zengin su alanlarının giderek daraldığı belirtildi

02.09.2026 13:47:00
İHA
 
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz'in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen AB BIOBLACK Projesi kapsamında çalıştay düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar değerlendirildi. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki mevcut durum ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritaları hakkında sunum yaptı. Programda ayrıca deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.






"Oksijenli su kütlesi daralıyor"

Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının küresel ısınmaya bağlı olarak hızla arttığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijence zengin ulus su kütlesinin bazı bölgelerde 100 metreye kadar daraldığını söyledi.

Erüz, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve kirliliğin Karadeniz'deki canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, "Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi insan etkisiyle Karadeniz'in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz'in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz'in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz'de balık ve diğer üstyapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz'deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz'de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz'i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek" dedi.








KTÜ'den Karadeniz biyoçeşitliliğinin takibi için mobil uygulama

Karadeniz'de nesli tehlike altındaki canlılar ile yabancı türlerin dağılımının belirlenmesine yönelik mobil uygulama geliştirildi. Uygulamayla denizdeki türlerin daha yakından takip edilmesi ve elde edilen verilerin biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılması hedefleniyor.

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, uygulamanın proje kapsamında geliştirildiğini belirterek, kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Sağlam, "Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz'deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi bir çok tehdit altında" ifadelerini kullandı.













Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı

Kapıkule Sınır Kapısı'nda tır dorsesinin altında yakalanan ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu belirlenen Arif Kocabıyık, hastane kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi. Kocabıyık, adliyeye götürüldüğü sırada gazetecilerin sorusu üzerine "Anamur'a gideceğim" dedi

01.09.2026 13:00:00
İHA
 
Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı
Yurt dışı çıkış yasağı olan Arif Kocabıyık Bulgaristan'a kaçarken yakalandı
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde, Bulgaristan'a çıkış yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tırda yapılan kontrollerde dorsenin altında gizlenmiş iki kişi tespit edildi. Bu kişilerin Arif Kocabıyık ile İran vatandaşı Shayan Peiman Samadi olduğu belirlendi.






Hakkında yurt dışına çıkış yasağı bulunduğu tespit edilen Kocabıyık ile tır sürücüsü Muhterem Altıntaş gözaltına alındı. Muhafazadaki işlemlerinin ardından hastanede sağlık kontrolünden geçirilen Kocabıyık ve Altıntaş, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edildi.








Arif Kocabıyık, adliyeye sevk edildiği sırada basın mensuplarının yönelttiği soruya "Anamur'a gideceğim" şeklinde yanıt verdi.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu

Bursa'nın Orhaneli ilçesinde sünnet cemiyetinde tavuklu pilav yedikten sonra Orhaneli Devlet Hastanesi'ne başvuran kişi sayısının 367 olduğu açıkladı. Sağlık Müdürlüğü, 74 hastanın Bursa'ya sevk edildiğini, çoğunun taburcu edildiğini sadece 23 hastanın tedavisinin devam ettiğini ve onların da durumlarının iyi olduğunu açıkladı

31.08.2026 12:03:00
İHA
 
Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu
Bursa'daki düğün yemeğinde 367 kişi hastanelere başvurdu
Alınan bilgiye göre, Karıncalı Mahallesi'nde E.G. isimli şahıs dün akşam saatlerinde çocuğunun sünnet cemiyetinde misafirlere tavuklu pilav ikram etti. Ancak 1 saat sonra onlarca kişi gıda zehirlenmesi teşhisiyle Orhaneli Devlet Hastanesi'ne başvurdu






Bursa İl Sağlık Müdürlüğü, olaydan etkilenen 367 kişinin gece boyunca Orhaneli Devlet Hastanesi'nin yanı sıra çeşitli hastanelere başvurduğunu, Orhaneli Devlet Hastanesi'ne yapılan başvurulardan 74 hastanın ambulanslarla merkezdeki hastanelere taşındığını, çoğunun şifa ile taburcu edildiğini, tedavisi devam eden 23 hastanın ise genel durumlarının iyi olduğunu açıkladı.








Yetkililer, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile koordineli hareket edilerek gıda numunesi alınmasının sağlandığını, Orhaneli İlçe Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından da su numunesi alındığını, jandarmanın olayla ilgili soruşturma başlattığını açıkladılar.




















Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı

Bakırköy'de bir güzellik merkezinde kadınların haberi olmadan mahrem görüntülerinin kaydedilerek dijital platformlarda ücret karşılığında yayımlandığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında 1 şüpheli daha yakalandı. Soruşturma kapsamında daha önce yakalanan 2 şüpheli ise tutuklandı

30.08.2026 11:55:00 / Güncelleme: 30.08.2026 12:00:16
İHA
 
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
Güzellik merkezi soruşturmasında 1 şüpheli daha yakalandı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü'nce, bir iş yerinde kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edilmesine yönelik yürütülen çalışmalarda, 28 Ağustos tarihinde müracaatta bulunan 4 kadın şahsın, daha önce hizmet aldıkları Bakırköy ilçesi Zuhuratbaba Mahallesi'nde bulunan bir güzellik merkezinde kendilerinden habersiz şekilde mahrem görüntülerinin kaydedildiği ve söz konusu görüntülerin dijital platformlar üzerinden ücret karşılığında yayımlandığı yönündeki beyanları üzerine inceleme başlatıldı.






Yapılan incelemeler kapsamında söz konusu iş yerinde gerçekleştirilen aramalarda, gizli kamera düzeneği bulunan aktif 1 cihaz, daha önce iş yerinden söküldüğü belirlenen 6 cihaz ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildi. Konu kapsamında iş yeri yetkilisi F.Ö. isimli kadın şüpheli bahse konu iş yerinde, kamera ve güvenlik sistemlerinin kurulumunu gerçekleştirdiği belirlenen E.S.C. isimli şüpheli ise Kağıthane ilçesindeki ikametinde yakalandı.








Çalışmaların devamında, görüntülerin dijital platformlar üzerinden yayımlanmasıyla bağlantılı olduğu tespit edilen A.Ç. (30) isimli şüpheli de 29 Ağustos tarihinde Küçükçekmece ilçesindeki ikametinde yakalandı. Yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyallere el konuldu.








F.Ö. ve E.S.C., "Kişisel Verilerin Hukuka Aykırı Olarak Verilmesi veya Ele Geçirilmesi" ve "Özel Hayatın Gizliliğinin İhlali" suçlarından 29 Ağustos tarihinde sevk edildikleri adli makamlarca tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi.

A.Ç.'nin de aynı suçlardan 30 Ağustos 2026 tarihinde adli makamlara sevk edileceği öğrenildi.

Siirt'te 5 ayrı noktada yangın alarmı: 4 bölgede söndürüldü

Siirt genelinde farklı noktalarda çıkan orman ve arazi yangınlarına Orman İşletme Müdürlüğü ekipleri tarafından müdahale edildi. Gün içerisinde 3 orman ve 2 tapulu arazi yangınına müdahale edilirken, 4 bölgede yangınlar söndürüldü. Baykan'ın Çamtaşı bölgesindeki orman yangınında ise müdahale çalışmaları sürüyor

30.08.2026 11:49:00
İHA
 
Siirt'te 5 ayrı noktada yangın alarmı: 4 bölgede söndürüldü
Siirt'te 5 ayrı noktada yangın alarmı: 4 bölgede söndürüldü
Edinilen bilgilere göre, Baykan ilçesi Çamlık bölgesinde çıkan yangın kontrol altına alınırken, ekiplerin soğutma çalışmaları devam ediyor. Baykan'ın Çamtaşı bölgesindeki orman yangınını kontrol altına alma çalışmaları ise sürüyor.






Eruh ilçesine bağlı Oymakılıç köyü Mezarlık mevkiinde çıkan yangın ekiplerin müdahalesiyle tamamen söndürülürken, Çizmeli bölgesinde tapulu arazide çıkan yangın da kontrol altına alınarak söndürüldü.








Şirvan ilçesinde çıkan yangına da ekipler tarafından müdahale edilerek yangın söndürüldü.








Yangınların çıkış nedeni araştırılıyor.




















Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni

Samsun'da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla sağanak yağmur altında Atatürk Anıtı'nda çelenk töreni düzenlendi

30.08.2026 11:47:00
İHA
 
Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni
Sağanak altında 30 Ağustos çelenk töreni
Samsun'da 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın 104'üncü yıl dönümü dolayısıyla Samsun Valisi Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu.






Sağanak yağış altında düzenlenen törene Samsun Valisi Orhan Tavlı, Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Halit Doğan'ın yanı sıra emniyet mensupları, askeri erkan, ilçe belediye başkanları, sivil toplum örgütü temsilcileri, gaziler ve şehit yakınları ile vatandaşlar katıldı.








Samsun Valisi Orhan Tavlı, anıt şeref defterini imzaladıktan sonra yaptığı konuşmada, "Aziz Türk milletinin istiklal ve istikbaline kast edildiğinde, esaret ve hürriyet arasında bir tercihe zorlandığında neleri başarabileceğinin en açık ispatı olan 30 Ağustos ruhu son olarak 15 Temmuz 2016'da bir kez daha ortaya çıkmış. O gece tam anlamıyla tek yürek olan aziz milletimiz, Büyük Taarruz'a ilham veren sarsılmaz iradesinin kalplerde hâlâ canlı olduğunu birlik, beraberlik ve kardeşlik içerisinde tekrar bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir" dedi.






















Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı

Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler

30.08.2026 08:56:00
Yaşar Cebesoy
 
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Toplumsal öfkenin ve isyanın yakıtı
Yolsuzluk ve kayırmacılık yalnızca ekonomik kayıplara yol açan sorunlar değil; adalet duygusunu, devlet kurumlarına güveni ve toplumsal huzuru da aşındıran ciddi meseleler.

Kamu kaynaklarının kişisel çıkar için kullanılması ve liyakat yerine yakınlık ilişkilerinin öne çıkması, toplumda "ne yaparsam yapayım hakkımı alamam" duygusunu güçlendirebiliyor.







Adalet duygusu yaralanınca öfke büyüyor

Bir toplumun istikrarını sağlayan en önemli unsurlardan biri, vatandaşların hukukun ve kamu düzeninin herkese eşit uygulandığına inanmasıdır. Yolsuzluk ve kayırmacılık algısının güçlenmesi ise tam tersine, vatandaşın devlet ve kurumlarla kurduğu güven ilişkisini zedeliyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü de yolsuzluğun hukuka olan güveni azalttığına, toplumun ekonomik ve siyasi yapısını olumsuz etkilediğine ve devlet-toplum güvenini zedeleyebildiğine dikkat çekiyor.







"Benim hakkım neden yok?" sorusu

Kayırmacılığın en tehlikeli sonucu yalnızca bir kişinin haksız biçimde işe alınması ya da bir başkasının avantaj elde etmesi değildir.

Asıl tehlike, haksızlığın normalleşmesidir.

Bir genç, eğitimine ve emeğine rağmen işe giremediğini; buna karşılık torpili bulunan bir kişinin önüne geçtiğini düşünüyorsa, zamanla sisteme olan inancını kaybedebilir.

"Çalışmanın anlamı yok."

"Liyakat önemli değil."

"Kurallara uyan kaybediyor."

gibi düşünceler yaygınlaştıkça toplumsal dayanışmanın yerini öfke ve güvensizlik almaya başlar.







Kayırmacılık liyakati çözer

Devlet kurumlarının güçlü olabilmesi için görevlendirmelerde liyakat, ehliyet ve objektif ölçütlerin esas alınması gerekir.

Kayırmacılık ise bunun tersidir. Bir kişinin sahip olduğu bilgi, beceri ve tecrübeden ziyade siyasi, akrabalık, hemşehrilik veya kişisel bağlantılarının belirleyici olduğu düşüncesini doğurur.

Akademik çalışmalar da kayırmacılığın toplumsal adalet, toplumsal barış, güven ve kurumların işleyişi üzerinde önemli etkileri bulunduğuna dikkat çekiyor.







Yolsuzluk ekonomiden fazlasını çalar

Yolsuzluğun bedeli yalnızca devlet bütçesinden eksilen para değildir.

Yolsuzluk; kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına, rekabetin bozulmasına, gelir dağılımındaki adaletsizliğin büyümesine, vatandaşın devlete güveninin azalmasına, kurumların itibar kaybetmesine neden olabilir.

Bu nedenle yolsuzlukla mücadele, yalnızca ekonomik bir mesele değil, hukuk ve devlet yönetimi meselesidir.







Öfke ne zaman tehlikeli hale gelir?

Toplumlarda adaletsizlik algısının sürekli büyümesi, bireysel tepkilerin ötesinde daha geniş bir toplumsal öfke yaratabilir. Ancak burada kritik nokta, hak arama ile şiddet arasındaki ayrımın korunmasıdır.

Yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı oluşan tepkinin demokratik hukuk yollarına, denetime, özgür basına, bağımsız yargıya ve hesap verebilirliğe yönelmesi gerekir. Öfkenin şiddete veya hukuk dışı eylemlere dönüşmesi ise sorunu çözmek yerine yeni mağduriyetler doğurur.

Çözüm: Şeffaflık, liyakat ve hesap verebilirlik

Toplumsal güvenin yeniden güçlenmesi için kamu yönetiminde şeffaflık, denetim, liyakat ve hesap verebilirlik temel ilkeler olmalıdır.

Nitekim Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde son yıllarda mal bildirimi, rüşvet ve yolsuzluklarla mücadeleyi güçlendirmeye yönelik çeşitli kanun teklifleri de gündeme geldi.

Çünkü vatandaşın devlete güvenebilmesi için yalnızca suçluların cezalandırılması değil, haksızlığın ortaya çıkmasını engelleyecek güçlü kurumların kurulması gerekir.

Bir ülkede vatandaş "hakkımı ararsam sonuç alırım" diyorsa devlet güçlüdür. "Torpilim yoksa hakkımı alamam" düşüncesi yaygınlaşıyorsa, sorun artık tek tek yolsuzluk olaylarını aşmış, toplumsal güven meselesine dönüşmüştür.

Ve toplumsal barışın en sağlam temeli, insanların aynı kuralların herkes için geçerli olduğuna inanmasıdır.

Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü

Konya'da yaklaşık 3 yıl önce 5 bin liralık alacak meselesi nedeniyle kuzenini tüfekle vurarak öldüren 50 yaşındaki sanığın yargılandığı davada yeni bir gelişme yaşandı. İlk olarak müebbet hapis cezasına çarptırılan sanığın cezası, kuzeninin olay sırasında söylediği belirtilen "Delikanlıysan vur" sözü ve olay öncesindeki tartışmalar nedeniyle uygulanan haksız tahrik indirimiyle 18 yıla düşürüldü. Karar, Yargıtay tarafından da onandı

29.08.2026 11:49:00 / Güncelleme: 29.08.2026 11:56:20
İHA
 
Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü
Kuzenini öldürdü: "Delikanlıysan vur" sözü cezasını 18 yıla düşürdü
Olay, yaklaşık 3 yıl önce merkez Meram ilçesi Gödene Mahallesi 17343. Sokak'ta meydana geldi. Amcasının yanında çalışan 50 yaşındaki Ömer Parlak, uyuşturucu kullandığı gerekçesiyle işten çıkarıldı. Bir süre sonra aynı iş yerinde çalışan kuzeni 30 yaşındaki Muhammet Bilal Parlak'ı telefonla arayan Ömer P., yaklaşık 5 bin liralık alacağının kendisine ödenmediğini iddia etti.






İkili arasında telefonda başlayan tartışmanın ardından Muhammet Bilal Parlak, kuzeninin evine gitti. Ancak Ömer P. kapıyı açmadı. Çevrede bulunanların müdahalesiyle sakinleşen Muhammet Bilal Parlak, daha sonra aracına yöneldi. Bu sırada evinden tüfekle çıkan Ömer P., kuzeni Muhammet Bilal Parlak'a ateş etti.

Ağır yaralanan Muhammet Bilal Parlak, olay yerinde hayatını kaybetti. Olayın ardından gözaltına alınan Ömer P., tutuklanarak cezaevine gönderildi. Konya 6. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada sanık Ömer Parlak, "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldı.








"Delikanlıysan vur" sözü haksız tahrik kapsamında değerlendirildi

Karara yapılan itirazın ardından dosyanın incelenmesi sırasında, Muhammet Bilal Parlak'ın olay öncesinde kuzenine yönelik "Vur beni, delikanlıysan" şeklinde söz söylediğine ilişkin tanık beyanları dikkate alındı. Ayrıca tarafların olaydan önce telefonla tartıştığı, Muhammet Bilal Parlak'ın sanığın evine gittiği ve sanığın kendisine hakaret edildiği yönündeki savunmasının aksini ortaya koyan bir delil bulunmadığı değerlendirildi.








Mahkemece bu hususlar, sanık lehine haksız tahrik çerçevesinde değerlendirilerek müebbet hapis cezasında indirime gidildi. Sanık Ömer P.'nin cezası 18 yıl hapse düşürüldü. Sanık hakkında ayrıca iyi hal indirimi uygulanmadı. Karara yönelik itirazın ardından dosya Yargıtay'a taşındı. Yargıtay incelemesinin ardından verilen karar onanarak kesinleşti.

Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü

Gaziantep'te bir restoranda çıkan yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile söndürüldü. Yangının çıktığı ilk anlar cep telefonu kamerasına yansırken yangın sonrası küle dönen restoranın içi görüntülendi

29.08.2026 11:04:00
İHA
 
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Gaziantep'te restoran yangını söndürüldü
Yangın, Şahinbey ilçesi Bey Mahallesi'nde bulunan Gece Gündüz isimli restoranda sabah erken saatlerde çıktı. İddiaya göre, bilinmeyen bir nedenle çıkan yangın kısa sürede büyüyerek restoranı tamamen sardı.






Yangını fark edenlerin 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ihbarıyla olay yerine çok sayıda itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, 30 personel ve 14 itfaiye aracıyla alevlere müdahale etti. Yangın, ekiplerin müdahalesi sonrası söndürüldü.








Alevler cep telefonu kamerasında, yangın sonrası restoran kül oldu

Ekiplerin yer yer soğutma çalışmaları devam ederken yangının ilk çıktığı anlar cep telefonu kamerasına yansıdı. Görüntülerde, restoranı saran alevler dikkat çekerken yangın sonrası restoranda büyük çapta maddi hasar meydana geldi. Yangının söndürülmesinin ardından küle dönen restoran içi görüntülendi.








Yaralananın olmadığı yangının çıkış nedeni ile ilgili soruşturma başlatıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.