logo
21 EYLÜL 2026

Sıcak altında başlayan hasat, sofralara uzanıyor

Ankara'da sıcak hava altında sürdürülen kabak çekirdeği hasadında üretici 13 ton rekolte beklerken, tarlada toplanan çekirdekler kurutularak sofralara ulaştırılıyor

21.09.2026 12:01:00
İHA
 
Sıcak altında başlayan hasat, sofralara uzanıyor
Sıcak altında başlayan hasat, sofralara uzanıyor
Ankara'nın Polatlı ilçesinde mayıs ayında ekilen kabak çekirdeğinde hasat dönemi başladı. Tarlalarda olgunlaşan kabaklar, önce sıra haline getirilip bekletildikten sonra makinelerle toplanıyor. Ardından kabaklardan ayrıştırılan çekirdekler kurutularak tüccar ve esnafa gönderiliyor ve sofralara kadar ulaşıyor. Hasadın yoğunluğu sürerken üretici bu sezon yaklaşık 13 ton rekolte bekliyor.






"Ekeceğimiz yerden 12-13 ton rekolte bekliyoruz"

Rekolte beklentisine değinen kabak çekirdeği üreticisi Abdulkadir Kızıl, "Geçen sene rekoltemiz boldu. Bu sene biraz geceleri soğuk gitmesinden az. Rekolte 110-120 kilo kadar dönümde. Ekeceğimiz yerden 12-13 ton rekolte bekliyoruz. Burası 90 dekar kadar var" ifadelerini kullandı. Kızıl, kabak çekirdeğinin mayıs ayının 6'sından sonra ekildiğini, hasadın ise eylül ayının 10'u civarında başladığını belirterek, üretim sürecinde yoğun sulama yaptıklarını ifade etti. Kızıl, hasat sürecinde önce sıra yapma makinesiyle kabakları sıraladıklarını, yaklaşık bir hafta beklettikten sonra kabakların içinin dolmasını sağladıklarını ve ardından toplama makinesiyle hasada başladıklarını anlattı.








"Bu sıcaklarda 3 günde kurur"

Kızıl, hasat edilen kabakların depolama ve kurutma sürecini ise şöyle anlattı:

"Kirpi kabağı alır, depoya atar, depoda kırar. Çekirdeğine ayırır, ayriyeten depoya verir. Depoda olunca da ramağa dökeriz, ramaktan da çadıra dökeriz. Çadırda kuruturuz, orada da elemanlarımız var. O şekilde sezonu kapatırız. Bu sıcaklarda 3 günde kurur. Sonrasında tüccara, esnafa veriyoruz."

Üretim maliyetlerinin arttığını belirten Kızıl, kabak üretiminin hava şartlarına bağlı olduğunu belirterek, mayıs ayının 6'sında yaşanabilecek soğukların ürüne zarar vermesi halinde yeniden ekim yapılması gerektiğini söyledi. Ekim tarihinin gecikmesinin verimi düşürdüğünü ifade eden Kızıl, hasadın ekim ayının 20'sine kadar sürdüğünü dile getirdi.








"10 kişinin günlük giderleri 22-23 milyar"

İşçi konusunda da sıkıntı yaşadıklarını ifade eden Kızıl, "Parayla işçi bulamıyoruz" dedi. 10 işçinin günlük giderinin, yemek ve diğer masrafları hariç yaklaşık 22-23 bin lira olduğunu anlatan Kızıl, gelecek sezonda mazot ve işçilik maliyetlerini azaltmaya çalışacağını belirtti. Kızıl, diğer çiftçilere de ürünlerine iyi bakmaları ve yüksek verim almaya odaklanmaları tavsiyesinde bulundu.




















Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"

Bölgede etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrası meydana gelen heyelanda 3 katlı bir binanın altındaki toprak kütlesi koptu

19.09.2026 19:31:00
İHA
 
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Rize'de korkutan heyelan: "Eşim 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı"
Doğu Karadeniz genelinde dün akşam saatlerinde başlayan kuvvetli yağış bölgede hayatı olumsuz etkiledi. Rize'nin Pazar ilçesine bağlı Merkez Mahallesi'nde aşırı yağışlar sonucu heyelan meydana geldi. Yamaçtan kopan dev toprak kütlesi, 3 katlı bir konutun alt kısmını boşaltarak yapının askıda kalmasına yol açtı.
 







Olay anında yaylada olduğunu ve haberi sonradan aldığını belirten ev sahibi Fatma Şimşek, "Dün akşam burada bir afet oldu, çok büyük bir yağmur yağdı. O an kimse bir şey duymadı. Evin altı tamamen koptu. Sabahleyin oğlum kalkıp çaya giderken evin dibinin çöktüğünü görmüş. Ben yayladaydım, beni aradığında şok oldum. Geldiğimde bu manzarayla karşılaştım" dedi.








Sabah saatlerinde çay biçmek için uyanan eşinin durumu fark etmesiyle dışarı çıktıklarını dile getiren Ayşe Şimşek ise "Sabah saat 05.00-05.30 sularıydı. Eşim çay biçmeye gitmek için kalkmıştı. Çocuğun üzerini örttükten sonra dışarıdaki yağmura bakmak için camdan başını uzattı. Toprağın kaydığını görünce hemen yanıma gelip 'Ev gidiyor' diye beni kaldırdı. Çocukları alelacele alıp panikle kendimizi dışarı attık" ifadelerini kullandı.
 







Önce muhtarı daha sonra AFAD'a durumu bildirdiklerini sözlerine ekleyen Ayşe Şimşek, "Ekipler binanın temelinde içeriye doğru bir çökme olmadığını, yağıştan dolayı zeminin daha fazla zarar görmemesi için kopan alana branda (naylon) serilmesi gerektiğini belirttiler. Şu an için tahliye kararı verilmedi ancak yağış durup hava açtığında ekipler daha kapsamlı bir teknik inceleme için tekrar gelecek" diye konuştu.

Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü

Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Kuzayca köyünde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış sele dönüştü. Yaklaşık 2 saat süren yoğun yağışın ardından köyde tarım arazileri, bahçeler ve bazı evler sel sularından zarar görürken, köyün merkez camisinin alt katını da su bastı. Sel nedeniyle köy yolunda seyir halinde bulunan beton mikseri ise şarampole devrildi.

19.09.2026 19:24:00
İHA
 
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Kuzayca köyünde dün öğle saatlerinden itibaren etkisini artıran yağış, kısa sürede sele dönüştü. Şiddetli yağış nedeniyle köy içerisindeki bazı yollar ve kaldırımlar zarar görürken, bahçe duvarları yıkıldı, tarım arazileri ve tarım ekipmanları sel sularının altında kaldı








Köyün merkez camisinin alt katını su bastı

Selden köyün merkez camisinin alt katı da etkilendi. Caminin morg ve kadınlar Kur'an kursunun bulunduğu bölümlere sel suları doldu. Vatandaşlar camide biriken suyu tahliye etmek için çalışma başlatırken, selin ardından geride kalan çamur ve balçığın temizlenmesi için yetkililerden destek istendi.
Sel sularının tahliyesine yardım eden Yalçın Dursun, köyün yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bize bir yardım lazım. Bize bir destek lazım. Burayı temizleyebilmemiz için buranın suyunu siz çektirir, atarız ama ondan sonra çamuru, milek içindeki eşyalar berbat oldu, nasıl olacak' Yani görevlilerin, yetkililerin lütfen buraya ilgilenmeleri, bakmaları, bir gelip bakmaları lazım." dedi.








"Bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı yerle bir etti"

Sel nedeniyle tarım ekipmanları ve yaşam alanlarının zarar gördüğünü belirten Mehmet Karaca ise yaşanan mağduriyeti anlattı.
Karaca, "Kuzayca köyü vatandaşlarındanım. İki saatlik yağan yağmurla meydana gelen doğal afet bizim bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı tamamen yerle bir etti. Mevcut yaşam alanlarımızı sel bastı. Mağduruz." ifadelerini kullandı.
 
 







Beton mikseri şarampole devrildi

Öte yandan sağanak yağışın ardından köy yolunda seyir halinde bulunan bir beton mikseri de kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Sel sularının etkisiyle köy yollarında da hasar meydana gelirken, bazı kaldırım taşlarının yerinden söküldüğü ve arazi yollarının kullanılamaz hale geldiği belirtildi.







"Evlerimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama camiye devletin el atmasını istiyoruz"

Köy sakinleri, selin ardından özellikle caminin temizlenmesi ve hasarların giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini ifade etti.
Köy sakinlerinden biri, "Burada dün ikiden beri yoğun yağış oldu ve afet oldu. Burası merkez camimiz, köyümüzün camisi. Camimizin içi, morg ve bayanlar Kur'an kursunun içi su oldu. Bir de tır devrilmesi oldu. Ondan sonra arazi yolları tüm berbat oldu. Kaldırım taşları falan yerinden söküldü. Duvarlar uçtu. Yani bu camiye biz daha önem veriyoruz. Çünkü evimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama devletin bu camiye el atmasını istiyoruz." diye konuştu.
 
Köy sakinleri, selin ardından hasar tespit çalışmalarının yapılmasını ve zarar gören yaşam alanları, tarım arazileri, ekipmanlar ve caminin temizlenerek yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için yetkililerden destek bekliyor.

Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen organizasyona yönelik İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere de yer verildi

18.09.2026 14:50:00
İHA
 
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, bazı şirketlerin sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden yüksek kazanç vaadi içeren forex ve kripto yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Bu reklamlar üzerinden ulaşılan kişilerin kişisel bilgilerinin CRM sistemlerine aktarıldığı, ardından farklı dilleri bilen çağrı merkezi çalışanlarının mağdurlarla iletişime geçerek yatırım yapmaya ikna ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Organizasyonu yöneten kişilerin farklı ülkelerde şirket kurulumu, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçleri planladığı, Türkiye'de de çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri adı altında yapılanmalar oluşturulduğu belirtildi.






Mağdurların konuştukları dile göre yönlendirme yapıldı

Çağrı merkezlerinde çalıştırılmak üzere farklı dilleri bilen kişilerin "conversion agent" ve "retention agent" olarak işe alındığı, çalışanlara eğitim verildiği ve mağdurlarla iletişim sırasında kullanılmak üzere kod ad ile sahte hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Çalışanların mağdurların uyruğu ve konuştuğu dile göre gruplandırılarak vardiyalı şekilde çalıştırıldığı, İbranice konuşmanın da yasak olduğu aktarıldı.








Mağdurlara sahte yatırım ekranı gösterildi

Şüphelilerin, mağdurları çeşitli yatırım platformları üzerinden yatırım yapmaya yönlendirdiği, ilk aşamada düşük miktarlı ödemeler aldıktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları konusunda ikna ettikleri iddia edildi. Mağdurların yatırdığı paraların ise şüphelilerin yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirtildi.

Mağdurlara, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında kazanç elde ettikleri yönünde sahte gösterimler yapıldığı, daha fazla para yatırmalarının sağlandığı öne sürüldü. Paralarını çekmek isteyen mağdurlardan ise hesaplarının bloke olduğu veya vergi ödemeleri gerektiği gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, sonrasında iletişimin kesildiği kaydedildi.









3 milyar doların üzerinde haksız kazanç iddiası

Soruşturma kapsamında Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerde bu şirket ve platformlar üzerinden dolandırıldığını bildiren yüzlerce mağdurun başvurusunun dosyaya eklendiği belirtildi. Savcılık açıklamasında, organizasyonun iki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu kaydedildi. Ayrıca Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere yer verildi.

191 şüpheli gözaltına alındı

Tespitlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile 239 şüphelinin 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese yönelik operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı

Meteoroloji'nin uyarısının ardından Mersin'in bazı bölgelerinde sağanak yağış etkili oldu. Kızkalesi'ne dereden gelen sel suyu ise bölgeyi olumsuz etkiledi

18.09.2026 14:40:00 / Güncelleme: 18.09.2026 14:43:21
İHA
 
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Mersin'de sağanak: Su taşkınları yaşandı
Meteoroloji, bugün Akdeniz'in yanı sıra Mersin için hem fırtına hem de kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Denizde kuvvetli rüzgar ve fırtına zaman zaman etkili olurken, sabah saatlerinde yağmur başladı. Sıfır rakımdan 2000 rakıma kadar birçok bölgede yağış etkili olurken, Erdemli ilçesi çevresinde kuvvetli yağmur yağdı.






Kuvvetli yağışla birlikte yollarda su birikintileri oluştu, bazı rögarlar taştı. Mersin'in önemli turizm noktalarından Kızkalesi'ne ise dereden sel suları geldi. Sel suları kumsalı aşarak denizle buluşurken, bölgedekileri de olumsuz etkiledi. Ayaş Mahallesi'nde ise yaşanan su taşkını ile yolda biriken kaya parçaları, vatandaşlar tarafından temizlendi.








Yağışların dere ağzında sele neden olduğunu belirten esnaf Ayhan Yıldırım, yağmur sularının denizle buluşmasıyla geçici bir kirlilik oluştuğunu söyledi.








Bu yıl geçen yıla göre yağışların daha erken başladığını ifade eden esnaf Ahmet Dekiş ise, yağışların devam etmesini beklediklerini, ekimde ise yağışlı gün sayısının güneşli günden fazla olacağını tahmin ettiklerini söyledi.













Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü

Kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi

17.09.2026 19:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Antalya'nın Akseki ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi.






Kaza, saat 15.30 sıralarında Antalya'nın Akseki ilçesi Murtiçi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat yönünden Akseki istikametine seyir halinde bulunan Yılmaz D. (79) idaresindeki 07 B 0078 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kamyonet, yolun altında bulunan ağaçlara çarparak durabildi. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.







Yaralılar itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldı

Kaza yerine ambulansların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Akseki İtfaiye ekipleri, Akseki Bölge Trafik ekipleri ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kamyonette bulunan Ercan Demir'in (71) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan ve araç içinde sıkışan sürücü Yılmaz D. ile Hediye D. (70) ve Hüseyin Ö. (64), itfaiye ekiplerinin aracın kapı ve koltuğu çıkartmasının ardından bulundukları yerden çıkarıldı.







Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü Yılmaz D. ambulansla Akseki Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Diğer yaralılar Hediye D. ve Hüseyin D. ise Manavgat Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.







Taburcu olduktan sonra kazada hayatını kaybetti

Öte yandan Ercan Demir'in, rahatsızlığı nedeniyle Manavgat Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğü, bugün taburcu edilmesinin ardından eşi ile akrabaları tarafından hastaneden alınarak Akseki'nin Salihler Mahallesi'ne götürülmek üzere yola çıktıkları sırada kazanın meydana geldiği belirtildi.







Kazanın ardından Akseki Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Savcının kaza yerindeki ilk incelemesinin ardından hayatını kaybeden Ercan Demir'in cenazesi, Akseki Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.







Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Yeni nesil suç örgütlerine 4 ilde eş zamanlı operasyon: 13 gözaltı

İstanbul merkezli 4 ilde yeni nesil suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonda 13 şüpheli gözaltına alındı. Operasyon anı kameraya yansırken, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "İstanbul'umuzun huzuruna kastedenlere karşı devletimizin kararlı duruşunu ve demirden yumruğunu hissettirmeye devam edeceğiz" dedi

17.09.2026 12:35:00
İHA
 
Yeni nesil suç örgütlerine 4 ilde eş zamanlı operasyon: 13 gözaltı
Yeni nesil suç örgütlerine 4 ilde eş zamanlı operasyon: 13 gözaltı
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü, yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda 11 olaya karıştığı tespit edilen şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.






İstanbul merkezli olarak Kocaeli, Bolu ve Tekirdağ'da 14 Eylül tarihinde eş zamanlı düzenlenen operasyonda 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Emniyette işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.








"Devletimizin demirden yumruğunu hissettirmeye devam edeceğiz"

Operasyona ilişkin açıklama yapan İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız, "İstanbul'umuzun huzuruna kastedenlere karşı devletimizin kararlı duruşunu ve demirden yumruğunu hissettirmeye devam edeceğiz" dedi.

Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı

Manisa'da polis ekiplerince sokak satıcılarına yönelik özel harekat destekli düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 23 şüpheliden 20'si tutuklanarak cezaevine gönderildi

17.09.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa'da zehir tacirlerine operasyon: 20 kişi tutuklandı
Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri zehir tacirlerine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Edinilen bilgiye göre, "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" yapan şahıslara yönelik yürütülen teknik ve fiziki takipler sonucunda, farklı tarihlerde uyuşturucu satışı yaptığı delillendirilen 23 şüpheli tespit edildi.








Manisa, Akhisar ve Soma Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda harekete geçen ekipler, Manisa il merkezi, Akhisar ve Soma ilçelerinde şafak vakti eş zamanlı operasyon düğmesine bastı. Özel harekat polislerinin de destek verdiği baskınlarda "torbacı" tabir edilen 23 sokak satıcısı kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı.








Şüphelilerin ikamet ve üst aramalarında yapılan incelemelerde; bin 989 adet sentetik ecza hap, 9 adet ecstasy hap, 6,4 gram metamfetamin, 5,24 gram esrar, 3,53 gram sentetik kannabinoid ile 2 adet ruhsatsız silah ve bu silahlara ait 28 adet fişek ele geçirildi.

 







Emniyetteki sorgularının ardından "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti" suçlamasıyla adliyeye sevk edilen 23 şüpheliden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi

Antalya'da Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun tabancayla vurularak öldürülmesine ilişkin soruşturmada hazırlanan iddianame, mahkeme tarafından kabul edildi. Sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle cezalandırılması talep edildi

16.09.2026 13:51:00
İHA
 
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Trabzonsporlu eski futbolcunun oğlunun öldürülmesine ilişkin iddianame kabul edildi
Olay, 14 Eylül 2025 gecesi Muratpaşa ilçesi Güzeloba Mahallesi'ndeki bir restoranda meydana geldi. Alkollü olarak işletmeye geldiği belirtilen Ceyhun B., içeri alınmaması üzerine işletme sahibi Haluk Altın ile tartıştı. Çalışanların araya girmesiyle taraflar ayrıldı. Bir süre sonra restorana geri dönen Ceyhun B., yanında getirdiği tabancayla Haluk Altın'a ateş etti. Ağır yaralanan Altın için 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunuldu. Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Haluk Altın, doktorların tüm çabalarına rağmen hayatını kaybetti. Altın'ın cansız bedeni, incelemelerin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Hayatını kaybeden Haluk Altın'ın 1969-1977 yılları arasında Trabzonspor forması giyen Mehmet Cemil Altın'ın oğlu olduğu öğrenildi.






Olayın ardından çalışma başlatan Cinayet Büro Amirliği ekipleri, Ceyhun B'yi kısa sürede yakalayarak gözaltına aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ceyhun B.'nin ilk ifadesinde alkol almak için restorana geldiğini, içeri alınmayınca sinirlenerek Haluk Altın'a ateş ettiğini söylediği öğrenildi. Ceyhun B., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Müebbet hapis talebi

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma tamamlandı. Ceyhun B. hakkında "kasten öldürme" ve "ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından hazırlanan iddianame, Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edildi. İddianamede, sanığın "kasten öldürme" suçundan müebbet hapisle, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise ayrıca cezalandırılması talep edildi.

"Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu"

Ceyhun B., iddianamede yer verilen savunmasında Haluk Altın'ın babasının arkadaşının oğlu olduğunu ve ailece görüştüklerini söyledi. Olay gecesi kız arkadaşı ve iki arkadaşıyla restorana gittiklerini belirten Ceyhun B., Haluk Altın'ın kendisinden arkadaşlarını bırakıp geri gelmesini istediğini öne sürdü. Arkadaşlarını evlerine bıraktıktan sonra restorana döndüğünü anlatan Ceyhun B., işletmenin girişinde Haluk Altın'ın kendisine hakaret ettiğini, ardından Altın ve iki işletme çalışanı tarafından tekme ve yumruklarla darbedildiğini iddia etti. Darp sürerken araca doğru kaçtığını savunan sanık, torpido gözünde bulunan ruhsatsız tabancayı kendisini korumak amacıyla aldığını ve havaya ateş etmek istediğini ileri sürdü. Çevredekilerin silahı elinden almaya çalıştığını belirten Ceyhun B., "O anki boğuşma esnasında silah iki defa ateş aldı ve Haluk iki defa vuruldu. Benim Haluk'u vurma niyetim yoktu. Kendimi savunma amaçlı silaha yeltenmiştim" dedi.

Haluk Altın vurulduktan sonra başına bir cisimle vurulması sonucu bayıldığını öne süren Ceyhun B., kız arkadaşından öğrendiği kadarıyla iki işletme çalışanının kendi tabancasıyla kendisine ateş etmek istediğini ancak silahın tutukluk yaptığını iddia etti. Kendisini darbettiğini ileri sürdüğü kişilerden şikâyetçi olduğunu belirten Ceyhun B., "Haluk'un istemeden ölümüne sebep olduğum için pişmanım. Bildiğim kadarıyla tabancamda 3 tane mermi vardı, öyle hatırlıyorum" ifadelerini kullandı. Ceyhun B., ruhsatsız tabancayı 4-5 yıl önce kimliğini hatırlamadığı bir kişiden satın aldığını da söyledi.









"Vuruldum" diye bağırdı

Ceyhun B'nin kız arkadaşı Eda Ö. ise verdiği ifadede, arkadaşlarını bıraktıktan sonra Ceyhun B'nin Haluk Altın'ı telefonla arayarak, "Ağabey, 15 dakikaya geliyorum, konuşalım" dediğini, Altın'ın da "Yalnız gel" karşılığını verdiğini anlattı. Ceyhun B. ile birlikte restorana gittiklerini belirten Eda Ö., sanığın kendisine araçta beklemesini söylediğini, bir süre sonra işletmeden bağrışmalar duyduğunu ifade etti. Eda Ö., Ceyhun B'nin aracın ön yolcu koltuğunun altından siyah renkli tabancayı çıkardığını, çevredekilerin silahı elinden almaya çalışması sırasında arbede yaşandığını söyledi. Kaç el ateş edildiğini hatırlamadığını belirten Eda Ö., Haluk Altın'ın "Vuruldum" diye bağırdığını anlattı.

Vücudunda üç mermi giriş yarası bulundu

Otopsi raporunda Haluk Altın'ın vücudunda 3 mermi giriş ve bir çıkış yarası bulunduğu, yaralanmaların tamamının öldürücü nitelikte olduğu belirtildi. Yaralardan ikisinin çok yakın mesafeden, birinin ise uzak mesafeden yapılan atışla uyumlu olduğu kaydedildi. Altın'ın iç organları ile büyük damarlarının zarar görmesi sonucu oluşan iç kanama nedeniyle hayatını kaybettiği bildirildi.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.