logo
02 MAYIS 2026

Sıhhatli bir yaşam için öneriler

28.05.2006 00:00:00
Sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez iki unsur, doğru beslenme ve egzersiz. Uzmanlar tarafından yapılan açıklamada, sıhhatli bir yaşam için şu önerilerde bulunuluyor...

 

 

Sebze ve meyveler yeterli ve dengeli beslenmek için bir günde tüketilmesi gereken besin gruplarından. Vitamin ve mineral bakımından zengin olan sebze ve meyveler, büyüme ve gelişmede yardımcı, deri, göz, diş ve diş eti sağlığını koruyucu özellik taşımakta. Dengeli ve düzenli beslenmekSadece birkaç tür besin tüketmek bazı besin öğelerinin yetersiz alımına neden olabilir. Bu nedenle yeterli ve dengeli beslenmek için sofranızda çeşitli besinlerin bulunmasına özen göstererek değişik tür gıdalardan gereksiniminiz kadar tüketin. Yetersiz ve dengesiz beslenme, toplumda sık görülen ve ölüm nedenlerinin başında gelen kalp-damar hastalıkları başta olmak üzere kanser, sindirim sistemi hastalıkları ve şeker hastalığının oluşumunda da önemli risk faktörlerinden biri. Kahvaltı yapmaya özen gösterin Öğünler içinde en önemlisi sabah kahvaltısı. Güne istekle başlamada ve elverişli biçimde sürdürmenin sağlanmasında kahvaltının önemi büyük. Kahvaltıda yeterli protein tüketen bireylerde iş verimi ve reaksiyon hızı yüksektir. Kahvaltı yapmayan bireylerde iş verimi önemli ölçüde azalır, anlama ve kavrama hızı düşer. Süt ve süt ürünleri kalsiyum zenginiKalsiyum kemiklerin ve dişlerin sağlıklı gelişiminde ve hücre çalışmasında önemli rol oynayan bir mineral. Bu nedenle, başta süt ve süt yerine geçen besinler olmak üzere kalsiyumun zengin kaynağı koyu yeşil yapraklı sebzeleri bol tüketin. Suyu temiz kaynaklardan sağlayın Tüm sıvılar vücudun su dengesinin korunmasında önem taşıyor. Yaşam için elzem öğe olarak tanımlanan suyun, temiz kaynaklardan sağlanması da sağlık için önemli. Sağlığınız için şehir şebekesi dışında temin ettiğiniz suları kullanın. Aşırı yağ ve şeker tüketiminden kaçınınYüksek yağ tüketimi şişmanlık, hipertansiyon ve bunlara bağlı olarak kalp-damar hastalıkları, diyabet, kanser gibi kronik hastalıkları beraberinde getiriyor. Sağlıklı beslenmek için katı yağlar, zeytinyağı ve diğer bitkisel sıvı yağları dengeli bir şekilde kullanın ve şeker tüketiminden kaçının. Aşırı tuzdan uzak durunFazla tuz tüketiminin de yüksek kan basıncıyla ilişkili olduğu daima dikkate alınmalı. Tuzun fazla tüketiminin kalp-damar hastalıkları, hipertansiyon ve benzer sorunlara da neden olduğu belirtiliyorDüzenli fiziksel aktivite şartŞişman olmak yüksek kan basıncı, yüksek kan kolesterolü, kalp-damar hastalıkları, inme, şeker hastalığı, bazı kanser türleri, artiritler ve solunum yetersizlikleri gibi sağlık sorunları riskini artırır. Zayıflık ise verimliliği ve vücut direncini düşüren, istenmeyen bir durum. Formda, dolayısıyla sağlıklı bir hayat için spor yapın.

Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?


 
İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor.

02.05.2026 10:19:00
MURAT ÇORBACI
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?
 Vücudunuz kalp krizi geçirmeden bir ay önce sizi nasıl uyarıyor?

İnsanların çoğu, geçirdiği kalp krizinden önce vücutlarının onlara gönderdiği uyarı işaretlerini görmezden geliyor. Gerçi bu işaretleri ayırt etmek de kolay değil... Hatta kalp krizi geçiren doktorlar bile bu belirtileri ayırt etmekte zorlanıyor. Ancak kalp krizi geçiren insanların anlattıkları önci işaretleri kısmen de olsa ortaya koyuyor. İşte o işaretler...

1. Geçmeyen yorgunluk.
2. Çeneye, boyuna, omuza veya kola yayılan ağrı.

3. Antiasitlerin bile geçiremediği hazımsızlık, mide bulantısı ve gastrointestinal problemler.
4. Merdivenleri çıkarken nefes darlığı... Kardiyoloji uzmanları 'eğer iki kat merdiveni rahat çıkamıyorsanız, mutlaka doktora başvurun' diyor.

5. Sıradan işleri yaparken hissedilen nefes darlığı. Bu, 'kalbiniz yeterli oksijen alamıyor' anlamına geliyor.
6. Genellikle mide ekşimesine bağlanan periyodik göğüs ağrısı.

7. Belirgin bir neden olmadan soğuk terleme.
8. Baş dönmesi veya sersemlik hissi.
9. Düzensiz kalp atışları veya çarpıntı. Çoğu insan, gerçek kalp krizinden haftalar önce bu belirtilerden muzdarip olur.

Peki, kalp sağlığını korumak için ne yapmalı?

1. Kan basıncı, şeker ve kolesterol seviyelerini takip etmek.
2. Acil bir durum oluşana kadar beklemek yerine sağlıklı beslenerek kalp sağlığını desteklemek.
3. Egzersiz yapmak.
3. Elbette, vücudunuzun büyük bir olaydan önce her zaman size bir uyarı verdiğini bilmek.

Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!


 
Günümüzde özellikle kadınlarda sık görülen varis ve lipödem, dolaşım sistemiyle ilişkili, son derece önemli iki hastalık olmasına rağmen toplumsal farkındalığın az olması nedeniyle sadece estetik bir problem gibi algılanarak göz ardı edilebiliyor.

02.05.2026 10:09:00
MURAT ÇORBACI
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!
Bacaklarda geçmeyen şişliğe ve ağrıya dikkat!

Son yıllarda hareketsiz (sedanter) yaşam, bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturma, sağlıksız beslenme, fazla kilo, aşırı tuz tüketimi, yetersiz su içme, düzenli egzersiz yapılmaması ve yanlış kıyafet seçimi gibi etkenler, dolaşım sistemini ciddi şekilde bozabiliyor. Günlük yaşamda çoğu zaman fark edilmeyen bu hatalar zamanla bacaklarda şişlik, ağrı ve dolaşım bozukluklarına zemin hazırlayabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi (KVC) Uzmanı Dr. Arzu Ercan, genetik etkenlerin yanı sıra yanlış yaşam alışkanlıklarının da varis ve lipödemin günümüzde hızla yaygınlaşmasına yol açtığını belirterek, erken dönemde müdahale edilmezse tablonun daha da ağırlaşabileceğini söylüyor. Bacaklarda ağrı, şişlik, morarma ve şekil bozukluğu gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınması ve zaman kaybetmeden doktora başurulması gerektiğini belirten Dr. Ercan, "Nasıl olsa geçer, diyerek belirtileri görmezden gelmek ya da doktora gitmeyi ertelemek hastalığın ilerlemesine yol açar. Erken dönemde doktora başvurmak en kritik adımdır" dedi.

'Kilo aldım' sanılıyor, lakin!..

Lipödemin çoğu zaman kilo artışıyla karıştırıldığını vurgulayan Dr. Ercan "Lipödem, vücudun özellikle alt bölgelerinde anormal yağ birikimi ile karakterize kronik bir yağ dokusu hastalığıdır. Hastalar genellikle bunu kilo artışı zanneder ve diyet-egzersize rağmen sonuç alamadıklarında hayal kırıklığı yaşarlar" şeklinde konuştu.
Varisin ise; toplardamarların genişlemesi ve işlevini yitirmesi sonucu ortaya çıktığını belirten Dr. Ercan, kanın geriye kaçmasıyla damarların belirginleştiğini ifade etti. Hastalığın zamanla ağrı, yanma ve şişlik gibi şikayetlerle ilerleyebileceğini ve özellikle uzun süre ayakta kalan kişilerde riskin arttığını vurguladı.

Modern tedaviler yüz güldürüyor

Günümüzde gelişen tıbbi yöntemlerle hem varis hem de lipödem tedavisinde başarılı sonuçlar alındığını belirten KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan şöyle konuştu: "Lazer ve radyofrekans gibi minimal invaziv yöntemlerle varis tedavi edilebilmektedir. Lipödemde ise manul lenf drenajı, kompresyon tedavisi ve egzersiz temelli multidisipliner yaklaşımlar ön plana çıkmaktadır. Artık ameliyatsız ya da minimal girişimlerle hastalar kısa sürede günlük hayatlarına dönebiliyor. Ancak tedavi sürecinde kişiye özel planlama büyük önem taşıyor." RECEP BAHAR

Varis ve lipödeme zemin hazırlayan 8 etken!

KVC Uzmanı Dr. Arzu Ercan, varis ve lipödeme yol açabilen 8 etkeni şöyle açıkladı:
• Uzun süre hareketsiz kalmak
• Dar kıyafetler ve yanlış ayakkabı seçimi
• Düzenli egzersiz yapmamak
• Fazla kilo
• Dengesiz beslenme
• Aşırı tuz tüketimi
• Bilgisayar başında uzun süre kesintisiz oturmak
• Yetersiz su tüketimi

Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!


 
Baharın gelişiyle doğa canlanırken, ağaç, çimen ve yabani ot polenlerinin havadaki yoğunluğu zirveye ulaşıyor, milyonlarca kişi için alerji şikayetleri artıyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, burun akıntısı, uzayan öksürük, hapşırma, gözlerde sulanma, kaşıntı hatta nefes almada zorluk gibi şikayetlerin bahar mevsiminde yaygınlaştığını, bazı kişilerde astım ataklarını da tetikleyebildiğini söyledi.
 

02.05.2026 10:06:00
MURAT ÇORBACI
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!
Alerji konusunda DOĞRU bilinen YANLIŞlar!

Özellikle ilkbaharda artan polenler yalnızca dışarıyla sınırlı kalmıyor. Evin içinde de gizli ve önemli bir tehdit oluşturuyor.  Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tülek, "Bahar alerjisinde en büyük sorun; yanlış bilgilerle hareket edilerek alerjenlere maruz kalmaktır. Oysa doğru bilgilenme ve basit önlemlerle alerji yönetimi kolay ve etkili hale gelir" dedi. Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisinde doğru sanılan 8 yanlışı anlattı.

Alerji sadece baharda olur: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bu en yaygın yanılgılardan biridir. Bahar aylarında polenler arttığı için şikayetler belirginleşse de alerji yılın sadece bu dönemine özgü değildir. Ev tozu akarları, küf, evcil hayvan tüyleri ve hava kirliliği gibi faktörler dört mevsim etkisini sürdürebilir. Bu nedenle yalnızca bahara odaklanmak, alerjinin gerçek kaynağını gözden kaçırmaya neden olabilir.

Polene karşı ev içinde güvendeyiz: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Sanılanın aksine polenler sadece dış ortamda kalmaz. Saç, cilt ve kıyafetler aracılığıyla evin içine taşınır ve özellikle yatak, koltuk ve perdelerde tutunarak etkisini sürdürür. Kişinin dışarı çıkmadığı günlerde bile şikayetlerinin devam etmesine neden olabilir. Bu nedenle eve dönüşte duş almak, kıyafet değiştirmek ve ortam hijyenini sağlamak en az dışarıdaki korunma kadar önemlidir.

Alerji sadece burun akıntısı ve hapşırmadan ibarettir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji, yalnızca basit bir nezle gibi düşünülmemelidir. Gözlerde kaşıntı ve sulanma, uzayan öksürük, göğüste sıkışma, nefes darlığı, uyku bozukluğu ve günlük performansta düşüş gibi çok daha geniş bir etki alanına sahiptir. Özellikle astım ile ilişkili durumlarda, alerji ciddi solunum problemlerine zemin hazırlayabilir.

İlaçlar tek başına yeterlidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Alerji tedavisinde ilaçlar önemli olsa da tek başına yeterli değildir. Ne bir hava filtresi ne de tek bir ilaç tüm sorunu ortadan kaldırır. Çevresel önlemlerle desteklenmeden, sadece geçici rahatlama sağlar. Kalıcı iyilik hali için; alerjenle temasın azaltılması, yaşam alanının düzenlenmesi ve günlük alışkanlıkların gözden geçirilmesi gerekir. En etkili yaklaşım, doğru tedavi ile doğru yaşam düzeninin birlikte uygulanmasıdır.

Pencereyi açıp evi havalandırmak her zaman iyidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Temiz hava almak sağlıklı olsa da polen yoğunluğunun yüksek olduğu bahar aylarında açık pencereler tam tersine alerjenleri içeri taşır. Özellikle sabah saatlerinde havalandırma yapmak, evin içindeki polen yükünü artırabilir. Bu nedenle havalandırma saatleri ve yöntemi mevsime göre planlanmalıdır.

Maske sadece viral enfeksiyonlu hastalar için gereklidir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Pandemiyle birlikte hayatımıza giren maskeler, aslında alerji hastaları için de önemli bir koruyucudur. Çoğu kişinin tercih etmediği maske kullanımı, basit ama etkili bir korunma yöntemidir. Özellikle yoğun polen dönemlerinde dışarıda maske kullanmak ya da süpürge filtresi temizliği gibi yoğun alerjene maruz kalma anlarında maskeler solunan alerjen miktarını azaltabilir.

Alerji zamanla kendiliğinden geçer: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Bazı kişiler belirtilerin zamanla azalacağını düşünerek doktora başvurmaz, önlem almayı erteler. Oysa kontrol altına alınmayan alerji, zamanla daha şiddetli hale gelebilir ve alt solunum yollarını etkileyerek astım gibi daha ciddi hastalıklara zemin hazırlayabilir. Alerjiye karşı erken önlem almak ve süreci doğru yönetmek bu nedenle büyük önem taşır.

Burun açıcı spreyler ne kadar çok kullanılırsa o kadar iyi gelir: YANLIŞ!
DOĞRUSU: Hızlı rahatlama sağladığı için sık tercih edilen burun açıcı spreyler, bilinçsiz kullanıldığında tam tersi etki yaratabilir. Uzun süreli kullanım burunda "geri tepme" etkisine yol açarak tıkanıklığı artırabilir ve bağımlılık benzeri bir tablo oluşturabilir. Bu nedenle bu tür ürünler kısa süreli ve kontrollü kullanılmalıdır.

Bahar alerjisine karşı 10 etkili önlem!

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Baykal Tülek, bahar alerjisine karşı 10 etkili önlemi şöyle sıraladı:
• Polenlerin yoğun olduğu dönemlerde dışarı çıkarken maske ve güneş gözlüğü takmak
• Dışarıdan geldikten sonra duş almak ve kıyafet değiştirmek
• Burun içini salin solüsyonu (serum fizyolojik) ile temizlemek
• Ev ve araçta camları kapalı tutmak
• Polen filtreli hava temizleyicileri kullanmak
• Çamaşırları dışarıda kurutmamak
• Evde nem oranını kontrol altında tutmak
• Nevresimleri en az 60 derecede yıkamak,
• Toz tuttuğu için evde halı ve peluş oyuncak bulundurmamak
• Doktorun önerdiği tedavi yöntemini uygulamak

Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

 
Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" dedi.

02.05.2026 09:42:00
HABER MERKEZİ/AA
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama
 Sumud Filosu aktivistlerinden Davidson'dan şok açıklama

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve İsrail'in ablukasını kırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'nun aktivistlerinden Katy Davidson, İsrail tarafından alıkonuldukları anlara ilişkin, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar." dedi.
İngiliz Davidson, İsrail'in uluslararası sularda filoya yönelik saldırısı sonrası yaşadıklarını anlattı.
Küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini belirten Davidson, İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını söyledi.

Ateş etmekle tehdit ettiler

Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler. Halbuki uluslararası sulardaydık ve yasa dışı hiçbir şey yapmıyorduk" dedi.
İsrail askerleince alıkonulduktan sonra "yüzen hapishane" olarak nitelendirdiği bir ortama götürüldüklerini anlatan Davidson, buradan da botlarla alınarak konteynerlerden oluşturulan geçici bir alanda tutulduklarını dile getirdi. Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler (Yunan askerler) vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar" ifadesini kullandı.

Yatakları da ıslattılar

Gece boyunca ıslak yataklarda uyumaya zorlandıklarını, bazı durumlarda yatakların özellikle ıslatıldığını belirten Davidson, kendilerine sınırlı miktarda yiyecek ve su verildiğini, görevlilerin sert ve tehditkar bir tutum sergilediğini söyledi.
Davidson, kendilerine "Yunanistan'ı terk etmeleri ya da İsrail'de hapse gönderilmeleri" yönünde seçenek sunulduğunu ifade etti.
Uluslararası topluma çağrıda bulunan Davidson, "Herkesin olanlara tepki vermesi gerekiyor, çünkü bu durum Filistin ile sınırlı kalmayacak, dünya geneline yayılacak. Çünkü onlar (İsrail) siyonist ve kendileri dışında kimseyi umursamıyorlar" dedi.

Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı


 
İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı. Aktivistlerden Hüseyin Şuayb Ordu, "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre" dedi.

02.05.2026 05:50:00
HABER MERKEZİ/AA
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı
Sumud aktivistleri yaşadıklarını anlattı

Haydut topluluk (topluluk izra devlet böyle bir şeyi yapmaz) İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayıp alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni yapıldı.
Uçakta yer alan 18'i Türk vatandaşı olmak üzere toplam 59 kişiyi, Dışişleri Bakan Yardımcısı Hacı Ali Özel, TBMM Türkiye-Filistin Parlamentolar Arası Dostluk Grubu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Hasan Turan, İstanbul Havalimanı Mülki İdare Amiri Doç. Dr. İlker Haktankaçmaz ve Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe apronda güller ve Filistin kefiyeleriyle karşıladı.
Havalimanı çıkışında aktivistler ve onları karşılayanlar, İsrail aleyhinde sloganlar attı.



İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayandı

Mavi Marmara Derneği Başkanı ve Özgürlük ve Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Beheşti İsmail Songür ise İsrail'in Filistin'in ve Orta Doğu'nun bir meselesi olmaktan çıktığını belirterek, "Şu an İsrail terörü Avrupa'nın sınırlarına kadar dayanmıştır" dedi.
Songür, İsrail'in geçen yıl da uluslararası sularda aynı saldırıyı yaptığını hatırlatarak, "Şimdi yine Akdeniz'in ortasında Sumud Filosu'na yaptığı bu saldırının arkasındaki isim aynı terörist İsrail'dir." ifadelerini kullandı.
59 aktivistin geldiğini anımsatan Songür, şunları kaydetti:
"Bunlar iki gün önce terör güçlerinin saldırısıyla Girit Adası'nın açıklarında gemileri alıkonuldu. Amerika, İsrail ve Yunanistan işbirliğiyle tüm bu isimler hukuksuz bir şekilde Yunanistan'a bırakıldı. Aynı zamanda Sumud Filosu'na ait bir gemi batırıldı. Şu an açık denizlerde seyrüseferine devam eden 31 tane daha gemimiz bulunuyor. Halihazırda 11 Türk vatandaşımız ve 200'den fazla katılımcıyla Sumud Filosu'na ait diğer gemiler, Girit açıklarında bekliyor. Önümüzdeki günlerde, diğer ülkelerin limanlarından katılımlarla bu filo daha da büyüyerek devam edecektir. Şu an hem karadan hem de denizden İsrail'in bu hukuksuz ablukasına karşı, işlemiş olduğu insanlık suçlarına, soykırıma karşı dünya vicdanı Gazze'ye doğru hareketine devam ediyor."

İsrail dünyanın teröristidir, dünyanın belasıdır

Filo katılımcılarından gazeteci ve aktivist Muhammed Özdemir, İsrail askerleri tarafından esir alınan ancak başlarını eğmeyen tüm filo katılımcılarına teşekkür etti.
Filodakilerin İsrail'in tehditlerine ve şiddetlerine boyun eğmediklerini belirten Özdemir, "İsrail bize yaptığı müdahaleyle şunu göstermiş oldu. İsrail dünyanın teröristidir, İsrail dünyanın belasıdır. Biz bu belayı inşallah adım adım, hızlı bir şekilde bitirmeye devam edeceğiz. Merak etmeyin" şeklinde konuştu.

Netanyahu'nun ibretlik sonunu göreceğiz

Küresel Sumud Filosu Yönetim Kurulu Üyesi Ayçin Kantoğlu, İsrail'in filo katılımcılarına yaptıklarını kınadı.
İsrail'in Filistinlilere yaklaşık bir asırdır işkence çektirdiğini dile getiren Kantoğlu, şunları ifade etti: "Kendisini dünyanın efendisi zannedenlere söyleyecek bir çift sözümüz var, canları cehenneme. Filistin'i öyle YouTube üzerinden falan görmeyeceğiz, kendi gözlerimizle göreceğiz. Ama gördüğümüz bir şey daha olacak, Netanyahu'nun ibretlik sonunu da göreceğiz ve tüm dünya bunu ilelebet izleyecek inşallah."
Filonun katılımcılarından Hüseyin Şuayb Ordu, İsrail askerlerinin iki gün önce Akdeniz'in ortasında kendilerini kaçırarak işkence ettiğini söyledi. İsrail askerlerinin filo katılımcılarını bir konteynere yerleştirdiğini anlatan Ordu, şöyle devam etti: "Hayvanlara bile yapılmayacak muameleyi yaptılar. 200 insanı konteynerlere tıkış tıkış koydular ve işkence ettiler. Birçok arkadaşımız halen yaralı. İki tane arkadaşımızı aldılar, kaçırdılar kafalarına göre. Bu aslında Avrupa'nın insan hakları, demokrasi dediği, Birleşmiş Milletler'in dediği şeyin göbeğine vurulmuş son baltadır, son darbedir. Daha bunun da üstüne hiçbir şey yapmayacaklarsa bu devletler, kendilerine medeni, insan, çağdaş deme hakkına sahip değildir. İsrail gelmiştir Avrupa'nın göbeğinde 'Buranın lideri benim, buranın kralı benim, canım ne isterse, canımın istediğine istediğimi yaparım, siz de hiçbir şey yapamazsınız' demiştir. Bir, öncelikle Avrupalıların bunu anlaması lazım. İkincisi, bize bunu yapan Filistinlilere neler neler yapıyor bunu defalarca kez gördük."


En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım

Filo katılımcılarından Katy Davidson, İngiltere'de yaşayan bir gıda mühendisi ve sıradan bir insan olduğunu belirterek ekranda izledikleri karşısında dayanamadığı, bir şeyler yapmak gerektiğini hissettiği için yola çıktığını anlattı.
İsrail'i kendilerine yaptıkları için kınayan Davidson, esir alınan 2 aktivistin serbest bırakılmasını isteyerek, şöyle konuştu:
"En nihayetinde İsrail'in bu soykırımcı yüzüyle karşılaştım. Bizi aldattılar, bize' Saif ve Thiago'nun ayrıldığını' söylediler. Biz gerekirse İsrail'e gidelim ama onları arkada bırakmayalım dedik. 'Onların zaten ayrıldığını' söylediler ve bizi aldattılar. Şimdi tıpkı 11 bin Filistinli gibi onlar da esir. Sadece Filistinliler değil, onlara yardım etmek isteyenler de esir. Eğer dünyadaki bütün ülkeler sizlerin ülkesi gibi olsaydı, halkları sizin ülkeleriniz gibi olsaydı bunlar böyle olmazdı. Bizim orada iki gündür karşılaştığımız şeylerden birisi de İsrail'in cezasızlıkla muamele edileceklerini bilerek pervasızca ve cüretkarca davranmasıydı. Eğer beni dinliyorsan İngiltere Başbakanı Keir Starmer, sana mesajım şudur: Türkiye'den öğren, bunu öğren, sana yazıklar olsun."

Filistin var, çünkü direniyor

Arjantinli Milletvekili Monica Schlotthauer ise kendilerini kaçıran İsrail askerlerinin işkencelerine maruz kaldıklarını anlatarak, "Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor. Filistin var, çünkü direniyor. Karşısında ise ölüm makinesi bir devletin askerleri var. ABD, Avrupa Birliği ve bütün ülkeler iki yüzlü politikalarıyla siyonist devletin bütün politikalarını meşru kılıyorlar" dedi.
Konuşmaların ardından havalimanından ayrılan aktivistler, İstanbul Adli Tıp Kurumuna götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi.



Sumud aktivistleri Adli Tıp'ta

İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistleri için İstanbul Havalimanı'nda karşılama töreni düzenlendi. Havalimanı VIP Terminali çıkışında basın açıklaması yapan aktivistler, konuşmaların ardından otobüslerle Bahçelievler'deki Adli Tıp Kurumu Başkanlığına götürüldü. Burada sağlık kontrolünden geçirilen aktivistler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Adli Tıp Kurumu Başkanlığından ayrıldı.

İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı

Ankara'nın Çankaya ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin altında kalan 2 işçi hayatını kaybetti

01.05.2026 18:10:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:12:02
AA
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
İşçi bayramında 2 işçi kamyonetin altında kaldı
Kırkkonaklar Mahallesi Şemsettin Günaltay Caddesi'nde seyir halindeki özel su firmasına ait 07 FHF 37 plakalı kamyonet, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıktı.

Yokuş aşağı hızla ilerleyen aracın sürücüsü, iddiaya göre kamyonet hareket halindeyken araçtan aşağı atladı.

Kamyonet, o sırada kanalizasyon hattında Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) adına çalışma yaptığı belirtilen taşeron firma personeli Bayram Demirhan ve Kadir Ortataş'a çarptı.

İşçileri altına alan kamyonet, park halindeki araçlara çarparak durabildi.

İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri, Demirhan ve Ortataş'ın olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi.

Polis, kazayla ilgili inceleme başlatırken, sürücü gözaltına alındı.

Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı

İzmir Buca’da sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan iki genç, görüntüleri sosyal medyada paylaşınca infiale yol açtı. Olay, yaşlılara yönelik şiddeti ve gençlerdeki empati kaybını yeniden gündeme taşırken, soruşturma başlatıldı

01.05.2026 17:36:00
Eyüp Kabil
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
Sokakta uyuyan yaşlıya tekme atan gençlere tepki yağdı
İzmir'in Buca ilçesinde yaşanan dehşet verici bir olay, Türkiye'nin dört bir yanında büyük tepki çekti. Sokakta uyuyan yaşlı bir adama tekme atan ve bunu sosyal medyada "eğlence" amacıyla paylaşan iki genç, görüntülerin hızla yayılmasıyla birlikte infiale yol açtı.

Olay, Buca'da bir sokakta gece saatlerinde meydana geldi. Görüntülerde, yerde yatan ve muhtemelen evsiz olan yaşlı bir vatandaşın yüzüne tekme atan gençlerin kahkahaları duyuluyor. Saldırganlar, videoyu "komik" bir içerik olarak paylaştı. Ancak paylaşım kısa sürede binlerce kişiye ulaştı ve öfke dalgası yarattı. Sosyal medya kullanıcıları, "Bu ne vicdansızlık?", "Yaşlıya saygı kalmadı" ve "Adalet istiyoruz" gibi yorumlarla tepki gösterdi. Birçok kişi, görüntüleri savcılığa ve polise iletti.

İzmir Emniyet Müdürlüğü, olayla ilgili soruşturma başlattı. Şüphelilerin kimlik tespitinin yapıldığı ve gözaltı işlemleri için çalışma yürütüldüğü öğrenildi. Olayın ardından yaşlı vatandaşın sağlık durumunun iyi olduğu, ancak psikolojik olarak büyük travma yaşadığı belirtildi. Yerel yetkililer, evsiz vatandaşlara yönelik destek çalışmalarını artıracaklarını açıkladı.

Toplumda yükselen endişe

Bu olay, Türkiye'de gençlerde şiddet eğilimi, empati kaybı ve sosyal medya üzerinden "şöhret" arayışının yarattığı tehlikeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Uzmanlar, özellikle pandemi sonrası dönemde artan yalnızlık, aile içi iletişim eksikliği ve dijital bağımlılığın gençleri böyle davranışlara itebileceğini vurguluyor. Benzer vakalar son yıllarda sıklaşırken, "yaşlılara şiddet" tartışmaları yeniden alevlendi.

Sosyal medyada #İzmirBuca ve #YaşlıyaŞiddet etiketleri trend olurken, birçok influencer ve sivil toplum örgütü konuya dikkat çekti. Bazı kullanıcılar, "Bu sadece iki genç değil, toplumun aynası" yorumu yaparak köklü çözüm çağrısında bulundu.

Polis, olayla ilgili gelişmeleri yakından takip ediyor. Savcılık soruşturması sürerken, şüphelilerin "kasten yaralama" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla yargılanması bekleniyor.

Bu tür olaylar, toplumda dayanışma ve empati ihtiyacını bir kez daha hatırlatıyor. Yetkililerden, özellikle risk altındaki gençlere yönelik eğitim ve farkındalık programlarının artırılması yönünde çağrılar geliyor.

1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu

İstanbul'da 1 Mayıs'ta Taksim'e yürümek isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Gözaltı sayısı İstanbul Valiliği tarafından 575 olarak ifade edilirken, Kadıköy ve Kartal'daki izinli kutlamalar sorunsuz tamamlandı

01.05.2026 16:55:00 / Güncelleme: 01.05.2026 18:40:25
Haber Merkezi
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs'a gözaltılar damga vurdu
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Türkiye'de, özellikle İstanbul'da yoğun güvenlik önlemleri altında kutlandı. Resmi izin verilen Kadıköy Rıhtım Meydanı ve Kartal Meydanı'ndaki mitinglere on binlerce kişi katıldı. Ancak Taksim Meydanı'na çıkmak isteyen gruplara polis müdahalesi sonucu yüzlerce kişi gözaltına alındı.

1 Mayıs öncesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, "eylem yapma ihtimali" gerekçesiyle 62 kişi hakkında gözaltı kararı çıkardı. 28-29 Nisan'da düzenlenen eş zamanlı ev baskınlarında 39 kişi gözaltına alındı. Aramalarda dijital materyal ve dokümanlara el konuldu. Gözaltına alınanlar arasında sendika yöneticileri, öğrenci grupları, sol örgüt üyeleri ve gazeteciler yer aldı.

1 Mayıs günü yaşananlar

İstanbul Valiliği, Beyoğlu, Şişli, Fatih ve Beşiktaş'ta her türlü izinsiz gösteri, yürüyüş ve toplanmayı yasakladı. Taksim çevresi bariyerlerle kapatıldı, bazı metro ve metrobüs durakları devre dışı bırakıldı. Güvenlik için 52 bin 656 polis görev yaptı.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğündeki etkinlik Kadıköy'de yaklaşık 35 bin kişiyle, TÜRK-İŞ öncülüğündeki kutlama ise Kartal'da 30 bin kişiyle sorunsuz gerçekleşti. Katılımcılar dağıldı.

Taksim'e yürümek isteyen gruplar ise Mecidiyeköy, Beşiktaş, Barbaros Bulvarı gibi noktalarda polis tarafından engellendi. Biber gazı, tazyikli su ve fiziki müdahaleler yaşandı. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) kriz masası verilerine göre gözaltı sayısı hızla arttı ve 370-421 arasında değişen rakamlar raporlandı. Son olarak İstanbul Valiliği gözaltı sayısını 575 olarak açıkladı.

Gözaltına alınanların bir kısmı emniyet işlemleri sonrası serbest bırakıldı.

Sendikalar Taksim yasağını eleştirdi, "emekçilerin hakkı" vurgusu yaptı. Muhalefet ve insan hakları grupları müdahaleleri "aşırı güç kullanımı" olarak nitelendirdi. Hükümet tarafı ise "huzur ve güvenin sağlandığını" savundu.

1 Mayıs kutlamaları Türkiye'nin diğer illerinde de yapıldı ancak İstanbul'daki girişimler ve gözaltılar gündemin odağı oldu.

TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

TÜRK-İŞ, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü Edirne'de kutladı

 

01.05.2026 15:33:00
Anadolu Ajansı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı
TÜRK-İŞ 1 Mayıs'ı Edirne'de kutladı

Konfederasyona bağlı sendikaların üyeleri, Şükrüpaşa İlkokulu önünde toplanarak kortej oluşturdu. Katılımcılar, etkinliğin düzenleneceği Saraçlar Caddesi'ne yürüdü.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa katılan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, kalabalığı selamladı.

Tüm emekçilerin bayramını kutlayan Dervişoğlu, işçilerin sorunlarını bildiğini ve her zaman yanlarında olacağını söyledi.

TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay da yaptığı konuşmada, bugün yaşamını emeğiyle sürdürenlerin hak arama günü olduğunu belirtti.

Fatih Sultan Mehmet'in doğduğu, Gazi Mustafa Kemal'in savaşı yönettiği, Osmanlı başkenti, Mimar Sinan'ın şehri Edirne'de olduklarını ifade eden Atalay, "Bizle uğraşanlar yakınımızda, o yüzden Trakya'dayız, o yüzden Edirne'deyiz." dedi.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin her geçen gün büyüdüğünü savunan Atalay, taşeron işçiler ile kuryelerin yaşadığı sorunların çözümü için düzenleme yapılmasını, staj ve çıraklık sürecinin sosyal güvenlik sistemine dahil edilmesini talep etti.

Atalay, savaşların sadece sınırları değil, insanların hayatlarını da değiştirdiğine işaret ederek, "Savaşın olduğu yerde üretim durmakta, insanlar işsiz kalmakta, emek değersizleşmektedir. Özellikle 168 günahsız kız çocuğunu bombalayanlara lanet olsun." diye konuştu.

Toplumda sevginin üretilmesi gerektiğine dikkati çeken Atalay, "Toplumda sevgi üretilmediği zaman hiçbir güvenlik önlemi işe yaramayacaktır. Eğer sevgi üretmeyen bir toplum haline geldiysek, eğer saygıyı azalttıysak, eğer ayıbı, günahı unuttuysak, öfkeyi büyüttüysek hiçbir güvenlik önlemi tek başına yetmez." ifadelerini kullandı.

Atalay, Türkiye'nin başta komşuları olmak üzere kimseyle sorunu olmadığını ancak Yunan siyasetçilerin ve güvenlik güçlerinin açıklamalarla iki ülke arasındaki ilişkileri germeye çalıştığını belirterek, şunları kaydetti:

"Yunanistan iki güne bir açıklama yapıyor, diyor ki, 'Kıbrıs bizim, Fransa yanımızda, Amerika yanımızda.' Bizim onlarla sorunumuz yok. Aklınızı başınıza alın, biz dibinizdeyiz. Yarın İsrail'i, ABD'yi bulamazsın. Onun için Edirne'den sesleniyorum, bizim sizle bir işimiz yok, toprağımıza, bayrağımıza, ülkemize göz dikmeyin, sonra zararlı çıkarsınız haberiniz olsun. Biz bu alanda silahsız askeriz, silahsız emekçiyiz, silahsız polisiz. Biz bu ülkede nerede bir sıkıntı varsa oradayız, vatan yoksa parti yok, vatan yoksa sendika yok, vatan yoksa ailen yok. Birinci öncelik her zaman güvenlik ve vatan."

Kutlama programına, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile TÜRK-İŞ'e bağlı sendikaların temsilci ve üyeleri katıldı.

İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

İstanbul'da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla bazı metro, tramvay ve füniküler seferlerinde düzenleme yapıldığı bildirildi

01.05.2026 00:49:00
AA
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi
İstanbul'da ulaşıma 1 Mayıs düzenlemesi

Metro İstanbul'un açıklamasında İstanbul Valiliğinin aldığı karar doğrultusunda ikinci duyuruya kadar bugün yapılacak seferlere ilişkin şu bilgiye yer verildi:

"M2 Yenikapı-Hacıosman metro hattımızın Şişhane, Taksim, Osmanbey istasyonları işletmeye kapalı olacak ve araçlarımız bu istasyonlarda durmayarak seferine devam edecektir. F1 Taksim-Kabataş füniküler ile T3 Kadıköy-Moda tramvay hattımız işletmeye kapalı olacaktır. Ayrıca, Şişli-Mecidiyeköy istasyonunun Meydan çıkışı dışındaki tüm giriş çıkışları yolcu kullanımına kapatılacaktır." 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.