logo
11 ŞUBAT 2026

Simdi sıra tercihlerde

21.07.2001 00:00:00
Yaklaşık 1.5 milyon adayın merakla beklediği ÖSS sonuçları açıklandı.

Sınava giren 1 milyon 473 bin adayın yüzde 72.4'ü başarılı oldu. Sınavda en başarılı iller Antalya, Aydın ve İzmir olarak sıralandı. En son sırada ise Şırnak, Ardahan ve Hakkari yer aldı.

Birinci İskenderun'dan

Sayısalda 189,621 puanla İskenderun'dan Mert Poyraz, sözelde İzmir'den Hüseyin Onay 171.987 puanla, eşit ağırlıklıda Özel Fatih Fen Lisesi'nden Burak Eskici 172.556 puanla birinci olurken, yabancı dilde ise Aydın Ortaklar Anadolu Öğretmen Lisesi'nden Mustafa Coşkun, Zonguldak Atatürk Anadolu Lisesi'nden Sebla Kütük, Gebze Neşet Yalçın Lisesi'nden Burcu Sipahioğlu, Ordu Anadolu Lisesi'nden Semiha Topal 144.402'şer puan alarak birinci oldular. Ham puanlara göre dereceye giren adaylar ve aldıkları puanlar şöyle:

En başarılı devlet fen liseleri

Sınav sonuçlarına göre, en başarılı okullar yüzde 99.3 başarı oranı ile resmi fen liseleri oldu. Resmi fen liselerini yüzde 99.2 ile özel fen liseleri ve askeri liseler izledi. Sınava genel liselerden giren ile sınavı geçerli sayılan 658 bin 102 adaydan yüzde 79'u (521 bin 371) en az bir puan türünde 105 ve daha fazla puan alarak sınavı kazandı. Bu adaylardan 338 bin 732'si ise (yüzde 51.5) en az bir puan türünde 120 ve daha fazla puan aldı. Sınavı geçerli sayılan 1 milyon 418 bin 914 adaydan 1 milyon 26 bin 903'ü dört puan türünün en az birinden 105 ve daha fazla puan alarak sınavı kazandı.

213 adayın sınavı geçersiz

Sınava giren adaylardan 1 milyon 418 bin 914'ünün sınavı geçerli sayılırken, 213 adayın sınavı geçersiz sayıldı. Sınavı geçersiz sayılan adaylardan 32'sinin sınavı giriş ve kimlik belgesi olmadan sınava alındığı, 9'unun sınavda yerine başkasını soktuğu, 28'inin salonda kopya çektiği, 16'sının Diyarbakır'da radyo ile örgütlü kopya eylemine karıştığı ve 128'inin de sınav kurallarına uymadığı belirlendi.

En başarılı öğrenci

Öğrenci Seçme Sınavı sonuçlarına göre, en başarılı iller sıralamasında ilk sırada yer alan Antalya'nın en başarılı öğrencisi Özel Mahmut Celal Ünal Fen Lisesi'nden çıktı.

18 yaşındaki Mehmet Uzun, eşit ağırlıkta 212.205 puanla Türkiye ikincisi olurken, 228.507 sayısal puanıyla da Türkiye 10.'su, 210.399 sözel puanıyla da Türkiye 14.'sü oldu.

ÖSS'yi 392 bin 11 aday (Yüzde 27.6) kazanamadı.

Sınavda, lisans programlarını tercih edebilmek için gerekli olan 4puan türünün en az birinden 120 ve daha fazla puanı alan aday sayısı ise 651 bin 733 (yüzde 45.9) kişi olarak belirlendi.

Sınavı geçerli sayılan 1 milyon 418 bin 914 adaydan 837 bin 658'inin (yüzde 59) erkek, 581 bin 256'sının (yüzde 41) kız olduğu ortaya çıktı. Erkek adaylardan yüzde 69.5'i, kız adaylardan da yüzde 76.5'i ÖSS'yi kazandı. Erkek adaylardan yüzde 43.9'u, kız adayların yüzde 48.9'u dört puan türünün en az birinden 120 ve daha fazla puan aldı.

Tercihler internetten yapılabilecek

İsteyen adaylar tercihlerini internet yoluyla ÖSYM'ye gönderebilecekler. İnternet yoluyla ÖSYM'ye gönderen adayların ayrıca tercihlerini bir kuruma teslim etmeleri gerekmeyecek.

2001-ÖSS'de aldıkları ÖSS puanları ile bu puanlara ağırlıklı ortaöğretim başarı puanlarının katılmasıyla hesaplanmış ve yükseköğretim programlarına yerleştirmede kullanılacak olan Y-ÖSS puanlarını internetten, 900'lü telefon hatlarından ve WAP uyumlu cep telefonlarından öğrenebilecek.

Tercih işlemleri başlayacak

Sınavı kazanan adaylar, tercih işlemlerine başlayacak. Lisans programlarından tercih yapmaya hak kazanan adaylar 24, Açıköğretim ve ön lisans programlarından tercih yapmaya hak kazanan adaylar 18 tercihte bulunabilecek.

Adayların tercihlerini yaparken, ÖSS sonuç belgelerindeki puan türlerine ve tercih edecekleri programlara ek puanla girip giremeyeceklerine dikkat etmeleri gerekiyor.

Lisede okuduğu alanla ilgili bir yükseköğretim programını tercih edecek adayın ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı 0.5, alanı dışındaki bir yükseköğretim programını tercih edecek adayın ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı da 0.2 katsayısı ile çarpılacak. Bir mesleğe yönelik program uygulayan lise mezunlarının ağırlıklı ortaöğretim başarı puanları, alanlarında bir yükseköğretim programına yerleştirilirken hem 0.5 ile hem de 0.15 katsayısıyla çarpılacak.

Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı


Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

11.02.2026 00:26:00 / Güncelleme: 11.02.2026 00:40:24
Haber Merkezi
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Her iki atama da sürpriz olarak değerlendiriliyor. 
 
Gürlek, İstanbul'daki operasyonların mimari
 
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2 Haziran 2022'den 7 Ekim 2024'e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kısaca bakanlığı tanımayan bir isim değil. Bakanlıktaki görevi öncesinde de tanınan bir hakimdi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde bulunan Gürlek, 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı.
 
Demirtaş'ı o yargıladı
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş'ın ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılaması yapıldı ve Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Demirtaş'a getirilen siyaset yasağının temelini oluşturdu.
Selçuk Kozağaçlı'nın da arasında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı (Çağdaş Hukukçular Derneği) ÇHD davasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. Mahkeme heyeti değiştirildi ve yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hapis cezaları verdi. Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
 
Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek'in yönettiği davada, Fincancı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada, Kaftancıoğlu 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmayan bu karar ile Kaftancıoğlu'nun parti yöneticisi olmasına kısıtlama getirildi.
 
Sözcü gazetesi yönetici, yazar ve çalışanlarının, "FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen diğer önemli davalardan biridir. Bu davada, gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklara ise çeşitli sürelerde hapis cezaları verildi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararını uygulamadı. Bu nedenle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi.[12] Gürlek, bu ifadeleri nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL'lik tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.
 
MİT TIR'ları davası sonrasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.ü
Yine aynı görevdeyken Hrant Dink suikastı hakkında görülen davada heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonunda cinayetin FETÖ hedefleri doğrultusunda işlendiğine hükmedildi.
 
Hükümetin bir parçasıydı

Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Aslında atama Cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldı. Gürlek bu görevi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonları yönetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hapse atılmasına yol açtı. 

Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel... Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi

21 ülkeden 50’den fazla bilim insanının katıldığı, 7-8 Şubat 2026'da gerçekleştirilen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip eden tanınmış gazeteciler; Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu model hakkında önemli değerlendirmeler yaptı

10.02.2026 16:59:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Gazeteciler Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip etti.
Kongre sırasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli"ni ve bu modelin günümüz dünyasındaki yankıları konusunda gazeteciler, Çiğdem Akdemir'e önemli değerlendirmeler yaptı.

Ünlü gazetecilerin Milli Ekonomi Modeli konusundaki değerlendirmelerini izleyin:

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.

Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı

Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi olarak kayıtlara geçti

10.02.2026 14:25:00
İhlas Haber Ajansı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye'nin en kalabalık mahallesi 6 ili geride bıraktı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2025 Sonuçları'nı açıklamıştı. Buna göre, 2024 yılı itibarıyla 85 milyon 664 bin 944 olan ülke nüfusu, geçen yıl 427 bin 224 kişi artarak 86 milyon 92 bin 168 kişiye yükseldi.

TÜİK Diyarbakır Bölge Müdürlüğü verilerine göre, Diyarbakır'ın nüfusu ise 1 milyon 853 bin 356 kişi olarak belirlendi. Bunun 935 bin 763 kişi erkek, 916 bin 593'ü kadın. Merkez Bağlar ilçesindeki Bağcılar Mahallesi ise, 160 bin 136 kişi nüfusuyla Türkiye'nin en yoğun mahallesi unvanını korudu. Bir önceki yıl 157 bin 422 olarak belirlenmişti.

İlçenin nüfusu ise 402 bin 275 kişi olarak kayıtlara geçti. Bağcılar Mahallesi, nüfus yoğunluğuyla 167 bin 531 Artvin, 138 bin 807 Gümüşhane, 85 bin 83 Tunceli, 82 bin 836 Bayburt, 90 bin 392 Ardahan ve 157 bin 363 nüfusuyla Kilis gibi illeri geride bıraktı.

Bağcılar Mahalle Muhtarı Şehmuz Şirdenli, İHA muhabirine, Türkiye nüfusunun 86 milyonu geçtiğine değinerek, Bağcılar Mahallesi'nin de 160 bini devirdiğini söyledi. Nüfuslarının 6 ilden daha yoğun olduğunu belirten Şirdenli, gittikçe geliştiği ifade etti.

Muhtar Şirdenli, şu anda yeni yapılan inşaatlar olduğunu aktararak, "Bu inşaatlar bitse eminim bunlar 200 bini de bulur. Burada 7 yıl oldu. Ben de bu mahallede muhtarlık yapıyorum. Mahallemiz güzel, ve modern. Bağlar dediğimiz zaman batı tarafından kardeşlerimiz Bağlar nasıl bir şey diyorlar. Bağlar'a gitmek istemeyenler var. Bu da Bağlar'ın bir mahallesi. Bağcılar, modern bir mahalledir" dedi.

Tek başına olduğunu kaydeden Şirdenli, "Yoğunluğumuz çok. Bunu daha önceden de yetkililere de ilettim. İki dönemdir muhtarlık yapıyorum. Mahallemde de memnunum. Kimse kimseyi rahatsız etmiyor. Sitede de herkes saygılı. Gençlerimizden, yaşlımıza kadar hepsi birbirine saygılı. Bu şekilde de seviyorum. Böyle devam edene kadar muhtarlık yapacağım" ifadelerini kullandı.

Sosyal medyadan uyuşturucu satanlara operasyon: 305 gözaltı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 14 ilde 'uyuşturucu madde ticaretine' yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık" dedi

10.02.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
Sosyal medyadan uyuşturucu satanlara operasyon: 305 gözaltı
Sosyal medyadan uyuşturucu satanlara operasyon: 305 gözaltı
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, "İstanbul merkezli 14 ilde 'uyuşturucu madde ticaretine' yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık" dedi.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca bir 'iç güvenlik meselesi' olmadığını, bu mücadelenin 'küresel bir güvenlik' mücadelesi olduğunu ifade etti. Yerlikaya, uyuşturucuya topyekun savaş açtıklarını vurgulayarak şu ifadelere yer verdi:

"İstanbul merkezli 14 ilde 'uyuşturucu madde ticaretine' yönelik bu sabah polisimiz tarafından eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarımızda 305 şüpheliyi yakaladık. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; uyuşturucu madde ticareti yapan şüphelilere yönelik İstanbul genelinde 5 aydır yapılan çalışmalar sonucunda; anlık mesajlaşma programları ve sosyal medya paylaşım platformunda yapılan çalışmalarda; bu platformda uçtan uca şifreli gruplar kurarak, bu gruplar üzerinden güvene dayalı kurye sistemi ağıyla ya da bireysel olarak uyuşturucu madde arzı yapıldığı,

uyuşturucu maddeleri özendirici birçok içeriğin bulunduğu, aynı uygulama üzerinden uyuşturucu madde ticaretine yönelik özel kişilere ait gruplar oluşturulduğu ve bu kapalı gruplara ancak özel bir davet ya da referansla girilebildiği,

uyuşturucu madde satıcılarının, bu gruplarda deşifre olmamak amacıyla telefon numaralarını ve kimlik bilgilerini gizleyip siber devriye ekipleri başta olmak üzere polisiye tedbirlere karşı sık sık kullanıcı adlarını değiştirdiği, kapalı gruplar içerisinde gizlilik kurallarına çok fazla önem verildiği ve bu yüzden grubu oluşturan ve uyuşturucu madde ticareti yapan şahısların tespitinin oldukça zorlaştığı,

nüfus yoğunluğu ve kullanıcı potansiyeline göre gece-gündüz arz-talep dengesine göre 24 saat uyuşturucu madde ticareti yaptıkları tespit edildi. Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile yürütülen ortak çalışmalarda şüphelilerin; özel ve gizli üyelik sistemi ile oluşturdukları gruplar ve bu gruplardan paylaşılan mesajlaşmalara ulaşılması üzerine;

Detaylandırılan çalışmalar sonucunda, söz konusu grup ve kanallarda yönetici/moderatör olarak faaliyet gösteren şahıslar belirlendi. Bu şahısların farklı kanal veya gruplar üzerinden de aktif şekilde suç paylaşımları yaparak uyuşturucu madde ticareti yaptıklarının tespit edilmesi üzerine İstanbul merkezli Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Konya, Sakarya, Tekirdağ, Hatay, Mardin, Adıyaman, Giresun, Kastamonu ve Muş'ta bu sabah eş zamanlı olarak operasyonlar düzenlendi.

Uyuşturucuyla mücadele, yalnızca bir 'iç güvenlik meselesi' değildir; bu mücadele 'küresel bir güvenlik' mücadelesidir. Biz, uyuşturucuya topyekun savaş açtık! Bu savaşı da sadece ülkemiz adına değil, insanlık adına sürdürüyoruz. Cumhuriyet Başsavcılığımızı, Emniyet Müdürümüzü, kahraman polislerimizi ve emeği geçenleri tebrik ediyorum."

Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor


 
Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. 

10.02.2026 00:21:00
AA
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor
Hakkari'nin şelaleleri mest ediyor

Hakkari'nin Derecik ilçesinde, karların erimesiyle yeniden akmaya başlayan şelaleler ile yüksek kesimlerde oluşan sis tabakası dronla görüntülendi. Balkaya Dağları eteklerindeki sarp kayalıklarda kar ve yağmurdan beslenen üç şelale, son günlerde karların erimesiyle yeniden akmaya başladı.

Metrelerce yükseklikten akan şelaleler, kayaların arasından süzülen görüntüsüyle seyirlik manzaralar oluşturuyor. İlçenin yüksek kesimlerinde oluşan sis tabakası ve şelaleler, dronla görüntülendi.

Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz

TBMM'de staj yapan öğrencilere yönelik cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4 tutuklu sanığın tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti

09.02.2026 17:47:00
İhlas Haber Ajansı
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Meclis'teki taciz skandalındaki tahliye kararına Başsavcılıktan itiraz
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) staj yapan öğrencilere yönelik taciz ve cinsel istismar iddialarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında, 4'ü tutuklu 5 sanığın yargılandığı davada verilen tahliye kararına Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etti.

Ankara 57'nci Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, Meclis lokantasında çalışan sanıkların tutuklulukta geçirdikleri süre ve kaçma şüphesi bulunmadığı gerekçesiyle tahliyelerine hükmedildi.

Mahkemenin tahliye kararının ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, verilen tahliye kararına itiraz etti.

Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor

Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı

09.02.2026 17:29:00
İhlas Haber Ajansı
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Sedef Kabaş hakkında 5 yıl hapis isteniyor
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosunca, Sedef Kabaş hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımlar sebebiyle soruşturma başlatıldı.

Kabaş'ın, 'X' isimli sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar üzerine 'Suç İşlemeye Alenen Tahrik Etme' suçundan 6 aydan 5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi.

İddianamenin gönderildiği Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesinin ardından Sedef Kabaş'ın yargılanmasına başlanacak.

Serbest bırakılmıştı

Sedef Kabaş, sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle 26 Ocak tarihinde "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında gözaltına alınmış, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakılmıştı.

Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye

Meclis lokantasında stajyer kız öğrencilere yönelik cinsel taciz skandalında tutuklu dört sanık tahliye edildi. Mahkeme “kaçma şüphesi yok” diyerek serbest bıraktı. Dava 15 Mayıs 2026 tarihine ertelenirken kamuoyu karara tepki gösterdi

09.02.2026 15:18:00
Haber Merkezi
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Meclis'te taciz skandalına 4 tahliye
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lokantasında çalışan personelin stajyer öğrencilere yönelik cinsel taciz iddialarıyla ilgili dava, kamuoyunda büyük yankı uyandırmıştı.

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, bugün tutuklu dört sanığın tahliyesine karar verildi. Sanıklar hakkında "sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı" ve "çocuğa karşı cinsel taciz" suçlamalarıyla 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyor. Duruşma, 15 Mayıs 2026'ya ertelendi.

Mağdurlar 18 yaşın altında

Olay, 2024-2025 eğitim öğretim döneminde TBMM'de staj yapan lise öğrencilerinin şikayetiyle ortaya çıktı. İlk şikayet, D.K. isimli öğrenci tarafından 4 Aralık 2025'te Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü'ne yapıldı.

Öğrenci, Meclis lokantasında görevli Halil İlker Güner'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu iddia etti. Soruşturma kapsamında, benzer iddialarla dört mağdur öğrenci daha tespit edildi.

Sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu, Recep Seven ve Ramazan Çetin hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar, stajyerlerin 18 yaşından küçük olması nedeniyle çocuklara yönelik suçlamalarla yargılanıyor.

Adli kontrol şartı uygulandı

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci duruşması bugün yapıldı. Tutuklu sanıklar Halil İlker Güner, Durmuş Uğurlu, İbrahim Beşlioğlu ve Recep Seven ile tutuksuz sanık Ramazan Çetin duruşmaya katıldı. Duruşmada, sanıkların ifadeleri alındı ve mağdurların beyanları değerlendirildi. Mahkeme, tutuklulukta geçen süreyi ve sanıkların kaçma şüphesinin bulunmamasını gerekçe göstererek tahliye kararı verdi. Bu karar, adli kontrol şartıyla uygulandı.

Sanıklar pişman olduklarını söyledi

Duruşmada sanıklar pişmanlıklarını dile getirdi. Sanık İbrahim Beşlioğlu, mağdura mesaj attığını kabul ederek "Çok pişmanım, boşluğuma geldi" ifadesini kullandı. Diğer sanıklar da benzer şekilde tahliye talebinde bulundu. İddianamede, sanıkların sistematik taciz iddialarıyla suçlandığı belirtiliyor, ancak sanıklar suçlamaları kısmen reddetti.

Tutuklu sanık kalmadı

Mahkeme heyeti, ara kararında tüm tutuklu sanıkların tahliyesine hükmetti. Gerekçe olarak tutukluluk süresi ve kaçma riskinin olmaması gösterildi. Duruşma, delillerin incelenmesi ve tanık beyanlarının tamamlanması için 15 Mayıs 2026'ya ertelendi. Bu kararla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Karar, sosyal medyada ve kamuoyunda tepkilere neden oldu. Sosyal medya hesabı X platformunda paylaşılan gönderilerde, tahliye kararının mağdurların adalet beklentisini zedelediği yorumları yapıldı.

Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a çalıştıkları gerekçesiyle gözaltına alınan Mehmet Budak Derya ile Veysel Kerimoğlu adliyeye sevk edildi

 

09.02.2026 12:04:00
Anadolu Ajansı
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede
Mossad için çalıştığı tespit edilen 2 şüpheli adliyede

Bir süredir takip altında olan ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünün ortak operasyonu sonucu yakalanan Derya ve Kerimoğlu'nun İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesi yerleşkesindeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen 2 şüpheli, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Ne olmuştu?

MİT tarafından bir süredir takip altında olan şirket sahibi Mehmet Budak Derya, yanında çalışan Veysel Kerimoğlu'nun İsrail İstihbarat Servisi Mossad'a bilgi aktarımı yaptığı belirlenmişti.

Derya'nın, Kerimoğlu vesilesiyle Orta Doğu ülkelerine yönelik ticari faaliyetlerini artırdığı, İsrail'in Orta Doğu ülkelerine yönelik politikalarına muhalif Filistinliler ile sosyal ve ticari ilişkilerini geliştirerek topladıkları bilgileri İsrail servisine aktardığı tespit edilmişti.

İsrail istihbaratı ile 2013'te başlayan ilişkisini bugüne kadar sürdüren Derya'nın bu süreçte "Luis, Jesus/Jose, Dr.Roberto/Ricardo, Dan/Dennis, Mark, Elly/Emmy ve Michael" kod adlı birçok istihbaratçı ile çeşitli Avrupa ülkelerinde üçüncü ülke görüşmeleri gerçekleştirdiği anlaşılmıştı.

İsrail servisi ile kriptolu bir haberleşme sistemiyle iletişim kuran Derya'nın, Mossad mensuplarının talimatları doğrultusunda Türkiye ve diğer ülkelerden SIM kartları, internet modem ve router cihazları satın alarak, bunların şifre, seri numarası, üretim ve MAC adresleri gibi bilgilerinin yer aldığı etiketlerin fotoğraflarını muhataplarına ilettiği belirlenmişti.

Derya'nın Mossad görevlileri ile ocak ayında yaptığı son görüşmede paravan firma için gereken banka hesabının oluşturulması, internet sitesinin tasarlanması ve sosyal medya hesaplarının açılması gibi işlemler ile ortaklık yapılacak firmalara dair araştırmaların ele alındığı tespit edilmişti.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından Derya ve Kerimoğlu, MİT, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü TEM Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "MONİTUM Faaliyeti" sonucu İstanbul'da 6 Şubat'ta gözaltına alınmıştı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.