Gerek fert planında olsun, gerek devletler miletler planında olsun sözde dostların, sahte ilişkilerin sonuçları her zaman hüsran her zaman zararla neticelenir. Hele de yaşadığımız zaman itibariyle ahir zaman alametlerin yoğunlukla yaşandığı bir dönemde yaşıyorsak, yalanın sahteciliğin zararlarının her hâlde hissedilmesi kaçınılmazdır. Kendi kültürümüzden uzaklaşmaya başladıktan, yönümüzü batıya döndükten bu yana dost ve düşman kavramı değişti. İnanç ve kültür bağlarımız, örfümüz, geleneklerimiz, alışkanlıklarımız, beslenmemiz, yatmamız, kalkmamız, velhasıl hayat felsefemiz bile değişti. Değişti değişmesine ama bu değişiklik hiçbir zaman hayrımıza bir değişiklik olmadı. Sözde müttefik dediğimiz sahte dostlarımızın istekleri doğrultusunda değişti ve bu değişiklikten asla hayır görmedik. Sözde müttefik ABD ve AB'li sözde dost ülkelerin menfaati doğrultusunda geldiğimiz nokta bölgemizde yapayalnız kalmak olmuştur. Son olarak, gerçek dost konumunda olduğumuz, gerek siyasi, gerek ticari, gerek kültürel bağlarla yakınlığımız olan, akrabalık bağlarıyla da bağlı olduğumuz; milyonlara varan soydaşımızın, dindaşımızın yaşadığı ülke olan Suriye ile dostluk bağlarımız maalesef yok oldu. Önceki gün Suriye'de halkın meydanları doldurarak ABD, AB ve Türkiye aleyhine, Rusya, Çin ve İran lehine yaptıkları gösteriler durumu açıkça meydana koymuştur. Böylelikle bu durumdan en fazla zarar gördüğümüz ve göreceğimiz açıkça meydana çıkmıştır. Gerek sınır ticaretimiz, gerek ihracatımız, gerek ithalatımız, gerek dostluklarımız tarihe karışmış, iki toplum arasında dostluk değil düşmanlık şarkıları söylenmeye başlanmıştır. Sözde müttefiklerin sözleriyle, talimatlarıyla hareket ederek gerek iç gerek dış siyasette ciddi hatalar yapılmış, sanki bölgenin istikrarını biz sağlayacağız safsatasına inandırılmış, yanlış adımlar attırılmış, neticede de zarara uğrayan biz olmuşuzdur. Atalarımızın bir sözü vardır. "Elin atına binen çabuk iner" diye?ABD'nin sahte müttefikliğini göremeyen siyasilerimizin düştüğü yanlışlık sayesinde başka devletlerin iç işlerine dahi karışılmış, Suriye yönetimi ile ilişkilerimiz kopma noktasına gelmiştir. Umarız gelinen noktadan dersler çıkartılarak başka tarihi hatalara imza atılmadan sözde müttefiklerin şerrinden ve oyunlardan korunmaya yönelik davranışlar sergileriz. Değerli dostlar, Siz siz olun sözde dostluklara aldanmayın, özüyle sözüyle gerçek dostluluklar kurmanın yollarını arayın bulun? Yoksa da sonu hüsran, sonu zarar olan neticeler yaşarsınız, vesselam.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Ahlâkın çöküşü, toplumun çözülüşü / 19.04.2026
- BTP’nin uyardığı tehlike: Gençlik elden gidiyor / 18.04.2026
- Gençliği kaybeden bir sistem ayakta kalamaz / 17.04.2026
- Mirasın taşıyıcısı Hüseyin Baş’ın tarihi misyonu / 16.04.2026
- Fikirler ölmez, millet sahip çıkarsa dirilir / 15.04.2026
- Fikir ölmez, dava yürür: Bir mirasın dirilişi / 14.04.2026
- İnsanlığı barışta buluşturan model MEM’dir / 13.04.2026
- Yeter, bitsin bu savaşlar / 11.04.2026
- Ateşkesi nasıl okumalıyız? / 10.04.2026
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -6- / 09.04.2026
- BTP’nin uyardığı tehlike: Gençlik elden gidiyor / 18.04.2026
- Gençliği kaybeden bir sistem ayakta kalamaz / 17.04.2026
- Mirasın taşıyıcısı Hüseyin Baş’ın tarihi misyonu / 16.04.2026
- Fikirler ölmez, millet sahip çıkarsa dirilir / 15.04.2026
- Fikir ölmez, dava yürür: Bir mirasın dirilişi / 14.04.2026
- İnsanlığı barışta buluşturan model MEM’dir / 13.04.2026
- Yeter, bitsin bu savaşlar / 11.04.2026
- Ateşkesi nasıl okumalıyız? / 10.04.2026
- BTP’nin Güneydoğu ziyaretleri analizi -6- / 09.04.2026
























































