HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 HAZİRAN 2021, ÇARŞAMBA

Surda gedik

19.07.2001 00:00:00
Devlet Bahçeli daha bir ay kadar önce sarfettiği "Surda gedik açtırmam, kelle vermem" lâflarını unuttu ve istenilen "kelle" verildi.

İstikrar ve uyum uğruna, "Önce memleket sonra parti" fikriyatının bir gereği olarak MHP "gene" ikna edildi ve Enis Öksüz istifa etti.

Böylece yukarıda ifade edilen prensibin aslında ve sadece "önce parti, sonra memleket" olarak okunması gereği açıkça ortaya çıkmış oldu.

MHP önce memleketi düşünseydi Öksüz'ün istifası için bu kadar beklenir miydi? Demek ki gelinen noktada batmakta olan partiyi kurtarmak için safraların atılması gerekiyordu.

18 Temmuz 2001'in fotoğrafı budur.

Peki yapılan iş siyasi etik açısından doğru mudur?

Elcevap; zinhar... Bahçeli bir ay önce söylediği sözün arkasında durur ve "Gidersek hep beraber gideriz" diyerek hükümetten pekalâ ayrılabilirdi.

Böyle yapmakla da ilkesinin arkasında durmuş olduğunu gösterir, hiç değilse çekirdek tabanını korurdu.

MHP'nin varlığı çok kısa sürede, hükümetteki aykırı unsurları "Kıbrıs-Ege-Güneydoğu-ana dilde tv yayını ve eğitim-Öcalan'ın asılması" gibi temel konularda marke etmekten çıkmış "Türkiye'yi krize götüren parti" imajına dönüşmüştür.

MHP'nin uğraşacağı, ağızlara sakız olacağı medeni kanun tartışmaları, bekâret kontrolları, ülkücü isimli sebze meyve tohumlarından daha ciddi konular yok mudur Allah Aşkına?

Öksüz, Durmuş ve Gökalp uzatılan her mikrofonu azarlamaya; Bahçeli ise "Şimdi sırası değil hanımefendi" veya "Sabır" diye susturmaya mecbur mudur? Yok mudur bu partinin bir "image maker"ı?

Aslında MHP'nin en büyük avantajı Fischer'in söylediği "Program artık oturdu. Hükümetler değişse bile bu program aynen devam eder" lâfıdır.

Fischer'in bu sözünü; medya maydanozlarının sık sık dile getirmeye başladığı "Kabinede revizyon gerekir" fikriyle alt alta koyun ve çıkacak manzarayı gözönüne getirin.

Kabinede neden revizyon gerekliymiş, ülkeyi bu hâle Tantan, Yalova veya Öksüz mü getirdi? Sorumluluk ve günah toptan bu hükümetin değil mi?

O halde kabinede sadece değişiklikle yetinilmemeli, kabine toptan değişmelidir.

"Bu hükümetin alternatifi yok" fikri DSP'yi ve Ecevit'i ille de hükümet eder halde görme romantizmini yaşamak isteyenlerin pompaladığı ham bir hayâldir.

Bu hükümetin elbette alternatifi vardır.

Gene tam iki buçuk sene önce söylediğimiz söze dönüyoruz. MHP ya hükümeti kendi kurmalıdır, ya da muhalefette kalmalıdır. MHP için en istenmeyen çözüm "Rahşan'ın o unutulmaz, yenilip yutulması mümkün olmayan çıkışı karşısında yutkunarak", DSP'nin payandası olmayı içine sindirebilmesidir.

Çözüm çok basittir. Ve ara rejim, kara rejim, teknokratlar hükümeti tartışmaları ile ilgisi bulunmamaktadır üstelik tam tersi bir çözümü, MHP'nin iktidarını önermektedir.

1.Bir ay kadar önce MHP yetkilileri transfer piyasasını açtıklarını ilân etmişlerdi. Harekete geçer, geleceğini ilân ettikleri 30-40 milletvekilini alır ve birinci parti durumuna gelirler. Bahçeli'nin ifade ettiği gibi "milletvekili sayısı değişse bile bakanlık değişmeyecek" protokolu halen yürürlükte olduğu için bu hükümeti bozar, yeni protokolla yeni hükümeti kurarlar. 2. Umdukları sayıda milletvekili gelmese bile hükümetten gene ayrılırlar. 3. DYP, ANAP ve icabederse yeteri kadar "bağımsız milletvekili"nin katılımı ile MHP'nin işin başında olduğu yeni bir koalisyonu kurarlar. 3. Derviş'i mutlaka ekonomi bakanlığına getirirler. Kabinede bulunmalarını, Derviş'in memleket aleyhine olabilecek hareketlerini engelleme mazeretine bağlamıyorlar mıydı? "Biz olmazsak Derviş kim bilir neler yapar, biz onu kontrol ediyoruz" demiyorlar mıydı? MHP'nin patronajındaki bir hükümette Derviş daha sıkı kontrol altında tutulur. 4. Peki iç ve dış kamuoyu ile piyasalar bu hükümeti neden desteklesin? MHP koalisyon hükümeti üç şeye söz verecektir: a) Siyasi Partiler yasası, b) Seçim Yasası'nı değiştirecek, c) Makûl bir sürede (en geç altı ay) seçime gidecek.

Fischer; "Hükümetler değişse bile program yürüyecek, desteğimiz devam edecek" dememiş miydi? Gemi battığına, Derviş de yüzme bilmeyen mürettebata atılan can simidi olduğuna göre Derviş destekli ekonomik programa MHP seçime kadar uymayı taahhüt edecektir.

MHP'nin kazancı mı?

Bu dibe vurmuş ekonomiden, MGK'nın son toplantısında okunan rapora göre sosyal buhranın eşiğindeki toplumsal ruh halinden milleti altı ayda kurtarabilir, yangını söndürebilirse yaşayacağı oy patlamasını düşünebiliyor musunuz?

Önerimizi bir komplo teorisi olarak algılayıp "parti bu formülle iyice dibe vurur" fikrinde olan arkadaşlara ise sadece "gülümseyin".

Var mıdır MHP'nin başka çıkış yolu? Gemiyi batıran bir aksesuar olarak tarihe geçmek, daha mı makûl bir kimliktir?

Bir aydır susan Derviş'in, tek başına MHP'yi ve Türkiye'yi bitirme oyunu başka nasıl bozulabilir?

Koltuk'tan başka ne zaman vaz geçilebilir, bu kadar mı tatlı?
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.