logo
13 ŞUBAT 2026


TBMM bu hafta AB için çalışacak

16.01.2006 00:00:00
Meclis'te bu hafta AB ile müzakere sürecinde yıllık çalışma planları konusunda genel görüşme açılması bekleniyor Bayram tatilinin ardından sakin bir gündemle çalışmalarına başlayacak olan TBMM, bu hafta denetim konularını ele alacak. Genel Kurul'da AB ile müzakere sürecinde yıllık çalışma planları konusunda genel görüşme açılması bekleniyor.AKP TBMM grubunun yarın Danışma Kurulu'nu toplantıya çağırarak, Çarşamba ve Perşembe günlerinde de yasama faaliyetleri yerine denetim konularının ele alınmasını önereceği bildirildi.Devlet Bakanı Başmüzakereci Ali Babacan, AB ile müzakere sürecindeuygulanacak yıllık çalışma planları konusunda Genel Kurul'a Salı günü bilgi sunacak. Babacan'ın sunuşundan sonra AKP, CHP ve ANAVATAN temsilcileri de konu ile ilgili düşüncelerini dile getirecek.Genel Kurul'da, 18 Ocak Çarşamba ve 19 Ocak Perşembe günleri de gündemdeki sözlü soruları ilgili bakanların cevaplaması bekleniyor. TBMM AB Uyum Komisyonu, Perşembe günü Pasaport ve Kamu Denetçiliğikanun tasarılarını ele alacak.Töre ve Namus Cinayetleri ile Kadınlara ve Çocuklara Yönelik Şiddetin Sebeplerinin Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi amacıyla kurulan TBMM Araştırma Komisyonu da 17 Ocak Salıgünü toplanacak.

Sigara omurgayı da mahvediyor


 
Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti.  Kaya, “Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar” dedi.

13.02.2026 00:37:00
AHMET SAFA TERZİ
Sigara omurgayı da mahvediyor
Sigara omurgayı da mahvediyor

Günlük yaşamda farkında olmadan yapılan pek çok alışkanlık omurga sağlığını doğrudan etkiliyor. Uzun süre oturmak, hareketsizlik, yanlış yüklenme ve kilo artışı omurganın zamanla daha fazla zorlanmasına neden oluyor. Vücutta en hızlı yıpranan yapılardan birinin omurga olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Hilmi Kaya, omurgadaki disklerin doğrudan damarlarla beslenmediğini ifade etti. 

Kaya, "Bu disklerin kendilerine ait bir kan dolaşımları olmadığı için besin ve oksijeni çevredeki kemik dokudan dolaylı olarak alırlar. Bu durum diskleri dış etkenlere karşı daha hassas hale getirir. Sigara, damarları daraltarak kanın taşıdığı oksijen miktarını azaltır, aşırı ve sürekli yüklenme ise bu dolaylı beslenmeyi mekanik olarak daha da zorlaştırır. Kanlanamayan yani yeterince beslenemeyen diskler zamanla esnekliğini ve dayanıklılığını kaybeder ve dolayısıyla dejenerasyon adı verilen yıpranma süreci başlar" dedi.

Düzenli yürüyüş omurga ağrılarını azaltıyor

Omurga yaşlanmasını geciktirmek için iki temel noktaya dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, "İlki, romatizmal bazı hastalıklarda erken tanı ile süreci yavaşlatmak. İkincisi ise günlük yükü doğru yönetmek. Hareketi rutine yaymak, ani ve kontrolsüz yüklenmelerden kaçınmak, kasları yavaş yavaş güçlendirmek ve sigara gibi disk beslenmesini bozan faktörlerden uzak durmak çok kıymetli. Omurga sağlığını koruyanların ortak noktası ideal kiloda kalmaları ve hareketli bir yaşam sürmeleri. Günlük 7 bin adımın üzerine çıkan kişilerde ağrı ve şikâyetlerin çok daha az görüldüğü bilinmeli. Dejeneratif hastalıklarda ayırıcı tanı önemli çünkü altta görülen dejenerasyona rağmen romatizmal hastalıklar gibi bazı durumlar klinik süreci etkileyebilir ve bunların da ayırt edilmesi gerekir" dedi.

İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor


 
İBB Meclisinde dün İstanbul'da ulaşıma zam konuşuldu. AKP Grup Sözcüsü Murat Türkyılma, "Sadece son 5 ay içerisinde yüzde 55 ulaşıma zam yapıldı. İETT'nin bütçesinden 3 liranın 1 lirasını siz sadece 2019'dan sonra bakım işlerine başlamış bir şirkete verdiniz. Aslında bakımın bedelini otobüslere değil, yandaşların bakımına harcadınız" dedi. Ancak Meclisteki CHP'li üyeler yine bu iddialara cevap vermedi.

13.02.2026 00:30:00 / Güncelleme: 13.02.2026 00:35:22
Haber Merkezi/aa
İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor
İBB yetkilileri ısrarla o soruya cevap vermiyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde, kentte otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılması tartışmaya neden oldu. İBB Meclisi şubat ayı toplantılarının üçüncü oturumu, Meclis 2. Başkanvekili Gökhan Gümüşdağ başkanlığında Saraçhane'deki belediye binasında yapıldı.
Mecliste, kentteki otobüs, metro, metrobüs, minibüs ve vapur gibi toplu ulaşım araçları ile taksi ve okul servislerine yüzde 20 zam yapılmasını içeren "Toplu Ulaşım Ücret Tarifesi Düzenlemesi" başlıklı gündem maddesinin görüşülmesi sırasında siyasi gruplar arasında tartışma yaşandı.

5 aydaki zam oranı yüzde 55

AK Parti Grup Sözcüsü Murat Türkyılmaz, "Sadece son 5 ay içerisinde yüzde 55 ulaşıma zam yapıldı. İETT'nin finansal durumu bu kadar iyiyse bir siyasi kurum, vatandaşın en temel ihtiyaçlarından birisi olan ulaşım konusunda son 5 ayda niye yüzde 55 zam yapar? İETT'nin bütçesinden 3 liranın 1 lirasını, siz sadece 2019'dan sonra bakım işlerine başlamış bir şirkete verdiniz (Remzi Baka'nın şirketi ULAŞIM İÇ VE DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ). Aslında bakımın bedelini otobüslere değil, yandaşların bakımına harcadınız. Bu nedenle bu sorunu yaşıyorsunuz. İETT yönetilemez hale geldiği için bugün bu zamlara vatandaşımız maruzdur." İBB'nin İstanbulkart'a akaryakıt ve yüksek hızlı trenden daha fazla zam yapıldığını anlatan Türkyılmaz, "Ulaşımı ilgilendiren ana etkenler üzerinden değerlendirme yaptığımızda bu zamları açıklayacak makul bir gerekçe maalesef bulamıyorsunuz. Bugün 42 liralık bir bilet fiyatıyla, özel aracınızla 12 kilometre gidebiliyorsunuz. Elektrikli araç kullanıyorum. Şu anda toplu ulaşım araçlarından çok daha ucuza Pendik'ten buraya (Fatih) gelebiliyorum. Maalesef ulaşım bu noktaya geldi" ifadelerini kullandı.


7 yıllık toplam zam oranı yüzde 1515

MHP Grup Başkanvekili Orkun Ayhan, İBB yönetiminin, zam konusunda ekonomik şartlardan, bakım onarım giderlerinden ve hayat pahalılığından bahsettiğini söyleyerek, "Bu hayat ne kadar pahalandı ki yüzde 1515'lik bir artışa sebep oldu? Artık insaf. Bu trajikomik olma durumunu geçti. Millete zulmetme aşamasına geçmiş bulunmaktasınız." dedi.
1 Nisan 2019 tarihini baz alarak dolar kuru üzerinden bugüne kadarki artışın yüzde 680 olduğunu kaydeden Ayhan, Euro kuru bazında artışın yüzde 723, motorinde yüzde 805, asgari ücrette yüzde 1289, simitte ise yüzde 1042 artış olduğunu kaydetti. Ayhan, "Siz hangi parametreleri, hangi hesapları yapıyorsunuz da yüzde 1515 gibi bir zam yapıyorsunuz?" diye sordu.

Hükümet de Marmaray'a zam yaptı

CHP Grup Sözcüsü Gencay Özcan ise ulaşıma yapılan zam oranını, çay fiyatı üzerinden değerlendirdi. Marmaray'a yüzde 25.49 zam yapıldığını anlatan Özcan, "Yüzde 25.49 zammı yapmayın, geri alın, Marmaray'ı kullanan insanlar da size dua etsin. Hadi yapmayın" diye konuştu.
Özcan ise 34 liralık teklifi için, Kocaeli'nde biletin 35 lira olduğunu ve bu uygulamanın oradan başlaması gerektiğini dile getirdi. Bunun üzerine Cumhur İttifakı grubu tarafından, İstanbulkart ile Marmaray ücretinin ilk basımda 34 lira olması için aykırı teklif sunuldu. Mecliste yapılan oylamada aykırı teklif, CHP'li üyelerin oylarıyla reddedildi.
CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı, bugün iki tane toplu ulaşım ücret tarifesinin uygulandığını, İBB'nin toplu ulaşım için yüzde 20, TCDD'nin ise Marmaray için getirdiği zam oranının yüzde 25 olduğunu dile getirdi. İnanlı, "Zam yapmayı kimse istemez. Bu yüzde 20 bile olsa bu artış zorunlu nedenlerden yapılmıştır" dedi.

En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek

Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e benzetilmesi nedeniyle karşılaştığı olumsuz tepkiler sonrası yaşadığı şehirden ayrılıp, Ankara'ya taşındı

12.02.2026 12:51:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:54:43
İHA
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
En büyük talihsizliği Epstein'e benzemek
Kayseri'de yaşayan Rıfat Özdemir, Jeffrey Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve sokakta hedef gösterildiğini belirterek, yaşadığı psikolojik baskı sonrası Kayseri'yi terk ederek Ankara'ya taşınma kararı aldığını ifade etti. Dış görünüşü nedeniyle çevresindekilerin olumsuz bakışlarına maruz kaldığını dile getiren Özdemir, bu süreçte çalışamadığını ve bir süre evinden çıkmayacağını söyledi.

"Epstein'e benzemek hoş bir şey değil"

Çevresindeki insanların olumsuz bakışlarından dolayı rahatsız olduğunu ifade eden Rıfat Özdemir, "Olay, yeğenim dayı sen Epstein'e benziyorsun diyerek fotoğrafımı çekip, sosyal medyada paylaşmasıyla başladı. Bu kadar çabuk yayılacağını tahmin etmedim. Paylaşıma baktığımda bir anda milyonların izlediğini gördüm. Londra basını ve Arap kanalları gibi birçok ülkeden yayınlar gördüğümde şaşırdım. Epstein'e benzemek hoş bir şey değil. Epstein'i tanımıyordum. Yeğenim Epstein'e benziyorsun dediğinde sıradan ünlü bir artist zannettim. Araştırdığımda Epstein'in çok kötü bir insan olduğunu öğrendim. Ben şu anda dekorasyon işiyle uğraşıyorum. Bu benzetmeden dolayı insanların yanlarına gidemediğim için mağdurum. İnsanların bana, sanki karşılarında Epstein varmış gibi bakmaları beni rahatsız ediyor. Bu kelimelerle anlatılacak bir şey değil. Halkımdan ricam lütfen önyargılı olmayın, insan insana benzeyebilir" dedi.

"Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım"

Özdemir, Epstein'e olan fiziksel benzerliği nedeniyle çalışamadığını ve mağdur olduğunu belirterek, "Kayseri'yi terk etmek zorunda kaldım. Kayseri'de mağdur oldum, Ankara'ya yerleştim, bir hafta evden çıkmayacağım. Normalde yurt dışında da çalışıyorum. Şantiyelerde devamlı işlerimiz olduğu için şu anda yurt dışına bile gidemez oldum. Çekiniyorum, çünkü burada derdimi anlatabiliyorum ama yurt dışına gittiğim zaman kendimi nasıl ifade edeceğim' Yabancı dilim zaten yok. O yüzden yurt dışına gitmeyi erteledim. Normalde benim şu anda yurt dışında olmam lazımdı" şeklinde konuştu.

"Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor"

İnsanların bakışlarından uzaklaşmak için yaşadığı şehirden ayrılıp Ankara'ya taşınmak zorunda kaldığını aktaran Özdemir, sözlerine şu şekilde devam etti:
"Hiç kimse benim yerimde olmak istemez. Kılık değiştirip, sakal bırakacağım dedim ama Epstein'in sakallı halini yapmışlar. Bu sefer benzerlik tamamen birebir aynı olacak diye sakal da bırakamıyorum. Zengin bir insan da değilim ki botoks yaptırıp, yüz ifademi değiştireyim. Eşimle beraber ne yapacağımıza karar verdik. Ben dedim ki Ankara'ya taşınalım çünkü Ankara'da daha önce de yaşamıştık. Kayseri'deki insanların bakışlarından uzaklaşmak istedim. İnsanın Kadir İnanır'a benzemesi insana haz verebilir ama Epstein'e benzemek insanı toplumdan uzaklaştırıyor. Kayseri'de rahatsız oldum, Ankara'ya taşınmak zorunda kaldım. Ankara'da da bu gibi durumlar yaşamak istemiyorum."

MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı

12.02.2026 12:38:00 / Güncelleme: 12.02.2026 12:45:25
AA
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı
MSB'de basın bilgilendirme toplantısı yapıldı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), 5 PKK'lı teröristin daha teslim olduğunu bildirdi.

MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, bakanlıkta düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.

Terörle mücadeleye ilişkin bilgi veren Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yüksek bir disiplin ve kararlılıkla sürdürdüğü operasyonel faaliyetleri kapsamında 5 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla sınırlarımızda ve ötesinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiş, Suriye Harekat Alanlarında imha edilen tünel uzunluğu 757 kilometreye ulaşmıştır." ifadelerini kullandı.

Hudut güvenliği

Aktürk, kaçakçılığın, yasa dışı geçişlerin engellenmesi ve terörle mücadele etkinliğinin artırılması kapsamında sınır güvenliğinde modern teknolojiye dayalı tedbirler alındığını belirtti.

Hudut güvenliğine ilişkin bilgi veren Aktürk, şunları kaydetti:

"Hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 7'si terör örgütü mensubu olmak üzere 146 şahıs yakalanmış, 2 bin 89 şahıs ise hududu geçemeden engellenmiştir. Böylece, yıl içerisinde sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 790, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı da 7 bin 979 olmuştur. Bu hafta içerisinde, Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 155 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."

NATO

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, savunma ve güvenliğin yanı sıra bölgesel istikrarın korunması ile uluslararası güvenliğe katkı sağlamaya devam ettiğini söyledi.

Türkiye'nin 18 Şubat'ta üyeliğinin 74'üncü yılına ulaşacağı NATO'nun, değerlerini ve sorumluluklarını paylaşmaya, aktif, yapıcı ve saygın bir üyesi olmaya devam ettiğini belirten Aktürk, şu bilgileri verdi:

"NATO'nun 2026 yılındaki en geniş kapsamlı ve katılımlı fiili tatbikatı olan, Türk Silahlı Kuvvetleri olarak yaklaşık 2 bin personelle yer aldığımız Steadfast Dart 2026, aynı zamanda Almanya'nın milli tatbikatları olan Northern Quadriga ve Grand Quadriga ile eş zamanlı olarak 8-25 Şubat tarihleri arasında Almanya'da devam etmektedir. Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanımızın TCG Anadolu'dan takip edeceği Steadfast Dart Tatbikatı kapsamında, 17-18 Şubat'ta, Baltık Denizi'nde TB3 insansız hava araçları ile atışlar icra edilecektir. Sayın Genelkurmay Başkanımız ile Sayın Kara Kuvvetleri Komutanımızın söz konusu tatbikatın 20 Şubat'taki Seçkin Gözlemci Günü'ne iştirak etmesi planlanmaktadır."

İkili ilişkiler

Aktürk, Türkiye ile Ekvator Cumhuriyeti arasında teati usulü ile imzalanan Askeri Çerçeve Anlaşması'nın imza sürecinin 5 Şubat'ta tamamlandığını aktardı.

"Türkiye-Kore Cumhuriyeti 13'üncü Kara Kuvvetleri İşbirliği Toplantısı"'nın 8-13 Şubat'ta Türkiye'de yapıldığını ifade eden Aktürk, "Türkiye ile Yunanistan arasında Güven Artırıcı Önlemler uygulama planı çerçevesinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığı heyetimizin, 17-19 Şubat'ta Atina/Yunanistan'da toplantıya katılması planlanmaktadır." dedi.

İsrail

Aktürk, Gazze'de Barış Planı'nın ikinci aşamasına geçilmesine rağmen, ateşkes ihlallerini sürdüren İsrail'in, Gazze'deki yıkım ve saldırılarının ardından işgal altındaki Batı Şeria'ya yeni bir hukuki ve idari statü dayatmak amacıyla aldığı kararları kınadıklarını vurguladı.

Uluslararası hukukun bariz bir ihlali olan bu kararların iki devletli çözüm çabalarına zarar vereceğinin açık olduğuna işaret eden Aktürk, "Filistin halkının, 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet sahibi olma çabalarına destek vermeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz." diye konuştu.

Eğitim ve tatbikatlar

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin, harekat kabiliyetini geliştirmeye yönelik ulusal ve uluslararası eğitim ile tatbikat faaliyetlerini planlanan takvim doğrultusunda icra ettiğini belirtti.

Bu kapsamda 29 Ocak-13 Şubat tarihleri arasında Kars'ta gerçekleştirilen Şehit Piyade Teğmen Harun Aslan Kış-2026 Tatbikatı'nın yarın düzenlenecek Seçkin Gözlemci Günü ile tamamlanacağının bilgisine veren Aktürk, şunları söyledi:

"2 Şubat'ta başlayan Almanya'daki Dynamic Mirage ile 9 Şubat'ta İspanya'da başlayan Torrejon Advantage tatbikatları 13 Şubat'ta, 1-14 Şubat'ta Katar'da icra edilen İbrar-6 Kıyı Savunma Özel Tatbikatı ise 14 Şubat'ta sona erecektir. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca, 11 Şubat'ta, muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Batı Karadeniz'de eğitim uçuşu yapılmış, Erzincan'ın kurtuluşunun yıl dönümü etkinlikleri kapsamında 13 Şubat'ta muharip uçak geçişi yapılması planlanmıştır. Geçitkale/KKTC'de 661,5 metrekarelik şanlı Türk bayrağımız ile serbest paraşüt atlayışı gerçekleştirerek Türkiye rekoru kıran Özel Kuvvetler Komutanlığı personelimizi, 6-8 Şubat'ta Adana'da düzenlenen 'Uluslararası Masterlar Uzun Kulvar Yüzme Şampiyonası'nda, 9 Türkiye rekoru kıran Türk Silahlı Kuvvetleri Spor Gücü Yüzme Takımımız ve derece elde eden sporcularımız ile, 29 Ocak-10 Şubat'ta 17 ülkenin katılımıyla Pakistan'da düzenlenen 9'uncu Uluslararası Pakistan Kara Kuvvetleri Takım Ruhu Yarışması'nda (PATS-2026) altın madalya kazanan Kara Kuvvetleri Takımımızı bir kez daha tebrik ediyoruz."

Envantere yeni giren silah sistemleri

Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü, modern, etkin savunma kapasitesinin yerli ve milli savunma sanayi ürünleriyle geliştirilmesi çalışmalarına devam edildiğine dikkati çekti.

Bu kapsamda geçen hafta, Kara Kuvvetleri Komutanlığınca Hisar-A Projesi kapsamında çeşitli miktarlarda Füze Fırlatma Sistemi (FFS) ve Tam Atım Füze, muayene ile kabul faaliyetlerinin tamamlanarak envantere alındığını bildiren Aktürk, şöyle devam etti:

"Diğer yandan, hafta içerisinde muhtelif adet ve çapta silah ve mühimmatın teslimatını tamamlayan Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından Riyad'da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı (World Defence Show) 2026'da, ALTALBIAH firması ile MKE TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi teknolojisi ihracı ve ortak üretimi ile 122 mm ÇNRA (Çok Namlulu Roketatar) mühimmatının Suudi Arabistan'da ortak üretimine yönelik Mutabakat Zaptı ve Saudi Chemical Company Limited ile patlayıcı ham madde ve enerjetik materyaller alanındaki işbirliklerini geliştirmek amacıyla Mutabakat Zaptı imzalanmıştır."

TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı

Kocaeli'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen, 2 kişinin hayatını kaybettiği ve 8 kişinin yaralandığı patlamaya ilişkin davada mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, 6 sanığın "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15'er yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi

11.02.2026 17:53:00 / Güncelleme: 11.02.2026 17:58:18
İHA
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
TMO silolarındaki patlama davasında mütalaa açıklandı
Kocaeli'nin Derince ilçesinde 7 Ağustos 2023'de Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) silolarında meydana gelen patlamada Ekrem Kalkan ve Elif Dayıoğlu hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Olayda TMO'nun 60 silosundan 13'ü zarar görmüştü.



Soruşturmada ismi geçen 6 sanık hakkında "Taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapis talebiyle dava açılmıştı.



Olaya ilişkin açılan dava, Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam etti. Duruşmaya ölen Elif Dayıoğlu'nun eşi Arif Dayıoğlu ile taraf avukatları katıldı. Tutuksuz sanıklar ise duruşmaya katılmadı. Müşteki Dayıoğlu, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.

Mütalaa açıklandı

Cumhuriyet savcısı, esas hakkında hazırladığı mütalaada, olayla ilgili uzman bilirkişi raporuna geniş yer verdi. Raporda, TMO Derince Liman Silosu'nda gerekli önlemlerin alınmadığı, eksikliklerin giderilmediği ve 2023 yılı olağan bakımının yapılmadığı vurgulandı. Çalışma esnasında ortamda toz oluşumunun engellenmediği, zeminde toz birikimine müsaade edildiği ve düzenli temizlik yapılmadığına dikkat çekilen raporda, patlamanın hububat tozlarından kaynaklı "toz patlaması" olduğu belirtildi.



Sanıkların kusur durumları tek tek açıklandı

Mütalaada, sanıkların görev ve sorumlulukları çerçevesinde kusur durumları şu şekilde sıralandı: 

Başmüdür Kenan D. (asli kusurlu): İş sağlığı ve güvenliği yönetmeliklerinde belirtilen gereklilikleri yerine getirmediği, gerekli organizasyonları yapmadığı, Patlamadan Korunma Dokümanı'ndaki şartları sağlamadığı, ekipman iyileştirme (exproof cihaz kullanımı) çalışmalarını yaptırmadığı, düzenli toz temizliği ve periyodik bakımları zamanında yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Müdür Yardımcısı Kemal Ö. (asli kusurlu): Düzenli toz temizleme çalışmalarını etkin yönetmediği, toz emme sisteminin kontrolünü ve periyodik bakımları yaptırmadığı, taşeron çalışmasında risk analizi ve personel eğitimi konularında yetersiz kaldığı, çalışmaya nezaretçi sağlamadığı, elektrik ve topraklama tesisatı kontrollerindeki eksiklikleri gidermediği ve geçmişte yaşanan yangınlara rağmen alanda sigara içilmesine göz yumduğu gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.

Şef Vekili Bahri B. (asli ve tali kusurlu): Toz oluşumunu engelleyecek önlemleri aldırmadığı, risk analizi ve taşeron personel eğitimi konularında eksik kaldığı, hububat boşaltımı sürerken taşeron firmaya hazırlık talimatı verdiği, elektrik ve topraklama eksikliklerini gidermediği için asli kusurlu; alanda sigara içilmesine müsaade edilmesi nedeniyle de tali kusurlu bulundu.
Mühendis Ahmet S. (tali kusurlu): Toz temizlik çalışması ve toz emme sisteminin etkin kontrolünü yaptırmadığı, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliği ve sigara içilmesine göz yumulması nedeniyle tali kusurlu olduğu belirtildi.

Taşeron firma sahibi Osman T. (asli kusurlu): Mersin Hidrolik firması sahibi olarak personeline iş güvenliği eğitimi aldırmadığı, risklere karşı bilgilendirmediği ve gerekli risk analizini yaptırmadığı gerekçesiyle asli kusurlu bulundu.

Taşeron firma alan yetkilisi İsmail Ç. (asli kusurlu): Hububat boşaltım çalışması devam ederken personeline katlarda tamirat ve kaynak işlemi yaptırdığı gerekçesiyle asli kusurlu sayıldı.



15'er yıla kadar hapis ve meslekten men talebi

Cumhuriyet savcısı mütalaasında, bilirkişi raporuna atıfta bulunarak sanıkların ihmali kusurları nedeniyle ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verdiklerinin tespit edildiğini vurguladı.
Savcı, 6 sanığın da "taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma" suçundan ayrı ayrı 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Mütalaada ayrıca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sanıklar hakkında Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 53/6. maddesi uyarınca, hapis cezasına ek olarak belirli süreyle görev yapma ve mesleklerini icra etme yasağı uygulanması istendi.

Mahkeme heyeti duruşmayı erteledi.

Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası

Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı
 

11.02.2026 16:04:00
Haber Merkezi
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
Ayşe Barım'a 12 yıl 6 ay hapis cezası
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün görülen karar duruşmasında, Gezi Parkı olayları kapsamında yargılanan ünlü menajer Ayşe Barım hakkında hüküm açıklandı. Mahkeme, Barım'ı "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım" suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırdı.

Duruşma sabah saatlerinde başladı. Tutuksuz yargılanan Ayşe Barım, sağlık sorunları nedeniyle kalp pili taşıdığını belirterek savunmasında suçlamaları reddetti. Barım, "Ben suçsuzum, devletime ve milletime bağlı biriyim. Dosyada somut delil yok, beraatimi talep ediyorum. Tahliyem için teşekkür ederim, ameliyatlarımı yaptırmak istiyorum" dedi. Barım, daha önce 1 Ekim'de sağlık gerekçesiyle tahliye edilmişti.

Savcılık ağırlaştırılmış müebbet talep etmişti

Savcılık, esas hakkındaki mütalaada suç vasfını değiştirerek ağırlaştırılmış müebbet hapis talep etmişti. İddianamede ise Barım'ın Gezi Parkı eylemlerinde aralarında Serenay Sarıkaya, Hande Erçel gibi isimler bulunan sanatçıları eylemlere yönlendirdiği ve olayların planlayıcılarından biri olduğu öne sürülerek 22 yıl 6 aydan 30 yıla kadar hapis istenmişti.

Mahkeme heyeti, Barım'ı doğrudan fail değil "yardım eden" sıfatıyla değerlendirdi. Temel ceza 15 yıl olarak belirlendi; iyi hal indirimi uygulanarak 12 yıl 6 ay hapis cezasına hükmedildi. Barım'ın hükmen tutuklanmasına yer olmadığına karar verildi; tutuklama uygulanmadı. Ancak yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbiri devam edecek.

Karar, İstinaf Mahkemesi'nde temyiz edilebilecek. Gezi Parkı dosyaları kapsamında Barım'ın davası, muhalefet ve sivil toplum tarafından "siyasi" olarak nitelendirilirken, resmi kaynaklar "delillere dayalı yargılama" vurgusu yapıyor.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

Poyraz sahili kırmızıya boyadı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan poyraz nedeniyle sahil kesiminde kırmızı yosun tabakaları oluştu

11.02.2026 13:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 13:08:14
İHA
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Marmara Denizi'nde birkaç gündür sert esen poyraz, deniz yüzeyindeki yosunları kıyıya sürükledi. Özellikle Süleymanpaşa sahil bandında yer yer yoğunlaşan kırmızı yosun birikintileri, sahil hattında dikkat çeken bir görüntü oluşturdu.



Dalga ve rüzgarın etkisiyle kıyıya taşınan yosunlar, bazı bölgelerde kalın bir tabaka halini aldı. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, oluşan manzaranın alışılmışın dışında olduğunu dile getirdi. Kıyıda biriken yosunların zaman zaman kokuya neden olduğu gözlendi.



Yetkililer, poyrazın deniz dibindeki ve yüzeydeki organik materyalleri kıyıya taşımasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, rüzgarın şiddetinin düşmesiyle birlikte birikintinin azalmasının beklendiğini kaydetti.

Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

11.02.2026 12:30:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

Duruşmada, savunma yapan İSFALT inşaat mühendisi tutuksuz sanık Çağrı Mazı, "Aziz İhsan Aktaş'ın ismini ilk kez basından duydum. Kendisini daha önce ne gördüm ne de ismini duydum" dedi.

İSFALT İdari İşler Destek Hizmetleri Şefliğinde uzman personel olarak görevine devam eden tutuksuz sanık Murat Delice savunmasında, "Üzerime atılı bir suçlama bulunmamaktadır. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı

"Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi"

Duruşmada, İSFALT personellerinin savunmaları tamamlandı. Yargılama, suç örgütü kapsamında tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarına başlandı. Bu kapsamda, tutuksuz sanık Akın Kumanlı savunma yaptı. Kumanlı hakkında iddianamede, örgütün Beşiktaş Belediyesi'nden aldığı ihaleler kapsamında araç takiplerini yaptığı, belediyeye sık gidip geldiğinden, ihale süreçlerinde suç örgütü tarafından hazırlanan yaklaşık maliyet fiyat tekliflerini ihale birimindeki kişilere teslim ettiği, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş'ın verdiği talimatlar doğrultusunda hesabına gönderilen ya da kendisine teslim edilen rüşvet paralarını ilgililerine teslim ettiği öne sürülmüştü. Sanık Kumanlı savunmasında, "Çalıştığım şirketlerde işçi-işveren ilişkisi dışında hiçbir kişi veya kurumla farklı bir ilişkim olmamıştır. Bu nedenle iddia edildiği gibi Aktaş ile aramızda, idarece kurulmuş herhangi bir menfaat ya da para ilişkisi bulunduğu yönündeki iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Söz konusu olaylara ilişkin olarak, yalnızca bir yıl kadar önce yürütülen bir soruşturma kapsamında bilgim dahilinde olmayan bazı para hareketlerinden söz edildiğini duydum. Bu hususları açıklamak ve bildiklerimi anlatmak amacıyla savcılığa gitmeyi düşündüm. Ancak savcılık tarafından tarafıma resmi bir çağrı yapılmamıştır. Beşiktaş Belediyesi ile bağlantılı olarak adı geçen kişilerle herhangi bir rüşvet, menfaat ya da aracılık ilişkisi içinde olmadım. Belediye önünde gerçekleştiği iddia edilen para teslimlerine dair doğrudan bilgim yoktur. Bahsi geçen paraların ne amaçla verildiğini veya alındığını bilmiyorum. Bu paraların rüşvet veya benzeri bir suç kapsamında alındığına dair bir bilgim ya da dahlim bulunmamaktadır. Herhangi bir rüşvete aracılık etmedim, bu yönde bir organizasyonun içinde yer almadım ve tarafıma bu konuda bilgi paylaşımı da yapılmamıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Herhangi bir suç teşkil eden eylemimin içinde bulunmadım. Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi" şeklinde konuştu.

Aziz İhsan Aktaş'ın kuzeni tutuksuz sanık Ayşegül Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş benim kuzenimdir. Ben örgüt üyesi değilim. Girişimci bir iş insanıyım, ben akrabayım diye örgüt üyesi olarak yargılanıyorum. Bunu kabul etmem mümkün değildir. Aziz İhsan Aktaş ile aramızda zaman zaman borç alışverişi olmuştur. Sahip olduğum şirketlerin ihaleleri üzerinden suç işlemedim. Ben ihaleye fiyat teklifi vermedim. Benim ihaleye yalnızca benim teklif verdiğimi bilmiyordum" dedi.

Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

Mahkeme, duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardında, iddianamede, ismi 'örgüt lideri olarak geçen ve toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde 'konutu terk etmemek' tedbiriyle tahliye edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.