logo
22 TEMMUZ 2026

Tezkere düşeş oldu

19.10.2003 00:00:00
 
Sabah gazetesinin dünkü manşeti tam da AKP'nin ruh halini ifade ediyor. ABD'li bazı şahinlerin Türk askerinin Irak'a gitmesine soğuk bakmaya başlamasının verdiği rahatlık AKP'li kimi bakanların gayri ihtiyari söylemleriyle içlerini dışa vuruyor. Çıkarılan tezkerenin ABD'ye verilen sözler nedeniyle ve alınan 8.5 milyar dolarlık krediye bağlı olarak çıkarıldığını bu haberle daha iyi anlıyoruz.

AKP'liler şimdi daha rahat. ABD'den parayı aldılar ya, hem de asker gönderme riskinden kurtulacaklar. Ama ABD kolay kolay askerden vazgeçmez, vazgeçse de ödetecek başka bedeller bulur.

Irak'taki gelişmeler ve hükümetin tezkere manevrası sonucu AKP hükümeti, bir taşla üç kuş birden vurdu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, Irak'a asker gönderme konusunda şansı yaver gitti. Irak'taki gelişmeler ve hükümetin tezkere manevrası sonucu AKP hükümeti, bir taşla üç kuş birden vurdu.

Bir yandan tezkereyi çıkarıp Washington ile doğan güven bunalımını ortadan kaldıran Erdoğan, hem ABD ile bozulan ilişkileri yeniden düzeltti, hem 8.5 milyar dolarlık kredinin önünün açılmasını sağladı. Erdoğan, "Biz asker göndermeye hazırız" dediği anda bu kez Irak Geçici Yönetim Konseyi ve komşu ülkelerden "Türk askeri Irak'a gitmesin" tepkileri yükseldi. Irak Geçici Konseyi'nden gelen tepkileri ABD yatıştırmakta zorlanınca askerin gidişi de askıya alındı. Irak'a asker gönderilmesine karşı olan AK Parti tabanı da bu gelişmeyle rahatlamış oldu. Erdoğan, tezkere kararıyla şu avantajları yakaladı

1- GÜVEN TAZELEDİ

Erdoğan, bir önceki hükümetin 1 Mart'ta Meclis'ten geçmeyen tezkeresinden farklı bir yöntem kullanarak, bu kez hükümetine yetki aldı. Böylece ABD ile ortaya çıkan güven bunalımı da aşılmış oldu. Hükümet, Amerika'ya "Ben verdiğim sözü tuttum" mesajı verdi.

2- KREDİ ÇÖZÜLDÜ

1 Mart tezkeresinin geçmemesine rağmen Washington yönetimi Türkiye ekonomisini desteklemek için 8.5 milyar dolarlık kredi paketi oluşturdu. Nisan ayında Kongre'den karar çıkardı. Ancak kredi müzakerelerini ağırdan aldı. Tezkerenin geçmesinin netleşmesi üzerine 18 ay içinde 4 eşit taksitle kullanılacak kredi anlaşmasına imza konuldu. Bu piyasayı rahatlattı.

3- IRAK'IN TEPKİSİ

Erdoğan, asker gönderme tezkeresini çıkarmasına rağmen şimdi Türk Silahlı Kuvvetleri'ni Irak'a çağırmakta Washington yönetimi zorlanıyor. Hem Irak Geçici Konseyi'nden, hem de Irak'a komşu ülkelerden "Türk askeri gelmesin" yönündeki açıklamalar ABD'yi zor durumda bıraktı. Irak'ta yeni bir kargaşa çıkmasını istemeyen Washington yönetimi çok istediği Türk askerinden vazgeçme noktasına kadar geldi. Bu da hükümete yaradı.

BM KARARI DOPİNGİ

Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin Irak hakkında oybirliğiyle kabul ettiği 1511 sayılı karar da Türkiye'de memnuniyetle karşılandı.

ABD'nin Irak'ın istikrarı için asker talep ettiği diğer ülkelerin uluslararası meşruiyet açısından ön koşul olarak ileri sürdüğü BM kararının çıkması, Washington'ın "Türk askeri ısrarını" değiştirdi. Irak Geçici Yönetim Konseyi'ni Türk askeri konusunda ikna etmeye çalışan Bush yönetimin, kararın ardından Türkiye'den asker talep etmeyeceği görüşü ağırlık kazandı. AKP hükümetinin BM kararını beklemeden Irak'a asker gönderme yetkisini Meclis'ten alması, Washington tarafından "stratejik ortaklığa uygun bir hamle" olarak olumlu karşılandı.

Öte yandan, Bush yönetimindeki görev değişiklikleri de Türkiye'nin işine yaradı. Bu değişiklikler çerçevesinde, Türk askerinin Irak'ta görev yapmasını tekrar masaya yatıran Washington'ın karar mekanizmaları içindeki çelişkiler net bir şekilde ortaya çıktı.

Tüm bu gelişmeleri "Top ABD'de" diye yorumlayan Ankara, Washington'ın Türk askerini istememesi durumunda ilişkilerin bozulmayacağını düşünüyor. Türkiye'nin stratejik ortak olarak ve kendi çıkarlarını hesaba katarak bir karar aldığını vurgulayan kaynaklar, ABD'nin Irak'ta bundan sonra yaşanacak gelişmeleri göze alması gerektiğini belirtiyorlar.

Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı

22.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında bazı yeni isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı.

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur dahil 23 kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında Ekrem İmamoğlu'na yakın avukat Ece Güner de yer alıyor.

Soruşturma, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Temmuz'da konuyla ilgili yazılı açıklamasında, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek tutarlarda aktarıldığı" yönündeki iddialar üzerine başlatılan soruşturmanın "titizlikle" sürdüğünü belirtmişti.

Açıklamada, Ahbap Derneği tarafından 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde toplanan bağışların, şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı, üçüncü kişilere aktarıldığı iddiaları yer alıyor.

Haluk Levent soruşturma sürecindeki savunmasında, "Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır" demişti.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur da ifadesinde suçlamaları reddetti ve özel olarak Ahbap Derneğine bağış yatırılmasını istemediğini söyledi.

Avukat Ece Güner de emniyetteki ifadesinde, Ahbap'a son 5-6 yıldır bağış yaptığını fakat Haluk Levent'in avukatlığını ve danışmanlığını yapmadığını söyledi.

Güner, Levent'e bir milyon dolar borç verdiğini fakat sonrasında bu borcu geri almakta çok zorlandığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız

CHP lideri Özgür Özel, dünkü grup toplantısında 34 yıllık partisinden ayrılarak yeni parti kuracağını açıkladı

22.07.2026 13:51:00
Haber Merkezi
 
Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız
Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız
CHP lideri Özgür Özel, dünkü grup toplantısında 34 yıllık partisinden ayrılarak yeni parti kuracağını açıkladı. Mutlak butlan kararı ardından CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni partiye ilişkin ilk talimatı verdiği iddia edildi. Kulislere yansıyan bilgilere göre; Kılıçdaroğlu, hedeflerinin iktidar olduğunu belirterek "Bundan sonra hedefimiz iktidardır. Muhalefete muhalefet etmeyeceğiz. İktidar yönelik eleştirilerimizi yapacağız. Ayrılanlara yönelik hiçbir olumsuz açıklama yapmayacağız" dedi.

Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi

Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi

22.07.2026 11:02:00
İHA
 
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi.

Sincan'ın Temelli ilçesinde bir eğitim helikopterinin düştüğü öğrenildi.

Kazada ilk belirlemelere göre can kaybı olmazken iki kişi yaralandı. 

Bölgeye çok sayıda sağlık ekipleri sevk edildi.

Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

KKKA hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi ediliyor

 

22.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi'nde tedavi ediliyor.

Vücutlarına yapışan kene nedeniyle farklı zamanlarda rahatsızlanan 10 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.

KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. 

Eskişehir TEI'deki yangını söndürme çalışmaları sürüyor

TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.'nin (TEI) Eskişehir yerleşkesinde çıkan yangını söndürme çalışmalarının sürdüğü bildirildi

22.07.2026 00:50:00 / Güncelleme: 22.07.2026 00:54:39
İHA
 
Eskişehir TEI'deki yangını söndürme çalışmaları sürüyor
Eskişehir TEI'deki yangını söndürme çalışmaları sürüyor
Esentepe Mahallesi'nde faaliyet gösteren fabrikada çıkan yangına çok sayıda ekibin müdahalesi sürüyor. Bölgeye itfaiye ekiplerinin yanı sıra AFAD, ESGAZ ve sağlık ekipleri de yönlendirildi.

Çalışmalara Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na bağlı 1. Ana Jet Üssü Komutanlığı'ndan 2 ekip söndürme çalışmalarına destek veriyor.

Yangın sebebi ile fabrika çalışanları tahliye edildi. Eskişehir Valisi Dr. Erdinç Yılmaz da yangın bölgesine gelerek söndürme çalışmaları hakkında bilgi aldı.

Alevlerin bir enerji kaynağında meydana gelen patlama ve çevreye yayılan yanıcı maddelerin tutuşmasından kaynaklandığı belirtiliyor.


Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Görgün'den TEI açıklaması: "Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürüyor"



Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, "Eskişehir TEI yerleşkemizin imalat bölümünde çıkan yangına havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Can kaybımız bulunmamaktadır. Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürmektedir" dedi.

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Eskişehir TEI yerleşkemizin imalat bölümünde çıkan yangına havadan ve karadan müdahale edilmektedir. Can kaybımız bulunmamaktadır. Ekiplerin yangını kontrol altına alma çalışmaları sürmektedir. Üzücü hadiseye dair gelişmeler kamuoyu ile paylaşılacak olup resmi açıklamalar dışındaki bilgilere itibar edilmemelidir. TEI ve savunma sanayii ailemize geçmiş olsun" ifadelerini kullandı.

Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada tanık olarak dinlenen G.İ'nin savcılık ifadesine ulaşıldı

21.07.2026 18:20:00 / Güncelleme: 21.07.2026 20:50:32
AA
 
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"
Gülistan Doku soruşturmasında sınıf arkadaşının ifadesine ulaşıldı: "Çok üzgün, bitkin ve çaresiz görünüyordu"

Doku'nun sınıf arkadaşı G.İ, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği ifadesinde, Gülistan Doku ile 2018 yılında Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü'nde öğrenim görmeye başladıklarını anlattı.

Doku ile Atatürk Mahallesi'nde bulunan farklı binalardaki yurtlarda kaldığını belirten G.İ, "Gülistan Doku adaletli, merhametli, neşeli çok iyi bir kızdı. Siyasetle ilgisi yoktu. Okuluna gelip giderdi. Son dönemlerde KPSS'ye hazırlanıyordu. Bunun için kitaplar almıştı. Hedefleri ve hayalleri vardı. Asla intihar edecek bir kız değildi. Okul dışındaki zamanlarda kafelerde, restoranlarda garson olarak çalışırdı." beyanında bulundu.

G.İ, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov'un kıskançlık nedeniyle genç kızı kısıtladığını iddia ederek, şunları kaydetti:

"Mesela Gülistan'la biz stajdan çıktıktan sonra bir yere gitmek istediğimizde Zeinal'a sorardı. Ancak Zeinal gitmesine izin vermezdi. Hiçbir yere gitmesine izin vermiyordu. Tartışmaları da genellikle bu sebeple oluyordu. Çok ayrılıp barışıyorlardı ancak Gülistan Doku kaybolmadan bir gün önce yani 4 Ocak 2020 günü Zeinal'ın evine neden gitti ben de anlam veremedim. Çünkü o tarihe kadar ilk defa çok uzun süredir ayrılardı. Hatırladığım kadarıyla Aralık 2019 ortalarından itibaren hiç irtibatları olmadı. Ancak Zeinal ile Gülistan'ın kaybından sonra görüştüğümde bana 'ne yaptıysa o kendisine bunu yaptı, her şey onun yüzünden oldu, annemle babam da kavga etti' demişti. O dönem Gülistan'ın derdine düştüğümüz için Zeinal'a kendisine ne yaptığını, neden her şeyin onun yüzünden olduğunu sormak aklıma gelmedi. Sonrasında da herkes Zeinal'dan şüphelendiği için onunla bir daha diyaloğa girmedim."

Doku'yu hastaneye götürmüş

Şüpheli Mustafa Türkay Sonal ve Umut Altaş'ı tanımadığını savunan G.İ, şunları söyledi:

"Gülistan kaybolmadan önceki haftalarda çok üzgün, bitkin, solgun ve çaresiz görünüyordu. Çok zayıflamıştı. Hatta tarihini hatırlamıyorum ancak 2019 aralık ayında bir gün Gülistan çok hastaydı, ayakta duramıyordu ve çok mide bulantısı vardı. Bana kendisini hastaneye götürüp götüremeyeceğimi sordu. Ben kendisini hastaneye götürdüm. Hastaneye giderken de 'kusacağım' diyordu, kendini zor tutuyordu. Karın ağrısı da vardı. Ancak doktorun odasına beni almadılar, kendisi girdi. Gülistan yatış istedi ancak doktor bunu kabul etmemiş. Neyi olduğunu sorduğumda bana hiçbir şey söylemedi. Başı dönüyordu, midesi bulanıyordu, karnı ağrıyordu ve çok solgun görünüyordu. Ben Gülistan'a neyin var diye sorduğumda cevap vermedi. O günden birkaç gün sonra Gülistan tekrar hastaneye gittiyse bundan benim haberim yoktur. Ondan sonraki günler hatırladığım kadarıyla biraz daha iyi görünüyordu. Ancak bitkinlik, solgunluk hali devam ediyordu ve yemekhanede yemek yediğimiz zamanlar 'yediğim şeyler kokuyor gibi midemi bulandırıyor' diyordu. İştahsızdı. Çok az yiyip bırakıyordu."

Gebelik testi yaptırdığından haberi olmamış

Gülistan Doku'nun gebelik testi yaptırdığından haberi olmadığını öne süren G.İ, "Hamile olup olmadığından da şüphelenmedim. Ancak 2019'un kış ayında mide bulantısı, karın ağrısı, kusma ve baş dönmesi yaşayıp onu hastaneye götürdüğümde Zeinal ile uzun süredir ayrı olduklarını bildiğim için hamile olacağına dair ihtimal vermedim." bilgilerini verdi.

Doku soruşturması kapsamında bugün Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıklarının talimatları doğrultusunda Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmiş, aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel ile Doku'nun telefonuna müdahale ettiği değerlendirilen bilişim şirketinin sahibi, 3 doktor, 1 hemşire, 1 bilgi işlem görevlisi, 5 veri giriş personeli, 1 iş insanı ve 2 güvenlik korucusu gözaltına alınmıştı.

12 zanlı tutuklanmıştı

Üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 17 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Zanlılardan dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A, Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ile hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen B.Y. ve Y.E, haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, kırmızı bültenle aranan firari şüpheli Umut Altaş ise ABD'de gözaltına alınmıştı.

Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen, tanık olarak ifadeye çağrılmıştı. 

2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (2026-YKS) yerleştirme puanlarına göre, Temel Yeterlilik Testi'nde (TYT) 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı

21.07.2026 11:54:00
Anadolu Ajansı
 
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı
2026-YKS sonuçlarının sayısal verileri açıklandı

Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM), 2026-YKS sonuçlarına ilişkin sayısal verileri açıkladı.

Buna göre, TYT'ye başvuran 2 milyon 425 bin 627 adaydan 170 bin 551'i, Alan Yeterlilik Testleri'ne (AYT) başvuran 1 milyon 627 bin 970 adaydan 154 bin 857'si, Yabancı Dil Testi'ne (YDT) başvuran 203 bin 640 adaydan 60 bin 370'i sınava katılmadı.

Katılanlardan, TYT oturumunda 246, AYT'de 49, YDT'de 6 olmak üzere 301 adayın sınavı geçersiz sayıldı.

Yerleştirme puanları

Ortaöğretim Başarı Puanı'nın sınav puanlarına eklenmesiyle hesaplanan 2026-YKS yerleştirme puanlarına göre, TYT'de 112, sayısalda 154, sözelde 4, eşit ağırlıkta 12, dilde 14 aday 550 ve üstünde puan aldı.

Ayrıca, TYT'de 2 milyon 187 bin 743, sayısalda 1 milyon 135 bin 718, sözelde 1 milyon 85 bin 698, eşit ağırlıkta 1 milyon 421 bin 290, dilde 132 bin 826 adayın puanı 115 ve üzerinde hesaplandı. 

Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2025'te aile mahkemelerinde görülen davaların temizleme oranı yüzde 102,1 olarak gerçekleşti

 

21.07.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı
Boşanma davalarında temizleme oranı yüzde 102'yi aştı

Adalet Bakanlığı, Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün boşanma, nafaka, velayet, ayrılık ve evlenmenin iptali davalarına ilişkin 2016 ile 2025 yılları arasındaki istatistik verilerini açıkladı.

Buna göre, 2025'te ilk derece mahkemelerine 309 bin 479 boşanma davası geldi. Boşanma davalarında 2025'te verilen karar sayısı, yıl içinde açılan dosya sayısını geçti. 2016'da yüzde 92,9 olan temizleme oranı, geçen yıllardan devreden davalara ilişkin kararlarla birlikte yüzde 102,1'e ulaştı.

Evlenmenin iptali davalarında ise 2025'te 349 yeni dava açıldı. Dosya temizleme oranı da yüzde 120,1 olarak kayıtlara geçti.

Yıl içinde açılan davadan fazla dosyada karar verildi

Müdürlüğün 10 yıllık verilerine göre, nafaka davalarında yüzde 88 olan dosya temizleme oranı, 2025'te yüzde 108,2'ye yükseldi.

Velayet davalarında ise 2016'da yüzde 68,8 olan dosya temizleme oranı, 2025'te 103,3'e çıktı.

Aynı dönemde evlenmenin iptali davalarında temizleme oranı yüzde 112,7'den yüzde 120,1'e, ayrılık davalarında ise yüzde 79,1'den yüzde 106,8'e yükseldi.

Veriler, 2025'te boşanma ve boşanmayla ilişkili davalarda mahkemelere yıl içinde gelen dosya sayısından daha fazla dosyanın karara bağlandığını ortaya koydu.

Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı

Adana'nın Pozantı ilçesinde, otomobilin trafik ışıklarında bekleyen araca çarpması sonucu 2 kişi öldü, 2 kişi yaralandı

 

21.07.2026 10:36:00
Anadolu Ajansı
 
Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı
Trafik ışıklarında bekleyen araca çarptı: 2 ölü, 2 yaralı

Metehan Sargın (24) idaresindeki 01 BAP 820 plakalı otomobil, D-750 kara yolunda trafik ışıklarında bekleyen Kemal Ege'nin kullandığı 34 VT 6666 plakalı otomobile çarptı.

İhbar üzerine olay yerine polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada sürücü Sargın öldü, diğer araçtaki Caner Ege, Kemal Ege ve Emre Çakmakcı yaralandı.

Üç yaralı, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulanslarla 80. Yıl Pozantı Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Sürücü Sargın'ın araçta sıkışan cansız bedeni, itfaiye ekiplerince çıkarılarak hastane morguna kaldırıldı.

Yaralılardan Caner Ege ise sevk edildiği Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!


 
İnsan kaynakları platformu Kolay İK’nın araştırmasına göre, çalışanların yüzde 42’si dönüşte biriken işlerin yarattığı stres nedeniyle tatildeyken bile iş hayatından kopamıyor. Katılımcıların yüzde 23’ü yıllık izin esnasında işlerini kontrol etmeye devam ettiğini söylerken yzde 20’si ise tatile çıkmadan önce iş bitirme telaşı yaşadığını belirtti. Kamuda çalışanların böyle bir derdi yok.

21.07.2026 09:17:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
 
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!
Türkiye'de özel sektör çalışanları tatilde bile çalışıyor!

Yaz aylarında çalışanların en önemli gündemlerinden biri de yıllık izin kullanımı. Ancak çalışanlar için izin dönemi her zaman kesintisiz bir dinlenme anlamına gelmiyor. İnsan kaynakları platformu Kolay İK, çalışanların yıllık izinde işten uzaklaşmasını zorlaştıran nedenleri belirlemek amacıyla LinkedIn ve kendi uygulaması üzerinden bir araştırma gerçekleştirdi.

Dönüşte iş yükü artıyor

Araştırmada katılımcılara, "Yıllık izinde işten uzaklaşmanızı en çok ne zorlaştırıyor" sorusu yöneltildi. Araştırmaya katılan 263 çalışandan yüzde 42'si bu soruya dönüşte biriken işler cevabını verdi. Tatil esnasında işlerini kontrol etme ihtiyacı duyduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23 olurken izin öncesinde iş bitirme telaşı yaşayanların oranı yüzde 20 olarak gerçekleşti. Sonuçlar, çalışanların yüzde 85'inin izin öncesinde, izin sırasında veya işe dönüş düşüncesiyle işle bağını sürdürdüğünü gösterdi. Katılımcıların yalnızca yüzde 15'i yıllık izinde işten rahatça uzaklaşabildiğini ifade etti.

Tatil, tatil olmaktan çıkıyor

Çalışanların en çok dönüşte biriken işleri düşünmesi, konunun yalnızca tatilde e-posta kontrol etmekle sınırlı kalmadığını gösteriyor. İş yerinden fiziksel olarak uzaklaşan çalışan, dönüşte karşılaşacağı yoğunluk nedeniyle zihinsel olarak işten kopmakta zorlanıyor. Bu durum iznin dinlendirici etkisini azaltırken işe uyumu da güçleştiriyor. İzin öncesinde görevlerin devredilmesi, acil durumlarda sorumluluğu üstlenecek kişilerin belirlenmesi ve dönüşteki iş yükünün dengeli biçimde planlanması gerekiyor.

Çalışanlar kısa tatillere yöneliyor

Öte yandan, çalışanların en çok tatile çıktığı ay da yaklaşıyor. İzin kullanım alışkanlıklarına göre 2025 yılında en sık izin kullanılan ay Ağustos olmuştu. Geçtiğimiz yılın verilerine göre Pazartesi ve Perşembe-Cuma günleri alınarak hafta sonu ile birleştirilen izinlerin arttığı ve son yıllarda giderek artış gösteren bu yöntem sayesinde çalışanların uzun tatiller yerine daha kısa ama daha sık izin kullandıkları belirlenmişti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.