logo
25 NİSAN 2026

Topbaş'ın inkâr ettiği sözler

04.02.2007 00:00:00
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, dün bir açıklama yaparak Genç Bakış'ta söylediklerinin aksine, İstanbul'un güvenli bir kent olduğunu ifade etti. İsterseniz önce dün bu yönde yaptığı açıklamayı okuyalım. Ardından da Genç Bakış'ta geçen bu yöndeki diyaloglardan bir bölümünün kaset çözümünü... "Bir gazetede, 'Başkan da İstanbul'un güvenli olmadığını söylüyor' ifadesini görünce çok üzüldüm. Benden kaynaklanmayan bir ifade. Çünkü bütün ulusumuz izledi. O programda asla böyle bir şey söylemedim. Çünkü kentin güvenlik konusunun hangi boyutta olduğunu bilen biriyim. Kullandığım ifade şudur: İstanbul her şeye rağmen şu anda Avrupa kentlerinin bir çoğundan daha güvenli bir kenttir. İstatistikler bunu gösteriyor, veriler bunlar. Tabii ki arzu ettiğimiz şu; insan davranış biçimleri, kültürümüz, inancımız gereği birbirimize olan sevgimizi ve saygımızı yitirmediğimiz takdirde bu tip vakaları görme olasılığımız o denli azalır. Bir şeyleri kaybediyorsak o zaman farklı yanlışlıklar ortaya çıkar. Bu bakımdan, milletçe kendi değerlerimize sahip çıkmak zorundayız. Medyada izliyoruz ve hayret ediyoruz. Bizden olmayan anlayışların ve kültürlerin gençlere nasıl empoze edildiğini görerek hayıflanıyoruz. Bu gidişat nereye? Tahrik edilen gençlerin sonunda sorunlu olduklarına, sıkıntılar ortaya çıkardıklarına tanık oluyoruz. Ben İstanbul'un geleceğinin çok daha farklı olduğunu burada ifade etmek istiyorum. Özellikle bir kentin geleceği o kentte yaşayan insanların yöneticilerine olan güveninden geçer. Eğer halk yöneticilerine güveniyorsa, o kentin geleceği vardır. Güvenmiyorsa, o kentte kaos başlar. Bunu sağlayacak olan da medyadır. Medyamızın, kenti yönetenlerin güvenli insanlar olduğunu, güven duygusunun tesisinde kendilerine büyük görev düştüğünü bilmesi gerekmektedir. Hatalarımız olabilir. Onları koysunlar önümüze. Ama söylemediğimiz sözlerin de bizim adımıza yakıştırılmasını kabul etmemiz mümkün değil."Evet, Topbaş'ın dün söyledikleri bunlar. Şimdi gelelim Genç Bakış'taki diyaloglara. Topbaş, söyleşinin bir yerinde, toplu taşım duraklarının herkesin kapısının önüne kadar gidemeyeceğini hatırlatarak merkezi duraklar yapılacağını, vatandaşın da bu duraklardan evlerine yürümeleri gerektiğini hatırlatıp uzun uzun yürümenin sağlığımız için de yararlı olduğunu söyledi. İşte bu söyleminden sonra Murat Alpan'dan şöyle bir soru geldi:"Sayın Başkan orada kulağa hoş gelen şeyler söylüyor. Londra'da, Paris'te insanlar araçlarını birkaç kilometre uzağa bırakıp genelde yürüyor diyor. Çok haklı. İstanbul'da ise herkes aracını evinin önüne bırakıyor diyor. Başkanımız İstanbul'un yürümek için uygun bir şehir olmadığını bilmiyor mu? Can güvenliği olmadığını bilmiyor mu? İstanbul'dan Avrupa yakasına giderken kapılarımı sıkı sıkı kapatıyorum. Trafikte bile aracımın dört kapısını kilitliyorum. Böylesi bir ortamda yürüyecek yol var da biz mi yürümüyoruz? Güvenlik sağlanmadan İstanbul'da insanların başına yollarda neler geleceğini biliyor mu?.."İşte cevabı"Ben doğma büyüme İstanbulluyum. Ve bir başkan olarak da huzursuzum bu durumdan. Benim konumdur, değildir diyemem. Bunu ben, mümkün olduğunca, ilgili bakanımızla, Sayın Başbakanımızla da konuşuyoruz. Şunu söyleyeyim: İstanbul yine de Avrupa'nın birçok kentinden daha iyidir. Fakat İstanbul böyle değildi. Gençliğimde İstanbul'da birkaç vakanın ötesine geçilmezdi. Kapılara üç beş kilit vurulmazdı ve güvenliydi. Ama gittikçe maalesef boyutlar değişti...Nüfusun hızla artması da güvenliğin sağlanmasını zorlaştırıyor... Kentin birçok yerinde güvenlik kameraları var. Okul civarlarına 350 güvenlik kamerası yerleştiriyoruz. Özellikle okul çevrelerinde, oradaki öğrencilerle yanlış teması engellemek açısından bir çalışma yapılacak.Bir kentte ulaşımı çözseniz de, her yeri pırıl pırıl yapsanız da güvenlik yoksa, kentin huzuru yoksa hiç önem taşımaz. Bu konuda tedbirlerin alınması gerekmektedir...İstanbul valiliğimiz ve emniyetimiz bununla mücadele edebilmek için 10 bin civarında polis istiyor ama IMF programında kadro verilmesi imkânı yok..."Özetin özeti: Topbaş, şimdi, İstanbul güvenli bir kent diyorsa, o, onun sorunu. Ama bu konuda yakın çevresinin telkinlerine değil, vatandaşın sesine ve polis kayıtlarına kulak vermelidir. Tıpkı yayında olduğu gibi. En acısı ise, güvenliğimizin de IMF'ye bağlı olması!Abbas Güçlü

İstanbul'da büyük operasyon

İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

25.04.2026 11:27:00 / Güncelleme: 25.04.2026 11:33:40
İhlas Haber Ajansı
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'da büyük operasyon
İstanbul'un Pendik ilçesinde düzenlenen operasyonda, boş bir arsada toprak altındaki su kuyusuna gizlenmiş, ruhsatsız tabanca yapımında kullanılacak 3 bin 92 silah parçası ele geçirildi. 4 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgilere göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, silah kaçakçılarına yönelik geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi. Pendik'te kırsal bir alanda binlerce silah üretiminde kullanılabilecek parçaların gizlendiği yönünde istihbarat alan ekipler, tespit edilen araziyi takibe aldı.



Havadan dron ile bölgeyi didik didik inceleyen emniyet ekipleri, arazide toprak altına inip çıkanlar olduğunu saptadı. Yapılan çalışmalarda toprak altında dron destekli arazi taramalarında yeraltı su deposu tespit edildi.

Drone ile su kuyusunda yapılan tespitlerin ardından operasyon için düğmeye basıldı. Dün söz konusu bölgeye düzenlenen baskında, boş su deposunda çuvallara gizlenmiş 3 bin 92 adet tabanca yapımında kullanılacak parça, bin 869 sürgü ve çok sayıda çeşitli silah parçası ele geçirildi.



Silahlarla bağlantısı bulunan 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, yapılan operasyon ile Türkiye genelinde bugüne kadar tek seferde ele geçirilen silah yapımında kullanılacak en yüksek miktarda silah parçası olduğu belirtildi.

Yakalanan 4 silah kaçakçısı, sorgulanmak üzere İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü.

Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri çok yönlü olarak devam ediyor.

Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli'de 5 Ocak 2020'den itibaren kendisinden haber alınamayan üniversite öğrencisi Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturma kapsamında kentteki 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

25.04.2026 05:02:00
AA
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı
Gülistan Doku soruşturmasında Tunceli'de 2 hastane görevlisi gözaltına alındı

Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca Gülistan Doku olayıyla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında, Tunceli Devlet Hastanesi bilgi işlem görevlileri B.Y. ve Y.E, gözaltına alındı.

Şüphelilerin jandarmadaki işlemleri devam ediyor.

12 zanlı tutuklanmıştı

Tunceli'de okuyan üniversite öğrencisi kızları Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesi, memleketleri Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek 6 Ocak 2020'de emniyete kayıp başvurusunda bulunmuş, başlatılan arama çalışmalarından sonuç elde edilememişti.

Ulaşılan yeni bilgiler doğrultusunda Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığınca "kasten öldürme", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında 15 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilerden dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku'nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği iddia edilen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku'nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer ile Tuncay Sonel'in o dönem koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu tutuklanmış, Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. haklarında yurt dışına çıkış yasağı kararı verilerek adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı.

Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarılmıştı. 

Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor


 
 
Son yıllarda vize başvurusu yapmak isteyen vatandaşların karşılaştığı randevu krizi, yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. 'Randevuları önceden kapatan' vize şirketleri, ülkeye göre 300-1000 Euro para talep ediyor.
 

25.04.2026 00:34:00
ABDÜLKADİR GÜNDOĞDU
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor
Karaborsaya düşen vize randevuları el yakıyor

Schengen vize randevuları resmen erişilemez hale geldi. Özellikle Türklerin rağbet gösterdiği İtalya, Almanya, Fransa ve İspanya için vize randevusu almak 'deveye hendek atlatmak'tan daha zor... Vize randevuları karaborsaya düşmüş durumda. Pek çok kişi, haftalar hatta aylar boyunca randevu sistemi üzerinden boşluk yakalayamadığını ifade ederken, aynı tarihler için sosyal medya ve çeşitli aracı kanallar üzerinden ücret karşılığında randevu temin edilebildiği belirtiliyor.


1000 Euro'ya kadar çıkabiliyor

Vize randevuları 300 ila 1000 Euro arasında değişiyor. Bu süreçte Telegram ve WhatsApp grupları, bireysel aracılar ve 'danışmanlık hizmeti' adı altında faaliyet gösteren bazı yapıların öne çıktığı belirtiliyor. Bir diğer dikkat çeken iddia ise, randevu sistemine otomatik yazılımlar (botlar) aracılığıyla erişim sağlanarak açılan kontenjanların saniyeler içinde kapatıldığı yönünde. Kullanıcılar, manuel olarak sisteme giriş yapan bireylerin bu hız karşısında şansının olmadığını savunuyor.

Öğrenci, turist ve iş dünyası mağdur

Yaşanan aksaklıklar özellikle öğrenciler, iş insanları ve turistik seyahat planı yapan vatandaşlar üzerinde ciddi etkiler yaratıyor. Eğitim başlangıç tarihlerinin kaçırılması, iptal edilen uçuş ve konaklama rezervasyonları ile iş görüşmelerinin ertelenmesi en sık karşılaşılan sonuçlar arasında yer alıyor.

Kullanıcılar nelere dikkat etmeli?

• Başvurularınızı mümkün olduğunca konsolosluk ve yetkili resmi platformlar üzerinden yapın.
• Sosyal medya üzerinden gelen yönlendirmelere temkinli yaklaşın.
• 'Garantili vize', 'kesin sonuç' gibi gerçek dışı vaatlere itibar etmeyin.
• Hizmet almayı düşündüğünüz firmaları mutlaka araştırın. Vergi kaydı, fiziksel adresi ve kullanıcı yorumlarını kontrol edin.
• Ödeme yaparken kişisel IBAN'lar yerine kurumsal ve faturalı işlemleri tercih edin.
• Ayrıca iletişim kurduğunuz hesapların doğruluğunu teyit edin ve güvenilirliği kanıtlanmamış kişi ya da kurumlarla işlem yapmaktan kaçının. 

Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!


 
Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

25.04.2026 00:33:00
MURAT ÇORBACI
Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!
Alzheimer’da ilaç dışı yaklaşımlar umut vadediyor!

Alzheimer hastalığında mevcut ilaç tedavileri, hastalığın ilerleyişini durdurmaktan ziyade semptomları hafifletmekle sınırlı kaldığını ifade eden Nöroloji Uzmanı Dr. Celal Şalçini, bu nedenle son yıllarda nöromodülasyon yöntemlerinin giderek daha fazla önem kazandığını söyledi.

Elektrik, manyetik alan, ultrason ve ışık gibi fiziksel uyarılarla beyin fonksiyonlarının düzenlenmesinin hedeflendiğini aktaran Dr. Celal Şalçini, "rTMS, tDCS ve TPS gibi non-invaziv yöntemler, bilişsel işlevleri destekleyerek hastalığın seyrini yavaşlatabilir. Özellikle erken dönemde uygulandığında daha etkili sonuçlar alınabileceği belirtiliyor" dedi.

Dr. Celal Şalçini, bu yöntemlerin henüz gelişim aşamasında olmakla birlikte umut vadettiğini vurguladı.

Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor

Formula 1, 2027’den itibaren 5 yıl boyunca İstanbul Park’a dönüyor. Türkiye, efsane 8. virajıyla yeniden motor sporlarının kalbi olacak ve dünya gündemine damga vuracak 

24.04.2026 21:00:00
Haber Merkezi
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Formula 1 heyecanı Türkiye’ye dönüyor
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün Dolmabahçe Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Formula 1 Türkiye GP Tanıtım Programı"nda dünyanın en prestijli motor sporları organizasyonu Formula 1'in 2027 yılından itibaren İstanbul Park'a geri döneceğini resmen açıkladı. Anlaşma, en az 5 sezon (2027-2031) sürecek ve Türkiye'yi yeniden F1 haritasının en gözde duraklarından biri haline getirecek.

Erdoğan, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Türkiye'nin Formula 1 takvimine tekrar dahil edilmesini ülkemizin güçlü organizasyon kabiliyetine, modern spor ve sağlık altyapısına, son yıllarda bölgesinin 'istikrar adası' rolünü perçinlemesine ve elbette Türk milletinin misafirperverliğine duyulan büyük güvenin yeni bir işareti olarak görüyorum. Türkiye olarak bu güveni daha önce olduğu gibi yine boşa çıkarmayacak, her açıdan kusursuz bir organizasyonla yarışlara ev sahipliği yapacağız."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından 2027 Türkiye Grand Prix'i için sembolik start butonuna bastı. Etkinlik sırasında bir Formula 1 aracı, Galataport'tan başlayarak İstanbul'un tarihi yarımadasında tur attı ve Dolmabahçe'ye ulaştı. Bu görsel şov, hem İstanbulluları hem de motor sporları severleri heyecanlandırdı.

İstanbul Park'ın öyküsü

İstanbul Park, daha önce 2005-2011 yılları arasında aralıksız 7 sezon Formula 1'e ev sahipliği yapmış ve "8. viraj"ıyla (bugün hâlâ efsane olarak anılan keskin dönüş) tüm dünyada ün kazanmıştı. Pandemi döneminde 2020 ve 2021'de de takvime dönmüş, ancak 2022'den itibaren listeden çıkmıştı. Yeni anlaşmayla pist, 2027'den itibaren en az 2027-2031 arası tam 5 yıl boyunca her sezon Türkiye Grand Prix'ine ev sahipliği yapacak. Formula 1 İcra Kurulu Başkanı Stefano Domenicali ve Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) Başkanı Mohammed Ben Sulayem'in de katıldığı törende, anlaşmanın uzun vadeli iş birliğinin başlangıcı olduğu vurgulandı.

Ekonomik ve turizm açısından

F1'in dönüşü, Türkiye için yalnızca spor açısından değil, ekonomi ve turizm bakımından da kritik öneme sahip. Her Grand Prix hafta sonu yaklaşık 100-150 bin yerli ve yabancı seyirciyi ağırlayan İstanbul Park, otel doluluklarını rekor seviyeye çıkarıyor, havayolu ve restoran sektörlerini canlandırıyor. Uluslararası yayınlarla 500 milyondan fazla kişiye ulaşan organizasyon, Türkiye'nin global imajına da önemli katkı sağlayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Formula 1'e dönmemiz şampiyonaya çok büyük değer katacak" diyerek, Türkiye'nin organizasyon kalitesinin ve istikrarının bu kararın arkasındaki en önemli etken olduğunu belirtti. Anlaşmanın detayları (bilet fiyatları, pist iyileştirmeleri, güvenlik önlemleri) önümüzdeki günlerde Formula 1 yönetimi ve Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu tarafından açıklanacak.

Motor sporları tutkunları ve gençler için yeni dönem

F1'in dönüşü, Türkiye'deki motor sporları altyapısını da güçlendirecek. beIN Sports'un yayın haklarıyla birlikte milyonlarca Türk taraftarın ekran başına kilitleneceği organizasyon, genç pilotların yetişmesi için de yeni fırsatlar yaratacak. Geçmiş yıllarda İstanbul Park'ta kazanan isimler arasında Felipe Massa, Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel gibi efsaneler yer almıştı; şimdi yeni nesil yıldızlar aynı pistte mücadele edecek.

Türkiye'nin F1'e dönüşü, sadece bir spor etkinliği değil; aynı zamanda ülkenin uluslararası arenadaki gücünün ve cazibesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriliyor. 2027'de başlayacak heyecan şimdiden başladı!

BTP'den madencilere destek

BTP, Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi. BTP Sözcüsü Lütfullah Önder burada yaptığı açıklamada, "Madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Bu konu partimizin en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi" dedi 

24.04.2026 17:47:00 / Güncelleme: 24.04.2026 17:50:50
Haber Merkezi
BTP'den madencilere destek
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.

BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.

Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.

BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi:

"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.

"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"

Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.



"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"

3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.

"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."

Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.

"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"

Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"

57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı

Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı.

24.04.2026 14:26:00
İhlas Haber Ajansı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
57 milyonluk siber vurgun... 18 kişi tutuklandı
Karabük merkezli 7 ilde düzenlenen siber dolandırıcılık operasyonunda, sosyal medya üzerinden borsa yüksek getirili yatırım vaadiyle vatandaşları dolandırdığı belirlenen şüphelilere yönelik operasyonda 18 kişi tutuklandı. Şebekenin 17 ilde 32 kişiyi yaklaşık 57 milyon TL dolandırdığı tespit edildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile ilgili şube müdürlükleri tarafından müşterek yürütülen çalışmalar kapsamında, sosyal medya üzerinden reklam vererek yatırım yapma ve para kazanma vaadiyle vatandaşları dolandıran şebekeye yönelik 11 aylık planlı çalışma gerçekleştirildi.



Karabük'te dolandırılan vatandaşların ihbarı üzerine başlatılan soruşturmada, şüphelilerin elde ettikleri suç gelirlerini paravan şirketler üzerinden şahıs hesaplarına aktardıkları, ardından kripto para borsalarında kaybettirme yöntemiyle aklamaya çalıştıkları belirlendi.

Yürütülen operasyonel faaliyetlerde 27 şüphelinin, Karabük ile birlikte toplam 17 ilde 32 müştekiden yaklaşık 57 milyon TL haksız kazanç sağladığı tespit edildi.



Şüphelilerin yakalanmasına yönelik Adana, Ankara, Antalya, Diyarbakır, Gümüşhane, Kocaeli ve Kütahya'da Karabük İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü koordinesinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda gözaltına alınan 25 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

Şüphelilerden 4'ü ifadelerinin ardından cumhuriyet savcılığı tarafından serbest bırakılırken, 3 kişi adli kontrol şartıyla salıverildi. Mahkemeye çıkarılan 18 şüpheli ise tutuklanarak cezaevine gönderildi. Firari 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Karabük İl Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada, halkın huzuru ile can ve mal güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.

İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı

Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), İstanbul'da Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkili olacağının tahmin edildiğini belirterek, beklenen kuvvetli yağış nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı

22.04.2026 13:40:00
İHA
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
İstanbul için kuvvetli yağış uyarısı
AKOM'dan İstanbul ve Marmara Bölgesi için yağış uyarısı geldi. İstanbul başta olmak üzere Marmara bölgesi genelinin Balkanlar üzerinden gelen soğuk ve yağışlı havanın etkisi altına girmesinin beklendiği belirtilerek, cuma gününe kadar aralıklı yağış geçişlerinin görüleceği, sıcaklıkların 12-16 derece aralığında mevsim normallerinin altında seyretmeye devam edeceğinin tahmin edildiği ifade edildi.

Yağışların özellikle öğle saatlerinden itibaren etkisini artırarak yer yer kuvvetli şekilde görüleceğinin tahmin edildiği belirtildi. AKOM, beklenen kuvvetli yağış nedeni ile yaşanabilecek olumsuzluklara karşı tedbirli olunması yönünde vatandaşları uyardı.

Hafta sonu itibari ile çoğunlukla güneşli bir gökyüzünün hakim olacağının, sıcaklıkların 20 dereceler civarına yükseleceğinin öngörüldüğünü belirtildi.

Öte yandan İstanbul'daki barajlarda doluluk oranının ise yüzde 70,39 seviyesinde bulunduğu, barajlardaki su miktarının 611 milyon metreküp olarak ölçüldüğü kaydedildi.

Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri, Ayser Çalık Ortaokuluna düzenlenen silahlı saldırının ardından ziyaret ettiği 2 bin 700 haneye psikososyal destek verdi

 

22.04.2026 11:51:00
Anadolu Ajansı
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi
Kahramanmaraş'taki saldırı ailelerin psikolojisini kötü etkiledi

Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Haydar Bey Mahallesi Muhtarlığının Psikososyal Destek Ofisine dönüştürüldüğü ve Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hanenin ziyaret edildiği belirtildi.

Taziye sürecini tamamlayan aileler için "Yas Danışmanlığı" hizmetinin sürdürüldüğüne değinilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Kahramanmaraş Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü, olaydan etkilenenler ve aileleri için en az bir, ihtiyaca göre ise 3 danışmandan oluşan özel ekipler görevlendirerek düzenli izleme çalışmalarını devam ettirmektedir. Olayda yaralanan ve hastanede yatan çocukların ailelerine vardiyalı sistemle kesintisiz destek sunulurken, taburcu edilen çocuklar ise evlerinde ziyaret edilerek psikolojik iyilik halleri takip edilmektedir. Haydar Bey Mahallesi ve çevresindeki mahalleler ile Ayser Çalık Ortaokulu çevresinde yapılan çalışmalarda 2 bin 700 hane ziyaret edildi. Sahada an itibarıyla 15 ekip tarama çalışmalarını sürdürmektedir."

Ayrıca çalışmalara, Gaziantep Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünden gelen 40 uzman personelin de destek verdiği bildirildi.

Ayser Çalık Ortaokuluna 15 Nisan'da gerçekleştirilen silahlı saldırıda 1'i öğretmen, 8'i öğrenci 9 kişi hayatını kaybetmiş, 13 kişi yaralanmıştı.

CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı

22.04.2026 00:10:00
İhlas Haber Ajansı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
CH-47 ağır nakliye helikopterimiz kaza kırıma uğradı
Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Kara Havacılık Komutanlığına ait CH-47 ağır nakliye helikopterinin eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını, helikopterde bulunan personelde herhangi olumsuz bir durumun olmadığını açıkladı.



Jandarma Genel Komutanlığından yapılan açıklamada, "Kara Havacılık Komutanlığımıza ait bir CH-47 Ağır Nakliye Helikopterimiz, eğitim uçuşu icra ettiği Ankara/Temelli bölgesinde henüz bilinmeyen bir nedenle kaza kırıma uğramıştır. Personelimizde herhangi bir olumsuz durum yoktur. Kaza kırım nedeni yapılacak detaylı inceleme sonucunda belirlenecektir" denildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.