logo
28 EYLÜL 2026

"Toplantının Zorlu'da olması tartışılabilir"

MHK Başkanı Zekeriya Alp, Zorlu Center'de gerçekleşen Ali Koç ve Nihat Özdemir toplantısının yerinin tartışılabileceğini söyledi

03.01.2020 12:50:00
 
"Toplantının Zorlu'da olması tartışılabilir"
"Toplantının Zorlu'da olması tartışılabilir"
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Zekeriya Alp, Süper Lig'de sezonun ilk devresinde gündem olan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.
TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde düzenlenen basın toplantısında konuşan Zekeriya Alp, sezon başından beri birçok tartışma yaşandığını belirtirken, söz konusu süreçte herhangi bir açıklama yapıp, tartışmalara dahil olmak istemediklerini vurguladı.
Konuşmamaları sebebiyle bazı kesimlerce farklı algıların oluşturulduğunu savunan Alp, 4 Temmuz 2019 tarihinde Nihat Özdemir başkanlığındaki TFF yönetimi tarafından göreve getirildiklerini ve derhal çalışmalara başladıklarını dile getirdi. Türk hakemliğinin geleceğini belirleyen ve görünmeyen birçok işe 6 ay gibi kısa sürede imza attıklarını aktaran MHK Başkanı, şöyle devam etti: "Çok kısa sürede bir önceki sezondan gelen mevcut verilerle yeni klasmanları belirledik. MHK Eğitim Danışmanı Jaap Uilenberg ile yeniden sözleşme imzaladık. Yardımcı Hakem Eğitimcisi olarak Giovanni Stevanato'yu, Hakem Gelişim Danışmanı olarak da Burçin Keskin'i göreve getirdik. UEFA gözlemcisi Jorn West Larsen ve FIFA hakemi Danny Makkalie gibi isimlerle eğitim kadromuzu güçlendirdik. Eğitim kadromuzdaki bu arkadaşlarımızla birlikte hakemlerimiz için Koçluk Geliştirme Grubu oluşturduk, bireysel koçlar atadık. Hakem gelişim kampları, Jaap Uilenberg ve UEFA gözlemcisi Jorn West Larsen'in yaptığı uygulamalı maç izleme çalışmaları, hakemlerimize ciddi katkılar sağladı. Ayrıca, eski FIFA hakemlerimizden oluşturduğumuz bir scouting (araştırma/izleme) ekibi ile MHK tarafından belirlenen genç hakemlerin takibini sağladık."
"10 VAR, 3 AVAR hakemi daha ikinci yarıda görev yapabilecek"
MHK Başkanı Zekeriya Alp, Süper Lig'in ikinci devresinde 10 Video Yardımcı Hakem (VAR) ile 3 Video Yardımcı Hakem Asistanı (AVAR) personelinin daha görev yapabileceğini söyledi. VAR sisteminin ikinci yılında VAR hakemi sayısını artırmak için çok önemli bir proje hayata geçirdiklerini belirten Alp, "TFF 2. Lig'de görev yapan klasman hakemlerinin tamamını taradık. Teorik eğitimler, video testler, simülatör çalışmaları, saha uygulamaları ve canlı maç organizasyonları sonrasında, 10 VAR ve 3 AVAR hakemini daha ligin ikinci yarısında görev yapabilecek." diye konuştu.
Oyun kuralları konusunda güncel kalmaları için her hafta hakem ve gözlemcilere 5 sorudan oluşan "Oyun kuralları testi" gönderdiklerini ifade eden Alp, şunları aktardı: "Türkiye genelinde 5 binin üzerindeki hakem ve gözlemciden, online olarak cevaplarını alıyoruz. Bu verileri, hem katılanlara hem de İl Hakem Kurulları'mıza ileterek eksikleri gideriyoruz. Talimatlarda yapılan değişikliklerle, kadın hakemlerin erkek liglerinde maç yönetmesinin önü açıldı. Kadın hakemlerimiz 2. Lig ve 3. Lig maçlarında görev almaya başladılar. Sırada ise Kadın Hakem Gelişim Kampı-Kadın CORE projesi var. Ligin ikinci yarısında bu projeyi de hayata geçireceğiz. Ayrıca, hakemlere maçlarda yaşanan tartışmalı pozisyonların videolarının gönderilerek yorumlarının alınması, eğitim çalışmalarımız kapsamında Jaap Uilenberg tarafından aylık toplantılar, eski futbolcuları hakemliğe kazandırma projesi kapsamında Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği iş birliğinde Aday Hakem Kursu ve Eğitimcinin Eğitimi Seminerleri düzenlenmesi, Hakem Fiziksel Gelişim Ekibi'nin genişletilerek yenilenmesi gibi çalışmalara imza attık."
"MHK olarak yeni bir jenerasyonu hazırlamak zorundayız"
Zekeriya Alp, yaş haddinden dolayı genç hakemlerden oluşan yeni bir jenerasyon hazırlamak zorunda olduklarını anlattı. Kadrolarında Türk hakemliğine önemli hizmetlerde bulunan çok tecrübeli isimler bulunduğunun altını çizen Alp, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ancak bu hakemlerimiz yaş haddinden dolayı kariyerlerinin sonuna gelecekler. Bu nedenle genç hakemlerimize verdiğimiz önem itibarıyla, birçok yeni isme şans tanıdık. Mutlak surette MHK olarak yeni bir jenerasyonu hazırlamak zorundayız ve bunun adımlarını sezon başından itibaren atmış bulunuyoruz. Az görev alan hakemlerimizi kazanma yolunda adımlar attık. Bu çabalarımızla her maçın altından kalkacak daha geniş bir hakem havuzunu oluşturmayı hedefledik. Biraz sabredilebilirse, bunun meyvelerini de yakın zamanda toplayacağımıza inanıyoruz."
Hakemler için uluslararası temsilin önemine değinen MHK Başkanı, "FIFA kokartlı hakemlerimizin bu sezon daha çok maç yönetmesi, bizleri gelecek adına daha da umutlandırdı. 1 Temmuz'dan bu yana şu ana kadar UEFA'dan hakemlerimize gelen maç sayısı 35, gözlemcilerimiz ise 38 maç aldı. Elit kategorideki hakemimiz Cüneyt Çakır ile birlikte 1. Kategoriye yükselen Ali Palabıyık kardeşimiz bu sezon UEFA Şampiyonlar Ligi'nde görev aldı. İnşallah o da Cüneyt gibi uzun yıllar bu ligde ülkemizi temsil edecek." şeklinde konuştu.
"Rencide edici her türlü harekete karşıyız"
Zekeriya Alp, futbolcular ile teknik heyetlerin, hakemin vermiş olduğu herhangi bir karar sonrası sözle veya el kol hareketleriyle aşırı itirazda bulunarak sahaya müdahil olmalarının ve seyirciyi ateşleyip, galeyana getirdikleri davranışların en önemli hassasiyetleri olduğuna dikkati çekti. Bahsi geçen konu hakkında hakemlere kesin talimat verdiklerini belirten Zekeriya Alp, "Hakemlerimiz maç yönetirken, kişiliklerini rencide edici her türlü harekete karşıyız. Bu manada asla taviz vermeyeceğiz. İlk yarıda çoğunlukla bunun müspet sonuçlarını gördük." değerlendirmesinde bulundu.
Tüm çabalarının, en az hatayla maç yönetilmesi ve VAR'ın uluslararası standartlarda Türk futboluna katkı sağlayacak şekilde uygulanması için olduğunu belirten Zekeriya Alp, "VAR sistemi adaleti sağlamak için getirildi ve VAR'ın futbola katkısı inkar edilemez bir gerçek. İki yılda geldiğimiz noktayı özellikle Avrupa'yla karşılaştırdığımızda, çok olumlu buluyorum. Bugün Avrupa'nın birçok ülkesinde VAR kaosu yaşanıyor. Gerek teknik direktörler gerekse yöneticiler sürekli şikayet ediyor. VAR henüz yeni bir sistem. Tam olarak yerleşmedi. Bu da tartışmalara yol açıyor." ifadelerini kullandı.
Zekeriya Alp, VAR sisteminin geçen sezona oranla daha doğru kullanıldığını ve VAR'a daha az gidildiğini belirterek, "İlk yarıda VAR'dan 738 pozisyon kontrol edildi. Bu rakam geçen yıl 881'di ve 143 azalma dikkati çekiyor. Bu da hakemlerimizin daha az pozisyonda şüphe duyması anlamını taşıyor. En önemli gelişimi inceleme sayısında görüyoruz. 2018-2019 sezonunun ilk devresinde 70 olan kontrol sayısı, 43'e indi. Yani VAR'a başvurma konusunda UEFA standartlarına doğru ilerlediğimizi görüyoruz. Sahada yapılan inceleme sonucunda geçen yıl 23 karar değişirken, sayı bu sezon 4 olarak gerçekleşti." açıklamasında bulundu.
Hakemlerin böylece 1 yılda sistemi daha verimli kullanma yolunda önemli adım attığını vurgulayan Alp, şöyle devam etti: "VAR, yani saha kenarı incelemesi sonucu düzeltilen karar ise 23'ten 26'ya yükseldi. Yine 93 olan toplam müdahale sayısı da 69'a düştü. Burada bir detaya dikkatinizi çekmek istiyorum. Geçen yılki 23 gereksiz incelemeyi çıktığınız zaman, sayı 73'e 69 oluyor ki bu da 'Bu sene VAR hiçbir şeye karışmıyor' algısının yanlış olduğunu gösteriyor. Yani hakemlerimizin bir yılda doğruyu bulma konusunda büyük bir gelişim gösterdiğini görüyoruz. VAR ortalamalarına bakarsak, hafta başına müdahale ortalamasının 5.47'den 4.05'e gerilediğini, 1.64 olan maç başına müdahale ortalamasının 2.22'ye yükseldiğini görüyoruz. Bunlar VAR'daki gelişimin belgesi olarak değerlendirebileceğimiz rakamlar. Bu sene saha incelemesi ortalamasının 127.27 saniyeden 131.84, VAR incelemesinin de 93.09 saniyeden 101.15'e çıktığını gözlemliyoruz. Bunun temel nedeni ise özellikle sezon başında yaşanan spesifik pozisyonlar ve yeni VAR hakemlerimizin tecrübe kazanma sürecinde olması. Bu sayılar her geçen hafta daha da düzeliyor. Yine 54.52 olan topun oyunda kalma süresinin 54.18'e indiğini görüyoruz. Bunun da inceleme süresinin artmasının etkisiyle gerçekleştiğini söyleyebiliriz."
VAR protokolünün doğru kullanımı konusunda mesafe kat ettiklerini ancak oyunun soğuması problemini tam anlamıyla çözemediklerini belirten Alp, "Ülkemizde hakemlik yapmak zor bir görev. Üzülerek söylüyorum ki futbolun tüm paydaşları olarak bu görevi daha zorlaştırdık ve zorlaştırıyoruz. İlk yarısı geride kalan ligimizde, belki de hakem hataları hiç bu kadar tartışılmamış, bir taç, bir korner, bir penaltı, bir faul için hiç bu kadar açıklamalar, bildiriler yayınlanmamış, sosyal medyada özellikle senaryolar üretilmemişti. Ne acıdır ki futbol ailesi olarak hatayı en aza düşürmesi için getirdiğimiz teknolojiyle, hakemlerimizi daha tartışılır hale getirdik." diye konuştu.
MHK Başkanı, tribün, sosyal medya ve kamuoyu baskısının kurallar ile aklın önüne geçtiğini vurgulayarak, şunları aktardı: "Dünya Kupası standardında, aynı firmaya bağlı ekip tarafından çizilen çizgide bile kusur aradık. Protokolü sabit, çerçevesi belli uygulamalar, uluslararası platformda kabul görmüş her karar, ölçüsüz, orantısız ve kural tanımaz boyutta irdelendi. Gri her pozisyon, kurgulanmış senaryoya dönüştü. Ne üzücüdür ki bize 'İletişime açık olun.' diyenler, futbolun içindeki paydaşları temsil eden kişilerle yapılan bir görüşmeyi farklı üsluplarla yorumlayanlar, arkasında akıl almaz şeyler arayanlar, oysa ki bu görüşme ile yanlış bilgilerin düzeltildiğini hiç düşünmedi, aklına getirmedi. Maalesef öyle anlar oldu ki sorumluluğumuz altındaki hakemlerimizle bir araya geldiğimiz için neredeyse suçlu ilan edildik. Ortalığı yangın yerine çevirenler, suyu bulandırmak isteyenler, sadece ve sadece hakemliğe değil Türk futboluna zarar veriyor."
"Her hakeme her hafta görev vermemiz mümkün değil"
Zekeriya Alp, Fenerbahçe Kulübü yöneticilerinin, "Maçımızı yöneten hakemler, Fenerbahçe kazanırsa bir sonraki hafta görev alamıyor." iddiasına ilişkin, "Her hakeme her hafta görev vermemiz mümkün değil." yanıtını verdi. TFF Başkanı Nihat Özdemir ve Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ile Zorlu Center'daki görüşmeye değinen Alp, şunları anlattı: "Değerli federasyon başkanımızın daveti ile Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sayın Ali Koç ve Sayın Semih Özsoy'la gerçekleşen görüşmede, MHK Başkanı olarak benim bulunmamın ana sebepleri, yazılı ve görsel basında kural hatası, IFAB (Uluslararası Futbol Birliği Kurulu) raporu, atamalarda hakemlere sonraki hafta görev verilip verilmemesi, penaltıların tekrar edilip edilmemesi gibi konuların gündem haline getirilip, özellikle bunların herkes için rahatsız edici boyutlara ulaşmasıydı. Alanyaspor-Fenerbahçe maçıyla ilgili 2 defa kural hatası yapıldığı iddiasıyla Fenerbahçe Kulübünün başvurusu olmuştu. Önce Sayın Ali Koç, konularla ilgili tüm çekincelerini bu görüşmede anlattı. Maçın ertesi günü Oğuz Sarvan ve Ünsal Çimen ile oturup pozisyonlara baktık. Bu konuyla ilgili kural hatası olmadığında hem fikir olduk. Saat 11.00 gibi de gazeteci arkadaş aradı, kural hatası konusunu sordu. O esnada Fenerbahçe Kulübünün atmış olduğu konuyla ilgili herhangi bir başvurusu yoktu, ben de iyi niyetli bir şekilde kural hatası olmadığını söyledim."
Yeni kurallarda ve gelişen ekstra durumlarda rutin olarak IFAB'a başvurulduğunu da hatırlatan Alp, oradan aldıkları cevapta açıkça kural hatası olmadığının ifade edildiğini belirtti. Hakem atama sistemlerini Ali Koç ve Semih Özsoy'a anlattığını dile getiren Alp, "Her hakeme her hafta görev vermemiz mümkün değil. Vermediğimiz hakemlere de VAR görevi veriyoruz. Bunun tabii ceza boyutu da var. Gerek VAR'da gerekse sahada siyah beyaz hata varsa, hakemler cezaya giriyorlar. Bu bizde yanlış algılandı. Ödül ceza sistemi bize has bir durum değil, Avrupa'da her yerde var. Yurt dışında bir uygulama varsa, VAR'a gidip karar düzeltiliyorsa ve hakem ceza alıyorsa, biz bunu niye uygulamayalım." ifadelerini kullandı.
Zekeriya Alp, toplantıda gözlemci not sistemi ve  penaltı tekrarları dahil tüm konuları anlattığını ve Ali Koç'un ikna olarak kendisine teşekkür ettiğini söyledi.
"Adaletin mekanı olmaz"
Zekeriya Alp, TFF Başkanı Nihat Özdemir'in olduğu ortamda, her kulüp başkanıyla her zaman görüşmeye hazır olduğunu belirtti. Yaptıkları tüm işlerde adil ve tarafsız olduklarına, herkese eşit yaklaştıklarına değinen Alp, "Toplantının yeri konusundaki eleştirilere tabii ki saygı duyarım ama adaletin mekanı olmaz." ifadesini kullandı.
"Ben hakemlerimle her mekanda görüşürüm"
Alp, hakemlerle her zaman görüştüklerini ve pozisyonları incelediklerini aktardı. Fenerbahçe ile Beşiktaş arasında oynanan derbinin ardından 5 hakemle görüştüklerini aktaran Alp, şunları söyledi: "Derbiden sonra sadece Tarık Ongun'u çağırmadık. Zira bizim üzerinde durduğumuz pozisyona çok uzaktaydı. Otorite zaafına karşı o kadar uyarmamıza rağmen, orada gerekli müdahale hakemlerimiz tarafından yapılmadı. Maçın diğer pozisyonlarını da rutin olarak değerlendirdik. Zaten biz hakemlerimizle pozisyonları her zaman tartışırız, konuşuruz, değerlendiririz. Özellikle standart kararları sağlamak için bunu yaparız. Bu görüşmeler de son derece doğal. Bizi üzen, bu rutin görüşmenin sorgulama, baskı, cezalandırma olarak yansıtılması. Ben hakemlerimle tabii ki görüşürüm. Her mekanda görüşürüm. Bunun için kimseden izin de talimat da almam."
"Keşke bu toplantıyı orada yapmasaydık"
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Zekeriya Alp, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç'un yönetim kurulu başkan vekili olduğu Koç Holding ile 30 yıldır çalıştığını, bundan da gurur duyduğunu söyledi. Zekeriya Alp, Fenerbahçe'nin kazandığı maçları yöneten hakemlere bir sonraki hafta görev verilmediği iddiasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, hangi hakemi hangi maçtan sonra ne şekilde görevlendirdiklerini anlattı.
Alp, sahibi olduğu şirketin Koç Holding ile çalıştığının hatırlatılması üzerine, "Bu konu çok tartışıldı. Koç Holding ile yaptığım çalışmada 30 yılı doldurdum. Bununla da gurur duyuyorum. Yurt dışında bana farklı kapılar açtı. Böyle bir çalışmamı sezon başında bu görev bana tebliğ edildiğinde Nihat Özdemir başkana söyledim. 'Böyle bir durumum var, biliyor musunuz?' dedim. Kendisi 'Sorun yok. Bizim en büyük sponsorumuz Arçelik.' dedi. Ben öyle görevi kabul ettim." diye konuştu.
Konunun kamuoyunu neden rahatsız ettiğine anlam veremediğini aktaran Alp, "Ali Koç ile hiçbir zaman karşı karşıya gelmedim. O toplantıda (Zorlu Center toplantısı) ilk defa bir araya geldik ve karşılıklı fikir alışverişinde bulunduk. Bu, neden bu kadar toplumu ilgilendiriyor? Benim firmam 3 gün önce kurulmadı. 41 yıldır ticaret yapıyorum. Bunun 30 yılında Koç Holding ile iş yapıyorum. Kaldı ki şirketimin ticaret hacminin yüzde 35-40'ı Koç Holding'le. Sadece orayla iş yapmıyorum." ifadelerini kullandı.
Zorlu Center görüşmesi
Zekeriya Alp; TFF Başkanı Nihat Özdemir, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç ve başkan vekili Semih Özsoy ile İstanbul'daki Zorlu Center'de yaptıkları toplantıyla ilgili konuştu. Söz konusu mekanda insan yoğunluğunun fazla olduğunu ve gizli bir buluşma olmadığını anlatan MHK Başkanı, "Birçok görevlinin olduğu, kameraların olduğu bir yerde buluştuk. Gizli saklı bir şey değil. İçimizdeki bazı arkadaşların düşündüğü şekilde bir anlayış olsaydı, farklı şeyler konuşsaydık zaten oraya gitmezdik. Zorlu, herkesin hareket halinde olduğu bir yerdi. Bunu bir yanlış olarak değerlendirmek lazım. Keşke bu toplantıyı orada yapmasaydık. Başkanımız belki de zaman bulamadı. Onu Nihat başkanımıza sormamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.
Tartışmalı Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi
Başkan Alp, hakem yönetimiyle tartışılan Fenerbahçe-Beşiktaş derbisiyle ilgili soruları yanıtladı. Derbi maça önce Halil Umut Meler'i hazırladıklarını aktaran Alp, ancak karşılaşmanın 1 hafta öncesinde karar değişikliğine giderek görevi Cüneyt Çakır'a verdiklerini söyledi. Derbinin kritik öneme sahip olduğunu, karşılaşmada tecrübeli bir ekibi görevlendirmek istediklerini dile getiren Zekeriya Alp, "Fenerbahçe-Beşiktaş derbisine 4-5 hafta öncesinde Halil Umut Meler'i hazırladık. Bir hafta önce iki takımın da yenilgisi, iki takımın da kamuoyunda yer alması nedeniyle kararı değiştirdik. Halil Umut Meler'e bir hafta öncesinde maç vermemiştik ama böyle bir durum olunca kararı değiştirdik. İki sıkıntılı takımın maçına Cüneyt Çakır ve ekibini vermek istedik. Onların daha rahat bir maç yönetmesi için. Halil Umut Meler de genç bir arkadaşımız. Bir sıkıntı yaşamaması ve zor durumda bırakmak istemememizden dolayı Cüneyt Çakır ve ekibini bu maça verdik." şeklinde görüş belirtti.
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinin yardımcı hakemi Tarık Ongun haricinde maçta görev yapan diğer hakemlerle görüştüklerini aktaran Alp, "Derbinin hakemleriyle ilgili basında 'Sorgulamak' diye bir kelime yer aldı. Böyle bir durum söz konusu değil. Hakemlerle her zaman konuşuyoruz. Maçtan önce telefon dahil olmak üzere hiçbir şekilde konuşmayız ama maçlardan sonra kritik pozisyonlarla ilgili veya genç arkadaşımızsa moral vermek için konuşuyoruz. Doğruları ve yanlışları anlatıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
FIFA kokartı verilmesi
Zekeriya Alp, geçen sene Fırat Aydınus ile Bülent Yıldırım'ın FIFA kokartlarının alınmasına çok üzüldüğünü ancak bunu yapmak zorunda kaldığını kaydetti. Aydınus ve Yıldırım'ın geçen sezon atletik testleri geçemediğini aktaran Alp, sözlerini şöyle sürdürdü: "FIFA'nın atletik testlerini geçemeyen Fırat Aydınus ve Bülent Yıldırım'ın FIFA kokartlarının alınmasına çok üzüldüm. Almaya mecbur kaldım. Ben almasam FIFA alacaktı. FIFA alsaydı kokartlı hakem sayımızın düşme ihtimali vardı. Ben de üzülerek FIFA kokartlarını almak zorunda kaldım. Halis Özkahya da 2 ay önce koşamadı ama ondan 2 hafta sonra tekrar çağrıldı ve koşuyu tamamladı. FIFA'da görev almaya devam ediyor."
Eğitime çok önem verdiklerini anlatan MHK Başkanı, "Arkadaşlarımızı ancak eğitimle güzel yerlere getirebiliriz. Sıkıntımız çok büyük. En önemli konulardan biri, alt liglerden hakem bulma şansını yaratmamız lazım. Bu mücadeleyi büyük ölçüde veriyoruz. Üzerinde durduğumuz, izlediğimiz, beğendiğimiz 9 hakemi Antalya'da yapılacak seminere davet ettik. Umarım bu arkadaşlar zaman içinde başarılı olur ve üst liglerde görev alırlar." diye konuştu.
Zekeriya Alp, bazı hakemlerin futbolculara küfürlü ifadeler kullandığına yönelik iddialarla ilgili ise "Hiçbir hakem futbolculara karşı ağza alınamayacak en ufak bir ifade kullanamaz. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu bile olamaz. Bununla ilgili bir şey duyarsak gereğini yaparız." şeklinde görüş belirtti.
Oğuz Sarvan: "VAR keşke olmasaydı"
MHK Başkan Vekili Oğuz Sarvan, son iki senedir uygulanan VAR sistemiyle ilgili, "Şu anda son iki sene olmasaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum." dedi. Sarvan, VAR'ın ilk kez Rusya'daki 2018 FIFA Dünya Kupası'nda uygulandığını hatırlatarak, "VAR'ın tek başarılı uygulaması, 2018'deki Dünya Kupası. Onun dışındaki hiçbir uygulama tam olarak oturmadı. Hala tartışmalar var. Pek çok gelişme yaşanacak. Ben de olumsuz bakarken Dünya Kupası'ndan sonra olumlu düşünmeye başladım. Şu anda son iki sene olmasaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum. Bu kadar çok hakem tartışılmazdı." değerlendirmesinde bulundu.
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisi
Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde Serdar Aziz ile Domagoj Vida arasında yaşanan, siyah-beyazlı ekibin penaltı beklediği ancak devam eden iki pozisyonla ilgili konuşan Sarvan, şunları kaydetti: "UEFA, bütün hakemlere 'Çok ucuz penaltılar olmasın.' diyor. Penaltı ciddi bir karar ve herkesin kabul etmesi lazım. İtme konularının şiddeti bir yerde yazmıyor. Bu konuda geniş bir aralık var. İtme konularında hakemler tüm dünyada toleranslı davranıyor. UEFA da savunma oyuncularına tolerans gösteriyor ama bunun üzerinde durmamız gerekiyor. VAR hakemi ile aralarında standart bir konuşma olmuş. Kararın ne olması gerektiği konusunda hakemlerle aynı fikirde değiliz ama söyledikleri prosedüre uygun. Ortada bir art niyet söz konusu değil."
Sarvan'dan pozisyon yorumu
MHK Başkan Vekili Oğuz Sarvan, MHK'nin çalışmaları, atamalar, hakemlerle ilgili puanlama sistemi, eğitimler ve diğer uygulamalarla ilgili sunum yaptı. Sarvan, sunumu sırasında Fenerbahçe'nin birer hafta arayla kaçırdığı ve kurtardığı penaltıların tekrarlatılıp tekrarlatılmaması tartışılmasıyla ilgili bilgi verdi. BtcTurk Yeni Malatyaspor-Fenerbahçe maçında sarı-lacivertlilerin kaçırdığı penaltıda kaleci Fabien Farnolle'ün ayağının çizgide olmamasına rağmen penaltı tekrarlatılmamıştı. Bir hafta sonra oynanan Göztepe-Fenerbahçe müsabakasında ise sarı-lacivertlilerin kurtardığı penaltı, kaleci Altay Bayındır'ın ayağı çizgide olmadığı gerekçesiyle tekrarlatılmıştı. Fenerbahçe Kulübünün itiraz ettiği pozisyonlarla ilgili İngiltere Premier Lig maçlarından örnek video izleten Sarvan, iki hakemin de doğru karar verdiğini belirtti.
"VAR kayıtlarının açıklanması gibi bir durum söz konusu değil
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Zekeriya Alp, Süper Lig'de sezonun ilk devresinde gündem olan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.  TFF Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri'nde düzenlenen ve 2 saat süren basın toplantısında konuşan Zekeriya Alp, Video Yardımcı Hakem (VAR) kayıtlarının açıklanmasının zor olduğunu söyledi.
Konuyla alakalı TFF'nin anlaşmış olduğu bir kurum bulunduğunu belirten Zekeriya Alp, "VAR kayıtlarının açıklanması biraz zor çünkü bizimle ilgili bir durum değil. Özel bir anlaşma var. Bu konuyla ilgili TFF'nin bir kurumla anlaşmış olması söz konusu. Para istiyorlar. Biz nasıl ve neden verelim. VAR kayıtlarının açıklanması gibi bir durum söz konusu değil. VAR kayıtlarını biz bile bilmiyoruz. Öğrenmek de istemiyoruz. Çok acil, çok ilginç bir durum söz konusu olursa, 'VAR kayıtlarını bize açıklayın.' deriz. En doğrusu, bizim VAR kayıtlarıyla uzaktan yakından ilgimizin olmaması." ifadelerini kullandı.
Sezon başında VAR'la ilgili eğitim amacıyla konunun bir numaralı ismini Türkiye'ye davet ettiklerini hatırlatan Alp, "Bu eğitime bütün basındaki arkadaşları davet ettik, 6 kişi geldi. Bu eğitim o kadar önemliydi ki VAR ile ilgili dünyanın en iyi arkadaşlarını bu eğitime çağırdık. Önem verilip verilmemesiyle ilgili bunu söylüyorum." diye konuştu.
"Fırat Aydınus 1,5 sene sonra hakemliği bırakacak"
Zekeriya Alp, hakem Fırat Aydınus'un 1,5 sene sonra görevini bırakacağını açıkladı. Aydınus'un başarılı bir sezon geçirdiğini dile getiren Alp, "Fırat Aydınus 1,5 sene sonra hakemliği bırakacak. Son zamanlarında hakemlik yapanlardan beklentimiz çok daha fazla. Gençlerimize gerek moral gerekse eğitim amaçlı destekleri olması şart." değerlendirmesinde bulundu.
TFF Başkanı Nihat Özdemir'in olduğu her ortamda her kulüp başkanıyla görüşeceğinin altını bir kez daha çizen Alp, yalnız başına ise hiçbir başkanla görüşmeyi doğru bulmadığını ifade etti. Zekeriya Alp, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ile sosyal medyada dolaşan fotoğrafının, MHK başkanı olmadığı bir döneme denk geldiğini dile getirerek, VAR'da başarılı olacak hakemlere, yönetmeliğe ilave ederek bir süre daha görev vermeye çalışacaklarını aktardı.
Ana hedeflerini, hakemlerin standart kararlar vermeleri olarak belirlediklerini vurgulayan Alp, sezon başında hakemliği bırakan Bülent Yıldırım ve Serkan Çınar ile ilgili ise şunları kaydetti: "Arkadaşlarımızdan Bülent Yıldırım zaten yaşını doldurmak üzereydi. Fakat talimatlarda operasyonla sene sonuna kadar uzatılması söz konusuymuş. Her iki hakemin performanslarının değerlendirmesi ortaya kondu. İki hakemin de son sıralarda yer aldığı görüldü. 3-4 ay sonra hakemliği bırakacak durumdaysa bu arkadaşların yapması gereken şey belli. Oğuz Sarvan'la beraber onlarla konuştuk. Sizleri bu sezon kadromuzda düşünmüyoruz, sebebi de şu dedik. En doğru şey, kendilerinin istifa edip daha iyi anılarla anılmasıydı. Hakemliği bırakmalarındaki sebep olarak performans 1, yaş 2 diyebiliriz."
Sarvan: "Hakem hatalarından şikayet etmeyen takım yok"
MHK Başkan Vekili Oğuz Sarvan, her takımın hakem hatalarından şikayet ettiğini belirtti. Kendilerinin atamalarla ilgili bir sisteminin bulunduğunu anlatan Sarvan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hakem hatalarından şikayet etmeyen takım yok. Her şikayet eden 'Adil olunsun' diyor ama kimse haksız yere kazandık demiyor. VAR hakemliği konusunda doğru söylenen tek şey, bana göre Rıza hocanın söylediği. VAR hakemliğiyle sahadaki hakemlik çok farklı özellikler istiyor. Genç hakem, teknolojiye daha çabuk odaklanabilen biri, bu işi daha iyi yapabilir. Kadromuza baktığımız zaman, bazı arkadaşları özellikle mümkün olduğunca vermemeye çalışıyoruz. Önümüzdeki dönemde bir sonraki adımımız, ayrı bir VAR kadrosu olması. Sahadaki hakemlerde ayrı bir VAR kadrosu olması. Alt kategoriden de bu hakemler mutlaka olacaktır. İtalya uygulamasına başladı, biz de inşallah yakın zamanda buna geçeriz."
Her takımın 1 kez VAR itirazı hakkının olması konusunda Uluslararası Futbol Birliği Kurulunun (IFAB) vereceği karar göre hareket edeceklerini belirten Sarvan, bazı hakemlerle kulüplerin VAR'dan dolayı sorun yaşadığını hatırlattı. Söz konusu durumlara mümkün olduğu kadar dikkat ettiklerinin altını çizen Sarvan, "Mesela Alper Ulusoy ile Halis Özkahya'yı geçen sezondan dolayı yan yana getirmemeye çalışıyoruz. VAR kadrosu çok kısıtlı olduğu için, bazı hatalar oluyor. Biz de mükemmel iş yapmıyoruz. Bizim yorganımız biraz kısa. Bir taraftan çekince, diğer taraf açık kalıyor. Sizler de hep açık kalan kısmı görüyorusunuz." değerlendirmesinde bulundu.
Sarvan, bir gazetecinin "Fenerbahçe maç kazandıktan sonra aynı hakem bir sonraki hafta maç alamıyor. Bu hakemleri etkilemez mi ?" sorusuna ise "Ben hakemlerin bunun farkında olduğunu bile sanmıyorum." cevabını vererek sözlerini tamamladı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Milliler yine sonuç alamadı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu

26.09.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
Milliler yine sonuç alamadı
Milliler yine sonuç alamadı
Uluslar Ligi A Ligi'ne Fransa yenilgisiyle başlayan A Milli Takım, Kocaeli'deki mücadelede iyi direnmesine rağmen Mbappe'nin golüne engel olamadı. 87. dakikada Uğurcan Çakır'ın kırmızı kart görmesi gecenin bir başka kritik anı oldu. Montella'nın tercihleri ise maç sonrası tartışma konusu oldu.

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi'ndeki tarihindeki ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup oldu. Kocaeli Stadyumu'ndaki karşılaşmanın tek golünü 54. dakikada Kylian Mbappe kaydetti.

İLK YARIDA DENGE VARDI

Karşılaşmanın ilk bölümünde Fransa topa daha fazla sahip olmaya çalışırken Türkiye savunmada disiplinli kaldı. Milliler, Arda Güler üzerinden hücum üretmeye çalıştı. Arda'nın bireysel çabaları Fransız savunmasını zaman zaman zorladı.

İlk yarıda iki takım da aradığı golü bulamayınca soyunma odasına 0-0 eşitlikle gidildi. Maç öncesinde Montella'nın en önemli sorunlarından biri orta sahadaki eksiklerdi. Hakan Çalhanoğlu kadroda yer almazken Orkun Kökçü de sakatlığı nedeniyle oynayamadı.

İSMAİL'LE GOLE ÇOK YAKLAŞTIK

İkinci yarının hemen başında Türkiye önemli bir fırsat yakaladı. 50. dakikada Arda Güler'in kullandığı kornerde İsmail Yüksek'in kafa vuruşu gol tehlikesi yarattı.

Ancak bu pozisyonun ardından Fransa oyunda ağırlığını artırdı.

MBAPPE SAHNEYE ÇIKTI: 0-1

54. dakikada Fransa'nın yıldızı Kylian Mbappe sahneye çıktı. Fransızların geliştirdiği atakta Mbappe topu ağlarla buluşturarak takımını 1-0 öne geçirdi.

Golün ardından Türkiye beraberlik için daha fazla risk almaya başladı. Fransa ise savunmasını geriye çekerek skoru korumaya yöneldi.

87'DE UĞURCAN KIRMIZI KART GÖRDÜ

Maçın son bölümünde Türkiye'nin işi daha da zorlaştı. 87. dakikada Uğurcan Çakır, VAR incelemesinin ardından direkt kırmızı kart gördü. Böylece milliler karşılaşmanın kalan bölümünü 10 kişi tamamladı.

Fransa'nın 1-0'lık üstünlüğü maçın son düdüğüne kadar değişmedi.

MAÇIN ARDINDAN MONTELLA TARTIŞMASI

Mağlubiyetin ardından tartışmanın merkezine yalnızca futbolcular değil, Vincenzo Montella'nın oyun planı ve tercihleri de oturdu.

Özellikle Türkiye'nin geriye düştükten sonra hücumdaki üretkenliğinin yeterli olmaması ve beraberlik için gerekli hamlelerin etkisinin sınırlı kalması eleştirildi.

Montella'nın maç öncesindeki planında Orkun Kökçü'nün yokluğunda Salih Özcan ve İsmail Yüksek'i merkezde kullanıp Arda Güler'i onların önünde konumlandırması gündeme gelmişti.

Şimdi soru şu: Montella, Fransa karşısında ortaya çıkan hücum sorunlarına çözüm bulabilecek mi? Millilerin önünde ise 28 Eylül'de İtalya maçı bulunuyor.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası organizasyonu, yarın İstanbul'da düzenlenecek

 

25.09.2026 10:40:00
Anadolu Ajansı
 
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek
Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası, yarın İstanbul'da düzenlenecek

Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi'nde düzenlenecek kupa, 57 yıl aradan sonra ilk kez yapılacak. Organizasyonda, 8 başpehlivan ve 84 pehlivan mücadele edecek. Saat 08.00'deki kura çekimiyle başlayacak organizasyon, saat 17.00'de yapılması planlanan başpehlivanlık final maçıyla sona erecek.

Yağlı Güreş Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı vatandaşlar yerinde ücretsiz şekilde izleyebilecek.

Organizasyona katılacak başpehlivanlar şöyle:

Erkan Taş, Feyzullah Aktürk, Seçkin Duman, Mustafa Taş, Ali Gürbüz, Orhan Okulu, Sinan Yıldız, Yusuf İslam Taş. 

Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak

Formula 1 yönetimi, Azerbaycan Hükümeti'nden gelen resmi talep üzerine Bakü Şehir Pisti'ndeki yarış takvimini bir gün öne çekti. 27 Eylül Anım Günü nedeniyle alınan bu karar doğrultusunda, hafta sonu rutinini bozan yarışın ışıkları bu kez pazar değil, cumartesi günü sönecek

21.09.2026 17:30:00
Eyüp Kabil
 
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 Azerbaycan Grand Prix’si ilk kez cumartesi günü koşulacak
Formula 1 dünyası, sezonun 15. ayağı olan Azerbaycan Grand Prix'si öncesinde sıra dışı bir takvim güncellemesine sahne oluyor. Normal şartlarda pazar günleri gerçekleştirilen ana yarış, bu yıla özel olarak 26 Eylül Cumartesi gününe alındı.

Kararın arkasında, Azerbaycan'ın 2020 yılındaki İkinci Dağlık Karabağ Savaşı'nda hayatını kaybeden askeri personeli anmak adına ilan ettiği 27 Eylül Anım Günü bulunuyor. Ulusal yas ve anma etkinlikleriyle çakışmaması adına F1 yönetimi ve yerel organizatörler, tüm seansları 24 saat öne kaydırma konusunda mutabık kaldı.

Hafta sonu programı tamamen değişti

Takvimin öne çekilmesiyle birlikte takımların ve medyanın alışık olduğu akış da tamamen değişti. Bakü'nün dar sokaklarında ve 2 kilometrelik devasa düzlüğünde mücadele edecek olan pilotlar, perşembe günü antrenman seansları için piste çıkacak. Kritik sıralama turları ise 25 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek.

Bu esneklik, Formula 1 tarihinde son yıllarda Ramazan ayı veya lojistik nedenlerle Bahreyn, Suudi Arabistan ve Las Vegas'ta uygulanan cumartesi yarışları trendinin en yeni halkasını oluşturuyor. Dar ve virajlı eski şehir bölgesiyle yüksek hız gerektiren düzlükleri bir arada barındıran Bakü Şehir Pisti, özellikle yeni nesil hibrit motorların enerji yönetimi açısından bu yıl takımları her zamankinden daha fazla zorlayacak.

Şampiyonluk yarışında akıl oyunları

Pist üstündeki teknik zorlukların yanı sıra, gözler şampiyona lideri üzerinde olacak. Mercedes'in 20 yaşındaki genç yeteneği Kimi Antonelli, en yakın takipçisi ve takım arkadaşı George Russell'ın 81 puan önünde liderliğini sürdürüyor. Antonelli, Bakü'de kazanması halinde Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu olma yolunda dev bir adım daha atmış olacak.

Ancak eski dünya şampiyonu Nico Rosberg'in de belirttiği gibi, genç pilotun bu süreçteki en büyük rakibi kendi üzerindeki psikolojik baskı ve McLaren ile Ferrari'nin getirdiği yeni güncelleme paketleri olacak. Özellikle son yarışlarda şanssız sanal güvenlik aracı kararlarıyla galibiyeti kaçıran McLaren pilotu Lando Norris, Bakü'ye getirilen yeni taban ve kanat güncellemeleriyle Antonelli'nin en ciddi tehdidi konumunda.

Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor

Madrid derbisinde yenilgi geldi, Portekizli teknik adam yine hakemi işaret etti

21.09.2026 13:25:00 / Güncelleme: 21.09.2026 13:28:13
Haber Merkezi
 
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Mourınho’nun mazeretleri bitmiyor
Real Madrid, LaLiga'nın 7. haftasında deplasmanda Atletico Madrid'e 2-1 mağlup olurken, teknik direktör Jose Mourinho karşılaşmanın ardından yine hakem kararlarını gündeme taşıdı.

Atletico Madrid'in gollerini 53. dakikada Grimaldo, 59. dakikada David kaydederken, Real Madrid'in tek golü 89. dakikada Rüdiger'den geldi. Real Madrid'de Dean Huijsen'in 52. dakikada kırmızı kart görmesi ise karşılaşmanın kırılma noktalarından biri oldu.

YENİLGİNİN FATURASI HAKEME

Maçın ardından basın toplantısına tartışmalı pozisyonların fotoğraflarıyla gelen Mourinho, hakem Ortiz Arias'a sert tepki gösterdi.

Portekizli teknik adam, "İki tane açık kırmızı kart var" diyerek hakem kararlarının maçın sonucunu etkilediğini savundu.

Mourinho, takımının uzun süre eksik oynamasının zorluğuna dikkat çekerek oyuncularını ise gösterdikleri mücadele nedeniyle övdü.

Ancak Mourinho'nun açıklamalarında dikkat çeken yine aynı noktaydı:

Yenilgi geldi, suçlu yine hakem oldu.

HER MAÇIN ARDINDAN AYNI SENARYO

Mourinho kariyeri boyunca tartışmalı hakem kararları, federasyonlar ve futbol otoriteleriyle yaşadığı polemiklerle sık sık gündeme geldi. Madrid derbisinin ardından yaptığı açıklamalar da bu tartışmaların yeni bir halkası oldu.

Real Madrid'in sahadaki 2-1'lik yenilgisi bir yana, Mourinho'nun basın toplantısında maçın taktik ve futbol boyutundan çok hakem kararlarını öne çıkarması dikkat çekti.

Mourinho için sonuç değişti ama senaryo değişmedi: Yenilgi, ardından hakem.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.